FinTech alanında haftanın gündemi 258 belli oldu. Payinall’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
Payinall’ın katkılarıyla hazırladığım, 19– 25 Ocak aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
Ocak ayının son haftasına girerken finansal teknoloji dünyası, rekor hacimler ve stratejik varlık satışlarıyla tarihinin en hareketli dönemlerinden birini yaşıyor. Haftanın panoramasına baktığımızda; TROY’un yüzde 25’i aşan pazar payı ile yerel bağımsızlığını tescillediğini, TMSF’nin Papara ve BankPozitif hamleleriyle ise sektörün mülkiyet yapısında yeni bir konsolidasyon döneminin kapılarını araladığını görüyoruz.
Sermaye hareketleri ve teknoloji yatırımları vizyoner bir ölçeğe ulaşıyor; Ak Portföy ve Garanti BBVA Portföy’ün 1 trilyon TL eşiğini aşan devasa varlık büyüklükleri, tasarruf sahiplerinin profesyonel fon yönetimine duyduğu güvenin anıtsal birer kanıtı. Akbank’ın yapay zeka iş yükleri için devreye aldığı 750 GPU’luk yeni nesil altyapı yatırımı ile Fimple’ın 10 milyon dolarlık Körfez açılımı, Türk fintek ekosisteminin artık sadece teknoloji tüketen değil, küresel standartlarda altyapı ve ürün ihraç eden bir güce dönüştüğünü belgeliyor.
Mastercard’ın küresel “Fast Track” hizmetini dünyada ilk kez İstanbul’da başlatması ve İş Bankası’nın varlık odaklı “İş Black” sadakat programı, “deneyim odaklı bankacılığın” lüks bir tercih olmaktan çıkıp standart haline geldiğini gösteriyor. Papel’e yönelik operasyonel süreçler ve regülatif denetimler ise sektörün büyüme hızı kadar “uyum ve şeffaflık” disiplininin de kritik olduğunu hatırlatıyor. Teknolojik derinliğin ve kurumsal güvenin rekabeti yeniden tanımladığı haftanın öne çıkan gelişmelerini aşağıda bulabilirsiniz.
TROY’un pazar payı yüzde 25’i geçti

Türkiye’nin yerli ödeme şeması TROY, 2025 yılını yüzde 80 kart artışı ve 4,8 trilyon TL işlem hacmiyle kapattı. Pazar payını yüzde 25,3 seviyesine taşıyan marka, 2026 yılında uluslararası entegrasyonlarla büyümesini sürdürmeyi ve sektördeki payını yüzde 30’a çıkarmayı hedefliyor.
Pazar payı yüzde 25 üzerine taşındı
Bankalararası Kart Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren TROY, 2025 yılında finansal teknolojiler ekosistemindeki ağırlığını rekor rakamlarla tescilledi. Toplam kart adedini yüzde 80 artışla 90 milyon seviyesine ulaştıran marka, kredi kartı ve ön ödemeli kart dikeyinde yüksek bir penetrasyon yakaladı. İşlem hacmi tarafında bir önceki yıla kıyasla yüzde 125 oranında genişleme sağlayan TROY, 4,8 trilyon TL’lik işlem tutarı ile sektördeki işlem trafiğinin dörtte birini yönetir hale geldi. Bu performans, markanın tutarsal pazar payını yüzde 25,3 seviyesine yükseltmesini sağladı.
Uluslararası entegrasyonlarla yüzde 30 hedefi var
Kartlı harcamalarda her dört işlemden birine aracılık eden TROY, 2026 projeksiyonunda pazar payını yüzde 30 bandına çıkarmayı planlıyor. Finansal teknolojilerde yerel bağımsızlığı güçlendiren yapı, iç pazardaki yüzde 100 kabul oranını sınır ötesi platformlara taşıma stratejisine odaklanıyor. Google Play entegrasyonu gibi küresel adımlarla e-ticaret geçerliliğini artıran şema, uluslararası işlem kabiliyetini genişleterek kullanıcı deneyimini zenginleştiriyor. Yurt dışı e-ticaret platformlarına yönelik yeni teknik entegrasyonlar, markanın küresel erişim ağını genişletme vizyonunu destekliyor.
“Herkesin TROY’u olsun, önceliği TROY olsun” vizyonu
Tüketici sadakatini artırmaya yönelik kampanyalar ve finansal kurumlarla yürütülen stratejik iş birlikleri, büyüme planının merkezinde yer alıyor. “Herkesin TROY’u olsun, önceliği TROY olsun” ilkesiyle hareket eden marka, dijital ödemeler ekosisteminin gelişiminde kritik bir rol üstleniyor. Yeni yılda sektörel kampanyaların kapsamı genişletilirken, kullanıcı kazanımı ve aktiflik oranlarının artırılması amaçlanıyor. Bu strateji, milli ödeme yönteminin rekabet gücünü perçinleyen ve tüketiciye somut avantajlar sunan ana unsur olarak öne çıkıyor.
TROY’un ulaştığı yüzde 25’lik pazar payı, sadece tüketici tercihleriyle açıklanamaz; bu durum bankaların maliyet yönetimi stratejisinin somut bir sonucudur. Visa ve Mastercard’a ödenen şema ücretlerini ve lisans maliyetlerini minimize etmek isteyen ihraççı bankalar, TROY logolu kart basımını önceliklendiriyor. Özellikle kamu bankalarının dominasyonu ve Google Play gibi kritik entegrasyonlar, “yurt dışı/online geçerlilik” bariyerini yıkarak TROY’u kapalı devre bir sistemden global standartlarda bir oyuncuya dönüştürüyor. 2026 yılındaki yüzde 30 hedefi, yerel takasın egemenliği açısından kritik bir eşik.
Papara İçin Satış Süreci Başladı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, fintek ekosisteminin dev oyuncusu Papara ve iştiraklerini 4,27 milyar TL muhammen bedelle satışa çıkardı. Sektördeki dengeleri değiştirecek ihale süreci, TCMB’nin lisans güvencesiyle başladı.
Fintek devine 4,27 milyar lira değerleme
Türkiye’nin en büyük fintek oyuncularından Papara ve bağlı olduğu PPR Holding iştirakleri, TMSF tarafından resmen satışa sunuldu. Amiral gemisi konumundaki elektronik para kuruluşunun yanı sıra menkul değerler, sigorta ve teknoloji iştiraklerini de kapsayan bütünleşik yapının muhammen bedeli 4,27 milyar TL olarak belirlendi. Fintek sektöründe kartlı ödemelerin rekor kırdığı bir dönemde gerçekleşen bu hamle, pazarın mülkiyet yapısını yeniden şekillendirecek stratejik bir fırsat niteliği taşıyor.
Yatırımcıda regülatif uygunluk şartı aranıyor
Kapalı zarf ve açık artırma usulüyle 10 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşecek ihale için yatırımcıların 213,5 milyon TL nakit teminat sunması gerekiyor. Süreçte yalnızca finansal yeterlilik aranmıyor; alıcı adaylarının 6493 sayılı Kanun kapsamında “kurucularda aranan nitelikleri” taşıması ve Merkez Bankası onayından geçmesi şart koşuluyor. Bu regülatif zorunluluk, ihalenin salt finansal yatırımcılardan ziyade, bankacılık ve ödeme sistemleri alanında rüştünü ispatlamış kurumsal aktörler arasında geçeceğine işaret ediyor.
Lisans iptali riski ortadan kalktı
İhale öncesinde şirketin operasyonel değerini koruyan kritik bir hukuki gelişme yaşandı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Ankara 25. İdare Mahkemesi’nin hükmü doğrultusunda faaliyet izninin iptali kararı kaldırıldı. Şirketin lisanslı statüsünü tescilleyen bu gelişme, potansiyel alıcıların önündeki en büyük belirsizliği giderirken, değerlemeyi doğrudan etkileyecek bir hukuksal güvence sağladıç
Muhammen bedel dolar bazında değerlendirildiğinde, Papara gibi milyonlarca kullanıcıya ve “süper uygulama” kaslarına sahip bir pazar lideri için oldukça cazip bir giriş seviyesine işaret ediyor. Ancak buradaki kilit nokta “parayı verenin düdüğü çalamayacak” olmasıdır. TCMB’nin “fit and proper” filtresi, alıcı profilini muhtemelen yerli bir bankacılık grubu veya finansal kasları çok güçlü bir holding ile sınırlar. Bu satış, Türkiye fintek tarihinde görülen en büyük el değiştirme ve konsolidasyon hamlesi olmaya aday.
Papel Yönetimine Kayyum Atandı

Papel hakkında yasa dışı bahis ve forex gelirlerini akladığı gerekçesiyle kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. İstanbul merkezli sekiz ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 41 şüpheli gözaltına alınırken, şirketin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildi.
Denetim raporları yasa dışı akışı belgeledi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, MASAK analizleri ve TCMB denetim raporlarına dayanan somut bulgularla derinleşti. Yasa dışı bahis ve forex organizasyonlarından elde edilen suç gelirlerinin, elektronik para sistemi üzerinden finansal döngüye sokulduğu tespit edildi. Soruşturma dosyasında, fonların izini kaybettirmek amacıyla yurt içi ve yurt dışındaki çok sayıda paravan şirket üzerinden sistematik transferler gerçekleştirildiği bilgisi yer aldı.
Yazılım altyapısı suça göre kurgulandı
Operasyonun teknik boyutu, organizasyonun içerideki yapılanmasını gözler önüne serdi. İddialara göre, şirket bünyesindeki yazılım mühendisleri ve proje yöneticileri, yasa dışı fon akışını gizlemek adına özel algoritmalar ve finansal yönlendirme sistemleri geliştirdi. Bilişim personeli, suç gelirlerinin takibini zorlaştıran bu mekanizmaları kurarak para nakline aracılık etme suçunu organize bir yapı içinde işlemekle suçlanıyor.
Şirket yönetimi fona devredildi
İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere sekiz ilde gerçekleşen baskınlarda çok sayıda dijital materyale el konulurken, şüphelilerin malvarlıklarına tedbir uygulandı. Suç gelirlerinin takibinin güvenli bir şekilde sürdürülmesi ve delillerin karartılmasının önlenmesi amacıyla mahkeme, şirketin yönetim yetkilerini TMSF’ye devretti. Kayyum atamasıyla birlikte şirketin operasyonel süreçleri devlet güvencesinde denetim altına alındı.
Papel operasyonu, fintek sektöründe “hızlı büyüme” hırsının “uyum” süreçlerini ezdiğinde neler olabileceğinin en sert örneği. Özellikle yazılım ekiplerinin “aklama mühendisliği” yapmakla suçlanması, olayı basit bir ihmalden çıkarıp organize bir finansal suça dönüştürüyor. Bu vaka, TCMB ve MASAK’ın sektör üzerindeki denetim balyozunu daha da ağırlaştırmasına neden olur. “Banking-as-a-Service” kavramının “Laundering-as-a-Service” modeline dönüşmemesi için regülatörün tavizi olmayacağı netleşti.
BankPozitif 28 Milyon Dolara Satılığa Çıkarıldı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, BankPozitif Kredi ve Kalkınma Bankası’nın hakim paylarını satışa sundu. Bankanın yönetimini temsil eden imtiyazlı hisseleri de kapsayan ihale için 28 milyon dolar muhammen bedel belirlenirken, süreç bankacılık sektöründe yeni bir satın alma fırsatı yarattı.
Şubat ayında ihale masası kurulacak
TMSF, portföyünde bulunan BankPozitif hisselerinin satışı için resmi düğmeye bastı. Banka sermayesinin yüzde 70,29’unu oluşturan yaklaşık 1,64 milyar adet pay ile yönetim imtiyazı sağlayan C grubu hisseler blok halinde ihale edilecek. Fon tarafından belirlenen 28 milyon dolarlık muhammen bedel, 2026 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşecek en stratejik varlık transferlerinden biri olarak kayıtlara geçiyor. Yatırımcıların sürece dahil olabilmesi için 1,4 milyon dolar tutarında nakit teminat sunması gerekiyor.
Veri odası incelemeye açıldı
İhale takvimi oldukça sıkı bir tempoda ilerleyecek; 9 Şubat 2026 tarihinde son tekliflerin alınmasının ardından, 10 Şubat günü TMSF’nin İstanbul binasında açık artırma düzenlenecek. Potansiyel alıcılar, gizlilik sözleşmesi imzalayarak şubat ayının ilk haftasına kadar bankanın finansal ve operasyonel verilerini veri odasında (data room) inceleme şansına sahip bulunuyor. Bu süreç, yatırımcılara bankanın bilançosunu şeffaf bir şekilde analiz etme imkanı tanıyor.
Düzenleyici kurum onayı şart
Satış süreci finansal yeterliliğin ötesinde regülatif uyumu merkeze alıyor. Alıcı adaylarının Bankacılık Kanunu uyarınca kurucu ortak niteliklerini haiz olması zorunlu tutuluyor. Kapalı zarf usulüyle başlayıp açık artırmayla sonuçlanacak ihalede, en yüksek teklifi veren isteklinin hisse devrini tamamlayabilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan onay alması gerekiyor. Bu prosedür, bankanın mülkiyetinin sektör dinamiklerine uygun ve yetkin ellere geçmesini garanti altına alıyor.
28 milyon dolarlık başlangıç fiyatı, bugünkü kur ve piyasa çarpanlarıyla bir yatırım bankası lisansı için “kelepir” sayılabilecek bir seviye. Sıfırdan lisans almanın 500 milyon TL ödenmiş sermaye şartı ve en az 18 aylık bürokratik zorlukları düşünüldüğünde, hazır bir yapıyı devralmak yatırımcıya ciddi bir “time-to-market” avantajı sağlar. Özellikle faaliyet alanlarını genişletmek isteyen büyük fintekler veya Türkiye pazarına girmeyi hedefleyen Körfez sermayesi için BankPozitif, temiz ve hızlı bir giriş bileti olabilir.
Mastercard Türkiye Yönetimini Güçlendirdi

Mastercard Türkiye, operasyonel büyüme hedefleri doğrultusunda Ömer Tuğlu ve Burcu Altun’u Müşteri Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcıları olarak atadı. İkili, ticari stratejilere ve dijital ödeme çözümlerine eş liderlik edecek.
Ticari stratejilere eş liderlik dönemi
Mastercard, Türkiye pazarındaki büyüme ivmesini desteklemek amacıyla üst yönetimde çift başlı bir liderlik yapısına geçti. 22 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Ömer Tuğlu ve Burcu Altun, Müşteri Yönetimi’nden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi. Yeni atamalarla birlikte şirketin ticari stratejileri, stratejik iş ortaklıkları ve dijital ödeme çözümlerinin yaygınlaştırılması süreçleri bu iki ismin eş liderliğinde yürütülecek.
Danışmanlıktan satış liderliğine geçiş
Şirkete 2019 yılında danışman olarak katılan Ömer Tuğlu, bölgesel projelerdeki başarısının ardından 2023 yılında Müşteri Yönetimi ekibine direktör olarak geçiş yaptı. Kilit müşteri portföyünün yönetilmesinde kritik roller üstlenen yönetici, yeni dönemde finansal kurumlar ve finans dışı ekosistem aktörleri nezdinde iş geliştirme süreçlerine yön verecek.
Küresel deneyim yerel yönetime katıldı
Kariyerine New York’ta başlayan ve strateji, finans ile yönetim danışmanlığı alanlarında 20 yıla yakın tecrübesi bulunan Burcu Altun, Mastercard’ın stratejik derinliğini artırmayı hedefliyor. A.T. Kearney, Turkcell ve Oger Telecom gibi kurumlardaki üst düzey yöneticilik geçmişine sahip olan Altun, küresel birikimini Türkiye operasyonlarının müşteri yönetimi stratejilerine entegre edecek.
Mastercard’ın müşteri yönetimi gibi kritik bir koltuğu ikiye bölerek “eş başkanlık” modeline geçmesi, Türkiye pazarının derinleştiğine işaret ediyor. Ömer Tuğlu’nun Mastercard Advisors kökenli olması, şirketin bankalara sadece bir “ödeme şeması” olarak değil, veri odaklı bir danışman olarak gitme stratejisini doğruluyor. Burcu Altun’un telekom ve strateji geçmişi ise ödemelerin “banka dışı” sektörlere kaydığı bu dönemde ekosistem çeşitliliğini yönetmek adına kritik bir hamle.
Fimple Körfez Açılımı İçin 10 Milyon Dolar Aldı

Bulut tabanlı bankacılık çözümleri sağlayıcısı Fimple, uluslararası büyüme stratejisi kapsamında 10 milyon dolarlık yeni bir yatırım turunu tamamladı. Ak Portföy liderliğinde gerçekleşen yatırım turu, şirketin Dubai ve Riyad ofisleri üzerinden Körfez pazarındaki operasyonlarını hızlandırmasını sağlayacak.
Körfez operasyonlarına 10 milyon dolarlık kaynak
Bankacılık altyapı çözümleri sunan Fimple, Ak Portföy Girişim Sermayesi Fonları liderliğinde yürütülen yatırım turunda 10 milyon dolarlık sermaye girişi sağladı. Mevcut yatırımcılar DN Capital, Smartfin ve APY Ventures’ın da destek verdiği tur, şirketin 2022’den bu yana sürdürdüğü büyüme hikayesinde yeni bir evreyi işaret ediyor. Londra ve İstanbul merkezli teknoloji şirketi, elde ettiği bu finansmanı özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’daki yapılanmasını güçlendirmek ve Körfez İş Birliği Konseyi (GCC) bölgesindeki pazar payını artırmak amacıyla kullanacak.
Modüler mimariyle bölgesel derinleşme
Finansal kuruluşlara sunduğu “tak-çıkar” (composable) mimari sayesinde bankaların ürün geliştirme süreçlerini kısaltan Fimple, bölgedeki dijital dönüşüm talebine yanıt veriyor. Çekirdek bankacılık, BNPL ve Servis Modeli Bankacılığı (BaaS) dikeyindeki çözümler, bölgedeki bankaların eski sistemlerden (legacy) modern altyapılara geçişini kolaylaştırıyor. Ak Portföy Yatırım Direktörü Göktürk Işıkpınar, şirketin modüler yapısının kurumlara hız ve verimlilik kazandırdığını belirterek, Fimple’ın bölgedeki gömülü finans oyuncuları için güvenilir bir teknoloji ortağı olma hedefini desteklediklerini vurguladı.
Modernizasyon talebi büyümeyi tetikliyor
Fimple CEO’su Mücahit Gündebahar, alınan devam yatırımını vizyonlarının ve stratejik icraatlarının güçlü bir onayı olarak tanımladı. Bulut tabanlı platformlara yönelik talebin arttığı GCC bölgesini anahtar bir pazar olarak konumlandırdıklarını belirten Gündebahar, yerel varlıklarını derinleştirerek daha fazla kurumun inovasyon sürecine katkı sunacaklarını ifade etti. Smartfin Ortağı Jürgen Ingels ise çekirdek sistem modernizasyonunun artık teknik bir işten ziyade stratejik bir zorunluluk olduğunu, Fimple’ın sürtünmesiz platformuyla bu ihtiyacı karşıladığını dile getirdi.
Fimple’ın aldığı bu yatırım, Türk fintek mühendisliğinin “Core Banking” gibi en zorlu ve kritik ligde küresel oyuncularla rekabet edebilir seviyeye geldiğini kanıtlıyor. Genellikle Mambu veya Thought Machine gibi devlerin domine ettiği bu pazarda, bir Türk şirketinin Körfez gibi yüksek bütçeli bir pazarda kendine yer açması büyük başarı. Ak Portföy’ün liderliği ise yerli sermayenin sadece B2C cüzdan uygulamalarına değil, derin teknoloji üreten B2B altyapı şirketlerine de iştah kabarttığını gösteriyor.
Kartlı Ödemeler Aralıkta 2,5 Trilyon Lirayı Aştı

Bankalararası Kart Merkezi’nin açıkladığı 2025 Aralık verileri, Türkiye’nin nakitsiz toplum hedefine emin adımlarla ilerlediğini belgeledi. Kartlı ödeme hacmi geçen yıla göre yüzde 48 artışla 2,5 trilyon lira barajını aşarken, temassız işlemler mağaza içi alışverişin mutlak hakimi konumuna yükseldi.
Kart sayısı 460 milyon sınırını geçti
BKM verilerine göre, 2025’in son ayında kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla yapılan toplam ödeme tutarı 2,51 trilyon TL seviyesini gördü. Toplam işlem adedinin 1,8 milyara ulaştığı bu dönemde, cüzdanlardaki kart sayısı da istikrarlı büyümesini sürdürdü. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6 oranında artış gösteren toplam kart adedi 460,6 milyona yükseldi. Özellikle kredi kartı adedindeki yüzde 10’luk çift haneli büyüme, finansal erişimin genişlediğini ve borçlanma aracı kullanımının yaygınlaştığını gösteren temel göstergelerden biri olarak kayıtlara geçti.
İnternetten ödeme payı üçte bire oturdu
Harcamaların dağılımına bakıldığında aslan payını 2,14 trilyon liralık hacimle kredi kartları sırtladı. Banka kartları ise yüzde 55’lik rekor büyüme oranıyla 359,7 milyar liralık işlem hacmine erişerek nakit kullanımının yerini almaya devam etti. E-ticaret ekosisteminin genişlemesiyle paralel ilerleyen internetten kartlı ödemeler, yıllık bazda yüzde 46 artışla 760,4 milyar liraya ulaştı. Bu rakam, toplam kartlı ödeme pastasının yaklaşık üçte birinin dijital kanallar üzerinden gerçekleştiğini ve online alışveriş alışkanlığının kalıcı hale geldiğini kanıtladı.
Her beş işlemden dördü temassız yapıldı
Fiziksel mağazalarda ödeme deneyimini hızlandıran temassız teknoloji, kullanım oranlarında zirveyi gördü. Aralık ayında 1,2 milyara yaklaşan temassız işlem adedi, bir önceki yıla göre tutar bazında yüzde 52’lik bir sıçrama yaparak 768,5 milyar lirayı buldu. Veriler, mağaza içinde gerçekleşen her beş kartlı ödemeden dördünün fiziksel temas gerektirmeden tamamlandığını ortaya koydu. Tüketicilerin hız beklentisi, temassız ödemeyi artık bir tercih olmaktan çıkarıp alışverişin varsayılan yöntemi haline getirdi.
BKM verilerindeki yüzde 48’lik büyüme, enflasyon etkisinden arındırıldığında dahi reel bir harcama artışına işaret ediyor. Ancak verinin en çarpıcı yanı, ön ödemeli kartlardaki sert düşüş ve banka kartlarındaki yükseliş. Bu durum, Nisan ayındaki regülasyon değişikliğiyle “anonim” kartların banka kartı statüsüne geçirilmesinin istatistiksel yansımasıdır. Ayrıca kredi kartı hacminin banka kartının neredeyse 6 katı olması, hane halkının nakit akışını yönetmekte zorlandığını ve harcamalarını vadelendirerek ötelediğini gösteren kritik bir makroekonomik sinyal.
İş Bankası Varlık Odaklı İş Black Programını Tanıttı

İş Bankası, müşteri varlıklarına göre şekillenen yeni sadakat programı İş Black’i devreye aldı. Bireysel bankacılıkta segmentasyon stratejisini değiştiren model, 1 milyon TL ve üzeri birikime sahip kullanıcılara finansal önceliklerin yanında yaşam tarzı ayrıcalıkları sunuyor.
Varlık seviyesine göre otomatik statü tanımlanıyor
İş Black programı, müşterilerin banka bünyesindeki aylık ortalama varlıklarına endeksli iki farklı statü üzerine kurgulandı. Herhangi bir başvuru bürokrasisi gerektirmeyen sistem, bakiyesi 1 milyon lira seviyesini aşanları Black, 4 milyon lira barajını geçenleri ise Black Plus kategorisine otomatik olarak dahil ediyor. Bu segmentasyon yapısı, varlık birikimini merkeze alarak müşterilere statülerine uygun özelleştirilmiş bir hizmet protokolü tanımlıyor.
Yatırım desteği ve sosyal yaşam ayrıcalıkları birleşti
Program üyeleri, mobil uygulama üzerindeki özel arayüzden portföy yönetimi desteği, vadeli hesaplara ek faiz oranları ve FX piyasalarına erişim gibi finansal araçlara ayrıcalıklı koşullarda ulaşıyor. Bankacılık işlemlerindeki önceliklendirmenin yanı sıra sosyal yaşamı da kapsayan model; restoran, kültür-sanat, giyim ve kozmetik harcamalarında özel indirim kurguları sunuyor. Müşteriler, kişiye özel temsilci atamasıyla çözüm merkezi süreçlerinde bekleme süresi olmaksızın hızlı hizmet alma imkanına kavuşuyor.
Bütüncül deneyimle müşteri bağı derinleşiyor
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, yeni programı müşterilerle kurulan bağı derinleştirme stratejisinin bir parçası olarak tanımladı. Finansal ihtiyaçları karşılamanın ötesine geçerek bütüncül bir bankacılık deneyimi sunduklarını belirten Lüle, kullanıcıların uygulama üzerindeki özel menüler sayesinde her temas noktasında ayrıcalıklı hissetmelerini amaçladıklarını vurguladı. Yönetim, bu hamleyle salt bankacılık hizmeti sunan bir kurum olmaktan çıkıp yaşam döngüsüne eşlik eden bir iş ortağına dönüşmeyi hedefliyor.
İş Bankası’nın hamlesi, “Kitlesel Özel Bankacılık” segmentindeki rekabetin kızıştığını gösteriyor. Enflasyonla birlikte 1 milyon TL, artık “zenginlik” ölçütü olmaktan çıkıp orta-üst segmentin giriş seviyesi haline geldi. Banka, bu kitleyi geleneksel “Özel Bankacılık” kapısından içeri alamasa da, standart müşteri havuzunda kaybetmemek için onlara “hibrit” bir statü açıyor. Bu strateji, mevduat faizi yarışının tıkandığı noktada, müşteriyi “prestij” ve “ayrıcalık” hissiyle elde tutma taktiği olarak değerlendirilebilir.
Mastercard Global Fast Track İlk Kez İstanbul Havalimanında

Mastercard, premium kart segmentine yönelik geliştirdiği Küresel Fast Track hizmetini dünyada ilk kez İstanbul Havalimanı’nda devreye aldı. Dijitalleşen seyahat deneyimini merkezine alan uygulama, üst segment kullanıcıların pasaport kontrol noktalarından beklemeden geçiş yapmasına olanak tanıyor.
Dijital akışla pürüzsüz geçiş imkanı
Mastercard, “Mastercard Collection” programı dahilinde tasarladığı ayrıcalıklı geçiş hizmetini 19 Ocak 2026 tarihi itibarıyla kullanıma sundu. Küresel bir aktarma merkezi olması ve stratejik konumu nedeniyle pilot bölge olarak seçilen İstanbul Havalimanı, markanın seyahat deneyimini uçtan uca dijitalleştirme vizyonunun ilk durağı oldu. Bu hamle, Türkiye’nin uluslararası turizm ekosistemindeki prestijini pekiştiren bir kilometre taşı niteliği taşıyor.
Üst segmente sınırsız ayrıcalık tanınıyor
World Legend ve seçili World Elite kart sahiplerini kapsayan sistem, “Mastercard Travel Pass” uygulaması üzerinden yönetiliyor. Kullanıcılar kartlarını sisteme tanımlayarak uçuş öncesi rezervasyon oluşturuyor ve üretilen QR kod ile Fast Track noktalarından sıra beklemeden geçiş yapıyor. World Legend sahiplerine sınırsız kullanım hakkının yanında üç misafiriyle birlikte geçiş ayrıcalığı tanınırken, sistem tamamen mobil entegrasyonla zaman tasarrufu sağlıyor.
İstanbul yaşam tarzı merkezi oluyor
Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, hizmetin küresel lansmanının İstanbul’da yapılmasının şehrin uluslararası bağlantı gücünü kanıtladığını belirtti. İGA İstanbul Havalimanı Genel Müdür Yardımcısı Server Aydın ise İGA Pass markasıyla sundukları premium hizmet vizyonunun bu iş birliğiyle derinleştiğini vurguladı. Taraflar, projenin İstanbul’u salt bir havacılık merkezi olmaktan çıkarıp küresel bir yaşam tarzı destinasyonuna dönüştürdüğü görüşünde birleşiyor.
Küresel bir lansman için New York veya Londra yerine İstanbul’un seçilmesi, İGA’nın operasyonel verimliliğinin ve teknolojik altyapısının uluslararası arenadaki rüştünü ispatladığını gösteriyor. Premium kart pazarında “mil/puan” savaşlarının yerini artık bu tip “deneyimsel” ayrıcalıklar alıyor. Müşteri artık biriktireceği puandan çok, havalimanındaki o stresli 30 dakikayı 3 dakikaya indiren konfora ödeme yapıyor. Bu hizmet, bankaların üst segment müşteriyi ellerinde tutmak için kullanacağı en güçlü sadakat kozlarından biri olacak.
Hayat Finans KOBİ Maliyetlerini Dijitalle Düşürüyor

Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası Hayat Finans, reel sektörün finansmana erişimini hızlandıran yapay zeka destekli hizmet modelini duyurdu. Şubesiz bankacılığın sağladığı operasyonel tasarrufu müşteriye yansıtan banka, işletmelere düşük finansman maliyeti ve masrafsız işlem ayrıcalığı sunuyor.
Operasyonel verimlilik maliyet avantajına dönüştü
Hayat Holding’in üretim kültüründen aldığı güçle kurulan banka, uçtan uca dijitalleşen süreçleriyle ticari bankacılıkta maliyet etkin bir yapı kurdu. Şubesiz modelin yarattığı gider tasarrufu, işletmelere doğrudan finansal fayda olarak aktarılıyor. Dijital teminat mektubu, evraksız finansman tahsisi ve Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) gibi kritik ticari ürünler, dijital kanallar üzerinden saniyeler içinde yönetilebiliyor. Banka, ölçek farkı gözetmeksizin tüm kurumsal müşterilerine eşit ve avantajlı koşullar sunmayı temel prensip edindi.
Tasarruf müşteriye kar payı olarak yansıyor
Hayat Finans Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Alper Dayi, dijital bankacılığı reel sektörün ihtiyaçlarına göre yeniden kurguladıklarını belirtti. Operasyonel maliyet düşüklüğünden elde edilen kaynağın müşteriye aktarıldığını vurgulayan Dayi, bu stratejinin kredilerde rekabetçi oranlar, mevduatta ise yüksek getiri olarak somutlaştığını ifade etti. Havale, EFT ve FAST gibi temel para transferlerinde masrafsızlık ilkesi korunarak işletmelerin nakit akışındaki görünmeyen gider kalemleri ortadan kaldırılıyor.
Yapay zeka risk süreçlerini hızlandırıyor
Teknolojik dönüşümün merkezine yerleştirilen yapay zeka, risk analizinden doküman yönetimine kadar tüm operasyonel süreçleri optimize ediyor. Kullanıcı davranışlarını analiz eden algoritmalar ve gelişmiş sanal asistanlar, işletmelere kişiselleştirilmiş finansal çözümler sunarken kredi onay mekanizmalarını hızlandırıyor. Güvenliği deneyimin merkezine alan altyapı, çok katmanlı kimlik doğrulama sistemleri ve şeffaf hizmet politikasıyla ticari müşterilere güvenli bir dijital ekosistem vaat ediyor.
Dijital bankaların bireysel taraftaki “cüzdan/kart” rekabetinden sıyrılıp KOBİ finansmanına odaklanması, lisansın potansiyelini ortaya koyan asıl hamledir. Şube, kira ve kalabalık personel gideri olmayan bir bankanın, ticari kredilerde konvansiyonel rakiplerinden daha düşük oran vermesi matematiksel bir avantajdır. Hayat Finans, arkasındaki holdingin sanayici genlerini kullanarak “üreticinin dilinden anlayan dijital banka” konumlamasıyla, özellikle kredi maliyetlerinin arttığı bu dönemde KOBİ’ler için rasyonel bir alternatif oluşturuyor.
Tam Finans KOBİ Desteği İçin EFSE Kaynağı Sağladı

Doğan Yatırım Bankası aracılığıyla gerçekleşen işlemde Tam Finans, EFSE’den sağladığı uluslararası fonla KOBİ’lerin finansmana erişimini güçlendirecek. EFSE’nin Türkiye’de ilk kez bir faktoring şirketine kaynak sağlaması sektör adına tarihi bir adım olarak kayıtlara geçti.
Faktoring sektöründe tarihi ilk gerçekleşti
Doğan Yatırım Bankası, mikro ve küçük işletmeleri desteklemek amacıyla Tam Finans ile European Fund for Southeast Europe (EFSE) arasındaki finansman anlaşmasına aracılık etti. Faktoring sektörünün teknoloji odaklı oyuncusu Tam Finans’ın likidite kapasitesini artıran bu hamle, EFSE’nin Türkiye’de bir faktoring kuruluşunu ilk kez fonlaması açısından stratejik bir önem taşıyor. İşlem, reel ekonominin temel taşı olan KOBİ’lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamayı ve sektördeki kaynak çeşitliliğini artırmayı hedefliyor.
Finansal kapsayıcılık hedefleniyor
Tam Finans Genel Müdürü Hakan Karamanlı, sağlanan kaynağın KOBİ’lerin likidite sorunlarını çözme noktasında kritik bir rol oynadığını belirtti. İşletmelerin büyüme yolculuğuna katkı sağladıklarını vurgulayan Karamanlı, finansman ekosistemini çeşitlendirmek adına uluslararası iş birliklerini sürdüreceklerini ifade etti. Şirket yönetimi, bu kaynakla finansal kapsayıcılığı genişleterek daha fazla işletmenin sürdürülebilir finansmana erişimini mümkün kılmayı amaçlıyor.
Uluslararası kaynaklar yerel ekonomiye akıyor
Doğan Yatırım Bankası Genel Müdürü Hulusi Horozoğlu, uluslararası fonların yerel ekonomiye kazandırılmasının sürdürülebilir kalkınma için hayati önem taşıdığını dile getirdi. Finance in Motion Bölge Direktörü Burcu Karpuz ise faktoringin işletmelerin operasyonel sürekliliği üzerindeki etkisine dikkat çekerek ticaretin devamlılığını desteklediklerini aktardı. Taraflar, etki odaklı bankacılık yaklaşımıyla finansal kapsayıcılığı artırma ve KOBİ’leri güçlendirme vizyonunda ortak hareket ediyor.
EFSE gibi “kalkınma odaklı” fonların genellikle bankalar üzerinden ilerlediği bir ekosistemde, doğrudan bir faktoring şirketini fonlaması sektörün itibarı açısından kritik bir kazanım. Bu işlem, faktoringin sadece bir “çek kırma” yeri olmadığını, KOBİ finansmanının en hızlı ve şeffaf kanalı olduğunu uluslararası düzeyde tescilliyor. Doğan Yatırım Bankası’nın buradaki rolü ise sadece kredi veren değil, “iş bitirici” ve “köprü kurucu” bir yatırım bankası vizyonuna sahip olduğunu kanıtlıyor.
Ak Portföy’den 2050’ye Uzanan Teknoloji Vizyonu

Çeyrek asrı geride bırakan Ak Portföy, 2026 yılına 1,5 trilyon TL’lik varlık büyüklüğüyle girerek özel sektördeki liderliğini pekiştirdi. CEO Mehmet Ali Ersarı, şirketin gelecek vizyonunu teknoloji ve sürdürülebilirlik üzerine kurarken, yapay zeka destekli yeni nesil yatırım ekosisteminin yol haritasını çizdi.
Özel sektörde 1 trilyon barajını aşan ilk kurum
Ak Portföy, kuruluşunun 25. yılında özel sektörde 1 trilyon TL varlık büyüklüğünü aşan ilk kurum olma unvanını kazanarak tarihi bir eşiği geçti. 2025 yılını sektör lideri olarak tamamlayan şirket, yeni yıla 1,5 trilyon TL’lik dev bir portföyle adım attı. Dünya genelindeki en büyük portföy yönetim şirketleri arasında ilk 400’e giren kurum, World Finance tarafından üst üste yedinci kez “Türkiye’nin En İyi Yatırım Yönetimi Şirketi” seçilerek küresel standartlardaki başarısını tescilledi.
Yatırımcı tabanı 5,5 kat büyüdü
Sermaye piyasalarındaki yapısal dönüşüm, Ak Portföy’ün yatırımcı tabanında da çarpıcı bir büyümeyi beraberinde getirdi. Son beş yılda yatırımcı sayısını 5,5 kat artırarak 1,2 milyon kişiye ulaştıran şirket, 200’ün üzerindeki fon çeşitliliğiyle Türkiye’nin en geniş yatırım evrenini sunuyor. Özellikle Z kuşağına yönelik tematik fonlar, ESG kriterlerine dayalı sürdürülebilir ürünler ve teknoloji odaklı girişim sermayesi yatırımları, tabana yayılan bu büyümenin itici gücü oldu. Şirket, yapay zeka ve blokzinciri gibi geleceğin sektörlerine odaklanarak tasarruf sahiplerine sadece finansal getiri değil, vizyoner bir ortaklık vaat ediyor.
Dijital portföy yönetimiyle otonom dönem
Ak Portföy CEO’su Mehmet Ali Ersarı, 2050 ufkuna uzanan stratejilerinde teknolojiyi insan uzmanlığının tamamlayıcısı olarak konumlandırdıklarını vurguladı. Akbank Mobil üzerinden sunulan uçtan uca “Dijital Portföy Yönetimi” hizmeti, profesyonel varlık yönetimini demokratize ederek geniş kitlelere açtı. Robo danışmanlık tecrübesiyle şekillenen bu model, yatırımcıların varlıklarını piyasa koşullarına göre dinamik ve otonom bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde yapay zeka destekli çözümleri yaygınlaştırarak kişiselleştirilmiş finansal deneyimi bir standart haline getirmeyi hedefliyor.
Ak Portföy’ün ulaştığı 1,5 trilyon TL’lik varlık büyüklüğü, Türkiye’deki birçok bankanın mevduatından daha büyük bir rakam. Bu durum, tasarruf sahibinin artık “mevduat faizine” razı olmadığını, enflasyon karşısında reel getiri arayışıyla fon dünyasına kalıcı olarak göç ettiğini gösteriyor. Ak Portföy’ün “Dijital Portföy Yönetimi” hamlesi, eskiden sadece “Private Banking” müşterisine sunulan varlık yönetimi hizmetini, cebinde 5 bin lirası olan üniversite öğrencisine kadar indirdi. Gelecek, “faiz oranı” konuşan bankaların değil, “yatırım hikayesi” anlatan portföy şirketlerinin olacak.
Finrota 2025’i 630 Milyar TL Hacimle Kapattı

Finansal teknoloji şirketi Finrota, 2025 yılı performans sonuçlarını paylaştı. Şirketin amiral gemisi Netahsilat, işlem hacmini bir önceki yıla göre yüzde 50 artırarak 630 milyar TL seviyesine taşırken, açık bankacılık çözümleriyle işletmelerin nakit akışı yönetiminde verimliliği artırdı.
Tahsilatta yüzde 50’lik büyüme yakalandı
Finrota, işletmelerin finansal süreçlerini dijitalleştiren çözümleriyle 2025 yılında güçlü bir büyüme grafiği çizdi. Dijital tahsilat platformu Netahsilat, işlem adedini yüzde 10 artırarak 13,2 milyon seviyesine taşırken, toplam tahsilat hacminde 630 milyar TL’lik bir büyüklüğe ulaştı. Özellikle otomotiv, yapı ve orman ürünleri sektörlerindeki yoğun talep, platformun kullanımını artırdı. Coğrafi dağılımda ise sanayinin kalbi konumundaki İstanbul, Kocaeli ve Bursa, dijital tahsilat hacminin en yüksek olduğu iller olarak öne çıktı.
Açık bankacılık verimliliği artırdı
Şirketin açık bankacılık ürünleri, finans ekiplerinin operasyonel yükünü önemli ölçüde hafifletti. Netekstre ürünü ile 34 milyondan fazla kart hareketi tek panelden işlenerek, manuel süreçlere ayrılan zamanda bir tam zamanlı personel tasarrufu sağlandı. Posrapor uygulaması ise 80 milyon kart hareketini tek ekrana taşıyarak beş kişilik bir ekibin yapacağı işi otomatize etti. Nakit Akış Platformu NAP360, işletmelere sunduğu erken uyarı sistemiyle finansal risklerin proaktif yönetimini mümkün kılarken, E-DBS üzerinden tahsile gönderilen fatura tutarı yüzde 60 artışla 27 milyar TL’ye ulaştı.
Teknoloji üretmenin ötesinde stratejik ortaklık
Finrota Genel Müdürü İlknur Uzunoğlu, yılı dijital finansal dönüşüm pazarındaki öncü konumlarını pekiştiren sonuçlarla tamamladıklarını belirtti. Sadece teknoloji üreten değil, işletmelere stratejik değer katan bir iş ortağı olduklarını vurgulayan Uzunoğlu, sundukları çözümlerle firmalara öngörülebilir ve proaktif bir finansal yönetim anlayışı kazandırdıklarını ifade etti. Şirket, 2026 vizyonunda veri odaklı yaklaşımını güçlendirerek hizmet kapsamını genişletmeyi hedefliyor.
Finrota’nın açıkladığı 630 milyar TL’lik hacim, Türkiye’deki B2B ticaretin ne kadar hızlı dijitalleştiğinin en somut kanıtıdır. Özellikle E-DBS tarafındaki yüzde 60’lık artış ve toplu ödemelerdeki (TÖS) 5 katlık büyüme, şirketlerin artık bankalarla tek tek entegre olmak yerine “tek API, tüm bankalar” konforunu tercih ettiğini gösteriyor. Açık bankacılık, artık bir mevzuat başlığı olmaktan çıkıp, finans departmanlarında “personel tasarrufu” sağlayan somut bir verimlilik aracına dönüşmüş durumda.
hoppa ve ikas E-Ticarette Güçlerini Birleştirdi

Finansal teknoloji girişimi hoppa, e-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas ile stratejik entegrasyon sürecini tamamladı. İş birliği, satıcılara rekabetçi komisyon oranları ve ertesi gün ödeme avantajıyla nakit akışını güçlendiren bir finansal yönetim modeli sunuyor.
KOBİ’lere nakit akışı desteği sağlandı
Türkiye’nin finansal teknoloji oyuncularından hoppa, yeni nesil e-ticaret altyapı sağlayıcısı ikas ile stratejik bir entegrasyon sürecine imza attı. Dijital ticaretin en kritik bileşenlerinden olan ödeme sistemlerini ikas altyapısına doğrudan entegre eden bu hamle, satıcıların finansal operasyonlarını tek bir panel üzerinden yönetmesine olanak tanıyor. Teknik çalışma, son kullanıcıya pürüzsüz bir satın alma deneyimi sunarken operasyonel karmaşayı ortadan kaldırıyor.
Tahsilat vadeleri kısaldı
Maliyet yönetimi ve likidite hızının hayati önem taşıdığı e-ticaret ekosisteminde, bu iş birliği işletmelere iki temel finansal kaldıraç sunuyor. Satıcılar rekabetçi sanal POS komisyon oranlarıyla genel gider kalemlerinde tasarruf sağlarken, ertesi gün ödeme modeli sayesinde nakit akışlarını güçlendiriyor. Tahsilat vadelerinin kısaldığı bu yapı, KOBİ’lerin stok yenileme ve reklam bütçesi yönetimi gibi alanlarda finansal manevra kabiliyetini artırıyor.
Sepet terk etme oranları düşüyor
Stratejik adım, teknik bir entegrasyonun ötesinde markaların rekabet gücünü artıran bütünleşik bir iş modeli olarak konumlanıyor. Modern ödeme teknolojilerinin altyapıyla uyumlu çalışması, ödeme adımındaki sürtünmeyi azaltarak sepet terk etme oranlarını düşürüyor ve satış dönüşümünü yukarı taşıyor. hoppa’nın yüksek güvenlik standartları ile ikas’ın hıza odaklı mimarisinin birleşimi, dijital ticaretin gelecekteki standartlarını belirleyen verimli bir zemin oluşturuyor.
Enflasyonist ortamda KOBİ için ciro kadar, o cironun ne zaman nakde döndüğü hayati önem taşıyor. Ertesi gün ödeme avantajı, işletme sermayesi baskı altındaki e-ticaret satıcısı için kritik bir can suyu. ikas’ın kapalı devre bir sistem yerine hoppa gibi finteklerle entegre olması, altyapı sağlayıcısının “finansal süper uygulamaya” dönüşme stratejisinin somut bir adımı. Bu iş birliği, pazar yerlerinin uzun vadeli ödeme planlarına karşı KOBİ’nin elini güçlendiren stratejik bir hamle olacak.
Ramazan Ayında Mobil Trafik Zirve Yaptı

Adjust tarafından yayımlanan 2026 Ramazan Raporu, mobil ekosistemdeki mevsimsel hareketliliği verilerle ortaya koydu. İndirme oranlarının yüzde 11 arttığı bu dönemde, oyun ve araçlar kategorisi kullanıcı etkileşiminde zirveye yerleşti.
Mobil indirmelerde çift haneli büyüme
Adjust verilerine göre, 28 Şubat ile 30 Mart tarihlerini kapsayan Ramazan döneminde mobil uygulama ekosistemi yoğun bir aktiviteye sahne oldu. Günlük ortalama indirme oranları önceki döneme kıyasla yüzde 11 artış gösterirken, bu ivme bayram sonrasında da hız kesmeden devam etti. Kullanıcıların değişen günlük rutinlerine paralel olarak oturum sürelerinde yüzde 4, oturum sayılarında ise yüzde 6 oranında bir yükseliş gözlemlendi. Özellikle sahur öncesi ve iftar sonrası saatler, mobil trafiğin en yoğun olduğu zaman dilimleri olarak kayıtlara geçti.
Oyun sektörü etkileşimin lideri oldu
Kategorik bazda incelendiğinde, oyun sektörü bu dönemin tartışmasız lideri konumuna yükseldi. Ramazan boyunca yüzde 24 artış gösteren oyun indirmeleri, bayram sürecinde yüzde 27 seviyesine tırmandı. Bölgesel dağılımda Suudi Arabistan yüzde 34 ile başı çekerken, Türkiye yüzde 9 oranında bir büyüme ile bölgedeki stratejik önemini korudu. Bayramı takip eden iki haftalık süreçte ise araçlar kategorisinin yüzde 43 oranında sıçrama yapması, kullanıcı ihtiyaçlarının eğlenceden işlevselliğe evrildiğini kanıtladı.
Veri odaklı strateji sadakati getiriyor
Adjust Türkiye ve Afrika Satış Lideri Mert Altunkaş, Ramazan ayının markalar için sadece geçici bir trafik kaynağı olmanın ötesinde anlamlar taşıdığını belirtti. Dijital etkileşimin zirve yaptığı bu dönemi veri odaklı stratejilerle yöneten şirketlerin uzun vadeli sadakat kazanacağını vurgulayan Altunkaş, rekabet avantajının anahtarını doğru ölçümlemeye bağladı. Rapor, kazanılan kullanıcıların bayram sonrasında da elde tutulması için optimizasyon süreçlerinin hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
Mobil ekonomide Ramazan ayı, televizyon yayıncılığındaki “Prime Time” kavramının dijital karşılığına dönüşmüş durumda. İftar ile sahur arasındaki o “ölü” sanılan saatlerin, e-ticaret ve oyun sektörü için yılın en verimli “hasat mevsimi” olduğu verilerle sabit. Türkiye’deki yüzde 9’luk büyüme, enflasyonist ortamda dahi tüketicinin dijital eğlence ve alışverişten vazgeçmediğini gösteren kritik bir direnç noktası. Markalar için bu dönemde veri analitiğini kullanmak, bir tercih olmaktan çıkıp hayati bir zorunluluk halini almış durumda.
Virgosol İhracatını Üçe Katladı

Yazılım test otomasyonu ve kalite güvencesi alanında faaliyet gösteren Virgosol, 2025 yılı finansal sonuçlarını duyurdu. Yapay zeka destekli çözümleriyle küresel pazarda yer edinen şirket, ihracat gelirlerini üç katına çıkarırken ürün satışlarında iki kat büyüme kaydetti.
İhracatta üç kat büyüme yakalandı
Virgosol, 2025 yılını operasyonel ve finansal açıdan rekor büyüme rakamlarıyla geride bıraktı. Yerel pazardaki yetkinliğini sınır ötesine taşıyan teknoloji şirketi, ihracat gelirini bir önceki yıla göre üç kat artırmayı başardı. Ürün satışlarında yakalanan iki katlık artış ise şirketin sadece hizmet sağlayan bir yapıdan çıkıp, katma değerli teknoloji ihraç eden bir ürün şirketine dönüştüğünü kanıtladı. Bu performans, şirketin sürdürülebilir büyüme grafiğini tescilleyen en somut veri oldu.
Yapay zeka test süreçlerine girdi
Kalite kontrol süreçlerinde yapay zekayı merkeze alan Virgosol, test otomasyonundaki hata payını minimize ederek operasyonel verimliliği zirveye taşıdı. İş ortaklıklarını Avrupa ve küresel pazarlara yayan marka, test süreçlerini hızlandıran ve maliyet avantajı sağlayan bu yaklaşımıyla uluslararası arenada tercih sebebi haline geldi. Şirket, geliştirdiği teknolojilerle yazılım dünyasının en kritik aşaması olan “kalite güvencesi” tarafında standart belirleyici bir konuma yükseldi.
Küresel etki alanı genişleyecek
Virgosol Kurucu Ortağı ve Co-CEO’su Özgür Arzu Barbaros, 2025’i ölçeklenmenin hızlandığı bir yıl olarak tanımladı. Yeni dönem vizyonunu amiral gemisi ürünleri “RabbitQA” üzerine kurduklarını belirten Barbaros, 2026 yılında özellikle İngiltere ve Avrupa pazarında derinleşmeyi hedeflediklerini aktardı. Şirket, ürün olgunluk seviyesini artırarak ve müşteri portföyünü çeşitlendirerek küresel pazarda daha fazla görünürlük ve etki yaratmayı amaçlıyor.
Virgosol’un ihracatı üçe katlaması, Türk teknoloji sektörünün “hizmet ihracatı” sarmalından kurtulup “ürün ihracatı” ligine yükseldiğinin bir göstergesi. Yazılım test otomasyonu gibi niş bir alanda, RabbitQA gibi bir SaaS ürünüyle küresel pazara çıkmak, ölçeklenebilir büyümenin tek yolu. Özellikle İngiltere pazarındaki derinleşme hedefi, şirketin sadece döviz kazanmayı değil, teknoloji know-how’ını batı standartlarında tescillemeyi amaçladığına işaret ediyor.
Cropto Tarım Varlıkları İçin Rezerv Kanıtı Denetimini Tamamladı

Tarım ürünlerini blokzinciri üzerinde tokenize ederek gerçek varlığa dayalı yatırım imkanı sunan Cropto, 2025 yılı Rezerv Kanıtı denetim sürecinden başarıyla geçti. Bağımsız denetçiler tarafından onaylanan rapor, ihraç edilen her token’ın fiziksel bir karşılığı olduğunu tescilledi.
Fiziksel varlıklar bağımsız denetimden geçti
Cropto’nun tarım odaklı RWA (Real World Assets – Gerçek Dünya Varlıkları) tokenizasyon modeli kapsamında, depolarda bulunan tarım ürünlerinin miktarı ile dolaşımdaki token adedi arasındaki denge bağımsız denetçiler tarafından mercek altına alındı. Yapılan fiziksel kontroller ve veri doğrulamaları sonucunda, tokenlaştırılan ürünlerin fiziksel karşılıklarının eksiksiz olduğu teyit edildi. Bu süreç, blokzinciri üzerindeki dijital varlıkların somut tarımsal üretimle olan bağını regülasyon uyumu çerçevesinde kanıtladı.
Şeffaflık ve regülasyon uyumu tescillendi
“Gerçek varlık, gerçek ekonomi” ilkesiyle hareket eden platform, 2025 yılı Rezerv Kanıtı Denetim Raporu ile ekosistemindeki şeffaflık standartlarını yukarı taşıdı. Denetim sonuçları, fiziksel ürün miktarının her zaman oluşturulan token miktarına eşit veya bu miktardan fazla olduğunu ortaya koydu. Bu durum, yatırımcılar nezdinde güven tesis ederken, dijital varlıkların geleneksel finansal denetim mekanizmalarına entegre edilebileceğini de gösterdi.
Tokenizasyon modelinde güven bariyeri aşıldı
Tarım ürünlerinin likiditesini artıran Cropto, Rezerv Kanıtı denetimiyle kripto varlık dünyasındaki en büyük endişelerden biri olan “karşılıksız token” riskini ortadan kaldırdığını belgeledi. Şirket, şeffaf raporlama anlayışını sürdürerek hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar için güvenli bir dijital tarım piyasası oluşturma vizyonunu pekiştirdi. Bu başarılı denetim süreci, RWA projelerinin gelecekteki regülasyonlara hazırlıklı olduğunu kanıtlayan stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kripto ekosisteminde “Rezerv Kanıtı” (PoR) artık bir lüks değil, hayatta kalma koşulu. Cropto’nun tarım gibi volatilitesi yüksek ve fiziksel depolama gerektiren bir alanda bu denetimi başarıyla tamamlaması, RWA tokenizasyonunun “spekülatif bir hayal” değil, denetlenebilir bir finansal enstrüman olduğunun ispatı. Tarla ile cüzdan arasındaki o görünmez köprüde güven, ancak bağımsız bir denetçi mührüyle inşa edilebilir; Cropto bu hamleyle güven bariyerini aşmış durumda.
212’den Yapay Zeka Girişimi Qrambo’ya Yatırım

Girişim sermayesi fonu 212, yapay zeka tabanlı iş akışı otomasyon platformu Qrambo’ya liderlik ettiği turda yatırım yaptı. Talberg fonunun da katıldığı turla şirket, insan denetimli yapay zeka modelini ABD ve Avrupa pazarında ölçeklendirmeyi hedefliyor.
ABD ve Avrupa pazarına odaklanılacak
Türkiye’nin önde gelen girişim sermayesi fonlarından 212, teknoloji portföyünü ABD merkezli Qrambo ile genişletti. 212 liderliğinde gerçekleşen tura, Zalando’nun eski eş CEO’su Rubin Ritter de Talberg fonu üzerinden katılım sağladı. Mert Küçük, Baransel Soysal ve Kubilay Ekşioğlu tarafından kurulan girişim, sağlanan sermayeyi ürün geliştirme süreçlerini hızlandırmak ve hedef pazarları olan ABD ile Avrupa’da operasyonlarını ölçeklendirmek için kullanacak.
İnsan denetimli yapay zeka mimarisi
Qrambo, yapay zeka ile insan denetimini (human-in-the-loop) birleştiren hibrit yapısıyla rakiplerinden ayrışıyor. Fintek, e-ticaret, lojistik ve tedarik zinciri gibi hataya toleransı düşük sektörler için geliştirilen platform, tekrarlayan iş süreçlerini otomatize ederken kontrolü elden bırakmıyor. Bu modüler mimari, yapay zekanın işlem hızını insan gözetiminin güvenliğiyle harmanlayarak kurumsal şirketlerin operasyonel risklerini minimize ediyor.
Kritik süreçlere güvenli entegrasyon
212 Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın, yatırım kararında Qrambo’nun yapay zekayı kritik iş süreçlerine güvenli entegre etme yeteneğinin etkili olduğunu belirtti. Qrambo Kurucu Ortağı Baransel Soysal ise kurumsal firmaların deneysel AI projelerini üretim seviyesine taşımakta zorlandığını vurguladı. Soysal, platformun yapay zekanın otonom çalışacağı alanlarla insan müdahalesi gereken noktaları ayırt ederek hizmet kalitesinde süreklilik sağladığını ifade etti.
“Human-in-the-loop” kavramı, yapay zeka hype’ının durulup rasyonel zemine oturduğunun en net kanıtı. Kurumsal şirketler, “halüsinasyon” görme riski taşıyan otonom bir yapıdansa, insan denetiminde çalışan kontrollü otomasyonu tercih ediyor. Özellikle fintek ve lojistik gibi “sıfır hata” gerektiren alanlarda Qrambo’nun sunduğu hibrit model, bir seçenekten öte zorunluluk. 212’nin bu hamlesi, Türk diasporasının küresel teknoloji üretimindeki yetkinliğine duyulan güvenin göstergesi.
Garanti BBVA Portföy 1 Trilyon Lirayı Aştı

Garanti BBVA Portföy, 15 Ocak 2026 tarihli TEFAS verilerine göre yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğünde 1 trilyon TL sınırını aşarak tarihi bir rekora imza attı. Sektördeki olgunluk seviyesini belgeleyen bu rakam, yatırımcıların profesyonel fon yönetimine olan ilgisinin katlanarak arttığını gösteriyor.
Aktif yönetimle liderlik geldi
Şirketin bu devasa ölçeğe ulaşmasında, farklı risk ve getiri profillerine hitap eden geniş ürün yelpazesi ile disiplinli yönetim anlayışı belirleyici rol oynadı. Piyasa koşullarına hızla adapte olabilen teknolojik altyapı ve uzmanlık, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların birikimlerini koruma altına alıyor. Yakalanan 1 trilyon liralık hacim, sadece bir finansal skor olmanın ötesinde sermaye piyasalarının derinleşmesine sağlanan stratejik bir katkı niteliği taşıyor.
Güven ve istikrarın sonucu
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, ulaşılan seviyeyi yatırımcı güveninin ve uzun vadeli değer yaratma vizyonunun somut bir sonucu olarak değerlendirdi. Hisse senedinden kıymetli madenlere, borçlanma araçlarından yabancı menkul kıymetlere kadar geniş bir varlık sınıfında çözüm üreten kurum, piyasalar için merkezi bir referans noktası konumuna yükseldi. Bu büyüme, Türkiye’nin tasarruf alışkanlıklarını yönlendiren ana finansal aktörlerden biri olunduğunu kanıtlıyor.
Sermaye piyasaları güçleniyor
Yatırımcıların finansal okuryazarlık seviyesindeki artışla paralel ilerleyen bu süreç, fon ekosisteminin tabana yayılmasını sağlıyor. Güçlü sermaye yapısı ve nitelikli insan kaynağıyla hareket eden Garanti BBVA Portföy, tasarruf sahiplerine sunduğu alternatiflerle piyasadaki ağırlığını pekiştirdi. Ulaşılan ölçek, sektördeki kurumsallaşma ve profesyonelleşme adına önemli bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.
1 trilyon liralık fon büyüklüğü, Türkiye’de yastık altı ekonomisinden kaydi ekonomiye geçişin en net zafer belgesi. Enflasyon karşısında erimekten korkan küçük yatırımcı, artık parasını döviz büfesi yerine portföy yönetim şirketlerine emanet ediyor. TEFAS platformunun şeffaflığı ve bankaların dijital dağıtım kanalları, bu devasa hacmin ana mimarı. Bu rekor, sektördeki konsolidasyonun habercisi ve büyük oyuncuların dominasyonunun kanıtı.
Akbank Yapay Zeka İçin 750 GPU’luk Üs Kuruyor

Akbank, yapay zeka iş yüklerini yönetmek adına 750 GPU ve 1 MW enerji kapasitesine sahip dev altyapı yatırımını duyurdu. Bankanın kendi mühendisleri tarafından tasarlanan bu sistem, üretken yapay zeka ve ileri analitik süreçlerinde kurumsal kapasiteyi zirveye taşıyacak.
Mühendislik gücüyle tasarlanan küme
Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlanan yeni nesil altyapı, 750 GPU’luk (Grafik İşlemci Birimi) işlem gücüyle donatıldı. Akbank Teknoloji mühendislerince özel olarak tasarlanan sistem, özellikle “Üretken Yapay Zeka” (GenAI) modelleri ve yüksek hacimli risk yönetimi işlemleri için optimize edildi. 30 bin metrekarelik veri merkezi içinde kurgulanan yapı, yüksek hızlı ağ çözümleri ve yapay zekaya özel depolama birimleriyle entegre çalışarak bankacılık işlemlerine hız kazandıracak.
Teknolojiyi tüketen değil tasarlayan vizyon
Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, yapay zekayı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak tanımladı. Teknolojiyi sadece tüketen değil, bizzat tasarlayan ve geliştiren bir kurum olma hedefiyle hareket ettiklerini vurgulayan yönetim, bu yatırımla yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği tek bir merkezde birleştirmeyi amaçlıyor.
Enerji verimliliği merkeze alındı
Yüksek işlem kapasitesinin getirdiği enerji ve soğutma ihtiyacı, sürdürülebilirlik odaklı merkezi bir mimari ile çözüme kavuşturuldu. Fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının verimli kullanımını esas alan tasarım, bankacılık regülasyonlarına tam uyum sağlıyor. Kurulan esnek yapı, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni kullanım senaryolarına ve büyüme ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilecek bir zemini garanti ediyor.
750 GPU’luk bir küme, Türkiye’deki pek çok teknoloji şirketinin bile rüyasını süsleyen bir işlem gücü. Akbank’ın bu hamlesi, veriyi buluta taşıyıp işlemek yerine “On-Premise” işleme stratejisine döndüğünün kanıtı. Özellikle KVKK ve bankacılık regülasyonlarının sıkılaştığı bir dönemde, veriyi dışarı çıkarmadan içeride eğitmek en güvenli liman. Bu yatırım, bankanın sadece bir finans kurumu değil, lisanslı bir teknoloji şirketi gibi davrandığının resmi.
Hesap Yeni Kampanyasıyla Finansal Dili Sadeleştiriyor

Yapay zeka destekli finansal pazar yeri Hesap, kredi ve kredi kartı süreçlerindeki karmaşayı gidermeyi hedefleyen yeni reklam serisini yayına aldı. Üç filmden oluşan kampanya, tüketicinin alışverişteki titizliğini finansal karar süreçlerine uyarlayarak “bilinçli tercih” vurgusu yapıyor.
Tüketici davranışları finansal kararlara uyarlandı
Hesap, finansal ürün arayışındaki kullanıcılar için geliştirdiği yeni iletişim dilini üç farklı reklam filmiyle tanıttı. Kampanya kurgusunda, tüketicilerin günlük hayatta alışveriş yaparken sergilediği etiket okuma, fiyat karşılaştırma ve acele etmeme gibi davranış biçimleri, bankacılık ürünleri seçimiyle paralellik kurularak işlendi. Kredi ve kredi kartı dünyasındaki karmaşık yapının doğru karşılaştırmalarla nasıl yalın hale getirildiği anlatılırken, “Hesaplıysanız, Hesap’lısınız!” sloganı serinin ana mesajı olarak konumlandı.
Yapay zeka ile tek noktadan karşılaştırma
Yapay zeka altyapısıyla bankacılık ürünlerini listeleyen pazar yeri, bu kampanya ile teknolojik yetkinliğini geniş kitlelere anlatmayı hedefliyor. Kredi ve kredi kartı alternatiflerinin tek bir merkezden, şeffaf ve hızlı bir şekilde değerlendirilmesi kampanyanın temel eksenini oluşturuyor. Platform, kullanıcıların sadece faiz oranlarına değil, ürünlerin tüm özelliklerine hakim olarak verimli ve bilinçli bir finansal karar alma süreci geçirmelerini amaçlıyor.
Doğru karşılaştırma süreçleri iyileştiriyor
Hesap.com Genel Müdür Yardımcısı Lütfi Kalaycı, bireylerin günlük alışverişlerdeki seçim özenini finansal süreçlere de taşımak istediklerini belirtti. Doğru karşılaştırma yapmanın karar verme mekanizmasını sadeleştirdiğini vurgulayan Kalaycı, yıl boyunca farklı iletişim çalışmalarıyla bu yaklaşımı sürdüreceklerini ve finansal ürün seçimlerine daha anlaşılır bir perspektif kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Finansal karşılaştırma siteleri arasındaki rekabet, “en düşük faiz bizde” söyleminden çıkıp “en iyi deneyim bizde” noktasına evrildi. Hesap’ın finansal ürün seçimini “market alışverişi” sadeliğine indirgeyen metaforu, bankacılık jargonundan korkan son kullanıcıyı yakalamak için akıllıca bir taktik. Tüketici artık sadece bir liste görmek istemiyor; o listenin kendisine ne kazandıracağını en basit dille duymak istiyor. Bu kampanya, platformun bir arama motoru değil, bir karar destek asistanı olma iddiasının ispatı.
EY Türkiye 2026 Vergi Rehberi Yayımlandı

EY Türkiye, iş dünyası ve mükellefler için kritik önem taşıyan 2026 Vergi Rehberi’ni kullanıma sundu. Uzman ekiplerce hazırlanan 250 sayfalık dev kaynak, Türk vergi sistemindeki son düzenlemeleri, güncel oranları ve teşvik mekanizmalarını tek çatı altında topluyor.
Tüm vergi kalemleri mercek altında
Gelir, Kurumlar, ÖTV ve Damga Vergisi gibi temel başlıkları usul ve esaslarıyla ele alan çalışma, 2026 yılına ait güncel tutarları net bir dille aktarıyor. Mükelleflerin karşılaştığı pratik sorulara yanıt üreten rehber, indirim kriterleri ve harç tarifelerini detaylı analizlerle sunuyor. Özellikle teşvik uygulamaları bölümü, işletmelerin maliyet avantajı yakalaması adına stratejik veriler içeriyor.
Karar süreçlerini hızlandıran kaynak
EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş, mevzuattaki hızlı değişimin doğru bilgiye erişimi zorunlu kıldığını vurguladı. Bireysel ve kurumsal mükelleflerin yıl boyunca başvuracağı temel bir referans noktası olan rehber, vergi süreçlerindeki belirsizlikleri gidererek bilinçli adım atılmasını sağlıyor. Çalışma, teknik detayları işlenebilir bilgiye dönüştürerek karar mekanizmalarını güçlendiriyor.
Enflasyon muhasebesinin ve ek vergilerin şirket bilançolarını zorladığı bir dönemde, bu rehber CFO’lar için hayati bir pusula. Sürekli değişen mevzuat, vergi uyumunu bir operasyonel yük olmaktan çıkarıp stratejik risk yönetimine dönüştürmüş durumda. EY’nin çalışması, karmaşık bürokrasiyi anlaşılır kılarak cezai yaptırımlara karşı en güçlü savunma hattı.
Akbank 2025’te 2 Bin Girişimi Destekledi

Akbank Girişim Bankacılığı, 2025 yılında 2 bin girişimin büyüme yolculuğuna finansal ve operasyonel destek sağladı. Banka, kredi çözümlerinden mentorluğa, yatırım fonlarından teknopark desteklerine uzanan geniş bir ekosistemle girişimlerin küresel pazarlara açılmasını hızlandırdı.
Uçtan uca destek modeli büyüyor
Akbank, 2023 yılında hayata geçirdiği “Girişim Bankacılığı” modeliyle 2025 yılında etki alanını genişletti. Girişimcilere atanan özel danışmanlar aracılığıyla, kuruluş aşamasından “scale-up” evresine kadar her adımda bire bir rehberlik hizmeti sunuldu. Sadece nakdi krediyle sınırlı kalmayan destek paketi; bulut kredisi, dijital pazarlama, start-up hukuku ve network erişimi gibi kritik operasyonel ihtiyaçları da kapsadı. Arya Yatırım Platformu iş birliğiyle düzenlenen 12 farklı programda binlerce girişimciye eğitim ve mentorluk sağlanırken, 40 girişim doğrudan yatırıma hazır hale getirildi.
Yatırım ve iş birliği kapıları açıldı
Ak Portföy aracılığıyla oluşturulan 20 milyon dolarlık girişim sermayesi fonu, Akbank Girişim Bankacılığı müşterilerine özel bir kaynak olarak sunuldu. Teknogirişim Paketi kapsamında, iş planına dayalı kredi değerlendirmesi ve TÜBİTAK/KOSGEB süreçlerine özel teminat mektubu avantajları sağlandı. Ayrıca teknoparklarda faaliyet gösteren şirketler için kira ödemelerinde chip-para desteği gibi maliyet düşürücü çözümler devreye alındı. Banka, finansal desteğin ötesine geçerek 6 girişimle stratejik iş birliği yaptı ve 2 girişimi doğrudan iş ortağı olarak ekosistemine dahil etti.
Girişimciliğin ana bankası olma hedefi
Akbank KOBİ Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, girişimciliği ekonomik kalkınmanın motoru olarak gördüklerini ve Türkiye’de ilk kez bu ölçekte uçtan uca bir model kurguladıklarını belirtti. Bektaş, finansman çözümlerini yatırım, bilgi ve deneyimle aynı masada buluşturarak girişimlerin potansiyellerini gerçekleştirmelerine olanak tanıdıklarını vurguladı. 2026 yılında da yeni programlar ve ürünlerle ekosistemin yanında olmayı sürdüreceklerini ifade eden yönetim, “girişim bankacılığı” denildiğinde akla gelen ilk kurum olma vizyonunu koruyor.
Geleneksel bankacılığın “ipoteğe dayalı” kredi mekanizması, fikirden başka sermayesi olmayan teknoloji girişimleri için her zaman bir duvardı. Akbank’ın “iş planına dayalı kredi değerlendirmesi” yapması, bu duvarı yıkan devrim niteliğinde bir zihniyet değişimi. Bankanın sadece kredi veren değil, 20 milyon dolarlık fonla yatırımcı, iş ortağı ve hatta müşteri konumuna geçmesi, onu bir finans kurumundan çok bir “Venture Builder” yapısına dönüştürmüş durumda. Bu model, bankacılığın geleceği.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Bu hafta fintek dünyası, teknoloji devlerinin bankacılık altyapısına doğrudan müdahil olduğu ve dijital varlıkların geleneksel finans ürünleriyle (ETF) iç içe geçtiği tarihi bir eşiğe tanıklık etti. Apple’ın JPMorgan hamlesi ve Morgan Stanley’nin tokenize varlık planları, “finansal teknoloji” kavramının artık bir yan işten ziyade, küresel ekonominin ana taşıyıcısı haline geldiğini kanıtlıyor. Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan satın alma ve yatırım dalgası (Flutterwave, Airwallex, PicPay), pazarın yerelleşirken aynı zamanda küresel sermaye standartlarına (IPO) uyum sağladığını gösteriyor. Yapay zekâ ve otonom ödeme sistemleri ise ticaretin hızını “gerçek zamanlı” bir boyuta taşıyor.
Haftanın öne çıkan gelişmelerini ve gündem maddelerini aşağıda bulabilirsiniz:
Apple Card’da İhraççı Değişimi: JPMorgan Chase Dönemi Başlıyor
Apple, Apple Card programında ihraççı ortak olarak Goldman Sachs yerine bankacılık devi JPMorgan Chase ile ilerleme kararı aldı. Bu hamle, teknoloji devlerinin finansal ürünleri artık bir deney alanı veya yan iş olarak görmediğini, aksine bankacılık altyapısında daha kurumsal ve geniş ölçekli partnerlerle derinleşmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor. JPMorgan’ın devasa müşteri tabanı ve finansal gücü, Apple Card’ın ekosistem içindeki yerini daha stratejik ve kalıcı bir boyuta taşıyacak.
YouLend 370 Bin İşletmeye Ulaşarak Gömülü Finansın Gücünü Kanıtladı
Gömülü finans sağlayıcısı YouLend, fonladığı işletme sayısını 370 binin üzerine taşıyarak KOBİ dünyasında ne denli kritik bir altyapı haline geldiğini gösterdi. Geleneksel kredi modellerinin aksine, ticaret platformlarının içine entegre edilen bu model, işletmelerin ihtiyaç duyduğu sermayeye saniyeler içinde ulaşmasını sağlıyor. Bu ölçek, gömülü finansın sadece bir trend değil, KOBİ’lerin finansal sürdürülebilirliği için kalıcı ve vazgeçilmez bir altyapıya dönüştüğünün en somut kanıtı olarak öne çıkıyor.
Aevi ve Verifone: Fiziksel Ödemeleri Sadeleştiren Küresel İş Birliği
Aevi ve Verifone, yüz yüze (in-person) ödeme altyapılarını sadeleştirmek ve küresel ölçekte büyütmek amacıyla güçlerini birleştirdi. Bu iş birliği sayesinde donanım katmanı ile yazılım katmanı daha bütünleşik bir yapıya kavuşurken, fiziksel ödeme noktaları daha esnek ve yönetilebilir bir platforma dönüşüyor. Perakendeciler için ödeme kabul süreçlerini karmaşıklıktan arındıran bu adım, mağaza içi dijital deneyimi yeni bir standartla buluşturmayı hedefliyor.
BVNK Euro Ödemelerinde “Her Zaman Açık” 7/24 Dönemini Başlattı
BVNK, SEPA Instant erişimi sayesinde Euro transferlerini banka mesai saatlerine bağlı kalmadan, yılın her günü ve günün her saati çalışan bir altyapıya taşıdı. Geleneksel bankacılık takvimine takılan ödemeler, bu teknolojiyle yerini gerçek zamanlı finansal akışlara bırakıyor. Özellikle küresel ölçekte faaliyet gösteren işletmeler için likidite yönetimini devrimsel bir hızla değiştiren bu adım, dijital paranın hızını geleneksel paraya entegre ediyor.
Morgan Stanley’den Tokenize Varlık Cüzdanı Hamlesi
Morgan Stanley, 2026 yılı itibarıyla tokenleştirilmiş (tokenize) varlıklar için kapsamlı bir dijital cüzdan altyapısını hayata geçirmeyi planlıyor. Bu adım, kurumsal finans dünyasında varlıkların blokzinciri üzerinden temsil edilmesinin (RWA) artık bir deney olmaktan çıkıp günlük finansal pratiğin bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Yatırımcılar için varlık yönetiminde şeffaflık ve hızı artıracak olan bu cüzdan, geleneksel bankacılığın Web3 dünyasına adaptasyonunda kritik bir eşik olacak.
Apex ve Allfunds Offshore Yatırımlarında Sınırları Kaldırıyor
Apex Fintech Solutions ve Allfunds, offshore yatırım ürünlerine erişimi genişletmek amacıyla stratejik bir entegrasyon başlattı. Bu iş birliği, yatırımcıların farklı coğrafyalardaki özel fonlara ve offshore enstrümanlara teknik bir engele takılmadan ulaşmasını sağlıyor. Finans dünyasında “sınır” kavramını teknik olarak daha geçirgen hale getiren bu hamle, küresel portföy yönetiminde demokratikleşmeyi ve likidite akışını hızlandıracak bir yapı sunuyor.
World Liberty Banka Lisansı Başvurusuyla Kurumsallaşıyor
Trump ailesiyle bağlantılı dijital varlık projesi World Liberty, stabilcoin ve kripto hizmetlerini yasal bir bankacılık çatısı altına taşımak için lisans sürecini başlattı. Bu başvuru, kripto para dünyası ile geleneksel bankacılık arasındaki çizginin artık daha kurumsal ve denetlenebilir bir yapıya evrildiğini simgeliyor. Projenin banka lisansı alması, dijital varlıkların regüle edilmiş bir finansal ekosistemde nasıl konumlanacağına dair önemli bir emsal oluşturabilir.
Woliz, Afrika Fintek Ekosisteminde “Gerçek Ekonomi” Odağıyla Yatırım Aldı
Fas merkezli fintek girişimi Woliz, küçük perakendecilerin dijitalleşmesine ve finansal süreçlerinin yönetilmesine odaklanan iş modeli için tohum öncesi yatırım almayı başardı. Afrika finteki, sadece ödeme aracı olmanın ötesine geçerek, küçük işletmelerin envanter yönetiminden kredilendirilmesine kadar gerçek ekonomi odaklı çözümler etrafında şekilleniyor. Woliz’in aldığı bu yatırım, bölgedeki mikro-ticaretin dijitalleşme potansiyeline olan güveni yansıtıyor.
Fiserv ve Microsoft: Yapay Zekâ Destekli Finansın Yeni Mimarları
Fiserv ile Microsoft, finansal hizmetlerde yapay zekâ tabanlı karar alma ve otomasyon katmanlarını derinleştirmek üzere dev bir ortaklık kurdu. Bu iş birliği sayesinde veri analitiği, risk yönetimi ve müşteri deneyimi süreçleri tek bir akıllı mimari altında toplanıyor. Finans ekiplerine operasyonel hız kazandırmayı amaçlayan ortaklık, yapay zekânın bankacılık operasyonlarındaki “teorik” kullanımını “pratik” ve yüksek verimli bir aşamaya taşıyor.
Marqeta’da CFO Ataması: Kurumsal Olgunluk Yolunda Yeni Adım
Kart ihraç platformu Marqeta, finans direktörü (CFO) görevine Patti Kangwankij’i getirerek üst yönetim yapısını güçlendirdi. Bu atama, şirketin büyüme evresinden kurumsal olgunluk ve sürdürülebilir karlılık evresine geçişini hızlandırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Güçlü bir finansal yönetişim, Marqeta’nın küresel ödeme pazarındaki yerini sağlamlaştırmak için büyümenin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor.
Rain 1,95 Milyar Dolar Değerlemeyle Stabilcoin Altyapısını Küresel Ölçeğe Taşıyor
Rain, 250 milyon dolarlık Seri C yatırım turunu tamamlayarak 1,95 milyar dolarlık etkileyici bir değerlemeye ulaştı. Şirket, elde ettiği bu sermayeyi stabilcoin tabanlı ödeme altyapısını küresel çapta ölçeklemek ve yeni pazarlara açılmak için kullanacak. Bu yatırım, stabilcoinlerin sadece bir yatırım aracı değil, küresel ödeme sistemlerinin yeni nesil rayları (rails) olarak görüldüğünü bir kez daha kanıtlıyor.
GTreasury, Solvexia Satın Alımıyla Hazine Yönetimini Otomatikleştiriyor
GTreasury, finansal operasyonlarda otomasyon kabiliyetini artırmak amacıyla Solvexia’yı bünyesine kattığını duyurdu. Bu hamleyle birlikte mutabakat, raporlama ve uyum süreçlerindeki manuel iş yükünün en aza indirilmesi hedefleniyor. Hazine ekiplerine veriler üzerinde daha yüksek görünürlük ve kontrol sağlayan bu entegrasyon, kurumsal finans yönetiminde dijitalleşmenin ne kadar hayati olduğunu gösteriyor.
Kontigo, Siber Dayanıklılıkta Şeffaflık Örneği Sergiliyor
Stabilcoin odaklı neobank Kontigo, yaşanan siber güvenlik olayı sonrası etkilenen kullanıcılar için geri ödeme sürecini başlattığını açıkladı. Bu gelişme, dijital bankacılıkta sadece teknolojinin değil, siber dayanıklılık ve kriz yönetiminin de ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu hatırlattı. Kontigo’nun şeffaf ve hızlı aksiyonu, dijital finans platformlarında kullanıcı güveninin nasıl korunması gerektiğine dair bir örnek teşkil ediyor.
Mylapay 1 Milyon Dolarlık Yatırımlarla Ödeme Raylarını Güçlendiriyor
Mylapay, ödeme altyapısını ölçeklemek ve bankalarla olan teknik entegrasyonlarını derinleştirmek amacıyla 1 milyon dolarlık yeni bir yatırım aldı. Şirket, bu fonu özellikle artan işlem hacimlerine uyum sağlayacak teknik kapasite artışı ve sistem güvenliği için kullanacak. Mylapay, bankacılık ve ödeme dünyası arasındaki köprüyü daha sağlam ve hızlı hale getirmeye odaklanıyor.
Wirex’ten Otonom Ödemeler İçin TRON Tabanlı “Agentic” Altyapı
Wirex, TRON ağı üzerinde çalışan ve yapay zekâlı özerk uygulamaların (AI Agents) kendi başlarına ödeme yapabilmesini sağlayan on-chain bir altyapı başlattı. Bu yenilik, programlanabilir ödemeler alanında insan müdahalesine gerek duymayan yeni bir kullanım katmanı oluşturuyor. “Agentic” ödemeler, gelecekte makinelerin ve yazılımların birbirine ödeme yapabildiği otonom bir ekonominin kapılarını aralıyor.
CredAble ve Citi: Ticaret Finansmanında E-Fatura Doğrulama Gücü
CredAble ve Citi, küresel ticaret finansmanı belgelerinin ve e-faturaların dijital ortamda gerçek zamanlı doğrulanmasını sağlayan ileri teknolojili bir platform için ortaklık kurdu. Bu iş birliği, ticaret süreçlerini hızlandırmayı, manuel hataları azaltmayı ve operasyonel riskleri minimize etmeyi hedefliyor. Dijital doğrulama altyapısı, küresel ticaret akışının daha şeffaf ve güvenli bir zemine oturmasını sağlayacak.
Morgan Stanley’den Bitcoin ve Solana ETF Başvurusu ile Yeni Bir Dönem
Morgan Stanley, dijital varlıkların geleneksel finans ürünlerine entegrasyonunu bir üst seviyeye taşıyarak Bitcoin ve Solana tabanlı ETF ürünleri için resmi başvuru sürecini başlattı. Bu hamle, kurumsal yatırımcıların kripto varlıklara olan ilgisinin artık kalıcı bir talebe dönüştüğünü gösteriyor. ETF’lerin onaylanması, dijital varlıkların “alternatif yatırım” statüsünden çıkıp ana akım portföylerin standart bir parçası olmasını sağlayacak.
Yuze ve Zand’dan KOBİ’lere Yapay Zekâ Destekli İş Bankacılığı
Yuze ve dijital banka Zand, BAE pazarındaki küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için yapay zekâ destekli finansal araçlarla donatılmış dijital bankacılık çözümlerini duyurdu. Bu ortaklık, KOBİ’lerin nakit akış yönetiminden gider analizine kadar tüm finansal süreçlerini basitleştirmeyi amaçlıyor. Yapay zekânın bankacılık deneyimine entegrasyonu, küçük işletmelerin finansal kararlarını daha veri odaklı almalarına olanak tanıyor.
GlobalPay WSFx, Seyahat Ödemelerinde Ön Ödemeli Kart Portföyünü Genişletti
GlobalPay WSFx, sınır ötesi seyahat eden kullanıcıların deneyimini iyileştirmek amacıyla çoklu para birimli ön ödemeli kart paketini tanıttı. Kullanıcıların döviz kurlarından etkilenmeden ve güvenlik risklerini minimize ederek yurt dışı harcamalarını yönetmelerini sağlayan bu paket, seyahat finansmanında hız ve kontrol arayanların yeni tercihi olmayı hedefliyor.
Blink Charging İstasyonlarında Kripto Para ile Hızlı Şarj Dönemi
Elektrikli araç şarj ağı devi Blink Charging, DC hızlı şarj noktalarında kripto para ile ödeme kabul etmeye başladı. Bu gelişme, dijital varlıkların artık sadece bir yatırım aracı değil, elektrikli ulaşım gibi günlük ve sürdürülebilir kullanım alanlarında geçerli bir ödeme yöntemi haline geldiğini gösteriyor. Kripto ödemeler, fiziksel dünyadaki kullanım senaryolarını her geçen gün artırıyor.
Avenue, Brezilya’da Yatırım Bankacılığı Lisansıyla Portföyünü Büyütüyor
Avenue, Brezilya Merkez Bankası’ndan aldığı yatırım bankacılığı lisansı ile regülasyon çerçevesi içindeki faaliyet alanını genişletti. Bu lisans, şirketin müşterilerine daha geniş bir yelpazede finansal ürün ve yatırım seçeneği sunmasının önünü açıyor. Avenue, aldığı bu onayla birlikte Brezilya pazarındaki kurumsal ağırlığını ve ürün çeşitliliğini yeni bir aşamaya taşımış oldu.
Network International ve Al Maryah Bank’tan Regüle Edilmiş Stablecoin Altyapısı
Network International ve Al Maryah Community Bank, AE Coin altyapısı üzerinden çalışacak regüle edilmiş bir stabilcoin ödeme sistemini duyurdu. Bu iş birliği, perakende ve e-ticaret dünyasında dijital varlık kullanımını resmi ve denetlenebilir bir çerçeveyle buluşturuyor. Tüketiciler için güvenli, işletmeler için ise hızlı bir ödeme alternatifi sunan bu yapı, bölgedeki dijital finans dönüşümünü destekliyor.
Pluto, Alternatif Varlık Teminatlı Yapay Zekâlı Kredi Platformunu Başlattı
Pluto, sanat eserlerinden lüks saatlere kadar alternatif varlıkları teminat olarak kabul eden, yapay zekâ destekli bir kredi modelini hayata geçirdi. Bu yenilikçi yaklaşım, özel piyasa yatırımcılarına ellerindeki fiziksel varlıkları satmadan likidite esnekliği kazandırıyor. Yapay zekâ algoritmaları sayesinde varlık değerlemesi ve risk analizi saniyeler içinde yapılarak kredi süreçleri geleneksel yöntemlere göre çok daha hızlı tamamlanıyor.
Stripe ve Crypto.com: İşletmeler İçin Kripto Kabulü Artık Çok Daha Kolay
Stripe’ın Crypto.com ile gerçekleştirdiği entegrasyon, dünya genelindeki işletmelerin kripto para ödemelerini kabul etmesini teknik ve operasyonel açıdan çok daha erişilebilir bir hale getirdi. Bu iş birliği, işletmelerin karmaşık teknik süreçlerle uğraşmadan kripto dünyasının likiditesine ulaşmasını sağlıyor. Stripe’ın bu adımı, dijital varlıkların e-ticaret ödeme akışlarındaki yerini sağlamlaştıran bir katalizör görevi görüyor.
iDenfy’den Şirket Sicil Kayıtları İçin Gerçek Zamanlı Doğrulama Aracı
Güvenlik ve kimlik doğrulama uzmanı iDenfy, şirketlerin resmi sicil kayıtlarını gerçek zamanlı olarak doğrulamasına olanak tanıyan yeni aracını başlattı. Bu çözüm, özellikle B2B iş ortaklıklarında ve kurumsal müşteri kabullerinde uyum (compliance) süreçlerini ciddi oranda hızlandırıyor. Şirketler, bu araç sayesinde iş yaptıkları kurumların güncel yasal statülerini saniyeler içinde teyit ederek operasyonel risklerini minimize edebiliyor.
Bunq, ABD Pazarı İçin Bankacılık Lisans Başvurusunu Yeniledi
Avrupa’nın öncü dijital bankalarından Bunq, ABD pazarına giriş stratejisi kapsamında bankacılık lisansı başvurusunu resmi olarak yeniledi. Bu adım, dijital bankaların sadece bölgesel kalmayıp küresel ölçekte regülasyonla büyüme iştahını yansıtıyor. Bunq’un ABD’de tam yetkili bir banka olarak faaliyet gösterme çabası, dijital bankacılık modellerinin evrensel adaptasyon sürecinde önemli bir test niteliği taşıyor.
Fino Payments Bank, Finacle ile Dijital İşlem Kapasitesini Artırıyor
Hindistan merkezli Fino Payments Bank, çekirdek bankacılık altyapısını dünya standartlarındaki Finacle sistemiyle yeniledi. Bu teknolojik dönüşüm, bankanın dijital işlem kapasitesini artırmayı, yeni ürün geliştirme süreçlerini çevikleştirmeyi ve müşterilerine daha pürüzsüz bir bankacılık deneyimi sunmayı amaçlıyor. Banka, bu altyapıyla gelecekteki büyüme hedeflerine daha sağlam bir teknik zeminle ilerliyor.
Flutterwave, Mono’yu Satın Alarak Afrika’da “Veri Odaklı” Dönemi Başlattı
Afrika’nın dev ödeme platformu Flutterwave, açık bankacılık altyapı sağlayıcısı Mono’yu bünyesine katarak stratejik bir hamle yaptı. Bu satın alma, Flutterwave’in sadece ödeme işleyen bir kurum olmaktan çıkıp, veri odaklı finansal servisler sunan kapsamlı bir ekosisteme dönüşme hedefini pekiştiriyor. Mono’nun entegrasyonuyla birlikte, Afrika genelinde daha derin finansal içgörüler ve özelleştirilmiş ürün setleri geliştirilecek.
QNB ve Mastercard ile Suriye’de Dijital Ödeme Altyapısı Genişliyor
QNB ve Mastercard, Suriye’deki dijital ödeme kabul altyapısını yaygınlaştırmak üzere güçlerini birleştirdi. Bu girişim, finansal hizmetlere erişimin sınırlı olduğu bölgede dijitalleşmeyi teşvik ederek kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandırmayı amaçlıyor. Yerel işletmeler ve tüketiciler için daha güvenli ve modern ödeme seçenekleri sunan bu ortaklık, bölgenin finansal rehabilitasyonuna da katkı sağlıyor.
Walmart Bitcoin ile Ödeme Kabulünü Seçili Pazarlarda Başlattı
Dünya perakende devi Walmart, seçili lokasyonlarda Bitcoin ile ödeme kabulünü devreye alarak kripto varlıkların günlük hayattaki yerini resmileştirdi. Bu hamle, dijital varlıkların spekülatif bir yatırım aracı olmanın ötesine geçip, en temel tüketim alışkanlıklarında bile geçerli bir değişim aracı haline geldiğini tescilliyor. Walmart’ın bu adımı, diğer dev perakendecilerin de benzer süreçleri hızlandırması için bir katalizör etkisi yaratabilir.
Euronet Yunanistan’daki Merchant Acquiring Operasyonlarını Büyütüyor
Euronet, Yunanistan pazarındaki üye işyeri edinme (merchant acquiring) faaliyetlerini genişleterek ödeme altyapısını derinleştirme kararı aldı. Avrupa genelinde bankaların ödeme kabul birimlerini sadeleştirdiği veya devrettiği bir dönemde, Euronet gibi bağımsız altyapı sağlayıcılarının rolü daha da kritik hale geliyor. Şirket, Yunanistan’daki işletmelere daha modern ve entegre ödeme çözümleri sunmaya odaklanıyor.
Airwallex Hollanda’ya 200 Milyon Euro Yatırım Yaparak Avrupa Üssünü Güçlendiriyor
Küresel ödeme ve finansal altyapı şirketi Airwallex, Avrupa operasyonlarını genişletmek amacıyla Hollanda pazarına 200 milyon euroluk dev bir yatırım yapacağını duyurdu. Avrupa’da kurumsal ödeme çözümlerine olan talebin hızla artması, Airwallex’in bu bölgedeki stratejik varlığını derinleştirme kararını destekliyor. Bu fon, şirketin ürün geliştirme ve operasyonel kapasitesini artırmak için kullanılacak.
Tether’den Regülasyon Uyumlu Ödeme Girişimi SQRIL’a Yatırım
Stabilcoin ihraççısı Tether, regülasyon uyumlu ödeme çözümleri geliştiren SQRIL’a stratejik bir yatırım gerçekleştirdi. Bu adım, kripto dünyası ile kurumsal finansal altyapıların birbirine daha sıkı bağlanmasını amaçlıyor. Tether, bu tür yatırımlarla stabilcoin ekosisteminin yasal çerçevelerle uyumlu bir şekilde günlük ticaretin ve kurumsal finansmanın kalbine yerleşmesini destekliyor.
Knight FinTech, RegTech ve Ödeme Güvenliği İçin 23,6 Milyon Dolar Topladı
Knight FinTech, yeni yatırım turunda topladığı 23,6 milyon dolarlık fonla büyüme planlarını hızlandırdı. Şirket, bu kaynağı özellikle regülasyon teknolojileri (RegTech) ve ödeme güvenliği alanındaki ürünlerini ölçeklendirmek için kullanacak. Artan siber riskler ve sıkılaşan denetim ortamında, Knight FinTech’in sunduğu güvenlik odaklı çözümler bankalar ve finansal kuruluşlar için hayati önem taşıyor.
Temenos ve MCB Bank Dijital Dönüşümde Yeni Bir Sayfa Açıyor
Temenos, MCB Bank ile kapsamlı bir dijital dönüşüm projesi başlattı. Banka altyapısının modernizasyonu, MCB’nin daha çevik bir ürün geliştirme yapısına kavuşmasını ve müşterilerine kişiselleştirilmiş, deneyim odaklı yeni servisler sunmasını sağlayacak. Bu iş birliği, geleneksel bankacılık kurumlarının dijital çağın hızına nasıl ayak uydurduğunun önemli bir örneğini oluşturuyor.
Sterling Bank, Thunes Ağıyla Sınır Ötesi Para Transferlerini Hızlandırıyor
Sterling Bank, Thunes’un küresel ödeme ağına dahil olarak sınır ötesi para transferlerinde erişim alanını ve hızını genişletti. Bu girişim, özellikle Afrika merkezli ticari işlemlerde maliyetleri düşürmeyi ve şeffaflığı artırmayı hedefliyor. Sterling Bank müşterileri, Thunes ağı sayesinde dünyanın pek çok noktasına saniyeler içinde ve daha düşük komisyonlarla para gönderebilecek.
Iute Group Ukrayna’da Tamamen Dijital Bir Banka Kuruyor
Iute Group, Ukrayna pazarında mikro krediler ve dijital cüzdan servislerine odaklanan tamamen dijital bir banka kurma planını resmen açıkladı. Bölgedeki finansal erişimi artırmayı ve dijital finansal çözümlere olan ihtiyacı karşılamayı amaçlayan bu yapı, Iute’nin bölgedeki stratejik ağırlığını artıracak. Dijital-first yaklaşımı, Ukrayna’nın finansal rehabilitasyon sürecinde önemli bir rol üstlenmeye aday.
Bitget, Kripto ve Geleneksel Finans (TradFi) Arasındaki Sınırları Kaldırdı
Kripto borsası Bitget, geleneksel finans enstrümanlarını (hisseler, emtialar vb.) kapsayan yeni işlem modülünü kullanıcılara açtı. Bu hamle, kripto dünyası ile klasik finans dünyası arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiği bir döneme işaret ediyor. Yatırımcılar artık tek bir platform üzerinden hem dijital varlıklarını yönetebilecek hem de geleneksel piyasalardaki fırsatları değerlendirebilecek.
AFS, Mısır’da SoftPOS Çözümüyle Küçük İşletmelerin Yanında
Ödeme çözümleri sağlayıcısı AFS, Mısır’da akıllı telefonları anında birer POS cihazına dönüştüren SoftPOS teknolojisini devreye aldı. Özellikle küçük işletmeler, esnaflar ve girişimciler için herhangi bir ek donanım maliyeti gerektirmeyen bu çözüm, ödeme kabul süreçlerini demokratikleştiriyor. Mısır pazarındaki dijital ödeme adaptasyonu, bu tür erişilebilir teknolojilerle yeni bir ivme kazanıyor.
PicPay ABD Borsalarında Halka Arz (IPO) Sürecini Resmen Başlattı
Brezilya merkezli fintek devi PicPay, ABD sermaye piyasalarında halka arz hazırlıklarına başladığını duyurdu. Latin Amerika’nın en büyük dijital finansal ekosistemlerinden birini kuran PicPay’in bu hamlesi, bölgedeki finteklerin küresel yatırımcıların radarına nasıl girdiğini bir kez daha kanıtlıyor. Halka arzdan elde edilecek gelirle şirketin teknolojik büyümesinin ve pazar payının daha da artırılması hedefleniyor.
VoPay, Katar’ı Küresel Operasyon Merkezi Olarak Belirledi
Kanada merkezli fintek altyapı sağlayıcısı VoPay, Orta Doğu ve Asya pazarlarındaki büyümesini yönetmek için Katar’da küresel bir operasyon merkezi kurdu. Bölgesel finans merkezlerinin fintekler üzerindeki çekim gücünün bir göstergesi olan bu tercih, VoPay’in küresel para hareketleri üzerindeki etkisini artırma stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
DailyPay 195 Milyon Dolarlık Finansmanla “Kazanılan Ücrete Erişim” Modelini Büyütüyor
Çalışanların maaş gününü beklemeden kazandıkları ücrete erişmelerini sağlayan DailyPay, 195 milyon dolarlık yeni bir finansman turunu tamamladı. Şirket, çalışan finansmanı çözümlerini küresel ölçekte büyütmeyi ve iş dünyasında finansal esenliği bir standart haline getirmeyi amaçlıyor. Bu model, hem işverenler hem de çalışanlar için nakit akışı yönetiminde yenilikçi bir çözüm sunuyor.
Sumary, 4,2 Milyon Dolar Yatırımla Finansal İçgörü Teknolojilerini Geliştirecek
Veri analitiği ve finansal içgörü odaklı platform Sumary, teknolojik altyapısını güçlendirmek ve pazar payını artırmak amacıyla 4,2 milyon dolarlık yatırım aldı. Şirket, finans ekiplerinin karmaşık verileri anlamlı içgörülere dönüştürerek daha doğru kararlar almasını sağlayan araçlar geliştirmeye odaklanıyor. Sumary’nin büyümesi, finans dünyasında veri odaklı karar verme süreçlerine olan talebi yansıtıyor.
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Fintek ekosisteminde haftalık insan kaynağı hareketliliği, sektörün hangi alanlara yatırım yaptığını ve hangi yetkinlikleri öne çıkardığını net biçimde gösteriyor. Ödeme sistemleri, açık bankacılık, yapay zekâ, ürün yönetimi ve regülasyon odağında gerçekleşen yeni görevler ve terfiler; fintek şirketlerinin ölçeklenme, operasyonel derinlik ve kurumsallaşma arayışının hızlandığı bir döneme işaret ediyor. Haftanın öne çıkan yönetici değişiklikleri ve atamaları şöyle sıralanıyor.
Yiğit Keskin, PayTR’de Finans Direktörü oldu
Yiğit Keskin, PayTR’de Finans Direktörü (CFO) olarak görevine başladı. Söz konusu atama, şirketin finansal yönetim ve büyüme planlarının daha kurumsal bir çerçevede ilerlemesine işaret ediyor.
Funda Akbaş, Octet Türkiye’de risk ve uyum görevinde
Funda Akbaş, Octet Türkiye’de Risk ve Uyum Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Bu rol, regülasyon uyumu ve risk yönetimi süreçlerinin güçlendirilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Bora Ertan, MoneyPay’de Satıcı Satışları Direktörü
Bora Ertan, MoneyPay’de Satıcı Satışları Direktörü görevini üstlendi. Atama, şirketin üye iş yeri ağını büyütme ve ticari iş birliklerini derinleştirme hedeflerini destekliyor.
Mehmet Engin Ayıntap, Rubikpara’da Kıdemli Satış Müdürü
Mehmet Engin Ayıntap, Rubikpara’da Kıdemli Satış Müdürü olarak göreve başladı. Satış organizasyonunun ölçeklenmesi ve yeni müşteri kazanımı süreçleri bu atamayla hız kazanıyor.
Gökhan Koca, Garanti BBVA’da Kredi Riskinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
Gökhan Koca, Garanti BBVA’da Kredi Riskinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CRO) olarak yeni görevine başladı. Bu pozisyon, bankanın risk yönetimi ve kredi politikalarında belirleyici bir rol üstleniyor.
Hakan Tatlıcı, Mastercard EEMEA bölgesinde üst düzey görevde
Hakan Tatlıcı, Mastercard’ta EEMEA bölgesinden sorumlu Transfer Çözümleri Başkanı ve Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Atama, bölgesel ödeme ve transfer çözümlerinde stratejik bir genişlemeye işaret ediyor.
Emre Karadağ, iyzico’da terfi aldı
Emre Karadağ, iyzico’da Solutions Center Specialist pozisyonuna terfi etti. Bu gelişme, teknik çözüm ve müşteri destek yapılarının daha entegre bir modele evrilmesini destekliyor.
Merve Baş, Mastercard’ta Ürün Yönetimi Direktörü
Merve Baş, Mastercard’ta Ürün Yönetimi Direktörü – Mastercard Move rolüyle göreve başladı. Atama, sınır ötesi ödeme ve transfer ürünlerinin yönetiminde yeni bir dönemi temsil ediyor.
Şuayb Talha Özçelik, iyzico’da Baş Veri Bilimci
Şuayb Talha Özçelik, iyzico’da Baş Veri Bilimci olarak çalışmaya başladı. Veri odaklı karar alma ve ileri analitik uygulamalar bu atamayla daha merkezi bir konuma taşınıyor.
Oğuzhan Kundak, Ray Sigorta’da Hukuk ve Uyum Yöneticisi
Oğuzhan Kundak, Ray Sigorta’da Kurumsal Hukuk ve Uyum Yöneticisi görevini üstlendi. Bu pozisyon, sigorta ve fintek kesişimindeki regülasyon süreçlerinin yönetimi açısından öne çıkıyor.
FinTech alanında haftanın gündemi 257
Payinall’ın katkılarıyla hazırladığım, 12– 18 Ocak aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz, aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz:


