2009 ‘un ardından…

Madem herkes yazıyor, ben de yazarım dokuzun son günlerinde aklımda kalanları…

Net hatırlayamıyorum ilk birkaç ayın detaylarını, herhalde bol bol gezmiş ve eğlenmişimdir. Anımsadığım kadarını aktarayım bugünden öyleyse.

Okumaya devam…

Annelerimizden neler öğrendik?

fato

Anneler ile ilgili paylaşımları görünce ben de e-postama fii tarihinde gelmiş olan metni paylaşmak istedim…

Anne oku bunu, sevdiğim renkleri biliyorsun ama sevmediğim renkleri neden merak etmiyorsun?

Annelerimizden neler öğrendik?

-SABIRLI OLMAYI;
‘Baban eve gelsin, sen görürsün!’

-HAKKIMIZI ALACAĞIMIZI;
‘Eve vardığımızda ben bilirim sana yapacağımı’

Okumaya devam…

Cep telefonu ile 3 dakikayı geçen konuşmalar…

184343329_3cb642233b

Cep telefonu ile 3 dakikayı geçen konuşmalar yapılmasına sinir oluyorum. Baktım konuşmanın süresi uzuyor, gerildikçe geriliyorum telefonu çat diye kapatıp çığlık atmak istiyorum.

Bazen ayıp olacak diye kapatamıyordum da… süre uzadıkça; önce ses tonum değişiyor, sonra soğuk terler dökmeye başlıyorum. Tıp dünyası buna acil çözüm bulsun, tüm doktorları göreve çağırıyorum.

Telefonlarımızda 3 dakikayı geçtiğinde otomatik ses kaydı devreye girse… Hani insanların kontörü bitince uyarı geliyor ya işte öyle… Mesela; “Dikkat, bu konuşma gittikçe gergin bir hal almaktadır, telefonda aradığınız kişi her an öfke nöbeti geçirebilir, sözlerini toparlayınız ve 10 saniye içinde bu görüşmeyi sonlandırınız” şeklinde.