Matriks Zirve 2026 için birlikteydik. Colendi Bank Kurucu Ortağı ve CEO’su Deniz Devrim Cengiz’in katılımıyla gerçekleşen “Dijital Doğmak Yapay Zeka ile Büyümek” panelinde aldığım notları sizin için derledim.
Sermaye piyasalarının geleceği, yapay zekanın dönüştürücü etkisiyle yeniden şekilleniyor. Matriks Zirve 2026’da finansal teknolojiler, algoritmik işlemler, yatırım dünyası ve yapay zekanın finans ekosistemine etkisi sektörün önde gelen isimleriyle ele alındı. Zirve kapsamında gerçekleşen “Dijital Doğmak, Yapay Zeka ile Büyümek” panelinde konuğum, Colendi Bank Kurucu Ortağı ve CEO’su Deniz Devrim Cengiz oldu.
Panelde Colendi Bank’ın fintekten doğan yapısından başlayarak, dijital doğan bir bankanın yapay zekayı nasıl içselleştirdiğini, finans kurumları için açıklanabilirlik ve güven sorumluluğunu, yapay zekanın kurum kültürüne nasıl yerleştiğini ve sermaye piyasaları için nasıl yeni bir çalışma biçimine dönüşebileceğini konuştuk.
Deniz Devrim Cengiz’in değerlendirmeleri, dijitalleşmenin artık bankacılığın yalnızca görünen yüzünde konumlanan bir başlık olmaktan çıktığını; kurumların zeka kapasitesinin, karar alma biçimlerinin ve hizmet üretme modellerinin merkezine yerleştiğini gösterdi.
Dijital doğmak teknik bir başlangıçtan öte stratejik bir tercih
“Dijitalleşme bankacılığın vitriniydi; şimdi zeka kapasitesi kurumun omurgası haline geliyor. Colendi Bank için dijital doğmak teknik bir başlangıç mıydı, kültürel ve stratejik bir tercih miydi?”
Deniz Devrim Cengiz’e göre Colendi Bank’ın en büyük avantajlarından biri, kuruluş döneminin yapay zeka araçlarının erişilebilir hale geldiği bir zamana denk gelmesi. Bir ya da iki yıl önce aynı noktada bulunmaları halinde bugün kullanılan araçların önemli bir kısmına sahip olunamayacağını belirten Cengiz, bu nedenle Colendi Bank’ın dijital doğan yapısının yalnızca teknik bir başlangıç anlamına gelmediğini vurguladı.
Colendi Bank için dijital doğmak, teknoloji altyapısının baştan itibaren farklı kurulması kadar, iş yapış biçiminin de bu mantıkla tasarlanması anlamına geliyor. Bankanın operasyonel süreçlerinde otomasyonun ve yapay zeka destekli araçların yoğun kullanılması, geleneksel bankacılık yapılarından farklı bir hareket alanı yaratıyor.
Cengiz’in değerlendirmelerine göre dijital doğan bir banka için teknoloji, sonradan eklenen bir katman gibi konumlanmıyor; kurumun çalışma biçimini belirleyen temel unsur haline geliyor. Bu yaklaşım, ürün geliştirmeden risk yönetimine, müşteri deneyiminden iç süreçlere kadar geniş bir alanda bankanın reflekslerini şekillendiriyor.
Colendi Bank’ın fintekten doğan yapısı da bu dönüşümü hızlandıran başlıklardan biri. Cengiz, fintek geçmişinden gelen çeviklik, deneme kültürü ve teknolojiyle büyüme becerisinin banka yapılanması içinde önemli bir avantaj yarattığını ifade etti. Bu nedenle Colendi Bank’ın hikayesi, lisans alan bir finansal teknoloji şirketinden çok, bankacılığı yeni nesil bir teknoloji ve veri mimarisiyle yeniden tasarlayan bir yapı olarak okunuyor.
Yapay zeka destekli bankacılıkta sorumluluğun merkezinde güven var

“Yapay zeka büyüdükçe, finans kurumlarının açıklanabilirlik ve güven sorumluluğu da büyüyor. Yapay zeka destekli bir banka olmak büyük bir teknoloji iddiası kadar büyük bir sorumluluk da taşıyor. Bu sorumluluğun merkezinde ne var? Colendi Bank’ın yapay zeka ile büyüme yolculuğunda en güçlü etkiyi hangi alanlarda görüyorsunuz?”
Yapay zeka destekli bir banka olmak, büyük bir teknoloji iddiası kadar güçlü bir sorumluluk alanı da yaratıyor. Deniz Devrim Cengiz, finans sektöründe yapay zeka kullanımının güvenlik, veri yönetimi ve regülasyon boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Cengiz’e göre yapay zeka, finans kurumları için büyük bir verimlilik ve ölçeklenme alanı açıyor. Ancak bankacılık gibi güvene dayalı bir sektörde bu teknolojilerin kullanımı dikkatli, kontrollü ve sorumlu biçimde ilerlemeli. Özellikle veri güvenliği, müşteri mahremiyeti, karar süreçlerinin açıklanabilirliği ve regülasyon uyumu, yapay zeka destekli bankacılığın merkezinde yer alıyor.
Colendi Bank’ın bu alandaki yaklaşımı, yapay zekayı yalnızca operasyonel hız sağlayan bir araç olarak konumlandırmıyor. Yapay zeka aynı zamanda riskleri daha iyi anlamak, müşteriye daha kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, süreçleri yalınlaştırmak ve çalışanların verimliliğini artırmak için kullanılıyor.
Cengiz’in vurgusunda güven başlığı yalnızca regülasyon uyumu ile sınırlı kalmıyor. Finansal kurumların yapay zeka çağında müşteriye karşı daha açık, daha anlaşılır ve daha sorumlu hareket etmesi gerekiyor. Karar süreçlerinin nasıl oluştuğunu açıklayabilmek, verinin nasıl kullanıldığını yönetebilmek ve teknolojiyi insanın yerine koymadan insanı güçlendirecek biçimde tasarlamak, bu sorumluluğun temel parçaları arasında yer alıyor.
Yapay zeka kurum kültürüne yayılınca dönüşüm başlıyor
“Yapay zeka bir departmana sıkışırsa proje olur; kültüre yayılırsa dönüşüm yaratır. Sizin Colendi’de merak eden, deneyen, itiraz edebilen ve yeniden düşünebilen bir kurum kültürü inşa ettiğinizi biliyorum. Deneyimlerinizden hareketle yapay zeka gündemde olan bir başlık olmaktan çıkıp kurum kültürüne nasıl yerleşir?”
Panelin önemli başlıklarından biri, yapay zekanın kurum içinde nasıl sahiplenileceği oldu. Ben, yapay zekanın yalnızca bir departmanın gündemine sıkışması halinde proje olarak kalacağını, kurum kültürüne yayıldığında ise gerçek dönüşüm yaratacağını ifade ettim.
Colendi Bank’ta yapay zeka kullanımının yalnızca teknoloji ekiplerinin sorumluluğunda ilerlemediğini belirten Cengiz, farklı ekiplerin bu araçları deneyimlemesini, öğrenmesini ve kendi iş alanlarına uyarlamasını önemsediklerini söyledi. Bu yaklaşım, kurum içinde merak eden, deneyen, hata yapmaktan çekinmeyen ve yeniden düşünebilen bir çalışma kültürü yaratıyor.
Cengiz, ekiplerin yapay zeka araçlarını kullanırken yalnızca mevcut işleri daha hızlı yapmayı hedeflemediğini; bazı işlerin tamamen farklı biçimde tasarlanabileceğini de gördüklerini aktardı. Bu noktada asıl değer, çalışanların yapay zekayı kendi günlük işlerinin doğal bir parçası haline getirmesinde ortaya çıkıyor.
Colendi Bank’ta yapay zeka, yalnızca üst yönetimin strateji gündeminde duran ya da teknoloji ekiplerinin geliştirdiği bir alan olarak ele alınmıyor. Farklı ekiplerin iş süreçlerine temas eden, günlük çalışmayı kolaylaştıran, denemeyi teşvik eden ve yeni fikirlerin daha hızlı test edilmesini sağlayan bir katmana dönüşüyor.
Genç ekipler yapay zekaya daha hızlı adapte oluyor
Deniz Devrim Cengiz, yapay zeka dönüşümünde kuşaklar arası yaklaşım farkına da dikkat çekti. Dijital dönüşüm süreçlerinde olduğu gibi yapay zeka tarafında da genç ekiplerin daha hızlı deneme yaptığını, hata yapma konusunda daha rahat davrandığını ve yeni araçlara daha istekli yaklaştığını belirtti.
Cengiz, teknolojiyle büyüyen ekiplerin yapay zeka araçlarını daha doğal biçimde benimsediğini, ellerini kirletmekten ve deneme yapmaktan çekinmediğini ifade etti. Buna karşılık, geçmişte dijital dönüşümde başarılı işlere imza atan bazı profesyonellerin yapay zeka konusunda daha temkinli ilerleyebildiğini söyledi.
Bu fark, dönüşümün doğal bir parçası olarak görülüyor. Yeni teknolojilerde öğrenme hızı kadar deneme cesareti de belirleyici hale geliyor. Colendi Bank’ın kurum kültüründe bu nedenle öğrenmeye açık, denemeyi teşvik eden ve teknolojiyi gündelik iş yapış biçimine entegre eden bir yaklaşım öne çıkıyor.
Cengiz, ekiplerin her hafta yeni araçlarla karşılaştığını, yeni çözümleri denediğini ve bu heyecanın kurum içinde paylaşıldığını belirtti. Bu paylaşım kültürü, yapay zekanın kurum içinde yalnızca konuşulan bir gündem olmaktan çıkıp, gerçek iş süreçlerine temas eden bir dönüşüm alanına yerleşmesini sağlıyor.
Yapay zeka çalışanı güçlendiren bir katman olarak konumlanıyor
Cengiz’in aktardığına göre Colendi Bank’ta yapay zeka, çalışanların yerini alan bir mekanizma olarak kurgulanmıyor. Tam tersine, çalışanların kapasitesini artıran, onları tekrarlı işlerden uzaklaştıran ve daha stratejik alanlara odaklanmalarını sağlayan bir güçlendirme katmanı olarak görülüyor.
Bankada bazı süreçlerde yapay zeka ajanları ve otomasyon destekli sistemler deneniyor. Bu yapılar, ana sistemlerden ayrı ve kontrollü alanlarda geliştiriliyor. Böylece ekipler hem yeni teknolojileri deneyimleyebiliyor hem de finansal sistemlerde gerekli olan güvenlik ve kontrol katmanları korunuyor.
Bu yaklaşım, yapay zekanın kuruma bir anda büyük ve riskli bir dönüşüm olarak girmesi yerine, deneme alanları üzerinden kontrollü biçimde yayılmasını sağlıyor. Cengiz’e göre bu kontrollü ilerleme, özellikle finans sektöründe sürdürülebilir yapay zeka kullanımı için kritik önem taşıyor.
Colendi Bank’ın yapay zeka kullanımında temel hedeflerden biri, çalışanların işlerini beş kat, on kat daha verimli yapabilmesini sağlamak. Bunun yanında bazı tekrarlı işlerden çalışanları kurtarmak ve onları daha katma değerli alanlara yönlendirmek de bu yaklaşımın önemli bir parçası.
Türkiye’de rekabet alanı açık, hedef bölgesel ölçekte güçlü oyuncu olmak
Panelde Colendi Bank’ın büyüme vizyonu gündeme geldiğinde Deniz Devrim Cengiz, Türkiye’deki rekabet ortamına ve dünyadaki dijital banka örneklerine de değindi. Revolut gibi global ölçekte güçlü dijital bankaların farklı coğrafyalarda önemli bir karşılık bulduğunu hatırlatan Cengiz, Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede ise bu ölçekte güçlü ve yaygın bir dijital banka oyuncusu için alanın hala açık olduğunu vurguladı.
Cengiz’e göre Türkiye, genç nüfusu, dijital servis kullanım alışkanlıkları, finansal teknolojilere açıklığı ve bölgesel konumuyla dijital bankacılık açısından güçlü bir potansiyel taşıyor. Dünyanın büyük oyuncularının bu pazara ilgisinin artması beklenirken, Colendi Bank bu alanı yerel bilgi, teknoloji kapasitesi ve servis bankacılığı modeliyle değerlendirmeyi hedefliyor.
Bu çerçevede Colendi Bank’ın büyüme hedefi yalnızca Türkiye’de yeni nesil bir dijital banka olmakla sınırlı değil. Banka, bulunduğu coğrafyada dijital bankacılık ve servis bankacılığı alanında güçlü bir bölgesel oyuncu olmayı amaçlıyor. Cengiz’in değerlendirmesine göre hedef, pazarda anlamlı bir paya ulaşmak; bu kapsamda yüzde 10 seviyesinde bir büyüklük hedefi de Colendi Bank’ın orta vadeli vizyonunun önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Colendi Bank’ın hedefi dijital banka ve servis bankacılığı ekseninde büyümek
Deniz Devrim Cengiz, Colendi Bank’ın yalnızca Türkiye’de faaliyet gösteren bir dijital banka olmanın ötesinde, bulunduğu coğrafyada güçlü bir oyuncu olmayı hedeflediğini anlattı.
Cengiz’e göre dünyada farklı coğrafyalarda güçlü dijital banka örnekleri bulunuyor. Ancak Türkiye’nin içinde yer aldığı bölgede bu ölçekte konumlanmış güçlü bir oyuncu alanı hala açık. Colendi Bank, bu boşluğu görerek bölgesel ölçekte büyüme hedefini stratejisinin önemli bir parçası haline getiriyor.
Bankanın iş modelinde bireysel bankacılık hizmetlerinin yanında servis bankacılığı ve girişimlerle kurulacak yeni finansal iş birlikleri de önemli yer tutuyor. Cengiz, özellikle servis bankacılığı alanının önümüzdeki dönemde çok daha fazla konuşulacağını belirtti.
Colendi Bank’ın büyüme hedefi iki ana eksen üzerinden şekilleniyor. İlk eksende son kullanıcıya doğrudan ulaşan, dijital doğan ve yapay zeka destekli bir banka deneyimi bulunuyor. İkinci eksende ise farklı girişimlerin, markaların ve platformların kendi müşteri tabanlarına finansal hizmet sunmasını mümkün kılan servis bankacılığı altyapısı yer alıyor.
Bu yaklaşım, Colendi Bank’ın yalnızca kendi müşteri tabanını büyütmeye odaklanan bir yapı olmadığını; aynı zamanda girişimcilik ekosisteminin finansal servis geliştirme kapasitesini de destekleyen bir platform olmayı hedeflediğini gösteriyor.
MoneyPay, Colendi Bank’ın ekosistem yaklaşımının önemli örneklerinden biri
Deniz Devrim Cengiz, Colendi Bank’ın büyüme modelini anlatırken MoneyPay örneğine de dikkat çekti. Colendi’nin bankacılık lisansı, risk yönetimi, teknoloji altyapısı ve servis bankacılığı yaklaşımıyla farklı markaların kendi müşterilerine finansal hizmet sunabileceği yeni bir alan açtığını belirtti.
MoneyPay bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Cengiz’e göre finansal hizmetler artık yalnızca banka uygulamalarının içinde konumlanan ürünler olmaktan çıkıyor. Büyük perakende markaları, girişimler ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, kendi müşteri deneyimlerinin içine ödeme, kredi, cüzdan, finansman ve bankacılık servislerini entegre etmek istiyor.
Colendi Bank da bu noktada markalara teknoloji, lisans ve finansal altyapı sağlayan bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor. Bu model, bankanın yalnızca son kullanıcıya ulaşan dijital banka kimliğini güçlendirmekle kalmıyor; aynı zamanda girişimlerin ve markaların finansal ürün geliştirmesine imkan veren altyapı oyuncusu rolünü de büyütüyor.
MoneyPay örneği, Colendi Bank’ın servis bankacılığı vizyonunun pratikte nasıl çalışabileceğini göstermesi açısından önemli. Burada banka, markanın müşteri ilişkisine doğrudan rakip olmak yerine, markanın kendi kullanıcı deneyimi içinde finansal hizmet sunmasını sağlayan arka plan gücü olarak konumlanıyor.
Servis bankacılığı yeni büyüme alanlarından biri olacak
Deniz Devrim Cengiz, servis bankacılığını Colendi Bank’ın büyüme stratejisinin önemli ayaklarından biri olarak anlattı. Banka lisansı, risk yönetimi ve finansal altyapı yetkinlikleriyle farklı girişimlerin ve markaların kendi müşterilerine finansal hizmet sunmasına imkan sağlayan bu model, yeni dönemin en dikkat çekici alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Cengiz’e göre servis bankacılığı, finansal hizmetlerin yalnızca banka şubesi ya da banka uygulaması içinde kalmadığı yeni bir dönemi temsil ediyor. Farklı sektörlerdeki markalar, kendi müşteri deneyimleri içine finansal hizmetleri entegre etmek istiyor. Colendi Bank da bu noktada teknoloji, lisans ve risk yönetimi altyapısıyla bu ekosisteme katkı sunmayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Colendi Bank’ın son kullanıcıya hizmet veren bir dijital banka kimliğinin yanında, girişimlerin ve markaların finansal hizmet üretmesini sağlayan bir altyapı oyuncusu olarak da konumlandığını gösteriyor.
Servis bankacılığı, özellikle müşteri tabanı güçlü olan markalar için yeni bir büyüme alanı yaratıyor. Markalar kendi kullanıcılarını daha iyi tanırken, finansal ürünler üzerinden müşteri bağlılığını artırabiliyor. Bankalar ise lisans, risk yönetimi ve finansal altyapı kabiliyetlerini farklı ekosistemlere açarak daha ölçeklenebilir bir model kurabiliyor.
Girişimcilere bankacılık lisansı, risk yönetimi ve teknoloji altyapısı sunulacak
Deniz Devrim Cengiz’in altını çizdiği başlıklardan biri de girişimcilere sunulacak hizmetler oldu. Colendi Bank, girişimlerin finansal hizmetler alanında kendi başlarına çözmesi zor olan lisans, regülasyon, risk yönetimi, teknoloji altyapısı ve operasyonel süreçler gibi alanlarda destek sağlayabilecek bir yapı kuruyor.
Bu modelde girişimler, kendi müşteri deneyimlerini koruyarak finansal ürünleri iş modellerine entegre edebilecek. Colendi Bank ise arka tarafta bankacılık lisansı, risk yönetimi, finansal teknoloji altyapısı ve servis bankacılığı kabiliyetiyle devreye girecek.
Cengiz’e göre önümüzdeki dönemde finansal hizmetler, farklı sektörlerdeki girişimlerin büyüme stratejilerinde daha fazla yer tutacak. Bu nedenle Colendi Bank, klasik bankacılık ürünleri sunan bir yapıdan çok, girişimlerin finansal servis geliştirmesini kolaylaştıran bir platform olmayı hedefliyor.
Bu yapı, özellikle finansal hizmet üretmek isteyen ancak lisans, regülasyon, risk yönetimi ve teknoloji altyapısı gibi alanlarda büyük yatırım yapmak zorunda kalan girişimler için önemli bir alan açıyor. Colendi Bank, bu noktada girişimlerin ürün geliştirme hızını artırabilecek ve pazara çıkış süreçlerini kolaylaştırabilecek bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.
Girişimcilere açık çağrı: Finansal hizmetleri birlikte büyütelim
Cengiz’in mesajı, girişimcilere yönelik açık bir çağrı niteliği de taşıyor. Finansal hizmetleri kendi ürün, platform ya da müşteri deneyimi içine entegre etmek isteyen girişimler için Colendi Bank’ın güçlü bir iş ortağı olabileceğini vurguluyor.
Bu çağrı, özellikle müşteri tabanını finansal servislerle derinleştirmek isteyen girişimler açısından önemli. Ödeme, dijital cüzdan, kredi, finansman, sadakat, yatırım ve benzeri alanlarda yeni ürünler geliştirmek isteyen şirketler için Colendi Bank; lisans, regülasyon, risk yönetimi ve teknoloji altyapısı sağlayarak büyümeyi hızlandırabilecek bir ortaklık modeli sunuyor.
Bu yönüyle Colendi Bank’ın servis bankacılığı vizyonu, yalnızca bankanın kendi büyüme hedefi açısından anlam taşımıyor. Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin finansal ürün geliştirme kapasitesi açısından da dikkat çekici bir alan açıyor.
Cengiz’in yaklaşımı, fintek ve bankacılık arasındaki sınırların yeniden çizildiği bir döneme işaret ediyor. Artık finansal hizmet üretmek isteyen her şirketin banka kurması gerekmiyor; doğru altyapı, doğru lisans, doğru risk yönetimi ve doğru teknoloji ortağıyla finansal ürünler farklı müşteri deneyimlerinin içine yerleşebiliyor.
Aracı kurumlar yapay zekadan hızlı ve somut fayda görebilir
“Sermaye piyasalarında büyüyen yatırımcı tabanı, aracı kurumlara daha hızlı, daha kişisel ve daha güvenli hizmet verme sorumluluğu yüklüyor. Aracı kurumlar yapay zekadan en hızlı ve somut faydayı hangi alanlarda görebilir?”
Panelin sermaye piyasaları tarafında en önemli başlığı, aracı kurumların yapay zekadan nasıl fayda sağlayabileceğiydi. Deniz Devrim Cengiz, yapay zekanın sermaye piyasalarında çok hızlı etki yaratabilecek alanlara sahip olduğunu belirtti.
Cengiz’e göre aracı kurumlar açısından yapay zekanın ilk fayda alanlarından biri müşteri hizmetleri ve yatırımcı iletişimi olacak. Türkiye’de yatırımcı tabanı son yıllarda hızla genişledi. Bu büyüme, aracı kurumların daha fazla yatırımcıya daha hızlı, daha kişisel ve daha güvenli hizmet sunmasını zorunlu hale getiriyor.
Yapay zeka destekli sistemler, yatırımcı sorularına daha hızlı yanıt verilmesini, kişiselleştirilmiş bilgilendirme yapılmasını, eğitim içeriklerinin daha etkili sunulmasını ve operasyonel yükün azaltılmasını sağlayabilir. Bunun yanında araştırma, veri analizi, risk sinyalleri, portföy izleme ve yatırımcı davranışlarının daha iyi anlaşılması gibi alanlarda da aracı kurumlara önemli katkı sunabilir.
Cengiz’in değerlendirmelerine göre bu dönüşüm, yalnızca müşteri hizmetlerinde chatbot kullanımı gibi dar bir alana indirgenmemeli. Sermaye piyasalarında yapay zeka, yatırımcı deneyiminin tamamına temas edebilecek bir dönüşüm alanı sunuyor. Bu da aracı kurumların teknoloji ekipleri kadar iş birimlerinin, araştırma ekiplerinin, müşteri ilişkileri ekiplerinin ve üst yönetimlerinin de gündemine girmesi gereken bir konu.
Yapay zeka sermaye piyasalarında yeni çalışma biçimi yaratacak
Deniz Devrim Cengiz, yapay zekanın sermaye piyasalarında yalnızca teknoloji yatırımı olarak ele alınmaması gerektiğini vurguladı. Ona göre yapay zeka, yatırım dünyasında yeni bir çalışma biçimi oluşturacak.
Bu yeni çalışma biçiminde aracı kurumlar, yatırımcıya daha kişisel ve daha hızlı temas kurabilecek. Operasyon ekipleri tekrarlı süreçlerden kurtulacak. Analistler daha geniş veri setleriyle daha verimli çalışabilecek. Müşteri temsilcileri yatırımcı ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilecek. Yönetim ekipleri ise daha hızlı karar destek mekanizmalarına sahip olacak.
Cengiz’in değerlendirmelerine göre asıl dönüşüm, yapay zekanın tek tek araçlar halinde kullanılmasından çok, kurumun bütün süreçlerine yayılmasıyla gerçekleşecek. Sermaye piyasalarında büyüyen yatırımcı tabanı, bu dönüşümü hızlandıran en önemli unsurlardan biri olacak.
Yatırımcı sayısının artması, daha fazla kişiselleştirme, daha hızlı bilgilendirme ve daha güçlü risk yönetimi ihtiyacını beraberinde getiriyor. Bu nedenle yapay zeka, sermaye piyasalarında yalnızca verimlilik sağlayan bir araç olarak kalmayacak; yatırımcıyla kurulan ilişkinin niteliğini de değiştirecek.
Yapay zeka balonu tartışması ve ekonomik etki
“Son olarak yapay zekaya biraz daha geniş pencereden bakalım. Bugün herkes yapay zekayı konuşuyor ama yarına dair öngörüleriniz neler? Finans dünyasında ve genel ekonomide yapay zeka etkisini nasıl okuyorsunuz?”
Panelin final bölümünde yapay zekanın geleceğine ilişkin beklentileri de konuştuk. Deniz Devrim Cengiz, piyasalarda yapay zekanın büyük bir başlık haline geldiğini, hatta “yapay zeka balonu” tartışmalarının da sıkça gündeme geldiğini söyledi.
Cengiz’e göre bu tartışmanın ötesinde asıl bakılması gereken yer, yapay zekanın ekonomik etkisi. Üretim biçimleri değişiyor, üretim maliyetleri düşüyor ve şirketlerin verimlilik anlayışı yeniden tanımlanıyor. Bu nedenle yapay zekanın yalnızca teknoloji şirketlerinin değerlemeleri üzerinden değil, ekonominin genel işleyişine yapacağı katkı üzerinden okunması gerekiyor.
Cengiz, yapay zekanın bazı alanlarda beklentilerin çok hızlı yükselmesine yol açtığını, ancak uzun vadeli etkinin iş süreçlerinde ve ekonomik verimlilikte görüleceğini belirtti. Ona göre bu dönüşümde şirketlerin görevi, çalışanların önünü açmak, onların yeni araçları denemesini sağlamak ve kurum içinde öğrenme alanı yaratmak.
Yapay zeka çağında asıl rekabet, yalnızca en güçlü modeli kullanmakla şekillenmeyecek. Kurumların bu modelleri kendi iş süreçlerine ne kadar anlamlı yerleştirdiği, çalışanlarına ne kadar deneme alanı açtığı ve müşteriye sunduğu değeri ne ölçüde artırdığı belirleyici olacak.
Regülasyon ve güvenli deneme alanları kritik hale geliyor
Yapay zekanın finans sektöründe yaygınlaşması, regülasyon ve güvenli deneme alanlarını da daha önemli hale getiriyor. Deniz Devrim Cengiz, finansal teknolojilerde regülasyonların dönüşümü destekleyici yönde ilerlemesinin önemli olduğunu söyledi.
Özellikle sandbox yapıları, finans sektöründe yeni teknolojilerin kontrollü biçimde denenebilmesi için kritik bir rol üstleniyor. Cengiz’e göre regülatif yapıların bu dönüşüme alan açması, yapay zekanın finansal hizmetlerde güvenli ve sürdürülebilir biçimde kullanılmasını sağlayacak.
Bu noktada finans kurumlarının sorumluluğu yalnızca teknolojiyi kullanmakla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda bu teknolojinin nasıl kullanıldığını açıklayabilmek, risklerini yönetebilmek ve müşterinin güvenini korumak da yeni dönemin temel gereklilikleri arasında yer alıyor.
Cengiz’in değerlendirmeleri, finans sektöründe yapay zeka kullanımının yalnızca kurumların iç kararıyla ilerleyemeyeceğini de gösteriyor. Regülasyon, teknoloji, müşteri güveni ve kurumsal kültür aynı anda geliştiğinde, yapay zekanın finansal hizmetlerde kalıcı ve sağlıklı bir dönüşüm yaratması mümkün olacak.
Yeni dönem: Daha akıllı, daha hızlı ve daha kişisel finansal hizmetler
Deniz Devrim Cengiz’in Matriks Zirve 2026’daki değerlendirmeleri, bankacılık ve sermaye piyasaları açısından yapay zekanın artık gündemin çevresinde duran bir başlık olmadığını gösteriyor. Yapay zeka, finansal kurumların çalışma biçimini, müşteriyle temasını, operasyonel süreçlerini ve büyüme stratejilerini doğrudan etkileyen ana eksenlerden biri haline geliyor.
Colendi Bank’ın dijital doğan yapısı, bu dönüşümde önemli bir avantaj sağlıyor. Banka, yapay zeka ve otomasyonu kurum kültürünün parçası haline getirerek yalnızca teknolojik olarak hızlı hareket etmeyi değil, aynı zamanda yeni finansal hizmet modelleri geliştirmeyi hedefliyor.
Bu yeni modelin önemli başlıklarından biri de servis bankacılığı. MoneyPay örneğinde olduğu gibi, Colendi Bank markaların ve girişimlerin kendi müşteri deneyimleri içinde finansal hizmetler sunabilmesi için lisans, risk yönetimi, teknoloji ve finansal altyapı sağlayan bir çözüm ortağı olarak konumlanıyor.
Sermaye piyasalarında ise büyüyen yatırımcı tabanı, aracı kurumların daha hızlı, daha kişisel ve daha güvenli hizmet verme sorumluluğunu artırıyor. Yapay zeka bu noktada hem operasyonel verimlilik hem yatırımcı deneyimi hem de karar destek süreçleri açısından güçlü bir araç olarak öne çıkıyor.
Önümüzdeki dönemde finans kurumlarının başarısını belirleyecek unsurlar arasında teknolojiye erişim kadar, bu teknolojiyi güvenli, açıklanabilir, kurum kültürüne yayılmış ve müşteri değerine dönüşmüş biçimde kullanma becerisi de yer alacak. Colendi Bank örneği, dijital doğan yapıların yapay zeka çağında nasıl daha hızlı adapte olabileceğine ve finansal hizmetleri daha geniş bir ekosisteme nasıl taşıyabileceğine dair dikkat çekici bir pencere sunuyor.

Zirveye nazik davetleri için Sayın Cem Tutar’a, emekleri için tüm Matriks ekibe teşekkürler. Panel sonunda verdikleri Koruncuk Vakfı’na destek plaketi için ayrıca teşekkür ederim. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin devamını diliyorum.



