S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miró’nun eserlerinden oluşan kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.
Yirminci yüzyılın çok yönlü, çığır açan sanatçısı Joan Miró’nun olgunluk dönemine odaklanan sergi, “Joan Miro Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar” adıyla tüm sanatseverlerin ilgisini bekliyor.
Sabancı Holding sponsorluğu ile düzenlenen ve Joan Miró Vakıfları işbirliğiyle gerçekleştirilen sergi, 23 Eylül 2014 – 1 Şubat 2015 tarihleri arasında sizleri bekliyor.
Dün gezme şansı bulduğum sergide; yağlıboya ve akrilik tablolar, taşbaskı ve aside yedirme baskılar da dahil olmak üzere 125 eser yer alıyor. Sürrealliği bu dünyadan beslenerek alan, kendine has üslubunu ve naif çizgilerini devrimci – isyankar bir yorumla sunarak hepimizin gönlünde ayrı bir yer kazanan Miro’nun eserlerine bu kadar yakın olup görmemeniz büyük haksızlık olur.

Sergide sadece tablolar yok. Sanatçının; halılar, dokumalar, seramik ve şiir kitapları… gibi farklı tekniklerdeki çalışmaları da bulunuyor. Kimi eserler ve sanatçıya ait kişisel eşyalar ise dünyada ilk defa Türkiye’de Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergileniyor.

1920’lerde oluşturduğu ve ömrü boyunca sadık kaldığı sembollere ait özel yerleştirme benim için çok etkileyiciydi. İnsanın bilinçaltına, doğayla, hayatla, gökyüzüyle kurduğu ilişkiye dair simgeler, özel camekanlı bir alanda sergileniyordu. Burada sanatçının Japon kültüründen etkilendiği de vurgulanmıştı. Miro’nun sanatında, sembolleri ve ana renkleri değiştirmediğini, farklı teknikler uygulayarak eserlerini oluşturduğunu görürürüz. Sanatçının başlangıç noktalarını en yalın haliyle görebilmek bir mucize gibi.

Son olarak,
Bu sergiye, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi müdürü Nazan Ölçer’in 3 yıllık uğraşı sonucu kavuştuğumuzu belirtmek isterim. Kendisinin, Picasso ve Dali sergilerinden sonra Joan Miro ile “Katalan üçlemesi”ni tamamlama hayali böylece gerçekleşmiş oluyor 🙂 Hatırlayacağınız üzere geçen yıl Tophane-i Amire’de açılan Miro sergisinde, eserlerin sahte olduğu ortaya çıkmıştı ve hepimizde büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı.

Miro demek, çocuksu bir sevinç, umut ve neşe demek… Onun eserlerinin benzeri yok, gördüklerinizi unutmanız imkansız. Sergide fotoğraf çekimine izin verilmediği için görsel paylaşımım ne yazık ki kısıtlı.
Siz yazdıklarımla yetinmeyin, bu sergiyi 1 Şubat 2015’e kadar mutlaka gezin. Ben ilk fırsatta sergiyi tekrar ziyaret edip, eserlere uzun uzun bakıp hayallere dalmayı iple çekiyorum.


