10 Metre aralıklarla 40 Tane dükkan

Geçen haftalardan birinde kardeşim Özlem ile birlikte en fazla ne kadar yeriz etkinlikleri kapsamında akşam yemeği için
sözleştik. Kardeşim bu aralar çok konuşuyor, ben de onu dinlerken sıkıntıdan sürekli yiyorum. Bikini içine girme
hayallerimize tüy dikmek için pizza ile başlayalım dedik ve Vapiano‘ya gittik. Roka salatası ve pizza karışımı kocaman bir
Rucola yedim utanmadan ve fiyatını önemsemeden rose şarap bile içtim. Özlem sürekli ucuz uçak biletlerinden ve H&M
indiriminden bahsederken ya ne yapacaktım a dostlar! Anadolu yakasında herkes en iyi pizza adresini farklı verir ama burası
çok konuşkan arkadaşlarınızı sıkılmadım rolü yaparak dinleyebileceğiniz bir yer. Tazecik ve istediğiniz gibi hazırlanan
yemekler bol sıfırlı kredi kartı ödemesiyle hemen servis ediliyor. Acılı zeytinyağını özellikle tavsiye ederim. Yeni çıkan
çorba öncesi pizza görünümlü ekmeklerinden sarımsaklı olanı şahane. Kasa önünde ağız tatlılığı olsun diye sunulan jelibon
ayılarından sakın almayın. Her önüne gelen ayıları renklerine göre alıp ağzına atmıyor – meyve alır gibi hepsini
mıncıklayıp sadece bir tanesini alıyorlar… Benden söylemesi.

2010 Dünya kupası, gelir kapısı

“Futbol çok basit bir oyundur. Ama futbolu basit oynamak çok zordur.” demiş Cruyff. “Neden dünya kupasında yokuz? Orada olmayı asıl biz hak ediyoruz…” deyip durduk. Yeniköy kasabı Del Bosque, Stajyer LOW güzel yurdumun süper liginin değerini bilemeden gidip oralarda kupa kaldırdılar, Yazıklar olsun 🙂

Hakem hatalarıyla dolu, futbol katili vuvuzelalı bir kupa daha geride kaldı. Eleme maçları oldukça sıkıcı olmasına rağmen güzel maçlar izledik. Final maçında ahtapot Paul kadar olamadım ve kazananı bilemedim ama turnuva boyunca iddiaya girerek güzel paralar da kazandım. Turnuva boyunca; Villa, Forlan ve Sneijder’i hayranlıkla izledim. Turnuva sonunda İspanya liginde Barcelona haricinde bir takım tutsam bunalıma girerdim diye de düşündüm. Barcelona ya bir de utanmadan Fabregas’ı kadrosuna dahil ederse… diye kurgulamadan duramadım.

İDO ile içinden deniz geçen yarim İstanbul

İDO’nun hizmetlerini yakından gözlemlemek bloggerlara yapılan organizasyonda Utopic Farm’ın davetlisi olarak harika bir gün geçirdik.

Organizasyon 555 Yıllık tarihi Haliç Tersanesi’nde yer alan, Haliç Sakinleri Fotoğraf Sergisi’ni gezmek üzere konforlu ve süratli bir yolculuk yaptığımız Deniz Taksisi ile başladı. Daha önce de iki defa kullandığım bu deniz aracı, kalabalık gruplar için ideal çözüm.  Deniz Taksilerinde ücret taksimetre ile belirleniyor ve 27 iskeleden hizmet veriyor. http://www.deniztaksi.com.tr/

Okumaya devam…

PuCCa Mektup yazdım sana

Sevgili PuCCa,

Kitabını henüz bitirdim. Parça parça takip ettiğim yazılarını, kitap halinde elime alıp okumak bambaşka bir duygu. Hayatından kesitler okumaya nasıl başladım – ne zaman bitti anlamadan. Kendine özgü üslubun ve sana özel kelimelerin, okumalarım boyunca beni hep gülümsetti. Hepimizin acılarını, kayıplarını, mutluluklarını ve şaşkınlıklarını “kendin olarak” cesurca ifade etmişsin.

Bakışlarındaki hüznün anlamını biliyorum… Kitabından konuşurken ürkek ve heyecanlı bazen endişeli oluşunun sebeplerini de.

PuCCam; hiçbir şeyi olmayanlar her şeyi olanlara hep saldırır ve zarar vermek ister. Senin her şeyin var; Harika bir yazarsın, gençsin, güzelsin, dostların var, seviliyorsun. Şimdiye dek kimse anlamadı belki de Marilyn Monroe ile neden kendini özdeşleştirdiğini. Ve hiç kimse senin kadar mutluluk ve neşe çıkaramadı yaşadığı acılardan.

Seni seviyorum, çok başarılısın daha da başarılı olacaksın. Okudukça daha da fazlası istenen, merakla beklenen yazarlardan birisin. Sen hep yıldızdın, şimdi ışıldıyorsun.

Okurların / takipçilerin mutlaka edinmiştir kitabını ama henüz almayanlar vakit kaybetmesin. Gözlerinizi doldururken, kahkahalar atabileceğiniz yılın en güzel kitabı bu. Üstelik bir arkadaşımız yazmış – üstelik bizim içimizden, ışıl ışıl parlayan biri…

Okumaya devam…

Dün akşam bloggerlar olarak Superonline’ın Esentepe’deki Deneyim Merkezi’nde idik.

Yetkililer bizi oldukça sıcak ve samimi bir şekilde karşıladı. Sorunlarımızı dinlediler, sorularımızı yanıtlayıp çözüm önerilerinde bulundular.
Bu modern ve şık binada; elektriklerimizin kesildiğini bile görüp – anında bizi bilgilendirebildikleri bir Network Kontrol Merkezi kurmuşlar. Oldukça konforlu olan Help Desk bölümünde çalışan arkadaşları ziyarete gittiğimizde, önlerindeki dev ekranlarda maç izlediklerini düşündük 🙂

“Alevli Günler” yeni meşaleler yaktı!

Türk Eğitim Derneği’nin, iyi eğitim görmüş nesiller yetiştirme hedefini sürdürmek ve başarılı ancak maddi imkânları yetersiz öğrencilere üniversite eğitimlerinin sonuna kadar burs sağlamak amacıyla başlattığı “10.000 Genç Meşale Daha Aydınlık Türkiye” kampanyası kapsamında; Marjinal Reklam‘dan Başar Çankaya‘nın davetlisi olarak “Alevli Günler” adlı komedi oyununu hep birlikte izledik.

elde edilen gelirin Türk Eğitim Derneği’ne aktarıldığı oyun, 30 Mayıs 2010 günü İş Sanat’ta sahnelendi.
Oyunun öncesinde ise 2009 yılında en çok meşale yakan bireysel ve kurumsal destekçilere Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu tarafından teşekkür plaketleri verildi.
Siz de bir meşale yakıp, daha aydınlık bir Türkiye için katkıda bulunabilirsiniz. http://www.turkegitimdernegi.org.tr/