Suriye krizi beşinci yılında. Bu çatışmaların en büyük mağduru ise çocuklar. Yaşamları, eğitimleri, refahları olumsuz yönde etkilendi ve büyük çoğunluğu komşu ülkelere kaçmak zorunda kaldı. Gelecekleri ise belirsiz… Bu krizden en çok etkilenen ülkelerden biri ise biziz. Çok sayıda Suriyeliyi ülkemizde ağırlıyoruz. Kamplarda ve içimizde yaşayan Suriyeli nüfusunun yarısından fazlasını ise çocuklar oluşturuyor. UNICEF Türkiye Milli Komitesi, “Kamplarda veya kamp dışında yaşayan tüm çocukların beslenmeye, eğitime, sağlık hizmetlerine ve kışın giysiye erişimini sağlayacak bir toplumsal destek yaratmak” amacıyla yeni bir kampanya başlattı. “Sidra’nın Üzerindeki Bulutlar” belgeseli üzerinden şekillenen bu kampanyada “Sanal Gerçeklik Gözlükleri” ile “Ürdün’deki bir mülteci kampında 1,5 yıldır yaşayan Sidra’nın hayatı” gözler önüne seriliyor.

Sidra geleceği belirsiz bu çocuklardan sadece biri. Yaşadığı koşullar çok zorlu. Herkes bu çocuklar için birşeyler yapabilmek istiyor. Suriye’deki kriz çözülmediği sürece bu çocuklar kayıp birer nesil olarak büyümeye devam edecek. Türkiye’de korunma arayan Suriyelilerin ihtiyaçlarının boyutları ve derecesini anlamak için mevcut durumu bilmek önemli.
Türkiye’de kayıtlı Suriyeli mülteci sayısı
1,938,999
Kamplarda yaşayan Suriyeli mülteci sayısı
259,277
Ev sahibi topluluklardaki Suriyeli mülteci sayısı
1,679,722
Suriyeli çocuk sayısı
1,047,000 (Toplam mülteci nüfusunun %54’ü)
Okul çağındaki Suriyeli çocuk sayısı
663,138
Okula gitmeyen Suriyeli çocuk sayısı
391,207
UNICEF, Türkiye’deki hem Suriyeli hem de korunmasız Türk çocukları için ortak çalışmalar yürütüyor ve sistem güçlendirme, erişim desteği, kapsayıcı eğitim kalitesinin yürütülmesi alanlarında devletin desteği ile önemli sonuçlar elde ediyor. Bunlardan bazıları ise şöyle;
- 36,720 kapasiteli (GEM) olarak adlandırılan 31 okul kurulmuş.
- Geçici Eğitim Merkez’lerinde ve kamplarda 5,600 Suriyeli gönüllü öğretmenlere aylık teşvik sağlanıyor.
- Kamplarda çalışan öğretmenlere psikosoyal destek sağlanıyor.
- 170.000 çocuğa okul çantası ve kırtasiye malzemeleri dağıtılmış.
- Kamplarda 21 kütüphane kurulmuş.
- 23 kampta ve 3 şehirde 96,172 çocuğa 27 çocuk dostu alan kurulmuş.
- 945 gönüllü Suriyeli gence, çocuk dostu alanlara destek vermek üzere yetki ve donanım sağlanmış.
- 2.800’den fazla çocuk uzman desteği almak üzere psikososyal birimlere sevk edilmiş.
- Kentsel bölgelerde yaşayan Suriyeli çocuklar için 2 gezici çocuk dostu alan konumlandırılmış.
- 7.000 den fazla Suriyeli ebeveyne Ebeveynlik Programı altında gerekli beceriler sağlanmış.
- 1,034 Türk ve Suriyeli gence akranları ile etkinlik organize edebilmeleri için liderlik eğitimi verilmiş.
- Kışa hazırlık için 179.000 çocuğa giysi alınmış.
- Sağlık Bakanlığı tarafından 1,339,553 Suriyeli ve Türk çocuk aşılanmış.
- 2,219 çocuğun sağlık taraması gerçekleştirilmiş ve tedavi programına alınmış.
- Yapılan çalışmalar bunlarla sınırlı değil elbette. Her geçen gün yenileri ekleniyor ve çalışmaların kapsamı genişletiliyor.

Unicef tamamen gönüllü olarak verilen fonlarla destekleniyor ve faaliyetlerini iki şekilde gerçekleştiriyor. Türkiye bu faaliyetlerin ikisinde de önemli rol üstleniyor. UNICEF Ülke Ofisleri, yardım ihtiyacı olan ülkelerde açılıyor. UNICEF Türkiye Milli Komitesi ise gelişmiş ülkelerde bulunuyor ve bu yardım fonlarını dağıtıyor.
UNICEF, Türkiye’deki çalışmalarını tarım işçisi çocuklar, engelli çocuklar, kız çocuklar ve Suriye’li mülteci çocuklar için sürdürüyor.
UNICEF Türkiye Milli Komitesi’nin, yollarda gördüğümüz yüz yüze ekipleri ve AVM’lerdeki stantlarında ulaşabileceğiniz “Sanal Gerçeklik Gözlükleri”ni vakit ayırıp incelemenizi öneririm. Empati kurmak ve olan biteni anlamaya çalışmak adına sizler de bir adım atarak, desteğinizle onların hayatına iyilik tohumları ekebilirsiniz.
Konu ile ilgili detaylı bilgi almak için UNICEF Türkiye’nin ilgili sayfasını buradan inceleyebilir, bağışlarınızla çalışmalara katkıda bulunabilirsiniz.



