Digital Age Summit 2017’nin Ardından

Digital Age Summit 2017 ’nin Ardından neler oldu neler…

Gelin sizi #DASummit17’ye götüreyim.

Digital Age Summit 2017’de yapılan sunumlarda aldığım notları ve diğer merak edilenleri öğrenmek için okumaya devam edin.

Digital Age Summit 2017 

3-4 Mayıs tarihlerinde Four Seasons Bosphorus İstanbul’da on birinci defa gerçekleşen etkinlik, İ-nsansılaşan ve İ-nsanileşen teknolojilere odaklandı, “Digital Humanization” temasıyla teknoloji ile insan hayatının birbirini nasıl etkilediğine ışık tuttu.

Teknoloji ve bilişim alanlarında yaptığı çalışmalarla tanınan Serdar Kuzuloğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen zirve, alanında birbirinden değerli ismi bizlerle buluşturdu.

.

Digital Age Summit 2017’de Neler Konuşuldu?

Etkinliğin hoş geldiniz ve açılış konuşması, M. Serdar Kuzuloğlu tarafından gerçekleştirildi.

Algoritmalar: Modern Yaşamın Sırrı

İlk konuşmacı Oxford Üniversitesi’nde Matematik Profesörü olan Dr. Marcus du. Sautoy bizlere Modern Yaşamın Sırrı: Algoritmalar konusunda bir sunum yaptı. Algoritmaların hayatımızın her alanında, çoğu zaman farkına bile varmadığımız şekilde yer aldığına değinen Sautoy, market raflarındaki ürün diziliminden, bize gideceğimiz en doğru yolu öneren navigasyon sistemlerine kadar, bir çok uygulama içerisinde algoritmaların olduğunu anlattı.

Doğru kurgulanmış bir algoritma ile çok verimli sonuçlar elde edilebileceğine değinen, Kraliyet Bilim Kurulu üyesi profesör; özellikle yeni nesil evlilik ve eş bulma sitelerinin de en uygun sonuçları üretmek için kompleks algoritmalar kullandıklarını belirtti.

Gönüllü izleyicilerin de katılımı ile oyun kartları ile oluşturduğu algoritma sayesinde doğru eşleme yapmayı örnekleyen Sautoy’un demosu ilginç ve eğlenceliydi.

Marcus du Sautoy konuşmasını algoritmaların yapay zeka uygulamalarının altyapısını oluşturduğunu, ve yapay zeka uygulamalarının etik ve kanuni bağlantılarını anlatarak tamamladı.


Geleceği Şekillendirmek

 

Etkinliğin bir sonraki konuşmacısı Arçelik, Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk sunumunda, markanın teknolojinin gelişimiyle birlikte üretim hattında ne şekilde evrildiğinden söz etti.
Hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmak için Arçelik bünyesinde yeni ve genç ekipler oluşturarak, bu genç isimlerin eski nesil yöneticilere mentorluk yaptığını anlatan Öztürk, şirket içi geliştirme ve eğitimlerin önemine değindi.

Eskiden fabrika kurmak için bir bina ve içine kurulacak makina parkını belirlemek yeterken, günümüzde yeni nesil fabrikaların bina ve makinelerden önce yazılım altyapısının kurgulandığını sözlerine ekleyen başarılı yönetici, yakın zamanda çıkacak ürünlerinin açık kaynak kodu destekleyeceğini ve serbest yazılımcıların bu cihazlar için yeni uygulamalar geliştireceğini belirterek sunumunu tamamladı.

.
Dijital Bir Dünyada Oyunlaştırma

Digital Age Summit sahnesinin bir sonraki konuğu ise Accenture Digital Interactive, Stratejik Tasarım&Oyunlaştırma Danışmanı Jasmine Karataş oldu. Karataş Dijital Bir Dünyada Oyunlaştırma  başlığı altında;  oyunlaştırma nedir ve dijital bir dünyada oyunlaştırma nasıl olur sorularına yanıt buldu. Aynı zamanda insan odaklı bir iş yaklaşımının özellikleri nedir, oyunlaştırma ile nasıl örtüşür konusunda da bilgiler veren başarılı isim, oyunlaştırmanın temelerini doğru oturtmak için neler yapılması gerektiğini de izleyiciler ile paylaştı.
Accenture Digital Interactive Stratejik Tasarım ve Oyunlaştırma Danışmanı Jasmin Karatas, oyunlaştırmanın temellerini doğru oturtmak için bilinmesi gerekenleri katılımcılarla paylaştı.

 

Türk Telekom’un hayal@ başlığı altında sahneyi Ümmiye Koçak aldı. Dünyaca ünlü futbolcu Christiano Ronaldo ile çektiği filmle bu aralar gündemde olan Koçak’ın “Hayal kurmak ayrı bir şey, hayalperestlik ayrı bir şey. Önce ne yapabileceğinin farkına varacaksın.” sözleri uzun süre alkışlandı.
Ronaldo ile çekilen reklam filminin kamer arkasına da değinen Ümmiye Teyze erişilebilir hayaller kurarak onları gerçekleştirmeye çalışmanın başarıyı getireceğini, kendi hayatından örnekler sunarak paylaştı.

Akıllı Minyatür Robotlar ve Tıbbi Uygulamalar

Bir sonraki sunumda Akıllı Minyatür Robotlar ve Tıbbi Uygulamalar başlığı ile Max-Planck Institute Direktörü; Carnegie Mellon University, Öğr. Üyesi; nanoGriptech Kurucusu Prof. Dr. Metin Sitti sahneyi aldı.
Nano teknoloji ile nano robotların vücudumuzda gezerek, hastalıklarımızı iyileştirdiğini anlatan Sitti, hap şeklinde alınan minik kameralar ile hastalıkları tespit ve tedavi ettiklerini sözlerine ekledi.
Yakın zamanda daha küçük, damarlarda gezebilecek, uzaktan yönetibilen minik robotlar ile insan vücudunun cerrahi olarak erişelemeyen bölgelerini kolaylıkla tedavi edebileceklerini belirten MEtin Sitti, prototip aşamasındaki bazı araçların videolarını da katılımcılarla paylaştı.
Carnegie Mellon University, Öğr. Üyesi; nanoGriptech Kurucusu Metin Sitti  Prof. Dr. Metin Sitti,  gelişmiş ve yumuşak malzemeler kullanılarak üretilen küçük ölçekli minyatür robotların, sağlık ve biyomühendislik alanlarında ve hastalıkların muayenesinde yüksek etkili uygulama alanlarından bahsetti.

Dark Social

WARC Pazarlama Direktörü Imaad Ahmed ve Deloitte Digital Sosyal Medya Danışmanı Monica Hu  “Dark Social” sunumu ile DASummit17’deydi.
Dark social, İnternetin ölçümlenemeyen ve takip edilemeyen (WhatsApp, Messenger ve hatta Instagram’ın stories – canlı yayınlar gibi kısımları) e-posta yazışmaları gibi alanlara verilen genel ad. Bu tür mecraların kullanıcılar tarafından yoğun olarak kullanımı markalar için kayıp alanlar oluşturuyor. Her ne kadar sosyal medyada geçirilen süre sürekli artsa da takip edilemeyen veriler ve geri bildirimler sektör olarak büyük bir sıkıntı doğuruyor.

Imaad Ahmed, kullanıcıların bir süredir markalar tarafından takip edilemeyen sosyal medya platformlarına eğilim gösterdiğini ve mevcut sosyal paylaşımın %84’ünün ölçülemeyen sosyal medyada gerçekleştiğini belirtti. Pazarlamacıların ise yatırımlarının %90’ını açık platformlarda kullandığını ve bunun markalar adına verimsizliğin önemli bir gündem konusu olduğunu ekledi. Markaların henüz kullanmadıkları bu sosyal alanlar konusunda yapılabileceklere odaklandıklarını söyledi. Dark social’da kullanıcıların daha dürüst ve samimi, açık platformlarda ise daha kontrollü etkileşime girdiklerini, bunun en büyük sebebinin ise risk faktörünü olduğunun altını çizdi ve ekledi…

 

Artık müşterilere doğrudan ulaşabilmek için dark social’ı göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Sosyal medyanın ortadaki pastadan aldığı pay oldukça büyük. Pazarlama çalışmaları ne kadar işe yarıyor noktasında trendlere bakıyoruz. Buna göre sonraki sene nelerden etkileneceğini belirliyoruz. Markaların nasıl diyalog geliştireceği ve hangi adımları atması gerektiği konusuna odaklanıyoruz. Sosyal paylaşım ve diyalogların ötesinde Dark Social adı veriyoruz. Özel ve kapalı alanda olan bitene odaklanıyoruz. Giderek daha fazla paylaşım görünmez oluyor. Sadece Messenger’da her ay aktif olan 800 milyon kullanıcı var. Penetrasyonu da aynı şekilde çok etkili – sosyal paylaşımın %84’ü ölçülemeyen sosyal medyada gerçekleşiyor.

Sosyal dinleme yöntemlerinin dark social kategorilerine göre baştan ele alınması lazım. Bilim adamlarına göre yaptığımız şeyleri belirleyen %98 oranında depomindir. Depominin anahtarı ise hedefler doğrultusunda yapılmasından kaynaklanır. Bu noktada kullanıcının paylaşımlarım şahsi mi, herkesi ilgilendirir mi değerlendirmesine gitmesi lazım. Özellikle Messenger’da muazzam bir tavsiye döngüsü söz konusu. Kullanıcılar burada çok rahat. Kampanyalara dönük konuşmalarda müşterileriniz paylaşmak istediği için mi – bir gereklilik gördüğü için mi bunu yapıyor incelemelisiniz.

Veri çok kilit bir noktada ve Messenger, WhatsApp kullanımının artışı sonrası ölçümleme sorunları başladı ve çözümler buna odaklandı. Yapay zeka ve chatbot’ları kullanan KLM, bu noktada önemli bir aşama kaydetti. KLM örneğinden hareketle bir marka olarak müşteri tabanınız nerede, nereden onlara ulaşırsınız ve bunu nasıl yaparsınız araştırmalısınız. Müşterinizi rahatsız etmeden, birebir etkileşim kurarak ve müşteriyi merkeze koyarak bu trend yolculuğuna çıkmalısınız. Burada kilit konu hangi noktalarda devreye girmeniz gerektiğini bilmekle ilgili.
Monica Hu ise,  Mesajlaşma uygulamalarının artık mesajlaşmanın ötesine geçtiğinin – insanileştiğinin altını çizdi ve müşterilerin artık çok daha kolay vazgeçebildiğini belirterek, KLM’de olduğu gibi kusurusuz bir hizmet vermenin gerekliliğine dem vurdu “kapasite ve güç dengesini iyi kurun” dedi ve ekledi.

WeChat uygulaması özellikle Asya’da çok yaygın ve işler bir örnek. Kullanıcılar WeChat üzerinden hem konuşabiliyor, hem yemek siparişi verebiliyor hem de ödeme yapabiliyor. Dolayısıyla işletmeler de bu kullanıcılar için aktif bir rol içinde ve müşterileriyle doğrudan konuşabiliyor. En nihayetinde chatbot kullanılıyor ve bu noktada nasıl insan gibi davranacaksınız, titizlikle nasıl hareket edeceksiniz önem taşıyor.

İnsanların diyalog ve bağ kurma ihtiyaçları var ve bu çok insani. Dolayısıyla bazı kritik sorular soran çerçevesinde tüketicilerin yolculuğunu yakından izlemeniz ve çözüm yolları üretmeniz önemli. Kanallar arası geçişleri – diyalog kurma biçimlerinizi insanileştirebilir misiniz? İlgili kişiler gerçekten çözümcül bir yetkinliğe sahip mi?

Bunları çözmeniz büyük fırsatları beraberinde getiriyor. Bunu yakalamak için markalar müşterilerine odaklanmalı ve teknolojilerden mutlaka faydalanmalı.

.

Fake News Paneli

Serdar Kuzuloğlu moderatörlüğünde gerçekleşen “Fake News” panelinde, Gazeteci ve teyit.org Kurucusu Mehmet Atakan Foça, Journo, Yazı İşleri Müdürü ve Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sarphan Uzunoğlu, Yalansavar Yazarı ve Developi Genel Müdürü Serdar Başeğmez’i dinledik.

 

MMA Türkiye 2016 Mobil Reklam Harcama Araştırma Raporu Verileri Oturumu

MMA (Mobil Pazarlama Birliği) Türkiye üyeleri, Onursal Başkan Vokan Biçer moderatörlüğünde,  Nielsen Türkiye, Genel Müdür ve MMA Yönetim Kurulu Üyesi Erdem Tolon, Araştırma & Ölçümleme Komitesi Eşbaşkanı Burak Yılmaz‘ın katılımıyla gerçekleşen oturumda MMA Türkiye 2016 mobil reklam harcama araştırma raporu verileri paylaşıldı.
Bu sunumlar sonrası “Chatbotlar ve Omnichannel Stratejisi “ Workshop’una katıldım. Malum Chatbot konusu bir süredir ilgimi çekiyor.

 

Sunumda ilk olarak Yapaytech kurucu ortağı Önder Barış Aşık ve Yapaytech Chatbot Developer’ı Rıfat Kaya’yı dinledik. Aldığım notlara kısaca gelince…

Chatbot tarihçesi ile başladık ve 1960 yılında Eliza ile başlayan bu yolculukta, 2010 yılında Siri ile canlanan konunun 2017 yılında Messenger’ın kullanımının artışıyla günümüzde çokça konuşulan bir konu haline gelişini ve tahmini olarak 2030’a kadar tam olarak insanileşen chatbot’ların devreye girebileceğini gördük. Uygulamaların kullanımının azalması chatbot’ların temel çıkış noktasını oluşturuyor. Her yeni kavram belirli bir doygunluğa ulaştıktan sonra kullanım açısından ilgi odağının uzağında oluyor. Şu an kullanılan chatbot’lar yetersiz ve insan gibi davranamıyor.

Günümüzde chatbot’lar; rezervasyon yapma, taksi çağırma, yemek siparişi verme, bilgi aktarımı sağlama ve temel soruları yanıtlamak için kullanılıyor. Chatbot’ların teknolojisinde ise genellikle iletişim – etkileşim, bilgi ayıklama, kullanıcıyı anlama ve machine learning kavramları üzerinde duruluyor.

Marketlerde uygulamaların düşüşü ise chatbot’ların market değerini yükseltiyor.

Şu an chatbot’ların market değeri 3 Milyar Dolar ve 34.000 developer’ın çalışması üzerinden 100.000’den fazla bot mesajlaşma platformlarında kullanılıyor. 2020 yılında ise işletmelerin %80’inin chatbot kullanacağı düşünülüyor ve market değerinin ise 20 Milyar Dolara ulaşması bekleniyor.
ODC Business Solutions Satış Pazarlama Direktörü Sevil Özkan ise 2.000’in üzerinde müşteriye hizmet verdiklerini belirtti ve chatbot’ların hayatımızda mesajlaşma kavramını tümden değiştirdiğini söyledi. All in one platformların gelişmesiyle birlikte mesajlaşma biçimimizde değişiklik olduğunu, tüketici istek ve ihtiyaçlarının da değişimi ile birlikte chatbot kullanımının bir gereklilik olduğuna dikkat çekti. Chatbot’ların satışa dönüşte hız kazandırdığını, zamanlamada kusursuzluk sağladığını, sosyal medyada beklenen hızlı geri dönüşe çözüm olduğunu, kesintisiz ve güvenilir iletişim sağladığını da ekledi.


Digital Age tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen #DASummit17’nin ikinci gününde izlediğim oturumlara ve aldığım notlara gelince…

Mükemmel bir çoklu kanal deneyimi yaratmak mümkün mü?

Finlandiya kökenli FROSMO’nun Kurucu ve CEO’su Mikael Gummerus, çoklu kanal deneyimi sorunu, kullanıcı deneyiminin püf noktaları ve yeni iş modellerinin oyun bozan sonuçlarını değerlendirdi ve tüketiciye dönük iş faaliyetlerinin geleceğini bizlerle paylaştı.

Aldığım notlara gelince…

Biz bir yazılım şirketiyiz, marka ve müşteriler için ise iki temel duvar var. İlk duvar markaların ürünlerini satan kişiler. İkinci duvar ise, marka ve tüketici arasındaki iletişimi kontrol edenler. Maalesef bu iki kolun birleşimi  sürdürülebilir bir durum değil ve bize gelecekte yardımcı olamayacak gibi duruyor.

Şirketler kendi plan ve stratejilerini öyle yapmalı ki, 7*24 çoklu kanallar içerisinde kullanıcılarıyla iletişim halinde kalabilsinler. Farklı cihazlarla iİletişimi kurarken, bağlı kalmaya devam etsinler. Çoklu kanallarda iletişim kurarken her temas noktasında tüketicinin aklını başından almak gerekiyor. Farklı kanallardan gelen bilgileri ise anlamlandırmak durumundasınız. 2022 yılında çoklu kanallar tam istendiği konumda olacak.

AR will be the new frontier… AR, yeni bir cephe oluşturacak çünkü şu anda telefonumuzun ekranına sıkışıp kalmış durumdayız. AR düşünmek için fazla mı erken. Bu  o kadar güçlü ki benim için bu münferit planı 2020 için ele alacak olmak heyecan veriyor.

Telefonların gelişimi 9 yıllık.

Akıllı telefonların gelişimi ve hayatın ayrılmaz parçası olması tam 9 yılı aldı. 30 sene içerisinde kişisel bilgisayarlarda yayılmışken bu telefonlar için sadece 9 yıl. Geçen yılın sonunda 2.5 milyar akıllı telefon kullanılıyordu şimdi ise 3 milyar dolaylarında. Telefonların artık çok heyecan yaratmamasının nedeni, ihtiyaçlar yani ölçeklenebilir hale gelmelerinden kaynaklı. AR’nin gelişimi bizim düşündüğümden çok daha hızlı olacak.

Bunu süre olarak 5 yıl olarak görüyorum. Peki AR ile ilgili ne olacak? derseniz; özellikle gençler her şeye çabuk adapte oluyor. Javascript ise internetin üçüncü ayağı. Her türlü ekranda ve cihazda çalışıyor.  Uzun vadeli altyapı geliştirirken müşteri güvenliğini sağlamak daha da önemli olacak.

Son derece hızlı ve akışkan bir şekilde kullanıcı arayüzlerinizi güncellemeniz şart Bu Javascript ile mümkün.

Coğrafi sınırlar artık bir şey ifade etmiyor, başkalarının sunamadığı bir hizmeti sunmak zorundasınız.

Değişim ve gelişim her zamankinden daha hızlı, bir sonraki devrim geldiğinde yine muhtemelen bu değişim gerçekleşecek.

Dijitali yönetirken iki stratejiniz olmalı. CRM bunun başlıca unsuru. ERP Project, DMP Project, DB Project, vs. Sürekli yeni şeyler çıktığı için kullanıcı arayüzlerinizi hızlı bir şekilde geliştirmeniz  şart. PC ve mobil’in hızla gelişiminin bir sonraki adımı Javascript olacak. Javascript şimdinin ve geleceğin teknolojisidir.

Digital Age Summit 2017

Digital Age Summit 2017

Yeni bir nesil için yeni bir pazarlama: AdReaction X, Y, Z Kuşağı

Kantar Millward Brown Global Marka Direktörü Duncan Southgate günün ilgi çekici konularından birini masaya yatırdı.
Duncan Southgate, pazarlamanın yeni tüketiciler için değişmesinin gerekliliği konusunda yaptıkları araştırmanın sonuçlarını bizlerle paylaştı. Bu araştırmayı üç başlıkta ele aldı.

  • Kurulum: Pazarlamayı yeni baştan inşa etmemiz gerekiyor mu?
  • Medya: Hangi reklam formatları daha önemli?
  • Yaratıcı öğrenim noktaları

X,Y,Z kuşaklarının farklı dünyalarda yetiştiğini belirten Southgate, Z kuşağının güç bir kuşak olduğunu, ulaşmanın kolay olmadığını belirtti. Z Kuşağının iş yapış şekillerine eskisi gibi devam edemeyeceklerini çünkü Z kuşağının geleneksele yakın olduğunu ve bazı konulardan kaçınma eğilimleri bulunduğunu söyledi. Kısaca aldığım notlara gelince…
Z ve Y jenerasyonu, reklam bloklama teknolojisini X kuşağından ve diğerlerinden daha fazla kullanıyor.

Z Kuşağı reklamları es geçme, mobilden kafalarını kaldırmak konusunda daha seçici.

Türkiye’de, mobil video formatları gençlerin en çok tercih ettiği reklam formatlarından. Video reklamları sevmiyorlar çünkü bir şey yaparken, başka bir şeyin araya girmesini tercih etmiyorlar.  Daha hızlılar. Akademik olarak daha fazla seçenekleri olduğunda hızlı karar alıyorlar.

Daha fazla özgünlük istiyorlar. İçeriği dürüst bir şekilde verdiğinizde bu hoşlarına gidiyor. Eğlenceli, heyecan verici ilginç şeylerle ilgililer.
X Kuşağı, hayatını kolaylaştıracak şeyleri tercih ediyor. Y ve X kuşağı ise kendilerine uygun, nitelikli şeyler istiyor. Z’ler, Snapchat’teki gibi sponsorlu lensleri, filtreleri çok seviyor. Kampanyalarla etkileşim kurabilmeleri için bu nesillere farklı seçenekler sunmalısınız. Z kuşağı,  içinde eğlence unsuru olan reklamlara olumlu bakıyor. Diğer nesiller için eğlence unsuru o kadar da önde değil.

Türkiye’de reklamda eğlence unsuruna yer vermek tüm kuşaklar için hala önemli. İkinci ve üçüncü sırada ünlülerin kullanımı var. 25-30 yıl önce markanın reklamın neresinde olduğu önemli değil derdik ama artık akıllıca bir şekilde marka erkenden ortaya çıkıyor.

İkinci sırada ünlülerin kullanımı var.

Üçüncü sırada sosyal medya celebrity’leri var.

Türkiye’de Z kuşağına ulaşmak daha zor.

Son söz : “Hedef kitlenizi iyi tanıyın, onlara özel çalışmaları sunun ve Adblock kullanmaya zorlamayın.”

Digital Age Summit 2017

Digital Age Summit 2017

Yapay Zekada Yeni Ufuklar

PARC, A Xerox Company CEO’su Dr. Tolga Kurtoğlu “Yapay Zekada Yeni Ufuklar “ konusu ile sahnedeydi.
Silikon Vadisi’nin önde gelen AR-GE laboratuvarlarından biri olan Xerox PARC’ın Genel Müdürlüğüne atanan Dr. Tolga Kurtoğlu, Xerox PARC’ın yapay zekanın ilk ortaya atıldığı zamanlardan beri bu işlerin içinde olan bir kurum olduğundan belirtti ve bizleri nasıl bir geleceğin beklediğini detaylandırdı.
Yapay zeka 1970 lerde geliştirilmiş bir saha. 10-20 yıl içinde bilgiye dayalı sistemlerin bulunduğu bir alan.

Bugünün yapay zeka sistemleri öncekilerden farklı. Veri arttı, artık derin öğrenme algoritmaları kullanılıyor. Bu algoritmalar büyük bilgileri ayrıştırıp veriden öğreniyor. Bilgiye dayalı sistemden, yepyeni bir yapıya ulaştık. Yarın daha fazla veri üreteceğiz. Her sektör için bu geçerli. Rekabet daha hızlı olanların kazanmasını sağlayacak.

AI algoritmaları daha zeki hale gelecek ve bilgisayar işlemlerini yapabilecek.

Her şeyi algoritmalar yapacak ve biz oturarak maaşımızı almaya devam edeceğiz. İmalat, ziraat, taşımacılık ve depoculuk, AI’daki gelişmeler nedeniyle iş kaybına uğraması beklenen meslek kolları. Bazı sektörlerde insan gücüyle gerçekleşen faaliyetlerin AI ile yapılması daha kolay. Örneğin, sürücüsüz arabalar ama bu arabanın İstanbul’da gitmesi zor olabilir çünkü onu kuralsız bir ortamın içine sokmuş oluyorsunuz. Sisli bir yolda gitmesi de zor olabilir. AI’ın gördüğü noktaların, istatistiklerin, hep bir noktada olması lazım ve bu da gerçek dünyayı yansıtmayabilir.
AI’ın geleceği, insan ve makinelerin işbirliği olacak. İnsanla bilgisayar arasındaki ortaklık gittikçe artıyor ve bu da ekonomik süreçler konusunda, yaratıcılık açısından gereklilik arz ediyor. Bazı şeylerde insanlar, bazılarında ise bilgisayarlar daha iyi. İnsanlar, bilgisayarlar kadar kompleks güçlere sahip değil ama uzmanlık denen bir şey var. Ne kadar uzmansak, o kadar iyi bir şekilde karmaşık problemleri çözebiliriz.

Gelecekte makineler insanların yerini almayacak, öte yandan bazı sektörlerde bu mümkün. Yapay zekanın geleceği, insan-makine etkileşimiyle ilgili olacak. Yapmanız gereken ilk şeylerden biri AI sistemlerini açıklanabilir kılmaktır. AI, insanlara sunduğu çözümü nasıl tercih ettiğini anlatabilmeli. Bu da insanla bilgisayar arasındaki güveni sağlayacak temel bir konu.

 

Digital Age Summit 2017

Digital Age Summit 2017

Bankacılıkta oyunbozan iş modelleri.

Günün en ilham veren oturumlarından bir diğeri Atom Bank Kurucu Ortak ve CEO’su Mark Mullen’in gerçekleştirdiği “Bankacılıkta oyunbozan iş modelleri” idi.
Sadece İnternet’te yer alan dijital bir bankayız. Bizim için Atom’da en önemli sözcük avantajdır. Sürekli olarak yaptığımız şeyi nasıl yapıyoruz ve nasıl bir avantaj sağlıyoruz diye sorguluyoruz. Bu bize fırsat sağlıyor.

Atom Bank’ı 3 yıl önce kurduk ve kısıtlamaların tümünün kaldırılışı son bir yılda oldu. Atom Bank olarak 280 kişi çalıştırıyoruz. 6.000 Milyon Poundluk bir mevduatımız var. 5000 yılllık bir geçmişi olan bu sektörde çok genciz. Bir banka olarak yola çıktık ama bu bir tesadüf değildi.
İş stratejinizi biliyor musunuz?

Ne olduğunuzu bilmiyorsanız, neyin önemli olduğunu bilemezsiniz. Bunlar başarıyı ve maliyeti beraberinde getirir. Stratejinin ne olduğunu bilmeyen pek çok kişi var. Herkes strateji lafını gelişigüzel kullanıyor ancak ne olduğu hakkında hemfikir olan yok. Stratejinin 3 unsuru: hedef, kapsam, avantaj. Hedefinizin ne olduğunu bilmezseniz yol haritası çizemezsiniz. İyi bir strateji, içerdiği çok fazla şeyden fazlasını dışarıda bırakır.

Dijital bankacılık gençlere göre diye düşünüyorsanız, size bir haberim var; Müşterilerimiz her kitleden. İyi bir banka dediğimizde, genç insanlar, yaşlı insanlar, büyük-küçük krediler gibi her şeyi barındırır. Bizim için üçüncü ve en önemli unsur başarıya ulaşmak için nasıl bir avantaj sunabileceğimizle ilgilidir.

Atom Bank, dünyanın en karlı bankacılık modellerinden birini yaratmak istiyor.

Dijital hizmet vererek ve kullanıcılarına karlılık sağlayarak bunu yapmayı istiyor. Banka olmanın çekirdeğinde kaldıraç etkisi vardır. Bankalar paranın kendisiyle bunu başarır. Bankaların işi ters giderse ciddi ters gider. Daha fazla para yaratmak farklı şekilde devri daime sebep olur. Biz sadece uygulama üzerimde çalışan bir bankayız.

Şubelerimiz ve telefonla bankacılık yok. Bu demektir ki pek çok müşteri bizimle çalışmayı tercih etmeyecek. Öte yandan bizi seçecek yeteri kadar müşteri vardır. Ben 10 yıldır şubeye gitmedim ama buna ihtiyaç duyanlar da var. Bizim işimiz daha faz maliyetli oluyor. İnsanlar kanalların pürüzsüzlüğünden bahsediyor. Bunun ötesinde yüksek işlem hacimli ürünler üretmiyoruz. Bizimkiler düşük hacimli ürünler. Önümüzdeki 3-5 sene içerisinde büyük bankaların bizim sunduğumuz hizmetlere ulaşması mümkün değil.

Hiçbir dijital müşterinin beklentisi öngörülemez.

Bankacılığı sonsuza dek değiştirmek, daha iyi hale getirmek istiyorum. Şu anki sistem hantal. İlham aldığım ilk şirket Ryanair ve Tesla.

Eğer bu işi yapacaksanız sonuna kadar gitmelisiniz. Çok büyük bir fark yaratmalısınız. Ötesi başarısızlıktır.

Kendinize bir iyilik yapın ve stratejinizi düşünün.İkinci olarak bu stratejinizi uygulayıp uygulamadığınızı düşünün.

İş lideri olarak dış dünyayla ne kadar ilgilisiniz? Ötesine bakmanız lazım.

İnsanların ne yaptığına dikkat edin ve onları izleyin.

Segmentasyona inanıyoruz. İnsanlar verileri size bir şey satmak için topluyor. Hangi gündem veriyi yönetiyor, ben buna şüpheyle bakıyorum. Şu anda bankalar verimsiz. Müşterilerin sizi dikkate alması için gerçekten büyük fark yaratmanız lazım. Bizim amacımız ise farklı bir iş modelinin mümkün olduğunu kanıtlamak.

Digital Age Summit 2017

Digital Age Summit 2017

Online Perakendede Veri Bilimi Kullanım Alanları

HepsiBurada, Veri Bilimi Grup Başkanı İsmail Parsa, Online perakendede veri biliminin kullanım alanları konusunu detayları ile ele aldı.
“Perakendede veri biliminin 4 farklı alanı var. Müşteriler, satıcılar, ürünler ve operasyon. Ben küçük ekiplerle çalışmayı tercih ediyorum bu nedenle çok fazla kaynağım yok. Deneyim, veri biliminin en önemli alanıdır. Hedefleme, yeniden hedefleme işliyor ancak belli bir şekilde harekete geçen, belli sayıda müşteriniz var. Davranışlar, makine öğrenimi modelleriyle öğreniliyor. Bu sayede pazarlama hedeflerimiz için kitlelerimizi geliştirebiliyoruz.

 

Davranış hedeflemenin yanı sıra predictive hedefleme de yapmanız lazım. Kullanıcıların en fazla satın alma eylemi gösterdiği içerikler hangileri, buna bakmak gerekiyor. Makine öğrenme modellerini kullandığınızda predictive hedeflemede davranışsal hedeflemeye göre daha başarılı sonuçlar elde edebiliyorsunuz.

Kanal eğilimi ve müşterilerin o kanalla olan ilişkisi son derece önemli çünkü müşteriler eşsiz ve birbirine benzemiyor.  Kampanyalar için müşteri bulmak ise verimli değil. Kampanyayı müşteri düzeyinde ele almak gerekiyor.

Müşterinin yatkınlığına baktığımız zaman ne yapacaklarını tahmin edebiliyoruz. Eğilimleri bilirseniz, bütçenizi kaydırabilirsiniz. Veri bilimi aslında verinin bilgiye, bilginin pazarlamaya ve satışa dönüştürülme sanatıdır. Biz tüm bunları platform olmadan yapamayız, temelde, müşterilerin tercih süreçlerini izliyoruz. Bütün sonuçlarımız da buna dayanıyor.

Perakende 4.0 

SAP Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Bülent Karal moderatörlüğünde gerçekleşen panelin konukları Vispera Bilgi Teknolojileri A.Ş. Kurucu Ortağı Prof. Dr. Aytül Erçil, Wirecard CEO’su Alper Akcan, Shell & Turcas Perakende Satışlar Genel Müdür Yardımcısı Burçin Toktamış oldu.

Alper Akcan: “Ödeme sistemleri, yeni nesil perakende sistemlerinde daha farklı roller üstlenmeye başladı. Sadece online’da iş yapan perakendeciler varken, geleneksel perakendecilerin de online’a geçiş yapmasını sağladı. Ödeme firmaları, eskiden sadece sepet büyüklüğüyle alakalıydı. Anlamlandırılabilen bu büyük veri çok fazla fırsat getiriyor. Globale açıldığınız zaman farklı ülkelerin ödeme şekillerini işinize entegre etmediğinizde ne kadar pazarlama yaparsanız yapın, kaç kişiye ulaşırsanız ulaşın, satış yapamazsınız.

Nesnelerin interneti, ürünlerin raftan alındığını anlayan teknolojiler, stokta azalan ürünlerin merkeze anında bildirilmesi gibi teknolojiler olacak gelecek 10 yılda. Bunların hepsinde kişiselleştirme  yapılmış olması önem taşıyor.”

Digital Age Summit 2017

Digital Age Summit 2017

Geç Başlangıçtan Dijital Liderliğe

MediaMarktSaturn Retail Group CDO’su Martin Wild dijitalleşmenin hızına bağlı olarak yaptıkları yenilikleri ve bu hıza ayak uydurmak konusunda neler yaptıklarını aktardı. Aldığım notlara gelince…

Son yıllarda bir dönüşüm başlattık ve mağazamıda yenilikler denedik.

Digital Age Summit 2017

Digital Age Summit 2017

2011’e kadar online’da yoktuk.

Tüketicilerin hangi kanalı neden seçtiğine bakmalıyız. Biz online ve offline dünyaların en iyi yönlerini bir araya getiriyoruz.

Tüketici teknolojileri trendlerin başlangıcını oluşturuyor. Misyonumuz doğrultusunda tüketicilerimizi kendi yolculuğumuza çıkartıyoruz.

İnternetin gelmesiyle birlikte artık bize dinozor demeye başladılar. Belki internet gelir gider dedik ama iş böyle olmadı.

Çoklu kanaldan ve perakendenin geleceğinden bahsederken, faktörlere ve kullanıcı alışkanlıklarına bakmak lazım.

Dijital dönüşümü üç ana bölümde ele alıyoruz. Müşteri deneyimi, operasyonlar ve yeni iş modelleri.

Müşteri deneyimini dijital teknolojileri kullanarak daha da kişiselleştiriyoruz. İş operasyonlarını zaman kazandıracak, maliyet tasarrufu yapacak ve müşteriyi memnun edecek şekilde optimize edilmesi, değiştirilmesi

Sürekli olarak trendlere bakıyoruz. Bunun en başında mobil geliyor. Mobilin Online ve offline’ı birleştirici gücü var.

IoT diğer bir birleştirici güç. AR’ı iş yapış biçimimize dahil ediyoruz. AI ve Robotik de diğer ele aldığımız konuların başında. Tüm bunları kişiselleştirme çerçevesinde ele alıyoruz. Özellikle perakendenin geleceği daha da kişiselleştirme üzerine gelişecek. Biz ilk VR alışveriş deneyimini bu yıl gerçekleştireceğiz. Doğru araç ve doğru arayüz ile bu deneyimi yaşatacağız. Perakende çok kişiselleşecek. Yeni fikirlerle sürekli deneyler yapmak zorundayız. Müşteriler dükkana geldiklerinde dijital olarak aradıkları ürünü bulmalarına da yardım etmek istiyoruz. Kişiselleştirme söz konusu olduğunda hizmet kısmı olmazsa olmaz.

Martin Wild Barcelona ve Berlin’de yaptıkları yenilikçi çalışmaların örneklerini de bizlerle paylaştı. Yenilikçi çalışmaları müşterilerin çok sevdiğini ve geçtiğimiz yıl geliştirdikleri bu ürünlerle ödüller aldıklarını da belirtti.

.
Etkinliğe dair anlık paylaşımları #DASummit17 etiketi ile gerçekleştirdik. Bu harika etkinliğe davetleri ve harika organizasyonları için Digital Age ailesine sonsuz teşekkürler.

 

Digital Age Summit 2016’da neler olmuştu diyorsanız aşağıdaki yazımı da okumanızı öneririm.

Digital Age Summit 2016 Notlarım

 

Gelecek yıl görüşmek ve fayda görmeniz dileğiyle…

 

  3Yorum

  1. Pingback: 2017 Yılında Gerçekleşen Etkinlikler - Fundalina

  2. Pingback: Digital Age Summit 2018 Başlıyor - Fundalina

  3. Pingback: Digital Age Summit 2018’in Ardından - Fundalina

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir