Yazıyı yazarken yağmur yağıyordu ama şimdi güneş açtı. Yazıyı çöpe atacak değilim ya, elbet bir gün işinize yarar 😉
Buyurun aşağıya, yağmurun keyfini çıkartmanız için önerilerimi sıraladım…
Malum bahar ayları yağmursuz geçmez ama bu sene hem hava bir tülü ısınmadı – hem de gri gökyüzü tepemizden ayrılmadı.
Yağmurla bir sorunum yok – keyifli keyifli yağdığında severim bile üstelik. Madem ıslanıyoruz bari tadını çıkaralım diyerek, yaşamda alacağımız kısa yağmur molaları için yapabileceklerimizi not aldım.
Fotoğraftaki kızın yaptığını önermeyeceğim, yoksa hasta olursunuz 😉
- Yağmurlu havalar hüznü de beraberinde getirir. Kendinizle baş başa kalmak için yağmurlu bir havadan daha uygun bir zaman bulunamaz.
- Online alışveriş yapmanın tam zamanı ama sepetinizi onaylamadan önce indirim yüzdelerinin gerçek olup olmadığını sorgulayın;)
- Manikür ve pedikür için harika bir gün. Üstelik kırılan tırnağınıza ağlayarak havaya da eşlik edebilirsiniz. En renkli ojeleri denemekten çekinmeyin, fiyatları ucuz ve tırnaklarınıza her baktığınızda neşelenirsiniz.
- En başta yalnız kalmayı önermiştim ya, baktınız kendinize yetemiyorsunuz arayın arkadaşınızı başlayın derdinizi anlatmaya. Dert anlatmak şart değil, dedikodu da olabilir. Muhtemelen yağmur yüzünden o da çok hüzünlüdür.
- Mektup yazın. Bildiğiniz klasik mektup. Eski sevgilinize olabilir, sizi kıskanan iş arkadaşınıza olabilir, parfümünüzü izinsiz kullanmaktan vazgeçmeyen kardeşiniz olabilir… Yeter ki yazın, zarfa koyup katlayın ve üstüne tarih atın. Aylar veya yıllar sonra bulup okuduğunuzda müthiş eğleneceksiniz 🙂 Kağıdın üzerine gözyaşı dökmek serbest.
- Kek ve kurabiye denemek için yağmurlu havalar gibisi yok. Cinsiyetiniz ne olursa olsun, bir kekin kabardığını görmek – kokusunu duymak insana acayip bir huzur veriyor. Şansa bir de harika yarattıysanız demeyin keyfinize. Öz güven tavan, sıkıntılar taban olur. Üstelik tatlı yemek sinirlerinizi gevşetir ve daha mutlu olmanızı sağlar.
- Fotoğraf ve albümlerinizi düzenleyin. Ben hala klasik albüm arşivi olanlardanım. Sayfa çevirmek hala hoşuma gidiyor. Bir önceki tatilinize ait digital fotoğrafları flash belleğinize atıp doğru semt fotoğrafçınıza gidin. Adamlar işsiz mi kalsın, esnafa can verin 🙂 Ekran yerine elinizde duran minicik kağıda yansıyan anılarınızın etkisine siz bile şaşıracaksınız.
- İndirilecek film ve müzik arşivi için çalışmalara başlayın. Önce sert bir kahve koyun, sonra linkleri tıklayın. Excel tablosuna kategorileri belirlediniz mi başlayın kopyala & yapıştır işlemine. İlk hücreye türü yazın ( Film / Müzik / Video ) ikinci hücreye önem sırası ( Acil – Yani – Hmmm ) üçüncü hücreye de indirilecek linkler… En son hücreyi arşivinizi oluşturacak kişileri belirlemeye ayırın. E o kadar liste yapmakla uğraştınız bir de indirmekle yorulacak değilsiniz ya 😉 Arkadaşlar, sevgililer ve eşler bugünler içindir. Sert kayaya çarparsanız; beceremiyorum, indiremiyorum takılıyo, internetlerim yavaş diyebilir, hatta rekabet ortamı oluşturmak için “ya zaten Zafer bi ara arşivime gel bak demişti” şeklinde geveleyebilirsiniz % 99.99999 işe yarar 😉
- Konsolunuz ve bilgisayarınız oyun oynamanız için çıldırıyor olabilir. Çıldırmasa bile fark etmez, web sitemde önerdiğim onlarca oyun var, birini hemen seçin ve başlayın. Reklam alanıma da tıklamayı unutmayın 😉
- Gardırobunuza uzun zamandır vakit ayırmıyordunuz zaten. Yağmur yağdı işte fırsat. Atmaya kıyamıyorsanız bari gerilere iteleyin (ben öyle yapıyorum) 6 ay veya 1 sene giyilme ihmali yaşatılan her kıyafet, bir süre sonra yepyeni görünür.
- Eğlence takvimi oluşturun. Önümüzdeki günlerde gidebileceğiniz filmleri, tiyatro oyunlarını, imza günlerini, o meşhur kokteyli tadacağınız yeni açılan xx barı, sevdiğiniz grubun çıkacağı sahneyi, hafta sonu kahvaltı yapacağınız mekanı… hepsini uygun günlere iliştirin. Gidemeseniz bile hayali yeter.
- Çevrenizden duyduğunuz, dergi köşesinden okuduğunuz o xx bakım reçetelerini keşfetme ve uygulama zamanı. Bir bakarsınız önerilen civcip otu saçınıza çok iyi gelir – üstüne bikbik tozunu da kendinizden ekleyin. Kimyagerler sizden çok mu bilecek, kendinize bakım yapmak inanın çok iyi gelir 😉
- Ne zamandır yeni bir dergi keşfetmiyorsunuz. Sizin ilginizi çekmeyen konular bazen başkalarının yaşam tarzı olabiliyor. Haydi sosyalleşin, arkadaş çevrenizde bir planörün teknik yapısını sizden başka kimse bilmezse bilim insanı olarak kabul görmeniz garanti. iPad için ücretsiz indirebileceğiniz onlarca dergi var, tabletiniz yoksa kitapçıya kadar gidiverin – o kadar yağmurdan erimezsiniz^^
- Blogunuza yeni tema bakmak için ne duruyorsunuz. Blogunuz yoksa bu yazıyı okurken bile vakit harcıyorsunuz. Yukarıda arama kutucuğuna tema yazın bakın, karşınıza neler neler çıkacak. Değişiklik – yenilik iyidir.
- Kitabı unuttum sandınız değil mi, unutur muyum hiç? Ama bunun için yağmur yağmasına gerek yok. Kitapların elinizden düşmemesi lazım. Online ve indirimli alabileceğiniz onlarca kitap sizi bekler. Yağmur, olsa olsa yeni kitap siparişleri verilebilecek bir fırsat günü doğurur.
Bu kadar yazdım yazdım ama yağmurun ne kadar güzel olduğunu unutmadım^^
Herhalde renkli bir şemsiyeniz vardır – renksiz şemsiyelerinizi zaten çöpe atın, yağmur bile düşerken inliyor o kişiliksiz şemsiyelere. Fıtır fıtır elinizde döndürerek yürüdüğünüz şemsiyenizle havanıza hava katılır. (Şemşiye diyenlerin hastasıyım bu arada)
Farkındaysanız, devirin poponuzu uyuyun, elinize bir kupa kahve alıp camdan bakın, film – maç izleyin, spor yapın demedim. Ama dememiş olmam yazıma bunları eklememe mani değil. Şimdi güneş çıktı :/yazımı yayınlasam mı diye düşünüyorum ve yayınlıyorum evet.






