Sektörümüzün en kıymetli markalarından Tam Finans’ın CEO’su Hakan Karamanlı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısı için birlikteydik. Toplantıda aldığım notları sizin için derledim.
Tam Finans Yıl Sonunda 190 Milyar TL Ciro Hedefliyor
Bugün, sektörümüzün en kıymetli markalarından Tam Finans’ın CEO’su Hakan Karamanlı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısındaydık.
Şirketin Satış & Pazarlama Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Hayati Çelikcan ve CFO’su Mete Onol’un katılımıyla gerçekleşen toplantıda, mikro KOBİ’lerin ve esnafın finansmana erişimini güçlendiren bu önemli yapının büyüme vizyonunu, ilk çeyrek performansını ve 2026 hedeflerini yerinde dinledik.
Toplantının açılışında sözü alan Hakan Karamanlı, klasik bir sunumdan çok sohbet havasında ilerlemek istediğini belirterek, Tam Finans’ın geçen yılı nasıl tamamladığını, sektörün genel görünümünü ve şirketin yeni dönem planlarını rakamlarla paylaştı.
Toplantıdan kısa bir videoyu ve aldığım notları aşağıda bulabilirsiniz.
“2025 bizim için iyi bir yıldı”
Hakan Karamanlı, Tam Finans’ın 2025’i güçlü bir büyüme ile kapattığını söyledi. Şirket, yaklaşık 250 bin işlem, 65 bin firma ve 95 milyar liralık ciro ile yılı tamamladı. Güncel kurla bakıldığında bu büyüklük, müşterilere sağlanan yaklaşık 2,4 milyar dolarlık finansmana karşılık geliyor. Üstelik şirket, bir önceki yıla göre yüzde 100 büyüme kaydetti.
Karamanlı, 2026’nın ilk çeyreğinde de geçen yılki hızın korunduğunu anlattı. Tam Finans’ın kendi performansını son 12 aylık dönemler üzerinden değerlendirmeyi tercih ettiğini belirten Karamanlı, 95 milyar liralık cironun son 12 ayda 111 milyar liraya ulaştığını, toplam işlem adedinin de 36 milyona çıktığını ifade etti. Çeyrek sonu itibarıyla 70 bin seviyesindeki müşteri sayısının 72 bine yükseldiğini söyleyen Karamanlı, ilk çeyrekte yaklaşık yüzde 30’luk büyüme sağlandığını ve bunun 2026 hedefleri açısından doğru yolda olduklarını gösterdiğini vurguladı.
“Türkiye’nin her neresinde olursa olsun müşteriye bir saat içinde erişebilmek istiyoruz”
Bugün yaklaşık 1.150 çalışanı bulunan Tam Finans, saha erişimini en önemli rekabet avantajlarından biri olarak görüyor. Şirket, geçen yıl açtığı 10 yeni şube ile 48 şubeye ulaşmıştı. Bu yıl da yeni şubelerle yaygınlaşma devam ediyor. Karamanlı, bazı şubelerin fiilen açıldığını ancak resmi açılışlarının henüz yapılmadığını, Alanya şubesinin açılmasıyla birlikte sayının 50’ye ulaştığını, yıl sonuna kadar bunun 59’a çıkacağını belirtti.
Buradaki temel hedef ise oldukça net: Türkiye’nin neresinde olursa olsun herhangi bir müşteriye bir saat içinde erişebilmek.
Karamanlı, dijital yetenekler ne kadar gelişirse gelişsin, özellikle KOBİ iletişiminde ve KOBİ ile güven ilişkisi kurmada sahanın hâlâ kritik önemde olduğunu söyledi. Tam Finans bu nedenle dijitalleşirken aynı zamanda fiziksel erişim gücünü artırmayı sürdürüyor. Nitekim şirket, geçtiğimiz yıl yaklaşık 750 bin müşteri ziyareti gerçekleştirdi. Yaklaşık 750 kişilik satış organizasyonu ile bu ziyaretlerin, yalnızca satış için değil; müşteriyi anlamak, ihtiyacı doğru tespit etmek ve olası sahtekârlıkları azaltmak için de çok önemli olduğu ifade edildi.
“Risk veri değil her şey değil; onları görmek, onların derdini anlamak çok önemli”

Karamanlı, Tam Finans’ın güçlü bir risk değerlendirme altyapısına sahip olduğunu, kendi Ar-Ge merkezi ve scorecard sistemi sayesinde müşterileri çok hızlı analiz edebildiklerini anlattı. Ancak buna rağmen verinin tek başına yeterli olmadığını özellikle vurguladı.
Bir işletmenin finansal verileri sorunlu görünüyor olabilir; fakat bunun arkasında kötü yönetim değil, yeni yapılmış bir yatırım ya da geçici bir sıkışıklık da olabilir. Bu nedenle müşteriyi yerinde görmek, işini, derdini ve ticaretinin gerçekliğini anlamak Tam Finans için çok önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Karamanlı, bu yaklaşımın gelecek dönemde de değişmeyeceğini söyledi ve KOBİ’lerin bu ilgiden memnun olduğunu özellikle vurguladı.
“Biz müşterinin kendisinden çok yapmış olduğu ticarete dayalı bir değerlendirme yapıyoruz”
Tam Finans’ı farklılaştıran noktalardan biri de müşteri profili. Karamanlı’nın verdiği bilgiye göre şirketin finansman sağladığı müşterilerin yaklaşık yüzde 20’si, henüz bir yaşını doldurmamış yeni şirketlerden oluşuyor.
Bu oldukça dikkat çekici bir oran. Çünkü yeni kurulan işletmelerin finansmana erişimi çoğu zaman zor oluyor. Teminatları olmuyor, mali verileri henüz oluşmuyor, bilanço geçmişleri bulunmuyor. Tam Finans ise bu noktada klasik değerlendirme yaklaşımının dışına çıkıyor.
Karamanlı, factoring modelinin temel avantajının burada ortaya çıktığını söyledi. Tam Finans, müşterinin şahsi profilinden ya da geçmiş finansman ilişkilerinden çok, yaptığı gerçek ticareti esas alıyor. Ortada tamamlanmış bir satış, kesilmiş bir fatura ve inandırıcı bir ticari akış varsa, müşterinin profili nasıl olursa olsun iş yapmayı tercih ettiklerini ifade etti.
Bu çerçevede şirket müşterilerinin yüzde 8’inin, Tam Finans ile çalışmaya başladığında bankacılık sisteminde takipte olduğunu; buna rağmen ticaretleri değerlendirildiğinde bu firmalara da finansman sağlayabildiklerini anlattı. Müşterilerin yüzde 25’inin daha önce factoring ile hiç tanışmamış olması, yüzde 30’unun ise banka kredisi dahi kullanmamış olması da Tam Finans’ın ulaştığı kitlenin ne kadar özel olduğunu gösteriyor.
Karamanlı ayrıca, yüzde 30’un üzerinde bir kesimin banka kredisi bulunmasına rağmen bunun 5 bin doların altında çok küçük tutarlarda kaldığını belirterek, Tam Finans’ın Türkiye’de ticaret yapan unbanked ve underbanked kitleye ulaşma konusunda önemli bir rol üstlendiğini söyledi.
“Biz Avrupa’da en iyi KOBİ finans şirketi seçildik”
Karamanlı’nın paylaştığı önemli başlıklardan biri de Tam Finans’ın uluslararası alanda aldığı ödüller oldu. Şirket, 2024 yılında Dünya Bankası Grubu’nun finans kolu IFC çatısı altındaki küresel bir organizasyonda Avrupa’nın en iyi KOBİ finansman şirketi seçildi ve Platinum Ödülü aldı.
Karamanlı, bu ödülün son yedi yılda kendilerinden başka kimseye verilmediğini söyledi. Burada öne çıkan temel unsurun ise Tam Finans’ın finansal kapsayıcılık alanındaki başarısı ve hizmet verdiği müşteri segmenti olduğunu belirtti.
“Bizim için düşük NPL marifet değil; öngördüğümüz kadar NPL’yi tutturabilmek marifet”

Toplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri, risk ve takip oranlarına ilişkin değerlendirmelerdi. Karamanlı, mikro KOBİ’lere, yeni kurulmuş şirketlere ve takibe düşmüş firmalara hizmet verildiğinde doğal olarak risk seviyesinin daha yüksek olabileceğini söyledi. Ancak Tam Finans’ın burada teknolojiyle farklılaştığını ifade etti.
Şirket, müşteri riskini ölçüyor; bu riski fiyatlamaya yansıtarak risk bazlı fiyatlama yapıyor. Böylece her müşteriye aynı koşullar yerine, kendi risk profilinə göre farklı fiyatlar sunulabiliyor.
Karamanlı, sektörde sıkça sorulan “NPL kaç?” sorusuna da bu bakışla yaklaştı. Ona göre düşük NPL her zaman başarı anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan, öngörülen riskle gerçekleşen riskin birbirini tutması. Tam Finans’ın yıllardır bunu başarmaya çalıştığını ve başardığını söyledi.
Sektör genelinde yıl sonu itibarıyla NPL oranının yüzde 2,4, Tam Finans’ta ise yüzde 4,2 olduğunu aktaran Karamanlı, bunun doğrudan kıyaslanabilir bir veri olmadığını vurguladı. Çünkü Tam Finans’ın hizmet verdiği segment sektör ortalamasından çok farklı. Ayrıca factoring şirketlerinde vadeler kısa olduğu için, portföy yıl içinde birkaç kez yenileniyor ve bu da oranların bankalara göre farklı görünmesine neden oluyor.
Karamanlı, Tam Finans’ın alacaklarını satmayı tercih etmediğini, çünkü recovery kaslarının güçlü olduğunu söyledi. Ona göre NPL, tek başına finansal başarıyı yansıtan doğru bir gösterge değil; asıl önemli olan öngörülebilirlik ve scorecard’ın doğruluğu.
“Son dört aydır yüzde 40’a yakın bir iyileşme görüyoruz”
Karamanlı, özellikle çek tarafında son dönemde olumlu sinyaller aldıklarını da paylaştı. Merkez Bankası verilerine henüz tam olarak yansımamış olsa da, Tam Finans’ın kendi verilerinde ve başvurularda son dört aydır yüzde 40’a yakın iyileşme görüldüğünü belirtti.
Bu verilerin, en zor dönemin geride kalmış olabileceğine işaret ettiğini söyleyen Karamanlı, yine de bunun kalıcı bir eğilim olup olmadığını söylemek için erken olduğunu ekledi. Tam Finans’ın yalnızca kredi başvuru anında değil, kredinin tüm yaşam döngüsü boyunca müşteriyi izlemeye devam ettiğini, yapay zeka destekli sistemlerin burada da aktif rol oynadığını ifade etti.
“Türkiye’de sektöre ırkçılık yapılıyor bence”
Basın mensuplarından gelen sorulardan biri, hangi sektörlerin daha riskli ya da daha dayanıklı olduğu yönündeydi. Karamanlı bu soruya dikkat çekici bir yanıt verdi: Tam Finans’ın scorecard sisteminde sektör parametresi bulunmuyor.
Karamanlı, Türkiye’de finans dünyasında sektörlere karşı zaman zaman önyargılı bir yaklaşım olduğunu söyledi. Oysa her sektörün iyi ve kötü firmaları bulunuyor. Sektörel bir bozulma olduğunda bunun zaten şirketlerin finansal verilerine yansıdığını belirten Karamanlı, Tam Finans’ın bu nedenle sektör bazlı değil, firma ve ticaret bazlı değerlendirme yaptığını ifade etti.
Yine de güncel gözlemlere göre tekstilde bir miktar sıkışıklık görüldüğünü söyledi; ancak bunun ötesinde büyük genellemeler yapmanın doğru olmayacağını belirtti.
“Biz gerçek ticaretin vadesini izliyoruz”
Karamanlı, piyasadaki güven ve iştahı okumak için önemli göstergelerden birinin de ortalama vade olduğunu düşünüyor. Tam Finans’ın yaptığı işlemlerde vade dayatması bulunmuyor; sistem, piyasadaki gerçek ticaretin vadesini izliyor.
Geçen yıl ortalama vadelerin 88 günlere kadar indiğini, ardından 94 günlere çıktığını, son dönemde ise yeniden 90-91 gün bandına gerilediğini söyleyen Karamanlı, pandemi öncesinde bu ortalamanın 115-120 gün civarında olduğunu hatırlattı. Bugünkü daha kısa vadeler, hem yüksek enflasyonu hem de piyasadaki güven algısını yansıtan bir sonuç olarak değerlendiriliyor.
“Firmalar daha çok nakit akışını sağlamak için hareket ediyor”
Şirketlerin en temel ihtiyaçlarına yönelik bir soruya yanıt veren Karamanlı, Tam Finans’ın yatırım finansmanı değil, nakit akışı finansmanı sağladığını hatırlattı. Son birkaç yılda ekonomi politikalarının da etkisiyle firmaların büyüme ya da yeni yatırım kararlarında daha temkinli davrandığını, daha çok mevcut nakit akışını yönetmeye odaklandığını söyledi.
Karlılık tarafında sorunların net biçimde görüldüğünü belirten Karamanlı, firmaların finansmanı çoğu zaman yatırım için değil; peşin alım yaparak avantaj sağlamak, nakit dengesini korumak ve günlük işleyişi sürdürebilmek amacıyla kullandığını ifade etti.
Bu çerçevede dikkat çekici bir veri de çek kullanan firma sayısındaki artış oldu. Türkiye’de çek keşide eden firma sayısının 2009’da 708 bin olduğunu, 2020’de 456 bine kadar gerilediğini, 2025’te ise yeniden 600 bine ulaştığını belirten Karamanlı, bunun bankaların daha fazla ticari firmanın arkasında durduğunu gösteren önemli bir veri olduğunu söyledi.
Tam Finans ise firmaları sektörüne göre değil, büyüklüklerine göre sınıflandırıyor. Burada da küçük firmaların daha kırılgan, büyük firmaların ise görece daha güçlü göründüğünü aktardı. Buna karşılık tahsilat tarafında bazen tam tersi bir tablo oluşabildiğini, büyük firmaların sorun yaşadığında konkordatoya gitmesinin tahsilatı zorlaştırabildiğini, küçük firmaların ise borcuna daha sadık davrandığını ifade etti.
Karamanlı’nın bu bölümde verdiği en net mesajlardan biri şu oldu: “Türk KOBİ’si, Türk esnafı borcuna sadıktır.”
“Bu firma yüzde 3 batar diyor, dolayısıyla fiyatın içine yüzde 3 eklemen lazım”

Bir başka soruda, risk oranına göre faiz ya da fiyat artışının nasıl belirlendiği gündeme geldi. Karamanlı, yapay zekanın burada temel rol oynadığını anlattı. Sistem, bir firmanın batma olasılığını tahmin ediyor; örneğin yüzde 3’lük bir risk hesaplanıyorsa, bu risk fiyatlamaya yansıtılıyor.
Bu modelin iki önemli avantajı var. Birincisi, daha riskli firmalara da ulaşılabiliyor. İkincisi ise düşük riskli firmalara daha rekabetçi fiyat sunulabiliyor. Karamanlı’ya göre bu sistem Tam Finans’ın hem kapsayıcılığını hem de fiyatlama esnekliğini artırıyor.
“Anadolu’da ekonomik büyüklüğe göre olması gerekenin üstünde şubemiz var”
Şube yayılımına ilişkin sorulardan birinde Karamanlı, Tam Finans’ın Anadolu’da güçlü bir varlığı olduğunu anlattı. Hatta ekonomik büyüklük dikkate alındığında büyükşehirlerdeki şube sayısının olması gerekenden düşük, Anadolu’daki varlığın ise daha yüksek olduğunu söyledi.
Burada temel kriter, ekonomik hacimden çok müşteriye erişim hızı olmuş. Ayrıca Karamanlı, finansmana erişim olanaklarının İstanbul’daki bir firma ile Artvin’deki bir firma için aynı olmadığını; bu nedenle lokal farklılıkları scorecard ve manuel dokunuşlarla dikkate aldıklarını belirtti.
Deprem döneminde deprem bölgesine pozitif ayrımcılık yaptıklarını, yapay zeka kullanımında ise negatif ayrımcılıktan özellikle kaçındıklarını vurguladı. Şube yöneticilerinin ve bölge çalışanlarının yereli bilmesinin, bölgenin gerçek sorunlarını merkeze taşımasının çok değerli olduğunu söyledi.
“Bizim için esas olan ticaret”
Kredi notu düşük bir müşterinin nasıl değerlendirildiğine ilişkin soruya yanıt verirken Karamanlı, Tam Finans’ın temel olarak ticaretin finansmanı yaptığını tekrar vurguladı. Bir factoring şirketi olarak alacağı temlik alıp finansman sağladıkları için, esas odak müşteri profilinden çok ticaretin gerçekliği oluyor.
Burada yalnızca müşterinin değil, alacağın borçlusu olan tarafın finansal durumuna da bakılıyor. Mikro KOBİ’lerin çoğu zaman daha büyük firmalara tedarikçi ya da alt yüklenici konumunda olduğunu söyleyen Karamanlı, bu asimetrinin değerlendirmede önemli bir avantaj yarattığını aktardı.
Türkiye’de takasa giren çek hacminin yaklaşık yüzde 5’inin Tam Finans verisine girdiğini belirten Karamanlı, bunun şirketin elinde son derece güçlü bir ticaret verisi yarattığını, kimin kiminle ne şekilde ticaret yaptığını ve bu ticaretlerin nasıl sonuçlandığını görebildiklerini ifade etti. Bu veri özellikle sahtekarlıkları ayırt etmede kritik rol oynuyor.
“Herkes factoring kullanmaktan memnun, herkes factoring müşterisi olmaktan gurur duyuyor”
Temlik işlemlerinin alıcı tarafında yarattığı hassasiyet de basın mensuplarının gündeme getirdiği başlıklardan biriydi. Karamanlı, bu konuda yalnızca Tam Finans adına değil, factoring sektörü adına da konuşabileceğini belirterek, geçmişte daha fazla görülen bu önyargının artık çok büyük ölçüde azaldığını söyledi.
Merkez Bankası’nın ve düzenleyici kurumların son dönemde finansmanın gerçek ticarete akmasını teşvik eden yaklaşımının bu farkındalığı artırdığını ifade etti. Ona göre artık factoring kullanmak hem alıcı hem satıcı tarafında daha olağan kabul ediliyor.
Bu dönüşümde müşteri memnuniyeti verileri de önemli bir gösterge. Karamanlı, Tam Finans’ın net müşteri memnuniyeti skorunu düzenli ölçtüğünü, genel skorun 75, aktif müşterilerde ise 85 seviyesinde olduğunu açıkladı. Ayrıca şirketin müşteri şikayet yönetimi sertifikasına sahip olduğunu, 250 bin işlem içinde şikayet sayısının son derece sınırlı kaldığını ve şikayet eden müşterilerin büyük bölümünün de Tam Finans ile çalışmaya devam ettiğini söyledi.
“Mikro KOBİ’nin feriştahı olduk diyebilirim”

Uzun vadede bankalaşma hedefi olup olmadığı sorusuna Karamanlı açık bir yanıt verdi: Bu konu zaman zaman masaya geliyor. Çünkü şirketin organizasyon yapısı, yetenekleri ve finansal gücü buna imkân verebilir.
Buna karşın 12 yıldır mikro KOBİ segmentinde biriken uzmanlığın çok değerli olduğunu ve Tam Finans’ın bu alanda ciddi bir bilgi, saha ve ilişki avantajı oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle her değerlendirmede tekrar mevcut işe dönüldüğünü, mevcut alanda hâlâ çok büyük bir potansiyel gördüklerini söyledi.
Dolayısıyla banka olma seçeneği tamamen kapanmış değil; ancak bugünkü öncelik, mevcut lisans ve yeni iştirakler üzerinden ürün çeşitliliğini artırarak yine mikro KOBİ odağında ilerlemek.
“Factoring’in dışındaki ürünlerle de KOBİ’lerin ayağına gitmeye çalışacağız”
Toplantının en çok merak edilen başlıklarından biri de Tam Finans’ın fintek açılımı oldu. Karamanlı, finansal teknolojiler alanında Türkiye’nin genel olarak çok güçlü olduğunu, Türk finans şirketlerinin bu konuda ciddi bir olgunluk seviyesine ulaştığını söyledi. Tam Finans’ın da bu alanda öncü şirketlerden biri olduğunu vurguladı.
Şirketin Ar-Ge merkezinde yaklaşık 60 mühendisin çalıştığını, bugüne kadar 30 farklı proje tamamlandığını, 33 bilimsel yayın üretildiğini ve 7 patent ya da patent başvurusu bulunduğunu anlattı. Bu altyapının artık factoring işinin ötesine geçebilecek bir potansiyel yarattığını ifade etti.
Bu kapsamda grup yapısında önemli bir değişiklik yapıldığını belirten Karamanlı, Mısırlı ortaklarının da kullandığı çatı isim olan MNT-Halan yapısının Türkiye tarafında iki yeni şirket kurulduğunu söyledi.
Bunlardan ilki Tam Birlik Tarım. Tam Finans’ın son üç yılı aşkın süredir içeride çalıştığı tarım finansmanı birikiminin bir kısmı bu kardeş şirkete aktarılmış durumda. Karamanlı, 2025’in tarım sektörü için zor bir yıl olduğunu ancak buna rağmen desteği sürdürdüklerini, bunu yalnızca ticari değil aynı zamanda ülke açısından stratejik bir mesele olarak gördüklerini söyledi.
İkinci yapı ise fintek şirketi. Karamanlı, bu şirketin adının Tam Mobil Bilişim olduğunu, burada yeni bir dijital mobil uygulama geliştirildiğini ve yakın zamanda soft launch yapılacağını açıkladı. Markanın adı ise Halleder olacak.
Bu isim, hem Mısırlı ortağın uygulaması Halan’a gönderme yapıyor hem de KOBİ’lerin sorunlarını çözme iddiasını taşıyor. Karamanlı, Halleder için ayrıca özel bir toplantı yapabileceklerini, bu yapının factoring dışındaki finansal ve finans dışı ürünleri KOBİ’lere dijital kanaldan sunma vizyonu taşıdığını söyledi.
Ödeme şirketleriyle işbirlikleri, hatta yakın dönemde olası satın almaların da gündemde olabileceğini belirten Karamanlı, bu alanda iştahlarının bulunduğunu açıkça ifade etti.
“Yapay zeka henüz konuşulmuyorken biz buna 10 yıl önce başlamıştık”
Karamanlı, Tam Finans’ın teknolojiyi sonradan değil, yıllardır iş modelinin merkezine yerleştirdiğini vurguladı. Şirketin gerçek anlamda Ar-Ge merkezini 10 yıl önce kurduğunu, scorecard sisteminin de Temmuz ayında 10. yılını dolduracağını anlattı.
Bu sistem sayesinde başvurular saniyeler içinde değerlendirilebiliyor. Üstelik müşteriden ekstra veri talep edilmeden, şirketin kendi verileri ve kredi kayıt sistemi üzerinden ulaşılan finansal verilerle çok hızlı bir ilk karar verilebiliyor. Bu karar yalnızca “evet” ya da “hayır” değil; aynı zamanda risk seviyesine göre sınıflandırılmış bir değerlendirme de içeriyor.
Mevcut müşterilerde sözleşme ve onboarding ihtiyacı ortadan kalktığı için süreç çok daha da hızlanıyor. Mobil uygulama üzerinden bir faturanın yüklenmesi, birkaç onay adımının tamamlanması ve finansmanın hesaba geçmesi mümkün hale geliyor.
Karamanlı, yapay zeka ve robotik teknolojileri bugün popüler olduğu için değil, yaklaşık 10 yıl önce kullanmaya başladıklarını özellikle vurguladı. Bu sayede hem operasyonel verimlilik sağlandığını hem de müşteriye hız sunulabildiğini anlattı.
“3-5 dakikada parayı alabiliyor; bu onlar için gerçekten çok kritik”
Karamanlı’ya göre Tam Finans’ın müşteri kitlesi, nakit akışı ihtiyacını çoğu zaman önceden planlayamayan, bir alacağın geleceğini varsayarak hareket eden ve son anda sıkışabilen bir profilden oluşuyor. Bu nedenle başvuru yapıp birkaç dakika içinde finansmana ulaşabilmek bu müşteriler için kritik bir değer yaratıyor.
Üstelik factoring hâlâ piyasada çoğu zaman çekle özdeşleştirilse de Tam Finans’ın işlemlerinin önemli bir bölümü çeksiz gerçekleşiyor. Karamanlı, işlem adetleri içinde çeksiz işlemlerin oranının yaklaşık yüzde 15 olduğunu ve küçük tutarlı faturaların mobil uygulama üzerinden dijital olarak temlik edilip finansmana dönüştürülebildiğini söyledi.
“Finansın sıkıcılığından çıkıp kendimize daha eğlenceli zamanlar yaratmaya da gayret ediyoruz”

Toplantıda yalnızca finansal performans ve teknolojik gelişmeler değil, şirketin sosyal yatırımları da gündeme geldi. Karamanlı, 2025’te sosyal tarafta daha aktif olmaya çalıştıklarını anlattı.
Bu kapsamda Tam Finans, geçmişte Türkiye’de dört kez şampiyon olmuş köklü bir basketbol takımına isim sponsoru oldu. İTÜ markasıyla örtüşen teknik ve üretken kimliğin Tam Finans’a yakın geldiğini söyleyen Karamanlı, takımın lige son anda dahil edilmesine destek verdiklerini, sportif başarıdan çok spora katkıyı önemsediklerini belirtti.
Bunun yanında 2025 başında Tam TV adlı YouTube kanalı hayata geçirildi. Karamanlı, öğrenme kültürünün şirket DNA’sına işlendiğini, kendisinin düzenli kitap okuduğunu, şirket içinde de bu kültürün güçlü olduğunu anlattı. Bu çerçevede alanında deneyimli isimlerle sohbetler yapılan bir kanal kurduklarını, bugün itibarıyla 59 yayına ulaştıklarını, 2025 içinde 4,6 milyon izlenme ve 13 bin takipçi seviyesini gördüklerini ifade etti.
Tam TV’de yalnızca iş ve ekonomi değil, sanat, sağlık, kariyer ve gençlere dönük içeriklerin de yer aldığını söyleyen Karamanlı, özellikle sanat içeriklerinin iş videolarından daha fazla izlendiğini ve bunun toplumun daha iyi hissettiren alanlara olan ilgisini gösterdiğini dile getirdi.
“Sanat çok çok önemli”
Karamanlı’nın toplantıda altını çizdiği bir başka başlık da sanat oldu. Tam Finans, yaklaşık sekiz yıldır “Tam Sanat” adıyla şirket koridorlarını birer sanat galerisine dönüştürüyor ve farklı sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapıyor.
Yakın zamanda çalışanların kendi yaptıkları ya da sahip oldukları eserlerden oluşan bir serginin de açılacağını belirten Karamanlı, finansın zaman zaman sıkıcı olabilen doğasından çıkmak ve şirket içinde daha canlı bir atmosfer yaratmak için hem zamana hem bütçeye yatırım yaptıklarını söyledi.
“Kısa vadeli işlerin fiyatlaması bankadan çok daha iyi”
Maliyet tarafına ilişkin bir soruda Karamanlı, Tam Finans’ın bankalardan borçlandığını, üzerine operasyonel maliyetlerini ve kredi riskini ekleyerek fiyat oluşturduğunu söyledi. Ancak bunun müşteriye yansımasının sanıldığı kadar yüksek olmadığını savundu.
Bunun temel nedeni, işlemlerin çok kısa vadeli olması. Ortalama vadenin 90 gün civarında seyrettiğini hatırlatan Karamanlı, bankalarda tam bu vadeye uygun kredi bulmanın ya da yalnızca ihtiyaç duyulan gün kadar finansman kullanmanın zor olduğunu belirtti. Tam Finans ise vade ile alacağın tahsil zamanı daha iyi eşleştirildiği için toplam maliyeti optimize edebiliyor.
Bu nedenle şirketin önemli bir müşteri grubunun tekrar tekrar Tam Finans’ı kullandığını, hatta bazı müşterilerin tüm nakit akışı sorununu factoring ile çözdüğünü anlattı. Şirketin ortalama işlem büyüklüğünün yaklaşık 10 bin dolar, yani 500 bin lira civarında olduğunu; asıl işlerinin büyük ölçekli milyonluk işlemler değil, mikro KOBİ finansmanı olduğunu özellikle vurguladı.
Karamanlı, bu noktada müşterilerle zaman zaman iddiaya girdiklerini de söyledi: “Gidip bankadan 90 günlük kredi teklifi alın, gelin” diyerek factoringin kısa vadeli işlerde ne kadar rekabetçi olduğunu göstermeye çalıştıklarını anlattı.
“İnsan kaynağını da veriye bakarak yönetiyoruz”
Hızlı büyümenin insan kaynağı tarafında nasıl yönetildiği sorusuna da detaylı yanıt verildi. Karamanlı, özellikle saha satış tarafında işe alım, eğitim ve performans takibinin büyük önem taşıdığını söyledi.
İnsan kaynakları tarafında adayların da yapay zeka destekli sistemlerle değerlendirildiğini, işe alım sonrası ise mobil uygulama üzerinden ilk günden itibaren adım adım takip edilen bir onboarding süreci uygulandığını anlattı. Yeni çalışanlar eğitimlerden geçiriliyor, ardından bir koç ile sahaya çıkıyor, neyi nasıl söylemesi gerektiğini öğreniyor. Bu süreç ilk altı aya kadar yakından izleniyor.
İç kontrol ve teftiş mekanizmalarının da çok aktif olduğunu belirten Karamanlı, örneklemeler ve aykırı veri analizleriyle sistem dışına çıkan davranışların tespit edildiğini söyledi. Ayrıca iki yıldır uyguladıkları Usta-Çırak programıyla, yeni gelen çalışanların deneyimli ekip arkadaşlarıyla eşleştirildiğini ve başarılı mentorlukların ödüllendirildiğini aktardı.
Tam Finans’ın dikkat çekici yanlarından biri de işe alınan bir çalışanın birinci ayından 45’inci ayına kadar kaç işlem üretmesi gerektiğine dair geçmiş verilerden beslenen güçlü bir model kurmuş olması. Karamanlı, bu istatistikler sayesinde yıllık bütçe ve büyüme tahminlerinde yüzde 100’e yakın isabet sağladıklarını söyledi.
“Zor bir iş; ama 6 ayı geçen arkadaş kolay kolay gitmiyor”
Saha işinin zorluğu nedeniyle özellikle ilk 3 ila 6 ayda yüksek turnover yaşandığını kabul eden Karamanlı, bunun kapı kapı dolaşmayı gerektiren zorlu bir iş olmasından kaynaklandığını söyledi. Ancak bu dönemi geçen çalışanların şirkette uzun süre kaldığını ve şirket kültürüne güçlü biçimde bağlandığını vurguladı.
Çalışan memnuniyetinin Tam Finans’ın temel önceliklerinden biri olduğunu söyleyen Karamanlı, yönetici kadrolarının yüzde 70-80’inin içeriden terfiyle yetiştiğini de ekledi.
“Bir kısmını yansıttık, tümünü yansıtmadık”
Toplantının sonunda faiz ve fonlama maliyetlerine ilişkin değerlendirmeler de paylaşıldı. Orta Doğu’daki gelişmelerin ve piyasa koşullarının borçlanma maliyetlerine etkisine değinen Karamanlı, kendi borçlanmalarında yaklaşık 5 puanlık artış gördüklerini söyledi.
Bu maliyet artışının bir bölümünü müşteriye yansıttıklarını, tamamını ise yansıtmadıklarını ifade eden Karamanlı, 90 günlük vadeler içinde koşulların yeniden iyileşebileceğine dair beklentilerini koruduklarını söyledi. Merkez Bankası’nın yıl sonuna doğru daha düşük bir faiz ortamına geçebileceği ve enflasyonun geçen yıla göre daha düşük seyretmeye devam edeceği yönündeki iyimserliğini de paylaştı.
“Mikro KOBİ’nin ayağına daha fazla ürünle gitme dönemi”
Tam Finans’ın 2026’ya girerken verdiği ana mesaj oldukça net: Şirket, mikro KOBİ finansmanında büyümeyi sürdürürken saha gücünü, teknoloji kapasitesini ve ürün çeşitliliğini aynı anda artırmak istiyor.
Hakan Karamanlı’nın çizdiği çerçevede Tam Finans artık yalnızca bir factoring şirketi olarak değil; mikro KOBİ’yi derinlemesine tanıyan, riski teknolojiyle yöneten, saha ile dijitali birlikte kullanan ve yeni fintek açılımlarıyla etki alanını genişletmeye hazırlanan bir yapı olarak konumlanıyor.
İster şubeleşme, ister Halleder markasıyla gelecek yeni dijital açılım, ister tarım finansmanı tarafındaki yapılanma olsun; tüm bu başlıklar aynı ana fikre bağlanıyor: Mikro KOBİ’nin ve esnafın gerçek ihtiyacına daha hızlı, daha erişilebilir ve daha doğru çözümlerle ulaşmak.


