Festival sezonu tüm süratiyle devam ediyor. 31 Mart – 15 Nisan tarihleri arasında 31. Kez düzenlenecek İstanbul Film Festivalinin biletleri satışa sunuldu.
218 adet filmin gösterileceği festivalde ana tema mutsuz ve umutsuz bir dünya gibi gözüküyor. Festival için seçilen filmlerin genelinde bu havayı görmek mümkün.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Akbank sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Film Festivali sinemaseverlere, filmleriyle olduğu kadar etkinlikleriyle de yoğun bir program sunuyor. Festival kapsamında 15 gün boyunca film gösterimlerinin yanı sıra festivaldeki temalarla bağlantılı sinema dersleri, söyleşiler, atölye çalışmaları, konserler ve paralel etkinlikler gerçekleştirilecek.

Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek sinema dersleri ve söyleşilere katılmak isteyen sinemaseverler, etkinlik sabahı saat 10.00’dan itibaren etkinlik mekânlarından numaralı yer kuponu alabilirler. Yabancı yönetmen ve oyuncularla gerçekleştirilecek etkinliklerin tümünde konsekütif Türkçe çeviri ya da simültane çeviri yapılacak.
Festivalde görmek istediğim filmlerden bazılarını aşağıya listeledim. Ne yazık ki işlerim yüzünden festivalin tadını dilediğimce çıkarmam mümkün değil. Vakti olanların kaçırmaması gereken festivale ait; sinema dersleri, söyleşiler, atölye çalışmaları, konserler ve paralel etkinliklere ait bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.
GECE MASALLARI
Gece Masalları, dünyayı peri masallarıyla anlatan yazar-yönetmen-tasarımcı, canlandırma efsanesi Michel Ocelot’nun son yapıtı.
Film; Berlin Film Festivali’nde yarışan ilk üç boyutlu animasyon oldu. Gece Masalları izleyiciyi bir değil altı ayrı evrende benzersiz yolculuğa çıkartıyor. Her gece bir kız, bir oğlan ve yaşlı bir teknisyen, terk edilmiş gibi görünen fakat aslında harikalarla dolu küçük bir sinema salonunda buluşuyor. Her şeyin (büyücüler, periler, güçlü krallar, kâhyalar, kurt adamlar, acımasız leydiler, katedraller, hasırdan yapılmış kulübeler, altın şehirler, derin ormanlar, yakıp yıkan kötülük ve masumiyetin zaferi) mümkün olduğu sihirli bir gecede üç kafadar gönüllerinin istediği hikâyeleri canlandırıyor.
ÖLÜM LİSTESİ
Reklam filmi yönetmeni Ben Wheatley’in yönettiği filmde, Michael Smiley 2011 İngiliz Bağımsız Sinema Ödüllerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü almış.
Film; seyircinin hem korkacağı hem de sinirlerinin bozulacağı bir film yapma fikrinden yola çıkan ödüllü reklam filmi yönetmeni Ben Wheatley, senaryoyu kendi kâbuslarını temel alarak yazdı. Askerlikten kiralık katilliğe geçiş yapan Jay’i hem fiziksel hem de ruhsal olarak yaralayan Kiev bozgununun üzerinden sekiz ay geçmiştir. Ortağı Gal, onu yeni bir işi kabul etmesi için zorlamaktadır. Bu yeni görevin karanlık ve tedirgin edici derinliklerine daldıklarında Jay bir kez daha çözülmeye başlar; korku ve paranoyayla karanlığın kalbine sürüklenir.
ALBERT NOBBS
Rodrigo García’nın yönetmenliğindeki filmin başrol oyuncuları Glenn Close, Mia Wasikowska, Aaron Johnson ve Brendan Gleeson. Glenn Close’un Oscar’ı alamadı ama Tokyo En İyi Kadın Oyuncu ödülünü de kimseye kaptırmadı.
Film, 19. yüzyıl İrlanda’sında çalışmak ve hayatta kalmanın yanı sıra hem bağımsız hem de bekâr olarak yaşayabilmek için erkek kılığına giren bir kadının trajikomik hikâyesi… Erkek kılığına girip Dublin’in en lüks otelinde kâhya olarak çalışan Albert, bir gün yakışıklı bir ressamla tanışır. Otuz yıl boyunca erkek kıyafeti giydikten sonra, kendi hazırladığı kapana kısılmıştır. Senaryosu ünlü İrlandalı romancı John Banville ve muhteşem performansıyla Oscar’a aday gösterilen Glenn Close tarafından yazılan Albert Nobbs yıldız oyuncularla süslenmiş esprili bir dönem dramı.
AZRAİL’İ BEKLERKEN
Persepolis’ten tanıdığımız Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud yönetiminde olan bu Fransız filminin oyuncuları; Mathieu Amalric, Edouard Baer ve Maria De Medeiros
Film, The New York Times’a göre “bir film ziyafeti” olan, Marjane Satrapi’nin 1950 İran’ında geçen eğlenceli, hüzünlü ve melankolik yeni uzun metrajlı filmi, bir hite dönüşen Persepolis’in ardından geliyor. Satrapi’nin kendi çizgi romanından uyarlanan bu canlı çekim filmde hikâye, enstrümanı kırıldığında ölmeye karar veren dünyaca ünlü keman virtüözü Nasser’in canını almaya gelen Azrail tarafından aktarılıyor. Azrail’in gelmesi için geçen sekiz günlük sürede Nasser, başarısız okul günlerinden erkek kardeşine, aşksız evliliğinden sigara tiryakisi annesine ve İran isimli çocukluk aşkına kadar, hayatını yeniden yaşıyor.
SADAKATSİZLER
Bol yönetmenli filmde Oscar ödüllü yönetmen Michel Hazanavicius da var. Oyuncular: Jean Dujardin, Gilles Lellouche, Guillaume Canet, Sandrine Kiberlain, Mathilda May
Film; “Göründüğü gibi değil, hayatım!” Bu klasik cümle her telaffuz edildiğinde, tüm numaralar devreye girer ve pompa macerası başlar. Banliyöde bir konferans otelinden gösterişli bir seks bağımlılığı kliniğine, şık bir Paris gece kulübünden Las Vegas’taki havalı striptiz kulüplerine uzanan bu film tüm umutsuz, absürd ve inanılmaz komik varyasyonlarıyla erkek sadakatsizliğinin başarı ve hüsranlarını, zaferlerini ve acıklı felaketlerini keşfe çıkıyor. Jean Dujardin’in Oscar adaylığı sırasında afişiyle tartışma yaratan bu komedide Artist’in yönetmeni Michel Hazanavicius dışında Dujardin de kamera arkasına geçiyor.
BÜYÜLÜ KRALLIK
Issız bir gölde iki çocuğun keşfedeceği ne olabilir? Bu acayip ortamın büyüsüyle göl yavaş yavaş, düşlerden ve kâbuslardan doğan yaratıklarla kaynayan, hem harika hem de ürkütücü gizli bir krallığa dönüşebilir. Fransa’da bir gölde ve civarında yaşam tek kelimeyle büyüleyici; öyle ki, içindeki zarif hayvanlar mikroskop altında periler, canavarlar, ejderhalar, rüya yaratıkları gibi gerçek karakterlere dönüşüyor… Prömiyeri Venedik Film Festivali’nin yarışma dışı bölümünde yapılan Büyülü Krallık, Mikrokozmos ve sonrasında Genesis / Yaradılış: Büyük Sır ile nefesimizi kesen ve doğa belgesellerinde çığır açan biyolog sinemacılar Claude Nuridsany ile Marie Pérennou’nun yeni filmi.
KÖRLİNG KRALI
Film; Bolca spor, okkalı bir tutam Kuzey mizahı ve bir ton buz: Körling Kralı’nın dünyasına hoş geldiniz! Bir zamanlar büyük bir körling yıldızı olan Truls Paulsen, kendisine obsesif–kompulsif bozukluk teşhisi konunca müsabakalardan uzaklaştırılır. Fakat koçu Gordon’un ölüm döşeğinde olduğunu öğrenince, bu eski dostunun ABD’de ameliyat olması için gereken parayı kazanma umuduyla pistlere dönmeye karar verir. Eski ekibini bir araya toplaması gerekecektir, fakat hepsi orta yaş krizi geçiriyor olduğundan işi zordur. Curling Kralı bir Rod Stewart taklitçisi, bir uykusuzluk hastası, kuş gözlemciliği, sadakat ve dostluk gibi hoş ayrıntılarla nefes kesecek bir komedi.
Filmlerin haricinde sinema dersleri, söyleşiler, atölye çalışmaları, konserler ve paralel etkinliklere ait bilgilere gelince;

SİNEMA DERSLERİ
31 Mart Cumartesi, Salon İKSV, saat 16.00
SİNEMA DERSİ: TERENCE DAVIES “BELİRSİZLİĞİN KEYFİ VE TEHLİKELERİ”
Görselliğiyle çarpıcı, duygusal açıdan insanın içine işleyen filmleriyle tanınan İngiliz yönetmen Terence Davies, festivalin Sinema Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’a geliyor. Kişisel hatıralarla şehirlerin hatıralarını bir araya getiren filmlere imza atan Terence Davies, festival kapsamında 31 Mart Cumartesi günü saat 16.00’da Salon’da “Belirsizliğin Keyfi ve Tehlikeleri” başlıklı bir sinema dersi de verecek.
• 2 Nisan Pazartesi, Salon İKSV, saat 16.00
SİNEMA DERSİ: MARJANE SATRAPI “NASIL SİNEMACI OLDUM”
Aslen bir masalcı olan Marjane Satrapi, İran Devrimi’nin ilk yıllarında geçen çocukluğundan yola çıkarak hikâyelendirdiği çok satan çizgi romanından uyarladığı animasyon filmi Persepolis ile dünya çapında bir ün kazandı. Cannes Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönen, Fransa’nın 2008 Oscar adayı olan film, İran devletinin sert tepkisini çekmekle kalmadı, gösterime girdiği ülkelerde de tartışma yarattı. Persepolis 1-4, Broderies, Le Soupir ve Poulet aux prunes / Azrail’i Beklerken’in da dahil olduğu pek çok resimli romanıyla çizgi roman alanında da tanınmış bir isim olan Marjani Satrapi festivalin konuğu olarak İstanbul’a geliyor. Marjani Satrapi, 2 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Salon’da vereceği sinema dersinde, ilham kaynaklarını, film yapımını, masal anlatımını ve bir sinemacı olarak kariyerini tartışacak.
• 9 Nisan Pazartesi, Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi, saat 16.00
SİNEMA DERSİ: CORNELIU PORUMBOIU
Romanya’nın önde gelen “Yeni Dalga” yönetmenlerinden Corneliu Porumboiu, bu senenin Altın Lale Uluslararası Yarışma jüri üyelerinden. Corneliu Porumboiu, 3 Nisan Salı günü saat 16.00’da Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde vereceği sinema dersinde, Romanyalı bir sinemacı olarak yönetmenlik deneyimlerini, günlük hayattaki mizahı, “eski dünya” ile “yeni dünya” arasındaki farkları ve sinema anlayışını paylaşacak.
• 12 Nisan Perşembe, Salon İKSV, saat 16.00
SİNEMA DERSİ: NURİ BİLGE CEYLAN
Etkileyici görüntüleri ve insan doğasının nüanslarını yakalayan sinema anlayışı ile günümüz “auteur” sinemasının en heyecan verici yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan, festivalin bu yılki Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Başkanlığı’nı üstlenecek. Nuri Bilge Ceylan, festival kapsamında, 13 Nisan Cuma günü saat 16.00’da Salon’da, Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü dahil dünya çapında birçok ödül kazanan, birçok ülkede “İlk 10” listelerine dahil edilen son filmi Bir Zamanlar Anadolu’da’yı anlatacağı bir sinema dersi de verecek. Usta yönetmenin sinema yapmanın inceliklerini ve film yapmanın bilinmeyen yönlerin açığa çıkaracağı sinema dersinde, izleyiciler, mütevazı bir polis soruşturmasının göz kamaştırıcı bir görsellikle insanlık üzerine bir meditasyona dönüştüğü Bir Zamanlar Anadolu’da’dan gösterilecek parçalarla filmi yönetmeniyle birlikte inceleme fırsatı bulacaklar.
SÖYLEŞİLER
• 8 Nisan Pazar, Salon İKSV, saat 16.00
SÖYLEŞİ: MURATHAN MUNGAN SEVİN OKYAY’LA BULUŞUYOR
Şair-yazar, oyun ve senaryo yazarı Murathan Mungan… Çevirmen, eleştirmen, caz ve polisiye tutkunu Sevin Okyay… Mungan ve Okyay, her şeyden önce birer sinefil. 80’li yıllarda çeşitli gazete ve dergilerde sinema yazıları yazan Murathan Mungan’ın üniversite bitirme tezi de sinema üzerine. Sevin Okyay 1975’te gazete ve dergilerde kültür-sanat yazarı olarak yola başladı; yıllarca festivalin danışma kurulunda yer aldı, katalogun çevirilerini üstlendi. Altın Lale Ulusal Yarışma jürisi başkanı Murathan Mungan ile İstanbul Film Festivali 2012 Sinema Onur Ödülü sahibi Sevin Okyay, festival kapsamında 8 Nisan Pazar günü saat 16.00’da Salon’da çok özel bir sinema sohbetinde bir araya gelerek sinema, sinefillik ve yazın dünyasının kesiştiği noktalara ışık tutacak.
• 9 Nisan Pazartesi, Akbank Sanat, saat 16.00
SÖYLEŞİ: SİNEMADAKİ KAPLAN–WUXIA
Festivalde, uzakdoğu dövüş sanatçılarının maceralarına odaklanan, Çin tarihinden ve halk kahramanlarından esinlenen ve Çin sinemasının en çok film yapılan türü olan WuXia filmlerine özel bir bölüm ayrıldı. “Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia” başlıklı bu bölümde, akıl almaz koreografilerin, muhteşem bir görselliğin ve kesintisiz aksiyonun başrolde olduğu bu türün en iyi örnekleri izleyicilerle buluşuyor. 2012’nin Türkiye’de Çin Kültürü Yılı olarak ilan edilmesi vesilesiyle bu bölüm paralelinde
9 Nisan Pazartesi günü saat 16.00’da Akbank Sanat’ta WuXia türünün ve Çin sinema endüstrisindeki yerinin tüm görkemi ve renkleriyle masaya yatırılacağı bir söyleşi gerçekleştirilecek.
• 11 Nisan Çarşamba, Pera Müzesi Salonu, saat 16.00
YUVARLAK MASA: “DEVRİMİN FİLMİ”
İstanbul Film Festivali’nde bu yıl, özellikle Arap Baharı üzerinden bütün dünyada gerçekleşen halk hareketlerini ve başkaldırış hikâyelerinin sinema üzerinden sorgulanacağı özel bir bölüm yer alıyor. Akademisyen ve sinemacı Alisa Lebow, docIstanbul işbirliğiyle, düzenlediği bölüm kapsamında, daha önce çekilen filmlerle günümüz devrim filmlerini bir araya getirerek son aylarda yaşanan olaylara farklı bir bakış açısı getirecek sekiz uzun metrajlı ve bir kısa metrajlı film gösterilecek.
• 12 Nisan Perşembe, Pera Müzesi Salonu, saat 16.00
SÖYLEŞİ: “VAN DEPREMİ – YIKINTILAR ARASINDA SANAT”
İstanbul Film Festivali belgesel programındaki Bülent Öztürk’ün Van depremini konu alan belgeseli Beklemek‘ten yola çıkarak, bölgedeki güncel durumu, ilk günden itibaren yaşananların tanığı olan katılımcılarla, depremden en çok etkilenenler olarak özellikle kadın ve çocuklarla yürütülen faaliyetleri de konuşmak üzere 12 Nisan Perşembe günü saat 16.00’da Pera Müzesi Salon’unda bir söyleşide buluşacak.
Söyleşinin ardından Vanlı çocukların çektiği kısa filmler Hangi İnsan Hakları? (seçki, 10’) ve Sevdalı Bulut (canlandırma, 3’) gösterilecek.
• 13 Nisan Cuma, Pera Müzesi Salonu, saat 16.00
SÖYLEŞİ: HES’LER VE BELGESELLER
Hidro Elektrik Santral projeleriyle birlikte derelerin kullanım hakkı şirketlere devredilirken, Karadeniz vadileri şantiye alanına çevrilişi ile birlikte insanı, hayvanı ve bitkisiyle bütün yaşam biçimlerini yıkıma sürüklüyor. İstanbul Film Festivali programında belgesel bölümünde, HES projelerinin yol açtığı yıkımı ve insanların bunlara karşı verdiği mücadeleleri konu eden üç belgesel filmi yer alıyor: Bir Avuç Cesur İnsan (Rüya Arzu Köksal), Akıntıya Karşı (Umut Kocagöz ve Özlem Işıl) ve İşte Böyle (Osman Şişman ve Özlem Sarıyıldız). Festival kapsamında 13 Nisan Cuma günü saat 16.30’da Pera Müzesi Salonu’nda belgesellerin yönetmenleri Rüya Arzu Köksal, Umut Kocagöz, Özlem Işıl, Osman Şişman ve Özlem Sarıyıldız’ın katılımıyla bir söyleşi gerçekleştirilecek. Moderatörlüğünü yönetmen, akademisyen, aynı zamanda festivali Belgesel Danışma Kurulu üyesi Can Candan’ın üstlendiği söyleşide, HES karşıtı mücadelenin belgesel filmlerde nasıl işlendiğini ve toplumsal muhalefete nasıl eklemlendiğini tartışmaya açılacak. Söyleşi öncesi İşte Böyle filminin gösterimi yapılacak.
ATÖLYE ÇALIŞMASI VE KONSER
• 11 Nisan Çarşamba, Salon İKSV, saat 12.00
ATÖLYE ÇALIŞMASI: NATHAN LARSON VE ERDEM HELVACIOĞLU “SİNEMADA ÇAĞDAŞ MÜZİĞİN KULLANIMI”
Boys Don’t Cry / Erkekler Ağlamaz, Dirty Pretty Things / Kirli Tatlı Şeyler, Choke / Tıkanma, The Messenger ve Margin Call / Oyunun Sonu gibi pek çok filmin müziklerine imza atan besteci Nathan Larson ile günümüz Türk çağdaş ve elektronik müzik dünyasının önemli isimlerinden Erdem Helvacıoğlu, İstanbul Film Festivali’ne özel bir projede bir araya geldi. İkili, 11 Nisan Çarşamba günü saat 12.00’de Salon’da bir “Sinemada Çağdaş Müziğin Kullanımı” başlıklı bir atölye çalışması gerçekleştirecek. Çalışmada, Nathan Larson, film müziğinin sanatsal ve estetik açılarına değinirken Erdem Helvacıoğlu sinemada müzik kullanımı ve ses tasarımı, miks ve aranjörlük gibi daha teknik alanlar hakkında bilgi verecek. Etkinlikte her iki sanatçının bestelerinden örneklerin de yer alacağı küçük dinletiler de yapılacak. Atölyeye katılım ücretsizdir.
• 11 Nisan Çarşamba, Salon İKSV, saat 21.00
KONSER: 777 NINA PERSSON, NATHAN LARSON, ERDEM HELVACIOĞLU
Türk çağdaş, elektronik müzik dünyasının önemli isimlerinden Erdem Helvacıoğlu, birçok film müziğine imza atan besteci Nathan Larson ve birkaç kez platin albüm kazanan, Cardigans ve A Camp’in dünyaca ünlü solisti Nina Persson festival kapsamında özel bir konser için aynı sahnede buluşuyor. 777 adını kullanan ekip, 11 Nisan Çarşamba günü saat 21.00’de Salon’da başlayacak olan konserde Palindromes filminden “Aviva Pastoral”, Boys Don’t Cry filminden “The Bluest Eyes in Texas” gibi parçaların yanı sıra A Camp albümlerinden bir seçki seslendirecek. Gecede, Nina Persson, Nathan Larson ve Erdem Helvacıoğlu’nun 2012 sonlarında yayımlamayı planladığı, henüz adı konmamış albümlerinden de parçalar çalınacak. 777 konserinin biletleri Biletix satış sistemi ile Salon ve festival gişelerinden 35 TL (ayakta) ve 25 TL (öğrenci) üzerinden satın alınabilir.
GÖSTERİMLER
• 11 Nisan Çarşamba, Pera Müzesi Salonu, saat 19.00
FİLM GÖSTERİMİ: TRT BELGESEL ÖDÜLLERİ
TRT tarafından her sene belgesel film yapımını geliştirmek ve desteklemek amacıyla düzenlenen Belgesel Ödülleri’nde 2011 Ulusal ve Uluslararası Kategori’lerde Birincilik Ödülleri’ni kazanan iki film İstanbul Film Festivali kapsamında 11 Nisan Çarşamba günü saat 19.00’da Pera Müzesi Salonu’nda izleyiciyle buluşacak.
• 12 Nisan Perşembe, Pera Müzesi Salonu, saat 21 :30
FİLM GÖSTERİMİ: VİCDAN FİLMLERİ
Hrant Dink Vakfı’nın 2009’dan bu yana “Gelin, Vicdanımızla Bakalım” çağrısıyla dünyanın her yerinden eli kamera tutan, amatör, profesyonel herkesi film çekmeye davet ediyor. Bu yıl, bu daveti kabul ederek kamerasını vicdanına çeviren 62 kısa film “Vicdan Filmleri” projesinin ikincisinde bir araya geldi. Başvuran, en çok 5 dakika uzunluğundaki kısa filmleri değerlendiren Arsinée Khanjian, Cüneyt Cebenoyan, Ferzan Özpetek, Hale Soygazi, Nadje Al-Ali ve Rakel Dink’ten oluşan uluslararası jürinin 18 film ilk kez İstanbul Film Festivali’nde izleyicilerle buluşacak.
• 13 Nisan Cuma, Beyoğlu Sineması, saat 16.00
HİSAR KISA FİLM SEÇKİSİ 2012
İstanbul Film Festivali, her yıl olduğu gibi yılın en iyi kısa filmlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nin düzenlediği Hisar Kısa Film Seçkisi’ne bu yıl başvuru yapan 200 film arasından, sinema yazarı Senem Aytaç, yönetmen Seren Yüce, oyuncu Serra Yılmaz ve yapımcı Zeynep Özbatur Atakan’dan oluşan jürinin seçtiği en iyi 10 kısa film festival kapsamında 15 Nisan Pazar günü saat saat 16.00’da Beyoğlu Sineması’nda gösterilecek. Hisar Kısa Film Seçkisi’nin biletleri ise Biletix satış sistemi ve festival gişelerinden 5 TL’den temin edilebilecek.
Hisar Kısa Film Seçkisi’nde gösterimi gerçekleştirilecek filmler ise şunlar: Ali Ata Bak (Orhan İnce), Ben Geldim Gidiyorum (Metin Akdemir), Bir Avlu Bir Kent (Canan Altınbulak), Dua (Tuna Balkan), Gerayiş (Çetin Baskın), In Out (Zeynep Merve Uygun), Kırmızı Alarm (Emre Akay), Sudan Korkan Adamlar (Selim Akgül, Selen Gel), Musa (Serhat Karaaslan), Tetrist (Mesrure Melis Bilgin).
• 2 Nisan Pazartesi, Akbank Sanat, saat 14.00-18.00
3 Nisan Salı, Akbank Sanat, saat 14.00-18.00
6 Nisan Cuma, Akbank Sanat, saat 18.00
AKBANK SANAT SİNEMA GÜNLERİ
Akbank Sanat Merkezi, Hollanda Konsolosluğu ve Eye Film Institute işbirliğiyle, 1974 yılında gerçekleştirdiği Mariken van Nieumegen filmi ile uluslararası alanda başarı kazanan Hollandalı usta yönetmen Jos Stelling retrospektifi düzenliyor. Retrospektif kapsamında, yönetmenin, 2 Nisan Pazartesi günü saat 14.00’te The Illusionist, saat 18.00’de The Pointsman; 3 Nisan Salı günü saat 14.00’te No Trains No Planes; saat 18.00’de Duska adlı filmleri Akbank Sanat’ta izleyiciyle buluşacak.
• 13 Nisan Cuma, Akbank Sanat, saat 14.00 ve 18.00
14 Nisan Cumartesi, Akbank Sanat, saat 16.00 ve 18.00
AKBANK 8. KISA FİLM FESTİVALİ: ÖDÜLLÜ FİLMLER
İstanbul Film Festivali kapsamında, Akbank 8. Kısa Film Festivali’nde ödül alan filmler
12 Nisan Perşembe ve 13 Nisan Cuma günleri, saat 14.00 ve 18.00’de Akbank Sanat’ta ücretsiz olarak izleyiciyle buluşacak.



