Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 03-03-2010
Dün akşam kanalları gezerken, Kanal D Ana Haber sunucusu Mehmet Ali Birand’ın sözlerine takıldım.
Kendisi xxx şehrinden gelen bir plaketi gururla kameraya gösteriyor, çocukların yazdığı mektupları sararmasınlar diye çerçeveletip duvarına asacağını söylüyordu…
Çok mutluydu, çocukların fotoğrafını iki eliyle bize doğrulttu, çocukların en küçüğü 7 – en büyüğü ise 11-12 yaşındaydı ve bu çocuklar Kanad D Ana Haber programını “en iyi” seçmiş, okul bahçesinde poz vermiş, üstüne üstlük bir de plaket hazırlatmış ve plaketin altında kocaman harflerle okul müdürünün adı…
Mehmet Ali Birand, mutlu görünüyor iyi güzel de, o yaşta çocuklar yayınlanan haberleri izleyip değerlendirebilecek düzeyde olup olmadığını sorgulamıyor. Çocuklar ne zaman diğer haber programlarını izlemişler de, kıyaslama yapıp en iyiyi seçip, ödüllendirmişler demiyor.
Birinci kademe diye adlandırdığımız alt yaş grubu çocukları haber programlarını izleseler pedagojik gelişim açısından geriye giderler. Aileler bu konuda sürekli uyarılıyor…
Bu plaketin çocuklardan gelmediğini bile bile ekrana gösterilmesi, bu kafadaki diğer müdürleri de coşturur diye düşünüyorum. Çocukları önemsemeyen ve bireysel amaçlarına alet edenlerden kurtulacağımız günleri umutla bekliyorum.
Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 07-11-2009

Ev ödevleri, öncelikle okulda öğrenilen bilgi ve yaşantıların kalıcılığını sağlamak veya bu bilgi ve yaşantıları genişletmek amacıyla öğretmenler tarafından öğrencilere verilmektedir. Sınıftaki öğrenci sayısının fazla olması ve programda ayrılan zamanın yeterli olmaması gibi çeşitli nedenlerle öğrencilerin bireysel çalışmalarına ve uygulamalarına imkan verilemeyen durumlarda ev ödevleri, ders dışı etkinliklerin en önemlisi olmaktadır.
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 01-11-2009

Fiziksel istismar, istismarın en iyi tanınan şeklidir ve ‘bir kaza olmaksızın, fiziksel travma ya da yaralanmalarla sonuçlanan herhangi bir davranış biçimi’ olarak tanımlanır. Fiziksel istismar yaralanmaları çimdikleme, ısırma, vurma, tekmeleme, yakma, ağzı kapatarak boğmaya teşebbüs etme, şiddetli bir şekilde sarsma ya da herhangi bir başka şekilde çocuğun bedenine zarar vermektir. Bu yaralanmaların bir kısmı çocuk oyun oynarken kaza ile olmuş olabilir; ancak yaraların yeri, yaralanmanın sıklığı fiziksel istismardan şüphelenmeye yönlendirmelidir.
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 01-11-2009
Felaketlerden korkma: Hayal gücü çok iyi çalışan okulöncesi çocuğu, pek çok olası olmayan korku yaşar. Örneğin, kaybolacağı, evin yanacağı, anne babasının öleceği ya da evi terk edeceği gibi konulardaki kaygı ve korku bazen çok yoğun yaşanabilir.

Yaralanmaktan korkma: Kendine ait bir bedeni ve kendiliği olduğunun farkına varan çocuk kendine olabilecekler hakkında kaygı duymaya başlar. Cinsel merak arttığı için cinsiyetler arasındaki farklılık keşfedilir ve bu konudaki kaygılar da artar. Kan ve acı, duydukları korkunun özünü oluşturur ve bu sebeple küçük yaralanmalardan bile çok korkarlar.
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 31-10-2009

Tüm anne- babalar, çocuğunun bulunduğu ortamda düşünce ve duygularını kendinden emin bir şekilde ifade etmesini, kendisi ile ilgili konularda seçimler yapabilmesini, sınıfta tedirgin olmadan parmak kaldırıp öğretmene anlamadıklarını sorabilmesini ister.
Bütün bunların gerçekleşebilmesi, çocuğun özgüven gelişimiyle doğrudan ilgilidir.
Özgüven nedir?
Genel olarak bir çocuğun kendisine yönelik olumlu duygular geliştirmesi, kendisi ile barışık olması, duygu ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi olarak tanımlayabileceğimiz “özgüven” kavramı; 2 boyutta ele alınabilir:
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 30-10-2009

Birazdan size öğretmenliğin tanımını yapacak, nasıl öğretmen olunur deyip, toplumda öğretmen kavramına yaklaşımlar konusuna odaklanıp, hala öğretmen olmak isteyip, istemeyeceğinizi sorgulayacağım. Belki güzel bir tablo çıkmayacak karşınıza, belki yolun başında o dönemeçten kaçarak uzaklaşacaksınız… Peki, öyleyse ben neden öğretmen oldum?
Öğretmen, bir eğitim kurumunda bilgi, görgü ve yaşantıları ile çocukların veya gençlerin öğrenme yaşantılarına rehberlik eden veya yön veren kişi olarak tanımlanabilir.
Öğretmen, öğrenmeyi kılavuzlayan kişidir. Öğretmen, çeşitli yöntem ve tekniklerden yararlanarak öğrenme yaşantıları düzenler ve öğrencilerin istendik davranışları kazanıp kazanmadığını değerlendirir.
Öğretmenlerde bulunması gereken bazı özellikler tanımlıdır. Bunlara uymak zorunluluktur.
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 18-10-2009
http://happygrasshopper.blogspot.com/2009/09/its-end-of-world.html



Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 18-10-2009

11-15 Yaş Ön Ergenlik – Erinlik – Bluğ Çağı
- Çocukluğun son çağıdır
- Ergen ilk çağ dönemidir
- Fiziksel değişim yaşarlar
- Giden çocukluktur
- Sert, tepki gösteren gençlerdir
- Duygusaldırlar ve fazla tepki verirler
- Bedenleri değişir
- Hormonları farklılaşır
Yazının Devamı »
Yazan: Fundalina | Kategori Mesleğim | Tarih: 18-10-2009

7-11 Yaş (Somut işler dönemi) Freud a göre 6-12 yaş aralığıdır
- Beceri ve aşağılanmak duygusu baskındır
- Başarı güdüsünün doyurulması gerekmektedir.
- Çevresinden destek bekler ve bireysel başarı sergilemek isterler.
- Yetersiz hisseder.
- Kendilerini ve çevresini cinsel açıdan merak eder
- Mantıklı düşünür
Yazının Devamı »