- Tur ile gidecekseniz, telefon veya internetle işlemleri gerçekleştirmek yerine şubeye gitmeyi tercih edin. Birbirlerinden kopuk çalışan firmalar, evraklar yüzünden can sıkıyor ve gittiğinize gideceğinize pişman oluyorsunuz.
- Gitmeden önce otelinizi iyi seçin. Web sitelerindeki yorumlar ne yazık ki aldatıcı olabiliyor, tur firmaları yanıltıyor. Merkeze yakın oteller denize, denize yakın oteller ise şehir merkezine uzak. Biz şehir merkezini tercih ettik. Shuttle hizmeti yetersiz olduğu için yerel taksi kullanmak akılcı.
- Taksi kullanacaksanız mutlaka taksimetre açtırın. Her şeye haram diyen yerli halk, bu konuda kazıklamayı helal görüyor. Üstelik ciddi kazıklıyorlar.
- Türkiye’den döviz götürmeyin. Kur farkını ayarlamak ve hesap yapmak çok zor. Herkes kafasına göre Euro veya Dolar kuru belirliyor. Türk lirası ile alış veriş yapılıyor ancak düşük kurla işlem yaptığınız için zararlı çıkarsınız.
- Çalışır ATM cihazı bulmak zor, bulduğunuz an bu şansı kaçırmayıp bolca Mısır Pound’u çekin.
- Şehrin genelinde post cihazı yok gibi. Kredi kartı ile ödeme konusunda ısrar ederseniz bir şekilde bulup getiriyorlar.
- Havası ve denizi insanın genzini yakıyor. Saat 16:00 sonrası güneş acayip kavuruyor. Deniz suyu çok sıcak ve sakin. 18:00 Sonrası deniz, süt gibi – limonata gibi oluyor, çıkmak istemiyorsunuz.
- Otellerden veya tatile gittiğiniz firmanın tur fiyatlarını mutlaka inceleyin. Şehrin merkezinde aynı hizmeti yarı fiyatının da altında alabilirsiniz.
- “Mısır’da şu anda ilkbahar ve zaten havası nemli değil” diyen arkadaşlarınıza inanmayın zira burası çöl ve bazen nefes almak bile güç. Bol su tüketmeniz gerekiyor ancak burada tam pansiyon bile kalsanız sıvı içeceği küçük bardaklarda servis yapıyorlar.
- Sıcak yüzünden çok yavaş hareket ediyor ve görevleri ne olursa olsun hemen sinirlenip tavır alabiliyorlar. O yüzden 2 dakika sonra tamam dedikleri x konu için en az 10 dakika beklemeniz gerektiğini unutmayın.
- Burada en ünlü Türk Hasan Şaş. 2002 Dünya kupasının etkisiyle, çok hızlı sorulan verrufom (where are you from) sorusuna Türkiye deyince, gevrek gevrek; yavaaaaş yavaş Hasan Şaş diyorlar. Bunu o kadar sık yapıyorlar ki, bir süre sonra sıkıntıdan adınız Hasan ise Bora, milliyetiniz ise aniden İspanya oluyor. Ben tatilin ikinci günü kimi zaman İspanyol, kimi zaman İtalyan oldum. Tavsiye ederim.
- Yemekleri kötü – aç kalırsınız uyarılarını ciddiye almayın, yemekler açık büfe ve mutlaka kendinize uygun gıdalar buluyorsunuz. Özellikle tropik meyvelerini, incirli ve hurmalı hafif tatlılarını çok sevdim.
- Su konusunda sıkıntıları var. Geçen yıl sadece bir gün yağmur yağmış ve o yağmuru tam dört yıl beklemişler. Deniz suyunu arıtıyorlar bu yüzden akan suyla dişlerinizi fırçalamayın.
- Ikea’dan üç kuruşa aldığınız havlunuzu akşama kuğu şeklinde yatağın üstünde bulabilirsiniz. Havlu katlama sanatı burada yaygın ve odanıza geldiğinizde bu görüntüler yüzünüzü güldürüyor.
- Alkol bol ancak kim zaman ılık, buz sıkıntısı özellikle öğle sonrası başlıyor. Rus turistler fazla ise zaten içki içme şansınız zorlaşıyor, onların içtiklerini izlerken zil zurna sarhoş olabilirsiniz. 3 Saat içinde 40 Tane bira tüketip, tuvalete gitmeyen ve havuzun içinde oturan bir gram fazlalığı olmayan Rus kızı gördüm üstelik şahitlerim var. İşte bu yüzden havuz konusunda dikkat, havuzlar çok pis ve bizdeki gibi klorlu değil. Havuzu temizlemek için ne kullanıyorlar bilmiyorum ama mayo ve bikiniler bir süre sonra esneyip – delinmeye başlıyor.
- Burada hediyelik alış veriş yapmak çok keyifli değil çünkü alabileceğiniz fazla bir şey yok. Mug, eşarp, papirüs, esans, baharat ve çay alabileceğiniz yerel hediyeler. Aynı mug için her dükkan farklı fiyat veriyor, sabit fiyat veren yok – söylenen fiyata alan turist yok. Bir fiyat öğrenmek için en az 4-5 Soruya cevap vermek ve elinizi tutan satıcıdan kurtulmaya çalışmak can sıkıcı.
- Satış yapanlar en iyi pazarlama uzmanları kadar etkili. Sabri isimli bir satıcıdan, normal zamanda almamız mümkün olmayan hediyeliklere paralar saçmayı görev bildik. Üstelik almadığınız her üründen sonra merakınızı çekecek yeni bir şeyler bulmayı her defasında başarıyorlar.
- Güvenli tek adres Carrefour Express. Fiyatlar alıştığımız gibi ve bol çeşit var. Yaklaşık 10 TL lik alış veriş yaparsanız kredi kartınızı da kullanabilirsiniz.
- Gece, Buddha Bar ve Rock House Cafe’de vakit geçirebilirsiniz. Turistler yüzünden oldukça kalabalık ve yer bulmak zor. İlgi alanınıza giriyorsa, açık havada nargile Cafe’ler tercih edilebilir.
- Kahve konusunda sıkıntı yaşayabilirsiniz. Filtre ve yerel kahveleri çok kötü. Bavula benim gibi elektronik Türk Kahvesi makinesi ve bolca kahve atın. Naneli yerel çayları ve bitki özlerinden hazırlanan doğal şerbetler çok leziz.
- Sıcak gözünüzü korkutmuyorsa, Kahire turu, çölde ralli, deve üstünde gezinti gibi turlara katılabilirsiniz.
- Dalmayı seviyorsanız mutlaka Ras Mohammed turu yapın. Tekneler bizdeki gibi kalabalık değil, yirmi kişi ile kocaman teknede günü geçiriyorsunuz. Bazı mercan ve balık türleri zehirli bu yüzden dikkatli olmak gerekiyor. Yüzme bilmeyenler için can yelekleri ve rehberler var. Şnorkel alacaksanız pasaj dükkanları daha hesaplı, su altı fotoğraf makinesi için Kodak’tan şaşmayın. Şnorkel ve paletler bizdekine göre oldukça ucuz ve bol çeşit var. Fotoğraflarınızı tab ettirmek için bence burasını tercih etmeyin, fiyatları aşağı yukarı buradaki gibi.
- Suyun altı inanılmaz. Gözünüzü açtığınız an bir balıkla karşılaşıyorsunuz aynı Digiturk akvaryumu gibi. Tekneleri takip ederek balıkların bulunabileceği alanı tahmin edip – dalıyorsunuz. Otelden birkaç parça ekmek alıp dalarsanız balıklara gitmenize gerek kalmıyor, onlar zaten sizi buluyor. Kulağımdaki rahatsızlık sebebiyle 5 Metreden fazla dalamıyorum. Tekne turlarında dilerseniz uygun fiyata tüple dalış yapabiliyorsunuz. Mercanlar çok değerli olduğu için eldiven takmanıza izin vermiyorlar ve dalışınızın video ve fotoğraflarını kocaman kazıklı bir fiyata size satıyorlar.
- Denizin altı inanılmaz, tüple dalanlar 2 Metre müren balığı gördüklerini ballandıra ballandıra anlattı. Dalış esnasında veya sahilden bir mercan veya çakıl taşını bavula atarsanız bu büyük bir baş belası. Tek bir çakıl çalmak minimum 5.000 Dolar kefaletle veya hapis cezasına denk. Aman dikkat edin.
- Pasaport kontrolleri eziyet, birbirlerine bile güvenmedikleri için iki adımda bir vizenizi kontrol ediyorlar. Havaalanında bu kontroller yüzünden uzun uzun bekliyorsunuz.
Toparlamak gerekirse; Sharm’a gitmek ve oradan dönmek biraz eziyetli. Deniz ve denizin altı çok keyifli. En az otuz çeşit farklı balık türünü ve itinayla korudukları mercanları görmek şaşırtıcı. Farklı bir kültür olmasına rağmen benzerliklerimiz oldukça fazla. Kaş, Kalkan ve Kekova’da dalmış biri olarak, neden geldim Mısır’a demedim değil. Bir daha gideceğimi sanmıyorum ama görülmesi gereken bir yer olarak Sharm El Sheikh’i öneriyorum.










