PuCCa Mektup yazdım sana

Sevgili PuCCa,

Kitabını henüz bitirdim. Parça parça takip ettiğim yazılarını, kitap halinde elime alıp okumak bambaşka bir duygu. Hayatından kesitler okumaya nasıl başladım – ne zaman bitti anlamadan. Kendine özgü üslubun ve sana özel kelimelerin, okumalarım boyunca beni hep gülümsetti. Hepimizin acılarını, kayıplarını, mutluluklarını ve şaşkınlıklarını “kendin olarak” cesurca ifade etmişsin.

Bakışlarındaki hüznün anlamını biliyorum… Kitabından konuşurken ürkek ve heyecanlı bazen endişeli oluşunun sebeplerini de.

PuCCam; hiçbir şeyi olmayanlar her şeyi olanlara hep saldırır ve zarar vermek ister. Senin her şeyin var; Harika bir yazarsın, gençsin, güzelsin, dostların var, seviliyorsun. Şimdiye dek kimse anlamadı belki de Marilyn Monroe ile neden kendini özdeşleştirdiğini. Ve hiç kimse senin kadar mutluluk ve neşe çıkaramadı yaşadığı acılardan.

Seni seviyorum, çok başarılısın daha da başarılı olacaksın. Okudukça daha da fazlası istenen, merakla beklenen yazarlardan birisin. Sen hep yıldızdın, şimdi ışıldıyorsun.

Okurların / takipçilerin mutlaka edinmiştir kitabını ama henüz almayanlar vakit kaybetmesin. Gözlerinizi doldururken, kahkahalar atabileceğiniz yılın en güzel kitabı bu. Üstelik bir arkadaşımız yazmış – üstelik bizim içimizden, ışıl ışıl parlayan biri…

Okumaya devam…

“Alevli Günler” yeni meşaleler yaktı!

Türk Eğitim Derneği’nin, iyi eğitim görmüş nesiller yetiştirme hedefini sürdürmek ve başarılı ancak maddi imkânları yetersiz öğrencilere üniversite eğitimlerinin sonuna kadar burs sağlamak amacıyla başlattığı “10.000 Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye” kampanyası kapsamında; Marjinal Reklam‘dan Başar Çankaya‘nın davetlisi olarak “Alevli Günler” adlı komedi oyununu hep birlikte izledik.

elde edilen gelirin Türk Eğitim Derneği’ne aktarıldığı oyun, 30 Mayıs 2010 günü İş Sanat’ta sahnelendi.
Oyunun öncesinde ise 2009 yılında en çok meşale yakan bireysel ve kurumsal destekçilere Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu tarafından teşekkür plaketleri verildi.
Siz de bir meşale yakıp, daha aydınlık bir Türkiye için katkıda bulunabilirsiniz. http://www.turkegitimdernegi.org.tr/

Amber Sanat ve Teknoloji Festivali

balkenoben

Amber Sanat ve Teknoloji Festivaline yalnız gittim. Bu ülkede kimse sanat ve teknolojiyi aynı cümle içerisinde görmek istemiyor.

Hevesli başladığım festival gezimi, kafamda boşluklarla tamamladım.

Faydalı olacağını ve çok seveceğimi düşündüğüm bu festivalde soru işaretleri http://09.amberfestival.org/ web sitesini gezdiğimde başladı. Tekrar tekrar incelediğim halde doyurucu bilgi bulamadım. Gitmezsem kendimi affetmem diyerek yola koyuldum. İndirimli pasom sayesinde 3 TL’ye Yerebatan sarnıcı biletimi aldım, turist kalabalığından sıyrılarak  içeriye girdim.

Okumaya devam…

District 9

d9

Bu filmi, Wall-e kucağımdayken, ancak korkmasın diye gözlerini kapatarak izledim.

Muhteşem bir uzay gemisi (en ince detayı ve ihtişamıyla) dünyaya ulaşılabilecek bir mesafede durmuş, kalmış. Biz merakla, bunlar dost mu / düşman mı endişesiyle beklerken, sefil ve aciz uzaylılarla karşılaşıyoruz. Madem biz insanız, sefilleri ezer ve aşağılarız diyoruz. Uzaylıları tanıyınca duygusal, duyarlı ve saldırgan olmadıkları için hükmedelim diyoruz. En aşağılık gördüğümüz ırklar bile kendilerinden daha alt bir grup bulmaktan mutlu ve tadını çıkarıyor. En ilkel, en batıl inançlarına uzaylıları alet ediyor. Kapağını açtığımızda kokusundan tiksinerek kabına boca ettiğimiz kedi mamalarını uzaylıların en sevdikleri yiyecek olarak ilan ediyor. Uzaylılar fiziksel olarak güçlüler, teknolojik olarak öndeler ama kendilerini aşağılayan, yok eden, sömüren, kötü davranan insan ırkına bir türlü karşı gelemiyor. Tek amaçları çöpten buldukları enerji kaynağı ile kendilerine ait olan uzay gemisi ile kaçıp, insanları bilinmeyene şikayet etmek.

Okumaya devam…