Fazla_mi_gercekci,_evet.

Flashforward dizisini bir kerede izleyip bitirdim. Geleceği anlık bile olsa yaşama fikri… Geleceği görenlerin, kaderlerini (varsa) değiştirmek üzere çaba göstermesi.

Bilim kurgu kadar zihnimi açık tutan ve beni geliştiren çok az şey var. Geriye baktığımda geçmişim tek ama, belki o gün/bu gün/ şu gün… yolumu değiştirsem veya bakışlarımı ayaklarımdan kaldırsam geleceğimi farklı yaşayabilirdim diyorum. Zamanda olayları / davranışları değiştirmek belki de olacakları yok etmiyor, sadece biraz geciktiriyor veya erteliyor. Böyle düşünmek beni kaderci mi yapıyor emin değilim.

Okumaya devam…

studentSN Mikro Ödeme Çözümü Kartlar Tüm PTT Şubelerinde

studentSN olarak oluşturduğumuz ödeme modeli Türkiye pazarı için internet üzerinde ücretli içerik sunan sitelerin en önemli problemi olan ödeme konusunda bir çözüm sunuyoruz. PTT gibi Türkiye’nin en geniş satış ağına sahip kurumu ile anlaşma yapıldı. Herkesin kendisine en yakın PTT şubesinden satın alabildiği Top-up kontör kartları ile siteye kontör yüklemesi ve sitede sunulan ücretli hizmetlerden yararlanması mümkün.

blank

Okumaya devam…

2009 ‘un ardından…

Madem herkes yazıyor, ben de yazarım dokuzun son günlerinde aklımda kalanları…

Net hatırlayamıyorum ilk birkaç ayın detaylarını, herhalde bol bol gezmiş ve eğlenmişimdir. Anımsadığım kadarını aktarayım bugünden öyleyse.

blank

Okumaya devam…

Amber Sanat ve Teknoloji Festivali

balkenoben

Amber Sanat ve Teknoloji Festivaline yalnız gittim. Bu ülkede kimse sanat ve teknolojiyi aynı cümle içerisinde görmek istemiyor.

Hevesli başladığım festival gezimi, kafamda boşluklarla tamamladım.

Faydalı olacağını ve çok seveceğimi düşündüğüm bu festivalde soru işaretleri http://09.amberfestival.org/ web sitesini gezdiğimde başladı. Tekrar tekrar incelediğim halde doyurucu bilgi bulamadım. Gitmezsem kendimi affetmem diyerek yola koyuldum. İndirimli pasom sayesinde 3 TL’ye Yerebatan sarnıcı biletimi aldım, turist kalabalığından sıyrılarak  içeriye girdim.

Okumaya devam…

District 9

d9

Bu filmi, Wall-e kucağımdayken, ancak korkmasın diye gözlerini kapatarak izledim.

Muhteşem bir uzay gemisi (en ince detayı ve ihtişamıyla) dünyaya ulaşılabilecek bir mesafede durmuş, kalmış. Biz merakla, bunlar dost mu / düşman mı endişesiyle beklerken, sefil ve aciz uzaylılarla karşılaşıyoruz. Madem biz insanız, sefilleri ezer ve aşağılarız diyoruz. Uzaylıları tanıyınca duygusal, duyarlı ve saldırgan olmadıkları için hükmedelim diyoruz. En aşağılık gördüğümüz ırklar bile kendilerinden daha alt bir grup bulmaktan mutlu ve tadını çıkarıyor. En ilkel, en batıl inançlarına uzaylıları alet ediyor. Kapağını açtığımızda kokusundan tiksinerek kabına boca ettiğimiz kedi mamalarını uzaylıların en sevdikleri yiyecek olarak ilan ediyor. Uzaylılar fiziksel olarak güçlüler, teknolojik olarak öndeler ama kendilerini aşağılayan, yok eden, sömüren, kötü davranan insan ırkına bir türlü karşı gelemiyor. Tek amaçları çöpten buldukları enerji kaynağı ile kendilerine ait olan uzay gemisi ile kaçıp, insanları bilinmeyene şikayet etmek.

Okumaya devam…