“Sosyal” Medya ve Sosyal Çalışmaları

Sosyal Medyanın Friendfeed ayağında yer alan sosyal çalışmalarını toparlamak istedim. Bir kısmına bizzat katıldığım, bir kısmını ise takip ettiğim bu çalışmaları aşağıda görebilirsiniz.
  • Doritos’un Hisseli Tatlar kampanyası, “üretilecek yeni cipsinin tadını ve adını sen bul, satışının %1’ine ortak ol” sloganıyla tanıtıldı. 3 Finaliste, yarattıkları tatları sosyal mecralarda duyurmaları için 9 Blogger danışmanlık yaptı. Kampanyanın finalistlerine interaktif danışmanlık yapan bloggerlardan biri de bendim. Projede Blogger Danışmanlık Yaratım ve Yönetimi ekibi Proximity İstanbul iken, İnteraktif Reklam Ajansı & Sosyal Medya Yönetimi Wanda Digital tarafından gerçekleştirildi.
  • İlgili yazım
  • İDO yani “İstanbul Deniz Otobüsleri” tarafından düzenlenen “Şehir Hatları Sineması” etkinliği 24 Temmuz Cumartesi akşamı yapıldı. Fatih Akın yapımı “Crossing the Bridge/İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek” filmi toplu halde izlendi.
  • İDO’nun hizmetlerini yakından gözlemlemek bloggerlara yapılan diğer bir organizasyonda Organizasyon 555 Yıllık tarihi Haliç Tersanesi’nde yer alan, Haliç Sakinleri Fotoğraf Sergisi’ni hep birlikte gezdik.
  • Her iki etkinlik UtopicFarm tarafından gerçekleştirildi.
  • İlgili yazım
  • Bi’ Bakar Mısınız?, UtopicFarm tarafından Özürlüler Vakfı adına yürütülen, 2010 itibariyle Engelleri Kaldır Haraketi’nin desteğiyle büyüyen bir hareket. Amacı; Toplumsal yaşamda özürlülerin ulaşım ve benzeri alanlarda maruz kaldıkları ayrımcılık ve karışı karşıya oldukları zorluklar hakkında çalışmalar yaparak farkındalık yaratmaktır, engelli insanların hayatlarını kolaylaştıracak yöntemler üretme konusunda kamuoyu oluşturmaktır.
  • Sosyal medyada projeyi destekleyenler
  • İlgili yazım

Okumaya devam…

”Past Present Future”(Geçmiş Şimdi Gelecek) Sergisi

Yapı Kredi Kültür Merkezi, ”PastPresentFuture”(Geçmiş Şimdi Gelecek) gezici sergisine ev sahipliği yapıyor. UniCredit Group’un (İtalyan UniCredit ile Alman HypoVereinsbank ve Viyana merkezli Bank Austria) sahip olduğu bu koleksiyon Türkiye’de ilk kez sergileniyor. Aslında koleksiyon tamamı antik Yunan ve klasik Roma’dan günümüze kadar sanat tarihini yansıtan 60 bin eserden oluşuyormuş.

Sergiye konsepti gereği, geçmişi bugünün gözünden görme ve geleceğe bugünden bakmak için gittim.

Okumaya devam…

Farah Yurdözü ve Ufolar

Farah Yurdözü, ünü ülke sınırlarını aşmış oldukça önemli bir UFO araştırmacısı. Bu konuda beş kitabı bulunan yazarın eserlerinden ikisi sadece yurtdışında yayınlandı. Türkiye’de yayınlanan ve UFO meraklıları için birer başucu eseri niteliğimdeki kitaplarına birlikte gözatalım dilerseniz.

Okumaya devam…

Alternatif program önerisi “Anthony Bourdain & No Reservations”

Bir süredir kendisine hastayım. Anthony Bourdain’in No Reservations programı Digiturk Show Plus kanalında Çarşamba günleri saat 22:00 de yayınlanıyor. Hemen her bölümünü kaçırmadan izliyorum.
Anthony Bourdain, küçük yaşta yemek yemek ve pişirmeye ilgi duymuş, ilk gençlik yıllarında başka bir alanda okurken para kazanmak için bir restorana girerek, bu dünyada aşçılıktan başka bir şey yapamayacağına karar vermiş, şu anda çok ünlü olmuş Amerikalı bir şef.
Anthony her bölümde bir şehre gidiyor ve orada yenmeyecek ne kadar yiyecek varsa hepsini iştahla tüketiyor. Asla yemeyeceğiniz şeyleri birinin yemesi ve lezzetli bulması garip bir şekilde çekici geliyor. Üstelik gezdiği şehri ve o ülkenin kültürünü o kadar başarılı bir şekilde yansıtıyor ki, neredeyse gitmiş kadar oluyor – o bölgenin gizemini çözdüğünüzü düşünüyorsunuz.  Görüntülerin üzerine konan iç ses programa ayrı bir keyif katıyor. Televizyonun abuk diziler ve garip yarışmalardan geçilmediği son zamanlarda, imkanınız var ise kendisini izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle Suudi Arabistan, Barcelona ve İstanbul ile ilgili bölümü mutlaka göz atın 🙂

Skyline “Yukarıdaki Tehlike” Dikkat spoiler içerir ama filmle ilgili yararlı bilgi içermez…

Yılın filmi Skyline, güzel yurdumda Amerika ile birlikte aynı anda vizyona girdi. Belli ki yapımcılar bilim kurgudan anladığımızı ve gerekli değeri vereceğimizi sezmiş. Gelelim bu sanat eserinin genel değerlendirmesine. Film kısaca çok yeni bir konuyu ele alıyor. Uzaylılar geliyor, korku ve ölüm saçıyorlar ama destansı bir şekilde.
Kafama takılanlar;
  • Erkekler merakla ışığa ilk bakan oluyor, kadınlar çok mu korkak – çok mu ilgisiz!
  • Gemilerinin arkasındaki uçuşan krapon kağıtları ne işe yarıyor?
  • Uzay gemileri elektrikli süpürge gibi ama neden sizi içine çekerken romantik bir öpüşme yaşayabileceğiniz kadar yavaş bir çekim gücüne sahip?
  • Hamilelerin ilk tepkisi sigara dumanına tepki göstermek midir?
  • İnsan beynini löp diye omurilikle birlikte sökmek mümkün müdür?
  • Hamile olmak uzaylılar gözünde saygınlık kazandırır mı?
  • Gazı açıp uzaylı öldürecekseniz ağzınızda mutlaka bir sigara izmariti olmalı mıdır?
  • Evcil köpeğimiz (her filmde klişe olduğu üzere) neden havlayarak ölümümüze sebep olur?

Okumaya devam…