Close Menu
FundalinaFundalina

    Bültene Kaydolun

    Güncel haber ve gündem başlıklarını kaçırmamak için e-posta adresinizle sistemimize kaydolabilirsiniz.

    Son Yazılar

    Fintek Almanak 2025 ile tüm yılı ay ay hatırlayalım

    31 Aralık 2025

    2026 Yılı Sosyal Medya Trendleri

    30 Aralık 2025

    2025’te Sosyal Medyada En Çok Neler Konuşuldu?

    30 Aralık 2025
    Facebook X (Twitter) Instagram
    • FintekWins
    • TeknolojiWins
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube LinkedIn
    FundalinaFundalina
    • Editörden
    • Teknoloji
    • Dijital Dünya
    • Kültür Sanat
    • Fintech
    • İletişim
    Bültene abone ol
    FundalinaFundalina
    Home»Editörden»FinTech alanında haftanın gündemi 255
    Editörden

    FinTech alanında haftanın gündemi 255

    fundalinaBy fundalina28 Aralık 202543 Mins Read
    Share Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Reddit Telegram Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    FinTech alanında haftanın gündemi 255 belli oldu. Fraud.com’un katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.

    Fraud.com’un katkılarıyla hazırladığım, 22 – 28 Aralık haftasında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını aşağıda bulabilirsiniz.

    Yılın bu son günlerinde, 2025’in finansal teknoloji dünyasındaki tüm taşları yerinden oynatan değişimlerini özetleyen derleme ile karşınızdayım.

    2025 yılını kapatırken ekosistemde “hızlı büyüme” yerini “doğru ve verimli büyümeye” bırakıyor. Haftanın tablosuna baktığımızda; ödeme kuruluşlarının yapay zeka ajanlarıyla son kullanıcının niyetini anlayan “finansal yol arkadaşlarına” dönüştüğünü görüyoruz. Garanti BBVA’nın agentic hamlesi ve İş Bankası’nın Ödeme İste çözümü, finansal işlemlerin “görünmez” hale geldiği o pürüzsüz geleceğin ilk güçlü sinyalleri.

    Öte yandan, BİM gibi perakende devlerinin bankacılık lisansı peşinde koşması ve Visa’nın stablecoin danışmanlığına soyunması, finansal sistemin sınırlarının ne kadar genişlediğini kanıtlıyor. 2026 yılında; verinin gücünü elinde tutan perakendecilerin bankalaştığı, bankaların ise yapay zeka şirketleri gibi kod yazdığı hibrit bir dünya bizi bekliyor. Bu dönüşümde güven ve uyum, teknolojik üstünlüğün bile önüne geçerek en kritik rekabet avantajı olmaya devam edecek…

    2025’in bu son haftasında öne çıkan başlıklar, sadece birer teknoloji hamlesi olmanın ötesinde; 2026’da “otonom finans” ve “gömülü bankacılık” vizyonunun nasıl bir zemine oturacağının da en somut göstergelerini sunuyor. İşte haftanın öne çıkan gelişmeleri:

    Hayat Pay ve Aktif Ventures’tan Fatura Ödeme Hamlesi

    Türkiye’nin önde gelen finansal teknoloji sağlayıcılarından Aktif Ventures, dijital cüzdan çözümü sunan Hayat Pay ile stratejik bir ortaklığa imza attı. Söz konusu iş birliği, finansal teknolojiler ekosisteminde altyapı sağlayıcıları ile son kullanıcıya dokunan uygulamalar arasındaki sinerjinin en yeni örneğini teşkil ediyor.

    Apilion platformunun sunduğu geniş API ağı, Hayat Pay kullanıcılarına banka hesabı gereksinimi duymadan fatura ödeme imkânı tanıyor. Gerçekleşen entegrasyon sayesinde elektrik, su, doğalgaz gibi 350’den fazla kurumun fatura ödemeleri, tek bir panel üzerinden saniyeler içinde ve güvenle yapılabiliyor. Aktif Ventures Genel Müdürü Yasemin Evsahibioğlu, finteklerin ihtiyaç duyduğu teknolojik kasları tek noktadan sunduklarını belirterek, “Finansal erişilebilirliği artırma vizyonumuzun bir parçası olan bu adım, kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor,” ifadelerini kullandı. Hayat Pay Genel Müdürü Doğan Tanrıseven ise kullanıcıların hayatına değer katma odaklarına dikkat çekerek, cüzdan altyapılarını fatura ödeme dikeyiyle birleştirerek bütünleşik bir finansal deneyim sunduklarını vurguladı.

    Hayat Pay ve Aktif Ventures ortaklığı, dijital cüzdanların yalnızca harcama aracı olmaktan çıkıp, günlük finansal ihtiyaçların yönetildiği birer süper uygulamaya dönüşme yolculuğunu hızlandırıyor. İlgili hamle, son kullanıcının finansal süreçlerini tek ekranda konsolide etmesine olanak tanıyor.

    Fatura ödeme gibi emtia olarak görülen temel finansal işlemler, aslında fintek uygulamaları için en kritik müşteri tutundurma aracıdır. Kullanıcıyı uygulamanın içinde tutmak ve günlük yaşam döngüsüne girmek isteyen Hayat Pay, tekerleği yeniden icat etmek yerine Aktif Ventures’ın (Apilion) hazır ve regülasyon dostu kaslarını kiralayarak “Gömülü Finans” kavramının ders niteliğinde bir örneğini sergiliyor.

    Sektörün 2026 projeksiyonunda; altyapı sağlayıcılarının görünmez kahramanlara dönüştüğü, son kullanıcıya dokunan markaların ise finansal çeşitlilikle rekabet avantajı sağladığı bu tür “lego parçası” modellerini daha sık göreceğiz. Hamle, ekosistemdeki iş bölümünün olgunlaştığını ve rekabetin yerini iş birlikçi büyümeye bıraktığını kanıtlar nitelikte.

    İş Bankası Tüm Ödeme Çözümlerini İşPay Çatısında Birleştirdi

    Türkiye İş Bankası, ödeme sistemleri stratejisinde bütünleşik bir yaklaşıma giderek dağınık duran ödeme ve finansman çözümlerini İşPay markası altında tek bir mimaride topladı. Söz konusu hamle, bankanın sunduğu finansal araçların kullanım kolaylığını maksimize etmeyi hedefliyor.

    Hem e-ticaret sitelerinde hem de fiziksel mağaza kasalarında geçerli olan bu yeni yapı; Anında Alışveriş Kredisi, Taksitli Ek Hesap, kredi kartı ve havale gibi farklı ödeme yöntemlerini tek bir arayüzde konsolide ediyor. Tüketicilerin satın alma gücünü destekleyen platform, kredi kartı limitlerine dokunmadan 250.000 TL’ye varan finansman desteğini 36 aya ulaşan vade seçenekleriyle sunuyor. Tamamen dijital ve kâğıtsız kurgulanan süreçte kullanıcılar, kart bilgilerine ihtiyaç duymadan MaxiPuanlarını harcayabilirken, hesap numarası girme zahmetine girmeden doğrudan havale işlemlerini gerçekleştirebiliyor.

    İşPay platformu, özellikle yüksek sepet tutarlarında tüketicinin finansmana erişimini saniyelere indirerek ödeme deneyimindeki sürtünmeyi ortadan kaldırıyor. Banka bu adımla, müşteri yolculuğunun en kritik anı olan ödeme aşamasında sunduğu esneklikle rekabetçi konumunu güçlendiriyor.

    Bankaların ödeme geçidi savaşlarında altyapı sağlayıcı olmalarının yanında aktif bir oyuncu olarak konumlanma çabasının somut bir yansıması. İşPay hamlesi, son dönemde globalde ve yerelde yükselişe geçen BNPL dikeyine karşı geleneksel bankacılığın en güçlü cevabı niteliğinde.

    Müşteriyi ödeme anında yakalayıp skorlama yeteneğiyle anlık kredilendirme sunmak, sepet terk etme oranlarını düşürürken bankanın işlem hacmindeki payını artırıyor. Açık bankacılık ve servis modeli bankacılığın iç içe geçtiği bu dönemde, ödemeyi bir meta olmaktan çıkarıp katma değerli finansal hizmet noktasına evriltmek, bankanın 2026 stratejilerinin merkezinde yer alacak gibi görünüyor

    Visa’dan Kripto Ekosistemine Özel Stablecoin Danışmanlık Hamlesi

    Visa, kripto varlık dünyasındaki etki alanını genişleterek Visa Danışmanlık ve Analitik Birimi (VCA) bünyesinde özel bir “Stablecoin Danışmanlık” servisi başlattı. Bahse konu girişim, hızla büyüyen dijital varlık ekosisteminde bankalar ve fintekler için stratejik bir pusula işlevi görecek.

    Stablecoin piyasa değerinin 250 milyar doları aştığı, Visa’nın kendi ağındaki yıllıklandırılmış mutabakat hacminin ise 3,5 milyar doları bulduğu bu dönemde, kurumsal adaptasyon kritik önem taşıyor. Yeni hizmet; strateji geliştirme, pazar uyumu, teknik entegrasyon ve kullanım senaryolarının belirlenmesi başlıklarında kurumlara uçtan uca rehberlik sunuyor. Özellikle Avrupa’daki sınır ötesi ödemelerde verimlilik arayışına yanıt veren servis, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener, söz konusu adımın kurumlara dijital varlıkları benimseme sürecinde pratik içgörüler kazandıracağını ve rekabette öne geçmeleri için zemin hazırlayacağını vurguladı.

    Visa’nın bu hamlesi, blokzincir tabanlı ödeme yöntemlerinin geleneksel finans sistemine entegrasyonunda katalizör etkisi yaratmayı hedefliyor. Kurumlar, karmaşık teknik süreçleri Visa’nın uzmanlığıyla aşarak pazara giriş sürelerini kısaltabilecek.

    Stablecoinlerin spekülatif bir yatırım aracı kimliğinden sıyrılıp, sınır ötesi para transferlerinde ana akım bir ödeme yöntemine evrildiği bir dönemdeyiz. Visa, VCA çatısı altında sunduğu bu hizmetle, ekosisteme girmekten çekinen geleneksel bankacılık oyuncularına ve büyük işletmelere güvenli bir koridor açıyor.

    Kurumların kendi başlarına üstlenmekte zorlandıkları teknik riskleri ve uyum süreçlerini bir know-how paketi olarak sunmak, son derece akılcı bir strateji. Ödeme devi bu hamlesiyle, blokzincir teknolojisini mevcut raylarına entegre ederek geleceğin finansal altyapısında oyun kurucu rolünü perçinliyor. Geleneksel bankaların kripto varlık dünyasına adaptasyonu, bu tür rehberlik hizmetleriyle çok daha hızlı gerçekleşecektir.

    Garanti BBVA ve Mastercard’dan Yapay Zeka Destekli Ticaret Hamlesi

    Garanti BBVA, Mastercard’ın küresel teknoloji altyapısını kullanarak Türkiye bankacılık sektöründe bir ilke imza attı ve uçtan uca yapay zeka asistanlı ticaret dönemini başlattı. “Agentic commerce” olarak adlandırılan bu yeni nesil sistem, alışveriş süreçlerini otonom bir yapıya kavuşturuyor.

    Garanti BBVA Mobil ve BonusFlaş platformlarına entegre edilecek olan yapay zeka asistanı; ürün arama, fiyat karşılaştırma ve güvenli ödeme adımlarını tek bir noktada topluyor. Mastercard’ın “Agent Pay” çözümü referans alınarak kurgulanan bu yerel teknoloji, kullanıcı onayıyla hareket eden asistanların iş yerleriyle şeffaf ve doğrulanabilir kanallar üzerinden iletişim kurmasını sağlıyor. Garanti BBVA Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, ödemeyi bir işlem adımı olmaktan çıkarıp hayatın doğal akışında “görünmez” hale getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı ise Türkiye’nin inovasyon hızına dikkat çekerek, yapay zekayı token’laştırılmış ve güvenli ödeme standartlarıyla birleştirdiklerini vurguladı.

    Kullanıcılar önümüzdeki dönemde devreye alınacak bu hizmetle, 350’den fazla kurumla entegre çalışan sistem üzerinden en uygun seçenekleri keşfedip işlemlerini saniyeler içinde tamamlayabilecek. Şeffaflık ve güvenlik prensipleriyle geliştirilen asistanlar, tüketicinin iradesini merkeze alarak dijital ticarette yeni bir standart belirliyor.

    Geleneksel chatbot döneminin sona erdiğini ve “eylem gerçekleştirebilen” otonom yapay zeka asistanlarının finans dünyasına resmen giriş yaptığını görüyoruz. Garanti BBVA ve Mastercard ortaklığı, bankacılık uygulamasını sadece bir finans aracı olmaktan çıkarıp, kullanıcının niyetini anlayan ve onun adına pazar araştırması yapan aktif bir alışveriş yol arkadaşına dönüştürüyor.

    Özellikle “görünmez ödeme” kavramının bu denli somutlaşması, checkout süreçlerindeki sürtünmeyi minimize ederken sadakati de beraberinde getirecektir. Türkiye’nin bu teknolojide pilot pazarlardan biri olması, yerel fintek ekosisteminin küresel standartları belirleme gücünü bir kez daha kanıtlıyor. 2026 itibarıyla dijital cüzdanların yerini, bütçe yönetimi yapabilen ve en karlı alışveriş rotasını çizen akıllı finansal asistanların alması kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.

    Aktif Tech Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 3. Teknoloji Şirketi Oldu

    Aktif Bank’ın teknoloji gücü Aktif Tech, Deloitte tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirleyen “Teknoloji Fast 50” listesinde üçüncü sıraya yerleşti. Finansal teknolojiler ekosistemine sunduğu uçtan uca çözümlerle dikkat çeken şirket, bu başarıyla dijital dönüşümdeki liderliğini tescilledi.

    Ödeme sistemleri, dijital bankacılık ve biletleme yazılımlarıyla fark yaratan Aktif Tech, bankacılık tecrübesini mühendislik gücüyle birleştirerek büyüme ivmesini sürdürüyor. Aktif Tech Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kadir Mustafa Öztürk, bu sonucun verimlilik odaklı yazılım süreçlerinin ve yatırım yaptıkları mimari dönüşümün bir meyvesi olduğunu belirtti. Şirketin globalleşme hedeflerine de değinen Öztürk, Hollanda ofisiyle dünya pazarında söz sahibi olmayı amaçladıklarını vurguladı. Aktif Tech Genel Müdürü Özgür Bilgin ise başarının temelinde yatan mühendislik kabiliyetine işaret ederek, geliştirdikleri teknolojileri ihraç ederek Türkiye’nin fintek dönüşümünde daha etkin bir rol üstleneceklerini ifade etti.

    Ödüllü büyüme performansı, Aktif Bank’ın kapsamlı finansal teknolojiler ekosisteminin teknolojik omurgasını ne kadar sağlam kurguladığını bir kez daha ispatladı. Şirket, elde ettiği bu başarıyla sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da rekabetçi bir teknoloji üreticisi olma yolunda stratejik bir adım attı.

    Deloitte Fast 50 gibi prestijli bir listede ilk üçe girmek, bir teknoloji şirketi için finansal büyümenin ötesinde, ölçeklenebilir iş modelinin en somut tescili. Aktif Tech, Aktif Bank’ın geniş ekosisteminden aldığı gücü bir ürünleştirme başarısına dönüştürerek, banka iştiraki kimliğini küresel bir teknoloji üreticisi vizyonuyla harmanlıyor.

    Yazılım ihraç etme odağı ve Hollanda ofisi üzerinden Avrupa pazarına açılma hamlesi, yerel bir başarı hikayesinin global bir oyuncuya evrilme sürecini hızlandırıyor. Günümüz fintek dünyasında gerçek farkı, hizmet sunmanın ötesine geçip bu hizmetin altyapısını dünya standartlarında bir ürün olarak konumlandırabilenler yaratıyor. Aktif Tech’in bu listedeki konumu, teknoloji üretim kapasitesinin ticari çeviklikle yakaladığı kusursuz uyumu ortaya koyuyor.

    Kartlı Ödemeler Kasım Ayında 2,2 Trilyon TL Sınırını Aştı

    Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından paylaşılan 2025 yılı Kasım ayı verileri, Türkiye’deki dijital ödeme alışkanlıklarının ulaştığı yeni rekorları gözler önüne serdi. Toplam kartlı ödeme hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artış göstererek 2,27 trilyon TL seviyesine ulaştı.

    Kasım ayında kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlar aracılığıyla toplam 1,8 milyar adet işlem gerçekleştirildi. Toplam kart sayısı 465,8 milyon adede yükselirken, kredi kartı kullanımı 1,93 trilyon TL ile pazarın lokomotifi olmayı sürdürdü; banka kartları ise yüzde 64’lük büyüme oranıyla dikkat çekici bir ivme yakaladı. İnternetten yapılan harcamalar 710,7 milyar TL seviyesine çıkarak toplam hacmin yüzde 32’sini oluşturdu. Mağaza içi harcamalarda temassız kullanım oranı yüzde 81’e yükseldi ve her 5 işlemden 4’ü temassız yöntemle tamamlandı. BKM verileri, dijital ticaretin sepet hacimlerindeki yükselişin işlem adedi artışından daha baskın bir ivme kazandığını ortaya koyuyor.

    Söz konusu tablo, Türkiye’nin nakitsiz toplum hedefine her geçen gün daha fazla yaklaştığını kanıtlıyor. Özellikle banka kartlarının günlük harcamalardaki payının artması, kartlı sistemlerin toplumun tüm katmanlarında temel finansal araç haline geldiğini gösteriyor.

    Kasım ayı verileri, Türkiye’nin ödeme sistemleri alanında ulaştığı olgunluk fazını net bir şekilde yansıtıyor. Kredi kartı hacmindeki artışın işlem adedi büyümesini geride bırakması, yüksek enflasyonist ortamda kartların birincil finansman aracı olarak konumlandığını teyit ediyor. Banka kartı kullanımındaki yüzde 64’lük sıçrama, tüketicinin doğrudan mevduat bakiyesini kullanarak borçlanmadan harcama yapma eğiliminin güçlendiğini ortaya koyuyor.

    Temassız ödemelerin yüzde 81 gibi ezici bir orana ulaşması, bu teknolojinin artık bir konfor alanından temel kullanıcı standardına evrildiğini belgeliyor. Dijitalleşen ticaret hacmiyle birleşen bu veriler, 2026 yılında ödeme sistemleri oyuncularının odağını fiziksel karttan ziyade tamamen dijital cüzdanlara ve güvenli altyapılara kaydırmasını zorunlu kılıyor. Türkiye, işlem yoğunluğu ve teknolojik adaptasyon hızıyla küresel fintek radarlarında en üst sıralardaki yerini korumaya devam edecek.

    Halk Katılım Bankası Teknoloji Altyapısı İçin Architecht ile El Sıkıştı

    Halk Katılım Bankası, 2026 yılında başlaması hedeflenen şubeli ve dijital bankacılık faaliyetleri öncesinde teknolojik omurgasını Architecht ile kurma kararı aldı. BDDK’dan kuruluş izni alan banka, bu stratejik ortaklıkla operasyonel süreçlerini güvenli ve ölçeklenebilir bir zemine taşıyor.

    İş birliği çerçevesinde banka, Architecht tarafından geliştirilen BOA Bankacılık ve Teknoloji Platformu’nu kullanacak. Ana bankacılık fonksiyonlarından kartlı ödeme sistemlerine, dijital kanallardan destekleyici bileşenlere kadar tüm süreçler bu platform üzerinden yönetilecek. 11,5 milyar TL sermaye ile sektöre iddialı bir giriş yapan Halk Katılım Bankası, BOA platformunu tercih eden 12. banka olarak Türkiye’deki katılım bankacılığı teknoloji ekosistemini de genişletmiş oldu. Kamu tecrübesini dijital odaklı hizmet modeliyle birleştirmeyi planlayan kurum; bireysel, ticari ve kurumsal segmentlerdeki tüm ürün setini tek bir teknolojik çatı altında toplayarak faaliyete geçmeyi hedefliyor.

    Söz konusu hamle, bankanın lisans sonrası dönemde hız ve uyum beklentilerini karşılamak adına attığı en kritik adımlardan birini oluşturuyor. Güçlü bir dijital altyapıyla pazara çıkmak, katılım bankacılığı rekabetinde operasyonel sağlamlık açısından belirleyici bir avantaj yaratacak.

    Katılım bankacılığı ekosisteminde yeni oyuncuların pazara giriş stratejileri, artık fiziksel şubeleşmeden ziyade teknolojik kasların gücüyle ölçülüyor. Halk Katılım Bankası’nın teknoloji tercihini Architecht ve rüştünü ispatlamış BOA platformundan yana kullanması, “pazara giriş hızını” (time-to-market) maksimize etme arzusunu yansıtıyor.

    Bir kamu iştiraki olarak kurulan bankanın, esnek ve modüler bir mimariyle yola çıkması, gelecekteki servis modeli bankacılığı (BaaS) ve açık bankacılık entegrasyonları için de sağlam bir temel oluşturuyor. 2026 vizyonunda, finansal sistemin yeni üyelerinin teknoloji tedarikçileriyle kurduğu bu derin bağlar, kurumsal çevikliği belirleyen ana unsur haline gelecek. Bu iş birliği, Türkiye’deki fintek üreticilerinin bankacılık lisanslama süreçlerindeki stratejik ağırlığının arttığını gösteren kıymetli bir örnek teşkil ediyor.

    Türkiye Kart Projesi Çankırı’da Resmen Hizmete Girdi

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinesinde PTT tarafından yürütülen Türkiye Kart Projesi, pilot illerin ardından Çankırı’da da vatandaşların kullanımına sunuldu. Şehir içi ulaşımda farklı ödeme yöntemlerini tek bir çatı altında birleştiren bu yerli teknoloji hamlesi, kentsel hareketlilikte dijitalleşme sürecini yeni bir boyuta taşıyor.

    Ulaşım, para transferi ve alışveriş fonksiyonlarını tek bir akıllı kart mimarisinde toplayan Türkiye Kart; fiziki kartın yanı sıra QR kod ve kredi kartı seçenekleriyle entegre bir model sunuyor. Çankırı Belediyesi ile imzalanan protokol kapsamında hayata geçen uygulama, kağıt bilet ve çoklu kart karmaşasını ortadan kaldırırken operasyonel verimliliği maksimize etmeyi hedefliyor. PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, projenin sadece bir ödeme aracı olmadığını, şehir yaşamını verimli kılan bütüncül bir dijital dönüşüm adımı olduğunu vurguladı. Gülten, yerli altyapı sayesinde kağıt bilet maliyetlerinin azalacağını ve vatandaşların tüm Türkiye’de geçerli olacak standart bir ödeme deneyimine kavuşacağını ifade etti.

    Çankırı Yer Altı Tuz Şehri’nde düzenlenen lansmanla duyurulan bu adım, Türkiye Kart’ın ülke geneline yayılma stratejisinin kritik bir halkasını oluşturuyor. Vatandaşlar artık tek bir kartla hem ulaşım harcamalarını hem de günlük finansal işlemlerini güvenle gerçekleştirebilecek.

    Türkiye Kart projesi, “Interoperability” yani sistemler arası çalışabilirlik kavramının kamu ulaşımındaki en somut karşılığı olarak öne çıkıyor. Farklı şehirlerin kapalı devre ulaşım altyapılarını tek bir protokolde buluşturmak, sadece bir kart basım operasyonu değil, aynı zamanda devasa bir finansal mutabakat ağının inşası anlamına geliyor.

    PTT’nin lojistik ve posta tecrübesini fintek yetkinlikleriyle birleştirdiği bu model, belediyelerin yüksek altyapı maliyetlerinden kurtulmasını sağlarken, vatandaşın cebindeki finansal araç sayısını azaltarak verimlilik yaratıyor. 2026 projeksiyonunda Türkiye Kart’ın dijital cüzdanlarla daha derin entegrasyonlar kurması, kamu hizmetlerinin ödeme katmanında tam bir konsolidasyon sağlayacaktır. Şehirlerin yerel ödeme duvarlarını yıkan bu tür standartlaşma hamleleri, Türkiye’nin nakitsiz toplum vizyonunu tabana yaymak adına stratejik bir önem taşıyor.

    PAYCO Ödeme Hizmetleri Hakkında Kapsamlı Suç Geliri Soruşturması Başlatıldı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, PAYCO Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. ile şirket yetkililerine yönelik yasa dışı bahis ve kara para aklama iddialarıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı. İki aşamalı yürütülen operasyonlar kapsamında bugüne kadar toplam 39 şüpheli gözaltına alındı.

    MASAK analizleri ve TCMB denetim raporlarındaki bulgular doğrultusunda başlatılan süreçte, yasa dışı bahis ve forex dolandırıcılığından elde edilen gelirlerin elektronik para altyapıları üzerinden finansal sisteme aktarıldığı tespit edildi. Soruşturmanın ikinci aşamasında; yazılım mühendisleri ve bilgi teknolojileri personelinin, suç gelirlerinin transferi ve gizlenmesi süreçlerinde aktif rol üstlendiği ortaya çıkarıldı. İlk aşamada gözaltına alınan 11 şüpheliden 9’u tutuklanırken, ikinci operasyonda yakalanan 28 kişinin sorgusu ve dijital deliller üzerindeki incelemeler sürüyor. Başsavcılık, suç gelirlerinin yurt içi ve yurt dışındaki şirketler aracılığıyla gizlenmeye çalışıldığı bu örgütsel yapının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için titiz bir çalışma yürütüldüğünü açıkladı.

    Elektronik para hesaplarının yönetimi ve finansal akışların gizlenmesi mekanizmalarının mercek altına alındığı soruşturma, mali güvenliğin korunması adına çok yönlü olarak derinleştiriliyor. Suçtan elde edilen varlıkların izinin sürülmesi amacıyla adreslerdeki arama ve el koyma işlemleri devam ediyor.

    Finansal teknolojilerin sunduğu hız ve anonimlik imkanlarının, regülasyonun gri alanlarında suç gelirlerini aklamak için birer enstrümana dönüştürülmesi, tüm fintek ekosistemi için en büyük itibar riskini oluşturuyor. PAYCO vakası, sadece bir şirketin ihlali olarak görülmemeli; aksine MASAK ve TCMB’nin denetim radarlarının ne kadar hassaslaştığını gösteren bir uyarı fişeği olarak okunmalıdır.

    Özellikle yazılım ekiplerinin ve finansal mimarların sürece dahil edildiği iddiaları, sektördeki “uyum” süreçlerinin sadece kağıt üzerinde değil, teknolojik katmanda da ne kadar sıkı tutulması gerektiğini kanıtlıyor. Türkiye’nin gri listeden çıkış sürecindeki hassasiyeti ve finansal sistemin temiz kalma vizyonu düşünüldüğünde, bu tür soruşturmaların lisans iptallerine ve sektör genelinde çok daha sert denetim mekanizmalarına yol açması kaçınılmaz bir gerçeklik. Güvenin en temel sermaye olduğu ödeme hizmetleri dünyasında, teknolojik üstünlüğün kötü niyetli finansal mühendislikle birleşmesi, ekosistemin geleceği adına en tehlikeli virajlardan biri.

    VEPARA Ödeme Hizmetlerine Yönelik Geniş Çaplı Kara Para Operasyonu Yapıldı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, VEPARA Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. hakkında “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiasıyla kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında teknik personelin de bulunduğu 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı uygulandı.

    TCMB denetim raporları ve MASAK analizleriyle derinleşen dosyada; yasa dışı bahis, forex ve dolandırıcılık kaynaklı gelirlerin elektronik para altyapıları üzerinden sistematik olarak finansal sisteme aktarıldığı belirlendi. Örgüt yapılanması içerisinde yer alan yazılım mühendisleri ve bilişim uzmanlarının, suç gelirlerinin transferi ve izinin kaybettirilmesi süreçlerinde özel yazılımsal mekanizmalar kurguladıkları tespit edildi. Operasyonlar kapsamında İstanbul, Ankara, Kocaeli, Bursa, Tokat ve Kastamonu’daki adreslerde dijital delillerin temini ve suç gelirlerinin takibi amacıyla arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Savcılık, elektronik para hesaplarının yönetimi ve finansal akışların gizlenmesine yönelik teknik süreçlerde görev alan şüphelilerin, örgüt hiyerarşisi içindeki rollerini titizlikle inceliyor.

    Mali güvenliğin korunması ve suç gelirlerinin ekonomik sisteme girişinin engellenmesi amacıyla yürütülen bu süreç, elektronik ödeme kuruluşlarına yönelik denetimlerin ulaştığı yeni seviyeyi gösteriyor. Adli makamlar, örgütsel yapının tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması için soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğünü bildirdi.

    Finansal teknolojilerin sağladığı hızın, yasa dışı faaliyetlerin perdelemesi haline getirilmesi, lisanslı kuruluşlar üzerindeki denetim baskısını bir güvenlik standardına dönüştürdü. VEPARA vakası; yazılım mühendislerinin ve proje yöneticilerinin “para nakline aracılık etme” suçlamasıyla dosyaya dahil edilmesi bakımından, fintek dünyasında teknik rollerin hukuksal sorumluluğunu yeniden tanımlıyor.

    Ödeme kuruluşlarının birer “güven müessesesi” olma zorunluluğu, bu tür operasyonlarla regülatör nezdinde daha sert yaptırımların kapısını aralıyor. Sektördeki oyuncuların uyum politikalarını sadece yasal bir yükümlülük olarak değil, operasyonel bir varoluş mücadelesi olarak görmeleri gereken bir dönemdeyiz. 2026 vizyonunda, Türkiye’nin mali sistemini şeffaflaştırma kararlılığı; bu tür gri alanları teknolojiyle manipüle eden yapıların ayıklanma sürecini hızlandıracaktır. Ekosistemin sağlığı, teknolojik kabiliyetlerin etik ve yasal sınırlarla ne kadar uyumlu kullanıldığına bağlı olarak şekillenecek.

    BİM Katılım Bankası Kurmak İçin BDDK Kapısını Çaldı

    Türkiye perakende devlerinden BİM Birleşik Mağazalar, finansal hizmetler stratejisini somutlaştırarak geleneksel bir katılım bankası kurmak üzere Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) resmi başvurusunu yaptı. Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden duyurulan karar, şirketin daha önce gündemine aldığı dijital bankacılık modelinden vazgeçerek tam yetkili katılım bankacılığına yöneldiğini gösteriyor.

    Şirket yönetimi, dijital banka lisansının sunduğu sınırlı ürün seti ve müşteri segmenti kısıtlamaları yerine, faaliyet alanı daha geniş olan geleneksel modelde karar kıldı. 24 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen kuruluş izni başvurusu; hizmet çeşitliliği, operasyonel esneklik ve uzun vadeli ölçeklenebilirlik hedefleri doğrultusunda şekillendi. BİM’in devasa mağaza ağı ve yüksek nakit akışı, katılım bankacılığının faizsiz ticaret ve tedarik zinciri finansmanı modelleriyle uyumlu bir yapı vaat ediyor. BDDK’nın inceleme sürecine bağlı olarak ilerleyecek takvim, sermaye yeterliliği ve yönetim kadrosu gibi kriterlerin onaylanmasıyla netlik kazanacak.

    Perakendeden bankacılığa uzanan bu hamle, yüksek frekanslı müşteri verisini finansal ürünlerle birleştirerek yeni bir ekosistem yaratmayı hedefliyor. Geleneksel bankacılık sınırlarının teknoloji ve perakende ile genişlediği bu dönemde BİM’in adımı, sektördeki rekabet dengelerini değiştirecek yapısal bir değişim olarak öne çıkıyor.

    BİM’in dijital bankacılık yerine geleneksel katılım lisansına yönelmesi, aslında perakendenin “görünmez finans” gücünü tam yetkiyle kullanma arzusunu yansıtıyor. Dijital bankacılık lisansının getirdiği mevzuat bariyerlerini aşmak isteyen perakende devi, bu hamlesiyle sadece bir cüzdan uygulaması değil; mevduat toplayan, kredi veren ve devasa tedarik zincirini bizzat finanse eden dev bir finansal mekanizmaya dönüşmeyi hedefliyor.

    Yüzlerce tedarikçisi ve milyonlarca günlük müşterisi olan bir yapının, bu hacmi kendi bankası üzerinden geçirmesi, Türkiye’de “Perifin” (Perakende Finans) kavramının en güçlü örneğini oluşturacaktır. Katılım bankacılığı modelinin ticaret odaklı yapısı, BİM’in operasyonel doğasına dijital bir bankadan çok daha fazla manevra alanı sağlıyor. 2026-2027 projeksiyonunda bu başvuru onaylandığı takdirde; bankacılık sektörünün artık sadece geleneksel finans gruplarının değil, veri ve nakit akışını elinde tutan perakende platformlarının hakimiyetine girdiği yeni bir gerçeklikle karşı karşıya kalacağız.

    İş Bankası Ödeme İste Özelliğiyle Dijital Tahsilat Dönemini Başlattı

    Türkiye İş Bankası, ticari müşterilerinin nakit akışlarını optimize edecek “Ödeme İste ile Dijital Tahsilat” uygulamasını hizmete sundu. Merkez Bankası’nın FAST sistemi üzerinde çalışan bu yeni yapı, işletmelere tahsilatlarını doğrudan talep göndererek yönetme imkânı tanıyor.

    İlk aşamada Coca-Cola İçecek (CCI) ve Nakitera iş birliğiyle bayilik ağında devreye alınan sistem, ödeme taleplerinin alıcının bankasına anlık iletilmesini sağlıyor. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ozan Gürsoy, bu öncü adımla işletmelerin finansal süreçlerinde hız ve takip kolaylığı kazandığını vurguladı. CCI Türkiye Bölge Direktörü Hasan Ellialtı, operasyonel verimliliği artıran bu modelin ekosisteme değer kattığını belirtirken; Nakitera Genel Müdürü Bulut Arukel, finansal akışların dijitalleşmesindeki hızlandırıcı etkiye dikkat çekti. Kurumlar, ödeme taleplerini ileri tarihli planlayabilirken; borçlu taraf ise mobil uygulaması üzerinden gelen talebi saniyeler içinde onaylayarak süreci tamamlıyor.

    Yeni tahsilat yapısı, özellikle geniş bayi ve tedarik zincirine sahip şirketler için mutabakat süreçlerini sadeleştiriyor. Manuel hata payını minimize eden sistem, nakit yönetiminde gerçek zamanlı izlenebilirlik sunarak ticari hayatın dijital standartlarını yeniden belirliyor.

    Geleneksel bankacılıkta pasif bir bekleyiş olan “tahsilat” kavramı, İş Bankası’nın bu hamlesiyle proaktif bir finansal aksiyona dönüşüyor. Ödeme İste altyapısı, EFT veya havale beklemek yerine alacaklının süreci başlattığı, onay mekanizmasının ise borçluda olduğu çift taraflı ve güvenli bir dijital köprü kuruyor.

    Coca-Cola İçecek gibi devasa bir operasyon ağının bu sistemi Nakitera üzerinden pilot olarak kullanması, projenin ölçeklenebilirliği adına kritik bir referans noktası. Finansal teknolojilerin, bankacılık rayları üzerinde bu denli akışkan bir şekilde çalışması, açık bankacılığın ve FAST ekosisteminin vadettiği “pürüzsüz ödeme” vizyonunun hayata geçtiğini gösteriyor. 2026’ya doğru ilerlerken; çek ve senet gibi geleneksel araçların yerini, bu tür anlık ve veri odaklı dijital talep mekanizmalarına bıraktığına daha sık şahitlik edeceğiz.

    Garanti BBVA Varlığa Dayalı Menkul Kıymet İhracını Tamamladı

    Garanti BBVA, sermaye piyasalarındaki ürün yelpazesini genişletme stratejisi doğrultusunda Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (VDMK) ihracını başarıyla gerçekleştirdi. Türkiye Menkul Kıymetleştirme Şirketi (TMKŞ) iş birliğiyle hayata geçirilen bu adım, bankanın aktif-pasif yönetiminde esneklik kazanmasını sağlarken nitelikli yatırımcılara yeni bir finansal enstrüman sundu.

    İşlem sürecinde banka bilançosundaki krediler, TMKŞ bünyesinde kurulan fona devredilerek menkul kıymetleştirildi ve yatırımcıların kullanımına açıldı. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, VDMK ihracının aktif-pasif yönetimini güçlendiren ve yatırımcılara teminatlı bir yapı sunan kritik bir hamle olduğunu belirtti. Yatırımcılardan gelen yoğun talebin bu tür enstrümanlara olan ihtiyacı kanıtladığını ifade eden Akten, yenilikçi çözümlere devam edeceklerini vurguladı. TMKŞ Genel Müdürü Haldun Nigiz ise menkul kıymetleştirme sürecinin bilanço yönetimi ve alternatif finansman açısından taşıdığı potansiyele dikkat çekerek, sermaye piyasalarının ürün çeşitliliğine sundukları katkıdan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

    Bu başarılı ihraç, bankaya yeni bir likidite kaynağı sağlarken sermaye yeterlilik rasyolarını da destekleyen bir yapı oluşturdu. VDMK mekanizması, hem kredi riskinin yönetimi hem de sermaye piyasalarının derinleşmesi açısından sektörde modern bir finansman tekniği olarak öne çıkıyor.

    Sermaye piyasalarının derinleşmesi adına “menkul kıymetleştirme” mekanizmasının bu ölçekte kullanımı, bankacılık sektörünün sadece mevduat odaklı büyüme modelinden uzaklaştığını gösteriyor. Garanti BBVA’nın bilançosundaki kredi varlıklarını likit sermaye piyasası araçlarına dönüştürmesi, sermaye verimliliğini artırmak adına atılmış son derece profesyonel bir adım.

    Geleneksel bankacılık reflekslerinin ötesine geçen bu yapı, yatırımcı tarafında “teminatlı ve yapılandırılmış ürün” açlığını giderirken, banka tarafında ise kredi limitlerinin yeniden açılmasına olanak tanıyan bir kaldıraç etkisi yaratıyor. 2026 finansal vizyonunda, bankaların pasif yönetiminde bu tür gelişmiş enstrümanları daha yoğun kullanacağı ve sermaye piyasası oyuncularıyla olan bağlarını bu tür hibrit modellerle kuvvetlendireceği bir döneme giriyoruz.

    Burgan Bank ON Dijital ile Sigortada Stratejik Dönüşüm Başlattı

    Burgan Bank, dijital bankacılık markası ON Dijital üzerinden sigortacılık faaliyetlerini bankacılık deneyimine entegre ederek sektördeki stratejik konumunu güçlendiriyor. Yapay zeka ve veri analitiği destekli çözümlerle desteklenen bu yeni dönem, hayat sigortası ve bireysel emeklilik alanlarındaki uzun vadeli münhasır iş birlikleriyle büyüme ivmesini kalıcı hale getirmeyi hedefliyor.

    Gömülü sigortacılık (embedded insurance) alanındaki yatırımlarıyla 2025 yılında sigorta hacmini 7 kat artıran banka, müşteri sigorta penetrasyonunu yüzde 30’un üzerine çıkarmayı başardı. Burgan Bank Genel Müdürü Murat Dinç, ON Dijital ile güçlenen bu yapının müşterilerin ihtiyaçlarına hızla yanıt verdiğini ve önümüzdeki dönemde hayat ve BES tarafındaki stratejik ortaklıklarla bu vizyonu derinleştireceklerini belirtti. Sigorta Ürün Yönetimi Bölüm Başkanı Ebru Barhana ise dönüşümün merkezine dijital çözümleri koyduklarını ifade ederek, bankacılık ve sigorta deneyimini tek bir platformda birleştirdiklerini vurguladı. ON Dijital’in kullanıcı deneyimi odaklı yaklaşımı, müşterilere daha kişiselleştirilmiş ve ulaşılabilir finansal güvence seçenekleri sunulmasına olanak tanıyor.

    Sigorta ekosisteminde sürdürülebilir büyüme hedefleyen Burgan Bank, farklı şirketlerle kurduğu entegre modelle ürün çeşitliliğini artırmaya devam ediyor. Söz konusu stratejik faz, bankanın finansal hizmetler grubunu teknoloji odaklı bir servis platformuna dönüştürme planının kritik bir parçasını oluşturuyor.

    Bankacılık ve sigortacılık arasındaki sınırların “gömülü finans” modelleriyle silikleştiği bu dönemde Burgan Bank, ON Dijital üzerinden pazarın kurallarını yeniden tanımlıyor. Sigorta hacmindeki 7 katlık büyüme, bankacılık uygulamasının sadece para transferi yapılan bir mecra olmaktan çıkıp, veri analitiğiyle doğru zamanda doğru teminatı sunan akıllı bir asistana dönüştüğünü gösteriyor.

    Geleneksel satış yöntemlerinin yerini alan bu bütünleşik yapı, müşteri bağlılığını artırırken sigorta şirketleri için de muazzam bir dağıtım kanalı verimliliği sağlıyor. 2026 projeksiyonunda, münhasır iş birliklerinin getireceği sermaye gücü ve yapay zeka destekli kişiselleştirme yetkinliği, ON Dijital’i dijital bankacılık rekabetinde sigorta dikeyinde ayrıştıracaktır. Finansal ekosistemi tek çatı altında toplama başarısı, sektörün gelecekteki standartlarını belirleyen en önemli parametrelerden biri haline geldi.

    Şekerbank CDP Raporlamasında Üç Kategoride Birden A Skoru Aldı

    Şekerbank, bağımsız çevresel raporlama platformu Karbon Saydamlık Projesi (CDP) 2025 sonuçlarına göre sürdürülebilirlik performansını en üst seviyeye taşıdı. Banka; “İklim Değişikliği”, “Su Güvenliği” ve “Ormansızlaşma” başlıklarının tamamında en yüksek derece olan “A” skorunu alarak, dünya genelinde raporlama yapan 23 bin şirket arasında üçlü başarıya ulaşan sayılı kurumdan biri oldu.

    Kredi portföyündeki risk analizleri ve tarım bankacılığındaki kuraklık odaklı finansman modelleriyle öne çıkan banka, Çevresel ve Sosyal Yönetim Sistemi (ÇSYS) ile doğa esaslı politikalarını kredi süreçlerine entegre etmeyi başardı. Şekerbank Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı Fatma Nur Çetinel, bu sonucun stratejik yaklaşımlarının uluslararası ölçekte teyit edilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Çetinel, tarım ve KOBİ odaklı çözümlerle Türkiye’nin yeşil dönüşümüne somut katkı sunmaya devam edeceklerini ve bu başarıyı uzun vadeli kalkınma vizyonlarının bir parçası olarak gördüklerini ifade etti.

    Söz konusu başarı, Şekerbank’ın çevresel risk yönetimindeki kararlılığını küresel finans piyasalarında tescillerken; özellikle ormansızlaşma kategorisindeki ilk raporlamasında tam not alması, bankanın operasyonel süreçlerinin doğa dostu karakterini kanıtlıyor.

    Finans dünyasında sürdürülebilirlik artık bir halkla ilişkiler faaliyeti olmaktan çıkıp, kredi değerliliği ve risk yönetimi için temel bir kritere dönüştü. Şekerbank’ın CDP gibi katı standartlara sahip bir platformda üç kategoride birden “A” skoru alması, bankanın sadece karbon ayak izini yönetmekle kalmadığını, aynı zamanda kredi portföyünü de geleceğin yeşil ekonomisine göre yeniden kurguladığını gösteriyor.

    Özellikle tarım bankacılığı kökenli bir kurumun su güvenliği ve ormansızlaşma gibi gıda arzını doğrudan etkileyen alanlarda küresel liderliğe yükselmesi, Türkiye’nin iklim değişikliğine karşı finansal direncinin inşasında büyük önem taşıyor. ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterlerinin uluslararası fon akışlarında belirleyici olduğu 2026 vizyonunda, Şekerbank bu tescilli performansıyla yurt dışı kaynaklı finansman temininde ve sürdürülebilir tahvil ihraçlarında rakiplerine göre stratejik bir avantaj elde etmiş durumda.

    GTech GenAI Destekli Bankacılık Dönüşümüne Odaklanıyor

    Finansal teknolojilerde 25 yılı geride bırakan GTech, yeni dönem stratejisini üretken yapay zeka (GenAI) destekli bankacılık ve modern dijital mimariler üzerine kurdu. Şirket, amiral gemisi ürünü Symphony Banking ile bankaların otonom ve veri temelli yapılara geçiş sürecine liderlik etmeyi amaçlıyor.

    Servis odaklı mimariler üzerine inşa edilen Symphony Banking ürün ailesi, GenAI modülleri sayesinde operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlarken kurumların pazara çıkış süresini önemli ölçüde kısaltıyor. GTech Kurucu Ortağı ve CEO’su Mine Taşkaya, 25. yıl vizyonunda odaklarının teknolojiyi iş çıktısına dönüştüren ölçülebilir projeler geliştirmek olduğunu vurguladı. Şirket sadece bankacılıkta değil; enerji, otomotiv, perakende ve sağlık gibi farklı sektörlerde de veri odaklı dönüşüm ortağı olarak konumlanıyor. Ar-Ge yatırımlarıyla ürün yetkinliğini derinleştiren GTech; Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan geniş bir coğrafyada küresel büyüme stratejisini sürdürüyor.

    GenAI ve veri mühendisliği alanındaki yetkinliklerini Symphony altyapısıyla birleştiren şirket, modern yazılım mimarileriyle sektörel dönüşümün yönünü belirlemeye devam ediyor. Mine Taşkaya’ya göre bu başarı, doğru zamanda doğru teknolojiyi sahiplenme ve uzun vadeli güven inşasının bir sonucu olarak öne çıkıyor.

    GTech’in 25 yıllık birikimini Symphony Banking üzerinden GenAI katmanıyla buluşturması, geleneksel çekirdek bankacılık sistemlerinin hantal yapısından kurtulup “çevik ve akıllı” birer organizmaya dönüşmesi anlamına geliyor. Fintek dünyasında artık sadece dijitalleşmek yeterli bir kriter sayılmıyor; asıl fark, veriyi otonom kararlar üretebilen bir zekaya dönüştürme kabiliyetiyle ölçülüyor.

    Mine Taşkaya liderliğindeki bu vizyoner yaklaşım, GTech’i bir yazılım tedarikçisinden ziyade bankaların dijital DNA’sını yeniden kurgulayan bir mühendislik üssü haline getiriyor. 2026 finansal teknoloji projeksiyonunda, GenAI destekli back-office süreçlerinin operasyonel maliyetleri dramatik şekilde düşüreceği ve müşteri deneyimini hiper-kişiselleştirilmiş bir seviyeye taşıyacağı aşikar. GTech’in yerli Ar-Ge gücünü Avrupa ve Afrika gibi farklı pazarlara ihraç etme başarısı, Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir merkez olma hedefine stratejik bir katkı sağlıyor.

    Deniz Portföy ve Teknopark İstanbul’dan Çağla GSYF Hamlesi

    Deniz Portföy, Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini artırmak ve erken aşama girişimlere cansuyu olmak amacıyla Teknopark İstanbul iş birliğiyle “Çağla Girişim Sermayesi Yatırım Fonu”nu (Çağla GSYF) hayata geçirdi. Fon, tohum öncesi ve tohum aşamasındaki teknoloji odaklı projelere finansal kaynağın yanı sıra mentörlük ve ekosistem entegrasyonu desteği sunacak.

    Fintech, savunma sanayii, yapay zeka ve oyun gibi kritik dikeylere odaklanan fonun hacminin birkaç yıl içinde 10 milyon dolara ulaşması hedefleniyor. Deniz Portföy Genel Müdürü Haldun Alperat, Çağla GSYF’nin sadece bir finansman aracı olmanın ötesinde, girişimlerin ürün geliştirme süreçlerini bütüncül bir modelle destekleyeceğini belirtti. Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise ilk etapta belirlenen firmalara 500 bin dolara yakın yatırım kararı aldıklarını açıklayarak, bu yapıyla girişimcilerin finansmana erişimini kalıcı olarak kolaylaştırmayı amaçladıklarını vurguladı. Fon, ticarileşme potansiyeli yüksek yerli projelerin küresel pazarlarda rekabet edebilir hale gelmesi için stratejik bir kaldıraç görevi görecek.

    Yenilikçi fikirlerin uzun vadeli kaynakla buluşmasını sağlayan bu girişim, Teknopark İstanbul ekosistemindeki derin teknoloji birikimini finans dünyasının yatırım disipliniyle birleştiriyor. Çağla GSYF, Türkiye’nin teknoloji tabanlı büyüme vizyonuna katkı sunacak yeni başarı hikayelerinin önünü açıyor.

    Girişim sermayesi dünyasında “Smart Money” kavramının en taze ve güçlü örneklerinden biriyle karşı karşıyayız. Deniz Portföy’ün finansal gücüyle Teknopark İstanbul’un derin teknoloji ve mühendislik kaslarının birleşmesi, tohum aşamasındaki girişimlerin en büyük sancısı olan “doğru mentörlük ve pazar erişimi” sorununu kökten çözme potansiyeli taşıyor.

    Özellikle savunma sanayiinden biyoteknolojiye kadar geniş bir yelpazede yatırım kararlarının şimdiden alınmış olması, fonun operasyonel çevikliğini kanıtlıyor. 10 milyon dolarlık nihai hedef, Türkiye’deki erken aşama yatırım boşluğunu doldurmak adına kritik bir hacim sunuyor. 2026-2027 projeksiyonunda, Çağla GSYF portföyünden çıkacak girişimlerin, global ölçekteki seri A ve seri B turlarında ana aktörler haline geldiğini görmemiz şaşırtıcı olmayacaktır. Bu tür fonlar, yerel inovasyonun ekonomik değere dönüşme sürecindeki en stratejik dişliler olarak finansal ekosistemdeki yerini sağlamlaştırıyor.

    ÜNLÜ Portföy Genel Müdürlüğü Görevine Veli Parmaksız Atandı

    Varlık yönetimi sektörünün öncü kurumlarından ÜNLÜ Portföy Yönetimi AŞ’de bayrak değişimi yaşandı. Şirket bünyesinde Portföy Yönetim Direktörü olarak görev yapan Veli Parmaksız, 1 Aralık 2025 tarihi itibarıyla ÜNLÜ Portföy’ün yeni Genel Müdürü oldu.

    Yatırım bankacılığı ve özel bankacılık alanlarında köklü bir kariyere sahip olan Parmaksız; HSBC, TEB-BNP Paribas ve PhillipCapital gibi dev kuruluşlardaki yöneticilik tecrübesini şirketin büyüme stratejilerine aktaracak. ÜNLÜ & Co Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mahmut L. Ünlü, atamanın ürün ve hizmetlerini daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaştırma hedefleri doğrultusunda stratejik önem taşıdığını vurguladı. Yeni dönemde portföy çeşitliliği, sürdürülebilir yatırım ürünleri ve dijital müşteri deneyimi gibi başlıklara odaklanacaklarını belirten Veli Parmaksız ise uzmanlığa dayalı şeffaf yönetim anlayışıyla yatırımcılar için değer yaratmaya devam edeceklerini ifade etti.

    Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Parmaksız, Nisan 2024’ten bu yana ÜNLÜ Portföy’de kritik projelere liderlik ediyordu. Bu atama, grubun 30 yıllık kurumsal hafızasını yeni nesil finansal çözümlerle harmanlama vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.

    Sermaye piyasalarının giderek karmaşıklaştığı ve yatırımcı beklentilerinin dijitalleştiği bir konjonktürde, ÜNLÜ Portföy’ün liderliği kurum içinden yetişmiş, teknik derinliği yüksek bir isme emanet etmesi oldukça isabetli bir hamle. Veli Parmaksız’ın hem özel bankacılık hem de ürün geliştirme tarafındaki hibrit tecrübesi, varlık yönetimi şirketlerinin sadece fon yöneten birer yapı olmaktan çıkıp kişiselleştirilmiş finansal mühendislik ofislerine dönüştüğü bu dönemde büyük bir avantaj sağlıyor.

    Özellikle bireysel yatırımcı tabanının genişlediği Türkiye piyasasında, ÜNLÜ & Co’nun kurumsal duruşunu Parmaksız’ın operasyonel çevikliğiyle birleştirmek, şirketin pazar payını artırma noktasında anahtar rol oynayacaktır. 2026 vizyonunda, portföy yönetim şirketlerinin başarısını artık sadece getiri oranları değil; teknolojik entegrasyon ve sürdürülebilir temalı fonlardaki çeşitlilik belirleyecek. Bu atama, grubun önümüzdeki dönemde daha dinamik ve yatırımcı odaklı bir büyüme patikasına gireceğinin net bir sinyalini veriyor.

    Endeavor Connect ile Startup ve Kurum İş Birliğinde Yeni Dönem

    Endeavor Türkiye, SEDEFED iş birliği ve İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) desteğiyle hayata geçirdiği “Endeavor Connect” programının kapsamı genişletilen yeni dönemini duyurdu. Startup ve kurumsal şirketler arasında sürdürülebilir bir köprü kurmayı amaçlayan program, İstanbul merkezli teknoloji odaklı girişimlerin ölçeklenme yolculuğuna ivme kazandıracak.

    Ücretsiz olarak yürütülecek 18 aylık süreçte; fintech, SaaS ve yapay zeka gibi alanlarda ürün-pazar uyumunu yakalamış 24 girişim, büyük ölçekli kurumlarla eşleştirilecek. Endeavor Yönetim Kurulu Üyesi Cansen Başaran Symes, girişimcilerin ölçeklenmesinin tüm ekosistemi dönüştürdüğünü vurgularken; SEDEFED Başkanı Emine Erdem, kurumların ölçeği ile girişimlerin çevikliğini aynı potada eritmenin küresel rekabet için şart olduğunu belirtti. Program kapsamında PoC (kavram kanıtlama) yönetiminden ortak ürün geliştirmeye, yatırım senaryolarından satın alma modellerine kadar uçtan uca yapılandırılmış bir destek mekanizması sunuluyor. Etkinlikte konuşan Figopara CEO’su Koray Bahar ise kurumlarla çalışma süreçlerinde yapıcı yaklaşımın ve karşılıklı odaklanmanın kritik önemine dikkat çekti.

    Aralık 2025’te ihtiyaç analizleriyle başlayan takvim, 2026 yılındaki inovasyon şovları ve derinlemesine görüşmelerin ardından Şubat 2027’deki final etkinliğiyle tamamlanacak. Endeavor Connect, girişimlerin müşteriye erişim talebiyle kurumların teknolojik dönüşüm hedeflerini güvene dayalı bir zeminde birleştiriyor.

    Girişimcilik ekosisteminde “ölçeklenme” sorunsalının çözümü, artık sadece sermayeye erişimden değil, büyük kurumların tedarik zincirine entegre olabilmekten geçiyor. Endeavor Connect, startup dünyasının “çevik kaslarını” kurumsal dünyanın “devasa ölçeğiyle” buluşturarak, Türkiye’nin teknoloji ihracat kapasitesini artıracak stratejik bir laboratuvar görevi üstleniyor.

    Kurumların inovasyonu içeride hantal süreçlerle çözmeye çalışmak yerine, dışarıdaki dinamik startup gücünü bir kaldıraç olarak kullanması, Türk iş dünyasının dijital olgunluk seviyesini yukarı taşıyacak bir vizyonu yansıtıyor. Özellikle fintech ve SaaS gibi dikey alanlarda, referans müşteri kavramının hayati önem taşıdığı bir pazarda, bu tür yapılandırılmış programlar girişimlerin “ölüm vadisini” geçmelerini kolaylaştıran bir emniyet kemeri işlevi görüyor. 2026-2027 döneminde, bu iş birliklerinden doğacak ortak ürünlerin küresel pazarda rekabet ettiğine şahitlik edeceğiz.

    Deloitte Teknoloji Trendleri 2026 Raporu Yayımlandı

    Deloitte tarafından yayımlanan Teknoloji Trendleri 2026 raporu, iş dünyasının yapay zekayı deneme aşamasından ölçeklenebilir etki aşamasına geçtiğini ilan etti. Raporun 17’nci edisyonu, yapay zekanın kurumsal teknolojinin her katmanına sızarak “elektrik” kadar temel ve vazgeçilmez bir altyapıya dönüştüğünü ortaya koyuyor.

    Önümüzdeki iki yıllık projeksiyonda rekabetin anahtarı, süreçleri sadece otomatize etmek yerine “yeniden tasarım” felsefesiyle kurgulamak olacak. Üretken yapay zekanın hızla benimsenmesiyle birlikte platformlar, organik trafiğin yüzde 6,5’ini yönetmeye başlarken bu oranın kısa sürede iki katına çıkması bekleniyor. Raporda yer alan “fiziksel yapay zeka” dalgası, robotik sistemlerin depo ve fabrikalarda somut değer üretmesiyle hız kazanıyor; 2035 yılına kadar iş yerlerinde 2 milyon insansı robotun kullanılacağı öngörülüyor. Deloitte Türkiye Teknoloji ve Dönüşüm Hizmetleri Lideri Hakan Göl, başarının yolunun ajantik sistemleri silikon tabanlı bir iş gücü olarak konumlandırmaktan ve operasyonları cesurca yeniden hayal etmekten geçtiğini vurguladı.

    Hibrit altyapı stratejilerinin öne çıktığı bu yeni dönemde, şirketlerin teknoloji bütçelerindeki yapay zeka payının yüzde 13 seviyelerine yükselmesi öngörülüyor. Rapor, siber güvenlikten veri yönetimine kadar her alanda yapay zeka odaklı stratejilerin kurumsal geleceği belirleyeceğine işaret ediyor.

    Deloitte’un 2026 raporu, teknoloji dünyasında “deneme-yanılma” devrinin kapandığını ve yapay zekanın kurumların ana sinir sistemi haline geldiğini teyit ediyor. Yeniden tasarım vurgusu, yapay zekayı mevcut işleyişe yama yapmak yerine, iş modellerini bu teknoloji etrafında kökten kurgulayanların kazandığı bir süreci işaret ediyor.

    Özellikle ajantik iş gücü ve fiziksel yapay zeka kavramları, bu teknolojinin ekranlardan çıkarak otonom karar mekanizmalarına ve fiziksel operasyonlara tam entegrasyonunu temsil ediyor. Hakan Göl’ün tanımladığı silikon tabanlı iş gücü yaklaşımı, yönetim disiplininin hem insanları hem de algoritmik ajanları kapsayacak şekilde evrilmesini zorunlu kılıyor. 2026 finansal ve teknolojik ekosisteminde asıl farkı; en gelişmiş modeli kullananlar kadar, bu modelleri maliyet etkin şekilde ölçekleyen ve güvenliği tasarıma en baştan dahil eden vizyoner yapılar yaratacak.

    TÜBİSAD Türkiye’nin 2025 Dijital Dönüşüm Endeksini Açıkladı

    TÜBİSAD tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Dijital Dönüşüm 2025 Endeksi”, ülkemizin teknoloji kullanım kapasitesinin güçlü seyrettiğini, ancak bu potansiyelin teknoloji üretimi ve ihracata dönüşmesi için ekosistem odaklı bir sıçramaya ihtiyaç duyulduğunu ortaya koydu. Endeks, teknolojiye erişimin artık bir bariyer olmaktan çıktığı, asıl farkın yatırım ortamı ve nitelikli insan kaynağıyla yaratılacağı yeni bir dönemi işaret ediyor.

    Bu yıl 5 üzerinden 3,13 olarak hesaplanan endeks, önceki yıla göre sınırlı bir artış gösterse de henüz 2021 yılındaki zirve seviyesine ulaşamadı. Toplam 61 gösterge üzerinden hazırlanan raporun detaylarında; Kullanım bileşeni 3,34 puanla zirvede yer alırken, Ekosistem bileşeni 2,68 puanla en zayıf halka olarak belirlendi. TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, sürdürülebilir bir ivme için üniversite-sanayi iş birliği ve finansmana erişim gibi yapısal alanların iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Urçar ise yapay zeka başlığının bu yıl endekse dahil edildiğini ve gelecekte bu alana özel bir ölçümleme altyapısı kurgulanacağını belirtti.

    Endeks verileri, dijitalleşmenin artık sadece bir BT gündemi değil; kamu, akademi ve özel sektörün eşgüdümüyle yönetilmesi gereken bütünleşik bir ekonomi süreci olduğunu kanıtlıyor. Katılımcıların %64’ü önümüzdeki iki yılda dijital yatırımlarını artırmayı planlarken, büyümenin anahtarının “ekosistem” olduğu vurgulanıyor.

    Fintek ve teknoloji ekosistemi açısından bu karne, kullanıcıdan üreticiye geçiş sürecindeki sancıları net bir şekilde yansıtıyor. Türkiye, teknoloji tüketiminde küresel bir iştah sergilemesine rağmen; yatırım ortamındaki öngörülebilirlik ve finansmana erişim gibi soft altyapı sorunları, dijitalleşme ivmesinin reel katma değere dönüşmesini frenliyor.

    Özellikle Ekosistem bileşeninin 2,68 ile sınırlı kalması, fintek dünyasındaki yerli girişimlerin neden ölçeklenme fazında küresel rakiplerine göre geride kaldığını açıklar nitelikte. 2026 vizyonunda yapay zekanın endekse dahil edilecek olması akıllı veri üretimi üzerinden bir rekabetçilik hikayesi yazılmasının zorunlu olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin dijital ligde üst sıralara tırmanabilmesi, teknolojik araçları iyi kullanmasından ziyade, bu araçların üretildiği ekosistemi ne kadar şeffaf ve yatırım dostu hale getireceğine bağlı olacak.

    Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

    Bu hafta küresel fintek ekosistemi, China UnionPay ve Amazon’un pazar hakimiyetlerini teknolojiyle pekiştirdiği, PayPal ve Monzo gibi devlerin ise lisans hamleleriyle “gerçek bankaya” dönüştüğü stratejik manevralara sahne oldu. Revolut’un Ukrayna’dan çekilmesi regülasyonların keskinliğini hatırlatırken, Coinbase ve Klarna’nın iş birlikleri kripto varlıkların günlük finansmana ne kadar entegre olduğunu kanıtladı. Yapay zekâ, sadece bir asistan olmaktan çıkıp ticareti yöneten bir “ajan”a dönüşürken (Agentic AI), stabilcoinler vergi düzenlemeleriyle artık ana akım bir ödeme aracı olarak kabul edilme yolunda ilerliyor.

    Haftanın öne çıkan haber ve gelişmelerini aşağıda bulabilirsiniz:

    China UnionPay’den Seyahat Odaklı Mobil Devrim

    Çinli ödeme devi China UnionPay, yurt dışına seyahat eden kullanıcıları için geliştirdiği yeni “hepsi bir arada” mobil uygulamasıyla kart şemalarının oyun alanını değiştiriyor. Uygulama, sadece bir ödeme aracı olmakla kalmayıp; seyahat harcamalarını takip etme, anlık döviz dönüşümü ve yerel ödeme yönetimi gibi özellikleri tek bir çatı altında topluyor. Bu hamle, kart devlerinin artık sadece altyapı sağlamakla yetinmeyip, son kullanıcı deneyimini (UX) doğrudan sahiplenerek “Süper Uygulama” modeline geçiş yaptıklarını gösteriyor.

    Amazon, Yapay Zekâ Alışveriş Asistanlarına “Dur” Dedi

    E-ticaret devi Amazon, üçüncü taraf yapay zekâ (AI) tabanlı alışveriş asistanlarının platform verilerine erişimini sınırlayarak ekosistemindeki kontrolü sıkılaştırdı. Şirket, bu asistanların fiyat izleme ve ürün verisi çekme yeteneklerini kısıtlayarak, platformdaki rekabet dengesini ve fiyatlandırma dinamiklerini korumayı amaçlıyor. Bu karar, e-ticaret devlerinin kendi verilerini ve müşteri yolculuğunu “dış zekâlardan” koruma konusundaki kararlılığını ve veri egemenliği savaşlarını gözler önüne seriyor.

    Talus ve Ingenico, Kuzey Amerika’da “Donanımsız POS” Dönemini Başlattı

    Ödeme teknolojileri liderleri Talus ve Ingenico, Kuzey Amerika pazarında SoftPOS (Yazılım Tabanlı POS) çözümünü hayata geçirerek küçük işletmeler için donanım maliyetini ortadan kaldırdı. Bu teknoloji sayesinde, NFC özellikli herhangi bir akıllı telefon anında güvenli bir ödeme terminaline dönüşebiliyor. Özellikle mikro işletmeler ve saha satıcıları için devrim niteliğinde olan bu adım, ödeme kabulünü demokratikleştirerek finansal kapsayıcılığı artırıyor.

    PicPay, Akıllı Telefonları Ödeme Terminaline Dönüştürdü

    Brezilyalı fintek PicPay, NFC destekli Android telefonları fiziksel POS cihazına çeviren yenilikçi çözümünü duyurdu. Ekstra bir cihaz yatırımına gerek kalmadan kartlı ödeme alabilmeyi sağlayan bu özellik, özellikle seyyar satıcılar ve küçük esnaf için hayati bir kolaylık sunuyor. PicPay, bu hamleyle Brezilya’daki rekabetçi ödeme pazarında donanım bariyerini yıkarak dijital ödeme kabulünü tabana yaymayı hedefliyor.

    Squarespace, Pay Links ile Sosyal Ticareti Güçlendiriyor

    Web sitesi kurma platformu Squarespace, küçük işletmelerin herhangi bir web sitesine ihtiyaç duymadan ödeme alabilmesini sağlayan “Pay Links” hizmetini başlattı. İşletmeler, oluşturdukları ödeme linklerini sosyal medya, e-posta veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden paylaşarak saniyeler içinde satış yapabiliyor. Bu çözüm, özellikle “mikro ticaret” yapan girişimciler için ödeme süreçlerini basitleştirerek sosyal ticaretin büyümesine katkı sağlıyor.

    BBVA, Olea Yatırımıyla Ticaret Finansmanını Dijitalleştiriyor

    İspanyol bankacılık devi BBVA, dijital ticaret finansmanı platformu Olea’ya stratejik yatırım yaparak kurumsal bankacılık vizyonunu yeniledi. Bu hamle, geleneksel olarak kağıt yoğun ve yavaş ilerleyen ticaret finansmanını (trade finance), veri odaklı ve tamamen dijital bir altyapı katmanına taşıma hedefini güçlendiriyor. BBVA, bu yatırımla ticaretin finansmanını bir “kredi ürünü” olmaktan çıkarıp, tedarik zincirine entegre akıllı bir hizmete dönüştürüyor.

    PayPal, ABD Bankacılık Lisansı İçin Resmi Başvuruyu Yaptı

    Ödeme devi PayPal, ABD’de kendi bankasını kurmak üzere regülatörlere resmi lisans başvurusunda bulunarak ekosistemini tamamlama yolunda dev bir adım attı. Bu başvuru, şirketin sadece bir ödeme aracısı olmaktan çıkıp mevduat toplayan, kredi veren ve fonlama maliyetlerini düşüren tam yetkili bir finans kurumuna dönüşme stratejisini doğruluyor. Onaylanması halinde PayPal, kullanıcılarının tüm finansal hayatını yöneten gerçek bir “dijital banka” statüsüne kavuşacak.

    Monzo Bank, Habito’yu Satın Aldı ve İrlanda Lisansıyla Avrupa’ya Açıldı

    Birleşik Krallık merkezli Monzo, dijital mortgage aracısı Habito’yu satın alarak ürün yelpazesine konut kredisini eklerken, aynı zamanda İrlanda bankacılık lisansını da cebine koydu. Bu ikili hamle, Monzo’nun Brexit sonrası Avrupa Birliği pazarında kalıcı ve regülasyon uyumlu bir büyüme stratejisi izlediğini gösteriyor. Banka, mortgage gibi yüksek değerli ürünlerle müşteri ilişkisini derinleştirirken, İrlanda üzerinden tüm Avrupa’ya hizmet verme kapasitesine ulaşıyor.

    Mercury, Fintekten Bankacılığa Geçiş İçin Lisans Başvurusunda Bulundu

    Start-up’ların favori finans platformu Mercury, resmi bankacılık lisansı başvurusunda bulunarak iş modelini bir üst seviyeye taşıma kararı aldı. Bugüne kadar bankacılık iş ortakları üzerinden hizmet veren şirket, kendi lisansını alarak ürün geliştirme hızını artırmayı ve aracısız bir yapıya geçmeyi hedefliyor. Bu adım, “platform bankacılığı” modelinin (BaaS) ötesine geçerek kendi altyapısına sahip olmanın fintekler için yeni bir olgunluk evresi olduğunu gösteriyor.

    Barclays, KOBİ’ler İçin Yapay Zekâ Destekli Sürdürülebilirlik Platformunu Test Ediyor

    İngiliz bankacılık devi Barclays, iklim teknolojisi şirketi ExpectAI ile iş birliği yaparak KOBİ müşterilerine özel sürdürülebilirlik içgörüleri sunan bir platformu pilot olarak devreye aldı. Bu platform, işletmelerin karbon ayak izini analiz ederek yeşil dönüşüm için veri temelli öneriler sunuyor. Barclays bu hamleyle, sürdürülebilir finansı (ESG) sadece büyük şirketlerin değil, KOBİ’lerin de gündemine sokarak bankacılıkta “değer odaklı” yeni bir dönem başlatıyor.

    Deem Finance ve airpay, KOBİ Finansmanında “İnsan Odaklı” Veri Modelini Başlattı

    Deem Finance ve ödeme platformu airpay, KOBİ’lere yönelik finansman süreçlerini dönüştüren stratejik bir iş birliğine gitti. Geliştirilen model, sadece finansal tablolara değil, ödeme verilerine ve işletme davranışlarına dayalı “insan merkezli” bir risk değerlendirmesi sunuyor. Bu yaklaşım, geleneksel bankaların kredi vermekte zorlandığı küçük işletmeler için daha esnek, adil ve gerçek zamanlı finansman çözümlerinin önünü açıyor.

    İspanya, 2026’da Kripto Piyasasını MiCA ve DAC8 ile Disipline Ediyor

    İspanya hükümeti, Avrupa Birliği’nin kripto varlık düzenlemesi MiCA ve vergi şeffaflığı direktifi DAC8’i 2026 yılı itibarıyla tam kapsamlı olarak uygulamaya alacağını duyurdu. Bu düzenlemeler, kripto piyasasında lisanslama, şeffaflık ve raporlama standartlarını kurumsal finans seviyesine yükseltmeyi hedefliyor. İspanya’nın bu proaktif tavrı, ülkeyi Avrupa’nın en güvenli ve regüle kripto merkezlerinden biri haline getirme vizyonunu yansıtıyor.

    Klarna ve Coinbase İş Birliği: Stabilcoin ile Alışveriş Finansmanı Dönemi

    BNPL devi Klarna, kripto borsası Coinbase ile stratejik bir ortaklık kurarak stabilcoin tabanlı finansman seçeneklerini kullanıcılarına sundu. Bu iş birliği sayesinde kullanıcılar, Coinbase cüzdanlarındaki dijital varlıkları kullanarak Klarna üzerinden taksitli alışveriş yapabilecek. Geleneksel tüketici finansmanı ile kripto ekonomisinin bu entegrasyonu, dijital varlıkların günlük harcamalarda bir ödeme aracı olarak kullanımını yaygınlaştırıyor.

    Coinbase, Tahmin Piyasalarında Büyüyor ve Regülatörlere Meydan Okuyor

    Coinbase, tahmin piyasaları (prediction markets) alanındaki ürün kapasitesini genişletmek için The Clearing Company’yi satın aldı. Ancak aynı zamanda, bu piyasalara yönelik kısıtlayıcı düzenlemeler nedeniyle üç ABD eyaletine karşı dava açtı. Bu ikili strateji, Coinbase’in sadece bir borsa olmaktan çıkıp yeni finansal ürünlere yöneldiğini, ancak bunu yaparken regülatörlerle yasal bir mücadeleyi de göze aldığını gösteriyor.

    Nuvei ve ABN Amro’nun Alman Birimi, Avrupa’da Kripto Lisanslarıyla Güçleniyor

    Ödeme platformu Nuvei, Avrupa Birliği genelinde geçerli MiCA lisansını alarak kripto hizmetlerini resmileştirirken; ABN Amro’nun Almanya iştiraki de benzer bir lisansla dijital varlık saklama yetkisi kazandı. Bu gelişmeler, hem finteklerin hem de geleneksel bankaların Avrupa kripto pazarında “regülasyon uyumlu” oyuncular olarak konumlanma yarışında hızlandığını kanıtlıyor. MiCA, Avrupa’yı kurumsal kripto hizmetleri için güvenli bir limana dönüştürüyor.

    JPMorgan, Kurumsal Müşterileri İçin Kripto Ticaretini Masaya Yatırdı

    Wall Street devi JPMorgan, kurumsal müşterilerine yönelik kripto para ticareti ve saklama hizmetleri sunma seçeneklerini değerlendirmeye aldı. Bankanın bu hamlesi, dijital varlıkların artık “spekülatif bir balon” olarak değil, kurumsal portföylerin kalıcı bir parçası olarak görüldüğünü teyit ediyor. JPMorgan’ın bu alana girmesi, kripto piyasasına duyulan güveni ve likiditeyi artıracak kritik bir dönüm noktası olabilir.

    Ukrayna Merkez Bankası ve Revolut: Regülasyon Uyumunun Bedeli

    Ukrayna Merkez Bankası, Revolut’un ülkedeki hesapları kapatma kararının tamamen yerel lisans gerekliliklerinden kaynaklandığını açıkladı. Revolut’un bu adımı, sınır ötesi fintek faaliyetlerinde “gri alanların” artık kalmadığını ve şirketlerin yerel mevzuata tam uyum sağlamak zorunda olduğunu gösteriyor. Bu durum, küresel finteklerin genişleme stratejilerinde regülasyon maliyetlerini ve risklerini daha dikkatli yönetmesi gerektiğini hatırlatıyor.

    Nodu, 1.45 Milyon Dolar Yatırımla Avrupa’da Stabilcoin Altyapısını Kuruyor

    Stabilcoin altyapı girişimi Nodu, Avrupa pazarında regülasyon uyumlu stabilcoin rayları inşa etmek için 1.45 milyon dolarlık yatırım aldı. Şirket, bu fonla özellikle kurumsal ödemeler ve bankalar arası mutabakatlar için güvenli bir dijital para altyapısı sunmayı hedefliyor. Yatırım, Avrupa’da MiCA sonrası dönemde stabilcoin projelerine olan ilginin arttığını gösteriyor.

    ABD’de Stabilcoin Ödemeleri İçin Vergi Düzenlemesi Yolda

    ABD Temsilciler Meclisi, stabilcoin kullanılarak yapılan küçük ölçekli ödemeleri vergi yükümlülüğünden muaf tutmayı veya basitleştirmeyi öngören bir düzenlemeyi gündemine aldı. Mevcut durumda her kripto harcaması “varlık satışı” sayılarak vergiye tabi tutuluyor. Bu düzenleme hayata geçerse, stabilcoinlerin günlük hayatta kahve alırken bile kullanılmasının önündeki en büyük bürokratik engel kalkmış olacak.

    Fintek Markaları, Premier League’de Bahisçilerin Yerini Alıyor

    İngiltere Premier League’de bahis şirketlerinin forma sponsorluğundan çekilmesiyle oluşan boşluğu, güvenilirlik ve küresel görünürlük arayan fintek markaları doldurmaya başladı. Futbolun evrensel çekim gücünü kullanan fintekler, marka bilinirliklerini artırarak geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Bu trend, fintek sektörünün pazarlama bütçelerinin ve marka olgunluğunun ne kadar yükseldiğinin bir göstergesi.

    Uganda Merkez Bankası, NALA’ya Ödeme Lisanslarını Verdi

    Afrika odaklı para transferi şirketi NALA, Uganda Merkez Bankası’ndan Ödeme Hizmet Sağlayıcısı (PSP) ve Ödeme Sistemleri Operatörü (PSO) lisanslarını aldı. Bu çifte lisans, NALA’nın sadece bir uygulama olmaktan çıkıp, Uganda’nın ödeme altyapısının merkezine yerleşmesini sağlıyor. API tabanlı ve birlikte çalışabilir sistemler, Afrika’da finansal kapsayıcılığı artırmanın anahtarı olarak görülüyor.

    Fiserv, Ajan Tabanlı Ticaret İçin Visa ve Mastercard ile Güçlerini Birleştirdi

    Fiserv; Visa ve Mastercard ile yaptığı stratejik iş birlikleriyle, yapay zekâ ajanlarının (Agentic AI) ticaret yaptığı yeni bir altyapı kuruyor. Bu sistem, yapay zekânın kullanıcı adına otonom olarak ürün satın alıp ödeme yapabildiği senaryoları destekliyor. Fiserv’in bu hamlesi, ödeme işlemcilerinin geleceğin “otonom ekonomisine” şimdiden hazırlandığını gösteriyor.

    ET Money, Ücretsiz Modelden Abonelik Tabanlı Yapıya Geçiyor

    Hindistan’ın popüler yatırım platformu ET Money, tamamen ücretsiz hizmet modelini terk ederek “ET Money Genius” adında ücretli bir abonelik servisine geçiş yaptı. Bu stratejik kırılma, fintek sektöründe “kullanıcı sayısı” odaklı büyüme döneminin bittiğini ve “kârlılık” odaklı değer yaratma döneminin başladığını simgeliyor. Sektör, sürdürülebilir gelir modellerine yöneliyor.

    Paytm, Endonezya ve Lüksemburg ile Küresel Ayak İzini Genişletiyor

    Hindistanlı ödeme devi Paytm, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında Endonezya ve Lüksemburg’da yeni birimler kurarak operasyonlarını genişletti. Şirket, farklı coğrafyalardaki regülasyonlara uyumlu çok merkezli bir yapı kurarak Asya ve Avrupa pazarları arasında köprü olmayı hedefliyor. Bu genişleme, Paytm’in sadece Hindistan’a sıkışıp kalmayıp global bir oyuncu olma vizyonunu yansıtıyor.

    Aspire, AB EMI Lisansı ile Avrupa Pazarına Giriş Yaptı

    Singapur merkezli işletim sistemi Aspire, Elektronik Para Kurumu (EMI) lisansını alarak Avrupa pazarına resmen adım attı. KOBİ’lere yönelik hepsi bir arada finans yönetimi sunan şirket, bu lisansla Avrupa’daki işletmelere regülasyon uyumlu ödeme ve harcama yönetimi çözümleri sunacak. Asya’dan Avrupa’ya uzanan bu hamle, B2B fintek pazarındaki rekabeti artıracak.

    Ripple ve TJM, Kurumsal Dijital Varlık İşlemleri İçin Ortaklığı Büyüttü

    Ripple, kurumsal ticaret firması TJM ile olan ortaklığını genişleterek dijital varlık işlem altyapısını profesyonel yatırımcılara daha entegre bir şekilde sunmaya başladı. Bu iş birliği, kurumsal müşterilerin kripto piyasasına güvenli ve likit bir erişim sağlamasını kolaylaştırıyor. Ripple, ödeme çözümlerinin ötesine geçerek kurumsal ticaret altyapısında da vazgeçilmez bir oyuncu olmayı hedefliyor.

    Xsolla, Afrika’da Mobil Ödeme Ağını Genişletiyor

    Oyun ödemeleri platformu Xsolla, Airtel Mobile Money entegrasyonunu Tanzanya ve Madagaskar’a taşıyarak Afrika’daki kapsama alanını genişletti. Kredi kartı kullanımının düşük, mobil paranın (Mobile Money) ise çok yaygın olduğu bu pazarlarda, oyuncuların dijital içeriklere erişimi kolaylaşıyor. Xsolla, gelişmekte olan pazarlarda yerel ödeme yöntemlerine odaklanarak küresel oyun ekonomisini büyütüyor.

    FCA, Temassız Ödeme Limitlerini Esnekleştiriyor

    Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi (FCA), Mart 2026’dan itibaren temassız ödeme limitlerinde “tek tip” uygulamadan vazgeçerek esnek bir modele geçileceğini duyurdu. Buna göre bankalar ve kullanıcılar, risk profillerine göre kendi temassız işlem limitlerini belirleyebilecek. Bu karar, dolandırıcılık riskini yönetirken kullanıcı kolaylığından ödün vermeyen dengeli bir yaklaşım sunuyor.

    First Abu Dhabi Bank ve Mastercard’dan Sanal Kart Hamlesi

    BAE’nin en büyük bankası First Abu Dhabi Bank (FAB), Mastercard iş birliğiyle kurumsal müşterileri için sanal kart çözümü başlattı. Bu teknoloji, şirketlerin her bir harcama veya tedarikçi için anında benzersiz bir sanal kart oluşturmasına olanak tanıyarak ödeme güvenliğini ve kontrolünü artırıyor. B2B ödemelerde hız ve şeffaflık arayan işletmeler için kritik bir çözüm.

    SoftBank, OpenAI İçin Finansman Turunu Hızlandırdı

    Teknoloji yatırım devi SoftBank, yapay zekâ şirketi OpenAI’ye taahhüt ettiği 22,5 milyar dolarlık devasa finansmanı tamamlamak için sermaye toplama sürecini hızlandırdı. Yapay zekâ modellerinin artan işlem ve enerji maliyetleri, yatırım dünyasının önceliklerini yeniden şekillendiriyor. SoftBank’ın bu agresif tutumu, yapay zekâ yarışında geride kalmama ve sektörün liderini finanse etme kararlılığını gösteriyor.

    MoneyHash, Mastercard ile Ödeme Orkestrasyonunu Güçlendiriyor

    Ödeme orkestrasyon platformu MoneyHash, Mastercard ile stratejik bir iş birliğine giderek işletmelere yönelik ödeme yönetimi çözümlerini genişletti. Bu ortaklık, işletmelerin farklı ödeme sağlayıcılarını ve yöntemlerini tek bir panelden yönetmesini, işlem başarısızlıklarını azaltmasını ve maliyetleri optimize etmesini sağlıyor. Çok kanallı ödeme dünyasında “orkestrasyon” kritik bir ihtiyaç haline geliyor.

    AWS ve Microsoft: Bankacılıkta “Ajan Yapay Zekâ” Dönemi Başlıyor

    Bulut devleri AWS ve Microsoft, bankacılık sektöründe “Agentic AI” (Ajan Yapay Zekâ) kullanımının yaratacağı iş değerini ve kullanım senaryolarını tanıttı. Sadece sohbet eden değil, kredi başvurusu işleyen, risk analizi yapan ve müşteri adına işlem başlatan bu otonom sistemler, bankacılık operasyonlarında verimliliği kökten değiştirmeye hazırlanıyor. Teknoloji devleri, bankaların yapay zekâ dönüşümünün altyapı sağlayıcısı olmak için yarışıyor.

    Nayax ve Unipaas’tan Entegre Ödeme Çözümü

    Ödeme teknolojileri şirketi Nayax ve gömülü finans platformu Unipaas, SaaS platformları için fiziksel ve dijital ödemeleri tek bir altyapıda birleştiren entegre bir çözüm geliştirdi. Bu iş birliği, yazılım şirketlerinin müşterilerine hem online hem de fiziksel mağaza içi ödeme kabulü sunmasını kolaylaştırarak “Unified Commerce” (Birleşik Ticaret) deneyimini erişilebilir kılıyor.

    Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

    Fintek ekosisteminde insan kaynağı hareketliliği hız kesmeden sürüyor. Ödeme kuruluşlarından bankacılığa, dijital pazarlamadan veri analitiğine uzanan geniş bir yelpazede gerçekleşen yeni atamalar ve terfiler, sektörün büyüme alanlarını ve önceliklerini daha görünür kılıyor. Haftanın öne çıkan yönetici değişiklikleri ve atamaları, fintek tarafında uzmanlık derinliğinin ve kurumsal kapasite arayışının güçlendiğine işaret ediyor.

    Haftanın öne çıkan atama ve terfilerini aşağıda bulabilirsiniz:

    Sezen Uzuner, Param’da Kıdemli Kurumsal Satış Müdürü görevini üstlendi.
    Sinan Mertin Bulut, Yapı Kredi’de Krediler Tahsis Müdürü olarak yeni görevine geçti.
    Aytuğ Güneri, Moka United bünyesinde Kıdemli Dijital Pazarlama Uzmanı olarak çalışmaya başladı.
    Ahmet Çınar, AHL Pay’de POS Operasyonları Uzmanı pozisyonunda göreve başladı.
    Tuğrul Tekin Doyuk, Garanti BBVA Teknoloji’de Bulut Entegrasyon ve Analitik Platform Teknolojileri Birim Müdürü olarak sorumluluk aldı.
    Tolga Alemdar, VIRGOSOL’de Pazarlama Müdürü rolüyle ekibe katıldı.
    Sefa Kaya, Moka United’da Kıdemli Satış Destek Uzmanı olarak görev yapmaya başladı.
    Ece Dönmez, Garanti BBVA Kripto’da Pazarlama Analitiği Müdürü pozisyonuna atandı.
    Ceyda Taşçı, Tera Bank’ta Operasyon Yöneticisi olarak görev aldı.
    Akın Solmaz, Fibayatırım’da Hisse Senedi Araştırma Analisti olarak çalışmaya başladı.
    Remziye Güneş, Enpara.com’da İş Analitiği ve Yapay Zekâ Uygulamaları Direktörü görevine getirildi.
    Mehmet Akay, Papel’de Operasyon Takım Lideri pozisyonuna terfi etti.
    Fatih Mehmet Bostancı, Garanti BBVA Teknoloji’de Alan Mimarı rolünü üstlendi.
    Yiğit Oruç, AKÖde’de Ekosistem ve İş Birlikleri ekibine katıldı.
    Hasan Durmuş, Fibabanka’da Gömülü Bankacılık ve Teknoloji İş Ortaklıkları Bilgi Teknolojileri Müdürü olarak göreve başladı.

    Yeni görevlerinizde başarılar dilerim.

    FinTech alanında haftanın gündemi 254 

    Fraud.com’un katkılarıyla hazırladığım, 15 – 21 Aralık haftasında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.

    Şimdiden hepinize iyi yıllar.

    FinTech alanında haftanın gündemi 254
    FinTech Fintech gündemi FinTech Haberleri Fintek
    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Email
    Previous ArticleLinkedIn Algoritması 2026’da Nasıl Çalışacak
    Next Article Eddington Filmi Ne Anlatıyor?
    fundalina
    • Website

    Bilgi paylaşıldıkça değer kazanır.

    İlginizi çekebilir

    Fintech

    Fintek Almanak 2025 ile tüm yılı ay ay hatırlayalım

    31 Aralık 2025
    Editörden

    FinTech alanında haftanın gündemi 254

    21 Aralık 2025
    Editörden

    FinTech alanında haftanın gündemi 253

    14 Aralık 2025
    Öneriyorum
    • Davetiye
    • Finteklerin Hafızası
    • Funda Güleç
    • Hasan Yalçın TV
    • Küçük İşletmeler için Sosyal Medya
    • neodyum mıknatıs
    • Teknolojinin Hafızası
    Kalemimden

    LinkedIn Karusel gönderileri nedir?

    15 Nisan 2024

    ABD ve İngiltere, Yapay Zeka Modellerini Düzenlemek İçin Anlaştı

    15 Nisan 2024

    Gömülü Finans Pazarı Büyüyor

    15 Nisan 2024

    YouTube Algoritmasındaki Değişiklikler

    15 Nisan 2024
    Beni Takip Edin
    • Facebook
    • YouTube
    • Twitter
    • Instagram
    • LinkedIn

    Bültene Kaydolun

    Güncel haber ve gündem başlıklarını kaçırmamak için e-posta adresinizle sistemimize kaydolabilirsiniz.

    Destekleyenler
    Ada Dijital Ajans
    Popüler Yazılar

    Fintek Almanak 2025 ile tüm yılı ay ay hatırlayalım

    31 Aralık 2025

    2026 Yılı Sosyal Medya Trendleri

    30 Aralık 2025

    2025’te Sosyal Medyada En Çok Neler Konuşuldu?

    30 Aralık 2025
    Editörden

    FinTech alanında haftanın gündemi 255

    28 Aralık 2025

    FinTech alanında haftanın gündemi 254

    21 Aralık 2025

    FinTech alanında haftanın gündemi 253

    14 Aralık 2025

    Bültene Kaydolun

    Güncel haber ve gündem başlıklarını kaçırmamak için e-posta adresinizle sistemimize kaydolabilirsiniz.

    LinkedIn Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • Ana Sayfa
    • Editörden
    • Teknoloji
    • Dijital Dünya
    • Kültür Sanat
    • Fintech
    • Hakkımda
    • İletişim
    Copyright © 2026 · www.fundalina.com - Kullanım koşulları

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.