Skyline “Yukarıdaki Tehlike” Dikkat spoiler içerir ama filmle ilgili yararlı bilgi içermez…

Yılın filmi Skyline, güzel yurdumda Amerika ile birlikte aynı anda vizyona girdi. Belli ki yapımcılar bilim kurgudan anladığımızı ve gerekli değeri vereceğimizi sezmiş. Gelelim bu sanat eserinin genel değerlendirmesine. Film kısaca çok yeni bir konuyu ele alıyor. Uzaylılar geliyor, korku ve ölüm saçıyorlar ama destansı bir şekilde.
Kafama takılanlar;
  • Erkekler merakla ışığa ilk bakan oluyor, kadınlar çok mu korkak – çok mu ilgisiz!
  • Gemilerinin arkasındaki uçuşan krapon kağıtları ne işe yarıyor?
  • Uzay gemileri elektrikli süpürge gibi ama neden sizi içine çekerken romantik bir öpüşme yaşayabileceğiniz kadar yavaş bir çekim gücüne sahip?
  • Hamilelerin ilk tepkisi sigara dumanına tepki göstermek midir?
  • İnsan beynini löp diye omurilikle birlikte sökmek mümkün müdür?
  • Hamile olmak uzaylılar gözünde saygınlık kazandırır mı?
  • Gazı açıp uzaylı öldürecekseniz ağzınızda mutlaka bir sigara izmariti olmalı mıdır?
  • Evcil köpeğimiz (her filmde klişe olduğu üzere) neden havlayarak ölümümüze sebep olur?

Okumaya devam…

Kurban Bayramı şekerim bu yıl Eti Tutku.

Şifre çözme konusunda üstün yeteneklerimi konuşturarak açtığım sandığın içinde 22 Adet Eti Tutku paketi buldum. Bayram öncesi geldiği için rafya ve balonla süsleyerek bayram bisküvisi olarak bir kısmını çocuklara dağıtmaya karar verdim.

Sandığın içinden çıkan notta 22 Kasım’da başlayacak olan “Tutku’na sahip çık” oyunundan bahsediliyor. Açması hem keyifli hem de heyecanlı olan bu sandıklardan kazanmak için 22 Kasım’dan itibaren “tutku’na sahip çık” oyununu oynamanız yeterli.

Eti ve Dekatlon Buzz‘a, bu güzel sürpriz için teşekkür ederim 🙂

Amber Sanat ve Teknoloji Festivali “Verikent” ziyaretinizi bekliyor!

Amber Sanat ve Teknoloji Festivalinin bu yıl teması “Verikent” olarak belirlenmiş. Günlük hayatta kullandığımız her tür verinin kent hayatındaki önemi temel olarak vurgulanmış. Geçen yıl biraz zayıf bulduğum ülkemizin tek sanat ve teknoloji festivalini mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Özellikle son yıllarda teknolojinin gelişimiyle verileri toplama ve işleme kapasitesi çok arttı. Verinin toplanması, saklanması ve işlenmesi, gündelik hayatımızın görünen ve görünmeyen pratiklerinden biri olarak hukuktan etiğe, insan haklarından sağlığa kadar geniş bir alanda kimileri için mutlak bir yarar, kimileri için bir tehdit unsuru halini alıyor.

Bu yıl festivalde ana mekan olarak Sanat Limanı (Antrepo No:5) kullanılmış, çok da iyi olmuş. Eserlerin tek bir alanda olması ziyaretçiler açısından büyük avantaj. Ücretsiz gezebileceğiniz bu festivalde ne yazık ki sanatçı sunumları ve atölye çalışmaları için geç kalmış olabileceğinizi hatırlatmak isterim. Festivalin yeteri kadar tanıtımı yapılmadan bu tip çalışmaların erken tarihlere alınması bizler açısından büyük talihsizlik. Web sitesinde sunulan bilginin kısıtlılığı, verilen bilginin eksikliği (hatalı bilgiler de var ne yazık ki)  bir teknoloji festivali olmasına rağmen konferansların akıcılıktan yoksun ve durağan oluşu açıkçası beni üzdü.

Amber’10 Sanat ve Teknoloji Festivali “VERİKENT” i 5-14 Kasım 2010 tarihlerinde Sanat Limanında (Antrepo No:5) ücretsiz gezebilirsiniz.

Gelelim festival sonrası aklımda kalanlara;

Kapasitif Beden

Bu yerleştirme, etrafındaki sese tepki veren bir ışık sistemi. Karanlık odaya girdiğinizde yaptığınız her hareket duvardaki görüntünün sizinle birlikte canlanmasına sebep oluyor. Eğer benim gibi dans etmeye başlarsanız duvardaki görüntünün coşkuyla size eşlik ettiğini görebilirsiniz.

Okumaya devam…

İndibindibüs Metrobüs

Geçtiğimiz yaz duraklara, turnike harici ayaklı akbil ekranları kondu. Eee masrafı nasıl çıkacak, zamla tabii. Toplu taşımaya özendirmek için yapılan bu büyük girişimin! sonucunun farklı olmasını zaten bekleyemezdik. Mesafeye göre ücretlendirme yani indi – bindi mantığının 3 durakla neye göre ölçüldüğü ayrı bir muamma. Aşağıda konu ile ilgili yapılan duyuru var;

Okumaya devam…

Tüm deniz canlıları birleşin… Turkuazoo


Geçenlerde Turkuazoo’yu ziyaret ettik. Burası Bayrampaşa Forum İstanbul’un içerisinde kocaman bir mekan. Gişeleri geçtikten sonra ilk yapmanız gereken, fotoğraf çektirmek üzere bir poster önünde dikilip aaa sesi çıkararak şaşırmış bir ifade takınarak poz vermek. İstemiyorum, çektirmeyeceğim deme şansınız yok, çalışanlar bir öğretmen edasıyla sizi bunu yapmaya zorluyor. Merdivenlerden indikten sonra akvaryumların içerisinde dünyanın dört bir yanındaki deniz ve okyanuslardan getirilen 10 Bini aşkın deniz canlısı le tanışıyorsunuz.

Okumaya devam…