Sıcaklardan bunalanlara yakınlarda keşif turu.
Sedef Adasına gitmek için Caddebostan iskelesinden İDO’nun yeni vapurlarına biniyorsunuz. Akbiliniz var ise 2.75, jeton ile 3 TL’ye yaklaşık bir saat içerisinde adaya varıyorsunuz. İlk durak Heybeli, sonrasında Büyük Adaya uğruyor. Her iki ada kalabalık, Arap turistler Büyük Adayı ele geçirmiş. Yazlıkçılar bile Sedef adasına kaçar olmuş.
Adaya ulaştıktan sonra denize girmek için iki seçeneğiniz var. Ya iskeleden sonra karşınıza çıkan merdivenlerden çıkıp sağa doğru yolu takip etmek, ya da iskelenin hemen yanında bulunan Port Sedef’in özel plajına geçmek. Buradaki halk plajı tarif verdiğim sağ tarafta kalıyor ve oldukça kalabalık, biraz yukarıda bakkal bulunuyor. Ben gibi Port Sedef’i tercih ederseniz işiniz kolay.
Ada denizi olduğu için mercan, midye bol – denize girmek için ayağınız bir şeyler giymeniz şart. Denizi hem serin hem de tertemiz… Bakınca balıkları, mercanları, yengeçleri, balıkçıların hoyratça savurduğu olta ve ağları görüyorsunuz. Hafta içi kalabalık değil, hafta sonları ise 60 TL vererek kahvaltı yapabilirsiniz. Yiyecekleri biraz pahalı ama lezzetli. Fiyat politikasını eleştirdiğinizde, mekanın az müşterisi olmasına ve adaya erzağın zor gelişine bağlıyorlar. Arada geçen teknelerin sesinden başka ses yok, dalga seslerini dinleyip saatlerce kımıldamadan kitap okuyabileceğiniz bir yer. Kabin, duş, şezlong ve hatta havlu gibi ihtiyaçlarınız sadece bir içecek karşılığında sağlanıyor. Özellikle hafta sonları çok kalabalık. Az önce de söylediğim gibi kalabalıktan sıkılan Büyük Ada yazlıkçıları buraya akın ediyor. Hem gelirken hem de dönüşte püfür püfür esen rüzgar eşliğinde deniz manzarası İstanbul’da yaşamanın ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlatıyor.
Yaz bitmeden mutlaka Sedef Adasına gidin ve eşsiz manzaranın tadını benim içinde çıkarın.







