Çocuk istismarı hem vicdanen hem de hukuken ağır bir suçtur.
Çocuk istismarının acı tablosu yüreğimizi sızlatıyor… En rezil, en aşağılık örneklerin görüp – okuduğumuz şu günlerde destek gruplarının oluşması sevindirici.
Bireysel ve toplumsal olarak görevlerimiz var. Hepimiz çocuk olduk, o dönemi yaşadık. Biliyoruz ki çocuklar kendilerini koruyamaz, lütfen ailelerinden veya kendilerinden izin almadan onlara dokunmayın ki, onlarda (izinsiz dokunulmanın doğal olmadığını) algılayıp, izinsiz kendisine dokunulmaması gerektiğini bilsinler. Bazen internette bir fotoğrafa tıklamanın, görmenin bile vicdanımızı nasıl huzursuz ettiğini – içimizi yaktığını biliyoruz. Oysa o fotoğrafları ve yazılanları yaşadılar. Günümüzde tecavüzcü “Hiçbirimiz mükemmel bir ülke, mükemmel bir toplum ve mükemmel bir ailede yetişmedik” diyerek kendini savunmaya çalışıyor…
Pedofili ya da sübyancılık yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları cinsel açıdan çekici bulması ve onlara cinsel eğilim duymasına neden olan psikoseksüel rahatsızlıktır ve tedavi edilemez. Sübyancının cinsel dürtüsü kesilmezse istediğiniz kadar hapis cezası verin, istediğiniz kadar ruhsal terapiye alın, sonuç değişmez. Ceza evinden çıktıktan sonra yine sakat bırakacakları/öldürüp bir köşeye fırlatacakları çocuklar arayıp, bulurlar. Şu anda bütün çocuklar risk altında. Çocuklarımızı nasıl koruyacağız? Eve kapatarak mı, dışarıya çıktıklarında ellerinden sıkı sıkı tutup kimseyle göz teması kurdurmayarak mı? Ne kadar korursak koruyalım bu toplumla bir gün yüzleşecekler… Peki ya koruyamadığımız, ellerinden tutamadığımız o çocuklara ne olacak, şu an neler yaşanıyor başka evlerde!
Bir süre önce cinsel istismara uğrayan çocukların soruşturma ve yargılamada karşılaştıkları güçlükleri rapor haline getirildi.
Raporda şu konular var:
Ruhsal bütünlük kriteri: Cinsel saldırıya uğrayan birey ile ilgili ‘Ruhsal bütünlüğün bozulmadığı’ gibi bir kritere göre değerlendirme yapılabiliyor. Bozulmamışsa beş yıl, bozulmuşsa 15 yıl hapis verilebiliyor.
Adli Tıp sıkıntısı: Cinsel saldırıya uğrayan çocukların ve hatta yetişkinlerin ruh ve beden sağlıklarının bozulamayabileceğine yönelik hiçbir bilimsel araştırma ya da bilgiye rastlanmamıştır.”
Kemik yaşı suistimal ediliyor: (Çocuğa yönelik cinsel saldırılarla ilgili adli olgularda yaş tayininin yasaların doğru uygulanması için gerekli olduğu belirtiliyor. Cinsel saldırı davalarında yaş tayini önemli, ancak çok suiistimal edilen bir konu.
Kendi rızası olamaz: “Çocuk 18 yaşından küçükse ‘kendi rızası’ söz konusu olamaz. Cinsel saldırıda esas olan çocuğun kandırılmasıdır. Çocuk kandırılıp olay yaşandıktan sonra genellikle korkutulduğu için bunu anlatamaz. Saldırgan ‘Eğer bunu başkasına söylersen kardeşine de annene de zarar veririm’ gibi tehditlerle korkutur. Böylece saldırı sürüp gider.”
Ensestte boşluk: “Şu anda yürürlükte olan TCK 104. madde 16-18 yaş arası bir çocuğun ensest ilişkisini şikâyet olmadığı durumda yasal hale getirmiştir.”
Fiziksel incelemede örseleniyorlar: Örneğin hastaneye başvurduğunda, sıklıkla hekimlerin bu konudaki deneyimsizliği ve daha deneyimli birine danışma isteği nedeniyle öykü ve fizik inceleme tekrar tekrar yapılmaktadır. Bu süreç çocuk için oldukça örseleyicidir, ancak genellikle olay bu kadarla da kalmayıp, resmi rapor için çocuğun bir kez de Adli Tıp’ta muayenesi istenmektedir. Adli Tıp Kurumu ortamı ise çoğu kez çocuk dostu bir ortam değildir, çocuğun ikincil örselenmesine katkıda bulunur, ayrıca çocuk sağlığı ve hastalıkları, Adli Tıp ve çocuk psikiyatrisi gibi birimlerin bir ekip olarak çalışmaması, çocuğun bölümden bölüme dolaşmasına ve kaygısının artmasına yol açıyor.”
Telefon hattı akşam 20.00’de kapanıyor!
İfade alınırken hassasiyet yok: “Yasada bildirilmiş olmasına karşın halen çocukların ifadesinin alınması aşamasında bile gerekli yasal ve bilimsel hassasiyet sağlanamıyor.
Raporda yargılama süreciyle ilgili sorunlara ilişkin şu saptamalarda bulunulmuş;
- Mıntıka karakollarında çocuk polisi yok.
- Çocuğun ifadesinin bir kerede alınmaması en büyük sorunlardan biri.
- Birçok vaka çocuk büro savcılıklarına değil diğer savcılıklara gidiyor.
- Savcılıklar bünyesinde çalışacak sosyal çalışma görevlileri sayıca az.
- Savcılıklarda ve mahkemelerde çocuğun ifadesinin alınması sırasında yanlarında uzman yok.
- Sanık ile mağdur çocuğun aynı oturumda dinlenmesi, yüzleştirme yapılması mağdurda psikolojik sorunlara yol açmakta.
- Çocukların ifade alımı sırasında bulundukları ortam çok sağlıklı değil. Elinde kamera olan kameraman çekim yapıyor.
- Hastanelerde muayene yerleri uygun değil.
- Kimliklerin deşifresi büyük sorun.
“Cinsel istismara uğrayan çocukların soruşturma ve yargılamada karşılaştıkları güçlükler” İki cesur kadın AKP’li Aşkın Asan ile Alev Dedegil’in raporundan alınmıştır.
Konu ile ilgili http://www.benikoruyun.com/ adresini incelemenizi tavsiye ederim.




