FinTech alanında haftanın gündemi 256 belli oldu. Payinall’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
Payinall’ın katkılarıyla hazırladığım, 01– 11 Ocak aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
2026’ya hızlı bir giriş yaparken, fintek ekosisteminin “dijitalleşme” evresini tamamlayıp “yapısal dönüşüm” ve “derinleşme” evresine geçtiğine tanıklık ediyoruz. Haftanın panoramasına baktığımızda; Hayat Finans ile aile bankacılığının tabana yayıldığını, Migros ve ColendiBank ortaklığıyla ise “gömülü finans” kavramının perakende raflarına kadar indiğini görüyoruz.
Sektörde kartlar yeniden dağıtılıyor; iyzico’nun Paynet birleşmesini tamamlaması ve Revolut’un Türkiye pazarı için FUPS’u radarına aldığı iddiaları, bu yılın “stratejik konsolidasyonlar” ve “global oyuncuların sahaya inişi” ile şekilleneceğini kanıtlıyor. Visa’nın “Agentic Ticaret” öngörüsü ve Garanti BBVA’nın üretken yapay zeka vizyonu ise finansal kararların insan tekelinden çıkıp otonom asistanlara devredildiği bir geleceğin kapısını aralıyor.
BKM üyeliğiyle operasyonel gücünü tescilleyen Payinall gibi yerli oyuncuların yükselişi ve lisans genişlemeleri, rekabetin niteliğini değiştiriyor. Güven, hız ve yapay zeka entegrasyonunun belirleyici olduğu bu yeni dönemde, haftanın öne çıkan gelişmeleri aşağıda:
Hayat Finans Biz Kart’ı Kullanıma Sundu

Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, aile içi finansal süreçleri merkeze alan yeni nesil ödeme aracı Biz Kart’ı duyurdu. Sekiz yaş ve üzeri bireylerin finansal sisteme katılımını sağlayan ürün, aile ekonomisini tek bir mobil uygulama üzerinden şeffaf, kontrollü ve bütüncül bir yapıda yönetme imkanı tanıyor.
Lansmanına katılma fırsatı bulduğum Biz Kart, sekiz yaş ve üzeri bireylerin finansal hayata kontrollü ve şeffaf biçimde katılımını hedefliyor. Hayat Finans müşterisi olma şartı aramadan, tamamen mobil kanallar üzerinden erişilebilmesi, aile bankacılığı deneyimini daha geniş bir kullanıcı kitlesine taşıyor.
Aile içi para yönetimi tek ekranda toplanıyor
Biz Kart, ebeveynlerin çocuklar, gençler veya desteğe ihtiyaç duyan aile büyükleri için ek kart oluşturabildiği ve tüm akışı tek merkezden yönettiği dijital bir altyapı sunuyor. Kart bazlı limit tanımlama, sektörel harcama kısıtlamaları ve anlık bildirim özellikleri, aile reislerine harcamalar üzerinde tam hakimiyet veriyor. Hayat Finans müşterisi olma zorunluluğu aranmaksızın mobil kanallar üzerinden sisteme dahil olunan yapıda, kullanıcılar fiziksel karta ihtiyaç duymadan dijital cüzdan avantajlarından yararlanıyor. Bu model, harçlık takibi veya hane içi bütçe yönetimini manuel süreçlerden kurtararak dijital bankacılık deneyiminin bir parçası haline getiriyor.
Biz Kart aile içi finansal reflekslerden doğdu
Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, 1,8 milyon kullanıcı ve 20,9 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştıkları 2025 performansını Biz Kart ile sürdürdüklerini belirtti. Bankacılığı hayatın akışına entegre bir güven altyapısı olarak tanımlayan Karagöz, ürünü geliştirirken finansal kararların aile içinde birlikte alındığı gerçeğinden yola çıktıklarını vurguladı. Bireysel Ürün Yönetimi Direktörü Yeşim Yunuslar ise çocuklarda finansal bilincin sekiz yaşında oluşmaya başladığına dikkat çekerek, Biz Kart ile gençlere güvenli bir özgürlük alanı, ebeveynlere ise şeffaf bir rehberlik imkanı sunduklarını ifade etti.
Hayat Finans’ın Biz Kart hamlesi, Türkiye’de genellikle pazarlama söylemi düzeyinde kalan “aile bankacılığı” kavramını işlevsel bir zemine oturtuyor. Özellikle 18 yaş altı segmenti ve bankacılık sistemi dışındaki kitleyi, ana hesap sahibine bağlı bir ekosistemle içeri almaları müşteri tabanını genişletmek adına stratejik bir adım. Geleneksel bankaların operasyonel yük getiren ek kart süreçlerine kıyasla, tamamen mobil ve anlık çözüm sunulması dijital bankacılığın çeviklik farkını ortaya koyuyor. Ürün, finansal okuryazarlığı kurumsal bir sosyal sorumluluk projesi olmaktan çıkarıp, bankanın gelir yaratan aktif bir iş koluna dönüştürüyor.
insha Ventures’ın beşinci yıl buluşması gerçekleşti

Türkiye’nin ilk fintek girişim kurucusu insha Ventures’ın 5. yıl kutlaması için birlikteydik.
insha Ventures’ın geride kalan beş yılı değerlendireceği, gelecek vizyonunu ve yeni stratejik yol haritasını paylaşacağı buluşma, Albaraka Türk Üst Yönetiminin katılımıyla gerçekleşti.
insha Ventures’ın beşinci yıl buluşması, geride kalan dönemin değerlendirilmesi kadar, önümüzdeki yıllara dair vizyonun ve stratejik yol haritasının paylaşıldığı önemli bir eşik niteliği taşıyor. Albaraka Türk üst yönetiminin katılımıyla gerçekleşen buluşma, venture builder yaklaşımının somut çıktılarla nasıl güçlendiğini ortaya koyan bir tablo sundu.
Etkinlikte insha Ventures Genel Müdürü Hasan Sami Bayansar’ın, beş yıllık yolculuğu tüm aşamalarıyla ele alan sunumu ise hem geriye dönüp bakmak hem de geleceğe dair resmi netleştirmek açısından dikkat çekiciydi.
Etkinliğe katılamayanlar için hazırladığım geniş özeti yazımda bulabilirsiniz.
iyzico ile Paynet Birleşme Süreci Tamamlandı

iyzico, 2025 yılında bünyesine kattığı Paynet ile yürüttüğü entegrasyon sürecini nihayete erdirdi. Paynet’in tüm faaliyetleri 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla iyzico’nun teknolojik altyapısı ve operasyonel gücüyle tek çatı altında birleşti.
B2B ve B2B2C çözümleri tek çatı altında güçlendi
iyzico, geçtiğimiz yıl 87 milyon ABD doları yatırım bedeliyle gerçekleştirdiği Paynet satın almasıyla sektördeki en büyük yerli konsolidasyonlardan birine imza attı. Tamamlanan birleşme süreciyle birlikte Paynet’in bayi tahsilat çözümleri ve sektörel uzmanlığı, iyzico’nun yenilikçi ürün ekosistemine dahil oldu. Paynet müşterileri ve iş ortakları, mevcut hizmetleri kesintisiz olarak iyzico markası ve güvencesiyle almaya başladı. Bu stratejik hamle, iyzico’nun özellikle B2B ve B2B2C dikeyindeki pazar payını ve hizmet yetkinliğini önemli ölçüde artırdı.
Entegre yapıyla yüksek katma değer hedefleniyor
Birleşme operasyonu, her iki şirketin güçlü yönlerini bir araya getirerek operasyonel verimliliği maksimize etmeyi amaçlıyor. Paynet’in saha deneyimi ile iyzico’nun ölçeklenebilir teknoloji altyapısının sentezlenmesi, üye iş yerlerine sunulan ödeme çözümlerini daha bütüncül bir yapıya kavuşturdu. Yeni dönemde farklı müşteri segmentlerinin ihtiyaçlarına tek noktadan yanıt veren bu entegre model, finansal teknolojiler alanında iş ortaklarına sunulan katma değeri yukarı taşıdı.
iyzico’nun 87 milyon dolarlık Paynet operasyonunu teknik ve ticari olarak tamamlaması, Türk fintek ekosisteminin “scale-up” evresinden “konsolidasyon” evresine geçişinin en somut göstergesi. B2C tarafında pazarın doygunluğa ulaştığı bir dönemde, iyzico’nun Paynet’in güçlü olduğu B2B ve bayi tahsilat ağına hükmeder hale gelmesi rekabet dengelerini değiştirir. Bu birleşme, sadece bir ciro artışı değil; sahadaki KOBİ ve bayi ağının dijitalleşme sürecini iyzico standartlarına çekme hamlesi olarak okunmalı. 2026 yılı boyunca benzer stratejik satın almaların ve dikey derinleşmelerin artacağını öngörüyorum.
Gönderal’ın Faaliyet İzni Genişletildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Gönderal Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni kapsamını genişletti. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla şirket, ödeme hizmetleri ve elektronik para ihracı alanında uçtan uca hizmet sunma yetkisine sahip oldu.
Merkez Bankası’nın 9 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararı, Gönderal’ın operasyonel yeteneklerini üst seviyeye taşıdı. 6493 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca yapılan düzenleme, şirketin fatura ödemelerinden para transferine, ödeme aracı ihracından mobil cüzdan yönetimine kadar geniş bir yelpazede faaliyet göstermesini mümkün kıldı. Bu onay ile birlikte Gönderal, yasada tanımlanan temel ödeme hizmetlerinin tamamını sunabilen yetkili kuruluşlar arasına katıldı.
Elektronik para ihracı ile ürün gamı büyüyor
Şirket, elde ettiği genişletilmiş lisans statüsüyle Kanun’un 18. maddesi kapsamında elektronik para ihracı faaliyetlerini de yürütecek. Bu yetki, Gönderal’ın sadece bir ödeme aracısı olmanın ötesine geçerek, kullanıcılarına bakiye tutma ve harcama yapma imkanı veren dijital finansal enstrümanlar sunmasını sağladı. Ödeme sistemleri dünyasında rekabet avantajı yaratan gelişme, şirketin pazar payını artırma ve hizmet çeşitliliğini zenginleştirme stratejisine yasal zemin hazırladı.
Fintek ekosistemiyle tam uyumlu altyapı sunulacak
Söz konusu karar, ödeme hizmetleri ve elektronik para ihracına ilişkin güncel yönetmelik hükümlerine dayandırılarak alındı. Gönderal’ın 2015 yılındaki ilk lisansı ve sonraki yıllarda gerçekleşen güncellemeleri, bu son hamleyle modern fintek dünyasının gerekliliklerine tam uyumlu hale getirildi. Merkez Bankası’nın belirlediği standartları karşılayan şirket, dijital finans sektöründeki konumunu güçlendirirken, yasal uyumluluk süreçlerindeki başarısını da tescilledi.
TCMB’nin lisans genişletme kararları, şirketlerin teknik ve mali yeterliliklerinin regülasyonla uyumunu gösteren en net karnedir. Gönderal’ın aldığı bu onay, şirketi sadece “para transferi” dikeyinde çalışan bir yapıdan çıkarıp, cüzdan, kart ihracı ve fatura ödemeleri sunan bütünleşik bir fintek oyuncusuna dönüştürüyor. Özellikle 6493 sayılı Kanun’un (f) ve (g) bentlerini de kapsayan bu yetkilendirme, şirketin açık bankacılık ve ödeme başlatma gibi katma değerli servislerde de aktif rol oynayacağının sinyalini veriyor. Sektördeki konsolidasyon beklentilerine rağmen oyuncuların dikey derinleşme iştahının sürdüğünü görüyoruz.
Payinall BKM Üyeliğini Tamamladı

Erpa Ödeme Hizmetleri çatısı altında faaliyet gösteren Payinall, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) üyelik sürecini tamamlayarak ödeme sistemleri altyapısını güçlendirdi. TROY ve Mastercard entegrasyonlarını da kapsayan bu adım, şirketin fiziki ve dijital kanallardaki operasyonel yetkinliğini ulusal standartlara taşıyor.
Sektördeki konumunu tescilledi
Fiziki POS, sanal POS, dijital cüzdan ve para transferi gibi geniş bir yelpazede hizmet veren Payinall, BKM üyeliğiyle sektördeki teknik entegrasyonunu en üst seviyeye çıkardı. Finansal teknoloji pazarında rekabet eden kurumlar için kritik bir olgunluk göstergesi kabul edilen bu üyelik, şirketin hizmet ağını daha güvenilir ve hızlı bir zemine oturttu. Gerçekleşen katılım, markanın ödeme ekosistemindeki varlığını kurumsal bir çerçeveye alırken, operasyonel süreçlerde bağımsız hareket etme kabiliyetini artırdı.
Ulusal ve küresel şemalarla tam entegrasyon
BKM üyeliği ile birlikte süreçlerini ulusal ödeme standartlarıyla eşleyen Payinall, milli ödeme şeması TROY ve küresel oyuncu Mastercard ile olan iş birliklerini derinleştirdi. Şirket, sağlanan bu entegrasyon sayesinde hem yerel hem de uluslararası pazarda işlem hızını ve güvenliğini optimize etti. Kartlı ödeme sistemleri altyapısındaki bu gelişim, sunulan finansal çözümlerin ölçeklenebilirliğini desteklerken, kullanıcılara daha esnek bir deneyim sunulmasının yolunu açtı.
Operasyonel kabiliyetler en üst seviyeye taşındı
Payinall Genel Müdürü Kaan Meşeci, BKM üyeliğiyle ekosistemdeki yerlerini tescillediklerini belirtti. Payinall’ı ulusal ödeme sistemleri altyapısıyla tam uyumlu bir güç merkezine dönüştürmeyi hedeflediklerini vurgulayan Meşeci, bu üyeliğin kendilerine yeni nesil ürünler geliştirme noktasında stratejik bir esneklik sağladığını ifade etti. Meşeci, özellikle TROY ve Mastercard entegrasyonlarıyla Türkiye’nin dijital ekonomi hedeflerine katkı sunmaya devam edeceklerinin altını çizdi.
Bir ödeme kuruluşu için BKM üyeliği, “start-up” kimliğinden “kurumsal oyuncu” kimliğine geçişin en net sembolüdür. Payinall’ın aracı bankalar yerine doğrudan BKM anahtarına sahip olması, takas ve mutabakat süreçlerinde maliyet avantajı ve hız kazandırır. Erpa gibi köklü bir yapının bu teknik olgunluğa erişmesi beklenen bir gelişmeyken, TROY ve Mastercard şemalarına doğrudan entegrasyon vurgusu, şirketi işlem aracısı konumundan ödeme akışını bizzat yöneten bir aktör seviyesine taşıyor. Bu hamle, şirketin 2026 yılında kart ihracı tarafında daha agresif olacağı yönündeki öngörüleri destekliyor.
Migros ve ColendiBank BDDK Onayını Aldı

Migros ve ColendiBank iş birliği, BDDK’dan alınan onayla servis bankacılığı modelini hayata geçiriyor. Migros müşterileri, MoneyFinans arayüzü üzerinden ColendiBank altyapısıyla sunulan finansal hizmetlere hem dijital hem de fiziki kanallardan erişim sağlıyor.
Perakende ve finans tek ekosistemde birleşti
Türkiye’nin perakende devi Migros ile yapay zeka destekli dijital mevduat bankası ColendiBank, Servis Modeli Bankacılığı başvurularını başarıyla sonuçlandırdı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından verilen izin, ColendiBank’ın bankacılık yeteneklerini açık bankacılık servisleri aracılığıyla sunmasını sağlıyor. Bu yapı sayesinde bankacılık ürünleri, Migros’un iştiraki Money Finansal Teknoloji Hizmetleri A.Ş. (MoneyFinans) tarafından yönetilen arayüz üzerinden son kullanıcıyla buluşuyor. İş birliği, perakende ve finans dünyasını tek bir platformda birleştirerek müşterilere bütünleşik bir deneyim vadediyor.
Finansal işlemler hayatın akışına entegre oldu
Migros’un yaygın fiziki mağaza ağı ile dijital kanallarını kapsayan model, finansal işlemleri günlük alışveriş rutininin doğal bir parçası haline getiriyor. Kullanıcılar, geliştirilen altyapı üzerinden bankacılık hizmetlerine hızlı ve güvenli erişim imkanı bulurken, hiper kişiselleştirilmiş finansal çözümlerden yararlanıyor. MoneyFinans ve ColendiBank ortaklığı, regülasyonlara tam uyumlu ve ölçeklenebilir bir yapı kurarak finansal hizmetlere erişimi şeffaflaştırmayı amaçlıyor.
Türk bankacılık sistemi daha da büyüyecek
Migros Grubu Mali İşler İcra Kurulu Üyesi Cem Doğan, iş birliğinin finansal deneyimi uçtan uca entegre ettiğini vurguladı. MoneyFinans Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Müstehlik, regülasyonlara tam uyumlu yapıyla perakende ve finansın kesişiminde sürdürülebilir değer yaratmayı hedeflediklerini belirtti. ColendiBank CEO’su Deniz Devrim Cengiz ise BDDK’nın vizyoner yaklaşımına dikkat çekerek, alınan onayın teknolojik altyapılarına duyulan güvenin göstergesi olduğunu ifade etti. Cengiz, bu modelin getirdiği erişilebilirlik ile Türk bankacılık sistemini büyütme inancını paylaştı.
Servis Modeli Bankacılığı (BaaS) yönetmeliğinin en somut ve hacimli çıktısı bu proje olacaktır. Migros gibi devasa bir müşteri trafiğine sahip perakendecinin arayüz sağlayıcı olarak konumlanması, “gömülü finans” kavramını tabana yayıyor. ColendiBank’ın lisans gücünü Migros’un veri havuzuyla birleştirmesi, klasik bankalar için ciddi bir rekabet unsuru oluşturur. Market alışverişiyle kredi veya mevduat ürününün aynı sepete girmesi, finansal erişimi fiziksel noktalarla hibritleyen güçlü bir model sunuyor.
Fintechtime Ocak 2026 Sayısı Çıktı

Finansal teknoloji dünyasının içeriği en dolu dergisi Fintechtime‘ın Ocak 2026 Sayısı Çıktı.
Sektörel gelişmeleri ve süreci yansıtma heyecanıyla yine emek ve bilgi dolu bir sayı hazırladık.
10 Yılı Geride Bırakırken Yeni Bir Yıla Doğru
2026’yı karşılarken aynı zamanda 11. yılımıza adım atmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu sayıyı, kütüphanenizde saklayacağınız tam anlamıyla “arşivlik” bir içerikle hazırladık.

Hazırladığım Fintek Almanak 2025, sektörün yaşadığı o büyük zihinsel dönüşümün fotoğrafını gözler önünde seriyor. 2025, fintek dünyası için “hızlı gelişmelerin” yaşandığı sıradan bir takvim yılı olmadı. Yasa dışı bahisle mücadele, MASAK’ın sıkılaşan tedbirleri, TCMB’nin lisans kararları ve SPK bünyesinde kurulan Finansal Teknolojiler Dairesi… Tüm bunlar, sektörün çok daha derin bir denetim ve gözetim mimarisine geçişini simgeledi.
Artık “ölçeklenme” söylemi yerini “sağlamlaşma” ihtiyacına bıraktı. Teknoloji yetkinliği kadar kurumsal yönetişim, veri güvenliği ve itibar yönetimi de masanın baş köşesine yerleşti. Lisans almak kadar, o lisansı sürdürülebilir kılmak stratejik bir öncelik haline geldi. Almanak sayfalarında, 2025’in tüm bu çok katmanlı yapısını ve 2026’ya uzanan yol haritasını ay ay, detaylarıyla bulacaksınız.
Liderlerin Gözünden 2026

Peki sırada ne var? “Fintek Liderlerinden 2026 Yılı Perspektifi” dosyamızda bakışımızı doğrudan geleceğe çevirdik.
ektöre yön veren isimlerle konuştuğumuzda ortak bir ses yükseliyor: 2026, hızın tek başına başarı sayılmadığı; dayanıklılığın, gerçekçi büyüme planlarının ve ayakları yere basan iş modellerinin konuşulduğu bir eşik olacak.
Yapay zeka, açık finans veya gömülü finans artık “geleceğin trendi” olmanın ötesinde işin ta kendisi. Ancak her kurumun yoğurt yiyişi farklı. Kimi disiplinli büyümeye, kimi sadeleşmeye odaklanıyor. Liderlerin öngörüleri, önümüzdeki dönemde karşılaşacağımız sorulara ışık tutan stratejik bir rehber niteliğinde.
Dosya çalışmasına değerli görüşleriyle katkı sağlayan tüm liderlere teşekkür ediyorum:
Alaattin Sabuncu, Ayşegül Adaca Oğan, Ayşegül Güvenç, Bahadır Aktan, Başak Kural, Demir Murat Aksoy, Doğan Tanrıseven, Elif Ünsal, Emin Can Yılmaz, Fevzi Güngör, Gamze Koçer Yörük, Gül Bilgin Mokan, Halim Memiş, Hasan Sami Bayansar, İlknur Uzunoğlu, İzzet Metcan, Kaan Meşeci, Latif Vardar, Merve Tezel, Mustafa Ekmen, Ömer Yurttaşer, Salih Öten, Serhat Dolaz, Serkan Aziz Oral, Sezgin Lüle, Umut Yalçın, Yalın Özcan, Yusuf Akbal…

Bu özel sayının kapağında, başarılarıyla göğsümüzü kabartan Sanction Scanner var. Kurucu CEO Fatih Coşkun ile finansal suçlarla mücadelenin yeni kodlarını ve regülasyon teknolojilerinin küresel yolculuğunu konuştum.
Sayfaları çevirdikçe; Aktif Bank Perakende ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Cem Martı, GetirFinans COO’su Gonca Yılmaz Demirağ, Linktera Genel Müdürü Taşkın Aksoy, Maro Kurucusu Lale Maro, TKPAY Genel Müdürü Mustafa Ekmen ve Octet Türkiye CEO’su Derya Ekemen Fidan ile gerçekleştirdiğim, her satırı tecrübe dolu röportajlarla karşılaşacaksınız.
Geçmiş on yılın tecrübesiyle, geleceğin finansal teknolojilerini yazmaya devam ediyoruz. On yıl boyunca birlikte büyüdüğümüz bu ekosistemin sesini kayda geçirmek bizim için gurur vesilesi.
Hep birlikte büyüyen bu ekosistemin sesini sizlerle paylaşmaya devam eden tüm yazar ve paydaşlarımıza teşekkür ederim. Fintechtime’a Türk Telekom e-dergi, dMags ve Magzter üzerinden ulaşabilirsiniz.
Birlikte nice yıllara!
Mastercard Doğu Avrupa Müşteri Çözümlerini Kutay Ak Yönetecek

Mastercard, Türkiye’nin yönetim üssü konumunu pekiştiren bir atama ile Kutay Ak’ı Doğu Avrupa Müşteri Çözümleri Merkezi Lideri görevine getirdi. Ocak 2026 itibarıyla yeni pozisyonuna başlayan Ak, bölgedeki ürün, çözüm ve hizmet stratejilerinin belirlenmesi ve icra edilmesine yön verecek.
Türkiye’nin tecrübesi Doğu Avrupa’ya taşınıyor
Şirket bünyesinde 12 yıldır farklı kademelerde görev alan Kutay Ak, Kıdemli Başkan Yardımcısı (SVP) unvanıyla Doğu Avrupa operasyonlarında kritik bir sorumluluk üstlendi. Yeni görev tanımı, bölge genelindeki ürün geliştirme süreçlerini, çözüm mimarisini ve hizmet stratejilerini kapsıyor. Bu atama, Mastercard’ın bölgedeki büyüme hedeflerini ve müşteri çözümlerini tecrübeli bir ismin yönetiminde konsolide etme iradesini yansıtıyor.
İnovasyon ve pazara giriş stratejileri hızlanacak
Kutay Ak, 2013 yılından bu yana danışmanlık ve müşteri yönetimi alanlarında sergilediği performansı 2022 yılında Türkiye Satıştan Sorumlu Eş Başkanlık göreviyle taçlandırdı. Özellikle “Katma Değerli Hizmetler” dikeyinde Türkiye’nin bölgedeki en hızlı büyüyen pazar konumuna yükselmesinde belirleyici rol oynadı. Ak’ın liderliğinde şekillenen yerel başarı hikayesi ve operasyonel yetkinlik, global yönetimin dikkatini çekerek kendisine bölgesel liderlik yolunu açtı.
Bölgesel dinamikler teknolojiyle buluşuyor
Yeni dönemde Ak, pazara giriş stratejilerini optimize ederek inovasyon süreçlerine hız kazandırmayı amaçlıyor. Mastercard’ın küresel vizyonuyla uyumlu, yüksek etkili finansal çözümler geliştirilmesi sürecine liderlik edecek olan deneyimli yönetici, bölgesel dinamikleri teknolojiyle entegre edecek. Bu yapılanma, ürün ve hizmetlerin tek bir merkezden yönetilerek pazar payının korunması ve yeni nesil finansal çözümlerin yerelleştirilmesi adına stratejik bir hamle özelliği taşıyor.
Mastercard Türkiye ofisinin global yönetim kademeleri için bir yetenek fabrikasına dönüştüğünü bir kez daha görüyoruz. Kutay Ak’ın özellikle “Katma Değerli Hizmetler” geçmişi, şirketin sadece bir ödeme şeması olmaktan çıkıp, veri ve danışmanlık satan bir teknoloji devine evrilme stratejisiyle birebir örtüşüyor. Doğu Avrupa gibi hem geleneksel bankaların hem de yıkıcı finteklerin bulunduğu rekabetçi bir sahada, ürün yönetiminin Türkiye çıkışlı bir isme emanet edilmesi, yerel bankacılık kaslarımızın ve dijital adaptasyon gücümüzün uluslararası arenadaki karşılığını kanıtlar niteliktei
PayTR Ticari Faaliyetler Temel Can Çelik’e Emanet

Ödeme sistemleri sektörünün güçlü oyuncusu PayTR, yönetim kadrosunu stratejik bir atamayla güçlendirdi. Temel Can Çelik, şirketin Ticari Faaliyetleri Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı görevini üstlenerek büyüme hedeflerine liderlik edecek.
Ticari büyüme stratejilerine liderlik edecek
190 bini aşkın üye iş yerine hizmet veren PayTR, sürdürülebilir büyüme vizyonu çerçevesinde organizasyon yapısını deneyimli isimlerle tahkim etmeyi sürdürüyor. Yeni dönemde ticari faaliyetlerin geliştirilmesi fonksiyonunun başına geçen Temel Can Çelik, stratejik planlamaların saha uygulamalarına dönüştürülmesi süreçlerini yönetecek. Gerçekleşen atama, şirketin pazar payını artırma ve rekabetçi konumunu koruma hedeflerinin kritik bir parçası olarak öne çıkıyor.
Bankacılık ve danışmanlık deneyimi birleşti
Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Çelik, kariyer yolculuğunda reel sektör, bankacılık ve yönetim danışmanlığı tecrübelerini harmanlayan bir profile sahip. Yapı Kredi bünyesinde sekiz yılı aşan süre boyunca üye iş yeri kazanımı ve ürün yönetimi alanlarında derinleşen yönetici, McKinsey & Company’deki dört yıllık Engagement Manager göreviyle stratejik bakış açısını global standartlara taşıdı. Bu çok yönlü kariyer geçmişi, PayTR’ın yeni dönem yol haritasında belirleyici rol oynayacak.
Dijital ödeme deneyimine odaklanacak
Ödeme çözümleri ve POS ürün geliştirme süreçlerindeki yetkinliğiyle tanınan Çelik, müşteri deneyimini iyileştiren projelerdeki başarısıyla biliniyor. Dijital ödeme stratejilerinin oluşturulması ve sektör standartlarının belirlenmesi konularındaki uzmanlığı, şirketin 2026 hedeflerine ulaşmasında kilit bir itici güç oluşturacak. PayTR, bu transferle birlikte ticari performansını artırırken, ürün gamını pazarın değişen ihtiyaçlarına göre şekillendirme yeteneğini de kuvvetlendirmeyi amaçlıyor.
McKinsey gibi strateji mutfağından ve Yapı Kredi gibi “acquiring” okulundan gelen bir ismin PayTR’ın ticari direksiyonuna geçmesi, şirketin “verimli büyüme” odaklı hareket edeceğini gösteriyor. Genellikle bu tip danışmanlık ve bankacılık kökenli hibrit transferler, şirketlerin kurumsal kaslarını güçlendirme ve operasyonel süreçleri optimize etme hamlesi olarak okunur. Temel Can Çelik’in masaya koyacağı analitik yetkinlik, PayTR’ın şiddetlenen POS komisyon rekabetinde daha veri odaklı fiyatlama ve ürün stratejileri geliştirmesini sağlayacaktır.
Garanti BBVA’da Yapay Zeka Dönemi

Garanti BBVA, 2025 yılını üretken yapay zeka ve süper uygulama vizyonuyla tamamladı. Banka, 17.9 milyon dijital müşterisinin finansal deneyimini proaktif asistanlık modeliyle kişiselleştirilmiş ve sezgisel bir yapıya taşıdı.
Akıllı asistan Ugi proaktif rehber oldu
Üretken yapay zeka altyapısına kavuşan asistan Ugi, standart yanıt sistemini terk ederek gerçek zamanlı veri analizi yapan bir kimliğe büründü. Son bir yılda 70 milyondan fazla etkileşime giren asistan, kullanıcıların finansal davranışlarını analiz edip ihtiyaç anında devreye giriyor. Bu dönüşüm, dijital bankacılığı reaktif bir işlem merkezi olmaktan çıkarıp, kritik anlarda müşteriyi yönlendiren akıllı bir finansal rehber seviyesine yükseltti.
Yatırım ve kripto varlıklar tek ekranda sunuldu
Banka, mobil uygulamasını bir finansal süper uygulamaya dönüştürme vizyonuyla kripto varlıklar, hisse senedi ve fon gibi farklı araçları tek arayüzde birleştirdi. Müşteriler, geleneksel ve dijital varlıklarının performansını bütünleşik portföy yapısıyla anlık takip etme imkanı buldu. Entegrasyon sayesinde kullanıcılar farklı platformlar arasında geçiş yapmadan tüm varlık yönetimini tek merkezden yönetebilir hale geldi.
Arka planda çalışan 900’ün üzerindeki yapay zeka modeli operasyonel süreçleri optimize ederken, ödeme tarafında dinamik CVV özellikli Bonus Platinum Dinamik Kart güvenliği artırdı. S.M.A.R.T. algoritması sayesinde ödeme anında en avantajlı kartı otomatik seçen sistem, kullanıcı deneyimini maksimize eden teknolojik yenilikler arasına katıldı.
Garanti BBVA’nın 2025 karnesi, yapay zekanın bankanın ana işletim sistemi haline geldiğini gösteriyor. Özellikle kripto varlıkların ana bankacılık menüsüne entegrasyonu, müşteriyi kendi ekosisteminde tutma tratejisinin en güçlü hamlesi. Dinamik CVV ve S.M.A.R.T gibi özellikler ise finteklerin sunduğu çevikliği kurumsal güvenle birleştirerek rekabet çıtasını yukarı çekiyor.
BulutTahsilat 2025 Sonuçlarını Duyurdu

Hepsi bir arada finans hizmetleri sağlayıcısı BulutTahsilat, 2025 yılı finansal karnesini paylaştı. Şirket, dijital finans yönetimi alanında trilyonluk işlem hacimlerine ulaşırken, müşteri portföyünü turizm ve sanayi gibi kritik sektörlerle genişleterek büyüme ivmesini sürdürdü.
Trilyonluk işlem hacmi ve rekor büyüme
Şirket, çoklu para transferi modülünde 1.085 trilyon TL’lik işlem hacmine ulaşarak tarihi bir zirve gördü. İşletmelerin nakit akışını yönettiği bu alanda operasyonel süreklilik sağlayan BulutTahsilat, sanal POS altyapısında ise 157 milyar TL hacme erişti. Komisyon oranlarını optimize eden akıllı yönlendirme (Smart Routing) teknolojisi bu büyümede etkili oldu. Ayrıca tüm bankaların doğrudan borçlandırma sistemlerini tek platformda toplayan modül 121,4 milyar TL’lik hacimle kurumsal tahsilat süreçlerini merkezileştirdi.
Kritik sektörler finansal yönetimi dijitale taşıdı
2025’in son çeyreğinde portföye katılan 620 yeni şirketle birlikte toplam kurumsal kullanıcı sayısı 6.570 seviyesine yükseldi. Özellikle turizm, gıda ve sanayi gibi nakit akışının yoğun olduğu sektörlerin platformu tercih etmesi, sunulan çözümlerin saha ihtiyaçlarıyla örtüştüğünü gösteriyor. Veri odaklı karar alma süreçlerini destekleyen POS detay rapor modülü üzerinden gerçekleşen 3,345 milyar adet işlem, şirketlerin finansal süreçlerini veriye dayalı yönettiğini kanıtladı.
Stratejik çözüm ortaklığı güvenle büyüdü
BulutTahsilat Yönetim Kurulu Başkanı Çağdaş Emre, yakalanan istikrarlı yükselişi inşa ettikleri finansal mimarinin başarısı olarak tanımladı. Ulaşılan hacimlerin kullanıcıların verimlilik taleplerine yanıt verdiğini belirten Emre, platformun sadece teknolojik bir altyapı olmaktan çıkıp stratejik bir çözüm ortağına dönüştüğünü vurguladı. Emre, önümüzdeki dönemde de değişen finansal teknolojileri yakından takip ederek işletmelerin operasyonel süreçlerine entegre olmayı sürdüreceklerini ifade etti.
BulutTahsilat’ın açıkladığı 1 trilyon TL üzeri işlem hacmi, B2B ödeme ve tahsilat sistemlerinin Türkiye ekonomisindeki derinliğini gösteriyor. Özellikle “Smart Routing” gibi maliyet düşürücü özelliklerin sanal POS hacmini 157 milyar TL’ye taşıması, işletmelerin artan finansman maliyetleri karşısında teknolojik optimizasyona yöneldiğini kanıtlıyor. Şirketin sadece bir tahsilat aracı olmaktan çıkıp, tüm banka hesaplarını ve DBS süreçlerini tek ekranda yöneten bir “finansal kokpit” sunması, KOBİ’lerin dijital dönüşümünde kritik bir boşluğu dolduruyor.
TeklifimGelsin Türkiye’nin Kredi Haritasını Çıkardı

TeklifimGelsin, 2025 yılı verilerine dayanarak hazırladığı “Türkiye’nin Kredi Karnesi” araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Çalışma, Tunceli’nin lider olduğu listede Anadolu illerinin kredi notu performansında büyükşehirleri geride bıraktığını ve finansal disiplinin eğitim ile mesleki istikrarla paralel yükseldiğini ortaya koyuyor.
Anadolu finansal disiplinde büyükşehirleri geçti
Kredi derecesi sıralamasında Anadolu şehirleri, Türkiye’nin metropollerini geride bırakan bir performans sergiledi. Araştırma sonuçlarına göre Tunceli, en yüksek kredi notuna sahip il olarak zirveye yerleşirken, onu Çankırı ve Mardin takip ediyor. Buna karşılık Ankara listede altıncı, İstanbul on dördüncü, İzmir ise yirmi beşinci sırada kendine yer bulabildi. Ortaya çıkan tablo, Anadolu’daki bireylerin borç yönetimi ve ödeme sadakati konusunda büyükşehirlerde yaşayanlara kıyasla daha istikrarlı bir profil çizdiğini kanıtlıyor.
Mesleki istikrar ve eğitim skora yansıyor
Düzenli gelir akışı ve mesleki güvence, kredi notunu yukarı taşıyan temel faktörler arasında bulunuyor. Hakimler, savcılar, doktorlar ve polisler en yüksek kredi ortalamasına sahip meslek grupları olarak öne çıkıyor. Eğitim seviyesi ile finansal güvenilirlik arasındaki pozitif ilişki de verilerle destekleniyor; yüksek lisans mezunları listenin en üstünde yer alırken, yaş ilerledikçe finansal tecrübenin artmasıyla birlikte 55 yaş üzeri grubun kredi performansının zirve yaptığı görülüyor.
Finansal disiplin coğrafya ile sınırlı kalmadı
TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem Zararsız, finansal disiplinin sadece coğrafi faktörlerle açıklanamayacağını belirtti. Eğitim, mesleki istikrar ve finansal deneyimin performans üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Zararsız, özellikle genç yaş gruplarının kredi derecesini yükseltme potansiyeli taşıdığını ve bu durumun finansal okuryazarlığın önemini artırdığını vurguladı
Anadolu illerinin, özellikle Tunceli’nin kredi skorunda zirvede olması ilk bakışta şaşırtıcı gelse de, ekonomik dinamikler açısından tutarlı bir sonuç. Bu illerdeki kamu personeli yoğunluğu ve büyükşehirlere kıyasla daha yönetilebilir yaşam maliyetleri, borç ödeme kapasitesini pozitif etkiliyor. İstanbul ve İzmir gibi metropollerdeki yüksek enflasyon ve yaşam pahalılığı, hane halkı bütçesini zorlayarak kredi skorlarını baskılıyor. Bankaların “memur kefil” sevgisinin veriyle doğrulanmış halini görüyoruz; düzenli gelir ve eğitim, finansal sağlığın hâlâ en güçlü teminatı.
Revolut Türkiye Pazarına FUPS ile Giriyor

Avrupa’nın en değerli fintek girişimi Revolut, Türkiye pazarına giriş stratejisinde rotayı FUPS Bank’a çevirdi. 75 milyar dolar değerlemeye sahip devin, dijital mevduat bankacılığı lisansına sahip FUPS’u satın alarak pazara hızlı ve güçlü bir giriş yapmayı hedeflediği konuşuluyor.
Revolut Türkiye için vites yükseltti
Finansal teknoloji dünyasında dengeleri değiştirecek iddia, sektör kulislerinde hareketlilik yarattı. Küresel arenada Meksika ve BAE genişleme planlarıyla gündeme gelen Revolut, Türkiye operasyonu için halihazırda lisansı bulunan bir yapıyı devralma seçeneğini masada tutuyor. Yerel kaynaklara dayanan bilgilere göre şirket, Türkiye’nin dijital mevduat bankacılığı lisansına sahip oyuncularından FUPS Bank ile satın alma görüşmelerini başlattı. Henüz resmi açıklama yapılmamasına rağmen, Revolut’un Türkiye için açtığı üst düzey yönetici ilanları bu hazırlığın ciddiyetini doğruluyor.
Lisans süreci satın almayla hızlanacak
FUPS Bank, 2022 yılında aldığı dijital mevduat bankacılığı lisansı ve güçlü sermaye yapısıyla potansiyel alıcılar için stratejik bir anahtar niteliği taşıyor. Revolut’un Meksika pazarında da yerel bir kuruluşu satın alarak lisanslama sürecini hızlandırdığı biliniyor. Şirket bu hamleyle, Türkiye’de sıfırdan lisans başvurusu yapıp bekleme sürecini atlayarak, BDDK onayıyla doğrudan mevduat toplama ve kredi verme yetkisine en kısa yoldan ulaşmayı amaçlıyor.
Bölgesel konsolidasyon dalgası büyüyor
Sektör temsilcileri bu olası birleşmeyi, Kazakistan merkezli Kaspi.kz’nin Hepsiburada’yı satın almasıyla başlayan bölgesel konsolidasyon dalgasının bir devamı olarak görüyor. Küresel oyuncuların Türkiye’nin dijital finans potansiyeline duyduğu iştah, hazır lisanslı yapıların değerlemesini yukarı taşıyor. Anlaşmanın gerçekleşmesi durumunda 75 milyar dolarlık dev oyuncu, 70 milyonluk kullanıcı tabanını Türkiye pazarına entegre ederek rekabeti farklı bir boyuta taşıyacak.
Revolut gibi bir devin sıfırdan yatırım yerine satın alma stratejisi izlemesi finansal rasyonaliteye tam uyuyor. Türkiye’de dijital banka lisansı almak teknik ve bürokratik olarak zorlu bir süreç; FUPS’u almak onlara en az 18-24 ay kazandırır. Dolayısıyla bu hamle gerçekleşirse, sadece cüzdan uygulamaları değil, Enpara ve CEPTETEB gibi yerleşik dijital bankalar da “süper uygulama” kasları çok güçlü global bir rakiple yüzleşir. Türk fintek ekosistemi, yerel oyuncuların exit yaparak global sermayeyi içeri çektiği yeni bir olgunluk evresine giriyor.
Kuveyt Türk Deneyimi Göz İzleme ile Ölçüyor

Kuveyt Türk, Empatika Nöropazarlama Araştırma Merkezi bünyesinde mobil göz izleme teknolojisini kullanmaya başladı. Şube ve dijital bankacılık süreçlerini gerçek kullanım anı üzerinden analiz eden banka, hizmet tasarımını varsayımlardan arındırarak veriye dayalı bir zemine oturtuyor.
Hizmet tasarımı veriye dayanıyor
Banka, Empatika laboratuvarına entegre ettiği mobil göz izleme altyapısı ile müşteri deneyimini bilimsel verilerle analiz ediyor. Müşterilerin ATM, şube, mobil uygulama veya Self Nokta gibi temas noktalarındaki odaklanma süreleri, duraksama anları ve işlem hızları bu teknoloji sayesinde milisaniye hassasiyetinde ölçülüyor. 2023 yılında kurulan merkez, göz hareketleri analizini beyin dalgası ölçümü ve yüz ifade kodlama gibi yöntemlerle birleştirerek bütüncül bir içgörü sunuyor. Böylece bankacılık hizmetleri, tasarımcıların sezgileri yerine kullanıcıların istemsiz biyometrik tepkilerine göre şekilleniyor.
Bankacılığı müşterinin gözünden görüyoruz
Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, bankacılığı müşterilerin deneyimlediği haliyle ele aldıklarını belirtti. Göz izleme teknolojisi sayesinde fiziksel ve dijital temas noktalarını eş zamanlı ölçümleme imkânı bulduklarını ifade eden Acar, bu yöntemle ihtiyaçları daha net tespit ettiklerini vurguladı. Yönetici, elde edilen verilerin hizmetleri daha anlaşılır, güvenli ve kişiselleştirilmiş bir yapıya taşırken operasyonel verimliliğe de doğrudan katkı sağladığının altını çizdi.
Saha gerçeği laboratuvar ortamına girdi
Mobil göz izleme donanımları, araştırmaları laboratuvar ortamının kısıtlılığından kurtararak gerçek saha deneyimine taşıyor. Fiziksel mekânda gerçekleşen mikro etkileşimler ve işlem sırasındaki bilişsel yük, kullanıcının doğal ortamında kaydediliyor. Bugüne kadar 20 farklı projeyi tamamlayan ve uluslararası ödüller alan Empatika, elde ettiği bu verileri dijital kanallardan gelen analizlerle sentezliyor. Ortaya çıkan sonuçlar, müşteri yolculuğunu uçtan uca iyileştiren stratejik bir tasarım haritasına dönüşüyor.
Kuveyt Türk’ün Empatika hamlesi, bankacılıkta “müşteri ne dedi” ile “müşteri ne yaptı” arasındaki farkı kapatan kritik bir adım. Genellikle A/B testleri veya anketlerle sınırlı kalan deneyim ölçümleme süreçlerinin biyometrik verilerle desteklenmesi, UX tasarımında hata payını minimize eder. Özellikle “mobil” göz izleme cihazlarıyla şube ve ATM gibi fiziksel kanalların dijital araçlarla aynı hassasiyette ölçümlenmesi, “Phygital” bankacılık vizyonunun altını dolduran somut ve vizyoner bir AR-GE yatırımı olarak değerlendirilebilir.
Visa 2026 Ödeme Trendlerini Açıkladı

Visa, 2026 yılına yön verecek küresel ödeme trendlerini paylaştı. Agentic ticaretin yükselişi, stablecoin altyapısı, dijital kimlik güvenliği ve nakitsizleşme sürecini analiz eden rapor, ödeme teknolojilerinde tarihsel bir kırılma yaşanacağını öngörüyor.
Yapay zeka kişisel ticaret katmanına dönüştü
Yapay zeka destekli asistanların kullanıcı adına işlem gerçekleştirdiği “Agentic Ticaret” kavramı günlük hayatın akışına yerleşiyor. Tüketiciler bütçe sınırlarını ve yetki seviyelerini belirleyerek alışveriş kontrolünü yapay zeka katmanına devrediyor. Bu teknolojik sıçrama beraberinde yeni güvenlik risklerini getiriyor; özellikle deepfake ve sentetik kimlik dolandırıcılıkları, tekil işlemlerden ziyade bireysel kimliği hedef alan karmaşık bir tehdit modeline dönüşüyor. Visa, sektörün bu risklere karşı ortak savunma hattı kurması gerektiğine işaret ediyor.
Manuel kart girişleri tarihe karışıyor
Kripto varlık dünyasında stablecoin’ler spekülatif araç kimliğinden sıyrılarak sınır ötesi ödemeler ve B2B transferler için işlevsel bir zemine oturuyor. Visa, 130’dan fazla kart programı ve küresel ağ üzerindeki mutabakat yeteneğiyle bu varlıkları geleneksel finansa entegre ediyor. Öte yandan, kart numarası girilerek yapılan manuel işlemler tarihe karışıyor; 16 milyar tokenın gücüyle tek tıkla ödeme deneyimi standart hale gelirken, manuel giriş oranları hızla düşüyor.
Dönüşüm güvenli ve erişilebilir zeminde sürecek
Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, önceliklerinin bu büyük dönüşümü güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir bir zeminde hayata geçirmek olduğunu belirtti. Mümin, 2026 stratejilerinin merkezinde agentic ticaret, stablecoin çözümleri ve dijital kimlik güvenliğinin yer aldığını vurguladı. Nakdin küresel varlığı sürse de, tüketici ödemelerinde kart kullanımının ilk kez yüzde 50’yi aşacak olması, dijitalleşmenin ulaştığı seviyeyi kanıtladı.
Visa’nın raporundaki en çarpıcı başlık şüphesiz “Agentic Commerce” yani otonom ticaret. Ödeme devi, tüketimin karar mekanizmasını insandan alıp yapay zeka botlarına devreden bir gelecek kurguluyor. Bu durum, finansal pazarlamanın kurallarını yeniden yazar; bankalar ve markalar artık insanları değil, onların algoritmalarını ikna etmek zorunda kalacak. Stablecoin entegrasyonu ise Visa’nın sadece bir kart şeması değil, her türlü değer takasının merkezi olma vizyonunu doğruluyor. Tokenizasyonun yaygınlaşması, plastik kartın ölümünü hızlandırırken, cüzdan savaşlarını daha da kızıştırır diye düşünüyorum.
Pluxee Türkiye 2025 Harcama Raporunu Açıkladı

Pluxee Türkiye, 1,5 milyon çalışanın işlem verilerinden yola çıkarak hazırladığı 2025 raporunda yemek ve harcama alışkanlıklarındaki köklü değişimi analiz etti. Enflasyonist baskı altında yemek kartı bakiyelerinin kullanım süresi kısalırken, dijital ödeme alışkanlığı Anadolu şehirlerinde zirve yaptı.
Bakiyeler ay ortasında tükeniyor
Kişi başı günlük yemek harcaması geçen yıla göre yüzde 40 artış gösterdi. Veriler, aylık yüklenen bakiyelerin genellikle ayın ortasında sonlandığını ve yemek kartlarının finansal kapsayıcılığının yaklaşık iki haftalık süreyle sınırlandığını ortaya koyuyor. Bölgesel analizlerde İzmir Seferihisar 745 TL ile en yüksek öğle yemeği ortalamasına sahip ilçe olurken, İstanbul’da Kadıköy liderliği sürdürdü. Aynı şehir içindeki ilçeler arasında görülen harcama makası, yaşam maliyetlerindeki bölgesel ayrışmayı somut verilerle kanıtladı.
Anadolu dijital ödemede öncü oldu
Dijital ödeme kullanım oranı yüzde 96 seviyesine ulaşırken, Van, Diyarbakır ve Hatay gibi illerin bu alanda en yüksek oranlara sahip olması dijitalleşmenin tabana yayıldığını doğruladı. Çalışanların değişmez lezzet tercihi döner ve kebap olurken, finans sektörü çalışanları ev yemeklerine, medya ve teknoloji çalışanları ise kafe harcamalarına yöneldi. Online alışveriş tarafında ise sağlıklı yaşam ve doğal ürün kategorisi yüzde 130 büyüme yakalayarak, kullanıcıların dijital kanallarda daha seçici davrandığını gösterdi.
Yan haklar temel ihtiyaçlara kaydı
Pluxee Türkiye Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Serdar Güngör, çalışanların kartlarını artık daha planlı ve dijital araçlarla yönettiğini vurguladı. Hediye bakiyelerinin yüzde 91 oranında market, giyim ve akaryakıt gibi temel kalemlere harcanması, yan hakların hane bütçesini dengeleyen stratejik bir araca dönüştüğünü ortaya koydu. Kampanya platformu kullanımının ikiye katlanması da tüketicinin avantaj odaklı harcama refleksinin güçlendiğini tescilledi.
Pluxee verilerindeki en kritik detay, aylık bakiyelerin ay ortasında tükenmesi gerçeği ile ilgili. Bu durum, yemek kartının artık tam zamanlı bir “öğün karşılığı” olmaktan çıkıp, maaşı destekleyen kısmi bir “gıda sübvansiyonuna” evrildiğini gösteriyor. İşverenlerin belirlediği tutarların restoran enflasyonu karşısında yetersiz kalması, çalışanı ayın geri kalanında cebinden harcamaya zorluyor. Ayrıca Van ve Diyarbakır’daki yüksek mobil ödeme penetrasyonu, fintek devriminin aslında metropollerden değil, bankacılık hizmetlerine erişimin daha kısıtlı olduğu Anadolu’dan yükseldiğini bir kez daha kanıtlar nitelikte.
Odeabank ve İş Portföy IOP Fonu Yatırımcıyla Buluştu

Odeabank ve İş Portföy iş birliğiyle hayata geçirilen IOP Para Piyasası Fonu, 5 Ocak 2026 itibarıyla sağladığı yüzde 53 getiriyle kısa vadeli nakit yönetiminde güçlü bir alternatif oluşturuyor. Fon, düşük risk profili ve gün içi likidite imkanıyla temkinli yatırımcılar için esnek bir liman görevi görüyor.
Nakit yönetimi için esnek çözüm
İş Portföy yönetiminde kurulan IOP Para Piyasası Fonu, 2025 yılı performansıyla dikkatleri üzerine çekti. Yatırımcısına yıllık bazda yüzde 53 oranında getiri sunan enstrüman, özellikle dalgalı piyasa koşullarında nakit akışını yönetmek isteyenler için güvenli bir seçenek yarattı. Portföyün asgari yüzde 10’luk kısmı Devlet İç Borçlanma Senetleri gibi sabit getirili varlıklarda tutulurken, geri kalan bölüm piyasa dinamiklerine ve risk dengesine göre aktif bir stratejiyle yönetiliyor.
Yatırımcıya özel likidite alanı
Fonun en belirgin özelliği, genel TEFAS platformu yerine sadece Odeabank müşterilerine özel bir yapıda kurgulanması oldu. 09.30 ile 15.00 saatleri arasında anında alım satım imkanı tanıyan sistem, yatırımcılara ihtiyaç duydukları anda nakde dönme serbestisi veriyor. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası uyguladığı mevcut konjonktürde, bu likidite avantajı fonu kısa vadeli park alanı arayan bireysel ve kurumsal portföyler için cazip kılıyor.
Birikimler güvenli çerçevede değerleniyor
Odeabank Bireysel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gürcan Kırmızı, müşterilerin birikimlerini güvenli bir çerçevede değerlendirmesini önceliklendirdiklerini belirtti. TEFAS dışındaki fonlara erişim sağlayerek ürün yelpazesini genişlettiklerini ifade eden Kırmızı, bu yapının yatırım kararlarını hızlandırdığını vurguladı. İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin ise fonun likidite ihtiyacını merkeze aldığını, Odeabank ile kurulan yakın iş birliğinin yatırımcıya değer katan ürünleri hızla hayata geçirmeyi mümkün kıldığını söyledi.
Enflasyonist ortamda ve yüksek faiz ikliminde “para piyasası fonları” nakdin değerini koruyan en stratejik araç olmayı sürdürüyor. Odeabank’ın bu fonu genel TEFAS havuzuna açmak yerine kendi ekosisteminde “kapalı devre” tutması, müşteri sadakatini artırmaya yönelik bilinçli bir hamle. Bankalar genellikle bu tip özel fonlarda yönetim ücreti avantajı veya daha rekabetçi repo oranları kullanarak mevduat faizinin üzerinde bir “net getiri” sunmayı hedefler. Vade bozumunu beklemeden günlük getiri kazanma imkanı, özellikle nakit akışını yöneten ticari müşteriler için 2026’nın volatilite ortamında en rasyonel tercih olmaya devam eder.
Neo Portföy 2026 Stratejisini Açıkladı

Neo Portföy, 2026 yatırım vizyonunu “akıllı denge” kavramı üzerine kurdu. Kurum, jeopolitik risklerin sürdüğü ancak dezenflasyonun başladığı yeni dönemde yatırımcılara seçicilik ve çeşitlendirme odaklı bir yol haritası sunuyor.
Makroekonomik istikrar fırsat yaratıyor
Jeopolitik belirsizliklerin ve yüksek kamu borçluluğunun gölgesinde ilerleyen küresel piyasalar, enflasyonla mücadelede kazanılan ivmeyle yeni bir denge arayışına girdi. Neo Portföy raporu, faiz döngüsündeki normalleşme beklentisinin doğru varlık dağılımı yapanlar için fırsat penceresi açtığını belirtiyor. Türkiye özelinde makroekonomik dengelenmenin sürmesi, para politikasındaki öngörülebilirlik ve finansman koşullarındaki iyileşme, yerel varlıklara yönelik iştahı artıran temel unsurlar olarak raporda yer buluyor. Sermaye girişlerinin sürdürülebilirliği, 2026 yılında Türk varlıklarının potansiyelini destekleyen ana dayanak noktası konumunda.
Sektörel çeşitlilik ve aktif yönetim şart
Yatırımcıların tek bir varlık sınıfına odaklanması yerine farklı senaryolara dayanıklı portföyler oluşturması önem taşıyor. Aktif yönetilen fonlar ve reel varlık temalı enstrümanlar uyum yetenekleriyle öne çıkarken, faiz-enflasyon makasındaki daralma sabit getirili menkul kıymetleri yeniden cazip kılıyor. Küresel tarafta teknoloji, savunma sanayi, enerji ve çip üreticileri yatırımcı radarındaki yerini korurken, yapay zeka ve blokzinciri gibi yapısal temalar sermaye akımlarını yönlendirmeyi sürdürüyor. Neo Portföy Kurumsal Satış GMY Çiğdem Nalbantoğlu, kısa vadeli dalgalanmalar yerine risk-getiri dengesini yöneten stratejilerin kazandıracağını vurguluyor.
Emtia ve Eurobond potansiyelini koruyor
Emtia cephesinde altın, belirsizlik ortamında güvenli liman rolünü üstlenmeye devam ediyor. Enerji dönüşümünün desteklediği bakır ve alüminyum gibi baz metaller ile iklim riskine duyarlı tarımsal emtialar yakından izlenmesi gereken varlıklar arasında bulunuyor. Döviz bazlı düzenli getiri sağlayan Eurobond’lar ise faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesiyle orta vadede değer artışı potansiyeli taşıyan enstrümanlar olarak portföy sepetindeki ağırlığını koruyor.
Neo Portföy’ün 2026 projeksiyonu, son iki yıldır yatırımcının konfor alanı olan “sadece mevduat/sabit getiri” döneminin kapanmakta olduğunu fısıldıyor. Enflasyonun düşüş trendine girmesiyle birlikte reel getiri arayışı, yatırımcıyı mecburen daha sofistike ve “aktif yönetilen” sepetlere yönlendirecek. Raporun özellikle savunma sanayi ve enerji dönüşümü vurgusu, jeopolitik gerginliklerin fiyatlamalardan çıkmayacağını, aksine bir yatırım temasına dönüştüğünü gösteriyor. 2026, pasif bekleyenin kaybettiği, portföyünü “değişken piyasa koşullarına” göre ayarlayanın kazandığı bir yıl olmaya aday.
İnfo Yatırım 2026 İçin Bankacılık Sektörünü İşaret Etti

İnfo Yatırım, 2026 Strateji Raporu ile piyasalara ilişkin makro beklentilerini ve yol haritasını paylaştı. BIST 100 için 15.800 puan hedefi koyan kurum, enflasyondaki düşüş ve yabancı girişi senaryosunda bankacılık, perakende ve ulaştırma sektörlerinin endeksi sürükleyeceğini öngörüyor.
Dezenflasyon süreci yapısal nitelik kazandı
İnfo Yatırım, 2026 makro projeksiyonlarını finansal istikrar ve güven teması üzerine kurdu. Raporda yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 22, politika faizi öngörüsü ise yüzde 28 olarak şekillendi. Dolar/TL kurunun 50,19 seviyesine ulaşacağını tahmin eden kurum, CDS primlerindeki kalıcı gerilemenin ekonomi yönetimine duyulan güveni tescillediğini belirtti. Analistler, dezenflasyon sürecinin baz etkisiyle sınırlı kalmayıp, beklentiler kanalındaki iyileşmeyle yapısal bir kimliğe büründüğünü vurguladı.
Bankacılık ve perakende pozitif ayrışacak
Kurum, temel ve teknik analiz modelleri ışığında BIST 100 endeksi için 2026 hedefini 15.800 puan olarak belirledi. Bu yükseliş senaryosunda özellikle bankacılık, perakende ve ulaştırma sektörlerinin lokomotif rolü üstleneceği ifade edildi. Bilanço kalitesi yüksek ve borçluluk yapısı dengeli şirketlerin yatırımcı radarında kalacağını öngören rapor, yabancı sermaye girişlerinin ana adresinin bankacılık hisseleri olacağına dikkat çekti. Hisse senedi piyasasındaki değerlemelerin, faiz indirimi süreciyle birlikte daha rasyonel seviyelere oturacağı analizi paylaşıldı.
Küresel likidite gelişen piyasaları destekliyor
Küresel merkez bankalarının faiz indirimi döngüsüne girmesi, gelişmekte olan piyasalar için yeni bir likidite penceresi araladı. Türkiye’nin sunduğu reel faiz avantajı ve büyüme potansiyeli, yabancı yatırımcı ilgisini canlı tutan temel faktörler arasında gösterildi. 2026 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 3,7 oranında büyümesini bekleyen İnfo Yatırım, ithalattaki gerileme ve finansal koşullardaki gevşemeyle birlikte net ihracatın büyümeye vereceği pozitif katkının altını çizdi.
İnfo Yatırım’ın 15.800 puanlık hedefi, Borsa İstanbul için enflasyonun üzerinde bir reel getiri vaadine işaret ediyor. Özellikle dolar kurunun 50 TL bandında dengeleneceği öngörüsü, yabancı yatırımcı için “kur riski minimize edilmiş” bir giriş kapısı anlamına gelir. Bankacılık sektörünün öne çıkarılması tesadüf olamaz; zira yabancı sermaye önce likiditesi en yüksek olan banka hisselerini alır. Raporun satır aralarındaki “yapısal dezenflasyon” vurgusu, 2026’nın borsa için sadece nominal değil, reel kazanç yılı olabileceğinin sinyalini veriyor.
Aytemiz Yatırım ve İntegral Yatırım İş Birliği Yaptı

Aytemiz Yatırım Bankası ile İntegral Yatırım, Borsa İstanbul işlemleri için güçlerini birleştirdi. Yatırım bankacılığı disiplini ile aracı kurum çevikliğini bir araya getiren anlaşma, Aytemiz müşterilerinin pay senedi emirlerini İntegral Yatırım altyapısı üzerinden hızlı ve güvenli bir şekilde piyasaya iletmesini sağlıyor.
Sermaye piyasaları teknolojisi bankacılıkla buluştu
Türkiye sermaye piyasalarında kurumsal uzmanlıkları birleştiren stratejik iş birliği kapsamında, Aytemiz Yatırım Bankası müşterilerinin BIST pay senedi işlemleri İntegral Yatırım’ın teknolojik altyapısı üzerinden gerçekleşecek. Bu model, yatırım bankası müşterilerine piyasalara kesintisiz ve yüksek hızda erişim imkanı tanırken, emir iletim süreçlerini operasyonel açıdan daha verimli hale getiriyor. Kurumsal bankacılık disiplini ile sermaye piyasalarının gerektirdiği teknolojik çeviklik tek bir hizmet akışında entegre ediliyor.
Yatırımcıya hızlı ve güvenli erişim
İş birliği, Aytemiz’in risk yönetimi ve kurumsal gücü ile İntegral’in işlem altyapısı ve piyasa tecrübesini aynı zeminde buluşturuyor. Yapılan ortak açıklamada, entegrasyonun sadece teknik bir çözüm ortaklığı olmadığı, aynı zamanda şeffaflık ve regülasyon uyumu gibi kurumsal değerlerin bir yansıması olduğu belirtildi. Anlaşma, yatırımcılara güvenli bir işlem ortamı sunarken, Türkiye sermaye piyasalarının derinleşmesine ve finansal ekosistemin gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.
Yatırım bankalarının doğrudan borsa üyeliği yerine, teknolojik kasları güçlü aracı kurumlarla “emir iletimine aracılık” anlaşması yapması verimlilik açısından giderek yaygınlaşan bir model. Aytemiz Yatırım Bankası, sıfırdan bir brokerage altyapısı ve operasyonel maliyeti yüklenmek yerine, İntegral gibi rüştünü ispatlamış bir yapıyı kaldıraç olarak kullanıyor. Bu “hizmet olarak altyapı” mantığı, bankanın ana odağı olan kurumsal finansman ve danışmanlık tarafına enerjisini saklamasına, müşterisine ise kesintisiz borsa erişimi sunmasına olanak tanır. Kazan-kazan prensibine dayalı rasyonel bir iş birliği.
Türk Yapay Zeka Ekosistemi Büyüyor

Türkiye İş Bankası iştiraki Yapay Zekâ Fabrikası, Startups.watch ve Endeavor Türkiye katkılarıyla hazırladığı raporla Türk yapay zeka ekosisteminin 2025 panoramasını çizdi. 1.188 aktif girişimin yer aldığı sektör, B2B odaklı çözümler ve küresel başarı hikayeleriyle yükseliş trendini sürdürüyor.
Ekosistemin yüzde 70’i son beş yılda kuruldu
Yapay Zekâ Fabrikası, yerel yetkinliklerin küresel değere dönüşümünü belgeleyen kapsamlı çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre Türkiye’de faaliyet gösteren aktif yapay zeka girişimi sayısı 1.188 seviyesine ulaştı. Bu girişimlerin yüzde 70’inin 2020 ve sonrasında kurulmuş olması, ekosistemin genç ve dinamik yapısını gözler önüne seriyor. Ekonomik kalkınmanın ana unsuru haline gelen sektör, üretim modellerini ve girişimcilik dinamiklerini kökten değiştiriyor.
Türk yapay zeka girişimleri küresel sahnede
2024-2025 döneminde 180 yapay zeka girişimi erken aşama yatırım turunu başarıyla tamamladı. Türk kurucuların liderliğindeki girişimlerin küresel başarısı, toplam unicorn sayısının üçe ulaşmasıyla tescillendi. Yurt dışında faaliyet gösteren 274 Türk menşeli girişim ve diaspora etkisi, ekosistemin sınırları aşan gücünü kanıtlıyor. Özellikle B2B odaklı çözümlerde rekabet avantajı yakalayan sektör, mobil oyun dünyasından gelen ölçeklendirme yetkinliğini yapay zeka stüdyolarına aktarıyor.
Daha büyük başarı hikayelerinin sinyalleri veriliyor
Hazırlanan çalışma, küresel yatırımların hacim olarak zirve yaptığı bir dönemde Türk ekosisteminin konumunu veriye dayalı analizlerle sunuyor. Türkiye merkezli girişimler ile yurt dışındaki yapılanmaların oluşturduğu çok merkezli yapı, küresel rekabet gücünü besleyen ana faktör olarak öne çıkıyor. Mevcut tablo, önümüzdeki süreçte sürdürülebilir ve etkisi yüksek yeni başarı hikayelerinin ortaya çıkacağını işaret ediyor.
Rapor, Türk teknoloji ekosistemindeki eksen kaymasını netleştiriyor. Yıllardır oyun ülkesi olarak anılan Türkiye, o dikeyde edindiği veri işleme ve hızlı ölçeklenme kaslarını şimdi yapay zeka stüdyolarına aktarıyor. 1.188 girişimin varlığı niceliksel bir başarı olsa da asıl kritik nokta, Türk kurucuların yurt dışındaki 274 girişimiyle yarattığı diaspora çarpanı. Sermayenin ve yeteneğin globalleştiği bu dönemde, yerel ekosistemi sadece Türkiye sınırları içinde ölçmek eksik kalır; bu rapor o vizyonu genişletiyor.
EY Fiziksel Yapay Zeka Platformunu Duyurdu

Uluslararası danışmanlık devi EY, NVIDIA iş birliğiyle geliştirdiği EY.ai Physical AI platformunu ve EY.ai Lab araştırma merkezini kullanıma açtı. Yeni çözüm, endüstriyel operasyonları dijital ikizler ve robotik simülasyonlarla optimize ederken sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor.
Endüstriyel operasyonlara dijital ikiz desteği
EY, NVIDIA altyapısıyla güçlendirdiği yeni platformu EY.ai Physical AI ile şirketlerin operasyonel süreçlerine yapay zeka entegrasyonunu hızlandırıyor. Endüstriyel üretim, enerji ve sağlık gibi sektörleri hedefleyen yapı, robotlar ve dronlar gibi otonom sistemlerin yönetimini tek merkezde topluyor. Platform, fiziksel sistemlerin gerçek dünyada uygulanmadan önce modellenmesini sağlarken, dijital ikiz teknolojisiyle riskleri minimize ediyor. NVIDIA’nın açık modelleri ve simülasyon çerçevelerini kullanan sistem, işletmelere ölçeklenebilir, güvenli ve yüksek performanslı bir temel sunuyor.
Ar-Ge süreçleri laboratuvar ortamına taşındı
Eş zamanlı olarak faaliyete geçen EY.ai Lab, kurumların fiziksel yapay zeka çözümleri için prototip geliştirme ve test süreçlerini yönettiği çevik bir Ar-Ge merkezi olarak konumlanıyor. Merkezde sentetik veriler üretilerek çok sayıda senaryo simüle edilirken, dijital ve fiziksel dünyalar arasında köprü kuruluyor. Sorumlu yapay zeka ilkesiyle hareket eden yapı, güvenlik ve etik uyumluluk standartlarını koruyarak operasyonel sürekliliği güvence altına alıyor. Bu laboratuvar ortamı, insansı robotlardan lojistik akışlarına kadar geniş bir yelpazede deneme ve doğrulama imkanı tanıyor.
Fiziksel ve dijital dünya bütünleşiyor
EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü, geliştirdikleri platformlarla iş dünyasına bütüncül değer sağladıklarını belirtti. Gümüşlü, yeni platformun strateji ve risk uzmanlığını teknolojiyle birleştirerek hizmet kapsamını fiziksel dünyaya taşıdığını vurguladı. Yöneticinin açıklamasına göre, işletmeler yapay zeka entegrasyonlarını güvenli bir şekilde yönetirken deneysel çalışmalardan kurumsal ölçekli uygulamalara geçiş hızını artırma şansı buldu. Gümüşlü, EY.ai Lab sayesinde sanal test ortamında yeni nesil robotik çözümler geliştirme imkanı sunduklarını ifade etti.
EY’ın bu hamlesi, danışmanlık sektörünün salt strateji sunan konumdan çıkıp, teknoloji üreten ve kiralayan yapılara dönüştüğünü kanıtlıyor. Özellikle NVIDIA ile yapılan iş birliği, “Fiziksel Yapay Zeka” alanında endüstriyel müşteriye anahtar teslim dijital ikiz satma stratejisidir. Üretim bandını durdurmadan sanal ortamda simülasyon yapabilmek, maliyet baskısı altındaki sanayi devleri için kritik bir verimlilik kozu. EY, bu laboratuvarla müşterisine “önce sanalda boz, sonra gerçeğini kur” diyerek risk maliyetini satılabilir bir ürüne dönüştürüyor.
Cropto 2025 Rezerv Denetimini Başlattı

Tarım varlıklarını tokenize eden Cropto, fiziksel ürünler ile dijital varlıkların eşleşmesini belgeleyen 2025 yılı Rezerv Kanıtı (Proof of Reserve) denetim sürecini başlattı. Ankara, Çorum ve Samsun’daki depolarda gerçekleşen denetim, yatırımcı güvenini şeffaf veriyle pekiştiriyor.
Fiziksel stoklar yerinde inceleniyor
Tarım emtialarını blokzinciri teknolojisiyle tokenize eden Cropto, varlıkların fiziksel karşılıklarını belgeleyen bağımsız denetim sürecini devreye aldı. Ankara, Çorum ve Samsun illerinde bulunan ruhsatlı depolarda yürütülen çalışmalar; buğday, mısır, fındık ve arpa gibi stratejik ürünlerin mevcudiyetini kayıt altına alıyor. Bağımsız denetçiler ve yeminli mali müşavirler gözetiminde ilerleyen süreç, ürünlerin sadece miktarını kontrol etmekle kalmayıp muhafaza koşullarını ve tür niteliklerini de inceliyor.
Dijital varlıkların teminatı doğrulanıyor
Fiziksel stokların durumu yerinde tespit edilerek, blokzinciri üzerindeki dijital varlıkların reel dünyadaki karşılığı resmiyet kazanıyor. Denetim mekanizmasının temelini “fiziksel ürün miktarının oluşturulan token miktarına eşit veya ondan fazla olması” ilkesi oluşturuyor. Bu doğrulama yöntemi, Tarım RWA tokenizasyonu modelinde şeffaflığı sağlarken, yatırımcılara sunulan dijital değerin arkasındaki teminatı garanti ediyor.
Kripto varlık piyasasında borsaların rezerv kanıtı sunması standartlaşırken, RWA projelerinde bu denetim çok daha kritik bir güven unsurudur. Cropto’nun depodaki fındığı veya buğdayı bağımsız denetçiye saydırması, blokzinciri üzerindeki veriyi fiziksel gerçeklikle eşlemesi açısından hayati önem taşır. Bu süreç, tokenizasyonun spekülatif bir araçtan sıyrılıp, emtiaya dayalı sağlam bir teminata dönüştüğünü kanıtlar nitelikte.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Bu hafta fintek ekosistemi, Apple ve JPMorgan ortaklığından Trump ailesinin banka girişimi World Liberty’ye kadar, teknolojinin geleneksel finansla nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı gelişmelere sahne oldu. Flutterwave ve Airwallex gibi devlerin kıtalararası stratejik yatırımları sürerken, Walmart’ın Bitcoin kabulü ve Morgan Stanley’nin ETF başvuruları dijital varlıkların ana akım ekonomideki yerini sağlamlaştırıyor. Gömülü finansın KOBİ’lere, yapay zekânın ise karar mekanizmalarına hükmettiği bu dönemde, finansal sınırlar teknolojiyle yeniden çiziliyor.
Apple Card’da Devir Teslim: Goldman Sachs Gidiyor, JPMorgan Geliyor
Apple, kredi kartı programı Apple Card’ın ihraççısı olarak Goldman Sachs yerine JPMorgan Chase ile yola devam etme kararı aldı. Bu stratejik değişim, teknoloji devlerinin finansal ürünleri artık sadece bir “yan iş” olarak görmediğini, aksine bankacılık altyapısında çok daha köklü, deneyimli ve kurumsal partnerlerle derinleşmek istediğini kanıtlıyor. JPMorgan’ın devasa bilançosu ve tüketici bankacılığındaki tecrübesi, Apple Card’ın büyüme potansiyelini yeni bir seviyeye taşıyacak.
YouLend, 370 Bin İşletmeye Ulaşarak KOBİ Finansmanında Zirveye Oynuyor
Gömülü finans (embedded finance) sağlayıcısı YouLend, finansman sağladığı işletme sayısını 370 binin üzerine çıkararak KOBİ dünyasında kalıcı bir altyapı oyuncusuna dönüştüğünü tescilledi. E-ticaret platformları ve ödeme sağlayıcıları üzerinden işletmelere hızlı ve esnek nakit desteği sunan şirket, geleneksel bankaların ulaşmakta zorlandığı mikro işletmelere can suyu oluyor. Bu ölçek, gömülü finansın sadece bir trend değil, ticaretin yeni standardı olduğunu gösteriyor.
Yuze ve Zand, BAE’de KOBİ’ler İçin “Yapay Zekâlı Bankacılık” Dönemini Başlattı
Dijital banka Zand ve fintek girişimi Yuze, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki KOBİ’lere yönelik yapay zekâ (AI) destekli dijital bankacılık çözümleri sunmak için güçlerini birleştirdi. Bu ortaklık, küçük işletmelerin fatura yönetimi, nakit akışı tahmini ve gider takibi gibi finansal süreçlerini AI asistanlarıyla otomatikleştirmeyi hedefliyor. Amaç, KOBİ’lerin finansal operasyon yükünü hafifleterek asıl işlerine odaklanmalarını sağlamak.
Bank NXT, Dijital Bankacılık Deneyimini Sıfırdan Tasarladı
Bank NXT, mobil ve dijital bankacılık platformunu kullanıcı deneyimini (UX) merkeze alarak uçtan uca yenilediğini duyurdu. Yeni platform, daha hızlı müşteri yolculukları, kişiselleştirilmiş finansal içgörüler ve sezgisel bir arayüz sunarak dijital bankacılık standartlarını yükseltmeyi amaçlıyor. Bu dönüşüm, bankaların artık sadece “güvenilir” değil, aynı zamanda “kullanımı keyifli” olmak zorunda olduğunun bir göstergesi.
Bunq, ABD Bankacılık Lisansı İçin İkinci Kez Şansını Deniyor
Avrupa’nın popüler neobankası Bunq, ABD pazarına giriş yapmak için bankacılık lisansı başvurusunu yeniledi. Şirket, ilk başvurusunda karşılaştığı regülatif engelleri aşarak, küresel büyüme stratejisi kapsamında ABD’de tam yetkili bir banka olarak faaliyet göstermekte kararlı. Bu ısrar, Avrupalı dijital bankaların okyanus ötesi pazarlarda regülasyon uyumlu büyüme arayışının ne kadar güçlü olduğunu yansıtıyor.
Aevi ve Verifone İş Birliği Duyuruldu. Fiziksel Ödemelerde Donanım ve Yazılımın Büyük Buluşması Gerçekleşti!
Ödeme teknolojileri devleri Aevi ve Verifone, yüz yüze ödeme (in-store) altyapılarını sadeleştirmek ve küresel ölçekte yaygınlaştırmak için stratejik bir ortaklığa gitti. Bu iş birliği, Verifone’un güçlü donanım ağını Aevi’nin esnek yazılım platformuyla birleştirerek mağaza içi ödemeleri daha akıllı ve yönetilebilir bir hale getiriyor. Perakendeciler için bu, farklı ödeme yöntemlerini ve katma değerli servisleri tek bir cihaz üzerinden sunabilmek anlamına geliyor.
BVNK, Euro Ödemelerinde “Mesai Saatini” Kaldırdı
Kripto ve fiat ödeme altyapısı sağlayıcısı BVNK, SEPA Instant entegrasyonuyla Euro transferlerini 7/24 kesintisiz çalışan bir yapıya kavuşturdu. Bu sayede işletmeler, hafta sonu veya resmi tatil fark etmeksizin saniyeler içinde ödeme alıp gönderebiliyor. Banka takvimine bağlı, gecikmeli ödeme süreçleri yerini “her zaman açık” gerçek zamanlı finansal akışlara bırakıyor.
Flutterwave, Açık Bankacılık Öncüsü Mono’yu Satın Alarak Afrika’da Veri Gücünü Artırdı
Afrika’nın en değerli finteklerinden Flutterwave, Nijerya merkezli açık bankacılık altyapı sağlayıcısı Mono’yu satın alarak ekosistemini genişletti. Bu stratejik hamle, Flutterwave’in sadece ödeme işlemekle kalmayıp, kullanıcıların finansal verilerine dayalı daha akıllı kredi ve içgörü ürünleri geliştirmesini sağlayacak. Satın alma, Afrika genelinde veri odaklı finansal servislerin derinleşmesi adına kritik bir adım.
QNB ve Mastercard, Suriye’de Dijital Ödeme Ağını Kuruyor
Orta Doğu’nun bankacılık devi QNB ve Mastercard, Suriye’de dijital ödeme kabul altyapısını yaygınlaştırmak için önemli bir iş birliğine imza attı. Uzun süredir nakit ekonomisinin hakim olduğu bölgede, bu girişim finansal erişimi artırma ve kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandırma potansiyeli taşıyor. Dijital ödemelerin yaygınlaşması, bölge halkı ve işletmeler için daha güvenli ticaret imkanı sunacak.
Airwallex, Avrupa Büyümesi İçin Hollanda’ya 200 Milyon Euro Yatırıyor
Küresel ödeme platformu Airwallex, Avrupa operasyonlarını genişletmek ve kurumsal müşterilere daha iyi hizmet verebilmek için Hollanda merkezli 200 milyon euroluk dev bir yatırım planı açıkladı. Brexit sonrası Avrupa’nın finansal merkezlerinden biri haline gelen Hollanda, Airwallex’in kıta genelindeki büyüme stratejisinin ana üssü olacak. Bu yatırım, sınır ötesi ödeme çözümlerine olan talebin artışını doğruluyor.
Mylapay, 1 Milyon Dolar Yatırımla Ödeme Altyapısını Ölçekliyor
Hindistan merkezli ödeme altyapı girişimi Mylapay, teknolojik kapasitesini artırmak ve banka entegrasyonlarını derinleştirmek için 1 milyon dolarlık yatırım aldı. Şirket, artan dijital işlem hacimlerini sorunsuz karşılayacak, ölçeklenebilir ve güvenli bir bulut tabanlı ödeme işleme motoru geliştirmeye odaklanıyor.
Morgan Stanley, 2026 İçin Tokenize Varlık Cüzdanı ve ETF Planlarını Duyurdu
Wall Street devi Morgan Stanley, 2026 yılı itibarıyla kurumsal müşterileri için tokenleştirilmiş varlıkları saklayabilecekleri bir dijital cüzdan altyapısı kurmayı hedefliyor. Eş zamanlı olarak Bitcoin ve Solana ETF ürünleri için de resmi başvuruda bulunan banka, dijital varlıkların geleneksel finans dünyasına entegrasyonunda vites yükseltiyor. Tokenizasyon, artık bir deney değil, kurumsal finansın günlük pratiği olma yolunda.
Trump Ailesinden Kripto Bankacılığı Hamlesi World Liberty
Trump ailesiyle bağlantılı World Liberty Financial, stabilcoin ve dijital varlık hizmetlerini resmi bir bankacılık çatısı altında sunmak için lisans sürecini başlattı. Kripto dünyası ile geleneksel bankacılık arasındaki gri alanları ortadan kaldırmayı hedefleyen bu girişim, dijital varlıkların “aile ofisi” ve yüksek net değerli bireyler için kurumsal bir yapıya evrildiğini gösteriyor.
Walmart, Mağazalarında Bitcoin ile Ödeme Dönemini Başlattı
Dünyanın en büyük perakendecisi Walmart, seçili pazarlarda Bitcoin ile ödeme kabulünü devreye alarak kripto paraların günlük kullanımında devrim niteliğinde bir adım attı. Bu hamle, Bitcoin’in sadece bir “dijital altın” veya yatırım aracı olmadığını; market alışverişi gibi en temel tüketim alanlarında bile geçerli bir ödeme yöntemi haline geldiğini kanıtlıyor.
Wirex ve TRON: “Kendi Kendine Ödeyen” Ajan Cüzdanlar Geliyor
Wirex, TRON ağı üzerinde çalışan ve yapay zekâ ajanlarının (AI Agents) otonom olarak ödeme yapabilmesini sağlayan “Agentic” ödeme altyapısını başlattı. Bu teknoloji sayesinde, akıllı sözleşmelere bağlı yazılımlar insan müdahalesi olmadan hizmet satın alabilecek veya fatura ödeyebilecek. Programlanabilir paranın geleceği, bu “on-chain” otomasyonla şekilleniyor.
Rain, 1.95 Milyar Dolar Değerlemeye Ulaşarak Stabilcoin Devleri Arasına Girdi
Orta Doğu merkezli kripto borsası Rain, 250 milyon dolarlık Seri C yatırım turuyla 1.95 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Şirket, aldığı bu yatırımı stabilcoin tabanlı ödeme altyapısını küresel ölçekte büyütmek ve bölgedeki lisanslı varlığını güçlendirmek için kullanacak. Bu değerleme, bölgedeki kripto ekosisteminin olgunluk seviyesini gösteriyor.
Stripe ve Crypto.com İş Birliği ile İşletmeler İçin Kripto Kabulü Artık “Tek Tık”
Ödeme devi Stripe, Crypto.com ile yaptığı entegrasyon sayesinde işletmelerin kripto para ödemelerini kabul etmesini teknik ve operasyonel açıdan çocuk oyuncağına dönüştürdü. İşletmeler, Stripe altyapısı üzerinden gelen kripto ödemeleri anında itibari paraya (fiat) dönüştürebiliyor, böylece kur riski taşımadan yeni nesil müşteri kitlesine ulaşabiliyor.
Network International ve Al Maryah Bank’tan Regüle Edilmiş Stabilcoin Hamlesi
Orta Doğu’nun ödeme lideri Network International ve Al Maryah Community Bank, AE Coin üzerinden çalışan ve tamamen regüle edilmiş bir stabilcoin ödeme altyapısı kuracaklarını duyurdu. Bu yapı, perakende ve e-ticarette dijital varlık kullanımını resmi, denetlenen ve güvenli bir çerçeveyle buluşturarak bölgesel adaptasyonu hızlandıracak.
Bitget, TradFi İşlemlerini Platformuna Ekledi
Kripto borsası Bitget, kullanıcılarının hisse senedi ve diğer geleneksel finans enstrümanlarında işlem yapabilmesini sağlayan yeni modülünü kullanıma sundu. Kripto ve TradFi (Geleneksel Finans) arasındaki duvarları yıkan bu hamle, yatırımcıların tüm portföylerini tek bir süper uygulama üzerinden yönetme eğilimini destekliyor.
Apex ve Allfunds, Offshore Yatırımları “Erişilebilir” Kılıyor
Fintek altyapı sağlayıcısı Apex Fintech Solutions ile fon dağıtım platformu Allfunds, offshore (sınır ötesi) yatırım ürünlerine erişimi kolaylaştırmak için stratejik bir entegrasyon başlattı. Bu iş birliği sayesinde varlık yöneticileri ve yatırımcılar, teknik karmaşa olmadan küresel fonlara tek bir API üzerinden ulaşabilecek. Yatırım dünyasında sınırlar teknolojiyle daha geçirgen hale geliyor.
Fiserv ve Microsoft’tan Finansal Yapay Zekâ İçin Dev Ortaklık
Fiserv ile Microsoft, finansal hizmetlerde yapay zekâ tabanlı karar alma ve otomasyon süreçlerini derinleştirmek üzere güçlerini birleştirdi. Ortaklık, Microsoft’un bulut ve AI yeteneklerini Fiserv’in devasa finansal veri havuzuyla buluşturarak; risk yönetimi, dolandırıcılık tespiti ve müşteri hizmetleri alanında yeni nesil çözümler geliştirmeyi hedefliyor.
Marqeta, Yeni CFO Atamasıyla Kurumsal Olgunluk Dönemine Geçiyor
Kart ihraç platformu Marqeta, finans direktörü (CFO) görevine Patti Kangwankij’i getirerek üst yönetim kadrosunu güçlendirdi. Halka açık bir şirket olarak büyümesini sürdüren Marqeta için bu atama, finansal yönetişimin, kârlılık odaklı büyümenin ve yatırımcı ilişkilerinin şirketin geleceğinde ne kadar merkezi bir rol oynayacağını gösteriyor.
GTreasury, Solvexia’yı Satın Alarak Finans Otomasyonunu Zirveye Taşıdı
Hazine yönetimi çözümleri sunan GTreasury, finansal otomasyon platformu Solvexia’yı bünyesine kattı. Bu satın alma, işletmelerin mutabakat, raporlama ve uyum süreçlerindeki manuel iş yükünü ortadan kaldırmayı ve finans ekiplerine nakit akışları üzerinde daha yüksek bir görünürlük sağlamayı amaçlıyor.
Pluto, Yapay Zekâ ile Özel Piyasa Yatırımcılarına Likidite Sağlıyor
Fintek girişimi Pluto, sanat eseri veya lüks saat gibi alternatif varlıkları teminat olarak kabul eden, yapay zekâ destekli bir kredi platformu başlattı. Bu model, özel piyasa yatırımcılarına ellerindeki likit olmayan varlıkları satmadan nakde ulaşma (likidite) esnekliği kazandırarak varlık temelli kredilendirmede yeni bir kulvar açıyor.
DailyPay, 195 Milyon Dolarlık Finansmanla Çalışan Cüzdanını Büyütüyor
“Kazanılan ücret erişimi” alanının lideri DailyPay, 195 milyon dolarlık yeni bir finansman sağladı. Şirket, çalışanların maaş gününü beklemeden kazandıkları parayı çekebilmelerini sağlayan çözümünü küresel ölçekte yaygınlaştırmayı ve çalışan esenliği odaklı finansal ürünler geliştirmeyi hedefliyor.
Kontigo, Siber Saldırı Sonrası Kullanıcılarını Mağdur Etmedi
Stabilcoin odaklı neobank Kontigo, yaşadığı güvenlik ihlalinin ardından etkilenen tüm kullanıcılar için şeffaf bir geri ödeme sürecini başlattığını duyurdu. Kriz anında sorumluluk alarak kullanıcı güvenini yeniden tesis etmeye odaklanan bu yaklaşım, dijital bankacılıkta siber dayanıklılığın ve kriz yönetiminin stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu.
iDenfy, Şirket Sicil Doğrulama Aracıyla B2B Güvenini Artırıyor
Kimlik doğrulama girişimi iDenfy, şirketlerin resmi sicil kayıtlarını gerçek zamanlı olarak doğrulayan yeni bir KYB (Know Your Business) aracı geliştirdi. Bu çözüm, işletmelerin iş ortaklarını veya kurumsal müşterilerini saniyeler içinde doğrulamasını sağlayarak kara para aklama riskini azaltıyor ve B2B uyum süreçlerini hızlandırıyor.
Avenue, Brezilya’da Yatırım Bankacılığı Lisansını Aldı
ABD pazarına erişim sağlayan Brezilyalı aracı kurum Avenue, Brezilya Merkez Bankası’ndan yatırım bankacılığı lisansı alarak regülasyon çerçevesini genişletti. Bu lisans, şirketin sadece bir aracı kurum olmaktan çıkıp, müşterilerine daha kapsamlı bankacılık ve yatırım ürünleri sunmasının yasal zeminini oluşturuyor.
Blink Charging, Elektrikli Araç Şarjında Kripto Ödemeyi Başlattı
Elektrikli araç şarj ağı Blink Charging, DC hızlı şarj istasyonlarında kripto para ile ödeme seçeneğini kullanıcılarına sundu. Sürdürülebilir ulaşım ile dijital varlıkların bu buluşması, kriptonun günlük yaşamın en pratik alanlarına sızdığını gösteren somut ve çevreci bir örnek.
Tether, Regüle Ödeme Girişimi SQRIL’a Yatırım Yaptı
Stabilcoin ihraççısı Tether, regülasyon uyumlu ödeme çözümleri geliştiren SQRIL’a stratejik yatırım gerçekleştirdi. Tether, bu hamleyle stabilcoin ekosistemini sadece kripto borsalarıyla sınırlı tutmayıp, gerçek dünya ödemelerine ve kurumsal finans altyapılarına entegre etme vizyonunu destekliyor
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Fintek ekosisteminde haftalık insan kaynağı hareketliliği, sektörün hangi alanlara yatırım yaptığını ve hangi yetkinlikleri öne çıkardığını net biçimde gösteriyor. Ödeme sistemleri, açık bankacılık, yapay zekâ, ürün yönetimi ve regülasyon odağında gerçekleşen yeni görevler ve terfiler; fintek şirketlerinin ölçeklenme, operasyonel derinlik ve kurumsallaşma arayışının hızlandığı bir döneme işaret ediyor. Haftanın öne çıkan yönetici değişiklikleri ve atamaları şöyle sıralanıyor.
Volkan Özdem, TRPOS Ödeme Kuruluşu A.Ş.’de Genel Müdür görevini üstlendi.
Hakan Kocatürk, PayTR’da İş Geliştirme Direktörü rolüyle kariyerine devam ediyor.
Umut Şilte, Rubikpara’da Satış, Pazarlama ve Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev aldı.
Kağan Coşar, Ödeal’de Kıdemli Ürün Uzmanı olarak çalışmaya başladı.
Ömer Tuğlu, Mastercard’ta Satış ve Müşteri Yönetimi Başkanı ve Başkan Yardımcısı unvanıyla yeni görevine geçti.
Emine Erol Uzun, Architecht’te Ürün Sahibi olarak ekibe katıldı.
Adem Doğan, iyzico’da Kıdemli Yazılım Mühendisi pozisyonunda çalışmaya başladı.
Elif Sevim, iyzico’da Ticari İşler Direktörü olarak görev aldı.
Betül Özyürür, Kuveyt Türk Katılım Bankası’nda Müşteri Deneyimi Müdürü olarak göreve başladı.
Sibel Deniz, iyzico’da Finansal Operasyonlar Müdürü pozisyonunu üstlendi.
Ezgi Arda, Golden Global Yatırım Bankası’nda Kurumsal İletişim Uzmanı olarak çalışmaya başladı.
Şerife Deniz G., UPT Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para A.Ş.’de İş Analisti olarak göreve başladı.
Cihan Altay, Akbank’ta Yapay Zekâ Merkezi Başkanı görevini üstlendi.
Esra İnci, insha Ventures’ta Pazarlama ve İletişim Takım Lideri pozisyonuna terfi etti.
Fatih Eniş, Yapı Kredi Teknoloji’de Uygulama Geliştirme Müdürü olarak çalışmaya başladı.
Yusuf Salih Kahyaoğlu, Moka United’da Kıdemli POS Tahsis Uzmanı görevine başladı.
Rana Toprak, BKM Bankalararası Kart Merkezi’nde TROY Çözüm Ortağı rolünü üstlendi.
Uğur Berk Ergün, İstanbul Ödeme ve Elektronik Para A.Ş.’de Kıdemli Yazılım Geliştirici olarak çalışmaya başladı.
Caner Islak, J.P. Morgan’da Türkiye Ödemeler Başkanı ve Genel Müdür unvanıyla göreve başladı.
Sevgili Türkmen, ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’de Hukuk ve Mevzuat Yöneticisi pozisyonuna terfi etti.
Gizem Alp, Tam Finans’ta Hukuk İşleri Yetkilisi olarak çalışmaya başladı.
Başak Tavşanoğlu, Yapı Kredi Teknoloji’de Kıdemli İş Analisti olarak göreve başladı.
Mehmet Sinan Mennan, Paycell’de Kanal Destek Müdürü rolünü üstlendi.
Seyhun Fettahoğlu, DenizBank’ta KOBİ Bankacılığı İş ve Süreç Geliştirme Bölüm Müdürü olarak çalışmaya başladı.
Abdullah Kendir, N Kolay’da Kurumsal Satış Müdürü görevine getirildi.
Ahsen Eroğlu, VakıfPayS’te Pazarlama ve Ürün Yönetimi Uzmanı olarak çalışmaya başladı.
Büşra Nurdan, Yapı Kredi Yatırım’da Satış Yöneticisi olarak göreve başladı.
Özlem Çekiç, Revolut’ta Kıdemli Kredi Yöneticisi rolünü üstlendi.
Bersu Göksu Ertuğrul, Octet Türkiye bünyesinde Finans Uzmanı olarak yeni görevine başladı.
Özlem Aydın Bulut, Yapı Kredi Teknoloji’de Dolandırıcılık Önleme Direktörü olarak çalışmaya başladı.
Tuncay Can, Halk Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’de Finansal Muhasebe ve Vergi Yönetimi Bölüm Müdürü ve Direktör görevini üstlendi.
Can Evci, Yapı Kredi Teknoloji’de Mobil Ödeme Çözümleri Mühendislik Müdürü olarak çalışmaya başladı.
Hilal Çalışkan, iyzico’da Ticari İşler Uzmanı olarak göreve başladı.
Merve Talay Üzdiyen, Yapı Kredi’de İnsan Kaynakları İş Ortaklığı Müdürü pozisyonuna terfi etti.
Zeynep Gürsan, Garanti BBVA Kripto’da Marka Pazarlama Müdürü olarak çalışmaya başladı.
Yeni görevlerinizde başarılar dilerim.
FinTech alanında haftanın gündemi 255
Fraud.com’un katkılarıyla hazırladığım, 22 – 28 Aralık haftasında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.


