Mutfağın Okulu Mutfak Sanatları Akademisi’nde Lezzet Yolculuğum Fransa ile devam ediyor. Sizlere; haftanın stresini atmak, hayatıma yenilik katmak ve dünya mutfaklarını keşfetmek için 8 hafta boyunca, 8 ayrı yemek kültürü deneyimi yaşayacağımı duyurmuştum.
Gelin benimle birlikte bu hafta da Fransız Mutfağına konuk olun ve yaptığım lezzetli tariflerin keyfini yaşayın. Biliyorsunuz; “Ben yapabiliyorsam siz de yapabilirsiniz.”
Öncelikle Fransız Mutfağı hakkında bilgi vermeliyim. Farklı tatları ve lezzetleri ile tam bir ulusal mutfak olan Fransız Mutfağı, yemek pişirmenin yanında sanatsal yönü ile de büyük önem taşır. Günümüzde yemeklerimize lezzet katan tüm sosların kökeni bu mutfaktan doğar. Özellikle, tereyağı, peynir, ekmek, şarap, türlü soslar, kırmızı et ve deniz ürünlerinin bolca kullanıldığı bu mutfak konusunda en büyük çekincem yumurta üzerine.

Kutsal yemek kitabımızın sayfalarını çevirirken yapacağımız her tarifte malzeme olarak bolca yumurta kullanıldığını gördüm, her ne kadar şefimiz Hakan Şen’e “yok mudur yumurtanın alternatifi” diye yalvaran gözlerle sormama rağmen hayır yanıtını aldım. Öyleyse benim için zorlayıcı ve deneysel saatler başlasın.
Evet benim için çileli bir mutfak tecrübesi olacak çünkü yumurta yemiyorum ama yine de tarifleri uygulamak üzere tezgahımın başındayım.

İlk tarifimiz Bouillabaisse
Sahil kasabalarında balıkçıların geleneksel tarifi olarak mutfak kültürüne geçmiş olan çorbamız, bolca sebze ve deniz ürünü içeriyor. İlk tarif benim için yeni bir ilk deneyim çünkü bu yaşıma kadar balık çorbası içmemiş biriyim.
Kereviz sapı, patates, kabak ve soğanı doğramakla işe başlıyoruz. Sebze doğramanın bu kadar hoşuma gideceğini kim bilebilirdi? Bıraksanız saatlerce doğrayabilirim ☺
Çorbamız programlı olmayı gerektiriyor. Sebzeler doğranırken öte yanda deniz tarağı, vongole, karides ve sudak tavada mühürleniyor. Balık suyu kullanacağımız çorbamız bol baharatlı olacak. Bu arada balık suyu elde edebilmek için en ideal balıkların levrek ve çipura olduğunu da öğreniyorum.

Bouillabaisse içerik olarak çok zengin ve lezzetli bir çorba. Açılış için ideal bir iştah açıcı, şimdiye dek böyle bir çorba içmemiş olmam benim için büyük kayıp.
Bu mutfak benim için ilklerle dolu. İkinci tarifimiz krema, dana bacon ve peynir ile yapılan bir çeşit tart olan Quiche Lorraine!
Toplum olarak hamuru bol, iç malzemesi az olan böreklere alışığız. Fransız mutfağından tüm dünyaya yayılmış kiş ise, genel olarak ince bir hamurun içerisine yumurta – krema ve bol et ile servis ediliyor.

Kiş için önce hamur açmak gerekiyor ve bunun için ihtiyacımız olan malzemelerimiz; un, tereyağ, yumurta, az miktarda su ve tuz. Elimizin ısısıyla yumuşattığımız ve bir top haline getirdiğimiz hamurumuz dolapta dinleniyor.
Hamur kolayca açılıp, tart kabına yerleştiriliyor. Hamurumuzun pişerken kabarmaması için üzerine çatalla delikler açıyor ve pişirme kağıdımızın üzerine ağırlık yapması için baklagiller koyuyoruz.
Kısa sürede pişan alt hamurumuza iç malzemeler konduktan sonra bir süre daha fırınlanıyor ve hem görüntüsüyle hem de kokusuyla iştah kabartan bir lezzetle daha tanışıyoruz.

Kiş, iç malzemesini değiştirerek kullanabileceğiniz lezzetli bir servis. Örneğin biz Quiche Lorraine yaparken bol yumurta, dana bacon, krema ve gravyer peynir kullandık. İçinde yumurta olduğunu bilmesem bir çırpıda çoğunu bitrebilirdim. Ancak ömrü boyunca yumurta yememiş biri için oldukça zorlayıcı bir lezzet bu.

Üçüncü tarifimiz ise bildiğimiz bir lezzet Cordon Bleu!
Et sevenler için basit, doyurucu ve vazgeçilmez bir lezzet.

Dana Escalope Cordon Bleu için 400 gramlık kocaman bir dana fileto kullanıyoruz. Eti ikiye böldükten sonra güzelce dövüp, inceltiyoruz. İç malzemesi olarak dana jambon ve emmental peynir kullanıyoruz. Birbirini tamamlayan lezzetler bunlar… Panelenip kızartılan Cordon Bleu özellikle aç olduğunuzda daha yemeye başlamadan gözünüzü doyuran ve nefis kokan bir servis.

Dördüncü tarifimiz Souffle au Chocolat.
Yumurtası bol, hazırlanması kolay bu tarifimiz menümüzün özel tatlısı. İç malzemesinde kakao, şeker, tereyağ, bitter çikolata ve yumurta.

Yumurta sarıları şekerle karıştırılıp ısıtılmış süte karıştırılarak ekleniyor, un ve kakao da eklenince muhallebi kıvamı elde ediliyor. Diğer yanda yumurta beyazları şeker ile birlikte kar haline getiriliyor ve tüm malzeme birleşince suflemiz fırına verilmeye hazır ☺
Fırından çıkan suflemiz güzel göründüğü ve koktuğu kadar lezzetli de. Toplamda 15 dakika ayırarak yapacağınız bu tatlı sıcak tüketiliyor ve üzerine bir top dondurma ile servis ediliyor. Hazırladığınız malzemeyi dolapta 1-2 gün saklayarak akşam sofralarınızı şenlendirebilirsiniz.

Bir gelenek olduğu üzere pişirdiklerimizi evimize de götürerek, keyfimizi ballandıra ballandıra anlattık. Arkadaşlarım ve ailem her haftasonu deneyimlerimi dinlemek ve tekrar denediğimde bu tariflerin tadına bakmak için sabırsızlanıyor. Mutfağın beni sohbetlerin gözdesi haline getireceğini hiç düşünmezdim;)

Son olarak, Fransız mutfağını yazarken içinde ne çok yumurta geçmiş. Anne sütünden sonra insanın ihtiyacı olan tüm besin öğelerini içeriğinde barındıran tek besin kaynağımız yumurta A, D, E ve B vitamini açısından da zengin. Siz siz olun bu besini mutfağınızdan eksik etmeyin, ben yavaş yavaş mutfağıma dahil etmeye başladım.

Haftaya İtalyan mutfağına yakınlaşacağım.
Anlık paylaşımlarımı sosyal hesaplarım üzerinden #MSAistanbul #MSAile8Hafta hashtagleri ile paylaşıyorum. Bu keyfi benimle birlikte yaşamak isteyenler, gelin mutfağa birlikte girelim, hem dedikodu yapalım hem de haftanın stresini hep birlikte atalım



