Cumartesi günü Project House’un davetlisi olarak “Toyota gibi Blogger” etkinliğine katıldım ve Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar BOZKURT ile tanışma imkanı buldum. Kendisi bize Toyota’nın yakın zamanda yaptığı çalışmaları, genel yaklaşımlarını ve firmanın vizyonunu aktardı. Günün sonunda Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar BOZKURT bile beni takip etmeye başladı, peki ama sizin neyiniz eksik?

Bilindiği üzere Toyota, en güvenilen ve en çok satış yapan otomobil markalarından biri, üstelik en fazla model içeriğine sahip otomotiv devi. Böyle büyük bir markanın bloggerlara önem vermesi ve Toyota’nun sosyal platformda daha da aktif bulunacağını açıklaması sevindirici. Ali Haydar BOZKURT o kadar motive edici ve sağlam konuşuyor ki, bloğunuz veya sosyal platformda bir hesabınız yoksa bile “hemen yapmalıyım” diye düşünebilirsiniz. Biz de kendisine, en azından hemen bir twitter hesabı oluşturması konusunda baskı yaptık.
Gelelim en tepeden gelen açıklamalara…
Toyota; Beklentilerimizi en üst düzeyde karşılayan, sevilen, güvenilen ve tercih edilen lider marka ve kurum olarak;
- İnsana Saygı
- Sürekli Gelişim
- Müşteri Odaklılık
- Güvenilirlik
- Topluma katkı
- Yaratıcılık değerlerini benimsemiş.
Türkiye otomobil pazarında 1 Numaraya yükselmek ve toplumsal değer yaratmak konusunda iletişime büyük önem veriyorlar.
Güvenilirlik ve çalışma prensibi olarak üniversitelerde tartışılan ve örnek marka olarak gösterilen Toyota’nın sosyal sorumluluk projelerine verdiği ve yaratıcı fikirlere vereceğini açıkladığı destek çok önemli. Bir süredir Türkiye için “işsizlik” konusuna odaklanmışlar çünkü en fazla bu konuda destek talebi geliyormuş. Toplumsal hizmet adına işsizlikle mücadele için yaratıcı fikirlere bir süredir finansör oluyorlarmış ve bu desteğe önümüzdeki yıl devam edeceklermiş. Bence bu fırsatı kaçırmayın, ihtiyacınız varsa hemen Toyota ile bağlantı kurun, taleplerinizi bekliyorlar. Yakın zamanda ziyaret ettiğim, Sanat Limanında sergilenen Edge Of Arabia/Transition sponsorluk yaptıkları bir başka sanat etkinliği imiş. Okullarda çevre bilincini yaygınlaştırmak ve temel çevre eğitimini projelerle desteklemek amacıyla oluşturulan Eko-Okullar Programına finansör olduklarını duyunca çok mutlu oldum.
Üzerinde en çok konuştuğumuz konulardan biri ise malum “potansiyel gaz pedalı sorunu” için geri çağırma kampanyası idi. Özellikle Amerika’da eleştirilen ve televizyonda eğlence konusu haline getirilen bu durumun kısa vadede firma için itibar kaybı gibi görünmesine rağmen, uzun vadede karlı olacağını düşünüyorum. HP’de notebook bilgisayarların pilleri ile ilgili yaşanan sorunlar için benzer kampanya yürüttü ve güvenilirlik konusunda değer kaybetmedi.
Son dönem televizyonda yayınlanan reklam filmini de konuştuk. Bir süre önce aramızda hararetli bir şekilde bu konuyu tartışmıştık. İlgili feed kaldırıldığı için burada paylaşamıyorum. Firma “Toyota gibi Adam” sloganının evrensel bir tanımlama altında kişi olarak algılanmasını istediklerini ancak Türkçe’nin gazabına uğradıklarını söylüyor. Yani vurgulanan “Adam” ın cinsiyeti yok. Öyle görünüyor ki dilimize yapışmış olan “Opel Corsa, Toyota Corona“ yerini “Toyota gibi Adam, benim anama – babama kimse binemez” e bırakacak. Bir süredir radyolarda Tuncel KURTİZ’in sesinden duyduğumuz Toyota reklamı, televizyon için farklı bir versiyonda çekilmiş. Sesini bol bol duyacağız anlaşılan, buna hazırlıklı olun 🙂
Bu kadar Toyota’dan bahsetmişken marka ile ilgili favorilerimi paylaşmadan duramayacağım.
- Favori reklam filmlerim Youtube’da yayınlanan Toyota Swagger Wagon serisi
- Baba arabası gibi görünmesine rağmen Camry en sevdiğim Toyota.
Davet için, Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar BOZKURT’a, Toyota Pazarlama İletişim Müdürü Ziya BURNAZ ve Kurumsal İletişim Yöneticisi Değer Yaycıoğlu ÖZTÜRK’e, organizasyonu gerçekleştiren Project House ekibine teşekkür ederim.



