Facebook, 15. Yaş Gününü Kutluyor

2004 yılında kurulan Facebook, bu hafta 15. yaş gününü kutluyor.

15. yaş günü vesilesiyle Facebook’un hazırladığı infografik yazımda sizi bekliyor.

Facebook, 15. Yaş Gününü Kutluyor

4 Şubat 2004 tarihinde Harvard Üniversitesi 2006 devresi öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulan Facebook, öncelikle Harvard öğrencileri için karşılıklı etkileşim ve iletişim sağlamak için kurulmuştu. Günümüzde ise 2,3 milyar insanın her gün arkadaşları ve aileleriyle bağlantıda kalmak, dünyada olup bitenleri keşfetmek ve kendileri için önemli olan şeyleri paylaşmak ve ifade etmek için kullandıkları bir platform haline geldi. Zaman içerisinde markalar için de vazgeçilmez olan Facebook, bu hafta 15. yaş gününü kutluyor.

Together in Friendship

Facebook, 15. yaş günü vesilesiyle kullanıcıların haber kaynağında görebilecekleri kişiselleştirilmiş “Together in Friendship” videoları da yayınladı.

Facebook, 15. Yaş Günü İnfografiği

Facebook’un kuruluşundan bu yana yaşadığı önemli gelişmelerin ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek adına insanların kullanımına sunduğu teknolojilerin aktarıldığı zaman tüneli infografiğini aşağıda bulabilirsiniz. İnfografik, 2011 yılı sonunda hayatımıza giren Messenger, 2012 yılında hayatımıza giren ve vazgeçilmezimiz olan Instagram, 2014 yılında merhaba dediğimiz WhatsApp ve ardından peşkeşe gelen yenilikleri bir çırpıda özetliyor.

Zor bir dönemden geçen Facebook’a bu vesile ile mutlu yıllar diyorum.

Facebook Algoritması Nasıl Çalışıyor? 

Bu vesile ile değişen Facebook algoritmasını da size özetlemek isterim. Facebook algoritması çok fazla etkiye ve faktöre bağlı çalışıyor.

Facebook’un haber akışı sıralama yaparken dört ana faktörden etkileniyor. Bunlar: envanter (Inventory), sinyaller (Signals), tahminler (Predictions) ve puan (Score).

  • Haber akışınızı ilk açtığınızda, Facebook’un algoritması arkadaşlarınızın gönderdiği tüm postlara ve takip ettiğiniz sayfalara bakarak bir ön envanter almaya başlıyor.
  • Envanter oluşumu sonrası ise, mevcut tüm verileri (Facebook bu verileri sinyaller olarak adlandırıyor) göz önünde bulundurarak, hangi paylaşımlarla ne kadar ilgilenebileceğiniz konusunda bir karar vermeye çalışıyor.
  • Sinyallerin sıralamasını etkileyen; postu kimin yayınladığı – yakınlık derecesi, hangi mobil cihazın aktif olduğu, saatin kaç olduğu, ne kadar bant genişliğine sahip olunduğu… gibi pek çok farklı faktör var.
  • Daha sonra ise Facebook, bu sinyalleri tahminlerde bulunmak ve belirli sonuçların olasılığını hesaplamak için kullanıyor. Örneğin, bir post veya hikaye hakkında yorum yapma, beğeni türü, bir post veya hikaye ayrılan zaman gibi olasılıkları ölçüyor.
  • Finalde ise Facebook, tüm bu tahminleri yaptıktan ve olasılıkları hesapladıktan sonra belirli bir hikayede olabileceğinizi düşündüğü sayı olan bir “alaka düzeyi puanı” hesaplamak için bilgileri birleştiriyor.

Bu, kullanıcının ‘alaka düzeyini’ belirleyecek bir içerik parçasına atanan bir değeri ifade ediyor. Skor ne kadar yüksek olursa, ana akışta görünme olasılığı da o kadar yüksek oluyor.

 

Fayda görmeniz dileğiyle.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir