Mutfağın Okulu Mutfak Sanatları Akademisi’nde Lezzet Yolculuğum devam ediyor. Haftanın stresini atmak, hayatıma yenilik katmak ve dünya mutfaklarını keşfetmek için 8 hafta boyunca, 8 ayrı yemek kültürü deneyimi yaşayacağım.
Bu deneyimlerin hayatıma katacağı renkleri sadece kendime saklayacak değilim elbette… Mutfakta 8 Hafta Devriâlem Amatör Workshop’u ile profesyonel şefler eşliğinde öğreneceğim lezzetleri evimin mutfağına taşıyacak, siz dostlarımla paylaşacağım. Mutfakla daha önceki tecrübelerimi biliyorsunuz, bundan sonra mottomuz bu olsun; “Ben yapabiliyorsam siz de yapabilirsiniz.”

Keşif Yolculuğumuz İspanya ile başlıyor ☺
Futbol, flamenko, boğa güreşleri denince ilk akla gelen, sanat ve mimari alandaki eserleri ile göz kamaştıran bu Akdeniz ülkesi, coğrafi konumu ve tarihi sebebiyle zengin bir yemek kültürü sunuyor. Kahvaltının hızla geçiştirildiği, öğle yemeklerinin şölene dönüştüğü, akşam sofralarının ise ev sıcaklığında kurulduğu İspanyol mutfağı; bolca deniz ürünü, sarımsak, şarap, zeytinyağı ve minik atıştırmalıklardan oluşan tapas ile bütünleşiyor.

Hazır isek Mutfakta 8 Hafta Devriâlem kitabımızın ilk sayfasını açalım.
Şefimiz Hakan Şen’in önderliğinde mutfaklarımıza yerleşiyoruz, ilk yemeğimiz Gazpacho!
Soğuk tüketilen ve sebzelerin pişirilmeden servis edildiği çorbamız, besleyici ve lezzetli bir vitamin deposu. Dolmalık yeşil biber, salatalık, kuru – taze soğan, kereviz sapı ve domates önümüzde dizili, sebzeleri doğramak bir terapi gibi… Baharatlarla çeşnilenen malzemelerimizi rondodan geçiriyor ve servise hazır hale getiriyoruz.

Özellikle yaz için ideal bir tarif. Metabolizmanızı hızlandıracak, sofranızda farklılık yaratacak, kolayca hazırlayabileceğiniz bir çorba bu. Tabasco ile acısını arttırarak spor yapmadan kalori yakabilirsiniz, üstelik sevdiğiniz sebzeleri ekleyerek damağınıza uygun bir hale de getirebilirsiniz. Gazpacho’nun iştah açıcı özelliği olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim 😉
Geliyoruz ikinci yemeğimiz Empanada’ya.
İç malzemesi kavrulmuş kıyma, soğan ve sebzelerden oluşan Empanada, oldukça iddialı bir hamurişi.

Zorlu bir yemek çünkü hem iç malzemesi hem de domates sosu hazırlanacak, bir yandan da hamur açılacak. Daha önce hamur açmadım bu yüzden şefi daha dikkatli dinledim. İlk başta malzeme elime yapışıyor ama sonra kolayca bir top haline geliyor. Korktuğum gibi olmadı, üstelik bu yoğurma işi elimin yorgunluğunu da aldı. Hamurumuz buzdolabında dinlenirken, iç harcına başladık. Malzemeleri yine özenle ve minik minik doğradık. Sebze doğramak bundan sonra hobim haline gelebilir ☺
Burada dikkat etmeniz gereken nokta hamurunuzu delmemesi için, iç malzemenizin suyunu çekmesi gerektiği. Domatesi sosumuz da hazır olunca hamurumuzu açmaya başlıyor, bir kase yardımıyla yuvarlaklar elde ediyoruz. Çevremdeki arkadaşlar 15 tane yuvarlak elde ederken ben 10 tane yapabiliyorum ama moralim yerinde^^ Yuvarlak hamurlarımızın kenarlarını parmak uçlarımızla ıslatıp, iç malzememizi ekleyerek kapatıyoruz. Çatalla uçlarını şekillendirdiğimiz bu iri mantılar, kızgın fırına girip 20 dakika kadar pişmeye bırakılıyor.

İşte kusursuz lezzet Empanada böyle yapılıyor ve damakta nefis bir lezzet bırakıyor. Kıymayla arası olmayan mızmız ben, bir yemek tarifi ile 3 farklı teknik öğrendim bile… Hamur açmak, iç malzemesi yapmak ve sos hazırlamak.
Geliyoruz üçüncü tarifimiz Paella’ya. Deniz ürünleri ve tavuk eti kullanılan ve safran ile renklendirilen pirinç yemeğimiz bir Katalan klasiği. İspanya’ya gitmiş olanlar bilirler, hafta sonları hemen her evde paella pişer ve saygıyla tüketilir.

Ana malzemelerimiz kalamar, tavuk kanadı, midye ve karides tezgahımıza geliyor. Bu arada karides ayıklamayı öğreniyoruz. Kilit nokta malzemelerimizi sotelerken, sıvı malzemelerimizi pirince iyice ve yavaş yavaş yedirmek. Baharatlarımızla çeşnilenen yemeğimiz nefis kokuyor ve kolayca hazırlanıyor.

Son tarifimiz Churros. İspanyolların kahvaltıda kahvelerine batırarak yediği bu kızartılmış hamur tatlısı, sıcak yendiğinde ayrı – soğuduğunda ise apayrı bir lezzet. Su, un, margarin, yumurta ve tuzdan oluşan malzememizi hızlıca ateşte karıştırıp bir hamur elde ediyoruz. Bu işlem oldukça hızlı yapılıyor çünkü hamurun topaklaşmaması lazım. Sonrasında bu hamur tezgahta soğumaya alınıyor çünkü içerisine yumurta eklenecek. Isıyı aralıklarla kontrol edip, hamurumuzu sıkma torbamıza alıyoruz.

Arkadaşım Zeynep’ten bu konuda tüyo alıyorum ve soğuk yağ kabının içerisine nal görünümünde şekiller bırakıyorum. İyice kızaran Churros şeker karışımına bulanıyor ve nefis lezzetimiz hazır oluyor. Tatlımız için çikolata sosu yapmayı da öğrendik ama sos olmadan da tüketilebilecek nefis bir lezzet bu.

Günün sonunda hem İspanyol mutfağının önce gelen lezzetlerini öğrendik hem de yaptığımız lezzetleri evimize götürerek aldığımız keyfi katladık. Yeni arkadaşlarımla birlikte yaşadığım bu zevkli deneyim, beni mutfak becerileri açısından zenginleştirdi. Deneyimlerimi paylaşmayı seven bir olarak yemek yapmanın tüm süreçlerinin kişiye iyi geldiğini, başarı duygusunu tetiklediğini, görsel açıdan daha zevkli bir insan haline getirdiğini söylemek isterim. Her eğitimin sonunda öğrendiğim lezzetleri kendi mutfağımda denemek çok keyifli 🙂

Haftaya Fransız mutfağına yakınlaşacağım. Anlık paylaşımlarımı sosyal hesaplarım üzerinden #MSAistanbul #MSAile8Hafta hashtagleri ile paylaşıyorum. Bu keyfi benimle birlikte yaşamak isteyenler, gelin mutfağa birlikte girelim, hem dedikodu yapalım hem de haftanın stresini hep birlikte atalım 🙂



