Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 05-03-2010
Her bağımlı gibi büyük teslimiyetle sarıldığımız sevgililerimizin, gelecek ve geçmişini ne yönde irdeliyoruz diye düşündüm geçen hafta. Ben gibi düşünen kimler diye merak ettim ve sordum bizimkilere…
Dedim ki; Sevgilinizin eski sevgililerini düşünür müsünüz?

Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 02-03-2010
Bu sabah, kahvemi yudumlarken çok derinlerime dalmadan yanıtlayabileceğim bir soruyla karşılaştım…
Marka ve İletişim Danışmanı, Kariyer Koçu ve Eğitmen Yasemin SUNGUR “Bir kadın olarak kariyerinizde sizi etkileyen en önemli şey nedir? Verdiğiniz en doğru karar nedir?” demiş.
Cevabıma Nesil’in çektiği fotoğrafı ekleyerek not defterime iliştirdim…

Kararlı – sabırlı olmak, ödün vermemek, öncelikleri ertelememek ve hayatı kaçırmadan yaşamak, iç huzurumu ve öz güven gelişimimi olumlu etkiledi. Daha en başından vizyon sahibi olmak ve ona bağlı kalmak doğru bir karardı.
Kariyer merdivenlerini tırmanırken benimle birlikte yürüyenlerin temposuna ayak uydurdum, gözlem yaptım… Bu; yeni fikirlere ve yeniliklere açık olmamı, yaratıcı düşünce gücümü ortaya koymamı sağladı. Kararlı ve emin adımlarla ilerlediğinizde o merdivenler sizi yormadığı gibi, sizden önde gitmeye çalışanları da gerinize doğru iteliyor.
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 28-01-2010
Sevgililer gününe bilmem kaç beş kala, sevgiliye alınmaması gereken hediyeler listesi yapmanın zamanı geldi de geçiyor bile…
Karşı olanlar da var, memnuniyetle karşılayanlar da bu “özel günlerin” kutlanmasını. Olumsuz tepki ile karşılanması olası hediye listem aşağıda.
- Küçük ev aletleri; Zamanının çoğu bana kalsın sevgilim, işlerin kolaylaşsın diye düşünen kişi. Adı üstünde “ev aleti” eve alınır – sevgiliye değil. Üstelik küçük ev aleti, büyük bile değil. Kim ne yapsın. Bu kadar derin düşünüyorsan bari bilim adamı ol.


- Parfüm; Misler gibi koksun sevgilim, diyecekseniz dikkat! Hediye aldığınız sevgiliniz, pis mi kokuyorum, yoksa eski sevgilisinin kokusu mu bu – amanın özledi mi ne diye düşünebilir.
- Çikolata; Alacaksanız çok iyi düşünün. Sonrasında; şişmanladım – selülitlerimin tek suçlusu bu çikolin, kutu bitti şimdi mutsuz ve yalnızım… serzenişlerine hazır mısınız peki.
- Çiçek; Türü, rengi, görüntüsü, kokusu çok önemli. Sana saf, güzel görünen papatya ucuz bulunabilir. Kırmızı güller az görünebilir. Saksı çiçeği, kim uğraşır şimdi bunun bakımıyla dedirtebilir.
- Çamaşır; Ölçüsü yanlış alınmış bir çamaşır kendine doğrulttuğun içi dolu tabancadır aman diyeyim.
- Giysi; Değiştirme kartıyla birlikte alacağınız giysi sizi zevksiz – sevgilisinin zevkini bile bilmeyen duyarsız ve dikkatsiz biri yapabilir (üstelik değiştirme kartı bile konmuştu pakete)
….
Şehir dışına kaçış için iki bilet, hala çocuk kalabilmişlere oyuncak, her satırı ezberlenmiş duygu dolu bir şiir, içten yazılmış bir mektup, seni çok seviyorum valla billa şarkılarından oluşan bir albüm, şıkır şıkır pırlanta küpe – yüzük (en azından benim için) her zaman işe yarar.
Siz yine de hazır sevgiliniz varken, “sevgililer günü” nü kutlayın. Önerilerimi de dikkate alın. Sevgiliniz yoksa zaten yaşadınız, en güzel gününüz… ağrısız ve kaygısız bir başınasınız.
Dışarıda yağıyor kar.
Lay lay lay.
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 24-01-2010

Yazdıklarımı istemediğim insanların okuyabiliyor olması beni ürkütüyor.
Bende kalması gerekenlere karar veremiyorum…
Bir yandan da fikirlerimin değerli olduğuna inanıyorum.
Bilgi paylaşıldıkça değer kazanır biliyorum, belki de sadece böyle yapmalıyım.
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 24-01-2010
Flashforward dizisini bir kerede izleyip bitirdim. Geleceği anlık bile olsa yaşama fikri… Geleceği görenlerin, kaderlerini (varsa) değiştirmek üzere çaba göstermesi.
Bilim kurgu kadar zihnimi açık tutan ve beni geliştiren çok az şey var. Geriye baktığımda geçmişim tek ama, belki o gün/bu gün/ şu gün… yolumu değiştirsem veya bakışlarımı ayaklarımdan kaldırsam geleceğimi farklı yaşayabilirdim diyorum. Zamanda olayları / davranışları değiştirmek belki de olacakları yok etmiyor, sadece biraz geciktiriyor veya erteliyor. Böyle düşünmek beni kaderci mi yapıyor emin değilim.

Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori İzledim, İçselim | Tarih: 19-12-2009
Avatar’ı önceden izlememi sağlayan http://sinema.ekolay.net/ yetkililerine sonsuz teşekkürler.
Oldukça gecikmiş bir yazı bu aslında. Yazarken etkilenmemek için arkadaşlarımın Avatar hakkında yazdıklarını okumadım. Hemen başlıyorum aktarmaya
Avatar şölenine tanık oldum geçtiğimiz Cuma günü… Bir görseli yaşadım, tadına doyamadan.

Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 19-12-2009
“Bi bakar mısınız?” 2. Eylemine destek vermek için saat 14.00 de Mecidiyeköy Metrobüs durağına buluştuk. http://www.bibakarmisiniz.com
Tepkimizi göstermek isterken tepkiyle karşılaşan biz olduk.

Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 15-11-2009

Eklenemediğim organizasyondan kalan zamanı kendimle baş başa kalarak değerlendirdim.
Caz sevdiğimi söylemiş miydim? Geçen haftadan beri aklımda olan müzik eşliğinde kahvaltı keyfini sonunda kendime yaşattım fırsat bu fırsat diyerek.
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 15-11-2009

Amber Sanat ve Teknoloji Festivaline yalnız gittim. Bu ülkede kimse sanat ve teknolojiyi aynı cümle içerisinde görmek istemiyor.
Hevesli başladığım festival gezimi, kafamda boşluklarla tamamladım.
Faydalı olacağını ve çok seveceğimi düşündüğüm bu festivalde soru işaretleri http://09.amberfestival.org/ web sitesini gezdiğimde başladı. Tekrar tekrar incelediğim halde doyurucu bilgi bulamadım. Gitmezsem kendimi affetmem diyerek yola koyuldum. İndirimli pasom sayesinde 3 TL’ye Yerebatan sarnıcı biletimi aldım, turist kalabalığından sıyrılarak içeriye girdim.
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori İçselim | Tarih: 14-11-2009

Herhangi bir şeyi yarıda bırakmak beni rahatsız ediyor. Yarım kalanlarım sanki beynimi doldurup benim peşime düşerek sürekli meşgul ediyor. Hep tamamlamak ve peşimi bırakmalarını sağlamak istiyorum.
Yarım kalan kitabım olmadı hiç. Sıkılmak pahasına tamamladım ciltlerimi. Yazılmayı, basılmayı başarabildiğine göre ben de tamamlamalıyım dedim. Bitince kendimce eleştiri notları da tutarım, eleştiriye gelemeyen yazarlar olduğunu bile bile.
Yazının Devamı »