Yarın, Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayacağız.
Kimi ülkelerde yaşam diğerlerine göre kolaydır ve hayata bir adım önde başlamayı sağlayan avantajlarla doludur. Peki ya ülkemiz koşulları?
Hepimiz çocuk olduk. Çoğumuz hala o hiç büyümemiş çocuğu yüreğinde taşıyor. Hayat her geçen gün zorlaşırken, çocuksu bir sevinçle geleceğe doğru bakamadığımızda elimizde pek birşey kalmıyor.
Geleceğimizin umudu çocukların korunması, sağlıklı olarak doğup büyümeleri, cinsiyet ayrımı yapılmadan eğitim almaları, her türlü barınma sorunlarının çözülerek huzurlu bir ortamda yetişmeleri, aile sevgisi ile büyümeleri, yoksulluğun önlenerek yaşam kalitelerinin yükseltilmesi için çalışmaların yapılmasında sayıların tespiti “çözümler üretebilme konusunda yol gösterici” bir harita.

Türkiye İstatistik Kurumu “2013 yılı Çocuk” istatistiklerini açıkladı!
Bu çalışmaya göre, Türkiye nüfusunun %29,7’sini çocuk nüfus oluşturuyor.
Sayı, birleşmiş Milletler tanımına göre “0-17” yaş grubunu içeren çocukları içeriyor. Toplam nüfusumuza göre oldukça kalabalık bir genç nesil geliyor.
Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde ise çocuk nüfusunun;
- %27,3’ünü “0-4” yaş grubu,
- %27,6’sını “5-9”,
- %28’ini “10-14”,
- %17,2’sini ise “15-17” yaş grubu çocuklar oluşturuyor.
Çoğalmaya her geçen gün artarak devam ediyoruz. AB üye ülkeleri ile karşılaştırıldığımızda ise en fazla çocuk nüfus ülkemizde.

Çocuk nüfus oranının 2023 yılında %25,7’ye, 2050 yılında %19,1’e ve 2075 yılında %17,6’ya düşeceği tahmin ediliyor.
Bunun en büyük sebebi ise kentleşme yani; kadının eğitim düzeyinin artması, kadının çalışma hayatına aktif katılımı, doğumların ileri yaşlara ertelenmesi ve kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının düşecek olması.
Kadının bilinçlenmesi, çalışma hayatında olması, desteklenmesi çok ama çok önemli.
İllere göre dağılımda ise;
Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il %48,8 ile Şırnak.
Şırnak ilini %48 ile Şanlıurfa ve %46,3 ile Ağrı izliyor. Çocuk nüfus oranı en düşük olan ilk 3 il ise sırasıyla Tunceli (%18,2), Edirne (%19,7) ve Çanakkale (%19,9).
Bu oranlara bakıldığında, eğitim düzeyinin ve yaşam şartlarının nüfus artışına etkisini belirgin bir şekilde görmek mümkün. Bu kadar büyük bir hızla çoğalan Şırnak, Şanlıurfa ve Ağrı illerinde çocukları nasıl bir gelecek bekliyor?

Derslik başına düşen öğrenci sayısı 29!
2013/14 öğretim yılında öğretmen başına düşen öğrenci sayısı
- ilkokulda 19,
- ortaokulda 18,
- ortaöğretimde ise 16.
- Derslik başına düşen öğrenci sayısının ise tüm eğitim kademelerinde 29,
- İlkokulda öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 25 öğrenci ile en yüksek Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde,
- 15 öğrenci ile en düşük Batı Karadeniz Bölgesi’nde.
- Ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 22 öğrenci ile en yüksek İstanbul ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri.
- 13 öğrenci ile en düşük, Batı ve Doğu Karadeniz Bölgeleri.
Çocuk nüfus yoğunluğunun fazla olduğu şehirlerde eğitim koşullarının da yetersiz olduğu acı bir gerçek.

Nüfusumuza 2013 yılında yaklaşık 1 milyon 283 bin bebek dahil olmuş.
2013 yılında 1 283 062 doğum gerçekleşmiş, doğan bebeklerin %51,4’ünü erkek, %48,6’sını kız bebekler oluşturmuş.
Bu her 100 kız çocuğuna karşılık yaklaşık olarak 106 erkek çocuk demek.
- Bebeklere konulan en popüler erkek ismi Yusuf, kız ismi ise Zeynep.
- Yeni doğan bebeklere konulan en popüler üç erkek ismi 2013 yılında; Yusuf, Berat ve Mustafa.
- En popüler üç kız ismi ise Zeynep, Elif ve Ecrin.
- 0-17 yaştaki çocuklar arasında kullanılan en popüler üç erkek isminin Mehmet, Yusuf ve Mustafa, en popüler üç kız isminin ise Zeynep, Elif ve Merve.

Ülkemizin derin yarısı, bunu görmezden gelemezsiniz;
Çocuk yaşta resmi nikahla evlendirilen kızların oranı 2013 yılında %3
- Çocuk yaşta resmi nikahla evlendirilen 16-17 yaş grubundaki bu kızların %69,9’u kendisinden 6 ve daha büyük yaşta bir erkek ile evlendi.
- Çocuk gelinlerin %15,2’sinin ise eşi ile arasındaki yaş farkı 11 ve daha yukarı yaşta.
- Akdeniz, Kuzeydoğu Anadolu ve Ortadoğu Anadolu Bölgelerinde ise bu oran yaklaşık olarak %20.
- Yani 18 yaş altında evlenen her 5 kız çocuğundan birinin eşi ile arasındaki yaş farkı 11 yaştan fazla.
İnsanın aklı almıyor öyle değil mi?

Çocuklarda cep telefonu kullanımına ortalama başlama yaşı 10!
- Çocukların (6-15 yaş grubu) bilgisayar kullanmaya ortalama başlama yaşı 8
- İnternet kullanmaya başlama yaşı 9
- Cep telefonu kullanmaya başlama yaşı ise 10
- Çocuklarda (6-15 yaş grubu) 2013 yılında kendi kullanımına ait bilgisayara sahip olanların oranı %24,4,
- Cep telefonuna sahip olanların oranı %13,1
- Oyun konsoluna sahip olanların oranı %2,9
Çocuklar çok erken yaşta teknolojiyle tanışıyorlar ve 4’te 3’ü dezavantajlı. 9 yaşında internetle tanıştığınızı bir düşünsenize, hayatınız nasıl değişirdi? Geleceğinize nasıl bir yön verirdi? Soran, sorgulayan, bilgiye kolayca ulaşan bir nesille karşı karşıyayız. Ulaştıkları bilgiyi faydalı kullanabileceklerini, güvenliklerini sağlayabileceklerini ise sadece umut edebiliriz. Teknolojinin hızlı gelişimi ailelere büyük bir sorumluluk yüklüyor.

Çözüm üretmek konusunda bilmek çok önemli demiştim. Ancak bildikleriniz üzerinden hareketle sonuca gidebiliriz. Hızla çoğalıyoruz, çocuk olduklarını önemsemeden onları bir yetişkin olarak kabul ediyoruz. Kendi anne babalarının bile düşünüp – önemsemediği bu çocuklar, elimizin altından yitip gidiyor. Hayatları zaten zor iken daha da zorlaştırıyoruz, bunu yapmaya hakkımız yok. Çocuk haklarının evrensel olduğu bir dünyada onlara daha iyi bir gelecek sunamadığım için çok üzülüyorum.
Bir çocuğun gülümsemesi bu dünyada alabileceğiniz en büyük hediyedir. Bu ülkenin çocukları için hepimizin yapacağı çok şey var. Sadece kendi çocuklarınızı değil, çevrenizdeki tüm çocukları koruyun, haklarını savunun.



