FinTech alanında haftanın gündemi 279 belli oldu. PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
2009 yılından bu yana ödeme hizmetleri sektöründe hizmet sunan tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olan PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 15 – 21 Haziran aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
Haziran ayının yeni haftasında yerli fintek gündemi, lisans ve kuruluş izinlerinden ödeme teknolojilerine, yapay zeka merkezli bankacılıktan yatırım ürünlerine, sermaye piyasalarından dijital varlık altyapılarına kadar geniş bir eksende şekillendi. SağlamPay’in TCMB’den faaliyet izni alması ve Dost Katılım Bankası’nın kuruluş izninin yayımlanması, finansal hizmetlerde yeni oyuncuların sahaya çıkacağı bir dönemin kapısını araladı. Enpara’nın yatırım işlemlerinde komisyon ve ücretleri sıfırlaması, QNB Invest’in Invest Plus hamlesi ve Ak Portföy’ün yapay zeka teknolojileri şirketlerine odaklanan yeni fonu ise bireysel yatırım tarafında erişim, maliyet ve ürün çeşitliliği rekabetini öne taşıdı.
Ödeme ve dijital ticaret tarafında BKM’nin mayıs ayı kartlı ödeme verileri, Türkiye’de kart kullanımının ve temassız ödeme alışkanlığının güçlü seyrini koruduğunu gösterdi. iyzico, Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle hazırlanan Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu, e-ticaret hacminin 4,6 trilyon TL’ye ulaşmasıyla dijital ticaretin ekonomideki ağırlığını bir kez daha görünür kıldı. Moka United’ın Beşiktaş taraftarına yönelik BJK Genç Cüzdan ürünü, Mastercard ve Masraff’ın Nurolbank kredi kartlarında sunduğu gider yönetimi çözümü, FinCraft’ın ödeme orkestrasyonu platformu Orkesta ve Livabudget’ın Logo Onaylı Ekosistem Çözümleri Programı’na dahil olması, fintek çözümlerinin artık ödeme anından kurumsal performans yönetimine kadar uzanan daha geniş bir operasyonel değer zincirinde konumlandığını gösterdi.
Haftanın teknoloji başlıklarında Akbank’ın AI Hub yapay zeka merkezini hayata geçirmesi, KOBIL’in Gartner Hype Cycle 2026’da SuperApp çözümüyle üçüncü kez örnek teknoloji sağlayıcı olarak gösterilmesi ve PwC’nin siber güvenlik araştırması öne çıktı. Yapay zeka, SuperApp mimarileri ve siber dayanıklılık; bankalar, finansal teknoloji şirketleri ve kurumsal yazılım sağlayıcıları için rekabetin ana eksenlerinden biri haline geliyor. Garanti BBVA’nın 80. yılını 23 bin çalışanıyla kutlaması, Burgan Bank’ın Greendeks Sertifikası’nı A skoruyla tamamlaması ve Halkbank’ın ABD’deki ceza davasının kapanması ise kurumsal hafıza, sürdürülebilirlik ve uyum kültürünün finans sektöründeki stratejik değerini yeniden hatırlattı.
Yatırım ve girişim sermayesi tarafında Türkiye fintech sektörünün 2026’nın ilk çeyreğinde 7 milyon dolar yatırım alması, Finartz’ın Deloitte EMEA Technology Fast 500 listesinde yer alması, KÜES Raporu’nun kurumsal girişim sermayesinin 20 yıllık dönüşümünü ele alması ve Revo Capital’in Turbo Law’un yatırım turuna liderlik etmesi, yerli ekosistemde sermayenin daha seçici, daha stratejik ve teknoloji derinliği arayan bir çizgiye ilerlediğini gösterdi. Bain & Company’nin özel sermaye piyasasına ilişkin raporu da küresel sermaye koşullarındaki dalgalanmanın Türkiye’deki teknoloji ve fintek girişimleri açısından daha sağlam birim ekonomi, güçlü veri altyapısı ve operasyonel disiplin ihtiyacını artırdığını ortaya koydu.
Dijital varlık ve alternatif finans başlıklarında Bitlo’nun Ripple iş birliğiyle RLUSD’yi Türkiye pazarına taşıması, Cropto’nun Kamerun ve Senegal’de ticari marka olarak tescillenmesi, TFA’nın Avrupa Dijital Finans Birliği’ne katılması ve ING ile Odeabank araştırmalarında tasarruf, altın ve finansal okuryazarlık eğilimlerinin öne çıkması; finansal hizmetlerde sınır ötesi temsil, tokenizasyon, stabil kripto varlıklar ve yatırım davranışlarının aynı dönemde daha görünür hale geldiğini gösterdi. Haftanın ortak mesajı netti: Yerli fintek ekosisteminde büyüme artık yalnızca yeni ürün ya da işlem hacmiyle açıklanmıyor; lisans, güven, veri, yapay zeka, finansal okuryazarlık, regülasyon uyumu ve global bağlantılar aynı rekabet denkleminin parçaları haline geliyor.
İşte haftanın ajandasında yer edinen, sektörün geleceğine ışık tutan en önemli başlıklar…
SağlamPay TCMB’den faaliyet izni aldı

Kuveyt Türk’ün ödeme sistemleri ve finansal teknolojiler alanındaki iştiraki SağlamPay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan faaliyet izni aldı.
Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri A.Ş. adıyla faaliyet gösterecek SağlamPay, ödeme ve elektronik para kuruluşu faaliyetleri çerçevesinde yetkilendirildi. Şirket, bireysel kullanıcılar ve işletmeler için güvenli, hızlı ve erişilebilir ödeme çözümleri sunmaya hazırlanıyor.
SağlamPay, katılım finans sektörünün ilk elektronik para kuruluşu olarak konumlanıyor. Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altında hayata geçirilen yapı, grubun kart, dijital bankacılık, ödeme alma ve CebimPOS gibi alanlarda geliştirdiği deneyimi bağımsız bir fintek modeliyle büyütmeyi hedefliyor. Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, faaliyet iznini katılım finans değerlerini yeni nesil finansal teknolojilerle buluşturan önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Katılım finans ödeme sistemlerinde yeni bir alan açıyor
SağlamPay’in faaliyet izni alması, katılım finans ekosisteminin ödeme ve elektronik para alanında daha görünür bir oyuncu çıkarma iradesini gösteriyor. Türkiye’de ödeme sistemleri pazarında rekabet giderek yoğunlaşırken, kullanıcılar ve işletmeler yalnızca hızlı işlem deneyimi aramıyor; güven, şeffaflık, erişilebilirlik ve değer uyumu da tercihleri etkiliyor. SağlamPay’in Kuveyt Türk Finans Grubu’nun güven birikimiyle sahaya çıkması, özellikle katılım finans müşterileri ve işletmeler için farklılaşan bir ödeme deneyimi yaratabilir. Yeni dönemde asıl belirleyici başlık, şirketin lisansını hangi ürünlerle, hangi entegrasyon kabiliyetiyle ve işletmelerin günlük finansal operasyonlarına ne kadar dokunan çözümlerle destekleyeceği olacak.
Dost Katılım Bankası’nın kuruluşuna BDDK’dan izin çıktı

BDDK, BİM’in de kurucu ortakları arasında yer aldığı Dost Katılım Bankası A.Ş.’nin 10 milyar TL kuruluş sermayesiyle kurulmasına izin verdi.
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Dost Katılım Bankası’nın kurucu ortakları arasında BİM Birleşik Mağazalar A.Ş., Desto Atık Yönetimi A.Ş., Dost Global Danışmanlık A.Ş., GDP Gıda Paketleme Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Es Global Gıda Sanayi Ticaret A.Ş. yer alıyor. Kuruluş izni, bankanın faaliyete başladığı anlamına gelmiyor; bankacılık operasyonlarına geçiş için faaliyet izni sürecinin de tamamlanması gerekiyor.
Dost Katılım Bankası’nın güçlü sermaye yapısıyla yola çıkacak olması, katılım bankacılığı pazarında yeni bir rekabet alanı yaratabilir. BİM’in kurucu ortaklar arasında yer alması ise perakende, ödeme sistemleri, tüketici finansmanı, tedarikçi finansmanı ve dijital bankacılık başlıklarını aynı denklemde buluşturuyor. Yeni bankanın bireysel müşteriler, KOBİ’ler, tedarikçiler ve dijital kullanıcılar için nasıl bir ürün mimarisi kuracağı faaliyet izni sonrasında daha net görülecek.
Perakende ve katılım bankacılığı aynı zeminde buluşuyor
Dost Katılım Bankası’nın kuruluş izni, klasik bir banka kuruluşundan daha geniş bir anlam taşıyor. BİM gibi yaygın müşteri erişimine, güçlü tedarikçi ağına ve yüksek işlem hacmine sahip bir perakende oyuncusunun katılım bankacılığı alanına adım atması, finansal hizmetlerin günlük tüketim ekosistemlerine daha fazla yaklaşacağını gösteriyor. Katılım finans prensipleriyle çalışan bir bankanın perakende ağıyla kesişmesi; tüketici finansmanı, KOBİ çözümleri, tedarik zinciri finansmanı, sadakat ve ödeme deneyimi tarafında farklı fırsatlar yaratabilir. Yeni yapının başarısı, 10 milyar TL’lik sermaye gücünü güven veren dijital deneyime, regülasyonla uyumlu ürün stratejisine ve doğru müşteri segmentasyonuna dönüştürebilmesine bağlı olacak.
Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu yayımlandı

iyzico, Dogma Alares ve ETİD iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu”nun beşincisini yayımladı.
Rapora göre Türkiye’de e-ticaret hacmi 2025 yılında 4,6 trilyon TL’ye, dolar bazında ise 115 milyar dolara ulaştı. E-ticaretin GSYİH içindeki payı yüzde 6,9 seviyesine yükselirken, internet kullanım oranı yüzde 90,9’a, e-ticaret kullanım oranı yüzde 50,7’ye, e-ticaret kullanıcı sayısı ise 32 milyona çıktı. iyzico verilerine göre ortalama sepet tutarı yıllık bazda yüzde 52 artarak 1.278 TL’ye yükseldi. İşlem adedi yaklaşık 6 milyar seviyesinde yatay seyrederken, büyümenin ana motoru daha yüksek sepet tutarları oldu.
Raporda moda ve aksesuar yüzde 29,1 hacim payıyla pazar liderliğini korurken, elektronik ve teknoloji yüzde 12,4 payla ikinci sırada yer aldı. Hizmet sektörü ise hacim bazında ilk üçe yükseldi. Satıcı dağılımında mikro işletmeler yüzde 90 payla geniş tabanı oluşturmasına rağmen toplam hacmin yalnızca yüzde 2,5’ini üretirken, büyük ölçekli işletmeler yüzde 0,4 satıcı payıyla hacmin yüzde 75,5’ini gerçekleştirdi. Ödeme tarafında “iyzico ile Öde” tüm işletme segmentlerinde işlem adedi ve hacmindeki payını artırarak öne çıkan alternatif kartlı ödeme yöntemlerinden biri oldu. iyzico CEO’su Orkun Saitoğlu, yeni dönemde yapay zeka destekli, sürdürülebilir, kârlı ve ölçeklenebilir büyümenin e-ticaretin ana fazı olacağını belirtti.
Türkiye E-Ticaret Ekosistemi 2025 Raporu’ndan öne çıkan veriler:
- Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2019’da 136 milyar TL olan e-ticaret satış hacmi, 2025’te 4,6 trilyon TL’ye ulaşarak yedi yıllık dönemde yaklaşık 34 katına çıktı. Bu dönemde yıllık bileşik büyüme oranı yaklaşık yüzde 80 oldu.
- 2019’da 24 milyar dolar olan e-ticaret satış hacmi, 2025’te 115 milyar dolara ulaşarak 2019-2025 döneminde yaklaşık 5 katına çıktı.
- E-ticaretin GSYİH içindeki payı Hollanda ve Almanya’da yüzde 2,6; Türkiye’de ise yüzde 2,8 seviyesindedir. Bu tablo, Türkiye’de e-ticaret adaptasyonunun güçlü seyrettiğini gösteriyor.
- Türkiye’de e-ticaretin 2019’da yüzde 2,7 olan ekonomideki payı, pandemi etkisiyle hızlandı. 2022’de yüzde 5,1 seviyesinde dengelenme sağlandı. 2023 – 2024 yıllarında yüzde 6,8’lik güçlü seviyenin ardından yüzde 6,5’lik sınırlı bir düzeltme yaşandı. 2025’te yüzde 6,9’a ulaşan yeni zirve, sektörün kalıcı büyümesini tescilledi.
- 2024 yılında 841 TL olan yıllık ortalama sepet tutarı, 2025 yılında yüzde 52 oranında güçlü bir artış göstererek 1.278 TL seviyesine yükseldi. Yılın ikinci yarısında 1.320 TL ile 1.720 TL bandına oturarak kalıcı ve daha yüksek bir seviyede seyretti.
- 2019-2023 döneminde 1,36 milyardan 5,87 milyara çıkan e-ticaret işlem adedi, 2024-2025 yıllarında yaklaşık 6 milyar seviyesinde geniş bir tabana oturdu.
- Moda ve aksesuar sektörü hem işlem yoğunluğunu hem de harcama hacmini artırarak pazar liderliğini pekiştirdi. Elektronik ve teknoloji, işlem sıklığından ziyade yüksek sepet tutarlarına dayalı yapısıyla hacimsel olarak ikinci sıradaki yerini korudu. Hizmet sektörü, kozmetik sektörünü geride bırakarak hacim bazında ilk üçe yükseldi. Ayrıca işlem adedinde de yiyecek-içeceğin ardından ikinci sıraya yerleşerek tüketicilerin dijitalleşme alışkanlıklarında güçlü bir ivme yakaladı.
- Satıcı dağılımında mikro işletmeler yüzde 90’lık payla ekosistemin geniş tabanını oluşturuyor. İşlem hacmi tarafında ise büyük ölçekli işletmeler yüzde 75,5’lik payla öne çıkıyor.
- Türkiye’de internetten yapılan kartlı ödemelerin payı son dokuz yılda belirgin biçimde arttı.
- E-ticaret alışverişlerinin belirgin bir şekilde hafta içi günlerinde yoğunlaştığı görülüyor. 2025 yılında gerçekleştirilen e-ticaret işlemlerinin yüzde 73,9’u pazartesi-cuma günleri arasında gerçekleşmişti. Pazartesi, haftanın en yoğun alışveriş yapılan günü olurken; cumartesi ve pazar ise en sakin günler oldu.
- Anneler Günü, 2.212 TL ile tüm özel günlerin en yüksek sepet büyüklüğüne ulaştı. Okula Dönüş döneminde sepet büyüklüğü 1.980 TL ile yüksek seyretti.
- iyzico ile Öde, tüm işletme segmentlerinde güçlü bir ivme yakalayarak öne çıkan alternatif kartlı ödeme yöntemi haline geldi. Tüketiciler yüksek tutarlı alışverişlerde ağırlıklı olarak kredi kartı ve iyzico ile Öde’yi tercih ederken; düşük tutarlı işlemlerde banka kartı ve ön ödemeli kartlara yöneldi.
- Tüketicilerin taksitli ödeme davranışları; sepet büyüklüğü, sektör dinamikleri ve yasal düzenlemeler gibi etkenlere bağlı olarak şekillendi.
- Türkiye e-ticaret ekosistemi, aşağıdaki üç temel unsurun etkisiyle çok daha bağlantılı ve entegre bir yapıya doğru ilerliyor
E-ticarette büyüme yapay zeka ve ödeme deneyimiyle derinleşiyor
iyzico, Dogma Alares ve ETİD’in hazırladığı rapor, Türkiye e-ticaret pazarında büyümenin artık yalnızca işlem adedindeki artışla açıklanamayacağını gösteriyor. İşlem sayısı 6 milyar seviyesinde dengelenirken ortalama sepet tutarının 1.278 TL’ye çıkması, tüketicinin e-ticareti daha yüksek bütçeli ihtiyaçlar için de ana kanal olarak benimsediğini anlatıyor. Mikro işletmelerin satıcı tabanındaki yüksek payına rağmen hacimde sınırlı kalması, KOBİ’lerin dijitalde ölçeklenmesi için ödeme, lojistik, veri analitiği, pazarlama teknolojileri ve yapay zeka destekli operasyon araçlarına daha fazla ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. “iyzico ile Öde” gibi alternatif ödeme çözümlerinin payını artırması da tüketicinin güven, hız ve kolaylık arayışının ödeme deneyimini e-ticaret büyümesinin merkezine taşıdığını netleştiriyor.
Türkiye Finansal Teknoloji Derneği EDFA’ya katıldı

Türkiye Fintek Derneği, Avrupa’nın dijital finans sektörünü Brüksel’de temsil eden Avrupa Dijital Finans Birliği’ne katıldı.
TFA’nın EDFA üyeliğiyle Türk fintek ekosistemi, Avrupa’nın düzenleyici ve ticari gündeminde daha doğrudan temsil edilecek. İspanya’dan İsveç’e, Fransa’dan Romanya’ya 10’u aşkın ulusal fintek derneğini bir araya getiren EDFA ağı; açık finans, DLT Pilot Rejimi, özel sermaye çıkışları ve dijital finans politikaları gibi başlıklarda Avrupa düzeyinde çalışmalar yürütüyor.
TFA, EDFA çatısı altında çalışma gruplarına ve politika girişimlerine aktif olarak katılacak. Dernek, Türk fintek şirketlerinin Avrupa pazarındaki görünürlüğünü artırmayı, düzenleyici kurumlarla diyaloğu güçlendirmeyi, yatırımcı buluşmaları ve ortak etkinlikler üzerinden üyelerine yeni iş birliği kanalları açmayı hedefliyor. TFA Yönetim Kurulu Üyesi Şebnem Elif Kocaoğlu Ulbrich, EDFA üyeliğinin Türkiye fintek ekosisteminin Avrupa’nın dijital finans mimarisinin aktif parçası haline geldiğini gösteren somut bir adım olduğunu belirtti.
Avrupa masasında temsil büyüme kadar etki alanı da yaratıyor
TFA’nın EDFA’ya katılması, Türk fintekleri için Avrupa açılımının yalnızca müşteri kazanımı veya yatırımcı temasından ibaret kalmadığını gösteriyor. Açık finans, blokzincir tabanlı finansal altyapılar, gömülü finans ve dijital finans regülasyonları gibi başlıklarda politika süreçlerine yakın durmak, şirketlerin Avrupa pazarına daha hazırlıklı girmesini sağlayabilir. Türkiye’nin ödeme sistemleri, açık bankacılık, katılım finans, kripto varlıklar ve B2B fintek çözümlerinde biriktirdiği saha deneyiminin Avrupa ağlarıyla paylaşılması da çift yönlü değer yaratıyor. TFA açısından EDFA üyeliği, ekosistemi temsil eden bir rolden daha fazlasını ifade ediyor; Türk finteklerinin Brüksel’de duyulan, görüş bildiren ve ortak gündem üreten bir aktöre dönüşmesi için önemli bir zemin açıyor.
Türkiye fintech sektörü ilk çeyrekte 7 milyon dolar yatırım aldı

KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Danışmanlığı ve 212 ekipleri tarafından hazırlanan Türkiye Startup Yatırımları raporuna göre fintech sektörü, 2026’nın ilk çeyreğinde 7 milyon dolarlık yatırım hacmine ulaştı.
Rapora göre Türkiye startup ekosistemi, yılın ilk çeyreğinde satın almalar dahil toplam 559,2 milyon dolarlık işlem hacmi yakaladı. Fintech dikeyi ise 2 işlem ve 7 milyon dolarlık yatırım hacmiyle oyun sektörünün ardından en fazla sermaye çeken ikinci dikey oldu. Yatırım tarafında Avrupa sermaye piyasaları için altyapı sağlayan Axiology’nin 5,917 milyon dolarlık tohum aşaması yatırımı öne çıktı.
Fintech alanında stratejik satın almalar da dikkat çekti. Ocak 2026’da çevrim içi tahsilat ve açık bankacılık çözümleri sunan Ödüyo, QNB eSolutions tarafından 5 milyon dolar bedelle yüzde 100 hisse oranıyla satın alındı. Fintech girişimi Ortak’ın yüzde 90,5 hissesi ise 2 milyon dolar karşılığında Neo Yatırım tarafından devralındı. Ayrıca İngiltere merkezli fintech girişimi Clave, mart ayında Paribu tarafından satın alındı. KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk, açık bankacılık ve çevrim içi tahsilat çözümlerinin işletmeler arası ticaretin dijitalleşmesinde ana taşıyıcı olacağını vurguladı.
Fintech yatırımlarında satın alma iştahı öne çıkıyor
Türkiye fintech sektörünün ilk çeyrekte 7 milyon dolarlık yatırım alması, hacim olarak sınırlı görünse de stratejik satın almalar tabloyu daha anlamlı hale getiriyor. Ödüyo’nun QNB eSolutions tarafından satın alınması, açık bankacılık ve çevrim içi tahsilat alanlarında büyük finansal kurumların çevik girişimleri ekosistemlerine katma eğilimini güçlendiriyor. Axiology yatırımı ise Türkiye bağlantılı fintech girişimlerinin Avrupa sermaye piyasaları altyapısında söz sahibi olabileceğini gösteren önemli bir sinyal veriyor. Önümüzdeki dönemde fintech büyümesinin yalnızca yeni yatırım turlarıyla değil; kurumsal satın almalar, stratejik birleşmeler, yapay zeka destekli operasyon altyapıları ve B2B finansal teknoloji çözümleri üzerinden hız kazanması bekleniyor.
Kartlı ödemelerde büyüme mayıs ayında da sürdü

Bankalararası Kart Merkezi’nin mayıs ayı verileri, kartlı ödemelerde büyümenin güçlü seyrini koruduğunu gösterdi.
Türkiye’de kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kart sayısı mayıs ayında toplam 471,9 milyona ulaştı. Kredi kartı sayısı 135,4 milyon, banka kartı sayısı 213,5 milyon, ön ödemeli kart sayısı ise 123 milyon oldu. Kart sayılarındaki artış, kartlı ödeme alışkanlığının hem günlük harcamalarda hem de dijital kanallarda daha geniş bir kullanıcı tabanına yayıldığını gösterdi.
Mayıs ayında kartlarla yapılan toplam ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47 artarak 1,9 trilyon TL’ye çıktı. Kredi kartlarıyla yapılan ödemeler 1,6 trilyon TL, banka kartlarıyla yapılan ödemeler 266,2 milyar TL, ön ödemeli kartlarla yapılan ödemeler ise 20,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı yüzde 47 artışla 569,1 milyar TL’ye ulaşırken, temassız ödemeler 602,4 milyar TL hacme çıktı. Mağaza içi her 5 kartlı ödemeden yaklaşık 4’ü temassız yapıldı.
Kartlı ödeme verileri dijitalleşmenin günlük hayata yerleştiğini gösteriyor
BKM’nin mayıs ayı verileri, kartlı ödemelerin Türkiye’de yalnızca yüksek tutarlı alışverişlerde kullanılan bir yöntem olmaktan çıkıp günlük finansal davranışın ana unsurlarından birine dönüştüğünü anlatıyor. İnternetten kartlı ödemelerin 569,1 milyar TL’ye ulaşması, e-ticaret ve mobil ticaretin ödeme altyapıları üzerindeki etkisini artırırken; temassız ödemelerdeki 602,4 milyar TL’lik hacim, fiziksel alışverişte hız ve kolaylık beklentisinin kalıcı hale geldiğini gösteriyor. Kredi kartlarının toplam hacimdeki ağırlığı, tüketicinin harcama ve nakit akışı yönetiminde kart limitlerini daha aktif kullandığını ortaya koyuyor. Ödeme kuruluşları, bankalar ve perakende oyuncuları açısından yeni rekabet alanı; işlem güvenliği, taksit ve sadakat modelleri, hızlı checkout deneyimi ve veriye dayalı kişiselleştirilmiş ödeme çözümleri etrafında şekilleniyor.
Moka United Beşiktaş’ın genç taraftarına BJK Genç Cüzdan’ı sundu

Moka United ve Beşiktaş iş birliğiyle BJK SuperApp içinde genç kullanıcılara yönelik BJK Genç Cüzdan kullanıma sunuldu.
12-18 yaş aralığındaki gençlere yönelik geliştirilen dijital cüzdan; harçlık alma, QR kod ile ödeme yapma, harcama takibi ve bütçe yönetimi gibi özellikler sunuyor. Ebeveynler ise uygulama üzerinden çocuklarına uzaktan para gönderebiliyor, limit belirleyebiliyor, harcamaları izleyebiliyor ve ihtiyaç halinde hesaba uzaktan müdahale edebiliyor.
BJK Genç Cüzdan, telefon uygulaması üzerinden kullanılabildiği gibi fiziksel kart seçeneğiyle de destekleniyor. Gençler market, kantin, sinema ve günlük harcama noktalarında QR kod ile hızlı ve temassız ödeme yapabiliyor. Moka United Genel Müdürü Halim Memiş, ürünün 12-18 yaş arası gençlerin dijital cüzdanla güvenli ve kontrollü biçimde tanışması için tasarlandığını belirterek aile içi finansal iletişimi güçlendiren bir yapı sunduklarını ifade etti.
Taraftar aidiyeti finansal okuryazarlıkla birleşiyor
BJK Genç Cüzdan, gençlere yönelik finansal ürünlerde spor kulübü ekosisteminin ne kadar güçlü bir temas alanı yaratabileceğini gösteriyor. 12-18 yaş grubu için harçlık yönetimi, ödeme alışkanlığı ve bütçe bilinci erken yaşta şekilleniyor. Moka United’ın Beşiktaş taraftar deneyimi içine yerleştirdiği cüzdan modeli, genç kullanıcıya kontrollü finansal özgürlük sunarken ebeveyn tarafında güven, limit ve takip ihtiyacını karşılıyor. Spor kulüpleri için SuperApp yapıları artık yalnızca haber, bilet veya mağaza kanalı olarak konumlanmıyor; ödeme, sadakat, topluluk ve finansal okuryazarlık deneyimini aynı çatı altında buluşturan daha geniş bir dijital ekosisteme dönüşüyor.
FinCraft ödeme orkestrasyonu platformu Orkesta’yı tanıttı

FinCraft, işletmelerin farklı ödeme sağlayıcılarını, bankaları ve ödeme operasyonlarını tek merkezden yönetmesini sağlayan ödeme orkestrasyonu platformu Orkesta’yı İstanbul’da düzenlenen lansmanla tanıttı.
Orkesta; akıllı yönlendirme, işlem optimizasyonu, otomatik mutabakat, programlanabilir ledger altyapısı ve gerçek zamanlı raporlama özellikleriyle ödeme operasyonlarını daha verimli ve ölçeklenebilir hale getirmeyi hedefliyor. Platform, farklı bankalar, ödeme kuruluşları, sanal POS’lar ve alternatif ödeme yöntemleriyle çalışan işletmelere merkezi kontrol ve şeffaflık sunuyor.
FinCraft CEO’su Melih Büyükbayram, Orkesta’nın şirketin küresel büyüme vizyonunda önemli bir adım olduğunu belirtirken, FinCraft CPO’su Muharrem Duran platformun ödeme operasyonlarındaki karmaşıklığı azaltmayı amaçladığını vurguladı. FinCraft CTO’su Yasemin Bakır ise teknik mimaride güvenlik, performans ve esnekliğe odaklandıklarını ifade etti. Lansmanda Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız da büyük ölçekli perakende organizasyonlarında ödeme orkestrasyonunun müşteri deneyimi ve operasyonel süreklilik açısından yarattığı değeri paylaştı. FinCraft, Orkesta’yı Avrupa, Birleşik Krallık ve MENA pazarlarına taşımayı hedefliyor.
Ödeme orkestrasyonu işletmeler için stratejik kontrol katmanına dönüşüyor
FinCraft’ın Orkesta lansmanı, ödeme teknolojilerinde rekabetin ödeme alma veya entegrasyon kolaylığı sınırlarını aşarak operasyonel görünürlük, işlem optimizasyonu ve çoklu sağlayıcı yönetimi ekseninde derinleştiğini gösteriyor. Perakende, e-ticaret ve çok pazarlı çalışan işletmeler için ödeme başarısı artık doğrudan gelir performansı, müşteri deneyimi ve maliyet yönetimiyle bağlantılı. Akıllı yönlendirme, otomatik mutabakat ve gerçek zamanlı raporlama gibi yetenekler, ödeme ekiplerinin yalnızca işlem izleyen bir rolden çıkıp iş performansını yöneten bir konuma geçmesini sağlıyor. Orkesta’nın “ödeme dünyasının ERP’si” olma iddiası güçlü; başarıyı belirleyecek unsur ise platformun farklı pazarlarda regülasyon, sağlayıcı çeşitliliği, işlem hacmi ve kurumsal entegrasyon beklentilerini ne kadar tutarlı karşılayacağı olacak.
Livabudget Logo Onaylı Ekosistem Çözümleri Programı’na dahil oldu

Dataliva Bilişim Hizmetleri tarafından geliştirilen Livabudget, Logo Yazılım’ın Onaylı Ekosistem Çözümleri Programı’na dahil edildi.
Livabudget; bütçeleme, tahminleme, finansal konsolidasyon ve kurumsal performans yönetimi süreçlerini tek platformda bir araya getiriyor. Platform, finans ekiplerinin yanı sıra satış, operasyon, insan kaynakları ve farklı iş birimlerinin bütçe süreçlerine aktif katılımını destekleyerek kurum genelinde ortak planlama kültürü oluşturmayı hedefliyor.
Logo Onaylı Ekosistem Çözümü olarak konumlanan Livabudget, Logo ERP kullanan işletmelerin finansal ve operasyonel verilerini daha bütünleşik yönetmesine katkı sunacak. Platform; bütçe gerçekleşmeleri, operasyonel sonuçlar, senaryo analizleri ve performans göstergeleri üzerinden şirketlerin daha hızlı, ölçülebilir ve veri odaklı kararlar almasını destekliyor. Dataliva Genel Müdürü Binnur Demirci, Livabudget’ın teknik yetkinliği, entegrasyon kabiliyeti ve kurumlara sunduğu katma değerin program üyeliğiyle tescillendiğini belirtti.
Kurumsal performans yönetimi ERP ekosistemiyle derinleşiyor
Livabudget’ın Logo Onaylı Ekosistem Çözümleri Programı’na dahil olması, finansal planlama ve performans yönetiminin artık şirketlerde ayrı bir raporlama fonksiyonu olarak kalmadığını gösteriyor. Bütçeleme, tahminleme ve finansal konsolidasyon süreçleri ERP verisiyle beslendiğinde, yönetim ekipleri geçmiş sonuçları izlemekten daha ileri giderek senaryo bazlı karar alma, kaynak optimizasyonu ve departmanlar arası hedef uyumu sağlayabiliyor. Logo ERP kullanan işletmeler açısından Livabudget entegrasyonu, finans ekiplerinin veri toplama yükünü azaltırken karar kalitesini artırabilecek bir katman sunuyor. Kurumsal yazılım ekosisteminde değer artık yalnızca ana sistemlerin gücüyle değil, ana sistemlere bağlanan uzman çözümlerin işletmeye ne kadar çeviklik kazandırdığıyla ölçülüyor.
Garanti BBVA 80. yılını 23 bin çalışanıyla kutladı

Garanti BBVA, 80. kuruluş yıl dönümünü Türkiye’nin 80 ilinden ve yurt dışı dahil tüm iştiraklerinden gelen 23 bin çalışanıyla İstanbul Park’ta düzenlenen özel etkinlikte kutladı.
Bankanın tarihindeki en geniş katılımlı kurumsal etkinlik olma özelliğini taşıyan buluşmada deneyim alanları, “80 Yıldır Yarınlardayız” sergisinden özel seçkiler, sahne performansları, Mor ve Ötesi konseri ve Tarkan finali yer aldı. Etkinlik, Garanti BBVA’nın 80 yıllık yolculuğunu çalışan deneyimi, kurumsal hafıza ve ortak aidiyet ekseninde görünür kıldı.
Garanti BBVA’nın 80. yıl programı yıl boyunca devam edecek. Salt iş birliğiyle hazırlanan “80 Yıldır Yarınlardayız” sergisi, bankanın Türkiye’nin ekonomik, toplumsal, kültürel ve teknolojik dönüşümüne eşlik eden hikâyesini dijital teknolojiler ve yapay zeka destekli uygulamalarla ziyaretçilere sunuyor. Program kapsamında 4 ilde yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı Vizyon Buluşmaları, TEMA Vakfı iş birliğiyle oluşturulan 80 Bin Fidanlık Hatıra Ormanı ve “80 İl, 80 Okul” girişimi de yer alıyor. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, bankanın 80 yıllık hikâyesinin değişimi kucaklayan, kendini sürekli yenileyen ve birlikte üreten güçlü bir kurum kültürüyle yazıldığını vurguladı.
Bankacılıkta kurumsal hafıza gelecek vizyonuyla değer kazanıyor
Garanti BBVA’nın 80. yıl programı, bankacılıkta güçlü marka mirasının yalnızca geçmiş başarıların anlatımıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Çalışan deneyimi, toplumsal fayda, sürdürülebilirlik, dijital sergi deneyimi ve ortak gelecek vizyonu aynı çatı altında buluştuğunda kurum kültürü stratejik bir sermayeye dönüşüyor. Finans sektöründe teknoloji, veri ve yapay zeka yatırımları hızlanırken, köklü kurumların asıl avantajı bu dönüşümü çalışan aidiyeti ve güven duygusuyla birlikte yönetebilmesinde yatıyor. Garanti BBVA’nın 80. yıl yaklaşımı, bankacılıkta uzun vadeli rekabetin yalnızca ürün ve kanal gücüyle değil; hafızasını geleceğe taşıyabilen, çalışanlarını dönüşümün aktif parçası haline getirebilen kurum kültürüyle şekilleneceğini anlatıyor.
KOBIL Gartner Hype Cycle 2026’da üçüncü kez örnek teknoloji sağlayıcı oldu

KOBIL, SuperApp çözümüyle Gartner Hype Cycle 2026 raporunda üçüncü kez örnek teknoloji sağlayıcı olarak gösterildi.
Şirketin SuperApp yaklaşımı; kimlik doğrulama, güvenli iletişim, ödeme, mobil cüzdan, sadakat, belediye hizmetleri, finansal servisler ve farklı dijital deneyimleri tek uygulama çatısı altında birleştiren bir yapı sunuyor. Gartner’ın değerlendirmesinde KOBIL’in güvenlik odaklı mimarisi ve çoklu servisleri aynı platformda yönetebilme kabiliyeti öne çıktı.
KOBIL, daha önce de Gartner raporlarında SuperApp alanında örnek teknoloji sağlayıcılar arasında yer almıştı. Üçüncü kez gelen değerlendirme, şirketin şehirler, finans kuruluşları, kamu kurumları ve büyük ölçekli işletmeler için geliştirdiği platform modelinin uluslararası teknoloji gündemindeki görünürlüğünü artırıyor. KOBIL Kurucusu ve CEO’su İsmet Koyun, SuperApp vizyonunun yalnızca çok sayıda servisi bir araya getirmekten ibaret olmadığını, güvenli dijital kimlik ve kontrollü kullanıcı deneyimiyle kurumların dijital ekosistem kurmasına imkân verdiğini vurguladı.
SuperApp modellerinde güvenlik rekabetin merkezine yerleşiyor
KOBIL’in Gartner Hype Cycle 2026’da üçüncü kez örnek teknoloji sağlayıcı olarak yer alması, SuperApp yaklaşımının yalnızca kullanıcı deneyimi tarafında kolaylık sunan bir model olmadığını gösteriyor. Finansal işlemler, kimlik doğrulama, kamu hizmetleri, mobil ödeme ve sadakat gibi yüksek güven gerektiren servisler aynı uygulama çatısında toplandığında, platformun asıl değeri güvenlik mimarisi ve veri yönetimi kapasitesiyle ölçülüyor. KOBIL’in SuperApp modelinde güvenli dijital kimlik katmanını merkeze alması, özellikle finans kuruluşları ve kamu odaklı dijital ekosistemler açısından kritik bir farklılaşma alanı yaratıyor. Türkiye’den çıkan bir teknoloji sağlayıcısının küresel analist raporlarında tekrar eden biçimde görünür olması, yerli fintek ve teknoloji ekosisteminin yalnızca ürün geliştiren konumdan platform ihraç eden bir yapıya ilerlediğini ortaya koyuyor.
Nurolbank kredi kartlarında Masraff ve Mastercard çözümü sunuluyor

Mastercard ve Masraff iş birliğiyle geliştirilen dijital gider yönetimi çözümü, Türkiye’de ilk kez Nurolbank kredi kartlarında kullanıma sunuluyor.
Çözüm, şirket çalışanlarının kurumsal kredi kartlarıyla yaptıkları harcamaları Masraff platformu üzerinden dijital olarak yönetmesini sağlıyor. Fiş, fatura ve gider belgeleri mobil uygulama aracılığıyla sisteme aktarılabiliyor; harcama süreçleri onay akışları, kategori bazlı kontroller ve raporlama özellikleriyle daha izlenebilir hale geliyor.
Nurolbank kredi kartı kullanıcılarına sunulan yapı, manuel masraf girişlerini azaltırken finans ekiplerinin mutabakat, kontrol ve raporlama süreçlerini sadeleştirmeyi hedefliyor. Mastercard’ın kurumsal ödeme teknolojileri ile Masraff’ın gider yönetimi platformunu birleştiren çözüm, işletmelerin kurumsal kart harcamalarını daha şeffaf, hızlı ve veri odaklı yönetmesine katkı sunuyor.
Kurumsal kartlar gider yönetiminin dijital merkezine yerleşiyor
Nurolbank kredi kartlarında sunulan Masraff ve Mastercard çözümü, kurumsal kartların yalnızca ödeme aracı olarak konumlanmadığını, şirket içi finansal kontrol süreçlerinin doğrudan parçası haline geldiğini gösteriyor. Gider belgelerinin dijital toplanması, harcamaların anlık izlenmesi ve onay akışlarının platform üzerinden yönetilmesi; özellikle saha ekipleri, satış organizasyonları ve çok lokasyonlu şirketler için ciddi operasyonel kolaylık yaratabilir. Finans ekipleri açısından en önemli değer, harcama gerçekleştikten sonra belge peşinde koşmak yerine işlem anından itibaren veri üreten, kontrol edilebilir ve raporlanabilir bir yapı kurmakta yatıyor. Kurumsal ödeme teknolojilerinde rekabet giderek kart limiti veya taksit seçeneklerinden daha geniş bir alana taşınıyor; gider yönetimi, uyum, otomasyon ve finansal görünürlük artık ürünün ayrılmaz parçaları haline geliyor.
Finartz Deloitte EMEA Technology Fast 500 listesinde 109. sırada yer aldı

Finartz, Deloitte tarafından yayımlanan 2025 EMEA Technology Fast 500 listesinde 109. sırada yer alarak uluslararası teknoloji ekosisteminde önemli bir başarıya imza attı.
Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini bir araya getiren listede yer almak, Finartz’ın büyüme performansı, inovasyon kapasitesi ve ölçeklenebilir teknoloji yaklaşımının uluslararası ölçekte görünür hale geldiğini gösterdi. Finansal teknoloji alanında yenilikçi çözümler geliştiren şirket, bankalar, finansal kuruluşlar ve ödeme ekosistemi oyuncularına yönelik ürünleriyle finansal hizmet altyapısının dönüşümüne katkı sunuyor.
Deloitte’un 2025 EMEA Technology Fast 500 listesinde Türkiye’den 21 teknoloji şirketi yer aldı. Türk şirketlerinin 9’unun fintek alanında faaliyet göstermesi; çekirdek bankacılık, ödeme orkestrasyonu, ödeme güvenliği, açık bankacılık, risk yönetimi ve KOBİ finansmanı gibi kritik altyapı katmanlarında yerli teknoloji üreticilerinin güç kazandığını gösterdi. Finartz CEO’su Cihan Demir, listenin 109. sırasında yer almanın ekiplerinin, müşterilerinin ve iş ortaklarıyla birlikte yarattıkları değerin uluslararası ölçekte takdir edildiğini gösterdiğini belirtti.
Fintek altyapısında büyüme uluslararası görünürlük kazanıyor
Finartz’ın Deloitte EMEA Technology Fast 500 listesinde yer alması, Türkiye fintek ekosisteminde asıl büyüme hikâyesinin yalnızca son kullanıcıya dokunan uygulamalarda şekillenmediğini anlatıyor. Bankalar, ödeme kuruluşları ve finansal kurumlar için geliştirilen çekirdek teknoloji, güvenlik, ödeme ve risk altyapıları; ekosistemin görünmeyen fakat en kritik katmanını oluşturuyor. Türkiye’den 9 fintek şirketinin EMEA ölçeğinde en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri arasında yer alması, yerli oyuncuların ürünlerini yalnızca iç pazar ihtiyaçlarına göre tasarlamadığını, bölgesel rekabete açılabilecek bir teknoloji derinliği geliştirdiğini gösteriyor. Finartz açısından asıl değer, listede yer almanın ötesinde, finansal kurumların dönüşüm ajandasında güvenilir teknoloji ortağı konumunu daha güçlü biçimde pekiştirmesinde yatıyor.
Nakitera Kredi Geçidi’ne Fibabanka iş birliğiyle taksitli ticari kredi eklendi

Nakitera, Ortak Ödeme Paneli üzerinden sunduğu tahsilat çözümlerine Fibabanka iş birliğiyle Taksitli Ticari Kredi seçeneğini ekledi.
Yeni çözüm, alıcı firmaların ödemelerini kendi nakit akışlarına uygun vadelerle kredilendirerek tamamlamasına imkân tanıyor. Satıcı firmalar ise tahsilatlarını hızlı biçimde gerçekleştirerek ticari hacimlerini kesintisiz sürdürebiliyor.
Nakitera Kredi Geçidi kapsamında sunulan Taksitli Ticari Kredi, B2B ticarette ödeme ve finansman süreçlerini aynı akışta buluşturuyor. Fibabanka iş birliğiyle hayata geçirilen yapı, işletmelerin hem tahsilat hızını artırmayı hem de alıcı tarafında ödeme esnekliği sağlamayı hedefliyor.
B2B ödemelerde finansman tahsilatın doğal parçasına dönüşüyor
Nakitera’nın Fibabanka iş birliğiyle sunduğu Taksitli Ticari Kredi, işletmeler arası ticarette nakit akışı yönetiminin ne kadar kritik hale geldiğini gösteriyor. Alıcı firmalar için vadeli finansman imkânı, satın alma kararlarını kolaylaştırırken satıcı tarafında tahsilatın hızlanması ticari sürekliliği destekliyor. B2B ödeme çözümlerinde rekabet artık yalnızca ödeme alma kolaylığı üzerinden ilerlemiyor; kredi, tahsilat, mutabakat ve nakit akışı yönetimini aynı platformda sunabilen yapılar işletmeler için daha güçlü değer yaratıyor.
Moldcell AML operasyonlarını Sanction Scanner platformuna taşıdı

Moldova’nın önde gelen telekom operatörlerinden Moldcell, AML operasyonlarını Sanction Scanner’ın AI-native platformu üzerinden yönetmeye başladı.
1,5 milyon kullanıcıya hizmet veren Moldcell, müşteri tarama, işlem izleme ve dolandırıcılık tespiti süreçlerini tek sistem altında topladı. Daha önce manuel olarak yürütülen kontroller, yeni yapı sayesinde saniyeler içinde tamamlanabilir hale geldi.
Sanction Scanner platformu, Moldcell’in uyum ekiplerine daha hızlı, eksiksiz ve darboğaz yaratmayan bir kontrol altyapısı sunuyor. Şirket ekiplerinin değerlendirmesine göre analistler, otomasyonla hızlanan süreçler sayesinde zamanlarını daha kritik risklere ve karar gerektiren incelemelere ayırabiliyor.
AML süreçlerinde yapay zeka operasyonel verimliliği artırıyor
Moldcell’in AML operasyonlarını Sanction Scanner platformuna taşıması, telekom sektöründe uyum teknolojilerinin finansal hizmetlere benzer bir kritik seviyeye ulaştığını gösteriyor. Geniş kullanıcı tabanına sahip operatörlerde müşteri tarama, işlem izleme ve dolandırıcılık tespiti gibi süreçlerin manuel ilerlemesi hem hız hem de risk yönetimi açısından ciddi baskı yaratabiliyor. AI-native platform yaklaşımı, kontrolleri hızlandırırken analistlerin rutin işlem yükünden çıkarak daha karmaşık risklere odaklanmasını sağlıyor. Sanction Scanner açısından Moldcell iş birliği, AML teknolojilerinin yalnızca bankalar ve finteklerle sınırlı kalmadığını; telekom, dijital servisler ve büyük ölçekli kullanıcı ekosistemlerinde de güçlü bir ihtiyaç alanına dönüştüğünü gösteriyor.
Ak Portföy Yapay Zeka Teknolojileri Şirketleri Fonu’nu hayata geçirdi

Ak Portföy, yapay zeka teknolojileri alanında faaliyet gösteren global şirketlere yatırım imkânı sunan Ak Portföy Yapay Zeka Teknolojileri Şirketleri Hisse Senedi Serbest Fonu’nu yatırımcılarla buluşturdu.
Fon; yapay zeka, yarı iletkenler, bulut bilişim, veri merkezi altyapısı, otomasyon, robotik, yazılım ve dijital platformlar gibi alanlarda faaliyet gösteren şirketlere odaklanıyor. Portföy yapısı, yapay zeka değer zincirinin farklı katmanlarında yer alan küresel oyunculara erişim sağlayacak şekilde kurgulandı.
Ak Portföy’ün yeni fonu, yatırımcılara yapay zeka dönüşümünden pay alma imkânı sunarken teknoloji temalı yatırım ürünlerine yönelik artan ilgiyi de karşılamayı hedefliyor. Ak Portföy Genel Müdürü Selim Yazıcı, yapay zekanın küresel ekonomide üretimden finansa, sağlıktan perakendeye kadar birçok sektörde verimlilik ve rekabet dinamiklerini yeniden şekillendirdiğini belirterek fonun yatırımcılara uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere erişim sağlayacağını ifade etti.
Yapay zeka temalı fonlar yatırım ürünlerinde yeni büyüme alanı açıyor
Ak Portföy’ün yapay zeka teknolojileri şirketlerine odaklanan fonu, sermaye piyasalarında tematik yatırım ürünlerine yönelik talebin daha güçlü hale geldiğini gösteriyor. Yapay zeka artık yalnızca teknoloji şirketlerinin büyüme hikâyesi olarak görülmüyor; çip üreticilerinden bulut altyapı sağlayıcılarına, veri merkezi işletmecilerinden yazılım platformlarına kadar geniş bir değer zinciri yaratıyor. Yatırımcı açısından asıl kritik nokta, yapay zeka temasının popülerliğinden çok fonun bu zincirin hangi halkalarına, hangi risk dağılımıyla ve hangi vade perspektifiyle erişim sağladığı olacak. Türkiye’de bireysel yatırımcıların global teknoloji megatrendlerine fonlar üzerinden erişebilmesi, portföy çeşitlendirmesi ve finansal okuryazarlık açısından önemli bir gelişme niteliği taşıyor.
Akbank yapay zeka merkezi AI Hub’ı hayata geçirdi

Akbank, yapay zeka alanındaki çalışmalarını tek çatı altında toplamak ve kurum genelinde ölçeklendirmek amacıyla AI Hub adlı yapay zeka merkezini hayata geçirdi.
AI Hub; bankanın yapay zeka stratejisini, veri odaklı ürün geliştirme süreçlerini, operasyonel verimlilik projelerini ve müşteri deneyimini güçlendiren uygulamaları merkezi bir yapıda yönetmeyi hedefliyor. Merkez, farklı iş birimlerinin yapay zeka teknolojilerinden daha etkin yararlanmasını sağlarken, kurum içinde ortak bilgi birikimi ve uygulama standardı oluşturacak.
Akbank, AI Hub ile üretken yapay zeka, makine öğrenmesi, veri analitiği, otomasyon ve karar destek sistemleri gibi alanlarda geliştirilen projeleri daha hızlı hayata geçirmeyi planlıyor. Banka, yapay zekayı yalnızca teknoloji yatırımı olarak konumlandırmak yerine müşteri deneyimi, risk yönetimi, operasyonel süreçler, çalışan verimliliği ve yeni ürün geliştirme başlıklarında stratejik bir dönüşüm aracı olarak değerlendiriyor.
Bankacılıkta yapay zeka merkezi modelle ölçek kazanıyor
Akbank’ın AI Hub hamlesi, bankacılıkta yapay zeka projelerinin tekil kullanım örneklerinden çıkarak kurumsal yönetim modeline dönüştüğünü gösteriyor. Büyük ölçekli bankalarda yapay zekadan gerçek değer üretmek için güçlü veri mimarisi, net yönetişim, güvenlik standartları, iş birimleriyle yakın çalışma ve ölçülebilir fayda odağı gerekiyor. AI Hub gibi merkezler, dağınık denemeleri ortak bir stratejiye bağlayarak hem inovasyon hızını artırabilir hem de regülasyon, veri mahremiyeti ve model güvenilirliği açısından daha kontrollü bir yapı sağlayabilir. Akbank açısından önemli sınav, yapay zeka merkezinin yalnızca teknoloji projeleri üreten bir yapı olarak kalmaması; müşteri temasından kredi kararlarına, operasyonel süreçlerden çalışan deneyimine kadar bankanın günlük işleyişine somut verimlilik ve kalite katkısı sunması olacak.
Burgan Bank Greendeks Sertifikası’nı A skoruyla tamamladı

Burgan Bank, Kredi Kayıt Bürosu tarafından yürütülen Greendeks Sertifikası değerlendirmesinde A seviyesi skor alarak sürdürülebilirlik performansını belgeledi.
Banka, çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim alanındaki uygulamalarını ESG kriterleri, Küresel Raporlama Girişimi, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu şekilde değerlendirme sürecine taşıdı. Greendeks değerlendirmesinde ulaşılan A skoru, Burgan Bank’ın “Mükemmel Düzeyde Sürdürülebilirlik” seviyesine eriştiğini gösterdi.
Burgan Bank Operasyon ve Yönetim Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Esra Aydın, sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratma anlayışının temel unsurlarından biri olarak gördüklerini belirtti. Kredi Kayıt Bürosu Satış, Operasyon ve Ürün Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Erşan Rasim Hoşrik ise Greendeks’in finansal ekosistemde sürdürülebilirlik odaklı dönüşümün yaygınlaşmasına katkı sunduğunu, kurumların sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir ve karşılaştırılabilir hale getirmeyi hedeflediğini ifade etti.
Sürdürülebilirlik bankacılıkta ölçülebilir performansa dönüşüyor
Burgan Bank’ın Greendeks Sertifikası’nı A skoruyla tamamlaması, sürdürülebilirlik çalışmalarında beyan döneminden ölçüm ve karşılaştırılabilirlik dönemine geçildiğini gösteriyor. Finans sektöründe çevresel etki yönetimi, iklim duyarlılığı, sürdürülebilir finansman ve şeffaf raporlama artık itibar başlığının ötesine geçerek kredi politikaları, risk yönetimi ve yatırımcı ilişkileriyle doğrudan bağlantılı hale geliyor. Greendeks gibi değerlendirme modelleri, bankaların ESG performansını daha somut biçimde izlenebilir kılarken müşteriler, iş ortakları ve düzenleyici kurumlar için de güven verici bir referans oluşturuyor. Burgan Bank açısından A seviyesi skor, sürdürülebilirlik yaklaşımının kurum genelinde sahiplenildiğini gösteren güçlü bir işaret niteliği taşıyor.
Halkbank’ın ABD’deki ceza davası kesin olarak kapandı

Halkbank, ABD’de yaklaşık dokuz yıldır devam eden ceza davasının kesin ve nihai olarak kapandığını duyurdu.
Banka ile ABD Adalet Bakanlığı arasında 11 Mart 2026 tarihinde imzalanan Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması kapsamında Halkbank, taahhüt ettiği uyum raporlarını süresi içinde ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölgesi Savcılığı’na ve ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi’ne sundu. Sürecin ardından tarafların mahkemeye yaptığı ortak başvuru kabul edildi.
Güney New York Bölge Mahkemesi, Halkbank hakkındaki davanın kesin ve nihai olarak düşürülmesine karar verdi. Böylece banka herhangi bir suç kabulü, adli ya da idari para cezası olmaksızın süreci tamamladı. Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, kararın banka açısından hukuki belirsizliğin sona ermesi anlamına geldiğini belirterek, Halkbank’ın güçlü uyum kültürü ve uluslararası standartlara bağlılık anlayışıyla yoluna devam edeceğini ifade etti.
Uyum kültürü uluslararası bankacılıkta güvenin ana zemini haline geliyor
Halkbank’ın ABD’deki ceza davasının kapanması, bankacılık sektöründe uyum yönetimi, şeffaf raporlama ve uluslararası düzenleyici kurumlarla yürütülen süreçlerin ne kadar kritik olduğunu yeniden hatırlatıyor. Uzun süren hukuki belirsizliklerin sona ermesi, yalnızca banka bilançosu ve piyasa algısı açısından rahatlama yaratmıyor; aynı zamanda kurumun global finansal sistem içindeki hareket alanını da güçlendiriyor. Finansal kuruluşlar için yaptırım uyumu, işlem izleme, risk yönetimi ve kurumsal yönetişim artık operasyonel bir gereklilikten çok daha fazlasını ifade ediyor. Halkbank açısından karar, geçmiş dosyanın kapanmasının yanında, gelecek dönemde uluslararası bankacılık ilişkilerinde güven, denetim disiplini ve uyum kapasitesinin stratejik değerini artıran önemli bir eşik niteliği taşıyor.
QNB Invest mobil uygulamasında Invest Plus dönemi başladı

QNB Invest, mobil yatırım deneyimini geliştirmek amacıyla Invest Plus dönemini başlattı.
QNB Invest mobil uygulamasına entegre edilen Invest Plus; yatırımcıların piyasa verilerine, analiz içeriklerine ve işlem araçlarına daha kapsamlı biçimde erişmesini hedefliyor. Yeni yapı, kullanıcıların yatırım kararlarını destekleyecek veri, içgörü ve işlem kolaylığını tek mobil deneyim altında toplamaya odaklanıyor.
Invest Plus ile yatırımcılar portföylerini daha etkin takip edebiliyor, piyasa hareketlerini izleyebiliyor ve yatırım süreçlerini dijital kanallar üzerinden daha pratik şekilde yönetebiliyor. QNB Invest’in yeni dönem hamlesi, yatırım hizmetlerinde mobil deneyimin yalnızca işlem yapılan bir kanal olmanın ötesine geçerek araştırma, analiz, takip ve karar destek alanlarını da kapsayan daha bütünleşik bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.
Mobil yatırım deneyimi karar destek katmanıyla güçleniyor
QNB Invest’in Invest Plus hamlesi, yatırım uygulamalarında rekabetin emir iletimi ve portföy görüntüleme sınırlarını aştığını gösteriyor. Yatırımcılar artık mobil kanallarda hızlı işlem kadar nitelikli veri, anlaşılır analiz, kişiselleştirilmiş takip ve karar süreçlerini kolaylaştıran araçlar bekliyor. Özellikle piyasa oynaklığının arttığı dönemlerde mobil uygulamanın sunduğu bilgi kalitesi, yatırımcı davranışı üzerinde doğrudan etkili oluyor. QNB Invest açısından Invest Plus, kullanıcı bağlılığını artırabilecek bir ürün katmanı sunarken; sermaye piyasalarında dijitalleşmenin yalnızca erişim kolaylığıyla sınırlı kalmadığını, yatırımcının karar alma sürecine temas eden daha derin bir hizmet modeline evrildiğini anlatıyor.
Türkiye’de tasarruf sahipliği yüzde 51,3 seviyesinde gerçekleşti

ING Türkiye’nin Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması 2026 yılı birinci çeyrek sonuçlarına göre Türkiye’de tasarruf sahipliği yüzde 51,3 oldu.
ING Türkiye’nin NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 84 seviyesine ulaştı. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 22’si ise yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 34’ü tasarruf yapma nedenini geleceğe yatırım olarak açıklarken, beklenmedik durumlara karşı güvence oluşturma ihtiyacı yüzde 23 ile öne çıkan bir diğer motivasyon oldu.
Tasarruf araçlarında yüzde 44 ile yastık altı altın ve değerli madenler ilk sırada yer aldı. Yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 40 oranıyla ikinci sıraya yükselirken, TL vadeli hesaplara ilgi 6 puan artarak yüzde 24’e ulaştı. Uzun vadeli getiri beklentisi 5 puan artışla yüzde 45’e çıkarken, katılımcıların yüzde 92’si bankacılık hizmetlerinden yararlandığını, son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık kullananların oranı ise yüzde 93’e yükseldiğini belirtti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken, yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın artırılmasının önemine dikkat çekti.
Tasarruf davranışı dijital yatırım deneyimini daha önemli hale getiriyor
ING Türkiye’nin araştırması, tasarruf bilincinin güçlü kaldığını ancak birikimlerin finansal sistem içindeki yatırım ürünlerine yönelmesi için hâlâ ciddi bir rehberlik ihtiyacı bulunduğunu gösteriyor. Yastık altı altın, döviz ve nakdin ilk sıralardaki yerini koruması; güven, erişim, ürün bilgisi ve risk-getiri dengesini anlama konularında bankalara önemli bir sorumluluk yüklüyor. Uzun vadeli getiri beklentisinin güçlenmesi ise yatırımcı davranışında daha planlı bir döneme geçiş potansiyeli yaratıyor. Mobil bankacılık kullanımının yüzde 93’e ulaşması, bankalar için tasarruf ürünlerini yalnızca sunmakla yetinmeyen; karşılaştıran, sadeleştiren, alarm ve emir özellikleriyle karar süreçlerini destekleyen dijital yatırım platformları geliştirmeyi kritik hale getiriyor. ING’nin ING Mobil’i yatırım deneyimiyle güçlendirmesi ve genç yatırımcılara özel GNZ fonu gibi ürünler sunması, finansal sağlığın bankacılıkta yeni rekabet alanlarından biri haline geldiğini gösteriyor.
Bain özel sermaye piyasasında toparlanmanın üçlü şokla yavaşladığını açıkladı

Bain & Company’nin 2026 Özel Sermaye Yarıyıl Raporu, küresel özel sermaye piyasasında yılın başında güçlenen toparlanma beklentisinin üç ana baskı unsuruyla yavaşladığını gösterdi.
Rapora göre yapay zeka kaynaklı teknoloji değerleme düzeltmeleri, özel kredi piyasalarındaki baskı ve İran kaynaklı jeopolitik gerilimin enerji fiyatlarını artırması; satın alma işlemleri, çıkış faaliyetleri ve fon toplama süreçlerinde yatırımcıları daha temkinli bir pozisyona taşıdı. Bain’in analizleri, yıl ortasına gelindiğinde alıcı ve satıcı beklentileri arasındaki fiyat farklarının yeniden açıldığını ve çıkış piyasalarındaki toparlanma sinyallerinin zayıfladığını gösteriyor.
Teknoloji sektöründe yavaşlama daha belirgin hissedildi. Bain & Company’ye göre teknoloji satın alma işlemlerinin toplam değeri, 2025’in son çeyreği ile 2026’nın ilk çeyreği arasında yüzde 70 geriledi. Özel sermaye portföylerinde satılmayı bekleyen yaklaşık 33 bin şirket bulunurken, portföy şirketlerinde elde tutma süresi yaklaşık yedi yıla kadar yükseldi. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, 2026’nın ikinci yarısında işlemlerin yeniden canlanması için piyasa güveninde mütevazı bir iyileşmenin yeterli olabileceğini, kalıcı toparlanma için daha dengeli bir piyasa yapısına ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
Özel sermayede değer yaratma yapay zeka ve operasyonel disipline kayıyor
Bain’in raporu, özel sermaye piyasasında eski büyüme formüllerinin zorlandığı bir döneme girildiğini gösteriyor. Düşük faiz, bol likidite ve çarpan genişlemesinin desteklediği yatırım modeli yerini daha seçici, daha operasyonel ve daha veri odaklı bir yaklaşıma bırakıyor. Teknoloji işlemlerindeki yüzde 70’lik gerileme, yapay zekanın yazılım ve teknoloji şirketlerinde yalnızca büyüme fırsatı yaratmadığını; gelir modeli, müşteri bağlılığı, verimlilik ve marj yapısı açısından yeniden fiyatlama baskısı oluşturduğunu da anlatıyor. Fintek ekosistemi için raporun en önemli mesajı, sermayenin artık yalnızca hızlı büyüyen girişimlere yönelmediği; güçlü birim ekonomi, açık yapay zeka stratejisi, sağlam veri altyapısı ve operasyonel dayanıklılık aradığı yönünde. Fonlar ve yatırımcılar açısından yeni dönem, finansal mühendislikten çok portföy şirketlerinde gerçek verimlilik, kârlılık ve yapay zeka destekli dönüşüm yaratma becerisiyle şekillenecek.
Enpara yatırım işlemlerinde komisyon ve ücretleri sıfırladı

Enpara, yatırım işlemlerinde komisyon ve ücretleri kaldırarak kullanıcılarına masrafsız yatırım deneyimi sunmaya başladı.
Yeni uygulamayla Enpara müşterileri hisse senedi, yatırım fonu ve diğer yatırım işlemlerinde komisyon ve ek ücret ödemeden işlem yapabilecek. Banka, yatırım ürünlerine erişimi daha sade ve düşük maliyetli hale getirerek bireysel yatırımcıların dijital kanallar üzerinden daha rahat işlem yapmasını hedefliyor.
Enpara’nın masrafsız yatırım hamlesi, dijital bankacılıkta fiyatlama rekabetinin yatırım hizmetlerine de taşındığını gösteriyor. Komisyon ve ücretlerin kaldırılması, özellikle küçük tutarlı ve düzenli işlem yapan yatırımcılar için maliyet avantajı yaratırken, dijital yatırım platformları arasındaki rekabeti de güçlendirecek. Enpara, kullanıcı dostu bankacılık deneyimini yatırım tarafına genişleterek müşterilerinin finansal ürünlere tek uygulama üzerinden daha kolay erişmesini sağlamayı amaçlıyor.
Yatırım hizmetlerinde maliyet rekabeti dijital bankacılığı yeniden şekillendiriyor
Enpara’nın yatırım işlemlerinde komisyon ve ücretleri sıfırlaması, bireysel yatırımcı davranışında maliyet hassasiyetinin ne kadar belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Sermaye piyasalarına katılım artarken kullanıcılar yalnızca işlem yapabilecekleri bir kanal aramıyor; düşük maliyet, sade deneyim, güvenilir altyapı ve anlaşılır ürün akışı bekliyor. Komisyonsuz model, özellikle genç yatırımcılar ve küçük tutarlı düzenli alım yapan kullanıcılar için bariyerleri azaltabilir. Bankalar ve dijital yatırım platformları açısından yeni rekabet alanı, işlem ücretlerinin ötesinde araştırma içerikleri, portföy takibi, kişiselleştirilmiş uyarılar, fon karşılaştırma araçları ve yatırımcıyı daha bilinçli karar almaya yönlendiren dijital rehberlik katmanlarında şekillenecek.
Odeabank araştırmasına göre Türk yatırımcının güvenli limanı altın oldu

Odeabank’ın KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle hazırladığı “Türkiye’nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması”, yatırım tercihlerinde altının güçlü konumunu koruduğunu gösterdi.
Türkiye’de kent ve metropol alanlarında yaşayan 1.425 kişiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre düzenli yatırım veya birikim yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 34 olurken, en az bir yatırım aracına sahip olanların oranı yüzde 52’ye ulaştı. Katılımcıların yüzde 35’i altın yatırımı yaptığını belirtirken, yalnızca altına yatırım yapan her 5 kişiden 2’si bu tercihi yatırım olarak tanımlamadı.
Araştırmada borsa yatırımı yapanların oranı yüzde 7, yatırım fonu kullananların oranı yüzde 3, kripto varlık sahibi olanların oranı ise yüzde 2 seviyesinde gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 27’si finansal başarıda bilgi ve analizi, yüzde 25’i doğru zamanlamayı, yüzde 24’ü sabır ve disiplini öne çıkardı. Son üç ay içinde yatırım yapmaya başlayanların yüzde 71’inin kadınlardan oluşması ve 18-33 yaş grubunun yeni yatırımcılar içinde güçlü bir pay alması, yatırım ekosisteminde davranış değişiminin başladığını gösterdi. Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü, finansal okuryazarlığın günlük hayatı doğrudan etkileyen önemli bir yetkinlik alanı haline geldiğini belirterek kadınların ve gençlerin yatırım ekosistemine artan ilgisini değerli bulduklarını ifade etti.
Altın güven arayışını temsil ederken dijital yatırım rehberliği önem kazanıyor
Odeabank araştırması, Türkiye’de yatırım davranışının hâlâ güven, erişilebilirlik ve düşük risk beklentisiyle şekillendiğini gösteriyor. Altının güçlü konumu, bireylerin birikimlerini yalnızca getiri arayışıyla yönetmediğini; belirsizliklere karşı korunma, kötü gün hazırlığı ve kolay anlaşılır varlıklara yönelme refleksiyle hareket ettiğini anlatıyor. Borsa, fon ve kripto varlık kullanım oranlarının düşük kalması ise finansal ürün çeşitliliğinin yaygınlaşması için daha sade anlatıma, dijital rehberliğe ve güven veren yatırım deneyimine ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Kadınların ve gençlerin yeni yatırımcılar arasında öne çıkması, bankalar ve yatırım platformları için önemli bir fırsat sunuyor; doğru tasarlanmış içerik, küçük tutarlı düzenli yatırım araçları, hedef bazlı birikim modelleri ve anlaşılır risk bilgilendirmesi finansal okuryazarlığı davranışa dönüştürebilir.
KÜES raporu Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin 20 yıllık dönüşümünü ele aldı

İTÜ Çekirdek ve 212 iş birliğiyle hazırlanan KÜES Raporu, Türkiye’de kurumsal girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yılda geçirdiği dönüşümü ortaya koydu.
Rapora göre Türkiye’de kurumsal girişim sermayesi, şirketlerin yalnızca girişimlere yatırım yaptığı bir alan olmaktan çıkarak inovasyon, teknolojiye erişim, yeni iş modeli geliştirme ve stratejik büyüme aracı haline geldi. Son 20 yılda büyük şirketler, girişimlerle daha yakın çalışmaya başlarken CVC fonları, hızlandırma programları, kurumsal inovasyon birimleri ve girişimcilik platformları ekosistemin önemli yapı taşları arasında yer aldı.
KÜES Raporu, kurumsal girişim sermayesinin Türkiye’de özellikle fintech, yapay zeka, SaaS, oyun, enerji teknolojileri, sağlık teknolojileri ve sürdürülebilirlik odaklı girişimler etrafında daha görünür hale geldiğini gösteriyor. İTÜ Çekirdek’in girişimcilik ekosistemindeki saha deneyimi ile 212’nin yatırım perspektifini bir araya getiren çalışma, kurumların girişimlerle kurduğu ilişkinin sponsorluk veya dönemsel iş birliği yaklaşımından daha stratejik, ölçülebilir ve uzun vadeli bir yapıya ilerlediğini vurguluyor.
Kurumsal sermaye girişim ekosisteminde stratejik büyüme aracına dönüşüyor
KÜES Raporu, Türkiye’de girişim sermayesi ekosisteminin artık yalnızca bağımsız yatırımcılar ve erken aşama fonlarla şekillenmediğini gösteriyor. Büyük şirketlerin teknolojiye erişim, yeni pazarlara açılma, verimlilik artışı ve rekabet avantajı için girişimlerle daha yapısal ilişkiler kurması, ekosistemin olgunlaşması açısından kritik önem taşıyor. Fintek tarafında kurumsal girişim sermayesinin etkisi daha da belirgin; bankalar, ödeme kuruluşları, sigorta şirketleri ve büyük teknoloji oyuncuları, yeni finansal ürünlere ve altyapı çözümlerine girişimler üzerinden daha hızlı erişebiliyor. Türkiye açısından asıl değer, kurumsal sermayenin yalnızca yatırım yapan bir kaynak gibi konumlanmamasında yatıyor; mentorluk, müşteri erişimi, regülasyon bilgisi, dağıtım kanalı ve uluslararası bağlantılar girişimlerin ölçeklenme hızını doğrudan etkileyebiliyor.
Revo Capital Turbo Law’un 3,8 milyon dolarlık yatırım turuna liderlik etti

Hukuk teknolojileri girişimi Turbo Law, 3,8 milyon dolarlık yatırım turunu Revo Capital liderliğinde tamamladı.
Yatırım turu, hukuk süreçlerini yapay zeka ve otomasyon teknolojileriyle daha hızlı, erişilebilir ve verimli hale getirmeyi hedefleyen Turbo Law’un büyüme planlarını destekleyecek. Girişim, özellikle sözleşme yönetimi, belge analizi, hukuki iş akışları ve kurumsal hukuk operasyonlarında manuel yükü azaltan dijital çözümler geliştirmeye odaklanıyor.
Revo Capital’in liderlik ettiği yatırım, Türkiye bağlantılı girişimlerin yapay zeka destekli dikey yazılım alanında global ölçekte daha fazla ilgi gördüğünü gösteriyor. Turbo Law, aldığı yatırımla ürün geliştirme kapasitesini artırmayı, yeni pazarlara açılmayı ve hukuk profesyonelleri ile şirketlerin operasyonel verimliliğini güçlendiren yapay zeka tabanlı çözümlerini yaygınlaştırmayı hedefliyor.
Dikey yapay zeka yatırımları hukuk teknolojilerinde hız kazanıyor
Turbo Law’un 3,8 milyon dolarlık yatırım turu, yapay zeka yatırımlarında genel amaçlı araçlardan dikey uzmanlık gerektiren alanlara doğru güçlü bir yönelim olduğunu gösteriyor. Hukuk operasyonları; yüksek belge yoğunluğu, zaman baskısı, uyum gereklilikleri ve hata maliyeti nedeniyle yapay zeka destekli otomasyon için verimli bir alan sunuyor. Revo Capital’in tura liderlik etmesi, yatırımcıların yalnızca geniş pazar vaadine bakmadığını; düzenli tekrar eden iş akışlarına, ölçülebilir verimlilik kazanımına ve kurumsal müşteri ihtiyacına odaklanan girişimlere daha fazla ilgi gösterdiğini anlatıyor. Fintek ekosistemi açısından hukuk teknolojilerindeki gelişim de önemli; sözleşme yönetimi, uyum, regülasyon takibi ve belge analizi gibi alanlarda güçlenen çözümler, finansal kuruluşların operasyonel hızını ve risk yönetimi kapasitesini doğrudan etkileyebilir.
Bitlo Ripple ile güçlerini birleştirdi

Bitlo, Ripple ile iş birliği anlaşması imzalayarak Ripple’ın ABD doları destekli stabil kripto varlığı RLUSD’yi Türkiye pazarına taşıyacağını duyurdu.
Anlaşma kapsamında Bitlo’da listelenen Türkiye merkezli stabil kripto varlık USD Token, birebir oranda RLUSD’ye dönüştürülecek. USDOT bakiyesine sahip kullanıcıların hesaplarına herhangi bir ek işlem yapmalarına gerek kalmadan RLUSD tanımlanacak. USDOT bakiyeleri ise blokzincir üzerinde yakılarak dolaşımdan çıkarılacak.
Bitlo, RLUSD’yi Türk lirası, XRP ve USDT paritelerinde işleme açacak. Kullanıcılar RLUSD/TRY, RLUSD/XRP ve RLUSD/USDT paritelerinde alım satım yapabilecek. Bitlo CEO’su Mustafa Alpay, Ripple ile yapılan iş birliğini yerel ihtiyaçlara küresel vizyonla yaklaşma stratejisinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi. 2018’den bu yana Türkiye kripto varlık ekosisteminde faaliyet gösteren Bitlo’da bugün 280’den fazla kripto varlık çifti işlem görüyor.
Stabil kripto varlıklarda yerel pazar küresel likiditeyle buluşuyor
Bitlo ve Ripple iş birliği, Türkiye’de stabil kripto varlık pazarının yerel kullanım alanlarından küresel ekosistem bağlantılarına doğru genişlediğini gösteriyor. USDOT bakiyelerinin RLUSD’ye dönüştürülmesi, kullanıcı açısından daha geniş likiditeye ve uluslararası bilinirliği yüksek bir varlığa erişim anlamı taşıyor. Kripto piyasasında stabil varlıklar yalnızca alım satım kolaylığı sunan araçlar olarak kalmıyor; transfer, saklama, likidite yönetimi ve dijital varlıklar arası geçişlerde kritik altyapı rolü üstleniyor. Bitlo açısından Ripple gibi kurumsal blokzincir oyuncusuyla kurulan ortaklık, ürün çeşitliliğini artırmanın yanında güven, regülasyon uyumu ve global bağlantı algısını da güçlendirebilir.
Cropto Kamerun ve Senegal’de ticari marka olarak tescillendi

Cropto, Kamerun ve Senegal’de ticari marka olarak tescillendiğini duyurdu.
Tarım ürünleri tokenizasyonu alanında faaliyet gösteren Cropto, Afrika’nın öne çıkan iki ekonomisinde aldığı tescille bölgesel büyüme vizyonunu güçlendirdi. Şirket, geleneksel finansmana erişimin kısıtlı olduğu pazarlarda blokzincir teknolojisi aracılığıyla tarım ürünlerini RWA tokenizasyon modeliyle finansal sisteme daha entegre hale getirmeyi hedefliyor.
Kamerun ve Senegal tescilleri, Cropto’nun tarım ürünleri, dijital varlıklar ve finansal kapsayıcılık kesişiminde geliştirdiği modelin farklı coğrafyalarda konumlanması açısından önem taşıyor. Şirket, tarımsal üretim ve emtia temelli varlıkların dijitalleştirilmesi yoluyla hem üretici hem yatırımcı tarafında daha erişilebilir ve izlenebilir bir yapı oluşturmayı amaçlıyor.
Tarım RWA modeli finansal kapsayıcılık için yeni kapı açıyor
Cropto’nun Kamerun ve Senegal’de ticari marka olarak tescillenmesi, tarım ürünleri tokenizasyonunun gelişmekte olan pazarlarda daha somut bir büyüme alanına dönüşebileceğini gösteriyor. Geleneksel finansmana erişimin sınırlı olduğu bölgelerde tarımsal varlıkların blokzincir üzerinde temsil edilmesi; şeffaflık, izlenebilirlik, likidite ve alternatif finansman kanalları açısından yeni fırsatlar yaratabilir. Afrika pazarlarında tarımın ekonomik ağırlığı dikkate alındığında, RWA tokenizasyonu yalnızca dijital varlık ekosistemi için yenilikçi bir kullanım alanı sunmakla kalmıyor; üretim ekonomisinin finansal sisteme daha güçlü bağlanması açısından da stratejik önem taşıyor.
Jeopolitik belirsizlikler şirketlerin siber yatırımlarını artırıyor

PwC’nin “Dijital Dünyada Güven Araştırması 2026” çalışması, siber güvenliğin şirketler için stratejik dayanıklılık ve büyüme gündeminin merkezine yerleştiğini gösterdi.
Mayıs-Temmuz 2025 döneminde 72 ülkeden 3.887 iş ve teknoloji yöneticisinin katılımıyla hazırlanan araştırmaya göre liderlerin yüzde 60’ı, jeopolitik belirsizlikler nedeniyle siber risk yatırımlarını gelecek yılın en önemli üç stratejik önceliği arasında görüyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 6’sı, kurumlarının araştırmada ele alınan tüm zafiyetlere karşı “çok dayanıklı” olduğunu belirtiyor.
Araştırmada kurumların yüzde 78’i, önümüzdeki yıl siber güvenlik bütçelerinin artmasını bekliyor. Buna karşın proaktif siber güvenlik önlemlerine reaktif harcamalardan belirgin ölçüde daha fazla kaynak ayıran kurumların oranı yüzde 24 seviyesinde kalıyor. Yapay zeka destekli tehditler, veri riski yönetimi, kuantum bilişime hazırlık ve siber yetenek açığı öne çıkan risk başlıkları arasında yer alırken, PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Lideri Cem Aracı, siber güvenliğin kurumların belirsizliklere karşı dayanıklılığını belirleyen stratejik bir yönetim konusu haline geldiğini vurguladı.
Siber güvenlik finansal dayanıklılığın ayrılmaz parçası haline geliyor
PwC araştırması, siber güvenliğin teknik koruma alanından çıkarak yönetim kurulu seviyesinde ele alınması gereken bir iş sürekliliği meselesine dönüştüğünü gösteriyor. Jeopolitik gerilimler, yapay zeka destekli saldırılar ve tedarik zinciri kırılganlıkları özellikle finansal kurumlar, ödeme şirketleri, e-ticaret platformları ve veri yoğun çalışan fintekler için risk haritasını genişletiyor. Bütçelerin artması önemli bir sinyal verse de asıl fark, kaynakların kriz sonrası toparlanma yerine izleme, test, eğitim, veri sınıflandırma, yönetişim ve erken uyarı sistemlerine ayrılmasıyla oluşacak. Fintek ekosisteminde güven artık yalnızca lisans, marka itibarı veya kullanıcı deneyimiyle korunmuyor; verinin nerede tutulduğunu, nasıl işlendiğini, hangi tehditlere karşı ne kadar hazır olunduğunu gösterebilen kurumlar rekabette daha sağlam bir konum elde ediyor.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Yeni haftanın yabancı kaynaklı fintek gündemi; Avrupa ödeme pazarında ölçeklenme, stablecoin tabanlı sınır ötesi transferler, yapay zeka ajanlarıyla ödeme, dijital bankacılıkta lisanslı büyüme, RegTech yatırımları ve KOBİ odaklı finansal altyapılar etrafında şekilleniyor. Mollie, Revolut, Mastercard, Visa, Coinbase, Ant Group, Airwallex ve Wise gibi oyuncular farklı pazarlarda yeni ürünler, lisanslar ve stratejik iş birlikleriyle pozisyonlarını güçlendirirken; yapay zeka destekli ticaret ve ödeme sistemleri artık teorik bir vizyonun ötesine geçerek gerçek işlem akışlarının parçası haline geliyor. Haftanın haberleri, fintek rekabetinin yalnızca ödeme kabulü ya da dijital bankacılık hizmetleriyle sınırlı kalmadığını; regülasyon uyumu, veri zekası, müşteri erişimi, güvenlik, sınır ötesi altyapı ve ekosistem kontrolü üzerinden yeniden şekillendiğini gösteriyor.
Mollie Avrupa büyümesine 350 milyon euroluk destek sağlıyor
Avrupa merkezli ödeme teknolojileri şirketi Mollie, önümüzdeki beş yıl boyunca Avrupa operasyonlarına toplam 350 milyon euro yatırım yapacağını açıkladı. Şirket, Hırvatistan ve İzlanda’nın da faaliyet ağına eklenmesiyle Avrupa Ekonomik Alanı kapsamındaki tüm pazarlarda hizmet vermeye başladı. Böylece Mollie, Avrupa genelinde faaliyet gösteren en yaygın ödeme platformlarından biri hâline geldi.
Açıklanan yatırım planı yalnızca yeni ülkelere açılmayı kapsamıyor. Kaynağın önemli bölümü ürün geliştirme, ödeme altyapılarının güçlendirilmesi, yerel ekiplerin büyütülmesi ve farklı ülkelerdeki ödeme alışkanlıklarına uyumlu çözümler geliştirilmesi için kullanılacak. Şirket ayrıca işletmelerin sınır ötesi ticaret süreçlerini kolaylaştıracak yeni hizmetler üzerinde çalışıyor.
Avrupa ödeme pazarında son dönemde hızlanan birleşme ve satın alma hareketleri düşünüldüğünde Mollie’nin hamlesi, kıta genelinde daha büyük bir oyuncu olma hedefinin önemli göstergesi olarak değerlendiriliyor. Şirket, yerel ödeme yöntemlerini tek platformda birleştirerek özellikle KOBİ segmentindeki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Mastercard Avrupa’daki ödeme ekosistemini yeni hamlelerle genişletiyor
Mastercard, Avrupa’da hem bireysel hem de kurumsal ödeme tarafında iki farklı alanda önemli adımlar attı. Şirket ilk olarak BBVA Germany’nin Almanya’daki ilk kredi kartı lansmanına altyapı desteği verdi. Dijital başvuru ve yönetim süreçleriyle geliştirilen yeni kart, BBVA’nın ülkedeki ürün portföyünü genişletmesine katkı sağlayacak.
Bununla birlikte Mastercard, Alman mobilite teknolojileri şirketi ryd ile birlikte Avrupa filo operatörlerine yönelik dijital ödeme platformunu da devreye aldı. Yeni sistem, yakıt alımları, elektrikli araç şarj işlemleri ve araç giderlerinin uygulama tabanlı bir yapı üzerinden yönetilmesine olanak tanıyor. Harcama limitleri ve araç bazlı kontroller de platformun sunduğu özellikler arasında yer alıyor.
Her iki gelişme birlikte değerlendirildiğinde Mastercard’ın yalnızca kartlı ödemeler alanında büyümeye odaklanmadığı görülüyor. Şirket; mobilite ödemeleri, dijital ticaret ve yeni ödeme senaryoları gibi alanlarda da daha güçlü bir konum elde etmeye çalışıyor.
Meta’nın radarında bu kez Hindistan’ın fintek devi CRED var
Teknoloji devi Meta’nın Hindistan merkezli fintek şirketi CRED’e yatırım yapmak için görüşmeler yürüttüğü iddiası küresel teknoloji ve finans çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Sektör kaynaklarına göre taraflar arasında yaklaşık 4 milyar dolar değerleme üzerinden görüşmeler devam ediyor.
2018 yılında kurulan CRED, başlangıçta kredi kartı kullanıcılarına yönelik ödül programlarıyla dikkat çekmişti. Şirket zaman içerisinde kredi, sigorta, ödeme hizmetleri ve yatırım ürünlerini kapsayan daha geniş bir finansal ekosisteme dönüştü. Bugün Hindistan’ın en tanınan fintek markaları arasında yer alıyor.
Meta açısından bakıldığında olası yatırım, şirketin finansal teknolojilere yönelik ilgisinin yeni bir göstergesi olabilir. Özellikle WhatsApp’ın Hindistan’daki güçlü konumu düşünüldüğünde, CRED ile kurulabilecek bir iş birliği gelecekte ödeme sistemleri ve dijital ticaret alanında yeni fırsatlar yaratabilir.
WhiteBIT Avrupa’daki büyümesini MiCA yetkilendirmesiyle hızlandırıyor
Kripto varlık platformu WhiteBIT, Avusturya Finansal Piyasalar Otoritesi tarafından verilen MiCA yetkilendirmesini aldığını duyurdu. Avrupa Birliği’nin kripto varlık piyasalarına yönelik ortak düzenleme çerçevesi kapsamında alınan bu onay, şirketin Avrupa Ekonomik Alanı genelindeki faaliyetlerini genişletmesinin önünü açıyor.
MiCA düzenlemesi, Avrupa’da faaliyet göstermek isteyen kripto şirketleri için yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Ortak kuralların devreye girmesiyle birlikte şirketler farklı ülkelerde ayrı lisans süreçleri yürütmek yerine daha bütünleşik bir yapı altında hizmet sunabiliyor.
WhiteBIT’in aldığı yetkilendirme yalnızca şirket açısından önem taşımıyor. Avrupa kripto piyasasının genel görünümü açısından da önemli bir sinyal veriyor. Son dönemde birçok büyük oyuncu MiCA lisansı almak için yarışırken, regülasyonlara uyum sağlayabilen şirketler yatırımcılar ve kurumsal müşteriler nezdinde daha güçlü bir konum elde ediyor.
Zelle stablecoin destekli ilk uluslararası genişleme adımını atıyor
ABD’nin en yaygın dijital ödeme ağlarından biri olan Zelle, faaliyet alanını ilk kez ülke sınırlarının dışına taşımaya hazırlanıyor. Şirketin operatörü Early Warning Services tarafından geliştirilen ZelleUSD isimli stablecoin çözümü, sınır ötesi para transferlerinde kullanılacak. İlk hedef pazarlardan biri ise Hindistan olarak açıklandı.
Şirket, stablecoin altyapısının uluslararası para transferlerinde işlem sürelerini azaltacağını ve maliyetleri aşağı çekeceğini öngörüyor. Geleneksel sınır ötesi ödeme modellerinde birden fazla finans kuruluşunun yer aldığı süreçler zaman kaybına yol açarken, blockchain tabanlı sistemlerin daha hızlı bir alternatif sunabileceği düşünülüyor.
Gelişme aynı zamanda stablecoin teknolojisinin kullanım alanlarının genişlediğini gösteriyor. Son dönemde Visa, PayPal ve çeşitli banka destekli platformlar da benzer projeler üzerinde çalışıyor. Zelle’nin hamlesi, stablecoinlerin ana akım finans dünyasındaki rolünün giderek büyüdüğüne işaret ediyor.
Melio yapay zeka destekli yeni B2B ödeme ağını tanıttı
B2B ödeme platformu Melio, yapay zeka tarafından yönetilen yeni ödeme ağını duyurdu. Sistem, tedarikçilerin yeni portallara kayıt olmasını gerektirmeden mevcut finansal altyapılar üzerinden ödeme yapılmasını mümkün kılıyor.
Yapay zeka ajanları, tedarikçilerin ödeme tercihlerini analiz ederek uygun ödeme kanalını seçiyor ve süreci otomatik olarak tamamlıyor. Bunun yanında mutabakat işlemleri ve bildirim süreçleri de sistem tarafından yönetiliyor. Böylece işletmeler için operasyonel yükün azaltılması hedefleniyor.
Son yıllarda ödeme sektöründe sıkça konuşulan agentic payments yaklaşımının gerçek dünyadaki örneklerinden biri olarak görülen çözüm, yapay zekanın finansal operasyonlarda daha aktif rol üstlenmeye başladığını gösteriyor.
Visa ve Alchemy yapay zeka destekli ticaret için yeni ödeme altyapısı geliştirdi
Visa ve Alchemy tarafından geliştirilen AgentCard platformu, yapay zeka ajanlarının kullanıcı adına ödeme yapabilmesini sağlayan yeni bir altyapı sunuyor. Sistem, dijital kimlik doğrulama ve ödeme yetkilendirme süreçlerini aynı yapı içerisinde bir araya getiriyor.
Yeni çözüm sayesinde yapay zeka ajanları seyahat rezervasyonu yapabiliyor, abonelikleri yönetebiliyor ve çevrim içi alışveriş süreçlerini tamamlayabiliyor. Kullanıcılar ise harcama limitleri ve işlem kuralları belirleyerek sürecin kontrolünü elinde tutabiliyor.
Finans sektöründe son dönemde hızla yükselen agentic commerce kavramı düşünüldüğünde bu gelişme oldukça dikkat çekici. Yapay zeka sistemlerinin yalnızca tavsiye veren araçlar olmaktan çıkarak doğrudan işlem gerçekleştiren dijital temsilcilere dönüşmesi, ödeme sektörünün geleceğine ilişkin önemli ipuçları veriyor.
easypaisa ve Binance Pakistan’ın dijital finans ekosistemi için ortak adım attı
Pakistan’ın önde gelen dijital finans platformlarından easypaisa ile Binance, ülkedeki finansal teknolojilerin gelişimini desteklemek amacıyla bir mutabakat anlaşması imzaladı. İş birliği, dijital finans, yatırım çözümleri ve yeni nesil finansal hizmetler alanındaki fırsatların değerlendirilmesini kapsıyor.
Taraflar henüz somut bir ürün veya hizmet duyurmuş olmasa da anlaşmanın dijital tasarruf, yatırım araçları ve finansal erişimi artırabilecek çözümler üzerine odaklanması bekleniyor. Pakistan’ın genç nüfusu ve hızla büyüyen dijital finans pazarı, bu tür girişimler için önemli fırsatlar sunuyor.
Binance’in son dönemde gelişmekte olan pazarlarda yürüttüğü stratejik iş birlikleri düşünüldüğünde, easypaisa ortaklığı şirketin bölgedeki uzun vadeli büyüme planlarının parçası olarak değerlendiriliyor.
Visa ve Mintoak merchant SaaS çözümlerini Asya-Pasifik’e taşıyor
Visa ve Mintoak, Asya-Pasifik bölgesindeki bankalar ve ödeme kuruluşları için merchant SaaS çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Amaç, KOBİ’lere sunulan hizmetleri ödeme kabulünün ötesine taşıyarak daha kapsamlı dijital araçlar sağlamak.
Yeni platform; satış analitiği, müşteri yönetimi, kampanya araçları ve iş yönetimi çözümlerini aynı çatı altında topluyor. Böylece acquiring kuruluşlar, müşterileriyle daha derin ilişkiler kurabilecek ve yeni gelir kaynakları oluşturabilecek.
Ödeme sektöründe katma değerli servislerin giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde gelen iş birliği, bankaların ve ödeme kuruluşlarının rolünün nasıl değiştiğini gösteren önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
CBI kurumsal tahsilat süreçlerini Request to Pay ile dijitalleştiriyor
İtalya merkezli finansal altyapı sağlayıcısı CBI, EBA CLEARING ve Nexi desteğiyle kurumsal müşterilere yönelik Request to Pay hizmetini kullanıma sundu. Yeni çözüm, şirketlerin müşterilerine doğrudan dijital ödeme talebi göndermesine olanak tanıyor.
Ödeme talepleri internet ve mobil bankacılık kanalları üzerinden iletilirken, kullanıcılar işlemleri manuel bilgi girişi yapmadan tamamlayabiliyor. Sistem aynı zamanda otomatik mutabakat ve elektronik fatura entegrasyonu gibi özellikler de sunuyor.
Gerçek zamanlı ödemelerin yaygınlaşmasıyla birlikte Request to Pay çözümlerinin Avrupa’da daha fazla kullanım alanı bulması bekleniyor. Yeni hizmet, kurumsal tahsilat süreçlerinde verimlilik sağlayabilecek önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Uzum 2028’e uzanan halka arz planıyla Orta Asya fintek ekosisteminde yeni sayfa açıyor
Özbekistan merkezli fintek ve e-ticaret platformu Uzum, halka arz planı için 2 ila 3 yıllık bir takvimi gündemine aldı. Tencent ve VR Capital gibi yatırımcıların desteğiyle büyüyen şirket, Orta Asya’nın dijital ekonomi potansiyelini küresel sermaye piyasalarına taşıyabilecek önemli adaylardan biri olarak öne çıkıyor.
Uzum’un modeli, ödeme, dijital bankacılık, pazar yeri, taksitli alışveriş ve finansal hizmetleri aynı kullanıcı deneyiminde buluşturuyor. Bu yapı, Özbekistan gibi dijitalleşme ivmesi yüksek pazarlarda finansal kapsayıcılığı ve e-ticaret büyümesini aynı anda destekleyen güçlü bir ekosistem yaklaşımı sunuyor.
Halka arz sürecinin kesin takvimi henüz netleşmiş olmasa da hazırlık dönemi şirketin ölçek, finansal performans, operasyonel olgunluk ve yatırımcı güveni tarafında yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Uzum’un bu dönemde fintek servislerini ne kadar derinleştireceği, bölgesel büyüme planlarını nasıl finanse edeceği ve olası listeleme merkezi konusunda hangi pazarı tercih edeceği yakından izlenecek.
Mastercard Azerbaycanlı KOBİlerin dijitalleşme ve finansman ihtiyacını ortaya koydu
Mastercard SME Confidence Index sonuçları, Azerbaycan’daki KOBİlerin büyüme gündeminde dijitalleşme ve finansmana erişimin birlikte öne çıktığını gösterdi. Araştırmaya göre ülkedeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük bölümü dijital ve online ödemeleri büyüme için kritik görüyor. Finansal hizmetlere ve krediye daha kolay erişim ise KOBİlerin en önemli ihtiyaç başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Ortaya çıkan tablo, Azerbaycan’da KOBİlerin yalnızca ödeme kabulünü modernleştirmeye odaklanmadığını; aynı zamanda işletme finansmanı, nakit akışı yönetimi, krediye erişim ve operasyonel verimlilik alanlarında da daha güçlü çözümler aradığını gösteriyor. Dijital ödeme kullanımı arttıkça işletmelerin finansal görünürlüğü de güçleniyor.
Azerbaycan pazarı açısından araştırmanın en dikkat çekici yönü, dijitalleşme iştahı ile finansal erişim ihtiyacının aynı anda yükselmesi. Bu durum, ödeme şirketleri, bankalar ve fintekler için KOBİ odaklı bütünleşik çözümlere yönelik fırsat alanını genişletiyor.
Monument Technology bulut bankacılık platformu için 18 milyon sterlin yatırım aldı
Birleşik Krallık merkezli Monument Technology, 18 milyon sterlini aşan tohum yatırım turunu tamamladı. Şirket, bulut tabanlı Banking-Platform-as-a-Service modeliyle finansal kurumlara uçtan uca bankacılık altyapısı sunuyor. “Bank in a Box” yaklaşımıyla çekirdek bankacılık, ödeme altyapısı ve müşteri kanallarını tek yönetilen platformda bir araya getiriyor.
Yatırım, bankacılık sektöründe eski sistemlerden modern bulut mimarilerine geçiş ihtiyacının hızlandığı bir dönemde geldi. Finansal kurumlar yeni ürünleri daha hızlı devreye almak, operasyonel süreçleri sadeleştirmek ve teknoloji maliyetlerini daha kontrollü yönetmek istiyor. Monument Technology bu ihtiyaca modüler ve yönetilen bir bankacılık altyapısı yaklaşımıyla yanıt veriyor.
Şirketin Ecology Building Society için migrasyon sürecini tamamlaması ve Castle Trust Bank için uygulama çalışmalarına başlaması, platformun regüle finansal kurumlar tarafında kullanılabilirliğini gösteren önemli referanslar arasında yer alıyor. Yeni yatırımın platform geliştirme, ekip büyümesi, uygulama süreçleri ve uluslararası ölçeklenme için kullanılması bekleniyor.
Alaan ruya iş birliğiyle BAE’de yapay zeka odaklı işletme hesabını kullanıma sundu
BAE merkezli harcama yönetimi platformu Alaan, ruya altyapısıyla şirketlere yönelik yapay zeka odaklı işletme hesabını duyurdu. Yeni çözüm, kurumsal kartlar, yerel ve sınır ötesi tedarikçi ödemeleri, fatura otomasyonu, onay akışları ve muhasebe süreçlerini tek platformda birleştiriyor.
Alaan’ın hamlesi, işletme bankacılığı ile harcama yönetimi arasındaki çizginin giderek inceldiğini gösteriyor. Finans ekipleri için en büyük yük çoğu zaman banka hesabının kendisinden çok onay, belge, fatura, ödeme, muhasebe ve kontrol süreçlerinin dağınık yapısından kaynaklanıyor. Alaan, bu dağınıklığı tek iş akışında toplamak için yapay zeka katmanını ürünün merkezine yerleştiriyor.
Çözümün ruya altyapısıyla sunulması, ürüne regüle bankacılık zemini kazandırıyor. BAE’de dijital bankacılık ve gömülü finans rekabeti derinleşirken, Alaan’ın işletme hesabı hamlesi şirket finansmanında otomasyon ve veri zekası kullanımını daha görünür hale getiriyor.
Thredd kart programı büyümesi için ID DISTRIBUTION ve Sutton Bank ortaklıklarını güçlendirdi
Kart ihraç ve ödeme işleme altyapısı sağlayıcısı Thredd, aynı hafta içinde Avrupa ve ABD odaklı iki önemli ortaklık adımı attı. ID DISTRIBUTION ile iş birliğini genişleten şirket, Avrupa’da çalışan faydaları ve kurumsal gider kartları alanında büyümeyi desteklerken; Sutton Bank ortaklığıyla global markaların ABD’de prepaid ve debit kart programları başlatmasına zemin hazırlıyor.
ID DISTRIBUTION tarafında Thredd, Vaziva programı üzerinden yemek, hediye, kültür, tatil ve seyahat gibi çalışan faydalarını prepaid Mastercard kart deneyimiyle destekliyor. Genişletilen iş birliği, Fransa’daki mevcut programların yanı sıra İspanya açılımını ve yeni kurumsal gider kartı çözümünü de kapsıyor. Fraud monitoring ve 3DS desteği de ortaklığın önemli parçaları arasında yer alıyor.
Sutton Bank ortaklığı ise Thredd’in ABD pazarındaki kart programı büyümesi açısından stratejik önem taşıyor. Sutton Bank, Thredd müşterileri için BIN sponsorluğu sağlayacak; Thredd ise işlem altyapısı, kart kontrolleri, risk araçları, dijital cüzdan desteği ve back-office kabiliyetleriyle süreci tamamlayacak.
Western Union GMT satın almasıyla İsrail para transferi pazarındaki konumunu güçlendirdi
Western Union, İsrail merkezli fintek şirketi GMT Tech Innovation’ı yaklaşık 200 milyon şekel bedelle satın aldı. İşlem, küresel para transferi devinin İsrail pazarındaki teknoloji, lisans ve yerel ağ kapasitesini güçlendiren stratejik bir adım olarak öne çıktı.
GMT; uluslararası para transferi, yurt içi para transferi, döviz, bordro çözümleri, prepaid kartlar ve gelişmiş ödeme hizmetleri alanlarında faaliyet gösteriyor. Şirketin teknoloji altyapısı, regülasyon lisansları ve İsrail’deki para transferi ağı Western Union için hazır bir büyüme zemini sunuyor.
Satın alma, para transferi pazarında rekabetin yalnızca acente ağıyla yürütülemediği yeni döneme işaret ediyor. Dijital cüzdanlar, anlık ödeme sistemleri, düşük maliyetli sınır ötesi transfer çözümleri ve yeni nesil ödeme modelleri, geleneksel para transferi şirketleri üzerindeki baskıyı artırıyor.
Wise Expatica satın almasıyla yurt dışında yaşayan kullanıcılara erişimini güçlendiriyor
Wise, yurt dışında yaşayan kişilere yönelik çevrim içi rehberlik platformu Expatica’yı satın aldı. Satın alma, Wise’ın sınır ötesi para transferi ve çoklu para birimi hesap hizmetlerini uluslararası yaşam deneyiminin daha erken aşamalarına taşıma stratejisinin yeni adımı olarak öne çıkıyor.
Expatica, farklı ülkelerde yaşamaya hazırlanan ya da hâlihazırda yurt dışında yaşayan kişiler için taşınma, barınma, finans, iş, sağlık, eğitim ve günlük yaşam konularında rehber içerikler sunuyor. Wise açısından bu platformun değeri yalnızca içerik üretiminden gelmiyor. Yurt dışına taşınma kararı alan kişiler, para yönetimi ihtiyacı ortaya çıkmadan önce Expatica gibi kaynaklarla temas kuruyor.
Satın alma, fintek şirketlerinin büyüme stratejisinde içerik ve topluluk odaklı kanalların daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Performans pazarlamasının maliyeti artarken, kullanıcı yolculuğuna daha erken temas eden platformlar stratejik değer taşıyor.
Microsoft EMEA dijital ödemeleri için Checkout.com’u seçti
Microsoft, EMEA bölgesindeki dijital ödeme süreçleri için Checkout.com’u seçti. İş birliği kapsamında Checkout.com; Xbox, Microsoft 365 ve Azure gibi temel ürünlerde tüketici ve kurumsal müşterilere yönelik ödeme işlemlerini destekleyecek.
Anlaşma, büyük teknoloji şirketleri için ödeme altyapısının stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor. EMEA gibi regülasyon, ödeme alışkanlıkları ve kart kabul dinamikleri açısından parçalı bir bölgede ödeme performansı doğrudan gelir akışı, müşteri deneyimi ve operasyonel süreklilikle bağlantılı hale geliyor.
Checkout.com’un acquiring hizmetleri, tek API yaklaşımı ve yapay zeka destekli Intelligent Acceptance teknolojisi iş birliğinin merkezinde yer alıyor. Microsoft gibi yüksek hacimli dijital ürün ekosistemleri için ödeme optimizasyonu yalnızca teknik bir altyapı tercihi olmaktan çıkıp ticari performansın parçası haline geliyor.
Mercury yapay zeka destekli finans aracı Command’i kullanıma sundu
ABD merkezli finansal teknoloji şirketi Mercury, işletmelerin finansal iş akışlarını yapay zeka desteğiyle yönetmesini sağlayan Mercury Command’i tanıttı. Platforma gömülü olarak çalışan Command, kullanıcıların Mercury hesabıyla sohbet ederek ödeme, kart, fatura, muhasebe, nakit pozisyonu ve treasury işlemlerini yönetmesine odaklanıyor.
Mercury Command, özellikle kurucuların ve küçük finans ekiplerinin farklı paneller arasında geçiş yapmadan finansal aksiyon almasını hedefliyor. Kullanıcılar doğal dil komutlarıyla nakit durumunu kontrol edebiliyor, otomatik transfer kurallarını değiştirebiliyor, işlemleri kategorize edebiliyor, fatura oluşturabiliyor ve ödeme süreçlerini başlatabiliyor. Sistem, işlem tamamlanmadan önce kullanıcı onayı alarak finansal operasyonlarda kontrol mekanizmasını koruyor.
Ürün, finansal hizmetlerde yapay zekanın yeni kullanım alanını gösteriyor. Yapay zeka uzun süre raporlama, müşteri destek ve içgörü üretimi alanlarında konumlandı. Mercury Command ise kullanıcının talimatıyla finansal iş akışı yürüten daha uygulamalı bir model sunuyor.
Deluxe Celero Commerce’i 625 milyon dolara satın alıyor
Deluxe, ödeme işlemcisi Celero Commerce’i 625 milyon dolar bedelle satın almak için kesin anlaşma imzaladı. İşlemin 2026’nın üçüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Satın alma, Deluxe’in geleneksel çek ağırlıklı geçmişinden ödeme ve veri çözümlerine doğru yürüttüğü dönüşümü hızlandırıyor.
Celero Commerce, küçük ve orta ölçekli işletmelere, finansal kuruluşlara ve stratejik iş ortaklarına yönelik ödeme işleme çözümleri sunuyor. Kart kabulü, entegre ödeme altyapıları, işletme yönetimi yazılımları ve veri odaklı ödeme hizmetleri şirketin güçlü olduğu alanlar arasında yer alıyor.
Deluxe açısından Celero, yalnızca işlem hacmi sağlayan bir varlık olarak öne çıkmıyor. Aynı zamanda KOBİ dağıtım ağı, finansal kuruluş bağlantıları ve entegre ödeme kabiliyeti sunuyor. Satın alma tamamlandığında Deluxe’in ödeme ve veri çözümleri gelir karmasındaki ağırlığının artması bekleniyor.
Airwallex yapay zeka asistanını Kai adıyla konumlandırdı
Airwallex, yapay zeka destekli finans asistanını Kai adıyla yeniden konumlandırdı. Şirketin WebApp deneyimine entegre edilen Kai, işletmelerin kurulum, ürün keşfi, işlem hazırlığı ve günlük finansal iş akışlarında daha hızlı ilerlemesine yardımcı olmak için tasarlandı.
Airwallex’in AI Assistant ürünü ilk olarak Şubat 2026’da tanıtılmıştı. Yeni güncellemeyle birlikte ürün Kai adıyla daha kalıcı bir kullanıcı etkileşim katmanına dönüştürüldü. Şirketin paylaştığı verilere göre Kai, kullanıcı konuşmalarının yüzde 88’ini insan desteğine eskale etmeden çözebiliyor, 100’den fazla araç ve iş akışını destekliyor ve 14 binden fazla müşterinin onboarding sürecinde rol oynuyor.
Kai’nin önemi, müşteri desteğini otomatikleştiren bir sohbet aracından daha geniş bir noktaya uzanıyor. Airwallex, yapay zekayı global finans operasyonlarının içine yerleştirerek onboarding, ödeme, FX, transfer ve platform kullanımı gibi alanlarda daha sezgisel bir deneyim sunmayı hedefliyor.
AB rekabet şefi sınır ötesi banka birleşmeleri için daha güçlü destek istedi
AB rekabet politikasından sorumlu Teresa Ribera, üye ülkelere sınır ötesi banka birleşmelerine daha güçlü destek verme çağrısında bulundu. Açıklama, Avrupa tek pazarının tamamlanması ve kıtanın küresel rekabet gücünün artırılması açısından bankacılık sektöründe daha büyük ölçekli oyunculara duyulan ihtiyacı yeniden gündeme taşıdı.
Avrupa bankaları uzun süredir ABD’li ve Asyalı rakipleri karşısında daha parçalı bir pazar yapısı içinde faaliyet gösteriyor. Bu yapı, sermaye tahsisi, teknoloji yatırımları, yeşil dönüşüm finansmanı ve dijital altyapı projeleri açısından ölçek sorununu büyütüyor. Sınır ötesi banka birleşmeleri, Avrupa bankacılık birliğinin tamamlanması için kritik başlıklar arasında yer alıyor.
Ribera’nın çağrısı, UniCredit’in Commerzbank’a ilgisiyle yeniden alevlenen tartışmaların hemen ardından geldi. Avrupa düzeyinde finansal entegrasyon desteklenirken, ulusal bankacılık varlıklarının yabancı gruplar tarafından kontrol edilmesi konusunda siyasi hassasiyetler devam ediyor.
Santander Webster Bank birleşmesi için OCC onayını aldı
Santander’in ABD bankacılık pazarındaki büyüme planında önemli bir düzenleyici eşik aşıldı. ABD Para Birimi Denetim Ofisi, Webster Bank’in Santander Bank içine katılması için yapılan banka birleşme başvurusunu onayladı.
OCC onayı, Santander’in Webster Financial Corporation’ı satın alma sürecinin banka düzeyindeki birleşme ayağını kapsıyor. Santander, Webster Financial’ı yaklaşık 12,2 milyar dolar bedelle satın alma anlaşmasını Şubat 2026’da duyurmuştu. İşlem tamamlandığında Webster Bank, Santander Bank çatısı altında faaliyet gösterecek.
Satın alma, Santander’in ABD’de mevduat tabanını güçlendirme, ticari bankacılık kapasitesini artırma ve Kuzeydoğu eyaletlerindeki varlığını büyütme stratejisi açısından önem taşıyor. Federal Reserve ve Avrupa Merkez Bankası dahil diğer düzenleyici kurumların onayları ve olağan kapanış koşulları sürecin devamında belirleyici olacak.
Baseten 1,5 milyar dolarlık fonlama turuna yaklaşıyor
Yapay zeka altyapısı şirketi Baseten’in 1,5 milyar dolarlık yeni fonlama turunu tamamlamaya yaklaştığı bildiriliyor. Turun 11 ila 13 milyar dolar değerleme bandında yapılandığı belirtilirken, yatırımcı ilgisinin özellikle AI inference alanındaki hızlı büyümeden beslendiği görülüyor.
Baseten, şirketlerin açık kaynak yapay zeka modellerini üretim ortamında daha verimli çalıştırmasına yönelik altyapı sunuyor. Yapay zeka ekosisteminde uzun süre model geliştirme ve eğitim süreçleri öne çıktı. Son dönemde ise maliyet baskısı, modellerin kullanıcı sorgularına yanıt verdiği inference aşamasında yoğunlaşıyor. Bu kayma, Baseten gibi altyapı sağlayıcılarını yatırımcıların radarında daha güçlü bir kategoriye taşıyor.
Haber doğrudan fintek merkezli bir gelişme olarak konumlanmasa da finansal hizmetler açısından önemli bir arka plan sunuyor. Bankalar, ödeme şirketleri ve fintekler yapay zeka uygulamalarını daha fazla iş sürecine taşırken inference maliyeti, veri kontrolü, model seçimi ve ölçeklenebilir altyapı kritik hale geliyor.
FedNow sınır ötesi ödemeler için yeni altyapı eşiğine yaklaşıyor
Federal Reserve’in FedNow Service için hazırladığı düzenleme teklifi, ABD’de gerçek zamanlı ödeme altyapısının sınır ötesi işlemlerde nasıl kullanılabileceğine ilişkin önemli bir tartışma başlattı. Teklif, FedNow katılımcılarının Reserve Bank dışındaki aracıları kullanarak fon transferi gerçekleştirmesine izin verilmesini öngörüyor.
Mevcut yapıda FedNow, ABD’deki finansal kurumlar arasında çalışıyor. Önerilen değişiklik ise sınır ötesi bir ödemenin uluslararası ayağında muhabir banka veya başka bir aracı kurumun kullanılmasına, ABD içi bölümünde ise FedNow altyapısının devreye girmesine imkân tanıyabilir. Bu yapı, sınır ötesi ödeme zincirinin belirli bir kısmının gerçek zamanlı ödeme rayı üzerinden tamamlanmasına kapı açabilir.
Bankacılık sektörü açısından asıl kritik başlık uyum süreçleri olacak. Sınır ötesi ödemelerde gerçek zamanlı hız; yaptırım taraması, kara para aklamayla mücadele kontrolleri, işlem izleme ve mesajlaşma standartlarıyla birlikte yönetilmek zorunda.
NymCard nCore FullStack platformunu kullanıma sundu
MENA bölgesinin ödeme altyapısı sağlayıcılarından NymCard, bankalar ve finansal kurumlar için geliştirdiği nCore FullStack platformunu duyurdu. Yeni platform, kart çıkarma ve işleme, kredi, para hareketi, settlement, finansal suç önleme ve mutabakat süreçlerini tek entegrasyon üzerinden sunmayı hedefliyor.
nCore FullStack, finansal kurumların farklı ödeme ve finansal ürün kabiliyetleri için ayrı tedarikçilerle çalışma ihtiyacını azaltmaya odaklanıyor. Bankalar tek bağlantı üzerinden platforma entegre olduktan sonra yeni kabiliyetleri ek entegrasyon yükü taşımadan devreye alabiliyor.
NymCard’ın platformu kart, kredi, para hareketi, risk, finansal suç önleme ve mutabakat katmanlarını aynı veri zemini üzerinde birleştiriyor. MENA pazarında dijital bankacılık, gömülü finans, anlık ödeme, kart programları ve sınır ötesi para hareketi hızla büyürken, bankaların regülasyon uyumunu ve veri yerleşimi beklentilerini karşılayan esnek altyapılara ilgisi artıyor.
Singapur Bybit’i Binance ve KuCoin ile aynı uyarı listesine aldı
Singapur Para Otoritesi, kripto varlık platformu Bybit’i Investor Alert List’e ekledi. Bu adım, Bybit Fintech Limited’in Singapur’da lisanslı ya da MAS tarafından regüle edilen bir kuruluş olarak algılanmasına karşı yatırımcıları uyarmayı amaçlıyor.
Investor Alert List, Singapur’da lisans veya yetki statüsü konusunda yatırımcıları dikkatli olmaya çağıran bir uyarı mekanizması olarak kullanılıyor. Bybit’in listeye eklenmesi doğrudan faaliyet yasağı anlamı taşımıyor. Ancak platformun Singapur’da regüle bir finansal kuruluş gibi görülmemesi gerektiğini gösteriyor.
Binance’in 2021’den, KuCoin’in ise 2026’dan bu yana aynı listede yer alması, Singapur’un offshore kripto platformları konusunda daha dikkatli bir çizgi izlediğini gösteriyor. Singapur, dijital varlık inovasyonuna kontrollü alan açarken, yerel yatırımcıların lisanssız platformlara yönelik algısını daha yakından yönetiyor.
Robinhood güçlü işlem hacimlerine rağmen çalışanlarının yüzde 10’unu azaltıyor
ABD merkezli yatırım ve alım satım platformu Robinhood, yeniden yapılanma planı kapsamında tam zamanlı çalışanlarının yaklaşık yüzde 10’unu azaltmaya hazırlanıyor. Kararın yaklaşık 290 çalışanı etkilemesi bekleniyor.
Robinhood’un iş gücü azaltımı, şirketin güçlü işlem hacimleri bildirdiği bir döneme denk geliyor. Haziran ayında hisse senedi, opsiyon ve tahmin piyasalarında rekor seviyelere ulaşan ortalama günlük işlem hacimleri, platformun kullanıcı aktivitesi tarafında güçlü seyrini koruduğunu gösteriyor. Buna rağmen yönetim, büyüyen organizasyonun fazla katmanlı hale gelmesini önlemek ve daha çevik bir yapı kurmak istiyor.
Karar, fintek sektöründe büyüme ile verimlilik arasındaki yeni dengenin altını çiziyor. Robinhood son yıllarda hisse ve opsiyon işlemlerinin yanı sıra kripto, emeklilik hesapları, kredi kartları, tahmin piyasaları ve daha geniş yatırım ürünleriyle gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor.
Cleo 400 milyon dolar ARR eşiğini aştı
Yapay zeka destekli kişisel finans uygulaması Cleo, yıllık tekrar eden gelirini 400 milyon dolar seviyesine taşıyarak fintek sektörünün en hızlı büyüyen oyuncularından biri hâline geldi. Şirketin yalnızca altı ay önce 300 milyon dolar ARR eşiğini aşmış olması, büyüme ivmesinin son dönemde daha da hızlandığını gösteriyor. Özellikle Z kuşağı ve genç kullanıcıları hedefleyen Cleo, geleneksel mobil bankacılık deneyiminden farklı olarak sohbet tabanlı bir finans yönetimi modeli sunuyor.
Yapay zeka destekli dijital asistanı sayesinde kullanıcıların harcamalarını analiz eden, bütçe önerileri sunan ve finansal alışkanlıkları geliştirmeye yönelik yönlendirmelerde bulunan platform, abonelik modeliyle gelir elde ediyor. Son yıllarda yatırımcıların üretken yapay zeka uygulamalarına olan ilgisinin artması, Cleo’nun büyümesini destekleyen önemli faktörlerden biri oldu.
Şirketin ulaştığı gelir seviyesi, yapay zeka destekli tüketici finansmanı uygulamalarının sürdürülebilir iş modellerine dönüşebildiğini gösteriyor. Cleo’nun performansı, finansal hizmetlerde yapay zeka kullanımının operasyonel verimliliğin yanında doğrudan gelir üretimi açısından da önemli fırsatlar sunduğunu ortaya koyuyor.
Green-Got 52 dakikada 8 milyon euro yatırım topladı
Fransa merkezli sürdürülebilir finans girişimi Green-Got, yeni yatırım turunda 8 milyon euro kaynak topladığını açıkladı. Yatırım turunu dikkat çekici kılan unsur ise hedeflenen tutarın yalnızca 52 dakika içerisinde tamamlanmış olması oldu. Şirket, çevresel etki odaklı finansal ürünleriyle Avrupa’da büyümesini hızlandırmayı hedefliyor.
Green-Got, kullanıcılarına sürdürülebilir yatırım ve bankacılık hizmetleri sunarken, toplanan fonların çevresel etkisi yüksek sektörlere yönlendirilmesini temel prensiplerinden biri olarak konumlandırıyor. Geleneksel bankacılık ürünlerine alternatif oluşturmayı amaçlayan girişim, özellikle çevre bilinci yüksek genç kullanıcılar arasında hızlı büyüme kaydetti.
Yeni yatırımın ürün geliştirme çalışmalarına, ekip büyümesine ve Avrupa pazarındaki genişleme planlarına kaynak sağlaması bekleniyor. Son dönemde yatırımcıların fintek sektöründe daha seçici hareket ettiği bir ortamda Green-Got’un kısa sürede yatırım turunu tamamlaması, sürdürülebilir finans temasının sermaye piyasalarındaki cazibesini koruduğunu gösteriyor.
Revolut BAE Merkez Bankası’ndan tam ödeme lisanslarını aldı
Küresel fintek şirketi Revolut, Birleşik Arap Emirlikleri Merkez Bankası tarafından verilen tam ödeme lisanslarını alarak Orta Doğu pazarındaki büyüme stratejisinde önemli bir aşamayı geride bıraktı. Lisanslar sayesinde şirket, bölgede ödeme hizmetlerini doğrudan sunabilecek ve yerel finansal altyapıya daha güçlü şekilde entegre olabilecek.
Revolut son yıllarda Avrupa dışındaki büyüme planlarını hızlandırırken, Körfez ülkeleri şirketin öncelikli hedef pazarları arasında yer alıyor. BAE’de alınan lisanslar, para transferleri, ödeme hizmetleri ve dijital finans ürünlerinin yerel düzenlemelere uygun şekilde sunulmasının önünü açıyor.
Orta Doğu, yüksek dijitalleşme oranı ve hızla büyüyen fintek ekosistemi nedeniyle küresel finans kuruluşlarının yoğun ilgi gösterdiği bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Revolut’un attığı adım, şirketin yalnızca yeni müşteri kazanımını değil, bölgesel finansal hizmetler ekosisteminde daha etkin rol üstlenme hedefini de ortaya koyuyor.
JPMorgan Chase markasını Avrupa geneline taşımaya hazırlanıyor
ABD’nin en büyük bankalarından JPMorgan Chase, dijital bankacılık markası Chase’i Avrupa’nın farklı pazarlarına taşımayı değerlendirdiğini açıkladı. Banka, İngiltere’de elde ettiği müşteri büyümesini yeni ülkelere taşıyarak Avrupa perakende bankacılık pazarında daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.
2021 yılında İngiltere’de faaliyet göstermeye başlayan Chase UK, kısa sürede milyonlarca müşteriye ulaşarak JPMorgan’ın dijital bankacılık alanındaki en önemli büyüme projelerinden biri hâline geldi. Şirket şimdi bu deneyimi Avrupa’nın diğer büyük ekonomilerine taşımayı planlıyor.
Olası genişleme, Avrupa dijital bankacılık pazarında faaliyet gösteren Revolut, N26 ve bunq gibi oyuncular açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak görülüyor. JPMorgan’ın güçlü sermaye yapısı ve geniş ürün yelpazesi, kıta genelindeki rekabeti yeni bir seviyeye taşıyabilir.
PayPal girişim sermayesi kolu PayPal Ventures’ı kapatıyor
PayPal, yaklaşık on yıldır faaliyet gösteren kurumsal girişim sermayesi birimi PayPal Ventures’ı kapatma kararı aldı. Karar, şirketin son dönemde yürüttüğü yeniden yapılanma ve operasyonel sadeleşme stratejisinin parçası olarak değerlendiriliyor.
PayPal Ventures, kuruluşundan bu yana ödeme teknolojileri, açık bankacılık, dijital varlıklar ve finansal altyapılar alanında faaliyet gösteren çok sayıda girişime yatırım yaptı. Plaid, Anchorage Digital ve Divvy gibi sektörün önde gelen şirketleri geçmişte PayPal Ventures desteği alan girişimler arasında yer aldı.
Şirketin yatırım faaliyetlerinden çekilme kararı, fintek sektöründe son yıllarda gözlenen daha temkinli sermaye dağılımı yaklaşımının dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor. Büyük teknoloji ve finans şirketleri yatırım faaliyetlerinden çok temel operasyonlarına odaklanmaya başlıyor.
Binance’ın Yunanistan’daki MiCA lisans başvurusunun reddedilmesi bekleniyor
Kripto para borsası Binance’ın Avrupa Birliği genelinde faaliyet gösterebilmek amacıyla Yunanistan üzerinden yaptığı MiCA lisans başvurusunun reddedilmesinin beklendiği bildirildi. Avrupa Birliği’nin kripto varlık piyasalarına yönelik yeni düzenleme çerçevesi olan MiCA’nın tam olarak yürürlüğe girmesine kısa süre kala gelen gelişme, sektörün yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor.
Binance, yılın başında Avrupa operasyonlarını MiCA uyumlu şekilde sürdürmek amacıyla Yunanistan’da lisans başvurusunda bulunmuştu. Ancak sürece yakın kaynaklar, başvurunun mevcut aşamada olumlu sonuçlanmasının zor göründüğünü belirtiyor. Şirket ise kendilerine resmi bir ret kararı iletilmediğini ve başvurunun düzenleyici gereklilikleri karşıladığına inandığını ifade ediyor.
Kararın kesinleşmesi halinde gelişmenin etkisi yalnızca Binance ile sınırlı kalmayabilir. Avrupa Birliği, MiCA ile birlikte kripto sektörünü daha sıkı bir denetim çerçevesine taşımayı hedeflerken, dünyanın en büyük kripto para borsasının karşılaştığı süreç diğer oyuncular için de önemli bir referans noktası oluşturabilir.
Alibaba robotlar için yeni yapay zeka model ailesini tanıttı
Alibaba, robotların fiziksel dünyada daha etkin görevler üstlenmesini hedefleyen yeni yapay zeka model ailesini duyurdu. Şirketin Qwen markası altında geliştirdiği modeller, yapay zeka teknolojilerini dijital ortamın dışına taşıyarak fiziksel sistemlere entegre etmeyi amaçlıyor.
Yeni model ailesi; robotların çevrelerini algılaması, hareket planlaması yapması ve nesnelerle etkileşime geçmesi gibi temel yeteneklere odaklanıyor. Böylece yalnızca komutları yorumlayan sistemlerden, değişen koşullara uyum sağlayabilen ve karmaşık görevleri yerine getirebilen yeni nesil robotlara geçiş hedefleniyor.
Son dönemde yapay zeka alanındaki rekabet büyük ölçüde üretken yapay zeka ve sohbet botları etrafında şekillenirken, teknoloji şirketleri artık fiziksel dünyada çalışan sistemlere yatırım yapmaya başladı. Alibaba’nın hamlesi, Çinli teknoloji şirketlerinin robotik yapay zeka yarışında daha görünür rol üstlenmeye hazırlandığını gösteriyor.
Çin dijital yuan projesine 26 finansal kurumu dahil etti
Çin, merkez bankası dijital para birimi projesinin uluslararası kullanımını genişletmek amacıyla 26 finansal kurumu yeni dijital yuan platformuna dahil etti. Şanghay’da gerçekleştirilen anlaşmalar, e-CNY olarak bilinen dijital yuanın sınır ötesi ödeme sistemlerinde daha aktif kullanılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Katılımcılar arasında bankalar ve çeşitli finans kuruluşları yer alırken, yeni platformun sınır ötesi işlemlerde daha hızlı ve düşük maliyetli ödeme altyapısı sunması hedefleniyor. Çin böylece dijital yuanı yalnızca yurt içi kullanım alanlarında değil, uluslararası ticaret ve finans süreçlerinde de daha görünür hâle getirmeyi amaçlıyor.
Dijital yuan, merkez bankası dijital para projeleri arasında en kapsamlı uygulamalardan biri olarak kabul ediliyor. Son hamle, Çin’in CBDC stratejisini pilot uygulamaların ötesine taşıyarak küresel finansal sistemde daha etkin konum elde etmeye çalıştığını gösteriyor.
Coinbase yapay zeka destekli yatırım danışmanını ve geliştirici platformunu tanıttı
Coinbase, kullanıcıların yatırım kararlarını desteklemek amacıyla geliştirdiği yapay zeka destekli danışman hizmetini duyurdu. Şirket aynı zamanda geliştiriciler ve yapay zeka ajanları için yeni araçlarını tanıtarak platformunu daha kapsamlı bir finansal hizmet merkezine dönüştürme hedefini ortaya koydu.
Yeni sistem kapsamında kullanıcılar, portföy analizi, risk değerlendirmesi ve kişiselleştirilmiş yatırım önerileri gibi hizmetlerden yararlanabilecek. Yapay zeka destekli danışman, kullanıcı verilerini analiz ederek finansal karar süreçlerini desteklemeyi amaçlıyor.
Coinbase’in duyurduğu yenilikler bununla sınırlı kalmıyor. Şirket, yapay zeka ajanlarının kullanıcı izinleri doğrultusunda finansal işlemler gerçekleştirebilmesini sağlayacak altyapısını da genişletiyor. Bu yaklaşım, dijital finans platformlarının geleceğinde yapay zekanın çok daha merkezi bir rol üstlenebileceğine işaret ediyor.
Flagright finansal suçlarla mücadele platformunu büyütmek için 12,5 milyon dolar yatırım aldı
Yapay zeka destekli uyum teknolojileri geliştiren RegTech girişimi Flagright, Seri A yatırım turunda 12,5 milyon dolar yatırım aldı. Şirket, elde ettiği kaynağı finansal suçlarla mücadele ve uyum süreçlerini otomatikleştiren platformunu ölçeklendirmek için kullanacak.
Flagright; işlem izleme, kara para aklamayla mücadele, yaptırım kontrolleri ve vaka yönetimi gibi alanlarda bankalara ve fintek şirketlerine hizmet sunuyor. Yapay zeka tabanlı sistemler sayesinde şüpheli işlemlerin daha hızlı tespit edilmesi ve uyum ekiplerinin operasyonel yükünün azaltılması hedefleniyor.
Finans sektöründe regülasyon baskısının artması ve dijital işlemlerin hızla çoğalması, RegTech çözümlerine yönelik talebi son yıllarda önemli ölçüde artırdı. Flagright’ın aldığı yatırım da yatırımcıların yapay zeka destekli uyum teknolojilerine olan ilgisinin devam ettiğini gösteren önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
SoftBank ve OpenAI Japonya’nın kritik altyapılarını koruyacak siber güvenlik hizmetini devreye aldı
SoftBank, OpenAI teknolojileriyle geliştirilen yeni nesil siber güvenlik hizmetini Japonya’da kullanıma sunduğunu açıkladı. “Patching as a Service” adı verilen çözüm, enerji, finans, telekomünikasyon, ulaşım ve havalimanı işletmeleri gibi kritik altyapı kuruluşlarının güvenlik açıklarını daha hızlı tespit ederek bu açıkların giderilmesini hedefliyor.
Yeni sistem, kurumların BT altyapılarındaki zafiyetleri analiz ediyor, risk seviyelerini önceliklendiriyor ve güvenlik ekiplerine düzeltme süreçlerinde rehberlik ediyor. Yapay zeka destekli analiz yetenekleri sayesinde güvenlik açıklarının tespit edilmesi ile kapatılması arasındaki sürenin azaltılması amaçlanıyor.
Gelişme aynı zamanda OpenAI teknolojilerinin kurumsal kullanım alanlarının genişlediğini gösteriyor. Üretken yapay zeka çözümleri içerik üretimi ve yazılım geliştirme alanlarında yaygınlaşırken, siber güvenlik gibi kritik operasyonlarda da daha aktif rol üstlenmeye başlıyor.
HSBC ve Google Cloud bankacılıkta yapay zeka dönüşümünü hızlandıracak
HSBC, yapay zeka kullanımını bankacılık operasyonlarının merkezine taşımak amacıyla Google Cloud ile çok yıllı stratejik bir ortaklık kurduğunu duyurdu. İş birliği kapsamında Google’ın Gemini modelleri ve yapay zeka altyapısı, HSBC’nin müşteri deneyimi, servet yönetimi, operasyonel verimlilik ve finansal suçlarla mücadele süreçlerinde kullanılacak.
Banka, önümüzdeki iki yıl içinde yüzlerce yeni yapay zeka kullanım senaryosunu devreye almayı planlıyor. Bu projeler arasında müşteri danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesi, operasyonel süreçlerin otomasyonu ve risk yönetimi sistemlerinin güçlendirilmesi yer alıyor. HSBC ayrıca Google DeepMind ekipleriyle doğrudan çalışarak yeni nesil yapay zeka uygulamalarını finansal hizmetlere entegre etmeyi hedefliyor.
Küresel bankacılık sektöründe yapay zeka yatırımları son dönemde hız kazanırken, bu ölçekte kurulan stratejik ortaklıklar sektörün geleceğine ilişkin önemli ipuçları veriyor. HSBC’nin hamlesi, yapay zekanın bankalar için destekleyici bir teknoloji olmaktan çıkarak temel iş süreçlerinin merkezine yerleşmeye başladığını gösteriyor.
GoCardless ve Intelligent Billing tahsilat otomasyonu için iş birliği yaptı
Ödeme altyapısı sağlayıcısı GoCardless ile telekom ve yönetilen hizmet sağlayıcılarına yönelik yazılımlar geliştiren Intelligent Billing, faturalama ve tahsilat süreçlerini otomatikleştirmeye yönelik yeni bir iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında GoCardless, Intelligent Billing platformunun entegre ödeme sağlayıcısı olarak hizmet verecek.
Entegrasyon sayesinde işletmeler, oluşturdukları faturaları doğrudan ödeme süreçleriyle ilişkilendirebilecek ve tahsilat operasyonlarını tek platform üzerinden yönetebilecek. Sistem, açık bankacılık ve Direct Debit altyapılarını kullanarak ödeme süreçlerini sadeleştirirken, GoCardless’ın yapay zeka destekli tahsilat teknolojileri başarısız ödeme denemelerini yeniden optimize ederek tahsilat oranlarını artırmayı hedefliyor.
Özellikle abonelik bazlı iş modellerinin yaygınlaştığı telekom ve teknoloji sektörlerinde tahsilat süreçlerinin otomasyonu önemli bir ihtiyaç hâline gelmiş durumda. Yeni iş birliği, ödeme altyapılarının iş yazılımlarıyla daha derin şekilde entegre olduğu yeni dönemin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Citation Group bordro teknolojileri şirketi PayCaptain’ı satın aldı
Birleşik Krallık merkezli uyum ve iş hizmetleri sağlayıcısı Citation Group, bulut tabanlı bordro teknolojileri geliştiren PayCaptain’ı satın aldığını duyurdu. Satın alma ile birlikte şirket, mevcut insan kaynakları ve uyum çözümlerine gelişmiş bordro yönetimi ve çalışan finansal refah hizmetlerini de eklemeyi planlıyor.
PayCaptain; dijital bordro süreçleri, çalışan ödemeleri, finansal refah araçları ve otomasyon çözümleriyle tanınıyor. Şirketin teknolojileri özellikle işletmelerin bordro süreçlerini daha verimli yönetmesine yardımcı olurken, çalışan deneyimini iyileştirmeyi amaçlıyor.
Son yıllarda bordro teknolojileri ile fintek çözümlerinin birbirine yakınlaşması, bu alandaki satın alma ve birleşme faaliyetlerini hızlandırdı. Citation Group’un hamlesi de işletmelerin insan kaynakları, uyum ve finansal süreçleri tek çatı altında yönetme eğiliminin güçlendiğini gösteriyor.
Nijerya Merkez Bankası Payments System Vision 2028 stratejisini duyurdu
Nijerya Merkez Bankası, ülkenin ödeme sistemlerini ve dijital finans altyapısını dönüştürmeyi hedefleyen Payments System Vision 2028 stratejisini açıkladı. Yeni yol haritası; açık bankacılık, dijital kimlik, finansal kapsayıcılık, sınır ötesi ödemeler ve fintek inovasyonu gibi alanlarda kapsamlı hedefler içeriyor.
Strateji kapsamında daha hızlı ödeme sistemlerinin yaygınlaştırılması, finansal hizmetlere erişimin artırılması ve dijital ekonominin ihtiyaçlarına uygun yeni altyapıların oluşturulması planlanıyor. Nijerya, son yıllarda Afrika’nın en hızlı büyüyen fintek pazarlarından biri hâline gelirken, merkez bankasının açıkladığı yol haritası sektörün gelişimine yön verecek önemli bir çerçeve olarak değerlendiriliyor.
Özellikle açık bankacılık ve dijital kimlik entegrasyonlarına yapılan vurgu, ülkenin finansal hizmetler ekosistemini daha modern ve kapsayıcı bir yapıya dönüştürme hedefini ortaya koyuyor. Gelişme, yalnızca Nijerya için değil, Afrika genelindeki fintek oyuncuları açısından da önemli bir referans niteliği taşıyor.
Revolut Avustralya’da Ultra dönemini başlattı, Yunanistan’da yerel IBAN hazırlığını hızlandırdı
Küresel dijital bankacılık şirketi Revolut, büyüme stratejisinde iki önemli adım attı. Şirket bir yandan Avustralya’da üst segment müşterilere yönelik Ultra abonelik paketini kullanıma sunarken diğer yandan Yunanistan’da yerel IBAN altyapısına geçiş hazırlıklarını hızlandırdı.
Ultra paketiyle premium müşteri segmentinden daha yüksek gelir elde etmeyi hedefleyen Revolut, yerel IBAN hamlesiyle de kullanıcıların maaş, fatura ve günlük bankacılık işlemlerini doğrudan Revolut üzerinden yönetmesini amaçlıyor. Bu yaklaşım, dijital bankaların kullanıcı sayısından çok müşteri başına gelir ve ana banka olma yarışına odaklandığı yeni dönemin işaretleri arasında görülüyor.
eToro yatırım platformundan kapsamlı finans ekosistemine dönüşmek istiyor
Yatırım platformu kimliğiyle tanınan eToro, faaliyet alanını ödeme hizmetleri, servet yönetimi teknolojileri ve finansal çözümlerle genişletmeye hazırlanıyor. Şirket yönetimi hem ABD’de hem de uluslararası pazarlarda yeni satın alma fırsatlarını değerlendirirken, yatırım uygulamasından çok daha kapsamlı bir finans platformuna dönüşmeyi hedefliyor.
Son dönemde gerçekleşen Zengo satın alımı da bu stratejinin ilk adımlarından biri olarak görülüyor. eToro’nun attığı adımlar, yatırım uygulamaları ile dijital bankalar arasındaki sınırların giderek silikleştiğini gösteriyor.
Ripple’dan Flutterwave’e stratejik yatırım geldi
Ripple, Afrika’nın en büyük fintek şirketlerinden Flutterwave’in yatırım turuna katılarak şirketin değerlemesini 3,3 milyar dolar seviyesine taşıdı. İş birliğinin merkezinde yalnızca yatırım bulunmuyor. Ripple’ın RLUSD stablecoin’i ve ödeme altyapılarının Flutterwave ekosistemine entegre edilmesi planlanıyor.
Böylece sınır ötesi para transferleri ve ticari ödemelerde daha hızlı ve düşük maliyetli çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. Stablecoin kullanımının günlük ticaret akışlarına taşınması açısından bu yatırım, yılın en dikkat çekici hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Meksikalı fintek Clip 500 milyon dolarlık yeni yatırım aldı
Latin Amerika’nın önde gelen ödeme şirketlerinden Clip, 500 milyon dolarlık yatırım turunu tamamlayarak değerlemesini 2,5 milyar doların üzerine çıkardı. Şirket yeni kaynağı dijital cüzdan hizmetleri, finansal ürünler ve teknolojik altyapı yatırımları için kullanmayı planlıyor.
Meksika merkezli şirketin büyüme stratejisi, ödeme kabul hizmetlerinden daha geniş kapsamlı finansal çözümlere doğru evriliyor. Yatırım, Latin Amerika fintek pazarının küresel yatırımcılar açısından cazibesini koruduğunu gösteriyor.
ACI Worldwide ve EPI Company Avrupa’da anlık ödeme altyapısını güçlendirmek için iş birliği kurdu
ACI Worldwide ile Avrupa Ödeme Girişimi’nin arkasındaki EPI Company, Avrupa genelinde gerçek zamanlı ödeme altyapılarının yaygınlaşmasını hızlandırmak amacıyla stratejik iş birliği başlattı. Ortaklık, finans kuruluşlarının SEPA Instant uyumlu hizmetleri daha hızlı devreye almasını ve hesaplar arası ödeme modellerinin yaygınlaşmasını destekliyor.
Avrupa Birliği’nin anlık ödeme düzenlemeleriyle birlikte değerlendirildiğinde bu hamle, kıtanın ödeme altyapısında önemli bir dönüşümün parçası olarak görülüyor. Wero gibi yerel ödeme ağlarının güçlenmesi, Avrupa’nın ödeme alanında daha bağımsız bir yapı oluşturma hedefini destekliyor.
Trustap yapay zeka destekli ticaretin altyapısı için 7,4 milyon sterlin yatırım aldı
İrlandalı fintek girişimi Trustap, agentic commerce olarak adlandırılan yeni nesil yapay zeka destekli ticaret modeli için geliştirdiği güven ve ödeme altyapılarını büyütmek amacıyla 7,4 milyon sterlin yatırım aldı.
Şirket; emanet hesaplar, kimlik doğrulama sistemleri ve güvenli ödeme çözümleriyle yapay zeka ajanlarının gerçekleştireceği işlemlerde güven katmanı oluşturmayı hedefliyor. Yatırım, fintek sektöründe yapay zeka ekonomisine yönelik ilk büyük altyapı hamlelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Visa ve Revolut Avrupa’da dijital ödemeleri hızlandıracak iş birliği kurdu
Visa, Click to Pay çözümünü Revolut’un Avrupa ve Birleşik Krallık’taki milyonlarca kart sahibinin kullanımına açtı. Kullanıcılar artık desteklenen e-ticaret sitelerinde kart bilgilerini yeniden girmeden ödeme yapabilecek.
Visa’nın tokenizasyon altyapısıyla çalışan sistem, çevrim içi alışverişlerde daha hızlı ve güvenli bir deneyim sunmayı hedefliyor. Hamle, kartlı ödemelerde sürtünmesiz deneyim yarışının yeni aşamalarından biri olarak görülüyor.
SumUp Kanada pazarına giriş yaptı
KOBİ odaklı ödeme teknolojileri şirketi SumUp, Kanada’da faaliyet göstermeye başlayarak küresel genişleme stratejisini sürdürdü. Şirket ülkede kart kabul çözümleri, POS sistemleri ve dijital ödeme hizmetlerini kullanıma sundu.
SumUp’ın Kanada açılımı, küçük işletmelere yönelik finansal hizmetler alanında küresel rekabetin giderek arttığını ortaya koyuyor. Özellikle KOBİlerin dijital ödeme araçlarına erişimi, fintek şirketleri için önemli büyüme alanlarından biri olmaya devam ediyor.
Adyen yapay zeka destekli ticaret için Agentic Platformunu duyurdu
Adyen, yapay zeka ajanlarının alışveriş ve ödeme süreçlerini yönetebilmesine olanak tanıyacak Adyen Agentic platformunu tanıttı. Platform; ürün keşfi, alışveriş yönetimi ve ödeme işlemlerini birbirine bağlayan yeni nesil bir ticaret altyapısı sunuyor.
Şirket, yapay zeka ajanlarının güvenli ve standart bir yapıda ticari işlem gerçekleştirebilmesi için gerekli teknolojik temeli oluşturmayı hedefliyor. Agentic commerce alanındaki bu hamle, ödeme şirketlerinin gelecekte yalnızca işlem işleyen oyuncular olarak değil, yapay zeka temelli ticaretin altyapı sağlayıcıları olarak konumlanacağını gösteriyor.
Zip ve Stripe yapay zeka destekli ticaret için esnek ödeme seçenekleri sunacak
BNPL sağlayıcısı Zip ile Stripe, yapay zeka ajanlarının gerçekleştirdiği işlemlerde esnek ödeme seçeneklerini mümkün kılacak yeni bir iş birliğine imza attı. Böylece kullanıcı adına hareket eden yapay zeka sistemleri, alışveriş sürecini tamamladıktan sonra taksitli ve alternatif ödeme yöntemlerinden de yararlanabilecek.
Bu gelişme, agentic commerce ekosisteminde finansman katmanının da şekillenmeye başladığını gösteriyor. Yapay zeka destekli alışveriş senaryolarında yalnızca ödeme başlatma değil, ödeme tercihi ve finansman yapısı da yeni rekabet alanı haline geliyor.
Revolut Avustralya bankacılık lisansında son viraja girdi
Küresel dijital bankacılık şirketi Revolut, Avustralya’da tam bankacılık lisansı alma sürecinde kritik bir aşamaya ulaştı. Şirket, geçtiğimiz dönemde aldığı Kısıtlı Yetkili Mevduat Kurumu statüsünün ardından düzenleyici gereklilikleri yerine getirerek tam lisansa bir adım daha yaklaştı.
Onayın gelmesi halinde Revolut, Avustralya’da yalnızca ödeme ve yatırım hizmetleri sunan bir platform olmaktan çıkarak mevduat kabul eden ve kredi verebilen tam kapsamlı bir dijital bankaya dönüşecek. Avustralya pazarı, Revolut’un Asya-Pasifik bölgesindeki büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor. Bankacılık lisansı, şirketin müşteri başına gelirini artırmasına ve kullanıcıları ekosistem içinde daha uzun süre tutmasına yardımcı olacak önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Nubank’ın hatalı bildirimi milyonlarca kullanıcı arasında paniğe yol açtı
Latin Amerika’nın en büyük dijital bankalarından Nubank, teknik bir hata nedeniyle milyonlarca müşterisine yanlış bildirim gönderince kısa süreli bir iletişim krizinin merkezine oturdu. Bazı kullanıcılara ulaşan mesajlarda hesapların veya hizmetlerin sonlandırılacağı yönünde ifadeler yer alırken, sosyal medya platformlarında binlerce paylaşım yapıldı ve birçok müşteri hesaplarının tehlikede olduğunu düşündü.
Nubank kısa süre içinde yaptığı açıklamayla mesajların yanlışlıkla gönderildiğini ve müşteri hesaplarının güvende olduğunu duyurdu. Olay hızlı şekilde kontrol altına alınmış olsa da gelişme, dijital bankacılıkta müşteri güveninin ne kadar hassas bir unsur olduğunu yeniden gösterdi. Geleneksel bankaların fiziksel şubeler aracılığıyla yönetebildiği krizler, dijital bankalarda birkaç dakikalık bir bildirim hatasıyla milyonlarca kullanıcıya aynı anda ulaşabiliyor.
BTG Pactual HSBC Uruguay satın alımını tamamladı
Latin Amerika’nın en büyük yatırım bankalarından BTG Pactual, HSBC Uruguay satın alımını tamamlayarak bölgesel genişleme stratejisinde önemli bir eşiği geride bıraktı. İşlem sayesinde banka, Uruguay’daki bireysel ve kurumsal müşteri portföyünü önemli ölçüde büyütürken, özel bankacılık ve servet yönetimi alanındaki gücünü de artırmış oldu.
Son yıllarda Latin Amerika’da yaşanan bankacılık konsolidasyonu, küresel oyuncuların bazı pazarlardan çekilmesiyle hız kazanırken, bölgesel finans kuruluşları bu fırsatları değerlendirmeye devam ediyor. BTG Pactual’ın hamlesi de bu dönüşümün son örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Barclays GoHenry satın almasıyla gençlik bankacılığında konumunu güçlendiriyor
Birleşik Krallık’ın köklü bankalarından Barclays, çocuklar ve gençlere yönelik finansal eğitim çözümleri sunan GoHenry’yi satın alarak yeni nesil müşteri kazanım stratejisini güçlendirdi. GoHenry, ebeveynlerin çocuklarına harçlık gönderebildiği, tasarruf alışkanlıkları kazandırabildiği ve finansal okuryazarlık eğitimleri sunabildiği dijital bir platform olarak tanınıyor.
Satın alma, bankacılık sektöründe son yıllarda yükselen erken yaşta müşteri edinme yaklaşımının dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor. Geleneksel bankalar artık yalnızca yetişkin müşterileri hedeflemiyor; çocukların ilk finansal deneyimlerinden itibaren ekosistemlerinin parçası olmasını istiyor. Barclays için GoHenry, geleceğin müşterileriyle uzun vadeli ilişki kurma fırsatı sunarken, fintek dünyasında finansal eğitim odaklı platformların stratejik değerinin de arttığını gösteriyor.
Pleo yeni yapay zeka ajanlarını tanıtırken organizasyon yapısını yeniden şekillendirdi
Kurumsal harcama yönetimi platformu Pleo, finans ekiplerinin günlük operasyonlarını otomatikleştirmeyi hedefleyen yeni yapay zeka ajanlarını tanıtırken aynı dönemde organizasyon yapısında değişikliğe giderek yaklaşık 50 çalışanla yollarını ayırdı. Şirketin duyurduğu yeni agentic AI yetenekleri; gider yönetimi, muhasebe süreçleri, harcama sınıflandırması ve finansal analiz gibi alanlarda insan müdahalesini azaltmayı amaçlıyor.
Yapay zeka yatırımlarıyla birlikte gelen yeniden yapılanma kararı, teknoloji sektöründe son dönemde sıkça görülen dönüşümün fintek tarafındaki yansıması olarak değerlendiriliyor. Şirket yönetimi, kaynaklarını daha yüksek büyüme potansiyeline sahip alanlara yönlendirmek istediğini belirtirken, yapay zekanın kurumsal finans süreçlerindeki rolünün giderek büyüyeceğine işaret ediyor.
Yellow Card ve Turnkey gelişmekte olan pazarlarda dijital varlık erişimini genişletiyor
Afrika’nın önde gelen dijital varlık platformlarından Yellow Card ile cüzdan altyapısı sağlayıcısı Turnkey, gelişmekte olan pazarlarda dijital varlık erişimini yaygınlaştırmak amacıyla stratejik bir ortaklık kurdu. İş birliği kapsamında Turnkey’in gömülü cüzdan teknolojileri, Yellow Card’ın geniş kullanıcı ağıyla entegre edilerek şirketlerin ve finansal uygulamaların dijital varlık hizmetlerini daha hızlı devreye alabilmesi hedefleniyor.
Son yıllarda stablecoin kullanımı özellikle sınır ötesi ödemeler, tasarruf ürünleri ve alternatif finansal hizmetler alanında hızla büyürken, bu büyümenin önündeki büyük engellerden biri teknik altyapı karmaşıklığı olarak görülüyordu. Yellow Card ve Turnkey ortaklığı, bu bariyerleri azaltmayı ve dijital varlık tabanlı finansal hizmetleri daha geniş kullanıcı kitlelerine ulaştırmayı amaçlıyor.
Pine Labs yapay zeka ajanlarının UPI ödemelerini tamamlamasını sağlayan P3P protokolünü tanıttı
Hindistan merkezli ödeme teknolojileri şirketi Pine Labs, yapay zeka ajanlarının kullanıcı adına ödeme işlemlerini tamamlayabilmesine olanak tanıyan P3P protokolünü duyurdu. Şirketin geliştirdiği yeni yapı, kullanıcıların belirlediği yetki sınırları içerisinde çalışan yapay zeka sistemlerinin UPI ödemelerini doğrudan gerçekleştirebilmesini sağlıyor.
Bugüne kadar yapay zeka sistemleri ürün araştırabiliyor, fiyat karşılaştırabiliyor ve öneriler sunabiliyordu. Ödeme aşaması ise çoğunlukla insan onayı gerektiriyordu. P3P ile birlikte bu sınır önemli ölçüde azalıyor. Yapay zeka ajanları ürün seçimi, işlem planlaması ve ödeme tamamlama süreçlerini tek akış içerisinde yönetebilecek.
Hindistan’ın dünya çapında en gelişmiş anlık ödeme sistemlerinden biri olan UPI üzerine inşa edilen model, geleceğin dijital ticaret deneyimine dair önemli ipuçları veriyor.
xMoney Mastercard Payment Passkey teknolojisini kullanan ilk kart ihraç kuruluşu oldu
Dijital ödeme platformu xMoney, Mastercard Payment Passkey teknolojisini uygulama içine entegre eden ilk Mastercard kart ihraç kuruluşu olduğunu açıkladı. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar çevrim içi alışverişlerde şifre veya SMS doğrulama kodu kullanmak yerine biyometrik doğrulama yöntemleriyle ödeme işlemlerini tamamlayabilecek.
Mastercard’ın geliştirdiği Payment Passkey teknolojisi; parmak izi, yüz tanıma ve cihaz tabanlı kimlik doğrulama yöntemlerini kullanarak ödeme deneyimini hem daha güvenli hem de daha hızlı hale getirmeyi hedefliyor. Özellikle kimlik avı saldırıları, hesap ele geçirme girişimleri ve SMS tabanlı doğrulama zafiyetleri karşısında biyometrik doğrulama çözümlerinin önemi giderek artıyor.
Razorpay gizli halka arz başvurusu yaparak borsaya bir adım daha yaklaştı
Hindistan’ın en değerli fintek şirketlerinden Razorpay, halka arz sürecini başlatmak amacıyla düzenleyici kurumlara gizli başvuru gerçekleştirdi. Şirketin tercih ettiği gizli başvuru yöntemi, halka arz hazırlıklarının kamuoyuna sınırlı bilgiyle ilerletilmesine olanak tanırken, piyasa koşullarının daha esnek değerlendirilmesini sağlıyor.
Ödeme altyapıları, kurumsal finans çözümleri ve dijital tahsilat hizmetleri alanında faaliyet gösteren Razorpay, son yıllarda Hindistan fintek ekosisteminin en hızlı büyüyen şirketlerinden biri olarak öne çıktı. Halka arz süreci, yalnızca şirket açısından değil, Hindistan fintek sektörünün geldiği olgunluk seviyesini göstermesi bakımından da önem taşıyor.
Nuvei Payoneer’ı 2,75 milyar dolara satın alıyor
Ödeme teknolojileri şirketi Nuvei, sınır ötesi ödeme platformu Payoneer’ı 2,75 milyar dolar karşılığında satın almak için anlaşmaya vardığını duyurdu. İşlem, son yıllarda küresel ödeme sektöründe gerçekleşen en büyük satın almalardan biri olarak öne çıkıyor. Birleşmeyle birlikte Nuvei’nin ödeme kabul altyapısı ile Payoneer’ın uluslararası ödeme ağı aynı çatı altında birleşecek.
Payoneer özellikle serbest çalışanlar, ihracatçılar, e-ticaret satıcıları ve küresel pazaryerleri için sunduğu sınır ötesi ödeme çözümleriyle tanınıyor. Nuvei ise çevrim içi ve fiziksel ticaret tarafında güçlü ödeme işleme altyapısına sahip. Birleşik yapının milyonlarca işletmeye hizmet veren, yüz milyarlarca dolarlık işlem hacmini yöneten küresel bir ticaret platformuna dönüşmesi bekleniyor.
American Express TheFork’ü 700 milyon dolara satın alıyor
American Express, Tripadvisor bünyesinde faaliyet gösteren restoran rezervasyon platformu TheFork’ü yaklaşık 700 milyon dolar karşılığında satın alacağını açıkladı. İlk bakışta restoran teknolojileri alanındaki bir satın alma gibi görünse de işlem, ödeme ve sadakat ekonomisinin giderek iç içe geçtiği yeni dönemin dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor.
TheFork, Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda milyonlarca kullanıcının restoran keşfetmesini ve rezervasyon yapmasını sağlayan önemli platformlardan biri konumunda. American Express ise son yıllarda müşterilerine yalnızca ödeme hizmeti sunan bir şirket olmaktan çıkarak seyahat, gastronomi ve yaşam tarzı deneyimlerini de kendi ekosistemine dahil etmeye çalışıyor.
eToro ödeme hizmetleri ve bankacılık alanına açılmayı değerlendiriyor
Yatırım platformu eToro, faaliyet alanını genişleterek ödeme hizmetleri ve bankacılık sektörüne adım atmayı değerlendiriyor. Şirket yönetimi, gelecekte bankacılık lisansı alınabileceğini veya bu alandaki büyümenin satın almalar yoluyla desteklenebileceğini açıkladı. Böylece eToro’nun yalnızca yatırım işlemleri sunan bir platform olmaktan çıkarak daha kapsamlı bir finansal hizmetler sağlayıcısına dönüşmesi hedefleniyor.
Son yıllarda birçok fintek şirketi ödeme, yatırım, tasarruf ve bankacılık hizmetlerini tek çatı altında toplamaya çalışıyor. eToro’nun yeni stratejisi de bu dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak görülüyor. Şirket aynı zamanda servet yönetimi teknolojileri alanında yeni satın alma fırsatlarını araştırdığını açıklayarak büyüme iştahını sürdürdüğünün sinyalini verdi.
Çin destekli mBridge sınır ötesi ödemelerde SWIFT’e alternatif olmaya hazırlanıyor
Çin öncülüğünde geliştirilen mBridge platformu, merkez bankalarının dijital para birimleriyle sınır ötesi ödeme yapılmasını sağlayan yeni nesil bir altyapı olarak ticari kullanıma hazırlanıyor. Çin, Hong Kong, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan merkez bankalarının desteklediği proje, uluslararası para transferlerinde maliyetleri düşürmeyi ve işlemleri hızlandırmayı amaçlıyor.
mBridge’in önemi yalnızca yeni bir teknoloji sunmasından kaynaklanmıyor. Proje aynı zamanda merkez bankası dijital para birimlerinin gerçek ticari kullanım alanlarına ulaşması açısından da kritik bir eşik olarak görülüyor. Uzun yıllardır uluslararası para transferlerinde baskın rol oynayan mevcut sistemlere alternatif oluşturabilecek kapasitesi nedeniyle küresel finans çevreleri tarafından yakından takip ediliyor.
Ant Group Alipay’i yapay zeka ajanlarıyla yeniden tasarlamaya hazırlanıyor
Ant Group, Alipay süper uygulamasını yapay zeka merkezli yeni bir deneyime dönüştürmek için kapsamlı bir dönüşüm üzerinde çalışıyor. Şirketin geliştirdiği yeni modelde kullanıcılar menüler arasında gezinmek yerine yapay zeka asistanıyla sohbet ederek günlük işlemlerini gerçekleştirebilecek. Taksi çağırmak, sipariş vermek, ödeme yapmak veya yatırım işlemlerini yürütmek gibi birçok süreç tek bir konuşma akışı içerisinde tamamlanabilecek.
Dönüşüm, süper uygulamaların yeni evrimine işaret ediyor. Bugüne kadar kullanıcıların uygulamalar içinde işlem yapması beklenirken, yeni modelde görevlerin yapay zeka ajanları tarafından yerine getirilmesi hedefleniyor. Ant Group’un hamlesi, yapay zeka ile ödeme sistemleri arasındaki entegrasyonun ne kadar hızlı ilerlediğini gösterirken, WeChat ve diğer büyük teknoloji platformlarıyla rekabetin de yeni bir boyuta taşındığını ortaya koyuyor.
Wero’nun Avrupa’daki anlık ödeme hamlesine ACI Worldwide desteği geldi
Avrupa’nın kendi ödeme ekosistemini oluşturma hedefiyle geliştirilen Wero platformu, büyüme sürecinde önemli bir teknoloji ortağı kazandı. ACI Worldwide ile European Payments Initiative arasında kurulan iş birliği kapsamında, Avrupa genelindeki anlık ödeme altyapısının güçlendirilmesi ve finans kuruluşlarının yeni ödeme standartlarına daha kolay uyum sağlaması hedefleniyor.
Wero, Avrupa’nın Visa, Mastercard ve PayPal gibi küresel ödeme devlerine karşı geliştirdiği en önemli yerel girişimlerden biri olarak kabul ediliyor. Gerçek zamanlı hesaplar arası para transferi sağlayan platform bugün milyonlarca kullanıcıya ulaşmış durumda ve yeni pazarlara açılmaya devam ediyor. ACI Worldwide’ın teknoloji desteği, Wero’nun kıta genelinde daha hızlı yayılmasına katkı sağlayabilir.
Avrupa’da anlık ödemelerin zorunlu hale gelmeye başladığı bir dönemde bu iş birliği, bölgenin ödeme altyapısının geleceği açısından stratejik önem taşıyor.
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Yeni haftada portföy yönetimi, bankacılık, sermaye piyasaları, ödeme sistemleri, dijital bankacılık, uyum, risk, teknoloji ve pazarlama alanlarında dikkat çeken atama ve terfiler öne çıkıyor. İstanbul Portföy Yönetimi, Şekerbank, TKPAY, Vakıf Katılım, OKX Türkiye, Multinet Up, Dünya Katılım, Misyon Bank, Aktif Bank, Akbank, Burgan Bank ve Mobven’de yeni görevler haftanın kariyer gündeminde yer alıyor.
Banu Taşkin, Türkiye’nin önde gelen portföy yönetim şirketlerinden İstanbul Portföy Yönetimi’nin Genel Müdürü olarak atandı. Bankacılık ve sermaye piyasalarında yaklaşık 35 yıllık deneyime sahip olan Taşkin’in yeni görevi, haftanın öne çıkan üst düzey atamaları arasında yer aldı.
Şekerbank T.A.Ş., kurumsal yapısını güçlendirme stratejisi kapsamında üst yönetim kadrosunda yeni atamalara gitti. Bankada Genel Müdür Yardımcılığı görevine Burak Somer getirilirken, Yönetim Kurulu Üyeliği’ne Darkhan Abdimoldayev atandı.
Mehmet Çeken, TKPAY’de Risk ve Uyum Ekibi bünyesinde yeni görevine geçti.
Hasan Ağca, kuruluşundan bu yana görev aldığı Vakıf Katılım’da Bankacılık İşlemleri Birim Müdürü olarak kariyerine devam ediyor.
Salih Can İsmail, OKX Türkiye’de Uyum Analisti olarak ekibe katıldı.
Burak Acarla, Multinet Up’ta Pazarlama Direktörü olarak yeni rolünü üstlendi.
Gamze Nur Akın, Dünya Katılım’da KOBİ Bankacılık Uzman Yardımcısı olarak görev almaya başladı.
Sidar Akpınar, Misyon Bank’ta Saklama Uzmanı olarak yeni pozisyonuna geçti.
Ahmet Yalçın, Aktif Bank’ta Uzman Yönetişim Mühendisi olarak ekibe dahil oldu.
Pınar Turğut, Akbank’ta Kıdemli Veri Tabanı Mimarı olarak yeni görevini üstlendi.
Burak Erol, Burgan Bank’ta Müşteri İlişkileri Yetkilisi olarak görev almaya başladı.
Tahir Özmen, Mobven bünyesinde Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak yeni görevine geçti.
Yeni görevlerinizde başarılar dilerim.
FinTech alanında haftanın gündemi 278
PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 8 – 14 Haziran aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatrılamak için aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.



