Sensobright Dokunma Duyusunun Patentini Aldı

Inventram, insanın 5 duyusundan bir tanesi olan dokunma duyusunu robot ve cihazlara kazandıran “Sensobright” yatırımını küresel pazarlarla buluşturuyor.

Sensobright’tan dünyada bir ilk

Sensobright’ın anlatıldığı basın toplantısı Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Tamer Haşimoğlu, bilim insanı Doç. Dr. Utku Büyükşahin ve Inventram Genel Müdürü Cem Soysal’ın katılımıyla Divan İstanbul’da gerçekleşti.

Koç Holding’in Japon Mitsui Grubu ve Koç Üniversitesi ortaklığında faaliyet gösteren teknoloji yatırım şirketi Inventram, insanın 5 duyusundan bir tanesi olan dokunma duyusunu robot ve cihazlara kazandıran “Sensobright” yatırımını küresel pazarlarla buluşturmaya hazırlanıyor. 

Robotların da dokunduğunu insanlar gibi hissetmesini mümkün kılan bu teknolojiyi Türk bilim insanı Doç. Dr. Utku Büyükşahin geliştirdi. 

Erken aşamadaki bu keşfin uzun soluklu bir teknolojiye dönüştürülmesi, dünya çapında patentlenmesi ve ikinci aşama yatırım fazına geçmesini ise Inventram gerçekleştirdi. 

NASA’nın da dikkatini çeken bu teknoloji robotlara insan hassasiyeti üzerinde dokunma duyusu kazandırması ile dünya çapında bir ilki teşkil ediyor. 5,2 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen bu teknoloji, sağlık, savunma sanayi ve otomotiv gibi birçok sektörde çığır açacak yeniliklere fırsat sunacak.

Sensobright’ın anlatıldığı basın toplantısı Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Tamer Haşimoğlu’nun açılış konuşması ile başladı.

“Sensobright” yatırımını küresel pazarlarla buluşturmaya hazırlanıyor.

Tamer Haşimoğlu: “Yakın gelecekte hayatımıza yön verme potansiyeli olan yeni iş alanlarını radarımızda tutuyor, cesaretle bu alanlardaki fırsatları takip ediyoruz.”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Koç Holding Turizm, Gıda ve Perakende Grubu Başkanı Tamer Haşimoğlu, “Koç Topluluğu olarak ‘küresel rekabetçiliğimizi artırma hedefimiz’ yatırımlarımıza yön veren en önemli dinamiklerin başında geliyor. Bununla birlikte Ar-Ge, inovasyon, teknoloji ve dijital dönüşüm de odakladığımız alanları oluşturuyor. Tüm işlerimizde ‘değer yaratmayı’ önceliklendiriyoruz. Yakın gelecekte hayatımıza yön verme potansiyeli olan yeni iş alanlarını radarımızda tutuyor, cesaretle bu alanlardaki fırsatları takip ediyoruz” dedi. 

Bugün bizleri bir araya getiren şirketimiz Inventram’ı da bu stratejiyle, yaklaşık 10 yıl önce, inovasyon ve teknoloji dünyasıyla iş dünyası arasında bir köprü işlevi görmesi hedefiyle Koç Holding ve Koç Üniversitesi ortaklığında kurduk” diyerek sözlerini sürdüren Tamer Haşimoğlu, şöyle devam etti: “Topluluğumuzun sanayi alanındaki liderlik tecrübesini, iş kültürünü, Ar-Ge ve inovasyon gücünü, Koç Üniversitesi’nin global ölçekteki bilim kapasitesi ve dünya standartlarındaki kadrosuyla bir araya getirdik. Hayalimiz ülkemizin bilim ve yüksek teknoloji kapasitesini kullanan en yaratıcı girişimcilerine ve buluşçularına bir yatırım adresi olmaktı. Bugün memnuniyetle görüyoruz ki yeni iş fikirleri konusunda ülkemizde de birçok yatırım fonu faaliyet gösteriyor ve bir ekosistem de oluşmaya başladı.” 

Tamer Haşimoğlu: “Ülkemizdeki bilim kapasitesi ve taşıdığı yüksek potansiyelin laboratuvarlardan ya da teknoparklardan çıkıp dünya ile buluşabilmesi için yeni yaklaşımlara ihtiyaç var.”

Inventram’da dünya çapında yenilik getiren, çok yüksek teknolojiye dayalı, çok daha uzun soluklu ve daha riskli alanlara odaklandıklarını anlatan Tamer Haşimoğlu, “Çünkü biliyoruz ki; ülkemizdeki bilim kapasitesi ve taşıdığı yüksek potansiyelin laboratuvarlardan ya da teknoparklardan çıkıp dünya ile buluşabilmesi için yeni yaklaşımlara ihtiyaç var. Pek çok yenilikçi teknoloji uzun yatırım süreleri ve yüksek risk nedeniyle ticari aşamaya geçemeden laboratuvarlarda unutulup gidiyor. Biz bu konuda kendimizi sorumlu hissederek elimizi taşın altına koyduk.  Kuruluşumuzdan bugüne geçen süreç bize şunu gösterdi: Ülkemizin bilim ve teknoloji konusunda da çok büyük potansiyeli var. Dünya çapında çok değerli bilim insanlarımız var. Doğru imkânlar, doğru organizasyon ve akıllı sermaye desteği sağlandığında küresel ölçekte çığır açacak teknolojileri ortaya çıkarabiliriz” diye konuştu. 2019 yılsonu itibariyle Inventram’ın 9 yüksek teknoloji şirketine yatırım yapmış olacağını da aktaran Tamer Haşimoğlu, “Hatta bunların 3’ü ikinci aşama yatırım fazına geçmiş durumda. Burada da ikinci aşamada ihtiyaç duyulan fonların önemli kısmını Koç Holding üstleniyor. Bugün de Inventram’ın bu misyonu doğrultusunda yatırım yaptığı ve ikinci aşama yatırıma geçmiş olan önemli girişimlerin bir somut örneği Sensobright vesilesiyle bir aradayız. Sensobright’ın ülkemizde inovasyon iklimine yeni bir soluk getireceğine inanıyorum. ABD, Japonya, Kanada ve Avrupa ülkelerinde olmak üzere 20’den fazla ülkede patentlenen bu teknolojinin yakın gelecekte birçok sektörde farklı uygulamalarla kullanılacağına ve hayretle izleyeceğimiz yenilikleri mümkün kılacağına hep birlikte şahitlik edeceğiz” dedi.   

Cem Soysal: “Dünyaya teknoloji ihraç edeceğiz.”

İnventram’ın, stratejik bir yatırım şirketi olduğunu söyleyen İnventram Genel Müdürü Cem Soysal,Biz yatırımlarımızda kendi alanında oyunun kuralını değiştirecek ve gerçekten de dünyada ses getirecek teknolojilerin peşinden giden, enerjisi yüksek bir şirketiz. Bu bakış açısıyla radarımıza giren bir teknolojiyi patentleme ve şirket yatırımına dönüştürme kabiliyetimiz bizi güçlü kılan en önemli özelliğimiz” dedi. Patentleri rakip giriş bariyeri olarak gördüklerini belirten Cem Soysal, “Değerli bilim insanı Utku Büyükşahin 6 yıl boyunca bu buluş üzerinde çeşitli geliştirmeler yaptı ve en sonunda da insanın 5 duyusundan biri olan dokunma duyusunun patentini aldık. Şu an insanın dokunma hissinin üzerinde bir teknolojiden bahsediyoruz ve bunun dünya çapında korumasını sağladık” dedi. Türkiye’de geliştirilen teknolojileri dünyaya ihraç etme konusunda kararlı çalışmalar yaptıklarına dikkat çeken Cem Soysal, “İnventram olarak sadece teknolojilere yatırım yapmadığımızı, bunları ürün ve servislere çevirerek yurtdışı pazarları hedeflediğimizi, özellikle Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu pazarlarını önemsediğimizi kanıtladık. Daha sonra bu teknolojiyi tüm kıtalara götürmek için başka yatırımlarımız da olacak” dedi.

Doç. Dr. Utku Büyükşahin: “Robotlar, insanlardan daha hassas olacak.”

“Teknolojinin bu kadar ilerlemesine rağmen robotlar neden hala insanlara yetişemiyor?” sorusundan ilham alarak bu teknolojiyi geliştiren Sensobright Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO’su Doç. Dr. Utku Büyükşahin, yaptıkları çalışmalar sonucunda insan dokunma çözünürlüğünün binlerce kat üzerine çıkabildiklerini ve bu teknolojinin NASA mühendisleri tarafından da önemli bir gelişme olarak değerlendirildiğini belirtti.

Gerçekleşen toplantıda teknolojinin detaylarını paylaşan Doç. Dr. Utku Büyükşahin, “İnsanda dokunma sinirlerinin en yoğun olduğu parmak ucundaki sinir hücresi yoğunluğu her cm2’de 241 tane. Şu an bu buluş sayesinde robotların parmak uçlarındaki sensörleri cm2’de 256 ve üzerine çıkarabildik.  Dokunmanın yanı sıra sıcaklık algılanmasını ve hatta daha dokunmadan yaklaşımın algılanmasını da sağladık. Bunun anlamı; Sensobright ile artık robotlar ve makineler insandan daha hassas dokunma duyusuna sahip olabilecekler. Dünya çapında yapılan birçok çalışma sonucunda daha insan dokunma çözünürlüğüne yaklaşılamamışken biz dünya çapında patentlenmiş, manyetik alan gibi bozuculardan etkilenmeyen teknolojimiz ile insan dokunma çözünürlüğünün binlerce kat üzerine çıkabildik” dedi.

Dokunma Hissine Sahip Yapay Deri

Bu teknolojinin robotların dokunma duyusu kazanması yanı sıra birçok alanda kullanılabileceğini belirten Doç. Dr. Büyükşahin, konuyu şöyle açıkladı; “Şu an ‘Dokunma Hissine Sahip Yapay Deri’ olarak adlandırdığımız bu teknoloji, robotların dokunma duyusu kazanması yanı sıra birçok alanda kullanılabilir. Örneğin, tıp alanında cerrahi uygulamalarda, ameliyat gereçlerinde, ameliyat robotlarında; trafikte otonom araçlarda; mayın tarama robotları ve enkaz altından canlı çıkartılması gibi yüksek hassasiyetli algılamaya ihtiyaç duyulan her yerde robotlar bu teknoloji ile çalışabilecek. Ayrıca akıllı sensör pazarı; endüstri 4.0, IoT, sürücüsüz otomobiller gibi teknolojilerin gelişmesine paralel olarak dünyada en yüksek büyüme potansiyeli olan sektörler arasında. Bu sektörleri büyümeye iten, sensörlerdeki küçülme eğilimi. Bu da bizim en fazla öne çıktığımız nokta. Bu nedenle gerek otonom araçlarda gerek dokunmatik ekranlarda tıpkı robotik sistemlerde olduğu gibi çığır açabilecek bir teknoloji bu.

Şu anda geldiğimiz noktada dokunmadan yaklaşmayı da algılayabiliyoruz. Bir robotun elini kapladığımızda elini yönlendirdiği objenin 3 boyutlu taramasını yapıp imalata hazır datasını oluşturabilir, bir aracın çevresinin anlık olarak 3 boyutlu haritasını çıkartabilir, ameliyat robotlarına bir cerrahın binlerce kat üzerinde çözünürlükte dokunma duyusu sağlayabiliriz. Biz teflon gibi bir ürün bulduk, kullanılacak alana göre şekillendirilmesi gerekiyor. Kullanılacağı alanda gerekiyorsa, o uygulamaya özel ilk prototipi müşteri ile beraber yapıp, nasıl yapılacağını gösterip, patentin lisanslamasını yapacağız.

Bilim dünyasının önemli etkinliklerinden biri olan Falling Walls Venture’a Sensobright’ın bu teknolojisiyle 2019 yılının dünya çapındaki en önemli 25 bilim adamından biri olarak seçilerek davet edilen Doç. Dr. Utku Büyükşahin, bu teknolojiyi Kasım ayında Falling Walls Venture’da dünya bilim insanları ve yatırımcılar ile paylaşacak. 

  1 Yorum

  1. Pingback: Webrazzi Summit 2019 Notları - Fundalina

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir