Digital Age Summit, 10’uncu yılında “Next 10” teması ile başladı. Bugün etkinlik sahnesi birbirinden değerli konuşmacıyı ağırladı. Sunumlarda aldığım notları ve diğer merak edilenleri görmek için okumaya devam edin.
Dijital iş ve kültür dergisi Digital Age tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenecek Digital Age Summit, hem geçmiş etkinliklerde yapılanları hatırlattı hem de dijital dünyanın gelecek 10 yılına yön verecek etkenleri gözler önüne serdi.
İşte aldığım notlar ve etkinlikle ilgili tüm detaylar.
Yazıma geçmeden önce kötü görseller için üzgünüm. Çok arkalarda olduğum için bu defa sizler için net görüntüler yakalayamadım…
Etkinliği Serdar Kuzuloğlu açtı ve açılış konuşması için Digital Age / Mediacat Yayın Yönetmeni Pelin Özkan‘ı sahneye davet etti. Bugün aynı zamanda Pelin Hanım’ın doğum günü imiş.

Özkan “Digital Age Summit etkinliğimizin onuncusunu gerçekleştiriyoruz. Bu yıl da yine dijital dünyanın nabzını tutmak üzere Summit sahnesinde kendi alanlarında dünyaca ünlü konuşmacıları ağırlıyoruz. Marketing & Business Technologies, Media & Content, Data & New Business, Smart Cities & Life konularının ele alarak, gelecek on yılda bizleri neler beklediğini göreceğiz.” dedi.
Etkinlikte her konuşmacıya sunumlarının sonunda gelecek kehanetleri soruldu ve Özkan “Reklam ajansları birer teknoloji şirketi, teknoloji şirketleri birer ajansa dönüşecek.” dedi.

Ardından sahneye Türk Telekom CMO’su Mert Başar geldi ve “i-nsani dönüşüm” sunumunu gerçekleştirdi ve İnsani dönüşümü dijital bakış açısıyla anlattı. Aldığım notlara gelince;
21 yıldır teknolojide çalışıyorum. Bu değişim işlerimizi ve bizleri etkiledi. Bu değişimin insani yönünü irdelemek istedim. 10 sene önceki insanlar değiliz ve bundan on yıl sonra da sosyal ilişkilerimizle, davranışlarımızla farklı olacağız.
Hayat akıp giderken yeni bir dil ortaya çıkıyor… Emojiler yeni bir dil oluşturdu ve ben artık emoji kullanmaya başladım. Günde ortalama 6 milyar emoji kullanılıyor. Üstelik her ülkenin daha sık kullandığı emojiler farklı. Duygularımızı artık emojiler ile ifade ediyoruz.
Öte yandan dijital üzerinden gelişen iletişim bizi yalnız kılıyor. Önümüzdeki o sınırsız evreni küçük bir ekrandan görmeye başlıyoruz.
Sosyal medyada binlerce arkadaşımız olsa da gerçek hayatta onlarla iletişim kurmada o kadar da özgür değiliz. Oysa insanın etkili iletişim kurabileceği kişi sayısı sadece 150. Birlikteyken de yalnızız. En büyük korkumuz yine yalnızlık. Gerçek dostluk ve gerçek ilişkiler kurmakta zorlanıyoruz.
Başar, “Evrensel Erişim Hizmetleri Projesi” videosunu bizlerle paylaştı ancak internet’te bu videoyu bulamadım.
Hala evlerin yarısında internet yok. Türkiye’de bir taraf çok dijital iken, diğer taraf internet kullanmıyor. Neredeyse yarımız internete ihtiyacım yok diyor.
Kitelere internet’i nasıl faydalı kullanacaklarını anlatmak gerekiyor.
Teknoloji niçin var? Teknolojinin bir araç olduğunu unutmamalıyız. Teknoloji hayatımızda bir çözüm sunmalı. Büyük veri “anlamlı veri” ile eşdeğer değil, anlamlandırılmadığında sadece veri çöplüğüne döner. Teknolojinin insanla ilişkisi yeniden düşünülmeli ve kurgulanmalı.”
Başar, Anadolu Jet ile ilgili ortak çalışma ve verinin analizi konusunu örnek olarak gösterdi ve gelecek 10 yıl öngörüsünün zihnindeki bilgilerin bir cihaza yüklenebileceği konusunda olduğunu söyledi.

Ardından sahneye Criteo Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Genel Müdürü Dirk Henke geldi ve “İnsan Odaklı Pazarlama” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda yeni tüketicileri ve internet reklamcılığının geleceğini anlatan Henke, 2019 yılı itibarıyla 64 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması beklenen internet reklamcılığına yönelik dikkate alınması gereken noktaları aktardı.
İnsanlar neden internet alışveriş yapıyor konusunda insanların davranışları evriliyor. Her şey insan için olmalı. Teknoloji de öyle…
Bir yetişkin günde ortalama 2 saatini telefonda geçirirken, kendisi için en değerli kişiye ancak 97 dakika ayırıyor.
Mobil çok önemli bir konu haline geldi. İnsanların alışveriş ve günlük hayatlarını değiştiriyor.
Mobili pazarlamanızın kalbine yerleştirin. Bütün platformlara tümüyle optimize edilmiş bir mobil sisteminiz olmalı.
Yaklaşımlarınızda mobile öncelik verin. Mobil operasyonlarınızı optimize ederken, ziyaretçilerinize kişiselleştirilmiş deneyimler sunmayı ihmal etmeyin.
Holistik deneyimler yaratmaya çalışın. Mobil uygulamalarınızın gücünü pekiştirin.
İnternet alışverişlerinin %38’i mobil üzerinden gerçekleşiyor. Şimdiye kadar gördüğümüz en dominant durumda.
Henke günümüzün en önemli dört e-ticaret unsurunu bizlerle paylaştı

İnsanlar çevrimdışı yerlerden alışveriş yapmaya devam ediyor ama tablet ve akıllı cihazlarını bu mağazaların içerisinde kullanıyor. Bazen müşteriye dokunabilmek çok önemli.
Diğer önemli konu geleneksel perakende bir deneyim haline gelecek. Markanızı gösterebilmek ve ürününüzü sunabilmek için buna ihtiyaç duyacaksınız.
Tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının değiştiğini anlamak zorundasınız. Artık bir satınalma hunisi yok, çizgisel bir yol yok. Ürünü duyup, merak edip alıyorlardı öncesinde. Artık öyle değil…
Tüketicilerinizin kanallar ve cihazlar arası yolculuğuna uyum sağlayabilecek teknolojiler geliştirin. Bu yolculuğu kolaylaştırın.
Sadakat yaratmak önemli. Bunu bir uygulama olarak sunmak değil, uygulamanızın kullanılmasını sağlamak üzerine odaklanmalısınız.
Mobil etkileşim ve iletişim yaratır. Tüketiciyi kullanıcıyı tanımaya çalışmalı ve doğru iletişimi kurmak zorundasınız. Burada kişiselleştirme çok önemli. Bir cihazla değil insanla iletişim kurduğunuzu unutmamalısınız. Kişiselleştirilmiş iletiler çok önemli.
Kullanıcı davranışlarında bir değişim var. Elinizdeki bilgiyi doğru kullanmalısınız. Kullanıcı önce fiziksel mağazaya gidiyor ardından cihazından araştırmasını yapıyor.
Online ile offline’ı birbirine bağlayın.
Dirk Henke’nin Gelecek 10 yıla dair teorisi ise “Cihazlar pazarlamayı ele geçirecek. Veriyi ve bilgiyi kullanmamız gerekiyor.” oldu.

Ardından sahneye Maxus Global, Kıdemli Teknoloji Danışmanı Sherif Guindy geldi ve Anlamlı Mikro Anlar İçin Sağa Kaydırın sunumunu gerçekleştirdi. Bugünün ne olduğunu anlamak için geride kalan 10 yılda yaşadığımız sıra dışı gelişmeleri hatırlayalım” diyerek konuşmasına başlayan Guindy, günümüzde hayatımızın vazgeçilmezleri haline gelen mobil bağlantı hızlarının, ve Facebook – Twitter – Uber gibi platformların hiçbirinin 10 yıl öncesinde hayatımızda olmadığını hatırlattı. 10 yıl önce telefonlarımızla fotoğraf bile çekemiyorduk hatırlatması yaptı.

Aldığım notlara gelince
Önümüzdeki 10 yılda neler olacak?
İnternet erişimi ve altyapı çok daha önemli olacak.
Hala milyonlarca kişinin internet erişimi olmadığını unutuyoruz. 10 yıl sonra internete bağlanmayan kimse olmayacak. İnternete yeni katılacak Bu kişilerle nasıl iletişim kuracaksınız? Bunu şimdiden düşünmelisiniz.
Kullanıcılar 10 işlemden 4’ünü mobilden yapıyor. İşlem boyunca desktop ve mobili beraber kullanıyor. Artık kaydırma jenerasyonu oluştu. Mobilde ekran kaydırma dönemindeyiz ve parmağımızla kaydırabilmek ekranımızdaki içeriği demokratik hale getirdi.
Nesnelerin interneti ile ‘kendi internetimiz’ arasında bir yol ayrımındayız. Henüz internet erişimi olmayan çok fazla insan var; drone’lar buna bir çözüm olabilir. Drone temelli internet erişimi öne çıkacak.
Guindy yapay zeka örneklerine yer verdi ve para biriminin geleceğine değindi. Değişen cüzdan piyasası örneklerini kısaca anlattı. “Bugün para birimi dediğimiz şeyin önümüzdeki yıllarda alacağı yeni formdur.”
Teknoloji kişilerin daha yaratıcı olmalarını sağlıyor.
Guindy Zoella’nın youtube hesabını örnek olarak gösterdi ve erişim gücüne dikkat çekti.
[youtube id=”26SySrPnJDY” align=”center” mode=”normal” autoplay=”no” maxwidth=”720″]
İnsanlar şimdi parça parça deneyimler alıyorlar. Snap ve minik videolarda olduğu gibi. Reklamlar ufak formatlarda dağıtılıyor ve bu işe yarıyor.
Müşterilerin yeni reklamlara ilgisi azalıyor. Algı süresi o kadar kısa ki, kullanıcı parmağını kaydırma konusunda anında karar veriyor.
Kısa sürede duygu ve önemli noktalara değinmeniz gerekiyor.
Tüketicinin oluşturduğu içerik hala çok önemli.
Bu yeni dünyada nasıl başarılı olabiliriz? Bunu düşünmeliyiz.
İlk önemli şey korkmamak. Değişimden korkarsanız bir şey yapmazsınız ve bu işinizin bitmesi demek. Size değişmemeniz gerektiğini söyleyen kişi mutlaka eski bir şeyler satmaya çalışıyordur. Korkmayın.
Teknoloji destekli yaratıcılık çok önemli bir konu. Bir planınız ve teknoloji stratejiniz olsun. Karmaşayı basitleştirin. Kullanıcılarınıza basit olarak sunun. Teknolojiyi anlamıyorsanız bir liste yapın ve uzmanlarla konuşun. Doğru teknolojiniz yoksa, işinizi de düzgün yapamazsınız. CTO’nuz ile aranızı iyi tutun. Sizin bugün yaşadığınız sorunları onlar çok önceden gördü ve aştı.
Dijital dönüşüm için doğru ortaklarla çalışın. Teknoloji için destek alacağınız isimler bulun.
Gelecek 10 Yılda %100 şuna inanıyorum ki herkesin pazarlama işleri devam edecek ancak teknoloji ekosisiteminden de beslencek.

Ardından sahneye Sosyal Medya Kanaat Önderi & Dijital Pazarlama Stratejisti Glen Gilmore geldi. Sosyal Medya, Yükselen Teknolojiler ve İçerik Pazarlaması: Strateji ve Teknikler sunumunda, “Mobil konusunda iyi olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Bugün üç bebekten birinin konuşmadan hatta yürümeden evvel akıllı telefon kullanabildiğini biliyor musunuz? Bu, mobil konusunda ne yaptığınızı düşünmeniz için önemli bir veri.” dedi.
Sunumdan aldığım notlara gelince…
Artık çocuklar teknolojiyle doğuyor.
İçeriği nasıl paylaşacağız buna odaklanmamız lazım. Güzel içerikler oluşturduğunuzda yıllar sonra bile tazeliğinizi koruyabilirsiniz.
İnsanları buluşturmak ve bir araya getirmek sosyal medyanın özü. Kaç takipçiniz olduğu umrumda değil ben burada etkileşiminizin gücüne bakarım.
Sosyal medyada birbirimizi dinleyerek rakiplerimiz, müşterilerimiz ve dostlarımız hakkında çok fazla bilgi öğreniriz.
Facebook’da ortalama 1.5 Milyar kullanıcı var ve birbirilerine ortalama 15 dakika ayırabiliyorlar. Balığın olduğu yerde balık tutmaya çalışın.
Topluluk neredeyse, hedef kitleniz neredeyse oraya odaklanın.
Sosyal medyada ne yaparsanız yapın insanlar ürününüz ve hizmetleriniz hakkında neler düşünüyor ve neler paylaşıyorlar bu çok önemli.
İnsanlarla temas kurabilmek, iletişim kurabilmek çok önemli.
“Yapmanız gereken tüketiciyi tanımaya çalışmak ve teknoloji ile deneyimlerini zenginleştirmektir.
Tüketicinizi tanımaya çalışın, insan olduğunuzu unutmayın. Onları dinleyin ve teknoloji ile deneyimlerini zenginleştirin.
Hedef kitleniz neredeyse orada olmalısınız. Öte yandan bir içeriği farklı ağlarda paylaşmak çok daha iyi sonuç getirir.
Herkes günde 15 dakika istisnasız Facebook’u kullanıyor.
Hangi sosyal mecrayı kullanırsanız kullanın amacınız kullanıcınıza bir hissiyat oluşturabilmek ve bağlantı noktası sunabilmektir.
İçeriğinizi nasıl kullandığınızı değerlendirin ve kullanıcılarınızla bu şekilde paylaşın.
Sosyal medyayı artık keyif için kullanmayı geçtik. Kullanıcılarınız için içeriğinizin paylaşılmasını kolaylaştırın.
Yeni trend video. 2017 yılında web trafiğinizin %74’ü videolardan gelecek.
Hashtag insanların bilgi arayabileceği bir çözümdür.
Gilmore IoT, #UX ve #VR konularının önemine de kısaca değindi.
Gerçekliğin değiştiği bir dönemdeyiz. Sanal gerçeklik cihazları ile başkalarının dünyasına dalabilirsiniz.
Online sohbete dahil olmak için değer katın.
Alçakgönüllü olmayı unutmayın.
Gülümsemeyi öğrenin, insanların gülmelerine yardımcı olun. Yaptığınız iş ne olursa olsun, insan odaklı olmak zorundasınız.
Konuşmak dinlemekle başlar.
Promosyon işini bizzat kullanıcılarınızın yapmasına imkan verin.
Kullanıcının oluşturduğu içerik çok değerli ama bu içerikleri markanız için kullanmadan önce mutlaka doğrulayın.
İçerik paylaşırken ne paylaştığınızı bilmelisiniz. Yanlış bilgi paylaşımı tehlikeleri getirir, hesabınız askıya alınabilir.
Gelecek öngörüsü ise, “sosyal medya pozitif şekilde yapılırsa dünya daha iyi bir hale gelecek.” şeklinde oldu.
Sunum sonrası “Ünlülerin Yeni Mecrası YouTube” paneli vardı ve panelistler Mirgün Cabas, Derya Baykal ve Bedük‘ten oluşuyordu.

Ardından sahneye Sosyal Medya Startejisti Richard Stacy geldi.
Sözlerine geleceğin artık eski gelecek olmadığını ve her gelişmeyle birlikte yeniden şekillendiğini söyleyerek başlayan Stacy, hala hedef kitle, etkileşim yaratmak gibi konulara odaklanan ve değişen, dönüşen tüketiciyi fark edemeyen markaların yeni gelecekte hayatta kalma şanslarının bulunmadığını belirtti. “Dijital Gelecekte Hayatta Kalmak: Markaların Yapmaları Gereken 3 Şey” konulu sunumundan aldığım notlara gelince…
Gelecekle ilgili bir sorunumuz var.
Sosyal Dijital Devrim dönemindeyiz.
Eskiden yaptığımız pek çok şey artık etkili değil. Gelecek değiştiğinde zoruluklar ile birlikte fırsatları da peşinden getirir
Eğer bu alanda bağlılık yaratmak istiyorsanız öncelikle ne yapmamanız gerektiğini bilmelisiniz. Dijital makyaj yapmayın, bu işe yaramaz.
Tüketici değişti. Binayı terk etti. Markalar tüketicinin var olduğu yeni alanları kullanarak ve o alanlardaki tüketicileri etkileyecek bir iletişim planı oluşturmalı.
Pazarlamanın geleceği tüketicilere kitle gözüyle değil, birey gözüyle bakmaktan ve ona göre davranmaktan geçiyor. Ve bu bireyler farklı topluluklar yaratıyorlar. Bu toplulukları dinleyip, onları anlayan markalar kazanacak.

Bu dönüşümde hedef insanlar ya da kitleler değil, davranışlar; davranışı şekillendirmek.
Mesajınızın yaratıcılığı değil, pazarlama sürecinizin kalite ve etkililiği başarıyı tanımlar.
Tüketiciyi pazarlama sürecinin içine katan, aktif rol almasını sağlayan markaların devri.
Yeni odak noktası bağlantı.
Büyük grupta insanlara ulaşmak yerine, kendinize küçük gruplar seçin. İnsanları topluluk olarak görmek yerine, birer birey olarak davranın.
Sosyal medya ortada derecede kişilik bozuklukları olan insanlar tarafından da besleniyor. Bunu unutmayın.
Önceden ölçümlemede hacim ve frekans olarak bakılırdı artık gerçek zamanlı davranışlar önemli.
Mobil bir kanal değildir. Mobil bir davranış tespit cihazıdır ve gerçek zamanlı davranışın paylaşımına kaynaklık eder.
Müşteriler hızlı cevap ve şeffaflık istiyor. Müşterilerinizi dinleyin, kendinizi anlatmanın yanında müşterilerinizin de konuşabileceği alanlar yaratın.
Ne kadar büyük veriniz varsa bu o kadar büyük kuvvettir. Veri jeolojik boyutlu bir hale geldi. Veri setlerinizi analize edin ve çözümleyin. Algoritmalar sosyal medya için büyük güçtür. Algoritma kılıcın icadından bu yana en güçlü sosyal kontrol icadıdır.

Ardından sahneye Ensighten, Strateji Başkanı Pelin Thorogood geldi ve “Pazarlama Teknolojilerinin Geleceği: Stratejinin Kurallarını Değiştirecek 5 Faktör” sunumunu gerçekleştirdi.
Thorogood, bugünün tüketicisinin markalardan taleplerini pazarlamacılar için birer görev alanını tanımlayabilecek beş başlıkta topladı.
Omnichannel kişiselleştirme,
in-the-moment pazarlama,
Tüketici yolculuğu optimizasyonu
Aracıların ortadan kaldırılması
Gizlilik ve güvenlik.
Thorogood bu yeni ortamda pazarlamanın düzenini belirleyecek beş alanı şu şekilde;
Pazarlama teknolojileri devrimi,
Bilişsel hesaplama,
Dinamik kreatif,
Veri takası ekonomisi,
Nesnelerin interneti.
Markaların sağladığı içerikler ve teklifler, insanları onlara karşı daha ilgili hale getiriyor.

Ardından sahneye Istanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yüce Zerey geldi. Next is the EX sunumundan aldığım notlara gelince…
Aktif olarak pazarlama yapanların sadece %38’inin içerik stratejisi var.
Doğru strateji için; hedef kitle, persona, tüketim serüvenleri ve hedef kitlenin tansiyonunu önemseyin.
Gerilimin olduğu her yerde pazarlamacı için ekmek ve içgörü vardır.
Video pazarlama 2017’de daha da artacak. 2017’de internet trafiğinin %74’ü videodan gelecek.
İçeriğiniz hedef kitlenizi eğitmeli, eğlendirmeli, ilham vermeli ve kullancı tarafından paylaşılabilir olmalı.
Doğru içeriğinizi, doğru zamanda ve mekanda ve doğru kişiye ulaştırmalısınız.
Zerey, tüketici içgörü, deneyim ve ilgi alanlarına göre şekillendirilmiş makro takvimi bizlerle paylaştı.

Gelecekte araçlar ve teknoloji değişebilir ancak insan ve içgörüler aynı kalacak.

Ardından sahneye SAP Pazarlama Direktörü Erdem Aksakal geldi ve Daha Gerçek Bir Dünya sunumunu gerçekleştirdi.
Gelecekte pazarlamanın bu nesillerle yapılacağını belirten Aksakal, günümüzde başarının sahici, özgün ve otantik olmaktan geçtiğini söyledi. Kişiselleştirmenin ve data’yı doğru analiz edebilmenin öneminden bahsetti.
Büyük veri=doğru ve gerçek zamanlı veri. Büyük veriyi iyi kullanan kazanır.
Yeni nesil pazarlamacılar olarak duygularımızı ve sinir uçlarımızı çalıştırmamız gerekiyor. Kimsenin 1 saniye rötarlı karar alma lüksü yok. Yeni nesil pazarlamacılar olarak sinir uçlarımızı ve duygularımızı çalıştırmalıyız.
Paradan Daha Değerli Olan Tüketmeden Üretmektir.
Facebook, 80 yaşında hayatında bilgisayara dokunmamış insanların bile güdülerini etkilediği için başarılıdır.
Aşağıdaki Beyaz Yakalı videosunu mutlaka izleyin.
[youtube id=”1WO1DCh0Cvc” align=”center” mode=”normal” autoplay=”no” maxwidth=”720″]

Ardından sahneye Havas Media Group, Global Strateji Başkanı Rori DuBoff geldi ve sunumuyla beni büyüledi. “Pazarlamanın Yeni Ufukları: Sanal ve Artırılmış Gerçeklik, Yapay Zeka ve Bilişsel Teknolojiler” başlıklı sunumuna bizi 15 yıl öncesine götürerek başladı. DuBoff’un sunumundan ayrı bir blog yazısı yazacağım için bu bölümü çok kısa tutuyorum.

Medyanın 15 yıllık evrimine gelince…
90’larda dijital medya ve iletişim vardı.
20’li yıllar sosyalleşme vardı.
2010 mobil yılı oldu.
2015 ise sanal gerçeklik yılı
Kullanıcılar olarak bilgiyi ve faydayı anladık. Şimdi deneyim ve eğlenceye bakıyoruz.
Sanal gerçeklik cihazlarının oyunlarla ilgili olduğu düşünülebilir oysa geleceğin pazarlama araçları olarak hayatımızda önemli bir yer edinecekler. Sanal gerçeklik teknolojisi iPhone’dan 6 kat daha hızlı yayılacak.
Oyunlaştırma günümüzde çok büyük bir eğilim.
2018 yılında kadar satış alınacak VR cihaz sayısı
VR’a yatırım yapmalı, neden mi?

Vr ile gerçek yaşam deneyimleri yaşama olanağı bulacağız.
Facebook’un gelecek 10 yılında artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik teknolojisi var.
Yeniden şekillenecek pazarlama evreninde:
Hikaye anlatmanın yerini hikayeleri bizzat yaşamak.
Gözlemci olmanın yerini katılımcı olmak.
2 boyutlu izlemenin yerini 3 boyutlu deneyim yaşamak.
Sanal ve artırılmış gerçekliklerin yerini fiziksel ve yapay dünyanın bir arada bulunduğu bileşik gerçeklik alacak.
Otomasyonun yerini yapay zeka alacak.
Tıklama ve beğenilerin yerini göz kırpmalar, gülümsemeler gibi insani jest ve mimikler alacak.
Son olarak sahneye YouNow Başkan Yardımcısı Yonaton Sela geldi. Sosyal medya evriminde bir sonraki adımın gerçek zamanlı video olduğunu söyleyerek başlayan Sela, katılımı tetikledikçe de makro trendlerin kesişim noktası olmak gibi göz ardı edilemeyecek bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerçek zamanlı videonun gerçek zamanlı katılımla birleştiğinde güçlü bir pazarlama aracı olduğunu örnekleriyle anlattı.
Fayda görmeniz dileğiyle…



