Sosyal Medya ve Geleceğimiz

Sosyal medya günlük iletişimimizin vazgeçilmez bir parçası.

Mecralar sürekli kendini geliştiriyor, bizlerde bu gelişmelere ayak uydurabilmek için gayret gösteriyoruz. İşletmelerde bizden farklı değil. Değişim, dönüşüm, gelişim kavramları hayatımızın tam içinde. Bu yazımda yarının dijital dünyasında bizi nelerin beklediğini ele aldım, lütfen okumaya devam edin.

 

Yakın zamanda yaşadığımız terör saldırılarında Belçika Hükümeti, halkı haberleşme için sosyal medya kullanımına yönlendirdi. Ülkemizde ise yayın yasağıyla birlikte sosyal mecralara erişim engelleniyor. Her iki yaklaşımın güvenlik için sergilendiğini biliyoruz.

Sosyal medya hayatımızın merkezinde, hayata bağlayan ve son zamanlarda bir adım öne geçip hayatta da tutan bir konumda.

 

Sosyal mecra uygulamaları cep telefonlarımıza yerleştiğinden beri sosyal medya çağ atladı ve artık ekranımızdaki profiller ciddi anlamda bir kimlik rolü üstleniyor. Dünyada genel olarak kişiler sosyal medya kullanımı konusunda ikiye ayrılıyor. Bir yanda aktif kullanıcı bir grup var, diğer yanda ise bunu gereksiz bulan farklı bir grup… İki tarafta kendini haklı görüyor. Gereksiz bulan grubun daha fazla dışarıda kalmamak için dahil olma çabalarını çevrenizde gözlemliyorsunuzdur. Öte yandan tam tersini yapan, sosyal medyadan uzaklaşan veya sınırlama getirmeye çalışan kişilerde var.

Tüm bu süreç, hepimizin içinde bulunduğu fırsat dolu bir pazara dönüştü. Sosyal medyanın da etkisiyle dijital çağ tüm dinamikleri derinden sarstı, toplumun ve teknolojinin evrimini bile etkiledi. Bu evrim ise davranış, beklenti ve sosyoekonomik eğilimlerimizi değiştirdi.

Hepimizin gelecek kaygısı var ve kafalarımız karışık. İşletmelerin de öyle… Yarının dijital dünyasında bizi neler bekliyor, gelin birlikte görelim.

 

Yeni Marka Bilinci Gelişiyor.

Müşteri deneyimi günümüzde neredeyse ürünlerden daha öne çıkar bir hale geldi. Şirketler artık ürünlerinin ve hizmetlerinin, yaşam tarzlarını ve iş akışlarını nasıl geliştirdiğini dikkate alıp, değerlendirmek durumunda. Bu konuda ilk atılan adım çok takipçili kullanıcılar ile marka elçileri oluşturmak yönünde. Kişiler üzerinden markalar bütünleştiriliyor. Ek olarak markalar bir önceki jenerasyondan tamamen farklı olan yeni jenerasyonun ihtiyaçları, değerleri ve arzularına yoğunlaşmak zorunda. Eğlence faktörü, videolar ve daha niceleri burada devreye giriyor. Pazarlamayı ürün, satış, hizmet, servis, destek, CRM, ArGe gibi bir bütün olarak ele alan, iş birliğine yatırım yapan markalar değer kazanıyor.

Talep Ekonomisi Yükseliyor.

Paylaşımlar artık yeterli gelmiyor. Ne kullanıcıya ne de markaya… Her şey müşteri talepleri üzerinden gelişiyor. Tüketiciler için artık markaların paylaşım yapması yeterli değil. Şeffaflık, içerik bilgisi ve hemen çözüm üretilmesi sabit bir beklenti. Markalar açısından itibarı korumak ve güven sağlamak gittikçe zorlaşıyor. İşletmeler atan talep ve etki sebebiyle tedarik üzerine kurulmuş yeni alternatif pazarları ve işgüçlerini anlamak zorunda.

Kullanıcı Davranışları İşletmelerin Dinamiklerini Değiştiriyor.

Mevcut sistemler kullanıcının günlük tüketim aktivitesini, iletişimini takip eder hale geldi. Bir ürün veya hizmeti araştırdığımızda hemen her ekranda bu araştırmaların ekranımıza yansıtıldığını görüyoruz. Mevcut sistem işletmeler için, kullanıcıyla – kullanıcıların ihtiyacıyla alakalı marka olabilmek adına bir zemin hazırlıyor. Bu durum biz kullanıcıları zaman zaman bıktırıyor. Kullanıcılar olarak araştırmayı, incelemeyi, fikir edinmeyi seviyoruz. Satınalma bu sürecin çok sonrasında gerçekleşiyor. Özellikle mobilde müşterilere karar anlarında bıktırmadan ulaşmak, araştırma, reklam, içerik etkileşimi, satış ve destek konularında hizmet verebilmek için yeni yöntemlerin gelişmesi gerekiyor. Dijital sektör çalışanları ve müşterileri farklı düşünüyor, farklı davranıyor ve beklentileri de farklı oluyor. Geliştirilen uygulamalar ve verilen hizmetler bu konuda yeterli değil.

 

Empati İhtiyacı Artıyor.

Tek bir çeşit müşteri, kişi veya çalışan yok. Teknoloji – insan odaklı bu dijital dönüşümde insanların çalışmasını, iletişim kurmasını, para harcamasını, alışveriş yapmasını sağlamak için empati kurmak bir zorunluluk. Kişilerin değerlerini ve nelerden etkilendiklerini anlayabilmek için sadece verileri değerlendirmek yetmiyor. Günümüzde ve gelecekte sosyal bilimcilere büyük iş düşüyor.

sosyal-medya2

Şirketlerin Şeffaflaşması Zorunlu Hale Geliyor.

İşletmeler müşterilerine satış yapmak için güvenlerini de kazanmak zorunda. Müşteriler artık inançlarının ve değerlerinin uyuştuğu şirketlerle iş yapmak – para kazandırmak istiyor. Çünkü artık daha farkında ve daha bilgililer. Bu işletmeler için normal çalışma sistemlerini değiştirmeleri anlamına geliyor. Vizyonlarını değiştirerek “değişimin iletişimini yapmaları” yani şeffaflaşmaları bir zorunluluk. Ayakları yere basan, insan doğasını anlayan işletmeler sadece daha mutlu değil daha üretken bir kültür yaratılmasını sağlayabilir.

İnovasyon – ArGe’nin Yerini Alıyor.

Geleneksel Araştırma Geliştirme artık kimseye yeterli gelmiyor. Büyük şirketler inovasyon merkezlerine yatırım yapıyor. Bazıları startup gibi davranmayı hedeflerken bazıları ya onlarla ortak oluyor ya da onları satın alıyor. Katıldığımız etkinlik ve zirvelerde bu nokta üzerinde çok sık duruldu. İnovasyon merkezleri yavaş hareket eden, riskten kaçınan şirketlerin yeni fikir bulmalarına, daha hızlı deneme yapmalarına ve dışarıdan içeriye değişmelerine yardımcı oluyor.

 

Kurumsal Dönüşüm Zamanı.

Pazarlama ve IT birbirileriyle yarışmak yerine artık beraber çalışıyor. Bunun örneklerini daha sık görmeye başladık. Eski yöntemler yeni iş modellerine dönüşüyor. Birbiriyle ilgisiz görünen bölümler birleşiyor, teknik ve tamamlayıcı birimler tek çatıda toplanıyor. CIO’ların “I” kısmı inovasyonu temsil ediyor ve CIO’lar teknolojinin ve insanın nasıl birlikte çalıştığını anlamlandırıyor.

 

Öğrenciliğe Geri Dönüş.

Geleneksel eğitim artık hangimiz için yeterli ki? Dünün ve bugünün işleri için gerekli olan uzmanlıklar arasındaki boşluk gittikçe derinleşiyor. Eski bilgilerle yerimizde sayıyoruz. İnsanlar yarının mesleklerinde kendilerini nasıl bir kariyerin beklediğini bilemiyor. Öğrenciliğe geri dönmek zorundayız ve hep öğrenci kalmalıyız.

 

sosyal-medya

Dijital Verimlilik için Mola.

Kendi içinde kaotik bir hale gelen dijital dünyamızın bir düzene ihtiyacı var. Çok zaman alıyor ve hepimizin bir zaman yönetimine ihtiyacı var. Bu hıza yetişmek için kendi iş akışımızı düzenlemeyi öğrenmek zorundayız. Akıp giden ekranlar üzerinde odaklanmak çok zor. Dikkatimiz çok çabuk dağılıyor. Gün içerisinde kısa bir mola almak, akıl sağlığımızı korumak için bir zorunluluk haline geldi.

Örneğin;

  • Dikkat dağıtan iş süreçlerini not almak, kağıda kaleme dokunmak.
  • E-postaları belirli zaman dilimlerinde kontrol etmek.
  • Süresi kısa tutulan toplantılar organize etmek.
  • Yorucu olmayan – anlamına takılmayacağım müzikler dinlemek.
  • Sosyal medya orucu tutmak, kullanım süresini sınırlamak.
  • Her mesaja yanıt vermemek.
  • Mobil uygulamaları belli zaman dilimlerinde kapatmak.
  • Kitap okumaya zaman ayırmak.
  • Günde en az bir 10 dakika durup, günü düşünerek değerlendirmek benim açımdan çok önemli.

 

Hepimizi hem heyecanlandıran hem de kaygılandıran bir dönemde yaşıyoruz.

Önümüzdeki zaman dilimi içerisinde dijital verimliliğinizi arttırmak için siz de kendinize yeni kurallar koymalısınız.

 

Yazıma burada bir virgül koyuyorum. Dijital dünyayı ve sosyal medyayı teknolojiden ayırmak imkansız. Bir sonraki yazımda Teknoloji ve Geleceğimiz konusunu ele alacağım.

 

Fayda görmeniz dileğiyle…

 

  6Yorum

  1. Avatar tipster   •  

    Merhaba, sosyal medya son dönemde yarardan çok zarar vermeye başladı. Yazdığınız tüm konulara katılıyorum, ellerinize sağlık.

    • fundalina fundalina   •     Yazar

      Katkınız için teşekkür ederim.

  2. Avatar Ramazan Çekiç   •  

    Blog yazmak icin ben denizde bir damla bile degilim .Ama sosyal medyada ne nasil nicin !oldugunu öğrenmeye calisan bir istekli ogrenciyim .

    • fundalina fundalina   •     Yazar

      Estağfirullah Ramazan dost 🙂

    • fundalina fundalina   •     Yazar

      İlginiz ve değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir