Dün akşam bloggerlar olarak Superonline’ın Esentepe’deki Deneyim Merkezi’nde idik.

Yetkililer bizi oldukça sıcak ve samimi bir şekilde karşıladı. Sorunlarımızı dinlediler, sorularımızı yanıtlayıp çözüm önerilerinde bulundular.
Bu modern ve şık binada; elektriklerimizin kesildiğini bile görüp – anında bizi bilgilendirebildikleri bir Network Kontrol Merkezi kurmuşlar. Oldukça konforlu olan Help Desk bölümünde çalışan arkadaşları ziyarete gittiğimizde, önlerindeki dev ekranlarda maç izlediklerini düşündük 🙂

2.Redbul Flugtag İstanbul’un ardından…

“Uçmak için güzel bir gün” sloganıyla duyurulan etkinlik, sabaha karşı yağan şiddetli yağmura rağmen 23 Mayıs 2010 Cumartesi günü Caddebostan Sahilinde yapıldı.

İlki kadar rağbet gören bu etkinlik, günlük güneşlik bir havada gerçekleşti. Resmi web sitesinde http://www.redbullflugtag.com.tr/ 100 bin kişi izledi deniyordu ancak toplam izleyici sayısının duyurulanın yarısı olduğunu gözlemledim.

”Kahraman bir pilot olma” hayali kuran 36 çılgın uçuş ekibinin birbirinden ilginç uçuş makineleriyle gösterdikleri eğlenceli performanslar ile sona erdi.

Ben, ailem ve arkadaşlarım etkinliği Genç Turkcell teknesinden izledik. Atlayışları görme açısından oldukça avantajlı bir konumda olmamıza rağmen, teknesinden somurtkan bakışlarla bizi süzen Pınar ALTUĞ, eşi ve arkadaşları tarafından (herhalde rahatını bozmuştuk, bikini keyfi ile güneşlenen bu ünlü kişinin) dikkatimiz dağıtıldı 🙂 Özellikle teknedeki erkekler gösteri alanını değil, tam tersi yöndeki Pınar ALTUĞ teknesini izlemeyi tercih ettiler.

Gelelim aksaklıklara;

Genç Turkcell teknesinin sahilden 11:30’da taşıma yapacağı söylendi, 11:45’de orada olmamıza rağmen 40 dakika kadar bekledik ve ilk atlayışları izleyemedik. Oysa ki, basın teknesine yapılan taşımacılıkta hiçbir sorun yoktu! Heyecanla beklediğimiz bu etkinlik;  tepemize güneş, dizlerimize ağrı, susuzluk harareti ve bekletilmenin verdiği öfkeli serzenişle başladı. Tekneye ulaştıktan sonra içeceklerimizi içtik, içecek ikramı gerçekten çok iyiydi ve tekneden atlayışları izlemek oldukça zevkliydi. Teknede friendfeed’den arkadaşlarım Tolga, Okan ve Sedat’da bulunuyordu.

Ben, en uzun mesafe ve ikincilik ödülünü alan Anka Kuşu’nu (27 Metre uçtular) ve eğlenceli dakikalar yaşatan ve beşinci olan Ehli Keyif ekibini çok sevdim. Teknede en fazla alkışı Infinity of flying ekibi aldı.

Atlayışlar sonrasında herkes, bir sonraki flugtag için tasarlayacağı aracı konuşuyordu. Uçmak, eğlenmek ve güneşlenmek için harika bir gündü 🙂

Kaçıranlar için bu hafta sonu Kanal D ekranlarında tekrarı var! Genç Turkcell teknesi için yardımcı olan Gizem‘e teşekkürler…

Uçmak için güzel bir günde buluşalım…

DORİTOS HAYDARİ  2.RED BULL FLUGTAG 2010’da en keyifli ekip EHLİ KEYİF’in sponsor.   Takım pilotu Orhan ÖZÇALIK yönetiminde; Ufuk ÖZGÖZ, Atilla KARAALP, Tuğçe KILTAŞ,  “Var mısın Haydariye! Hadi gari, HAZAR’ı destekle… “ diyecek!

Eğlenceyi kaçırmayın! 23 Mayıs 2010 Pazar günü saat 12:00’de Redbull Flugtag’ın özel gnçtrkcll teknesinde olacağım… Hepinizi Caddebostan sahile bekliyoruz.

http://www.redbullflugtag.com.tr/

Gennaration gülümsetir :)

Ali Rıza ESİN sayesinde elime Gennaration gazetesi ulaşıyor. Poşetinden çıkardığımda  yüzümde kocaman bir gülümseme oluyor. Sayfalarını karıştırmak görsel açıdan da büyük bir keyif.  Her satırını gazetenin içine gömülerek okuyorum.

Tanıdığım insanların, dolu dolu fikirlerini okumak gurur veriyor. İçimizden birilerinin kendi gündemimize yer verip, alternatif içerik sunması okuduklarımı daha da değerli kılıyor.

Bu ay; Uğur ÖZMEN’in “Müşteriyi dinleyin derlerse… Makalesinden ajandama geçen Henri FORD’un sözünü: “İnsanlara ne istediklerini sorsaydım, daha hızlı giden at üretirdim.” Sizinle paylaşmak istedim.

Reklama, reklamcılığa, pazarlamaya, teknolojiye, markadan sektöre… Zengin bir içerik sunan Gennaration ekibine uzun soluklu bir yayın hayatı diliyorum. Emeği geçenlerin ellerine sağlık, umarım her yeni sayı elime ulaşır ve gülümsemem devam eder.

Teşekkürler…

Gazeteyi http://www.gennaration.com.tr adresinden PDF formatında bilgisayarınıza indirebirsiniz.

Onun bir hayali var

Doritos, Hisseli Tatlar Kampanyası’nda finalistlerin yarattıkları tatları sosyal mecralarda duyurmak için işin benden de danışmanlık istediğinde hem sevindim hem de biraz şaşırdım. Bu çalışma için üç gruba ayrılacağımız söylendi. Özlem, Eren Kumcuoğlu ve ben, Doritos Haydari için Hazar İYİDUVAR’la çalışacaktık.

Doritos Gavurdağı ekibinde çok sevdiğim arkadaşlarım Cihan Kaloğlu, Hasan Yalçın ve Erhan Erdoğan bulunuyordu.  Doritos Zeytin Kekik ekibinde ise mutfakta ve dostlukta 10 kaplan gücünde Nilay Tulum, girişimci -yaratıcı arkadaşım Fatih Taşkıran ve Arman Acar vardı.

Çalışmak için bir araya geldiğimizde heyecanlıydık. Bu kampanya bireysel olarak bizi geliştireceği gibi, Türkiye’de bir ilk olması sebebiyle sosyal mecra kullanıcıları için de bir fırsat olacaktı. İlk olmanın getirdiği sorumluluk ve gurur duygusu da cabası…

Okumaya devam…

Colgate Sensitive Pro-Relief

Colgate Sensitive Pro-Relief paketim geçen hafta elime ulaştı. Planımı dikkatli bir şekilde yaptım; ürünleri yaşları – cinsiyetleri ve diş yapısına göre kategorilendirdiğim tanıdıklarıma dağıttım. Bir hafta sonra ürünle ilgili fikirlerini alacağımı da belirttim.

Okumaya devam…

TTNET, bizim icin “Tivibu” hizmetine basladi.

“Tivibu”, Blogger lansman gecesinde ürün oldukça eleştiri aldı, ertesi gün de devam etti. Teknik olarak yetersizliği sorgulandı ve beklentileri karşılayamadığı söylendi. Bu kadar konuşulup – tartışıldığına ve irdelendiğine göre demek ki böyle bir ihtiyacımız varmış. Eleştirilerin çoğuna katılıyorum ama bir yandan da geliştirilebilecek bir sistem olduğu düşüncesiyle yüzeysel bir bakış açısı sunuyorum… Okuyun aşağıda;

TTNET, kadın müşterileri için “Tivibu” hizmetine başladı.

  • Bütün kadınlar kontrolü sever, tivibu tam bizlik… Canlı yayını bile durdurabiliriz, beğendiğimiz dizi oyuncusunu en sevdiğimiz görüntüsünde dondurabilir – saatlerce izleyebiliriz.  Al bilgisayarı yandaki yastığa koy, izleye – dinleye uyu.
  • Kotayı kredi kartı limiti gibi düşünün, limit aşımı alış verişi engellemez ama sonra üzer. Kota denen kavramı zaten çok sorgulamaya da gerek yok, ileride sorun yaşamamak için sınırsıza doğru ilerlemelisiniz.
  • Maç yayınları yok henüz, buna da erkekler üzülsün bize ne! Ayrıca spor programlarını durdurarak izleyebilir erkekler arasında memleket meselesi olan “ofsayt’ın derin anlamı” nı tekrar tekrar izleyerek kolayca öğrenebiliriz. Böylece erkeklerin egemenliğinde olan “evet ofsayt / hayır ofsayt değil” tartışmasını ele geçirip, “penaltı pozisyonu” ve “hangisi serbest vuruş olmalı çift vuruş kararı bu şekilde mi alınmalı” sorunsal çözümüne geçiş yapabiliriz.

  • Tivibu için Windows kullanıcısı olmalıyız, zaten öyleyiz başka işletim sistemlerini kullananlar düşünsün.
  • Tivibu iki formatta yayın yapıyor; ilki 4:3 formatı, ikincisi ise 16:9 Yüksek yayın kalitesi, televizyona bağlasam nasıl olur, playstation ile uyumlu mu, projeksiyon cihazı ile yansıtsam mı diye düşünmeyin… tivibuyu sadece bilgisayarınızda kullanın zaten bu maddeyi neden yazdım ki biz bunları düşünmeyiz.
  • Tivibu 30 Nisan’a kadar 1 TL, bu tarihten sonra ise 4 TL. Bildiğin büyük indirim J DVD kiralama servisinden film kiralayıp 24 saat içerisinde durdura – oynata izleyebiliyoruz. Ücreti filmine göre 50 kuruş ile 3 TL arasında. Üstelik ödemelerimiz aylık ADSL faturamıza eklenecek yani para ödemiş sayılmayız.  Biliyorsunuz kredi kartıyla ödüyorsak, ödeme talimatı veriyorsak, taksit yaptırıyorsak bu bir harcama sayılmaz.
  • Tivibu’yu kullanacağımız yazılımı indirmek ve üye olmak çok kolay. Hem hızlı çalışıyor hem de kullanımı çok kolay. Uzaktan kumandayı kaybetme derdi de yok. Sevgilim şu filmi / diziyi indirsene diye rica etmek zorunda değiliz. Her şey derli toplu elimizin altında daha ne olsun.
  • Tivibu yakında moda olacak, yeni trendleri erkenden takip edip teknoloji ikonası olmak biz kadınların da hakkı. Erkekler tartışa dursun, biz hayatımızı kolaylaştıralım, link şurada http://www.tivibu.com.tr/ama tıklandığında bir sürü gereksiz bilgi var – burada okuduklarınızla yetinip üye olun ve yazılımı indirip ileri ileri… Öptüm bay, kadın olmak daha kolay.