Yorgunluk ve iş stresi üzerinize mi çöktü? Baş ağrınıza kas ağrılarınız mı eşlik ediyor? Tahammülünüz azaldı ve daha fazla hayır demeye başladıysanız azıcık mola verme zamanınız gelmiş demektir.
Senede en az 2-3 kere mola veren biri olarak, size bir tavsiyem var. Burnumuzun dibinde bulunan bir şehri ziyaret etme vaktiniz gelmiş de geçiyor bile! Doğal ve tarihsel zenginlikleriyle de önem taşıyan Bursa’dan bahsediyorum.
Hamam, su, masaj sevdiğimi bilirsiniz. Hepsi bir araya gelince benim için büyük keyif, yeniden doğuş adeta. Bu yüzden yıl içerisinde özellikle de kışın Bursa’yı sık sık ziyaret ederim. Kayak yapmak için, temiz hava için, hamam keyfi için tek tercihim Bursa.
Yaşamdan küçük bir mola almak isteyenler için ilk tavsiyem bu güzel şehir 😉

Bursa’ya ulaşmanın pek çok yolu var. Son birkaç seferdir önce aracımızla Eskihisar Topçular feribotunu kullanıyoruz. Şansınız varsa (trafik, kuyrukta bekleyen araçların yoğunluğu ..vs. ) araç başına 50 TL ücret ödeyerek 50 dakika – 1 saat arasında Yalova’ya ulaşıyorsunuz. Anayoldan yaklaşık bir saat sonra Bursa merkezdesiniz. Zafer Plaza burada yıllardır midpoint vazifesi görmekte. Garaj bölgesinde İskender Kebap yemek için mutlaka vakit ayırmalısınız.

Aslında gezip görecek yer tavsiyesi yaz yaz bitmez ama ben size hemen kalacak iki otel tavsiye edeceğim. İlki Kervansaray Termal Otel. Burası Bursa’nın en güzel semti Çekirge’de yer alıyor. Sauna, açık – kapalı termal havuzu ve geleneksel Türk hamamı olan eski ama iyi bir otel. Köpüklü masajı dillere destan. Kadın ve erkekler için ayrı bölmeleri bulunan hamam biraz küçük olmasına rağmen konforlu. Burası açık termal havuza sahip oluşu sebebiyle çok özel. Kışın üzerinize kar yağsa bile, kaynak kaplıca suyu ile dolu havuzda üşümediğiniz gibi, yenileniyorsunuz. Web sitesi çok fena ama görüntüler sizi aldatmasın, çok iyi bir oteldir 😉

Diğer tavsiyem ise son iki seferdir tercih ettiğimiz Crowne Plaza Bursa. Uludağ – Nilüfer yol tabelalarını takip ederek kısa sürede otele ulaşıyorsunuz. Bursaspor’ın inşahalinde Timsah Arena sahasına bakan otel yeni yapıldı ve 3500 metre karelik bir Thermal Spa’sı var. Geleneksel Türk Hamamı içerisinde köpük – kese hizmeti alıp, sonrasında keyfinizi katlamak için masaj yaptırabiliyorsunuz. Tesis ortak kullanıma açık, yani kadın ve erkek ayrımı yok. Terapi odalarında çiftlere özel masaj paketlerinden faydalanmanız da mümkün. Özellikle tavsiye ederim.

Tesisin adı Nymphaea Thermal Spa, adını bulunduğu Nilüfer ilçesinden alıyor. Otel müşterilerinin % 20 indirim hakkı bulunuyor. Bu oteli tercih edeceklere rezervasyonu Booking.com dan yapmalarını öneririm. Buradan fiyat düşüşlerini takip edebilirsiniz, önceden rezervasyonunuzu yaptırdığınızda oldukça uygun koşullar ortaya çıkıyor. Planınızı iyi yapıp iadesiz rezervasyon yaparsanız çok iyi fiyatlar bulabilirsiniz. Tercih edebilirseniz Club Lounge hizmeti veren bir oda seçmenizde fayda var. Bu hizmet karşılığında can yakmayan bir ek ödeme ile gün boyu çay-kahve, meşrubat ve hafif yiyecekler içeren – kahvaltınızı da alabileceğiniz Club katındaki büfe ile odadaki mini bardan faydalanabiliyorsunuz. Otelin en üst katında harika bir manzaraya sahip Sunrise Restaurant’ı da tercih edebilirsiniz ama yiyecek fazla çeşit olmadığını – fiyatların da cep yaktığını belirtmemde fayda var.

Canınız otellerden dışarı çıkmak isterse ki bu zor 🙂 kendinizi teleferik veya İpek Han’a atmanızda fayda var. Her ikisi de bambaşka iki dünya. Cami, çarşı – Pazar gezmesini seven biriyseniz gezinizi uzun tutmanızda fayda var çünkü bu şehir gez gez bitmez. Dönüş yolunda Gemlik civarında bol bol zeytinci göreceksiniz. Benim tavsiyem ise Mustafa Çam. Yalova yolunda çatala saplanmış zeytin anıtı gördüğünüzde yavaşlamaya başlayın, bir kaç yüz metre sonunda bu küçük ama güzel dükkanla karşılaşıyorsunuz. Tüm yıl bulabileceğiniz zeytin türlerinin yanı sıra dönemsel zeytin, yağ, konserve ve reçel ürünlerinin en iyileri burada. Kredi kartı geçiyor, dilerseniz kestane şekeri de alabilirsiniz ama o konuda çok iddialı değiller. 5-6 km. ileriden bir de Vakfıkebir köy ekmeği aldınız mı keyfiniz bir hafta daha sürer ama alacağınız kalorilere karışmam 😉

Bursa’ya gidiş hep bir şekilde kolay olurken, dönüş yolu nazlıdır. Ya trafik ya da feribot kuyruğuna takılırsınız ama bu yenilenme turu için değer. Fırsat bulursanız burnunuzun dibindeki bu cenneti es geçmeyin, iş stresine – eş dırdırına – yükselen benzin fiyatlarına kısa süre bile olsa dur deyin. İyi gelecektir.
Not : Burada benzin fiyatları İstanbul’a oranla oldukça düşük, deponuzu ona göre ayarlayın 😉



