Çin Seddi Filmi

Çin Seddi Filmi – “The Great Wall” cesaretle korku ve insanlarla canavarlar arsında asla yıkılmaması gereken bir duvarın ve koruyucularının fantastik hikayesini anlatıyor.

Filmle ilgili merak edilenleri ve yorumumu okumaya lütfen devam edin.

Dünyanın yedinci harikası olan Çin Seddi, Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanan, Dünyanın en uzun savunma duvarı ve uzunluğu 8851 metre.

Çin Seddi Filmi Konusu 

Çin Seddi ile ilgili tarihte onlarca gerçek ve fantastik hikaye yazılmıştır. Çin seddi filminin konusu ise bu fantastik hikayelerden birini konu alıyor. Anlatımda güven – cesaret kavramlarına bolca yer verilen filmin konusunu kısaca özetlemek gerekirse.
Paralı asker ve usta bir okçu olan William Garin (Matt Damon) beş arkadaşı ile birlikte “kara baruta” ulaşmak için yollara düşer ancak bu bölgede yerleşik grupların saldırısına uğrar. Sağ kurtulan arkadaşlarıyla birlikte sığındıkları bölgede bu defa gözle göremedikleri bir varlığın saldırısına uğrarlar ve William bir kılıç darbesi ile bu varlığın pençesini koparır. O geceden sadece Garin ve Pero Tovar ( Pedro Pascal) sağ kurtulur, yine yollara düşerler.
Yolda yine bir gruptan kaçarken Çin Seddine ulaşırlar. İsimsiz Düzen adıyla bilinen ve seçkin savaşçılardan oluşan gizli bir ordu tarafından esir alınırlar. İsimsiz düzen komutanları, ikilinin yanlarında getirdikleri pençeyi görünce şaşkınlığa düşerler ve yenilmez diye bilinen “Tao Tei” adını verdikleri yaratıkla ilgili sorular sormaya başlarlar.

Kısa süre sonra Tao Tei sürüsü Çin Seddi’ne ulaşır ancak bu sürü daha önce görülen gibi değildir. İsimsiz Düzen savaşçılarının 60 yıldır hazırlandığı büyük savaş başlar, olaylar gelişir.

 

Çin Seddi Filmi Oyuncuları 

Filmin yönetmeni, görsel anlatım açısından eşsiz bir konumda olan Zhang Yimou. Kendisini Kahraman, Parlayan Hançerler, O Ağacın Altı ve en son Savaşın Çiçekleri yapımları ile izlemiştik. Çin Seddi dev bir prodüksiyon ve   Çin’de çekilen en büyük film olmakla birlikte, İngilizce dilindeki ilk yapım olarak sinema tarihine geçiyor.

Filmin senaristleri ise Max Brooks, Edward Zwick ve Marshall Zwick. Oyuncu kadrosu ise hem doğuyu hem de batıyı bir araya getiriyor.

Matt Damon’ı, İsimsiz Düzen adıyla bilinen seçkin savaşçılardan oluşan gizli bir ordu tarafından esir alınan usta bir okçu ve savaşta yaralanmış bir paralı asker olan William Garin rolünde izliyoruz.

 

 

Damon’a, kılıç savuran kader arkadaşı Pero Tovar rolüyle Pedro Pascal eşlik ediyor.
Kalenin içinde karanlık bir mahkum olan ve kendisini uzun zamandır esir tutanların elinden kaçmayı planlayan Ballard rolünde ise Willem Dafoe’yu izliyoruz. İsimsiz Düzen’in kahraman savaşçıları rolünde ise Çin’in önemli oyuncuları var. Bunlar Kumandan Lin Mei rolüyle Tian Jing, Stratejist Wang rolüyle Andy Lau, Han Lu rolüyle Lu Han, asker Peng Yong rolüyle ve Junkai Wang (kendisini aynı zamanda 17 yaşındaki kraliyet hükümdarı İmparator rolüyle izliyoruz.)

 

Çin Seddi Filmi Fragmanı

www.youtube-nocookie.com/embed/qqqaNerDaps?iv_load_policy=3&modestbranding=1&rel=0&autohide=1&playsinline=1&autoplay=0">

Çin Seddi’nin görkemli bir yapım olduğunu söylemek isterim. Özellikle Zhang Yimou çok özel bir yönetmen ve elinden çıkan tüm yapımlar büyük bir özenin eseri. Öte yandan film etkileyici bir giriş yaparken aynı başarısını koruyamıyor ve etkileyiciliği gittikçe düşüyor. Sonuç olarak görsel anlatım açısından iyi, ancak oyunculukların vasatın üzerine çıkamadığı bir film izlediğim.

Şimdiden hepinize iyi seyirler dilerim…

Çin Seddi Filmi Yapım Notları

Çin Seddi, antik Kuzey Çin’de geçiyor. Paralı asker William Garin, savaşta yaralanmış beş savaşçının lideridir. Zenginlik, güç ve zafere aç olan grup, savaşan çöl gruplarından kaçmaktadır. Gruptakilerde biri, Bouchard adındaki bir Fransız, yeni bir silahın bilgisine sahiptir. Kendilerine aradıkları zenginlikleri getirebilecek olan bir patlayıcı toz. Bu barut, o zaman o kadar nadir ve değerli bir efsanevi patlayıcıymış ki savaşın “kutsal kase”si, bazılarının peşinden gitmeye çalışırken öleceği, ölümcül bir hazineye dönüşmüş.

Bir çöl kabilesiyle korkunç bir durumdan güç bela kurtulan gruba bir gece, ücra bir kanyondaki kamp alanında görülmeyen bir düşman tarafından saldırılmıştır. Garin ve Tover, arkadaşlarını saldırıda kaybetmeden önce ganimet olarak tuhaf bir manyetik taşla birlikte gruba vahşice saldıran her neyse onun kesilmiş pençesini ele geçirirler. Bu daha önce hiç görmediği bir şeydir.

Şimdi sayıları ciddi biçimde azalmış olan iki kişi, Çin Seddi’ne ulaşır ve İsimsiz Düzen denilen bilinmeyen bir savaşçı ordusuna teslim olurlar. İsimsiz Düzen, Kale Şehri denilen korunmalı bir ortamda yaşamaktadır. Kale Şehri, vatandaşlarını Duvar’ın dışındaki kötü bir şeyden korumak için inanılmaz teknolojiler kullanan hareketli bir askeri ileri karakoldur.

Esir düştüklerinde zincire vurulurlar ve barikatın arkasındaki üç lider tarafından yönetilen bir mahkemede sorgulanırlar. Aralarında İsimsiz Düzen’in (büyük bir ordu, sayıları 100.000’nin üzerinde, renkli üniformalar, hayvan maskotları ve bireysel disiplinlerle beş tabura ayrılmıştır) saygıdeğer komutanı General Shoa, kale vatandaşı, bilim adamı ve tarihçi Stratejist Wang ve beş taburdan biri olan hepsi kadınlardan oluşan Turna birliğini komuta eden kadın savaşçı Lin Mae vardır.

İkiliyi sadece yaratığın pençesiyle ilgili değil ama Garin’in canavarı öldürmeden önce bulduğu bir şey için de sorgularlar. Gizemli mıknatıs taşı, Duvar’ın dışındaki kötü düşmanlarına karşı devam eden savaşlarında kendilerine yararlı olabileceğini düşünen kalenin bilgesi ve bilim adamı Wang’in ilgisini çekmiş.

Fakat Shao, Tao Tei denilen vahşi türe ait kesik pençeden etkilenmiş. Tao Tei, Jade dağının derinliklerinde yaşayan ve 60 yılda bir ayaklanarak sekiz gün boyunca insanlıkla beslenip insanoğlunun hırslarını cezalandıran antik, efsanevi canavar türüymüş.

Tao Tei, üç sıralı saldırı gücü ve telepatik güçleri olan, varlıkları yüzyıllar boyu toplumun genelinden gizlenen, onları hiç görmeyenler ve birebir savaşmayanlar için ise sadece bir efsane ve söylenti olan nesli tükenmekte olan bir türmüş. Garin’in savaş ganimetine duyulan ilgi ve merak, bu Çinli savaşçıların insan olmayan bir yaratığın pençesini ilk kez ellerinde tuttukları içinmiş.  Bir Tao Tei’yi yakın dövüşte öldürebilen birinin gerçekten çok iyi bir savaşçı olması gerekiyormuş.

Kendilerini sorgulayanlara hemen verecek bir cevapları olmayan Garin ve Tovar, surlu şehirden bir daha asla sağ olarak çıkamayabileceklerini de fark etmişler. Kalenin kışlalarında hapsedilmişken, Ballard adında karanlık biriyle arkadaş olmuşlar. Duvar’ın içinde uzun süredir mahkum olan Ballard, hayatta kalmak ve özgürlüklerine kavuşmak için belki de tek şanslarıdır.

Ballard, kaleden kaçış planını iki paralı askerle paylaşır ve ayrıca kendilerini esir alanların geliştirdiği güçlü, yeni bir silahtan da söz eder. İkilinin bulmak uğruna dünyayı dolaştığı silahtır; barut. Ballard’ın planı mı? Düzen’in “Kara Barut”unu çal ve kaleden kaç. Zenginlik uğruna onurunu feda et.

Ballard, Tovar’ı yanına alıp planı şekillenirken Garin, acımasız bir savaşta Düzen’in saflarını Tao Tei’den savunmasına yardım ettikten ve kahraman bir savaşçı olduğunu kanıtladıktan sonra kalenin savaşçılarının arasındaki fedakarlığı, birliği ve onuru görünce kendi sadakatini sorgulamaya başlar.  Yaratıklarla çarpışacakları güçlü bir finalde, yaratıklar uzakta belirdiğinde Garin’in bir kara vermesi gerekmektedir; ya paralı askerliği bırakıp Ballard ve Tovar’la kaçacak ya da kendini yüceltecek ve Çin Seddi’nde devam eden saldırılarda İsimsiz Düzen’e katılacak. Bir yandanda bunun bir ölüm kalım tercihi olabileceğini bilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir