Cem Yılmaz’ın hem yazıp yönettiği ve uzun zamandır merakla beklediğimiz filmi “Pek Yakında” vizyonda.
Şimdiye dek Cem Yılmaz’ın el attığı en iyi proje olan film, duygusal komedi türünde ve aynı zamanda Türk sinemasına bir saygı duruşu niteliğinde.
Pek Yakında Filmi Konusu

Filmimiz Türk sinemasının ölümsüz filmlerinden Eşkiya’nın final sahnesi ile başlıyor. Dublör olarak izlediğimiz Zafer (Cem Yılmaz) 6. polis rolünde. Set arkadaşı Muharrem’in dolduruşuyla final sahnesini doğaçlama yaparak mahveden Zafer, yıllar sonra karşımıza korsan DVD piyasasının bir çalışanı olarak çıkıyor. Düzgün bir işi olmadığı için eşi Arzu (Tülin Özen) ile arası bozuk olan Zafer, yeni bir düzen kurmak için çabalıyor.

Tam da korsan DVD işinden sıyrılmaya çalışırken olaylar gelişiyor ve Zafer kendini dostu Ejder’in (Özkan Uğur), evinde buluyor. Burada, yılların emektar yönetmeni Ahben’in (Zafer Alagöz) sayfaları elle yazılmış ve yıllar içerisinde sararmış senaryosu Şahikalar ile tanışıyor. Zafer, hem eşiyle arasını düzeltmek hem de hayatında yeni bir sayfa açmak için bu senaryoyu kurtuluşu olarak görüyor ve film çekimleri başlıyor.
Tertemiz bir sinema dili izlediğimiz Pek Yakında, 130 dakikalık uzun süresine rağmen (zaman zaman uzun geliyor ama düşününce filmde kısaltabileceğiniz bir sahne de bulamıyorsunuz) keyifle izleyeceğiniz, kahkahalarla güleceğiniz ve zaman zaman hüzünleneceğiniz bir film.

Zeki esprileri ve Herşey Çok Güzel Olacak filmine göndermeleri, her sahnede şaşırtan sürpriz oyunuclarıyla da dikkat çeken filmdeki ürün yerleştirmeleri, benim benzerini görmediğim şekilde etkili. Bu konuda Hollywood’un Cem Yılmaz’dan öğreneceği çok şey var 🙂 Pepsi ve Turkcell filme her nasıl bir katkı sağladıysa kat be kat fazlasını alacağı kesin.

Peki Yakında Filmi Oyuncu Kadrosu
Eski Türk filmlerine saygı duruşu niteliğinde konusunu da biraz açmak lazım. Detayları düşündüğünüzde Türk sineması bir film perdesi gibi önünüzden geçiyor. Filmimizin temelini oluşturan ve en sonunda izleyebildiğimiz “Şahikalar” filmindeki oyunculuklara ait detaylar, duruşlar – kameraya bakışlar ve hatta atılan kahkahaların etkisini, ancak Türk sinemasını seven biri bu şekilde aktarabilirdi. Ejder’in (Özkan Uğur) evinin adeta bir Türk Sineması müzesi olarak kullanılmasında bile ne çok detay gizli… Oyuncak Müzesi’nin de filmde yer bulmasına ayrıca çok sevindim.
Ben filmi çok sevdim, Cem Yılmaz’ın anlatımını çok sıcak ve samimi buldum, kusur bulduğum tek şey ise kadın karakterlerin silikliği. Anlatımın bu kadar yoğun ve duygulu olduğu bir filmde, oyunculuk sebebiyle mi – karakterin tam oturmadığını hissetmediğim için mi bilmem Arzu karakterini silik ve etkisiz buldum.

Filmin samimiyeti oyunculara da yansımış, tümünün önünde saygıyla eğilmek lazım… sanırım hepsi en iyi rollerini oynadılar. Filmde kendileriyle dalga geçtikleri bölüm de inanılmaz başarılı olmuş 🙂 Ben Zeki rolüyle Çağlar Çorum’a özellikle bayıldım, Zafer Alagöz’in çok başarılı oyunculuğuna rağmen herkesten çok sahne çaldı ve her oynadığı sahnede gözümü ondan alamadım.
Cem Yılmaz filmde süper kahramanlara gönderme yapıyor, Türkiye’de geçmişten günümüze bakıldığında film yapabilmek gerçekten kahramanlık gerektiriyor ve Türk sinemasında kim bilir ne çok “kahraman” olarak bilinmeyen & hatırlanmayan kahraman var…

Filmin en sonunda izlediğimiz “Şahikalar – Kötülüğün Sonu” ise herkesin gönlünü fethedecek ve keşke tümü çekilse de izlesek dedirtecek kadar ilgi çekiciydi. Keşke çekilse 🙂
Lafı daha da fazla uzatıp yazının tadını kaçırmak istemiyor, tekrar tekrar izlemek isteyeceğiniz bu filmi hepinize öneriyorum…
Pek Yakında Filmi Fragmanı


