Parçalanmış Filmi

M. Night Shyamalan’ın gerilim türü ağırlıklı filmi “Parçalanmış – Split” bu cuma vizyona giriyor.

Filme ilgili merak edilenler ve yorumum yazımda sizi bekliyor.

Parçalanmış – Split Filmi

M. Night Shyamalan, 6. His filminin ardından gittikçe düşen bir başarı grafiği ile Hollywood’a veda etmesi beklenirken, son filmi Split (Parçalanmış) ile adeta yeniden sahalara dönüyor.

Shyamalan, filmin hem yapımcısı ve yönetmeni hem de senaristi olarak yapımda karşımıza çıkıyor…

Uzun süredir sessizliğini koruyan, her filminde bu sefer bir şaheser çıkar diyerek beklediğimiz M. Night Shyamalan Split filmi ile bu başarısızlık döngüsünü kırıyor.

Sadece 9 milyon dolar bütçe ile çekilen Parçalanmış, vizyondaki üçüncü haftasını Amerika’da birinci olarak tamamlamış ve gerçekleştirdiği 113 milyon dolar üzerinde hasılat rakamıyla beşinci sıraya yerleşmişti.

Gerilim, fantastik, korku türündeki film aslında bir başka kapının; Shyamalan evreni olarak tanımlayabileceğimiz bir kavramın da kapısını aralıyor. Bu noktadaki çözümleme için spoiler vermemek adına filmi izlemeniz gerektiğini belirtmem gerek.

 

Parçalanmış Filmi Konusu 

Split filmi, 3 genç kızın market çıkışı babalarının etkisiz hale getirilerek kaçırılması ile başlıyor. Kızları kaçıran kişi ise filmin asıl kahramanı ya da tırnak içinde haini diyebileceğimiz Kevin.

Kevin çoklu kişilik bozukluğu hastalığından muzdarip, genç bir adamdır ve alt benliğinde tamı tamına 23 farklı karakter barındırmaktadır. Bunlar yetmezmiş gibi en tehlikeli olan 24.cü karakter ile tanışmamız ise an meselesidir.

3 genç kızı kendi mekanında hapseden Kevin, neredeyse her defasında onlarla farklı kişilikler ile iletişim kurmaktadır. Kızlar içine düştükleri bu durumdan kurtulmanın yollarını aramaya başlar. Tüm bunlar olurken Kevin, Dr. Karen Fletcher ile olan terapilerine devam eder. Dr. Karen ise bu terapiler esnasında Kevin’de değişimler gözlemler ve şüpheye düşer.

Kızların tarafında kaçış planları konusunda ayrı düşünceler belirmeye başlar. Her ne kadar görüş ayrılıkları olsa da, kaçmak için tek kurtuluş yolu Kevin’ın daha iyi huylu alt kimlikleri ile iletişim kurmalarından geçecek gibidir.

Parçalanmış Filmi Oyuncuları

Filmin başrolünde, X-Men serisinde genç Charles Xavier olarak gördüğümüz James McAvoy, bir başka gerilim filmi olan Witch ile yıldızı parlayan Anya Taylor-Joy ve Dr. Karen Fletcher rolü ile Betty Buckley var.

Performanslara gelecek olursak James McAvoy’un çok başarılı olduğunu belirtmek gerek. Farklı kişilikleri ve bu alt kişilikler arasındaki değişimleri beyazperdeye müthiş yansıtmış. McAvoy’un bu performansı ile filmi sırtladığını söylemek mümkün.

Bir başka sıra dışı gerilim filmi olan The Witch ile tanıdığımız Anya Taylor-Joy, filmde biraz durağan kalsa da aslında geçmişindeki hikaye ve ağır denebilecek travma nedeniyle, olaylar karşısında biraz tepkisiz bir karaktere büründüğü söylenebilir.

70’li yılların bir korku klasiği olan Carrie’nin Miss Collins’i olan Betty Buckley ise kaliteli oyunculuğu ile filme değer katmayı bilmiş.

Shyamalan Split için bugüne kadar çektiği en uzun ve aynı zamanda en zorlu film olduğunu söylemiş.

Film henüz proje aşamasındayken başrol için Joaquin Phoenix düşünülmüş, ancak anlaşma sağlanamayınca yerine McAvoy tercih edilmiş.

Split, 6. His gibi önemli bir filmden sonra hep daha iyi bir Shyamalan filmi bekleyen sinema severler için bir umut ışığı olacakmış gibi duruyor. Aslında çok büyük bir fark yaratmayan konusunun işleniş biçimi ve sürprizleri ve yazının başında söz ettiğim Shyamalan evreninin kapısını aralaması ile gerilim, fantastik, korku filmi severlerin tercih edebileceği bir yapım olmuş.

Parçalanmış Filmi Fragmanı

www.youtube-nocookie.com/embed/yXo3BxGuu7c?iv_load_policy=3&modestbranding=1&rel=0&autohide=1&playsinline=1&autoplay=0">

Parçalanmış Filmi Yorumu

 

Şimdiden hepinize iyi seyirler dilerim 🙋🏼

Filmle ilgili detayları merak ediyorsanız “Parçalanmış Filminin Prodüksiyon Bilgilerine” aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Sinema severler, M. Night Shyamalan’ın gizemli ve karmaşık evrenine ilk olarak tüm dünyada bir sinema olayı olan Altıncı His’le tanıştı. Ölümsüz ve İşaretler adlı gişe rekortmenleri takip etti.

Yapımcı 2015 yılında tüm dünyada 100 milyonun üstünde hasılat yapan korku dolu Ziyaret filmiyle yeni bir bölüme başladı. Shyamalan, o filmin prodüksiyonuyla aynı modeli izleyerek ve tam bir özgür yaratıcılığa izin vererek Parçalanmış’ı bizzat finanse ederek bağımsız özüne dönme kararını vermiş.

Shyamalan şöyle anlatıyor; “Her filmde daha önce hiç kimsenin yapmadığı yeni bir yapmak isterim. Bu benim için heyecan vericidir. Aynı zamanda tehlikeli ve sorunlu olur. Özellikle de filmi dünyaya satarken.”

Ziyaret’in dünya çapındaki başarısının ardından Shyamalan Parçalanmış için Blum ve Blumhouse Production ile tekrar bir araya gelmiş.

Küçük bütçeli filmlere yol göstermeye yardım konusundaki sektörel yenilikleriyle Blum ortaklığı şöyle anlatıyor; “Night olağanüstü karakter odaklı hikayeleri daha büyük bir ana fikirden oluşan fonda anlatabiliyor. Parçalanmış, tipik bir küçük bütçeli film. Kısıtlı bir bütçede büyük bir vizyona sahip. Parçalanmış’ı efsanevi yapan bilgisayar görüntüleri veya milyonlarca dolar değil Night’ın olağanüstü kışkırtıcı hikayesi.”

Shyamalan daha samimi bir kurguda, daha büyük bir filmde yer alan birtakım sesleri ve değişkenleri eleyerek enerjisini öncelikli olarak hikaye ve karakter gelişimine odaklayabilmiş. Shyamalan şunları söylüyor; “Beni konforlu alanımdan çıkarmak kolaydır. Daha küçük bütçeli filmler yapmamın bir nedeni de budur. Böylece bazı etkenleri ortadan kaldırarak bana yaptığımız bir şeyin yanlış olup olmadığını söyleyen yaratıcı sesi duyabilirim.”

Shyamalan, Parçalanmış’ın fikrini uzun süredir birlikte çalıştığı ve Shyamalan ‘ın Blinding Edge Pictures yapım şirketinin başkanı olan Rajan’la bir yemekteyken bulmuş. Rajan şöyle anlatıyor; “Hemen etkilenmiştim. Night için kusursuz bir film olduğunu düşündüm. Anlattığı hikaye türlerinin toplamı. Bir kağıdın üzerine bir takım fikirler ve birkaç sahneyi karaladı ve hepsi merak uyandırıcıydı.”

Blum, Shyamalan’ın yeni teklifinin karmaşıklıklarına, dramına ve tipik gerilim geleneklerini içermemesine hemen yanıt vermiş. “İzleyiciler hem eğlencelik olarak keyif alacaklar hem de aynı zamanda Night’ın kariyerini de meşgul eden ve altta yatan asıl tema olan insan doğasını düşünmeye zorlayacak.”

Shyamalan’ın film yapım tarzı tek bir türün de ötesine geçiyor. İdari yapımcı Schneider şunları söylüyor; “Her film kendine özgü. Halk hikayelerini, efsaneleri ve başka anlatıları birlikte dokuyor. Bütün filmleri karmaşık temalar ve karakterler içeriyor ve Parçalanmış’ın derinliğine çok şaşırmıştım.”

Schneider izleyicilerin Parçalanmış’tan sadece keyif almakla kalmayacaklarını, sorgulayacaklarını da düşünüyor. “Filmin hikaye anlatım gücünün insan kimliğinin karmaşıklıkları hakkında tartışma başlatacağı konusundaki umutlarım Night’ınkiler gibi büyük.” Diyor.

İster Altıncı His filmi için altıncı hissi, ister Ölümsüz için süper insan gücünü, ister de Ziyaret için günbatırmayı incelemek olsun Shyamalan hikayelerine doğal dünyadaki fenomenlerden esinlenen fikirlerle başlar. Ama bu sadece bir başlangıç noktasıdır. Shyamalan daha sonra karakterlerinin yolculuklarını olağanüstü bir dünyaya taşır, hikayelerin örgülerinin karakterlerin kendi mücadelelerinden ortaya çıkmasına olanak verir.

Shyamalan, bir hikayeci olarak kapsamlı bir araştırmayı saf hayal gücüyle eşleştirir. Şüphe ve doğaüstü türlerdeki filmleri gizemli ve sürükleyici konulardan esinlenmesine yol açar. Bu öncülleri, hayal gücünün yapı taşları olarak kullanarak basitçe “Neden?” diye sorar.

Shyamalan şöyle anlatıyor; “İnandığınız bir şeyi alıyorum ve büyüleyici bir dünyaya sokuyorum. Çoğul Kişilik Bozukluğu’nda her kimlik, kendisine yüzde yüz inansa ne olurdu diye düşündüm. Bir kimlik diyabet ya da kolesterol hastası olduğuna inanırsa vücut kimyaları o inanç sistemine göre değişir mi? Ya bir kimlik doğaüstü güçleri olduğuna inanırsa? Nasıl olurdu?”

Shyamalan New York Üniversitesi’nde bulunduğu dönemde Çoğul Kişilik Bozukluğu konusunun tartışıldığı dersler almış ve yapımcı yıllar içinde teşhisin etrafındaki teorilere olan ilgisi devam etmiş.

Shyamalan, Parçalanmış’ın senaryosunu yazmaya başladığında en çok belgelenen vakalar hakkında çok okumuş ve bu hikayelerde yer alan kişilerin hayal gücü üzerinde etkisi çok büyük olmuş. Shyamalan, doğa üstü hikayesini bildirmek için sahadaki psikiyatrlarla konuşmuş ve terapistlerin bu gruptan hastalarla yaptıkları seansları nasıl yönettikleri konusunda pratik bilgiler almış. Bu merak, Kevin ve Dr. Fletcher olan karakterleri yaratmış.

Rajan şunları söylüyor; “Bu film, Night’ın bu ortama kattığı yeteneklerinin ve hikaye anlatımının bir araya gelmesi ve merkezde müthiş bir yolculuk var. Performanslar göz kamaştırıcı ve bence izleyicileri etkileyecek.”

Hitchcock ekolünden gelen titiz ve kendine özgü bir yönetmen olan Shyamalan, her sahneye çok emek vermiş. Yapımcı Bienstock şöyle anlatıyor; “Night, mükemmeliyetçi biri ve orijinal vizyonunu takip ettiğinden emin olmak için her kareyi takıntılı bir şekilde resimli taslaklarla hazırlar. Her karenin, her anın en iyi olmasını ister ve bu ilham vericidir.”

Shyamalan’ın yaptığı her şey gibi Parçalanmış’ın görünümü de son derece özel olmuş. Blum şunları söylüyor, “Karanlık bir film ama güzel bir renk paleti ve gölgelerin kullanımıyla görsel olarak göz kamaştırıcı. Night’ın sıradan ve basit görünen bir yerde korku ve dehşet yaratma konusunda eşsiz bir yeteneği var. Bu da filmin açık ve gözler önünde olmak yerine oldukça tehditkar olmasına neden olur.”

Karakterlere Bürünmek

Dokuz Rol Bir arada

Shyamalan, Parçalanmış’taki zorlu 23 kimlik taşıyan karakterin zorlu rolünü sadece bir avuç dolusu oyuncunun canlandırabileceğini düşünmüş. Yazar/Yönetmen için Kevin’ın kimliklerinin karikatür olarak değil de izleyicilerin sempatiyle kucaklayabileceği canı kişilikler olarak görülmesi en önemli noktaymış. O yüzden Shyamalan, baş karakterin birçok rolünü canlandırması için gişe rekortmeni rollerle küçük, samimi rolleri eşit bir dengeyle ele alan James McAvoy’u arayıp bulmuş.

Shyamalan, McAvoy’u mücadeleye kesinlikle hazır görmüş. “Bu, bugüne kadar yazdığım en karmaşık karakter. “Bu bölümde ondan yapmasını istediğim şeyi anlıyor mu?’ Diye düşünüyordum. Ve anladı. Daha önce hiç bu kadar korkusuz bir oyuncuyla çalışmamıştım.

Shyamalan, oyuncuya senaryoyu kasten çok az içerikle göndermiş ve Kevin’la ilgili kendinin hayal edemediği oyuncu fikirlerini almak istemiş. Şunları söylüyor; “James ‘Oynadığım karakterin adı nedir? Böylece kafam karışmaz’ diye sordu. Ben de ‘Sana söyleyemem. Sadece senaryoyu oku’ dedim.

Hikayenin çok sayıdaki ayrıntıları McAvoy’un hemen ilgisini çekmiş. “İlk 10 sayfayı okudum ve ‘Vay Canına, bu nedir?’ dedim. Sonra bir 10 sayfa daha okudum ve ‘O nedir?’ dedim. Sürekli olarak tamamen farklı bir şeyle yüzleştirildiğimi düşündüm. Night’ın çok iyi yaptığı işin keyifli yanı da bu. İzleyicinin filmin ne olduğunu anlamaya çalışarak merakta kalmasını sağlıyor. ‘Gerilim mi izliyoruz, psikolojik dram mı, korku mu, bilim kurgu mu yoksa olağanüstü bir şey mi? Bu film bu türlerin hepsi.”

Shyamalan’ın projesini yaratmaya ve finanse etmeye olan bağlılığı McAvoy için bir ilham kaynağı olmuş. “İyi bir hikaye anlatmak için 200 milyon dolar harcaman gerekir diyen akıma karşı gelmek konusunda çok cesur. O kadar bütçe ayırmak yerine kaliteli bir hikayeyi anlatabilmek için karışan her şeyi ortadan kaldırıyor. Hikaye anlatımı konusunda bu yaklaşıma ve tavra sahip bir yönetmenle çalışmak bir ayrıcalık”

Shyamalan ve McAvoy, oyuncunun her role özgün bir şekilde bürünürken performansının olağanüstü bir şekilde bireysel kalmasını sağlamak için çok yakın çalışmışlar.

“Night, sizden yapmanızı istediği konuda talepkar ve çok titizdir. Zihninde ne istediği konusunda çok belirli bir fikri vardır ama yine de son derece işbirlikçi ve vericidir.”

Bazen aynı kare içinde renk ve karakter değiştirmek özellikle çok zorlayıcı olmuş. McAvoy şunları söylüyor; “izleyicinin sizi bir karakter olarak algılayacağını umuyorsunuz. Sonra sizi yeni kimlikle algılamalarını sağlamalı ve bu geçişi izleyici yabancılaştırmadan ilginç kılmanız gerekir.”

Rol yine de deneyimli tiyatro ve sinema oyuncusuna olağanüstü bir fırsat sunmuş. “Dürüst olmak gerekirse her karakteri canlandırmaktan epeyce keyif aldım. Çünkü oyuncu olarak bu tür bir performans şansını çok nadir bulursunuz. Düşündüğünüz şeyi, kim olduğunuzu ve sizi o anda siz yapan şeyi radikal olarak değiştirmek oldukça heyecanlıdır.

İkili, her kimliğin farklı bir sesinin ve varlığının olmasını sağlamak için özenle çalışmış. Shyamalan şunları söylüyor; “James, İskoç ama kariyerinin büyük bölümünde Amerikan ve İngiliz aksanıyla oynamış. Yapabildiği aksanlarına baktım ve ‘Hedwig’in peltek konuşmasına ne dersin?’ dedim. James de uyum sağlamak konusunda muhteşemdi.”

Mc Avoy, Hedwig’i canlandırırken bir çocuğu canlandırmakla bir yetişkinin en basit şekli arasındaki ince çizgide dolaşmış. Shyamalan şunları söylüyor; “Birçok kişi, bir çocuğu öyle canlandırır. Ben James’e şöyle söyledim; “Sen aptal bir yetişkini canlandırmıyorsun. O sadece 10 yaşında biri. Gözlerini kullan, çok akıllısın. Ama 10 yaşındasın. Bu yüzden o mimiğin ne anlama geldiğini bilmiyorsun.”

McAvoy ve Shyamalan, her kişiliğin lezzetlerine ve güdülerini incelemeye devam etmişler. “James, bir karakterin neden belli bir şekilde yanıt verdiğini soruyordu ve ben hikayeye çok yakın olduğum için onu mantığımda ilerletebiliyordum. Bu kişilik her ikimiz için de gerçek oluncaya kadar her karakteri konuşmak gerekiyordu.”

Shyamalan senaryosuna sıkı sıkıya bağlı kalırken oyuncuları da satır aralarına kendi renklerini eklemeleri için cesaretlendirmiş. “Bu özgünlüğe ulaşmanın yollarından biri de doğaçlamadır ve böylece sonuca ulaşılır. Ama ben senaryoya bir oyun gibi muamele ederim. Her zaman öyle görürüm ve replikleri değiştirmem.”

Shyamalan için bir sahneyi sözleri değiştirmeden canlandırmanın milyonlarca yolu var. “Oyuncuların düşündüklerinden çok daha esneyebilir olduklarını fark etmelerini isterim.”

McAvoy, satır aralarını inanılmaz bir sanat ve uzmanlıkla oynamış. Shyamalan şunları söylüyor; “Senaryodaki sözcükleri birebir söyledi ama yüzü ve fizikselliğiyle doğaçlama yaptı. James, masaya olağanüstü bakış açıları getirdi. Bana göre kutsal sayılan şeylerin dokunulmadan yüceltildiği müthiş bir ritim yakaladık.”

Oyuncunun atletik yapısı da büyük bir avantaj olmuş. Shyamalan öyle söylüyor; “Çitlerden atlamak ve tırmanmak gibi çok fiziki hareketler yapıyordu. Hazırda bir dublörümüz bulunuyordu. Ama James çok çevik ve fizikselliği kesin bir güç.”

Oyuncu, tehlikeli sahnelerde oynamanın ötesinde Hedwig’i canlandırırken 10 santim küçülmüş gibi görünüyor ve sonra güçlü Dennis gibi sertleşmiş görünüyor. Shyamalan şöyle söylüyor; “İster bir çocuğu ister bir sert bir kadını canlandırıyor olsun karaktere kendi fizikiyle büyük bir rahatlıkla yaklaşıyor. Bir sahneyi bitirdiğinde ekipte alkışlar kopuyordu çünkü olağanüstü bir şey başardığını biliyorduk.”

Blum şunları söylüyor; “James’in bu filmde yapmak zorunda kaldığı şeyi düşündüğünüzde hayretler içinde kalıyorsunuz. Kimlikler arasında geçiş yaparken sadece çekim günlerindeki geçişlerde değil aynı sahne içindeki geçişlerde bile oldukça rahat görünüyordu. Formunun zirvesinde bir oyuncu görüyorsunuz ve hepimiz olağanüstü disiplinli bir oyuncu olarak başardıklarına çok şaşırdık. Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim. Umarım Night’ın usta yönetmenliği altındaki performansı hak ettiği övgüleri alır.”

Kimlikleri Tanımlamak:

Gerilim için Oyuncu Seçimi

Mütevazı prodüksiyon bütçesi ve beş kişilik çekirdek oyuncu kadrosuyla Shyamalan oyuncu seçimi konusunda özenli davranmış. Deneyimli oyuncuları ve yeni yetenekleri seçmiş.

Shyamalan sürecini şöyle anlatıyor; “Genç, deneyimsiz oyuncuları tercih ettim çünkü enerjileri ve ışıkları kusursuz. Sonra Betty ve James gibi muhteşem doğaçlama yapabilen üstün eğitimli tiyatro oyuncularını tercih ettim.”

Yönetmen, Dr. Fletcher rolünü, tecrübeli sahne ve sinema oyuncu Betty Buckley’i düşünerek kaleme almış. Daha önce Shyamalan’ın Mistik Olay filminde rol alan Buckley şunları söylüyor; “Night, yaşam sevinci ve yaramazlıkla dolu ve ben yaramazlığı severim.

Özel bir şekilde odaklanmış olan terapist Dr. Fletcher, tedavi ettiği kişilere son derece önem veriyor ve Kevin’ın durumunun bir engel yerine bir kazanç olarak görüyor. Buckley şunları söylüyor; “Kevin’ı, belki de ortalama bir insandan daha çok potansiyele sahip bir insan olarak görüyor. Çoğul Kişilik Bozukluğu, Dr. Fletcher’ın Kevin’a koyduğu teşhis. Ama bu kişiliklerden birinin gelişimiyle, Kevin’ın dönüştüğü şeyle daha çok ilgili.”

Buckley, rolünü hazırlanırken bu tür tedavide deneyimli bir psikoloğa da danışmış. “James’in oynadığı çok sayıdaki karakterin her birinin dışavurumlarına doğru tepki verdiğimden ve her biriyle bağ kurduğumdan emin olmak istedim. Karakterin amacı bu kişinin kendisinin parçalanmış olan bu görüşlerini birleştirebileceği bir merkez varlık bulmasına yardım etmek. Her kimlik farklı bir şekilde davranıyor ve düşünüyor ve farklı bir gündeme sahip. Çok karmaşık ve performansımın özgün olması gerekiyordu.

Shyamalan’ın hikayeyi çok iyi bilmesi işbirliği için önemli bir yol açmış. Oyuncu şunları söylüyor; “Senaryoyu tasarlamış ve her bir detayı çok iyi biliyor. Bu da işbirlikçi olmasını sağlıyor. Bir fikriniz varsa daha fazla geliştirmenize yardım ediyor veya kendi zihninde canlandırdığına uymuyorsa hemen söylüyor.”

Senaryodaki gerilimlerin ötesinde Buckley’nin ilgisini filmde yer alan farklı yalnızlık temaları da çekmiş. Buna kendi karakterininki de dahilmiş. “Kendini işine ve hastalarına adayabilmek hayatta yalnızlığı seçmiş. Filme bu farkındalığı ve duyguyu katmaya çalıştım. Parçalanmış genel olarak temaları ve sanatsal tarzıyla Fransız filmine çok benziyor ve bu sizi ölesiye korkutma amacındaki bir film için sıra dışı bir kombinasyon.”

Buckley, Shyamalan’ın güçlü tiyatro geçmişleri olan oyuncuları seçmesini de takdir ediyor. “Night, James gibi tiyatro kökenli oyuncuları kullanmakla akıllı davranıyor. O alandaki sanatçıların hikaye anlatımı ve disiplin konusunda belli bir anlayışları vardır ve Night film yapımına bu özelliği de getiriyor.”

Yapımcılar, kendi karanlık geçmişine sahip olan ve hayatta kalmayı başaran, son derece zeki Casey’yi canlandırması için Hollywood’un yeni parlayan yıldızlarından Anya Taylor-Joy’a yönelmiş. İzleyiciler Taylor-Joy’un olağanüstü yetenekleriyle 2015 yılındaki korku filmi The Witch’te çıkış yaptığı rolüyle tanışmışlar. Shyamalan performansı hakkında şunları söylüyor; “Muhteşem bir doğallığı var. Parçalanmış filmine evet dediği için çok şanslı hissettim.”

Taylor-Joy kadroya girmeden önce senaryoyu görme fırsatını bulmuş. “Başta okumadan imzalamamı istediler. Ama bir kopya almak için yalvardım. Hikayeye çok şaşırdım ve hayran kaldım. Günlerce zihnimi meşgul etti.”

Taylor-Joy, Casey’nin dışlanmışlık durumuyla kolaylıkla bağ kurması karakterine hızlı bir şekilde bürünmesini sağlamış. Casey’nin becerikliliğine ve gücüne hayran kaldığını ekleyerek şunları söylüyor; “Uyumsuzluk özeliği durumunu kurtarmış olabilir. Bu çok ilgi çekici bir fikir. Sert biri çünkü kimsenin yaşamaması gereken deneyimlerinden kurtulmayı başarmış. Ama o geçmişi durumu kendi istediği gibi değil de olduğu gibi görerek sorunları çözebilmek gibi sıra dışı bir yetenek vermiş.”

Shyamalan’ın farklı yönetmenlik tarzı Taylor-Joy için bir avantaj olmuş. Özellikle de Kevin’ın kimliklerinden biriyle birebir mücadele ettiği doğaüstü gerilimin en dehşet verici sahnelerinde. “Genelleştirilmiş korku, panik veya çaresizlik dene bir şeyler olduğunu öğrendim. Bu duygular genelleştirilemez. Karaktere özgü olmalılar. Dehşete kapıldığım ya da şaşırdığım bir sahnede Night ‘O kimdi bilmiyorum ama Casey değildi’ diyordu. Ve her zaman da haklıydı.”

Yazar/yönetmen ayrıca oyuncuların sahneye akıllarındaki faklı bir düşünceyle yaklaşmalarını sağlayarak her çekimin eşsiz olmasına çalışmış. Taylor-Joy şöyle anlatıyor; “Oyuncular olarak birbirimizden besleniyoruz. James farklı bri şey yaparsa ben de farklı tepki veririm. Sahnelerin sergileniş biçimini izlemek büyüleyiciydi. James, neslimizin en iyi oyuncularından biri ve onu yakından izlemek bir ustalık dersiydi.”

Yoğun sahneler Mc Avoy’un genç oyuncuya karşı korumacı olmaya itmiş. Taylor-Joy şunları söylüyor; “Bu rolü bir metot oyuncusu olamadan canlandırmak zor ve belki de psikolojik olarak etkileyici olurdu. Neyse ki James de benim olabildiğince rahat hissetmemi istedi ve çekim aralarında ortamı hafifletmek için sık sık espriler yaptı.”

Erdemli görünen Marcia’yı canlandırması için yapımcılar Jessica Sula’ya (TV’deki Recovery Road) yönelmiş. Jessica, Parçalanmış için deneme çekimi bir arkadaşının ve bir iphone’un yardımıyla gerçekleştirmiş. Şöyle anlatıyor; “Kaliteli bir çekim değildi. Sabah saat 01.00’de gönderdim. Kasting yönetmeniyle Los Angeles’ta bir araya gelerek deneme çekimini yeninden yapmak üzere bir telefon aldım.”

Sula, projeye katıldıktan sonra Shyamalan’ın oldukça tehditkar senaryosunu okuyunca çok etkilenmiş. “Her sayfası çok heyecanlıydı. Bir ana fikri olan, son derece korkunç, çok yönlü bir gerilim. Shyamalan’ın ta kendisi.”

Sula için zor olan Marcia’ya derinlik vermek olmuş. Bir hücrede kapalı kalan ve ölesiye korkan karakterine karmaşıklık katmak için Shymalan’la yakın çalışmış. Sula şunları söylüyor; “İyi bir aileden gelen ve kendisini aklına hiç gelmeyecek korkunç bir durumda bulan normal bir genç. Sadece titreyen ve korkmuş bir kız olarak canlandırmak istemedim. Night bu karakterin içini dışını iyi biliyor. Karaktere boyut kazandıran her türlü noktayı bulmam için bana yardım etti.”

Filmin duygusal açıdan yoğun olan sahneleri Sula’yı ve tüm kadroyu etkilemiş. Sula şöyle anlatıyor “Bazı sahnelerin arasında çok sessiz, içine kapalıydık ve pek konuşmuyorduk. Ben Beethoven gibi çok fazla klasik müzik dinledim. Beni o ruh halinden çıkarmadan zihnimi boşaltmama yardımcı oldu.”

Yapımcılar daha sonra popüler öğrenci Claire rolünü canlandırması için Haley Lu Richardson’a (The Edge of Seventeen, TV’s Recovery Road) yönelmişler.

Richardson, senaryoyu okumadan önce filmin en önemli sahnelerinden biri için deneme çekimi yaptığını anlatıyor; “Night, çekimden önce projeleri hakkında oldukça gizemlidir. Bu yüzden nerede olduğumu ve nereye gittiğimi bilmeden deneme çekimi yapmak çok zordu. Sonunda senaryoyu okuduğumda filmim düşündüğümden daha dehşet verici ve farklı olduğunu gördüm.”

Richardson ve Shyamalan, karakterle ve korku filmlerindeki kadın klişeleriyle ilgili birkaç kez sohbet etmiş.  “Birçok korku filminde önce “popüler sarışın” ölür. Biz Claire’in daha karmaşık bir karakter olmasını istedik. O güçlü bir lider ve üç kızın birlikte çalışarak hayatta kalabileceğine inanıyor. Casey, hayatta farklı deneyimler yaşamış ve bu da Claire’e karşı gelmesine neden oluyor. Ama kimin yolu doğru olursa olsun Claire asla pes etmiyor.”

Değiştirilmiş Bir Görünüm:

Parçalanmış’ın Tasarımı

Shyamalan Parçalanmış’ı çekmek üzere bir kez daha kendi şehrine, Philadelphia’ya dönüyor. Yapımcı Bienstock şunları söylüyor; “Philadephia, Night’ın tüm filmlerini çektiği yerdir. Bu konuda inanılmaz tutkuludur.

Yapım tasarımcı Mara LePere-Schloop da Kevin’ın pürüzlü gerçekliğini hayata geçirmek için Shyamalan’la birlikte çalışmış. Şunları söylüyor; “Bu karmaşık bir film çünkü hikayenin birçok katmanı var. İzleyiciyle her an bir sır paylaşılıyor. Olacaklar hakkında hiçbir açık vermeden farklılıkların ve inceliklerin olmasını istedik.”

LePere-Schloop ve ekibi Kevin’ın farklı kişiliklerini yansıtmak için renkleri kullanmış. “Bunlar insanların aşırı biçimleri ve bu dünyaya tanıştırdığımız her yeni karakter için yeni bir renk kullanımı konusunda çok uzun bir görüşme yaptık.”

Bodrum katının yeraltındaki dünyası da stratejik olarak düşünülmüş renklerden oluşuyormuş. “Bir rengin etkili olması için diğer her şeyin rengini solgunlaştırmak istedik. Sette dolaşırken duvar renkleri sahneye bağlı olarak bazen solgunlaştırıldı, bazen solgunlaştırılmadı. İzleyicilerin en yoğun ve şiddetli aksiyonu gördükleri bir alanda rengi en canlı haliyle kullandık.”

Shyamalan’ın resimli taslak hazırlanması ve titizlikle kullanımı, LePere_Schloop’un yönetmenin zihninde olanları gerçekleştirmesine yardım etmiş. “Night, kafasında bütün filme hakim. Önemli bölümlerin üzerinden geçmek konusunda da çok cömertti. Yarattığımız bu dünyalarda neler beklendiği ve istediği çekimin tam olarak ne olduğu konusunda çok net bir fikre sahiptim.”

LePere-Schloop, titiz planlamanın yanı sıra filmin genel bakış açısından taviz vermeden hızlı çalışması gerekmiş. “Bu boyutta bir film yaptığınızda hiçbir zaman izole bir karar veremezsiniz. Daha geniş kapsamlı düşünmeniz gerekir. Düşünme şapkalarımızı giymek ve her konuda verimli olmak zorundaydık.”

Shyamalan, en küçük detaylar hakkında bile olsa soruları ve fikirleri tartışmaya her zaman hazırmış. “Herhangi bir günde duvar renginden, gereken ampulün türüne kadar vermemiz gereken binlerce karar oluyordu. Night, aynı anda birçok iş yapabilir ve hayal gücünün herhangi bir yönü hakkında konuşmak için her zaman isteklidir.”

Kostüm tasarımcı Paco Delgado da daha minimal bir palet kullanmış. “Estetik açıdan bütün amaç çok sert bir imaj yaratmaktı.”

Casey’yi giydirmek ve vücudunu saklamak için katmanlar ve büyük beden kıyafetler kullanmış. “O yaralı biri. Suistimal yaşamış. Modayı ya da diğer kızlara uyum sağlamayı umursamıyor.”

Delgado, Dr. Fletcher’ı devetüyü, gri, mavi sınırlı renklerde giydirmiş. “Gardırobunun zarif, şık kıyafetler içermesini ama akademisyen -en olduğu için gösterişli olmamasını istedim.”

Ayrıca Kevin’ın çeşitli kimliklerinde farklılık yaratmak için de renkleri kullanmış. “Dennis, en güçlü kimliği. Bana her şeyi kontrol altında tutmaya çalışan bir askeri hatırlattı. Polis rengi olan güçlü gri rengi kullandık.”

Hayalperest Barry yumuşak renkler ve yünlüler gibi malzemeler giymiş. “Gardırobunun yaratıcılığını yansıtmasını istedik”. Diyor Delgado.

Küçük Hedwig için Philadelphia yakınlarındaki erkek öğrencilerin kıyafetlerinden ilham almış. “Ona onun yaşıtları arasında popüler olan eşofmanlar giydirdik. Çocuk olduğu için de biraz daha renk ekledik.

Patricia, doğaüstü hikayede giydirmesi en zor kimliklerden biri olmuş. “James’le peruk takıp takmayacağı ve tam bir kadın gibi görünüp görünmeyeceği konusunda görüştük. Sonunda Patricia’nın kadın kıyafetleri giyen bir erkek gibi giyinmesi gerektiğine karar verdik.”

Her kimlikte değişmeyen bir unsur McAvoy’un minimalist saç kesimi olmuş. Shyamalan şöyle anlatıyor; “Saç şekilleri veya peruklarla bir şeyler yapmaya çalışmak istemedim. Tıraşlı saçları boş bir sayfa yaratıyor ve sizi bir karakterden diğerine sadece oyuncunun ifadelerini götürüyor.”

****

Universal Pictures sunar Bir Blinding Edge Pictures/Blumhouse Yapımı Bir M. Night Shyamalan filmi: Parçalanmış, oyuncular James McAvoy, Anya Taylor-Joy, Betty Buckley, Haley Lu Richardson, Jessica Sula.  Oyuncu seçimi Douglas Aibel, CSA, müzik süpervizörü Susan Jacobs.  Gerilim filminin müzikleri West Dylan Thordson’a ait. Kostüm tasarımı Paco Delgado.  Editör Luke Ciarrocchi, ve prodüksiyon tasarımı Mara LePere-Schloop.  Görüntü yönetmeni Michael Gioulakis.  İdari yapımcılar Steven Schneider, Ashwin Rajan, Kevin Frakes.  Yapımcılar M. Night Shyamalan, Jason Blum, Marc Bienstock.  Yazan ve yöneten M. Night Shyamalan.  © 2016 Universal Stüdyoları.  www.splitmovie.com

  2Yorum

  1. MSP   •  

    Eğer bir filmde James Mc Avoy oynuyorsa sadece şunu diyebilirim; arkanıza yaslanın ve o filmin tadını iliklerinize kadar hissedin! Muhteşem bir oyuncusun James!!!

  2. nerin   •  

    cok cok tesekürler flim zaten harika bide bu yaziylada detaylari ögrenmis olduk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir