FinTech alanında haftanın gündemi 278 belli oldu. PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
2009 yılından bu yana ödeme hizmetleri sektöründe hizmet sunan tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olan PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 8 – 14 Haziran aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
Haziran ayının ikinci haftasında fintek gündemi, ödeme sistemlerinden yapay zeka destekli bankacılığa, yatırım fonlarından girişim sermayesine, kripto varlık altyapısından global açılım haberlerine kadar güçlü bir akışla ilerledi. PayTR’ın 200 bin üye iş yerini aşması, Ödeal’ın Meksika operasyonu, PayCore’un Topluluk Bulutu modeli, Paywall-Masterpass iş birliği ve Tami-Kivi entegrasyonu; ödeme teknolojilerinde ölçek, güven, tahsilat disiplini ve platformlaşma başlıklarını öne çıkardı.
Bankacılık ve yatırım tarafında Colendi Bank’ın yapay zeka odaklı yeni nesil bankacılık vizyonu, Vakıf Katılım’ın açık bankacılık hamlesi, Vakıf Katılım Portföy’ün beş yeni fonu, Hedef Portföy’ün HedefOn uygulaması, Aktif Bank ve Aktif Portföy’deki atamalar, yatırım ve dijital bankacılık deneyiminin daha veri odaklı, erişilebilir ve kişiselleştirilmiş bir yapıya doğru ilerlediğini gösterdi. Halkbank’ın ABD’deki davasında son aşamaya gelinmesi ve IBM ile genişleyen iş birliği ise uyum, ana sistem modernizasyonu ve yapay zeka destekli veri mimarisinin bankacılıkta stratejik önemini yeniden hatırlattı.
Haftanın global teknoloji ve sermaye başlıklarında Visa’nın OpenAI ortaklığı, akıllı ve programlanabilir ticarete yönelik yeni inovasyonları, Mastercard Türkiye’deki üst düzey atama, Moka United’ın RUUT ile İngiltere pazarına açılması ve Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’de yatırım faaliyetlerine yeniden başlaması dikkat çekti. Türk finteklerinin Deloitte Fast 500 listesindeki güçlü temsili, Onlayer, Fimple, Finartz, Craftgate, Figopara ve benzeri oyuncuların finansal altyapı katmanında bölgesel ölçekte daha görünür hale geldiğini ortaya koydu.
Girişimcilik ve yatırım ekosisteminde Figofinans’ın ilk yılında 5,4 milyar TL finansmana aracılık etmesi, Türkiye startup ekosisteminin 2026’ya 559,2 milyon dolarlık hacimle başlaması, Arz Portföy’ün deal flow süreçlerinde BounceWatch kullanması, Fintech Fellow Programı’nın ikinci dönem başvuruları, Dijitalpark Teknokent’in Balkanlar’a açılan hızlandırma programı ve Fintables’ın yapay zeka asistanı Evo; yerli ekosistemde veri, yetenek, sermaye ve bölgesel büyüme başlıklarının aynı hatta buluştuğunu gösterdi.
Haftanın ortak çizgisi, fintek dünyasında büyümenin artık yalnızca işlem hacmi, kullanıcı sayısı veya ürün lansmanıyla açıklanamayacağını netleştirdi. Güven, veri altyapısı, regülasyonla uyum, yapay zeka kapasitesi, ödeme deneyimi, insan kaynağı ve global ölçeklenme; yerli ekosistemin yeni rekabet denkleminde birbirini tamamlayan ana başlıklar haline geliyor.
İşte haftanın ajandasında yer edinen, sektörün geleceğine ışık tutan en önemli başlıklar…
PayTR yılın ilk yarısında 200 bin üye iş yerini aştı

PayTR, 2026 yılının ilk yarısında 200 binden fazla üye iş yerine ulaşarak KOBİ ödemeleri alanındaki büyümesini sürdürdü.
17 yıldır ödeme teknolojileri alanında faaliyet gösteren PayTR, Sanal POS, Fiziki POS, Linkle Ödeme, Soft POS ve B2B Ödeme çözümleriyle işletmelerin çok kanallı ödeme ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Şirketin büyümesinde e-ticaretin büyük şehirler dışında yaygınlaşması, KOBİ’lerin farklı satış kanallarını tek noktadan yönetme ihtiyacı ve dijital başvuru süreçlerinin hızlanması etkili oldu.
PayTR’ın yılın ilk yarısındaki büyümesi İstanbul, Ankara ve İzmir ile sınırlı kalmadı; Antalya, Kocaeli, Gaziantep, Sakarya ve Kayseri gibi şehirlerde de üye iş yeri katılımı arttı. E-ticaret, perakende, hizmet, otomotiv yan sanayi, eğitim ve sağlık sektörleri büyümenin öne çıktığı alanlar oldu. PayTR CEO’su Merve Tezel, 200 binden fazla üye iş yerine ulaşmanın işletmelerin PayTR’a duyduğu güvenin yansıması olduğunu belirterek KOBİ’lerin artık satış kanallarını tek noktadan yönetmek, operasyonel yüklerini azaltmak ve veriye dayalı karar almak istediğini vurguladı.
KOBİ ödemelerinde rekabet veriyle değer yaratmaya kayıyor
PayTR’ın 200 bin üye iş yeri eşiğini aşması, ödeme kuruluşlarının KOBİ ekosistemindeki rolünün daha stratejik hale geldiğini gösteriyor. İşletmeler için ödeme altyapısı artık yalnızca tahsilat aracı olarak konumlanmıyor; nakit akışı, satış performansı, fraud yönetimi, raporlama ve müşteri deneyimini aynı anda etkileyen bir iş katmanına dönüşüyor. PayTR’ın Anadolu şehirlerinde hızlanan büyümesi, dijital ödeme altyapılarının Türkiye geneline yayıldığını gösteren önemli bir veri sunuyor. Şirketin yapay zeka destekli risk sistemleri ve doğal dil sorgulama tabanlı Pai.TR Raporlama Asistanı gibi çözümlere yönelmesi, ödeme kuruluşları arasındaki rekabetin komisyon oranı ve hızlı başvurunun ötesine geçtiğini net biçimde anlatıyor.
Ödeal ilk yurt dışı operasyonunu Meksika’da başlattı

Ödeal, Türkiye’de geliştirdiği ödeme teknolojilerini uluslararası pazarlara taşıma hedefiyle ilk yurt dışı operasyonunu Meksika’da hayata geçirdi.
Şirket, Mexico City’de taksi sektörüne yönelik geliştirdiği TaxiPay çözümünü kullanıma sundu. TaxiPay ile taksiciler, Ödeal’ın yerel partnerleri aracılığıyla sağlanan POS altyapısı üzerinden kartlı ödeme kabul edebilecek. Yolcular açısından nakit bağımlılığını azaltan yapı, günlük ulaşımda daha hızlı, pratik ve izlenebilir bir ödeme deneyimi sunmayı hedefliyor.
Mexico City, 105 bini aşkın kayıtlı taksiye ve günlük yarım milyonu aşan taksi kullanımına sahip büyük bir mobilite pazarı olarak öne çıkıyor. Ödeal’ın uluslararası büyüme süreci, şirketin Fransa ofisinde görev yapan Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Anand Gururajan liderliğinde yürütülecek. Ödeal Kurucusu ve CEO’su Fevzi Güngör, Meksika adımını Türkiye’de geliştirilen ödeme teknolojilerini global pazarlara taşıma vizyonunun ilk somut hamlesi olarak değerlendirdi.
Ulaşım ödemeleri global büyüme için güçlü bir test alanı sunuyor
Ödeal’ın Meksika açılımını taksi dikeyiyle başlatması, ödeme teknolojilerinde uluslararasılaşmanın yerel ihtiyacı doğru okumaktan geçtiğini gösteriyor. Mexico City gibi yüksek hacimli, nakit kullanımının güçlü olduğu ve saha operasyonu yoğun bir pazarda TaxiPay, yalnızca kartlı ödeme kabulü sağlamıyor; sürücü gelirlerinin daha düzenli izlenmesi, yolcu deneyiminin iyileşmesi ve işlem verisinin kayıt altına alınması açısından da değer yaratıyor. Ödeal açısından kritik eşik, TaxiPay’in sürücü ve yolcu tarafında kalıcı kullanıma dönüşmesi ve farklı şehirlerde tekrarlanabilir bir modele evrilmesi olacak.
Türk fintekleri Deloitte Fast 500 listesinde güçlü temsil yakaladı

Deloitte Technology Fast 500 EMEA listesinde Türkiye’den 21 şirket yer alırken, fintek ve finansal altyapı oyuncularının güçlü performansı dikkat çekti.
Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin en hızlı büyüyen 500 teknoloji şirketini sıralayan listede Fimple, Finartz, TeklifimGelsin, Craftgate, FigoPara, IWALLET, Onlayer, Architecht ve Aktif Tech gibi Türkiye çıkışlı finansal teknoloji şirketleri öne çıktı. Deloitte’un 2025 listesi 24 ülkeden şirketleri kapsarken, listedeki ortalama büyüme oranı yüzde 1.132 seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye’den listeye giren fintekler arasında Fimple yüzde 1.486,62 büyüme oranıyla 99. sırada yer alarak en yüksek performanslı Türk finteki oldu. Aktif Tech yüzde 1.377,58 büyüme ile 107’nci, Finartz yüzde 1.365,12 büyüme ile 109’uncu, TeklifimGelsin yüzde 1.048,66 büyüme ile 144’üncü, Craftgate yüzde 912,08 büyüme ile 174’üncü sırada konumlandı. FigoPara, IWALLET ve Onlayer ise tedarikçi finansmanı, kurumsal cüzdan ve üye iş yeri risk yönetimi gibi daha uzmanlaşmış alanlarda listeye girerek yerli fintek ekosistemindeki çeşitliliği güçlendirdi.
Yerli fintek büyümesi altyapı katmanında derinleşiyor
Deloitte Fast 500 listesinde Türk finteklerinin güçlü temsili, ekosistemde büyümenin artık yalnızca son kullanıcı uygulamaları üzerinden şekillenmediğini gösteriyor. Çekirdek bankacılık, ödeme güvenliği, ödeme orkestrasyonu, finansal ürün karşılaştırma, tedarikçi finansmanı ve risk yönetimi gibi görünmeyen ama kritik katmanlarda çalışan şirketler daha yüksek büyüme çarpanı üretiyor. Fimple, Finartz, Craftgate ve Onlayer gibi oyuncuların performansı, finansal sistemin arka planındaki altyapı ihtiyacının Türkiye’den çıkan şirketler için bölgesel ve global ölçek fırsatı yarattığını anlatıyor. Listeye giren şirketlerin ortak noktası, finansın somut operasyonel problemlerine çözüm üretmeleri ve kurumsal yapılara gömülen teknolojilerle kalıcı büyüme alanı açmaları.
Figofinans ilk yılında 5,4 milyar TL finansmana aracılık etti

Figopara iştiraki Figofinans, faaliyetinin ilk yılında 5,4 milyar TL finansmana aracılık ederek dijital faktoring alanında güçlü bir başlangıç yaptı.
Yüzde 100 hissesi Figopara’ya ait olan Figofinans, KOBİ’lerin işletme sermayesi ihtiyacına daha hızlı çözüm sunmak amacıyla kuruldu. Şirketin müşteri portföyünde toptan ticaret ve inşaat sektörleri öne çıkarken, tekstil ve sanayi dahil farklı alanlardan işletmelere de finansman sağlandı.
Figofinans, 2026 yılında 17 milyar TL finansman hacmine ulaşmayı hedefliyor. Şirketin geliştirdiği Figosmart ürünü, dijital analiz ve karar sistemleriyle faktoring süreçlerini hızlandırmaya odaklanıyor. Figofinans Yönetim Kurulu Başkanı Koray Bahar, şirketin Figopara’nın KOBİ’lere sunduğu finansmana aracılık modelini tamamlayacak şekilde kurulduğunu ve kendi bilançosu üzerinden de kredi sağlayabilen bir yapı olarak konumlandığını belirtti.
KOBİ finansmanında dijital faktoring daha görünür hale geliyor
Figofinans’ın ilk yılında ulaştığı 5,4 milyar TL’lik hacim, KOBİ finansmanında faturalı alacakların hızlı ve veri odaklı süreçlerle nakde dönüşmesine duyulan ihtiyacı gösteriyor. Vadeli ticaretin yoğun olduğu sektörlerde işletmeler için finansmana erişim hızı, nakit akışının devamlılığı açısından kritik önem taşıyor. Figopara ekosisteminden gelen teknoloji birikimi ve Figofinans’ın bilanço üzerinden kredi sağlayabilme kapasitesi, modeli daha güçlü bir noktaya taşıyor. 2026 için belirlenen 17 milyar TL hedefinin sağlıklı ilerlemesi için risk skorlama, alacak doğrulama, tahsilat performansı ve regülasyon uyumu aynı büyüme temposuyla yönetilmeli.
Moka United RUUT ile İngiltere pazarına açılıyor

Moka United, Money20/20 Europe kapsamında Birleşik Krallık pazarında hizmete sunduğu yeni dijital finansal platformu RUUT’u tanıttı.
Kısa süre önce Londra’da faaliyete başlayan RUUT, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ödeme kabulü, nakit akışı yönetimi ve günlük finansal operasyonlarını daha verimli yönetmesine odaklanıyor. Platform, bireysel kullanıcılara kişisel hesap, kart çözümleri ve dijital cüzdan entegrasyonları sunarken; işletmelere şirket kuruluş desteğinden POS çözümlerine, global para transferlerinden nakit akış yönetimine uzanan geniş bir finansal ekosistem sağlıyor.
Moka United CEO’su Halim Memiş, Avrupa pazarında güçlü oldukları niş müşteri segmentlerine öncelik vererek büyüme stratejilerini şekillendirdiklerini belirtti. Memiş, hedeflerinin segmentlerinde hızla ilk tercih edilen marka olmak ve müşterilere alışık oldukları finansal deneyimi sınır ötesinde kesintisiz sunmak olduğunu vurguladı. Moka United, RUUT ile Türkiye’de geliştirdiği ödeme ve dijital finans deneyimini İngiltere merkezli yeni bir büyüme hattına taşıyor.
Finansal uygulamalarda sınır ötesi büyüme niş segmentlerle başlıyor
Moka United’ın RUUT hamlesi, yerli ödeme ve finansal teknoloji şirketleri için globalleşmenin geniş pazara dağılmak yerine iyi tanınan müşteri segmentinden başlamasının daha güçlü bir strateji olabileceğini gösteriyor. İngiltere gibi rekabetin yoğun, regülasyon beklentisinin yüksek ve kullanıcı deneyimi standardının gelişmiş olduğu bir pazarda başarılı olmak için yalnızca ödeme kabulü sunmak yeterli kalmaz. Şirket kuruluş desteği, POS, global para transferi, kart, dijital cüzdan ve nakit akış yönetimini aynı platformda birleştiren yapı; küçük işletmelerin finansal operasyonlarını sadeleştirme ihtiyacına doğrudan temas ediyor. RUUT’un asıl sınavı, Moka United’ın Türkiye’deki teknoloji ve operasyon deneyimini İngiltere’de yerel beklentilere uyumlu, güven veren ve ölçeklenebilir bir kullanıcı deneyimine dönüştürebilmesinde olacak.
PayCore Topluluk Bulutu ile processing hizmetlerinde yeni dönem başlatıyor

PayCore, 25 yıla yaklaşan ödeme sistemleri deneyimini Topluluk Bulutu modeliyle bankalar, ödeme kuruluşları, elektronik para kuruluşları ve perakende şirketleri için daha ölçeklenebilir bir yapıya taşıyor.
PayCore’un Topluluk Bulutu yaklaşımı, finansal kuruluşların yüksek yatırım maliyeti ve uzun kurulum süreçleriyle ilerleyen processing altyapılarını daha esnek, güvenli ve sürdürülebilir biçimde kullanmasına imkan tanıyor. Model; kart çıkarma, kart kabul, POS yönetimi, dijital ödeme kabul, takas, mutabakat ve kart saklama gibi ödeme sistemleri süreçlerini ortak bir teknoloji zemini üzerinde yönetmeyi hedefliyor.
PayCore, PCI DSS, BKM, Mastercard ve Visa sertifikalı Processing Merkezi ile Türkiye ve yakın bölgede geniş bir müşteri ağına hizmet veriyor. Şirketin Topluluk Bulutu modeli, finansal kurumların regülasyonla uyumlu, yüksek erişilebilirlik sağlayan ve ölçeklenebilir processing hizmetlerine daha hızlı erişmesini sağlarken, teknoloji yatırımlarını operasyonel verimlilik ve iş sürekliliği odağıyla yeniden konumlandırıyor.
Processing altyapısında ortak teknoloji zemini öne çıkıyor
PayCore’un Topluluk Bulutu yaklaşımı, ödeme sistemlerinde her kurumun ayrı ayrı ağır altyapı yatırımı yapması yerine güvenli, sertifikalı ve ölçeklenebilir ortak bir platformdan hizmet alabileceği yeni bir modele işaret ediyor. Bankalar ve ödeme kuruluşları için işlem hacmi arttıkça yalnızca hız yeterli olmuyor; yüksek erişilebilirlik, regülasyon uyumu, güvenlik, yedeklilik ve operasyonel süreklilik aynı anda yönetilmeli. Topluluk Bulutu modeli, processing hizmetlerini teknik bir arka plan servisi olmaktan çıkarıp finansal kuruluşların ürün geliştirme hızını, maliyet yapısını ve pazara çıkış kabiliyetini etkileyen stratejik bir altyapı katmanına taşıyor.
Colendi Bank dijital doğan bankacılık vizyonunu yapay zeka ile büyütüyor

Matriks Zirve 2026 için birlikteydik. Colendi Bank Kurucu Ortağı ve CEO’su Deniz Devrim Cengiz’in katılımıyla gerçekleşen “Dijital Doğmak Yapay Zeka ile Büyümek” panelinde aldığım notları sizin için derledim.
“Dijital Doğmak, Yapay Zeka ile Büyümek” başlıklı panelde Colendi Bank’ın fintekten doğan yapısı, yapay zekayı kurumun çalışma biçimine nasıl yerleştirdiği ve finansal hizmetlerde yeni büyüme alanları ele alındı. Cengiz, Colendi Bank için dijital doğmanın yalnızca teknik altyapı tercihi anlamına gelmediğini; ürün geliştirmeden risk yönetimine, müşteri deneyiminden iç operasyonlara kadar tüm yapının teknoloji ve veri odaklı tasarlandığını vurguladı.
Panelde yapay zekanın bankacılıkta verimlilik ve ölçeklenme alanı açarken güven, veri güvenliği, müşteri mahremiyeti, açıklanabilirlik ve regülasyon uyumu sorumluluğunu da büyüttüğü ifade edildi. Colendi Bank’ın büyüme vizyonunda dijital banka deneyiminin yanında servis bankacılığı da önemli yer tutuyor. Banka; girişimlerin ve markaların kendi müşteri deneyimleri içinde ödeme, kredi, cüzdan, finansman ve benzeri finansal hizmetleri sunabilmesi için lisans, teknoloji altyapısı ve risk yönetimi desteği sağlamayı hedefliyor.
Dijital bankacılıkta asıl fark zeka kapasitesinde oluşuyor
Colendi Bank’ın vizyonu, dijital bankacılıkta rekabetin yalnızca mobil uygulama, hızlı onboarding veya ürün çeşitliliği üzerinden okunamayacağını gösteriyor. Yapay zeka, kurum içinde tek bir teknoloji projesi olarak konumlandığında sınırlı etki yaratıyor; ekiplerin çalışma biçimine, karar alma süreçlerine ve müşteri deneyimine yayıldığında gerçek dönüşüm başlıyor. Colendi Bank’ın servis bankacılığı yaklaşımı da fintek ve bankacılık arasındaki sınırları yeniden tanımlıyor. Girişimlerin finansal hizmet geliştirmek için ağır lisans, regülasyon ve risk yönetimi yükünü tek başına taşıması yerine güçlü bir bankacılık altyapısıyla büyümesi, Türkiye’de gömülü finans ve platform bankacılığı açısından önemli bir alan açıyor.
Zirve hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Efor Holding finans sektörüne BankPozitif ile adım atıyor

Efor Holding’in BankPozitif Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş.’yi devralmasına ilişkin süreçte Rekabet Kurulu izni alındı.
Uzun süredir TMSF kontrolünde bulunan BankPozitif’in satış ihalesine katılan ve ihale süreci lehine sonuçlanan Efor Holding, finans sektörüne giriş planında önemli bir eşiği geride bıraktı. Rekabet Kurulu, bankanın Efor Holding’e devrine izin verirken, satın alma sürecinin kesinleşmesi BDDK değerlendirmesi ve ilgili yasal prosedürlerin tamamlanmasına bağlı olacak.
1968 yılından bu yana içecek, tarım, madencilik, enerji ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren İstanbul merkezli Efor Holding, finans sektörünü uzun vadeli büyüme alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Sürecin tamamlanmasının ardından holdingin BankPozitif üzerinden finans sektöründeki faaliyetlerine başlaması; bankanın mevcut faaliyetlerini geliştirmesi, kurumsal kapasitesini güçlendirmesi ve yatırım bankacılığı alanındaki etkinliğini artırması hedefleniyor.
Banka sahipliği sermaye kadar yönetişim sınavı da getiriyor
Efor Holding’in BankPozitif hamlesi, reel sektör gruplarının finans alanına girişinde bankacılık lisansının sunduğu stratejik değeri gösteriyor. Ancak BankPozitif’in TMSF kontrolü sonrası yeni sahiplik yapısına geçişi, yalnızca büyüme fırsatı olarak okunmamalı; güven inşası, risk yönetimi, bilanço kalitesi, regülasyon uyumu ve kurumsal yönetişim açısından da dikkatle yönetilmesi gereken bir dönem başlatıyor. Efor Holding’in farklı sektörlerdeki yatırım deneyimi, BankPozitif’e yeni iş birlikleri ve finansman alanları açabilir. Sürecin BDDK değerlendirmesiyle tamamlanması halinde asıl belirleyici başlık, bankanın yeni dönemde hangi müşteri segmentlerine, hangi ürün mimarisiyle ve nasıl bir güven hikayesiyle yöneleceği olacak.
Aktif Portföy’ün yeni Genel Müdürü Burcu Atar Sönmez oldu

Aktif Bank iştiraki Aktif Portföy’de Genel Müdürlük görevine Burcu Atar Sönmez atandı.
Aktif Portföy’de Alternatif Fonlar Finansal Yönetim ve Operasyon Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Sönmez, yeni dönemde şirketin üst yönetimine liderlik edecek. Türkiye sermaye piyasalarında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Sönmez; portföy yönetimi, alternatif yatırım ürünleri, hazine, iş geliştirme ve stratejik büyüme alanlarında üst düzey görevler üstlendi.
Son yıllarda alternatif yatırım fonları alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan Burcu Atar Sönmez, fon ürünlerinin çeşitlendirilmesi, yatırımcı tabanının genişletilmesi ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağladı. Yeni görevinde Aktif Portföy’ün yenilikçi yatırım ürünlerini çeşitlendirmeye, dijitalleşme ve veri odaklı karar alma süreçlerini geliştirmeye, sürdürülebilir değer yaratma hedeflerine liderlik edecek.
Portföy yönetiminde alternatif fon deneyimi öne çıkıyor
Burcu Atar Sönmez’in Aktif Portföy Genel Müdürlüğü’ne atanması, portföy yönetimi sektöründe alternatif yatırım ürünlerinin daha merkezi bir konuma taşındığı döneme denk geliyor. Yatırımcılar klasik fon ürünlerinin yanında gayrimenkul, girişim sermayesi, özel sektör borçlanma araçları ve tematik yatırım alanlarına daha fazla ilgi gösteriyor. Aktif Portföy açısından Sönmez’in alternatif fonlar, finansal yönetim ve operasyon tarafındaki deneyimi; ürün çeşitliliğini artırma, yatırımcı tabanını genişletme ve dijital karar süreçlerini güçlendirme açısından önemli bir birikim sunuyor. Portföy yönetiminde yeni rekabet alanı, yalnızca fon performansı üzerinden kurulmayacak; şeffaflık, erişilebilirlik, veriyle desteklenen yatırım kararları ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımı da daha belirleyici hale gelecek.
Vakıf Katılım tüm banka hesap ve kartlarını tek ekranda buluşturuyor

Vakıf Katılım, açık bankacılık kapsamında devreye aldığı yeni altyapıyla müşterilerine farklı bankalara ait hesap ve kartlarını tek ekrandan yönetme imkanı sunuyor.
Vakıf Katılım Mobil ve İnternet Şube üzerinden kullanılabilen özellik sayesinde müşteriler, farklı bankalardaki hesap ve kart bilgilerini Vakıf Katılım kanallarına ekleyebiliyor. Kullanıcılar hesap ve kartlarını tek platformdan görüntüleyebilirken, diledikleri banka hesabından para transferi işlemi başlatabiliyor.
Yeni yapı, anlık ve ileri tarihli para transferi talimatlarını da destekliyor. Vakıf Katılım Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Yorulmaz, açık bankacılığın sunduğu fırsatları güçlü teknolojik altyapıyla bir araya getirdiklerini belirterek hesap ve kart entegrasyonuyla hızlı, güvenli ve entegre bankacılık deneyimini ileri taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Açık bankacılık hesap görünürlüğünü işlem yetkinliğiyle birleştiriyor
Vakıf Katılım’ın hesap ve kart entegrasyonu, açık bankacılığın yalnızca farklı banka bakiyelerini gösteren bir deneyimden daha işlevsel bir yapıya ilerlediğini gösteriyor. Kullanıcı için asıl değer, farklı bankalardaki finansal varlıkları tek ekrandan izlemekle birlikte para transferi talimatını aynı akış içinde verebilmekte yatıyor. Katılım bankacılığı tarafında dijital kanalların güçlenmesi, müşteri sadakatini yalnızca ürün çeşitliliğiyle sınırlı bırakmıyor; kolay erişim, bütüncül finansal görünürlük ve güvenli işlem deneyimi de rekabetin merkezine yerleşiyor. Vakıf Katılım’ın hamlesi, açık bankacılık servislerinin günlük para yönetimine daha somut biçimde temas ettiği bir adım olarak öne çıkıyor.
Fintek pazarlamasının yeni kuralları

Fintechtime Haziran sayısı için kaleme aldığım “Fintek pazarlamasının yeni kuralları” yayına girdi.
Fintek dünyası uzun süre ürün, hız ve ölçek üzerinden konuşuldu. Kartlar, dijital cüzdanlar, ödeme sistemleri, yatırım uygulamaları ve finansal servisler daha geniş kitlelere ulaştıkça, sektörün büyüme hikayesi çoğu zaman teknoloji ve ürün yetkinliği üzerinden okundu. Oysa pazarlama tarafında çok daha sessiz ama bir o kadar güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye’de de küresel ölçekte de fintek şirketleri artık yalnızca reklam vererek büyümüyor. Ürünün doğasını, dağıtım kanalını, güven ilişkisini ve kullanıcı davranışını pazarlamanın merkezine yerleştiriyor.
Dosya konusunda tam olarak bu değişimi iz sürerek ele aldım. Aynı finansal sorun alanlarına çalışan şirketlerin büyümeyi neden bambaşka yollarla kurduğunu anlamaya çalıştım. Kimi topluluk inşa ediyor, kimi sistemin içine yerleşerek görünmez biçimde yayılıyor, kimi veriyi merak duygusuna çeviriyor, kimi kategoriyi daha erişilebilir hale getiriyor, kimi de güven üretip sektör referansına dönüşüyor. Pazarlama burada kampanyanın ötesine geçiyor ve doğrudan iş modelinin, kullanıcı deneyiminin ve marka konumlamasının parçası haline geliyor.
Dosya boyunca Türkiye’den ve dünyadan seçtiğim fintek örnekleri üzerinden şu sorunun peşine düştüm: Fintek şirketleri büyümeyi nasıl pazarlıyor? B2C ve B2B fintekler aynı dili mi konuşuyor? Küresel oyuncular daha net bir ana vaat etrafında mı ilerliyor? Türkiye’de neden mecra seçimi, güven üretimi ve kullanıcıyı doğru bağlamda yakalamak daha kritik hale geliyor? Bu soruların her biri, fintek pazarlamasının artık klasik reklam mantığıyla açıklanamayacağını daha net gösteriyor.
Dosyayı okumak için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Tami ve Kivi e-Dönüşüm e-fatura ile tahsilatı aynı akışta buluşturdu

Garanti BBVA ödeme ve e-para kuruluşu Tami, Kivi e-Dönüşüm ile yaptığı iş birliğiyle e-fatura ve tahsilat süreçlerini entegre hale getirdi.
Tamamlanan entegrasyon sayesinde Kivi ERP kullanan işletmeler, e-fatura oluşturdukları anda ödeme linki yaratabilecek. Tami Sanal POS altyapısıyla çalışan bağlantı üzerinden tahsilat süreci tek adımda başlatılabilecek. Böylece işletmeler, fatura kesme ve ödeme alma süreçlerini ayrı ayrı yönetmek yerine aynı dijital akış içinde tamamlayabilecek.
Tami Sanal POS’un çoklu banka altyapısı, işletmelere tek entegrasyonla farklı bankalardan ödeme alma, taksit seçeneklerinden ve kampanyalardan yararlanma imkanı sunuyor. Kivi SuperApp ise e-fatura, e-arşiv, e-belge, ön muhasebe, POS yönetimi, banka hesap takibi, gider yönetimi, stok, sipariş, sevkiyat ve finansal raporlama gibi süreçleri tek platformda birleştiriyor. Kivi e-Dönüşüm Kurucusu Malik Hakyemez, 10 binden fazla işletmenin aktif olarak kullandığı Kivi SuperApp’i iş ortaklıklarıyla daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.
E-fatura tahsilat disipliniyle birleşiyor
Tami ve Kivi e-Dönüşüm iş birliği, KOBİ’lerin finansal operasyonlarında en kritik kopukluklardan birine temas ediyor. Fatura oluşturulduktan sonra tahsilatın ayrı kanallardan takip edilmesi, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde nakit akışı yönetimini zorlaştırıyor. E-fatura anında ödeme linki üretilebilmesi, tahsilat sürecini gecikmeli bir takip işinden çıkarıp satış ve faturalama akışının doğal adımına dönüştürüyor. Tami açısından iş birliği, sanal POS altyapısını ERP ve e-dönüşüm ekosistemine yerleştiren güçlü bir dağıtım modeli sunarken; Kivi için SuperApp vizyonunu ödeme alma kabiliyetiyle daha işlevsel hale getiriyor.
Türkiye startup ekosistemi 2026’ya 559,2 milyon dolarlık hacimle başladı

KPMG Türkiye M&A ve 212 ekipleri tarafından hazırlanan “Türkiye Startup Yatırımları” raporuna göre Türkiye startup ekosistemi 2026’nın ilk çeyreğinde 42 işlemle 559,2 milyon dolarlık hacme ulaştı.
Küresel girişim sermayesi yatırımları, yılın ilk çeyreğinde yapay zeka odaklı mega işlemlerin etkisiyle 330,9 milyar dolar seviyesine çıktı. Türkiye’de ise toplam işlem hacmi, 2025’in aynı dönemindeki 70,2 milyon dolara kıyasla yaklaşık 8 kat büyüdü. Çeyreğin en büyük işlemi, ABD merkezli Scopely’nin yerli oyun şirketi Loom Games’in yüzde 50 hissesini yaklaşık 500 milyon dolara satın alması oldu.
Satın almalar hariç tutulduğunda Türkiye’de tohum, erken ve ileri aşama yatırımların toplam hacmi 50 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Tohum aşama 35 işlemle adet bazında lider olurken, satın almalar 509,2 milyon dolarlık hacimle değer bazında öne çıktı. Sektörel dağılımda sağlık teknolojileri 5 işlemle işlem adedinde ilk sırada yer aldı; oyun, yapay zeka ve robotik alanlarında 4’er işlem gerçekleşti. İşlem hacminde ise Loom Games etkisiyle oyun sektörü 534,5 milyon dolarla açık ara lider oldu.
Yatırım iştahı olgun ve ölçeklenebilir girişimlere yöneliyor
Türkiye startup ekosisteminin ilk çeyrekte 559,2 milyon dolarlık hacme ulaşması güçlü görünse de rakamın büyük kısmının Loom Games işleminden gelmesi tabloyu daha dikkatli okumayı gerektiriyor. Satın almalar hariç 50 milyon dolarlık yatırım hacmi, erken aşama girişimler için sermayenin hâlâ seçici aktığını gösteriyor. KPMG Türkiye M&A Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı Özge İlhan Acar’ın vurguladığı gibi yatırımcılar daha düşük riskli, güçlü teknoloji altyapısına sahip ve ölçeklenme potansiyeli yüksek girişimlere yöneliyor. 212 Yönetici Ortağı Ali Karabey’in dikkat çektiği küresel büyüme vizyonu da artık yatırım kararlarında belirleyici bir filtre haline geliyor. Türkiye için asıl fırsat, oyun sektöründe yakalanan çıkış başarısını yapay zeka, siber güvenlik, temiz teknoloji ve derin teknoloji gibi alanlarda tekrarlanabilir hale getirebilmekte yatıyor.
Avrupa Yatırım Bankası Türkiye’de yatırım faaliyetlerine yeniden başlıyor

Avrupa Yatırım Bankası, Türkiye’deki yatırım faaliyetlerine Türk şirketlerinin karbonsuzlaşmasını destekleyecek 200 milyon avroluk finansmanla yeniden başlıyor.
AYB, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Türk Eximbank ile her biri 100 milyon avro tutarında iki ayrı finansman anlaşması imzaladı. Kaynak, Türkiye’deki KOBİ’ler ve orta ölçekli şirketlerin yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımlarında kullanılacak. Finansman; sera gazı emisyonlarının azaltılması, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, tedarik zincirlerinin desteklenmesi ve yeni yeşil istihdam yaratılması gibi başlıklara odaklanıyor.
AYB heyeti, Türkiye ziyareti kapsamında sürdürülebilir ulaşım, altyapı, özel sektörün sürdürülebilirliği ve enerji verimliliği alanlarında iş birliğini artırmaya yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Heyet ayrıca 2023 depremlerinden etkilenen Hatay’ı ziyaret etti. AYB, bölgede AB desteği kapsamında 400 milyon avroluk operasyonla içme suyu ve atık su altyapısının yeniden inşasına katkı sağlıyor.
Yeşil dönüşüm finansmanı ihracat rekabetiyle birleşiyor
Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’de yatırım faaliyetlerine yeniden başlaması, sürdürülebilir finansman tarafında önemli bir güven sinyali taşıyor. 200 milyon avroluk kaynak, özellikle KOBİ’ler ve orta ölçekli şirketler için temiz enerji ve enerji verimliliği yatırımlarını daha erişilebilir hale getirebilir. Türk Eximbank’ın kanala dahil olması, yeşil dönüşümün ihracatçılar açısından yalnızca çevresel uyum başlığı olmadığını; AB pazarlarında rekabet gücü, tedarik zinciri sürdürülebilirliği ve karbon düzenlemelerine hazırlık açısından da kritik hale geldiğini gösteriyor. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın rolü ise uzun vadeli kalkınma hedefleriyle reel sektörün dönüşüm ihtiyacını aynı finansman hattında buluşturuyor.
Mastercard Türkiye yönetim kadrosunu Özgün Yanaz ile güçlendirdi

Mastercard, Özgün Yanaz’ı Türkiye’de Danışmanlık ve Müşteri Hizmetleri ekibine Yönetici Müşteri Ortağı olarak atadı.
Mayıs 2026 itibarıyla yeni görevine başlayan Yanaz, Mastercard’ın Türkiye operasyonlarında ticari büyümeye katkı sağlama ve kilit müşteri ilişkilerini yönetme sorumluluğunu üstlendi. Şirket, ödeme teknolojileri alanındaki danışmanlık ve müşteri hizmetleri kapasitesini Yanaz’ın strateji, finans ve dönüşüm projeleri alanındaki deneyimiyle güçlendirmeyi hedefliyor.
Özgün Yanaz, kariyerinin ilk dönemlerinde Garanti Bankası ve QNB bünyesinde yatırım bankacılığı alanında görev aldı. Ardından Peppers & Rogers Group ve Kearney’de strateji danışmanlığına yönelen Yanaz; Türkiye, Orta Doğu ve ABD pazarlarında stratejik dönüşüm projelerine liderlik etti. Son üç yıldır Mastercard Müşteri Yönetimi ekibinde çalışan Yanaz, kritik finansal kurum ilişkilerinin yönetiminde ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesinde rol aldı.
Ödeme teknolojilerinde danışmanlık rolü stratejik büyümenin parçası oluyor
Mastercard Türkiye’nin Özgün Yanaz ataması, ödeme teknolojileri şirketlerinde müşteri yönetiminin artık yalnızca ilişki takibiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Bankalar, fintekler, perakende markaları ve dijital platformlar ödeme altyapılarını büyütürken strateji, veri, müşteri deneyimi, kartlı ödeme inovasyonu ve yeni ticaret modellerini birlikte değerlendirmek zorunda. Yanaz’ın yatırım bankacılığı ve strateji danışmanlığı geçmişi, Mastercard’ın Türkiye’deki iş ortaklarına daha derin dönüşüm perspektifi sunma hedefini destekliyor. Ödeme ağları için yeni dönemde asıl değer, işlem altyapısını yönetmenin yanında müşterilerin büyüme, sadakat ve dijitalleşme ajandasına doğrudan katkı verebilmekte yatıyor.
Visa ve OpenAI yapay zeka ajanları için ödeme altyapısında iş birliği yaptı

Visa ve OpenAI, yapay zeka ajanları tarafından başlatılan ticari işlemlerde güvenli ve kontrollü ödeme deneyimi sunmak amacıyla stratejik iş birliğine gitti.
San Francisco’daki Visa Payments Forum’da duyurulan ortaklık, Visa’nın küresel ödeme ağı, kimlik doğrulama, tokenizasyon ve risk yönetimi altyapısını OpenAI’ın yapay zeka yetenekleriyle bir araya getiriyor. Yapı, dijital etkileşimlerin doğrudan ticari işlem akışına dönüşmesini ve yapay zeka ajanlarının kullanıcı adına belirlenen sınırlar içinde ödeme başlatabilmesini hedefliyor.
İş birliği kapsamında yapay zeka ajanları üzerinden başlayan işlemler; kullanıcı tarafından tanımlanan harcama limitleri, onay mekanizmaları ve iş yeri kategorileri gibi izinler çerçevesinde yönetilecek. Tokenize edilmiş ödeme araçları ve gerçek zamanlı dolandırıcılık izleme sistemleriyle desteklenen model, tüketicilere kontrollü ve güvenli bir otonom ticaret deneyimi sunmayı amaçlıyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, yapay zeka ajanlarının ekonominin aktif katılımcıları haline geldiği yeni dönemde işlemlerin güvenli ve kesintisiz gerçekleşmesini önceliklendirdiklerini vurguladı.
Yapay zeka ajanları ödeme güvenliğini yeniden tanımlıyor
Visa ve OpenAI iş birliği, yapay zeka destekli ticarette en kritik başlığın kullanıcı adına işlem yapma yetkisinin nasıl güvenli hale getirileceği olduğunu gösteriyor. AI ajanlarının ürün araştırması, karar desteği ve ödeme başlatma gibi adımlara yaklaşması; limit, kimlik doğrulama, tokenizasyon, onay akışı ve fraud izleme katmanlarını ticaret deneyiminin merkezine taşıyor. Visa açısından hamle, ödeme ağını yalnızca kart işlemlerini taşıyan bir altyapı olmaktan çıkarıp yapay zeka ajanlarının güvenli işlem yapabilmesi için kontrol ve yetkilendirme zemini sağlayan bir yapıya dönüştürüyor. Finansal hizmetler ve e-ticaret ekosistemi için yeni dönem, otonom işlemlerde hız kadar kullanıcı kontrolünü, şeffaflığı ve güven mimarisini doğru tasarlayabilmekle şekillenecek.
Halkbank’ın ABD’deki davasında son aşamaya gelindi

Halkbank ile ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı, bankanın ABD’de 9 yıldır devam eden ceza davasının düşürülmesi için mahkemeye ortak dilekçe sundu.
ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile Halkbank arasında imzalanarak 11 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması” kapsamındaki yasal süreçlerde son aşamaya gelindi. Halkbank’ın KAP açıklamasına göre uzman kuruluş tarafından hazırlanan uyum raporu, ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi’ne zamanında ve eksiksiz teslim edildi.
Uyum raporunun ardından Halkbank ve ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı, ceza davasının düşürülmesine yönelik müşterek dilekçeyi 10 Haziran 2026 tarihinde ABD Güney New York Bölge Mahkemesi’ne sundu. Mahkeme onayıyla birlikte 9 yıldır devam eden ceza davası tamamen sona erecek. Daha önce açıklanan anlaşma kapsamında Halkbank’ın herhangi bir cezai suç kabulü yapmadığı ve adli ya da idari para cezası ödemeyeceği belirtildi.
Uyum disiplini bankacılıkta küresel güvenin ana koşulu haline geliyor
Halkbank dosyasında son aşamaya gelinmesi, bankacılıkta uluslararası hukuki süreçlerin yalnızca dava yönetimiyle sınırlı kalmadığını; uyum raporlaması, şeffaf iletişim, düzenleyici kurumlarla koordinasyon ve kurumsal itibar yönetimini aynı anda gerektirdiğini gösteriyor. 9 yıllık sürecin mahkeme onayıyla kapanma ihtimali, banka açısından önemli bir belirsizlik alanının geride bırakılması anlamına geliyor. Finans sektörü için daha geniş mesaj ise net: Küresel işlem ağlarında yer alan bankalar için yaptırım uyumu, risk izleme, iç kontrol ve belge disiplini artık operasyonun arka planında duran teknik başlıklar olmaktan çıktı. Uluslararası güven ilişkisi, güçlü bilanço kadar güçlü uyum mimarisiyle de kuruluyor.
Bayramda kredi kartı kullanımı ihtiyaç kredilerinin önüne geçti

Hesap.com verilerine göre bayram döneminde tüketiciler finansman ihtiyacını karşılamak için ihtiyaç kredisi yerine mevcut kredi kartı limitlerini kullanmayı tercih etti.
Kurban Bayramı harcamalarının yoğunlaştığı mayıs ayında kredi kartı hacmi bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 2 büyürken, ihtiyaç kredilerindeki artış yüzde 0,34 seviyesinde kaldı. Veriler, tüketicinin yeni kredi kullanmak yerine mevcut kart limitleriyle harcamalarını yönetmeye yöneldiğini gösterdi.
Hesap.com Genel Müdür Yardımcısı Lütfi Kalaycı, eğilimin yalnızca bayram dönemine özgü olmadığını belirterek yıl genelinde tüketicilerin ihtiyaç kredisi yerine kredi kartı limitlerini değerlendirdiğini söyledi. Kalaycı, yılın ilk beş ayında enflasyon yüzde 16,6 seviyesindeyken kredi büyümesinin yüzde 12 ile enflasyonun altında kaldığını, bankalara uygulanan kredi büyüme sınırının yüzde 2’den yüzde 1,5’e indirilmesiyle kredi büyümesindeki yavaşlamanın devam etmesini beklediklerini ifade etti.
Tüketici finansmanında mevcut limitler daha aktif kullanılıyor
Hesap.com verileri, tüketicinin kısa vadeli harcama ihtiyacında yeni borçlanma yerine elindeki limitleri daha etkin kullanmaya yöneldiğini gösteriyor. Kredi kartı hacmindeki artışın ihtiyaç kredilerinin önünde kalması, yüksek faiz ortamı, kredi büyüme sınırları ve nakit akışı baskısının hane halkı davranışını nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Fintekler ve finansal ürün karşılaştırma platformları açısından kritik nokta, kullanıcının yalnızca krediye erişim aramadığı; mevcut limitlerini, taksit imkanlarını, toplam maliyetini ve ödeme planını daha iyi yönetmek istediği bir döneme girilmesi. Kredi kartı ve ihtiyaç kredisi arasındaki tercih dengesi, önümüzdeki dönemde bankaların fiyatlama, limit yönetimi ve kişisel finans rehberliği stratejilerinde daha belirleyici hale gelecek.
Aktif Bank üst yönetim kadrosunda yeni atamalar yaptı

Aktif Bank, üst yönetim yapılanması kapsamında Recep Yakar ve Fatin Kerem Seven’i yeni görevlerine atadı.
Banka bünyesinde uzun yıllardır görev yapan Recep Yakar, Hazine Grup Başkanı olarak görevlendirildi. 2014 yılında Aktif Bank’a katılan Yakar, Anadolu Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Finansal Mühendisliği alanında yüksek lisans yapan Yakar, 20 yılı aşkın bankacılık deneyimiyle yeni görevinde bankanın hazine faaliyetlerine liderlik edecek.
2012 yılından bu yana Aktif Bank çatısı altında görev yapan Fatin Kerem Seven ise Özel Bankacılık ve Yatırım Ürünleri Grup Başkanı oldu. Saint Michel Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nden mezun olan Seven, Bahçeşehir Üniversitesi’nde Uluslararası Ekonomi yüksek lisansı yaptı. 20 yılı aşkın bankacılık deneyimine sahip olan Seven, 2025 yılında Aktif Yatırım Menkul Değerler iştirakinin kuruluşunu gerçekleştirmişti. Yeni görevinde özel bankacılık ve yatırım ürünleri alanlarının yönetiminden sorumlu olacak.
Aktif Bank hazine ve yatırım ürünleri tarafını güçlendiriyor
Aktif Bank’ın üst yönetim atamaları, bankanın hazine, özel bankacılık ve yatırım ürünleri alanlarında daha odaklı bir büyüme mimarisi kurduğunu gösteriyor. Recep Yakar’ın hazine tarafındaki yeni rolü, piyasa koşullarının hızla değiştiği dönemde likidite, fonlama, risk yönetimi ve getiri dengesinin daha stratejik ele alınacağını anlatıyor. Fatin Kerem Seven’in Aktif Yatırım Menkul Değerler’in kuruluş sürecindeki deneyimi ise yatırım ürünleri ve özel bankacılık tarafında daha entegre bir ekosistem hedefiyle örtüşüyor. Aktif Bank açısından yeni yapılanma, bankacılık, sermaye piyasaları ve yatırım hizmetleri arasında daha güçlü bir bağ kurma arayışının parçası olarak okunmalı.
Vakıf Katılım Portföy beş yeni fonunu yatırımcılarla buluşturdu

Vakıf Katılım Portföy, farklı risk ve getiri beklentilerine sahip yatırımcılar için geliştirdiği beş yeni yatırım fonunu kademeli olarak ihraç etti.
Haziran ayının ilk haftasında yatırımcılarla buluşan fonlar; para piyasası, kira sertifikaları, kısa vadeli kira sertifikaları, altın ve hisse senedi kategorilerinde katılım finans prensiplerine uygun seçenekler sunuyor. VPA kodlu Para Piyasası Katılım Fonu 1 Haziran’da, VKK kodlu Kira Sertifikaları Katılım Fonu 2 Haziran’da, VKV kodlu Kısa Vadeli Kira Sertifikaları Katılım Fonu 3 Haziran’da, VLT kodlu Altın Katılım Fonu 4 Haziran’da ve VHS kodlu Katılım Hisse Senedi Fonu 8 Haziran’da yatırımcıların erişimine açıldı.
Yeni fon ailesi, düşük riskli ve yüksek likiditeli ürünlerden uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyan yatırım araçlarına kadar geniş bir yelpaze oluşturuyor. Yatırımcılar fonlara Vakıf Katılım Şubeleri, Vakıf Katılım Mobil, İnternet Şube ve TEFAS platformu üzerinden erişebiliyor. Vakıf Katılım Portföy Genel Müdürü Cihat Kaymas, kısa vadeli likidite ihtiyacından uzun vadeli büyüme hedeflerine kadar farklı beklentilere çözüm sunmayı amaçladıklarını belirtti.
Katılım fonlarında ürün çeşitliliği yatırımcı tabanını genişletiyor
Vakıf Katılım Portföy’ün beş yeni fonu, katılım finansında yatırım seçeneklerinin daha geniş bir risk-getiri skalasına yayıldığını gösteriyor. Para piyasası ve kısa vadeli kira sertifikası fonları günlük likidite ihtiyacı olan yatırımcıya hitap ederken, altın ve katılım hisse senedi fonları daha uzun vadeli birikim hedefleri için alternatif sunuyor. TEFAS erişimi, fonların yalnızca mevcut banka müşterileriyle sınırlı kalmadan daha geniş yatırımcı kitlesine ulaşmasını sağlayabilir. Katılım finansında büyümenin ana unsurlarından biri, yatırımcının likidite, getiri, risk ve prensip uyumu beklentilerini aynı çatı altında karşılayabilecek ürün mimarisini kurabilmek olacak.
Visa akıllı ve programlanabilir ticaret için yeni inovasyonlarını açıkladı

Visa, Visa Payments Forum 2026 kapsamında yapay zeka, stablecoin ve token teknolojilerine yönelik yeni yetkinliklerini duyurdu.
San Francisco’da düzenlenen forumda açıklanan yenilikler, ticaretin daha otomatik, akıllı ve programlanabilir hale geldiği dönemde güven, emniyet ve kontrol katmanlarını güçlendirmeyi hedefliyor. Visa Ürün ve Stratejiden Sorumlu Başkanı Jack Forestell, yapay zekanın ticaret deneyiminin ön yüzünü, stablecoin’lerin ise para hareketlerinin arka plan altyapısını dönüştürdüğünü belirtti.
Visa’nın duyurduğu yenilikler arasında Intelligent Commerce, Agent Score, Agentic Directory, OpenAI iş birliği, Large Transaction Model, token güvence sinyali, tokenlaştırılmış mevduatlar, stablecoin mutabakatı ve stablecoin bağlantılı kart programları yer aldı. Şirket, VisaNet üzerinden stablecoin transferlerinde 2026 Mart ayı itibarıyla yıllıklandırılmış yaklaşık 7 milyar dolarlık hacme ulaştığını da paylaştı. Unified Checkout ve Visa Intelligent Authorization gibi çözümler ise bankaların, finteklerin ve işletmelerin mevcut altyapılarını tamamen değiştirmeden daha akıllı ödeme deneyimlerine geçiş yapmasını destekliyor.
Ödeme ağları yapay zeka ve programlanabilir paranın güven katmanını kuruyor
Visa’nın yeni inovasyonları, ödeme ağlarının rolünün kartlı işlem altyapısının çok ötesine taşındığını gösteriyor. Yapay zeka agent’larının kullanıcı adına işlem başlatabildiği, tokenların kimlik ve davranış sinyalleriyle zenginleştiği, stablecoin’lerin mutabakat süreçlerine yerleştiği yeni ticaret ortamında asıl ihtiyaç güvenilir işlem mimarisi. Agent Score ve Agentic Directory gibi araçlar, yapay zeka destekli ticarette tarafların kim olduğunu ve işlem güvenilirliğini doğrulama ihtiyacına yanıt veriyor. Stablecoin mutabakatı ve tokenlaştırılmış mevduat çalışmaları ise para hareketlerinin daha hızlı, programlanabilir ve sürekli çalışan bir altyapıya yaklaşmasını sağlıyor. Visa açısından stratejik hamle, mevcut ödeme ekosistemini korurken yapay zeka ve blokzincir tabanlı yeni ticaret modellerine güvenli geçiş zemini hazırlamakta yatıyor.
Arz Portföy deal flow ve portföy takibinde BounceWatch kullanacak

Arz Portföy, girişim sermayesi yatırımlarında deal flow ve portföy takip süreçlerini güçlendirmek amacıyla BounceWatch Signal Tracker’ı kullanmaya başladı.
Yeni iş birliğiyle Arz Portföy; girişimleri, portföy şirketlerini, rakipleri ve pazar hareketlerini 40’tan fazla canlı sinyal üzerinden anlık olarak izleyebilecek. 2015’ten bu yana yatırım ekosisteminde aktif rol alan Arz Portföy, girişim sermayesi, özel sermaye ve gayrimenkul yatırımlarını kapsayan yapısıyla teknoloji, fintek, dijital varlıklar, yeni nesil finansal altyapılar ve reel sektör yatırımlarında faaliyet gösteriyor.
Arz Portföy’ün 60’tan fazla portföy şirketi ve 1 milyar doların üzerinde büyüklüğü bulunuyor. Portföyünde Navlungo, BranchSight, Fasset ve Onedocs gibi girişimler yer alan şirket, BounceWatch Signal Tracker ile yatırım fırsatlarını, mevcut portföy performansını, rakip hareketlerini ve pazar ivmesini daha dinamik bir veri katmanıyla takip etmeyi hedefliyor. Arz Portföy Portföy Müdürü Oktay Namver, girişim sermayesinde doğru zamanda doğru sinyali okuyabilmenin yatırım karar süreçlerinin en kritik unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Girişim sermayesinde veri odaklı sinyal takibi güçleniyor
Arz Portföy’ün BounceWatch Signal Tracker kullanmaya başlaması, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminde karar süreçlerinin daha veri odaklı hale geldiğini gösteriyor. VC tarafında güçlü network, kurucu kalitesi ve finansal projeksiyonlar hâlâ önemli; ancak teknoloji, fintek ve dijital varlıklar gibi hızlı değişen alanlarda pazar sinyallerini geç okumak ciddi fırsat maliyeti yaratabiliyor. 40’tan fazla canlı sinyal üzerinden girişimleri, rakipleri ve portföy şirketlerini izlemek; yatırım ekiplerine yalnızca yeni fırsatları yakalama değil, portföy risklerini daha erken yönetme imkanı da sunuyor. Arz Portföy açısından hamle, ölçeklenen yatırım portföyünü dönemsel raporlardan daha canlı, karşılaştırmalı ve aksiyon alınabilir bir veri mimarisiyle yönetme arayışını destekliyor.
Fintables yatırım odaklı yapay zeka asistanı Evo’yu kullanıma sundu

Fintables, yatırımcıların Borsa İstanbul araştırmasını doğal dilde soru sorarak yapabilmesini sağlayan yapay zeka tabanlı finansal araştırma asistanı Evo’yu duyurdu.
Evo; hisse verileri, fonlar, takas hareketleri, aracı kurum işlemleri, KAP dokümanları, faaliyet raporları ve piyasa verileriyle çalışarak yatırım araştırmasını daha hızlı ve izlenebilir hale getirmeyi hedefliyor. Kullanıcılar karmaşık finansal ekranlar arasında kaybolmadan şirket bilançosu özetletebiliyor, iki fonu karşılaştırabiliyor, takas hareketlerini inceleyebiliyor veya uzun KAP açıklamalarından doğrudan anlamlı sonuçlar çıkarabiliyor.
Fintables’ın yapay zeka stratejisi Evo ile sınırlı kalmıyor. Şirket, MCP sunucusuyla Borsa İstanbul verilerini ChatGPT ve Claude gibi yapay zeka araçlarının erişimine açıyor. ChatGPT Apps üzerinde yer alan ilk yerli finansal uygulama olan Fintables, Türkiye sermaye piyasaları verisini küresel yapay zeka ekosistemiyle daha doğrudan temas ettiren bir veri katmanı kuruyor.
Finansal veriyle konuşabilen yatırımcı dönemi başlıyor
Fintables’ın Evo hamlesi, sermaye piyasalarında rekabetin veri zenginliğinden veriyle etkileşim kurma kapasitesine kaydığını gösteriyor. Yatırımcılar artık yalnızca tablo, grafik ve doküman görmek istemiyor; veriye soru sorabilmek, yanıtı kaynaklarıyla takip edebilmek ve araştırma akışını kendi yatırım yaklaşımına göre kişiselleştirebilmek istiyor. Evo’nun cevapları finansal veri, doküman ve hesap adımlarıyla birlikte sunması, yapay zeka destekli analizde güven ve izlenebilirlik açısından kritik bir katman yaratıyor. Borsa İstanbul yatırımcısı için finansal araştırmanın daha erişilebilir hale gelmesi, sermaye piyasalarında okuryazarlık ve karar kalitesi açısından önemli bir eşiğe işaret ediyor.
Şirketlerin zamanında ödeme performansında sınırlı iyileşme yaşandı

CRIF ve Dun & Bradstreet tarafından hazırlanan Global Payment Study 2026 raporu, küresel şirketlerin zamanında ödeme performansında 2025 yılında sınırlı bir toparlanma yaşandığını gösterdi.
Türkiye’nin de dahil olduğu 39 ülkeyi kapsayan rapora göre dünya genelinde şirketlerin zamanında ödeme performansı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 1,5 puan artarak yüzde 54 seviyesine yükseldi. Analiz edilen ülkeler arasında en yüksek ödeme disiplini yüzde 94,9 ile Danimarka’da görülürken, en düşük performans yüzde 19,2 ile Bulgaristan’da kaydedildi. Türkiye’deki şirketlerin zamanında ödeme oranı ise yüzde 46,4 seviyesine ulaştı.
Bölgesel bazda Amerika Birleşik Devletleri yüzde 60,3 ile Kuzey Amerika’da dünya ortalamasının üzerinde kalan tek ülke oldu. Kanada yüzde 42,3, Meksika yüzde 32,1 seviyesinde kaldı. Okyanusya’da Yeni Zelanda yüzde 83,1, Avustralya ise yüzde 68,9 ile güçlü ödeme disiplini sergiledi. Rapor, mikro ve küçük ölçekli şirketlerin zamanında ödeme performansında önceki yıllarda olduğu gibi daha güçlü konumda bulunduğunu da gösterdi.
Ticari alacak yönetiminde veri odaklı takip kritik hale geliyor
Global Payment Study 2026 sonuçları, şirketler arası ödeme davranışının yalnızca finans departmanlarının tahsilat performansıyla açıklanamayacak kadar stratejik hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’nin yüzde 46,4’lük zamanında ödeme oranı, iyileşme sinyali verse de ticari alacak yönetimi, kredi skorlama, risk izleme ve erken uyarı sistemlerine olan ihtiyacın sürdüğünü anlatıyor. Özellikle KOBİ’ler için geç tahsilat, nakit akışı baskısı ve finansman maliyetini doğrudan artırıyor. B2B ödeme süreçlerinin dijitalleşmesi, alacak sigortası, kredi raporlama ve tedarikçi finansmanı gibi çözümler, şirketlerin ödeme disiplinini korumasında daha belirleyici hale gelecek.
Paywall ve Masterpass ödeme ekosisteminde iş birliği yaptı

Paywall, Mastercard ile gerçekleştirdiği stratejik ortaklık kapsamında Masterpass altyapısını üye iş yerlerinin kullanımına açtı.
Masterpass’in Türkiye’deki resmi iş ortağı olarak konumlanan Paywall, altyapısını kullanan işletmelere daha hızlı ve güvenli ödeme deneyimi sunmayı hedefliyor. Entegrasyon sayesinde son kullanıcılar, kart bilgilerini her işlemde yeniden girmek zorunda kalmadan ödemelerini Masterpass altyapısı üzerinden saniyeler içinde tamamlayabilecek.
Paywall’un “Fintech Service Builder” vizyonuyla şekillenen iş birliği, üye iş yerleri için ödeme deneyimini daha esnek ve sürtünmesiz hale getiriyor. Paywall CEO’su Arif Ferah, Mastercard ile kurulan ortaklığın müşteri tarafında güvenli ve esnek ödeme seçenekleri yaratma hedefiyle başladığını belirterek Masterpass’in yaygın kabul ağı ile Paywall’un yenilikçi çözümlerinin güçlü bir değer önerisi sunduğunu ifade etti.
Ödeme orkestrasyonunda cüzdan entegrasyonları fark yaratıyor
Paywall ve Masterpass iş birliği, ödeme geçidi sağlayıcılarının yalnızca işlem yöneten teknik altyapılar olarak kalmadığını gösteriyor. E-ticaret ve dijital hizmetlerde ödeme adımının hızlı, güvenli ve tanıdık bir deneyim sunması dönüşüm oranlarını doğrudan etkiliyor. Masterpass gibi geniş kabul ağına sahip dijital cüzdanların Paywall altyapısına entegre edilmesi, üye iş yerlerine tek entegrasyon üzerinden daha güçlü bir ödeme deneyimi sağlıyor. Paywall açısından hamle, ödeme orkestrasyonu, kart saklama, yönlendirme algoritmaları ve cüzdan entegrasyonlarını aynı hizmet mimarisinde buluşturarak işletmelerin tahsilat performansını artırma stratejisini destekliyor.
Fintech Fellow Programı ikinci dönem başvurularını açtı

GİRVAK, Ödeal ve 42 Türkiye iş birliğiyle yürütülen Fintech Fellow Programı’nın ikinci dönem başvuruları başladı.
Finans teknolojileri alanında kariyer hedefleyen 18-27 yaş arası gençlere yönelik program; 42 İstanbul’da yazılım eğitimi, aylık 20.000 TL burs desteği, kariyer ve kişisel gelişim oturumları, mentörlük çalışmaları ve Ödeal’da kariyer fırsatı sunuyor. Program için son başvuru tarihi 13 Haziran olarak açıklandı.
Programa katılmak isteyen adayların öncelikle 42 Türkiye’nin seçim süreçlerini tamamlaması gerekiyor. 42 Türkiye Havuz Eğitimi 22 Haziran–17 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek. Süreci başarıyla tamamlayan adaylar 3 Ağustos 2026’da 42 İstanbul Ana Eğitim programına başlayacak. İlk üç aylık eğitim döneminin ardından yapılacak değerlendirme ve mülakatlarla Fintech Fellow Programı’na kabul edilecek isimler belirlenecek. İlk dönemde programa katılan 5 Fellow’un tamamı, üç yıldır Ödeal’da profesyonel kariyerlerine devam ediyor.
Fintek yeteneği sahaya yakın modellerle yetişiyor
Fintech Fellow Programı’nın ikinci dönemi, Türkiye fintek ekosisteminde uzun süredir konuşulan nitelikli insan kaynağı ihtiyacına doğrudan temas ediyor. Yazılım eğitimi, burs, mentörlük ve istihdam fırsatının aynı modelde buluşması, gençlerin yalnızca teknik beceri kazanmasını sağlamıyor; ödeme sistemleri, regülasyon, ürün geliştirme ve müşteri deneyimi gibi fintek dinamiklerini sahaya yakın öğrenmesine de alan açıyor. İlk dönemde programa katılan 5 Fellow’un Ödeal’da kariyerine devam etmesi, modelin istihdam tarafında somut karşılık ürettiğini gösteriyor. Sektörün kalıcı büyümesi için yalnızca teknoloji yatırımı yeterli kalmıyor; o teknolojiyi geliştirecek, yönetecek ve finansal sistemin sorumluluklarını anlayacak yeni kuşak yeteneklerin yetişmesi de aynı derecede kritik hale geliyor.
Hedef Portföy yeni nesil fon yatırım uygulaması HedefOn’u yayına aldı

Hedef Portföy, TEFAS fonlarına tek platformdan erişim sunan yeni nesil yatırım uygulaması HedefOn’u yatırımcılarla buluşturdu.
App Store ve Google Play üzerinden indirilebilen HedefOn, yatırımcıların TEFAS’ta işlem gören binlerce yatırım fonuna tek uygulama üzerinden erişmesini sağlıyor. Uygulama; fon alım-satımı, fon karşılaştırma, yatırım trendlerini inceleme ve geçmiş performans verileri üzerinden analiz yapma özellikleriyle fon yatırımcılığı deneyimini daha sade hale getirmeyi hedefliyor.
HedefOn’da dijital hesap açılışı video görüşme ve NFC kimlik doğrulama adımlarıyla dakikalar içinde tamamlanabiliyor. Kullanıcılar fonları kategori, tema ve performansa göre keşfedebiliyor; fon getirilerini altın ve döviz gibi alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırabiliyor. “1000 TL ne olurdu?” simülasyonu, hisse senedi yoğun fonlarda detaylı portföy dağılımı, komisyonsuz fon alım-satım ve valör süresindeki nakitleri değerlendirmeye yönelik yapılar da uygulamanın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor.
Fon yatırımında dijital rehberlik dönemi güçleniyor
HedefOn, yatırım fonlarına artan ilginin yalnızca ürün çeşitliliğiyle karşılanamayacağını gösteriyor. Yatırımcı için asıl ihtiyaç, binlerce fon arasından kendi risk profiline, getiri beklentisine ve yatırım süresine uygun seçenekleri daha anlaşılır biçimde görebilmek. Hedef Portföy’ün fon karşılaştırma, geçmiş performans simülasyonu ve alternatif yatırım araçlarıyla kıyaslama özelliklerini aynı uygulamada toplaması, portföy yönetim şirketlerinin dijital kanalda daha aktif bir rehberlik rolü üstlenmeye başladığını anlatıyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş portföy önerilerinin yol haritasında yer alması ise fon yatırımcılığı deneyiminde güven, açıklanabilirlik ve kullanıcıya uygun öneri kalitesini daha kritik hale getirecek.
IBM ve Halkbank veri ve yapay zeka odaklı iş birliğini genişletti

IBM ve Halkbank, veri yönetimi, yapay zeka, altyapı otomasyonu ve çekirdek bankacılık modernizasyonu odağındaki uzun soluklu iş birliklerini genişletti.
Genişletilen iş birliği kapsamında IBM Confluent, Halkbank’ın sistemleri arasında kesintisiz veri akışını desteklemek üzere konumlandırılacak. IBM HashiCorp çözümleri ise altyapı otomasyonu ve güvenlik süreçlerinin güçlendirilmesinde rol üstlenecek. Yapı, bankanın artan veri hacmini daha etkin yönetmesini, müşteri işlemlerinde hız ve sürekliliği artırmasını ve regülasyon uyumunu daha güçlü bir teknoloji mimarisiyle desteklemesini hedefliyor.
IBM Z17 altyapısıyla desteklenen dönüşüm, Halkbank’ın çekirdek bankacılık uygulamaları ve ana sistem modernizasyonu açısından stratejik önem taşıyor. Bankanın kritik iş yüklerini IBM Z platformu üzerinde modernize etmesi, AIOps ve veri odaklı yaklaşımlar sayesinde operasyonların daha öngörülebilir, dayanıklı ve yüksek performanslı hale gelmesine katkı sağlayacak. Halkbank Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Olcay Atlıoğlu, yapay zeka yatırımlarını bankanın teknolojik dönüşüm yolculuğunda öncelikli alanlardan biri olarak konumlandırdıklarını vurguladı.
Yapay zeka bankacılıkta güçlü veri mimarisiyle değer üretiyor
IBM ve Halkbank iş birliği, bankacılıkta yapay zeka gündeminin yalnızca müşteri arayüzleri, chatbotlar veya yeni ürünlerle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Yapay zekanın gerçek değer yaratabilmesi için verinin sistemler arasında sağlıklı akması, ana sistemlerin yüksek işlem hacmine dayanıklı olması, altyapı süreçlerinin otomasyonla yönetilmesi ve güvenlik katmanının mimariye gömülü şekilde çalışması gerekiyor. Halkbank’ın IBM Z17, Confluent, HashiCorp ve AIOps yaklaşımını aynı dönüşüm başlığında ele alması, kamu bankacılığı ölçeğinde veri, ana sistem ve yapay zeka stratejisinin birlikte tasarlandığı daha güçlü bir teknoloji zemini kuruyor.
BCG raporu ana yatırımcıların varlıklarının 59 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor

BCG Global Principal Investors Report 2026’ya göre egemen varlık fonları, kamu emeklilik fonları ve aile ofisleri gibi ana yatırımcıların yönettiği varlık büyüklüğü 2030’da 59 trilyon dolara ulaşacak.
Rapora göre principal investors olarak tanımlanan büyük sermaye sahiplerinin toplam yönetilen varlık büyüklüğü, 2015’te 21 trilyon dolar seviyesindeyken yıllık bileşik yüzde 7 büyümeyle 2025’te 43 trilyon dolara çıktı. Bu yapılar bugün küresel varlıkların yaklaşık yüzde 30’unu kontrol ediyor. BCG, 2025 yılında 10 yeni egemen varlık fonunun faaliyete geçmesini, büyük sermaye sahiplerinin küresel finansal sistemde daha aktif rol üstlendiğinin göstergesi olarak değerlendiriyor.
BCG Yönetici Ortağı ve Türkiye Ofisi Lideri Emir Pandır, Türkiye için fırsatın yalnızca yatırım çekmekle sınırlı kalmadığını; enerji dönüşümü, dijital altyapı ve ihracat odaklı büyüme alanlarında uzun vadeli ortaklıklar geliştirmekte yattığını belirtti. Raporda ana yatırımcıların doğrudan altyapı projelerine, orta ölçekli büyüme fırsatlarına, ikincil piyasalara ve yapay zeka destekli portföy değer yaratma alanlarına daha fazla yöneldiği vurgulanıyor. Türkiye’nin 250 bin dolar ve üzeri finansal varlık segmentinde hızlı büyüme potansiyeli de yerel yatırım ekosistemi açısından dikkat çekici bir başlık olarak öne çıkıyor.
Uzun vadeli sermaye teknoloji ve altyapı ortaklığı arıyor
BCG raporu, küresel sermaye akımlarında karar verici gücün daha büyük, daha seçici ve daha doğrudan yatırım yapan kurumlara kaydığını gösteriyor. Fintek ekosistemi açısından kritik nokta, dijital altyapı, yapay zeka, veri yönetimi, gömülü finans, ödeme sistemleri ve servet yönetimi teknolojilerinin ana yatırımcıların uzun vadeli büyüme aradığı alanlarla giderek daha fazla kesişmesi. Türkiye’nin bu tabloda avantaj yaratabilmesi için yalnızca güçlü girişimlere sahip olması yetmez; ölçeklenebilir iş modelleri, regülasyonla uyum, şeffaf veri yapısı ve uluslararası yatırımcılarla çalışabilecek kurumsal kapasite de aynı ölçüde gerekli. Büyük fonları tekil yatırım fırsatlarıyla çekmekten çok, enerji dönüşümü, dijital altyapı ve teknoloji ihracatı etrafında kalıcı ortaklık modelleri kurmak önümüzdeki dönemin ana fırsat alanı olacak.
Avrupa’da yeniden yapılandırma işlemlerinde artış bekleniyor

EY-Parthenon’un Avrupa Yeniden Yapılandırma Nabzı araştırması, 2026 yılında yeniden yapılandırma işlemlerinde artış beklendiğini gösterdi.
Avrupa’daki önde gelen bankaların kıdemli yöneticileriyle hazırlanan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 60’ı 2025’in ikinci yarısında ilk yarıya kıyasla daha fazla yeniden yapılandırma işlemi gözlemledi. Katılımcıların yüzde 73’ü ise 2026’nın ilk yarısında yapılandırma faaliyetlerinin daha da yoğunlaşacağını öngörüyor.
Araştırmada enerji ve hammadde maliyetlerindeki artış, yeniden yapılandırma süreçlerini tetikleyen en önemli baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Finansal yapılandırma talebinin en yoğun olduğu sektörler otomotiv, imalat ve tarım olarak sıralanıyor. Yeniden yapılandırma çözümlerinde vadesi ve koşulları düzenlenen krediler ile birleşme ve satın alma işlemleri önem kazanırken, borç fonlarının süreçlerdeki rolü de istikrarlı biçimde artıyor. EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Orçun Makal, Türkiye’de yüksek finansman maliyetleri ve likidite baskısının şirketleri iş modellerini yeniden düşünmeye zorladığını belirterek yeniden yapılandırma işlemlerinin özellikle 2026’nın ikinci yarısında ivme kazanabileceğini ifade etti.
Likidite baskısı şirket finansmanında yeni denge arayışını hızlandırıyor
EY-Parthenon’un araştırması, Avrupa’da şirketlerin yalnızca borç vadelerini uzatmaya çalışmadığını; yüksek maliyet, zayıflayan talep, enerji baskısı ve rekabet koşulları altında iş modellerini yeniden kurgulamak zorunda kaldığını gösteriyor. Türkiye açısından tablo daha hassas. Yüksek finansman maliyetleri, işletme sermayesi ihtiyacı ve nakit akışı baskısı özellikle KOBİ’ler ve enerji yoğun sektörler için yeniden yapılandırma gündemini daha görünür hale getirebilir. Fintek ekosistemi açısından asıl fırsat, şirketlerin nakit akışını, alacak tahsilatını, tedarikçi finansmanını ve risk görünürlüğünü daha iyi yönetmesini sağlayan çözümlerde yatıyor. Yeniden yapılandırma dalgası büyürken finansal dayanıklılık, yalnızca bankalarla yapılan müzakerelerin sonucu olarak kalmayacak; veriye dayalı erken uyarı sistemleri, şeffaf raporlama ve alternatif finansman kanallarıyla birlikte şekillenecek.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Yeni haftanın küresel fintek gündemi; dijital bankacılık yatırımları, stablecoin altyapıları, yapay zeka destekli finansal operasyonlar, gömülü finans, ödeme deneyiminde hız ve güvenlik, sınır ötesi para hareketleri ve regülasyon baskıları etrafında şekilleniyor. Current, KOHO, Satispay, Banco Plata ve Blnk gibi oyuncular yeni yatırımlarla büyüme iştahını korurken; Mastercard, Visa, Ripple, Getnet ve Vivi Money gibi şirketlerin yapay zeka ajanlarıyla ödeme deneyimine odaklanan hamleleri, finansal işlemlerin yeni bir arayüz dönemine geçtiğini gösteriyor. Haftanın haberleri, fintek dünyasında büyümenin artık yalnızca kullanıcı kazanımıyla değil; lisans, güvenlik, veri, yapay zeka, sermaye verimliliği ve ekosistem ortaklıklarıyla birlikte şekillendiğini ortaya koyuyor.
Current’tan 80 milyon dolarlık yeni yatırım hamlesi
ABD merkezli dijital bankacılık platformu Current, Series E yatırım turunda 80 milyon dolar yatırım alarak şirket değerlemesini 1,5 milyar dolar seviyesine taşıdı. Yeni yatırım turuna mevcut yatırımcıların da destek vermesi, şirketin büyüme stratejisine duyulan güvenin sürdüğünü gösteriyor.
Current, elde ettiği kaynağı yapay zeka destekli finansal ürünlerin geliştirilmesi, müşteri deneyiminin iyileştirilmesi ve operasyonel kapasitesinin artırılması için kullanmayı planlıyor. Son dönemde yatırımcıların daha seçici hareket ettiği bir ortamda gerçekleşen bu finansman turu, dijital bankacılık alanında ölçeklenebilir iş modellerine sahip şirketlerin hâlâ güçlü sermaye çekebildiğini ortaya koyuyor.
Maple ve Tempo geleneksel finans ile dijital varlıkları yakınlaştırıyor
Dijital varlık kredi platformu Maple Finance ile finansal altyapı sağlayıcısı Tempo, kurumsal kredi getirilerini fintek ekosistemine taşıyacak stratejik bir iş birliği duyurdu. Ortaklık kapsamında Maple’in kurumsal kredi piyasalarından elde edilen getiri ürünleri, Tempo’nun altyapısını kullanan finansal teknoloji şirketlerine sunulabilecek.
Bu sayede fintek platformları, kullanıcılarına stablecoin tabanlı ve kurumsal kredi destekli yeni yatırım seçenekleri sunma imkânı elde edecek. İş birliği, son dönemde hızla büyüyen tokenize varlıklar ve gerçek dünya varlıkları pazarının önemli örneklerinden biri olarak görülüyor.
Ramp finans ekiplerine özel yapay zeka ajanları geliştiriyor
Kurumsal harcama yönetimi ve finans operasyonları platformu Ramp, Applied AI Solutions adını verdiği yeni hizmetini duyurdu. Şirket, müşterilerine hazır yapay zeka araçları sunmanın ötesine geçerek kurumların finans ekipleriyle birlikte çalışan ve şirket ihtiyaçlarına göre şekillenen yapay zeka ajanları geliştirmeyi hedefliyor.
Muhasebe süreçlerinden finansal raporlamaya, harcama kontrollerinden operasyonel iş akışlarına kadar birçok alanda kullanılabilecek bu çözümler, yapay zekanın finans ekiplerinde destekleyici rolün ötesine geçtiğini gösteriyor. Ramp’ın yeni yaklaşımı, kurumsal finans yönetiminde kişiselleştirilmiş yapay zeka kullanımının önünü açabilecek önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Plum kişisel finans yönetiminde yapay zeka hamlesi yaptı
İngiltere merkezli kişisel finans uygulaması Plum, kullanıcıların finansal hedeflerine göre kişiselleştirilmiş yol haritaları oluşturan yapay zeka destekli yeni hizmeti Plum Plan’ı tanıttı. Sistem; gelir düzeyi, harcama alışkanlıkları ve tasarruf hedeflerini analiz ederek ev satın alma, emeklilik planlaması veya acil durum fonu oluşturma gibi konularda kullanıcıya özel öneriler sunuyor.
Şirket, finansal danışmanlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu geniş bir kullanıcı kitlesine daha ulaşılabilir bir çözüm sağlamayı hedefliyor. Yapay zekanın bireysel finans yönetiminde daha aktif rol üstlenmeye başlaması, fintek sektöründeki dönüşümün tüketici tarafında da hız kazandığını gösteriyor.
Cash App Mobile ile telekomünikasyon alanına adım attı
Block bünyesinde faaliyet gösteren Cash App, finansal hizmetlerin ötesine geçen yeni girişimi Cash App Mobile’ı pilot olarak kullanıma sundu. AT&T altyapısı üzerinden çalışan hizmet, kullanıcılara sınırsız konuşma, mesajlaşma ve 5G veri erişimi sağlıyor.
Şirketin amacı yalnızca bir mobil iletişim hizmeti sunmak değil; ödeme, tasarruf, yatırım ve günlük yaşam hizmetlerini aynı ekosistem altında birleştirmek. Son yıllarda süper uygulama modeline yönelen fintek şirketleri arasında öne çıkan Cash App, bu hamleyle kullanıcıların günlük yaşamındaki temas noktalarını artırmayı ve müşteri bağlılığını güçlendirmeyi hedefliyor.
Synctera’da teknoloji liderliğine Chris Mayor atandı
Banking-as-a-Service alanında faaliyet gösteren Synctera, Chris Mayor’ı Chief Technology Officer olarak göreve getirdiğini duyurdu. Şirketin büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görülen atama, teknoloji altyapısının güçlendirilmesi ve ürün geliştirme süreçlerinin hızlandırılması hedeflerini destekliyor.
Son yıllarda BaaS sektöründe regülasyon, uyum ve operasyonel dayanıklılık konuları ön plana çıkarken, Synctera’nın bu hamlesi güvenilir ve ölçeklenebilir finansal altyapı oluşturma çabasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Şirketin önümüzdeki dönemde fintekler ile bankalar arasındaki entegrasyonu daha güçlü hale getirecek yatırımlara odaklanması bekleniyor.
Adyen Orb satın almasıyla ödeme ve faturalama altyapısını birleştiriyor
Küresel ödeme teknolojileri şirketi Adyen, kurumsal faturalama ve gelir yönetimi platformu Orb’u 335 milyon dolar karşılığında satın alacağını açıkladı. Satın alma, şirketin ödeme kabulü alanındaki güçlü konumunu abonelik yönetimi, kullanım bazlı fiyatlandırma ve gelir yönetimi süreçleriyle genişletme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Özellikle yapay zeka ve SaaS şirketlerinde hızla yaygınlaşan tüketim bazlı fiyatlandırma modelleri, yeni nesil faturalama altyapılarına olan ihtiyacı artırıyor. Adyen, Orb sayesinde müşterilerine ödeme ve gelir yönetimini tek platform altında sunarak ticaret altyapısındaki rolünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Barclays geleceğin müşterileri için GoHenry’yi satın alıyor
İngiliz bankacılık devi Barclays, çocuklar ve gençlere yönelik finansal eğitim ve dijital bankacılık hizmetleri sunan GoHenry’yi satın alacağını duyurdu. Ebeveyn kontrollü kartlar, tasarruf araçları ve finansal okuryazarlık odaklı çözümleriyle tanınan GoHenry, özellikle genç kullanıcı segmentinde güçlü bir konuma sahip.
Barclays’in bu hamlesi, yalnızca yeni müşteri kazanımına yönelik bir adım olarak görülmüyor; aynı zamanda müşterilerle erken yaşlarda ilişki kurarak uzun vadeli bankacılık bağları oluşturma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Finans sektöründe gençlik bankacılığı alanındaki rekabetin giderek artması, bu tür satın almaların önemini daha da artırıyor.
Stablecoin kuralları şekillenirken bankalar ve dijital varlık sektörü ayrışıyor
ABD Federal Mevduat Sigorta Kurumu tarafından yürütülen stablecoin düzenleme süreci, bankalar ile dijital varlık ekosistemi arasındaki görüş farklılıklarını görünür hale getirdi. Tartışmaların merkezinde stablecoin rezervlerinin nasıl tutulacağı, mevduat sistemiyle ilişkisi ve dağıtım zincirindeki gelir paylaşımı bulunuyor.
Bankalar, stablecoinlerin geleneksel mevduat yapısı üzerindeki etkilerine dikkat çekerken; dijital varlık şirketleri daha esnek ve yenilikçi iş modellerinin desteklenmesini savunuyor. Stablecoinlerin küresel finansal sistemdeki rolü büyüdükçe, bu düzenleme süreci yalnızca ABD için değil, dünya genelindeki dijital finans ekosistemi için de kritik önem taşıyor.
Citi özel şirket yatırımlarını dijitalleştiren yeni çözümünü duyurdu
Citigroup, özel piyasalara erişimi kolaylaştırmak amacıyla tokenlaştırılmış depo sertifikaları çözümünü duyurdu. Yeni yapı sayesinde özel şirket hisseleri blokzincir tabanlı dijital sertifikalara dönüştürülerek yatırımcılara sunulabilecek.
Son yıllarda halka arz süreçlerinin uzaması ve yüksek büyüme potansiyeline sahip şirketlerin özel piyasalarda daha uzun süre kalması, bu alana yönelik yatırımcı ilgisini artırmış durumda. Citi’nin geliştirdiği çözüm, özel piyasalara erişimi daha verimli hale getirirken tokenizasyon teknolojisinin sermaye piyasalarındaki kullanım alanlarını da genişletiyor.
Square KOBİ mevduatlarını platformunda tutmak için yeni tasarruf ürünü sundu
Block bünyesinde faaliyet gösteren Square Financial Services, işletmelere yönelik yüksek getirili yeni tasarruf hesabını duyurdu. Yıllık yüzde 3,50 getiri sunan ürün, özellikle Square ekosistemini kullanan satıcıların nakit varlıklarını platform içinde değerlendirmesini amaçlıyor.
Şirket böylece ödeme kabulü, nakit yönetimi, kredi ve tasarruf hizmetlerini aynı çatı altında sunarak müşteri bağlılığını artırmayı hedefliyor. Fintek şirketlerinin son dönemde mevduat toplama ve bankacılık hizmetlerini genişletme yönündeki stratejileri dikkate alındığında, Square’in bu hamlesi daha güçlü bir finansal altyapı oluşturma girişimi olarak öne çıkıyor.
Vivi Money yapay zeka ile başlatılan ödeme deneyimini sergiledi
Avustralyalı fintek şirketi Vivi Money, ülkenin gerçek zamanlı ödeme altyapısı NPP üzerinde yapay zeka tarafından başlatılan hesaplar arası ödeme deneyimini başarıyla sergiledi. Yeni modelde kullanıcı doğal dilde bir komut veriyor, yapay zeka ise alıcı doğrulama, hesap kontrolü ve ödeme hazırlığı gibi süreçleri yöneterek işlemi gerçekleştiriyor.
Açık bankacılık verileri, gerçek zamanlı ödeme sistemleri ve yapay zeka ajanlarını aynı deneyimde bir araya getiren bu yaklaşım, finans sektöründe “agentic finance” olarak adlandırılan yeni dönemin dikkat çekici örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Gelişme, yapay zekanın finansal işlemlerde aktif rol üstlenmeye başladığını gösteriyor.
Japonya kripto yatırımcılarını geri kazanmak için vergi reformuna yaklaşıyor
Japonya’da kripto varlıklara yönelik vergi yükünü azaltmayı hedefleyen düzenleme çalışmaları Temsilciler Meclisi’nde ilerlemeye devam ediyor. Gündemdeki reformun hayata geçmesi halinde kripto yatırımlarının vergi rejimi, hisse senedi yatırımlarına daha yakın bir yapıya kavuşabilir.
Uzun süredir yüksek vergi oranlarının yatırımcı ilgisini sınırladığı yönünde eleştiriler alan Japonya, bu değişiklikle bireysel yatırımcıları yeniden piyasaya çekmeyi hedefliyor. Düzenleme aynı zamanda ülkenin Web3 ve dijital varlık stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Kripto piyasalarında düzenleyici netliğin artması, Japonya’nın bölgesel bir dijital varlık merkezi olma hedefini de destekleyebilir.
Webull doğal dil ile işlem dönemini başlatıyor
Yatırım platformu Webull, yatırımcıların doğal dil komutlarıyla işlem yapabilmesini sağlayan Model Context Protocol sunucusunu kullanıma sundu. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar teknik işlem ekranları veya karmaşık emir tipleriyle uğraşmadan, günlük konuşma dilinde verdikleri komutlarla piyasa verilerine erişebiliyor ve işlem gerçekleştirebiliyor.
Yapay zeka destekli altyapı, yatırımcının niyetini anlayarak emir oluşturma ve işlem yönetimi süreçlerini üstleniyor. Bu gelişme, yatırım teknolojilerinde kullanıcı deneyimini kökten değiştirebilecek yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor ve yapay zeka ajanlarının finansal hizmetlerdeki rolünü daha da güçlendiriyor.
Kalshi prediction market piyasaları için yeni uyum ve gözetim önlemleri açıkladı
ABD merkezli prediction market platformu Kalshi, içeriden öğrenenlerin ticareti ve piyasa manipülasyonu risklerini azaltmak amacıyla yeni uyum ve gözetim önlemleri açıkladı. Şirket, belirli piyasalarda işlem yapan kullanıcılardan daha kapsamlı kimlik ve mesleki bilgi talep ederken, şüpheli işlemleri tespit etmeye yönelik yeni izleme sistemlerini de devreye alıyor.
Son yıllarda hızla büyüyen tahmin piyasaları, finansal piyasalara benzer ölçekte işlem hacimlerine ulaşırken düzenleyici kurumların ve kamuoyunun dikkatini daha fazla çekmeye başladı. Kalshi’nin attığı adım, prediction market sektörünün daha kurumsal ve denetimli bir yapıya doğru evrildiğinin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
KOHO 130 milyon dolarlık yatırımın ardından Kanada’nın yeni fintek unicorn’u oldu
Kanada merkezli dijital finans platformu KOHO, 130 milyon dolarlık yeni yatırım ve kredi finansmanı paketini tamamlayarak değerlemesini 1 milyar doların üzerine taşıdı. Böylece şirket, Kanada fintek ekosisteminin en yeni unicorn’larından biri haline geldi.
Son yıllarda dijital bankacılık, tasarruf ürünleri, kredi çözümleri ve günlük finans yönetimi alanlarında büyümesini hızlandıran KOHO, milyonlarca kullanıcıya ulaşan müşteri tabanını yeni ürünlerle genişletmeyi hedefliyor. Şirket yönetimi, elde edilen kaynağın yapay zeka destekli finansal hizmetler, kredi ürünleri ve müşteri deneyimi yatırımlarında kullanılacağını açıkladı.
Satispay 120 milyon euroya kadar yeni yatırım için harekete geçti
Avrupa’nın önde gelen mobil ödeme girişimlerinden Satispay, 120 milyon euroya kadar ulaşabilecek yeni bir yatırım turu için yatırımcılarla görüşmelere başladı. Şirketin mevcut değerlemesini 1 milyar euronun üzerinde koruması beklenirken, yeni finansmanın Avrupa’daki genişleme planlarına kaynak sağlaması amaçlanıyor.
İtalya’da doğan ve bugün birçok Avrupa ülkesinde faaliyet gösteren Satispay, kart ağlarından bağımsız çalışan hesap tabanlı ödeme modeliyle öne çıkıyor. Şirket son yıllarda bireysel ödemelerin yanı sıra sadakat programları, tasarruf çözümleri ve ticari ödeme hizmetleri alanlarında da ürün yelpazesini genişletti.
Airwallex Billing abonelik ve faturalandırma süreçlerini tek platforma taşıyor
Küresel ödeme ve finansal altyapı sağlayıcısı Airwallex, işletmelerin abonelik bazlı gelir modellerini daha etkin yönetebilmesi için geliştirdiği Airwallex Billing çözümünü duyurdu. Yeni ürün, şirketlerin faturalandırma, abonelik yönetimi, tahsilat ve ödeme süreçlerini tek platform üzerinden yürütmesine olanak tanıyor.
Airwallex son dönemde küresel büyümesini hızlandırırken özellikle sınır ötesi ödeme altyapılarıyla dikkat çekiyor. Billing çözümü de şirketin yalnızca ödeme işleme hizmeti sunan bir oyuncu olmaktan çıkarak daha kapsamlı bir finansal işletim sistemi oluşturma stratejisinin parçası olarak görülüyor.
Clip Mi Clip dijital cüzdanını Meksika’da kullanıma sundu
Meksika’nın önde gelen fintek şirketlerinden Clip, Ant International iş birliğiyle geliştirdiği Mi Clip dijital cüzdanını kullanıma sundu. Yeni uygulama, kullanıcıların para transferi, ödeme, bakiye yönetimi ve çeşitli finansal işlemleri tek platform üzerinden gerçekleştirmesine olanak tanıyor.
Ant International’ın teknoloji ve ödeme altyapısı desteğiyle hayata geçirilen çözüm, Meksika’da dijital finansal hizmetlerin yaygınlaşmasını hızlandırmayı hedefliyor. Clip bugüne kadar daha çok işletmelere yönelik ödeme kabul çözümleriyle tanınırken, Mi Clip ile birlikte bireysel finansal hizmetler alanında da daha güçlü bir konum elde etmeyi amaçlıyor.
Mastercard Agent Pay for Machines platformunu duyurdu
Mastercard, yapay zeka ajanları ve bağlantılı cihazların kendi başlarına ödeme gerçekleştirebilmesini sağlayan Agent Pay for Machines platformunu tanıttı. Yeni çözüm, yapay zeka sistemlerinin belirlenen kurallar ve yetkilendirmeler çerçevesinde ödeme yapabilmesini mümkün kılarak agentic commerce olarak adlandırılan yeni ticaret modeline altyapı sunmayı hedefliyor.
Platform; kartlar, banka hesapları ve stablecoin tabanlı ödeme yöntemleriyle çalışabilecek şekilde tasarlanırken, güvenlik ve kontrol mekanizmaları sistemin merkezinde yer alıyor. Mastercard’ın duyurusu, ödeme sektörünün yapay zeka destekli ekonomik etkileşimlere hazırlandığını gösteren güçlü işaretlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Inter Miami şubesini açarak ABD’de düzenlenmiş bankacılık operasyonunu başlattı
Brezilya merkezli dijital banka Inter, Miami’deki yeni şubesini resmen faaliyete geçirerek ABD’deki düzenlenmiş bankacılık operasyonlarında önemli bir aşamayı tamamladı. Şirket, gerekli düzenleyici onayların ardından hizmet vermeye başlayan yeni şubesiyle birlikte dünyanın en büyük finans pazarlarından birinde doğrudan bankacılık varlığı oluşturmuş oldu.
Son yıllarda Latin Amerika’nın en hızlı büyüyen dijital bankalarından biri haline gelen Inter, milyonlarca müşteriye ulaşan ekosistemini uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyor. Miami operasyonunun özellikle sınır ötesi bankacılık hizmetleri, uluslararası para transferleri ve ABD ile finansal bağlantıları bulunan müşterilere yönelik ürünlerin geliştirilmesinde önemli rol oynaması bekleniyor.
Titan yapay zeka odaklı bankacılık platformunu büyütmek için yatırım aldı
Bankacılık sektörü için geliştirilen yapay zeka çözümlerine odaklanan Titan, yeni yatırım turunda 3 milyon dolar kaynak sağlayarak büyüme planlarına hız verdi. Şirket, aldığı yatırımı ürün geliştirme çalışmalarını genişletmek, teknik ekibini büyütmek ve daha fazla finansal kuruluşla çalışmak için kullanmayı planlıyor.
Titan’ın geliştirdiği platform; müşteri hizmetleri, operasyonel süreçler, uyum kontrolleri ve veri analizi gibi alanlarda bankalara özel yapay zeka araçları sunuyor. Şirketin temel yaklaşımı, genel amaçlı yapay zeka modelleri yerine finans sektörünün regülasyon ve denetim ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmek üzerine kurulu.
Paymove Avrupa büyümesini hızlandırmak için 2,12 milyon euro yatırım aldı
Polonya merkezli fintek girişimi Paymove, Avrupa’daki büyüme planlarını desteklemek amacıyla 2,12 milyon euro yatırım aldığını duyurdu. Şirket, yeni kaynağı hem mevcut ödeme altyapılarını geliştirmek hem de Batı Avrupa pazarlarında büyümesini hızlandırmak için kullanacak.
Paymove bugün QR kod tabanlı ödeme çözümleriyle toplu taşıma, otopark, biletleme ve kamu ödemeleri gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. Ancak yatırımın asıl dikkat çeken yönü, şirketin yapay zeka ajanlarının ödeme gerçekleştirebileceği yeni nesil ödeme altyapıları üzerinde çalışıyor olması.
Kraken FIFA Dünya Kupası 2026’nın resmi kripto borsası destekçisi oldu
Kripto para borsası Kraken, 2026 FIFA Dünya Kupası için FIFA ile stratejik bir sponsorluk anlaşması imzalayarak turnuvanın “Resmi Kripto Borsası Destekçisi” unvanını aldı. Kanada, Meksika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenecek organizasyon boyunca Kraken, taraftarlara yönelik çeşitli dijital deneyimler ve etkileşim projeleri sunacak.
Dünya Kupası, milyarlarca kişiye ulaşan küresel etkisiyle spor dünyasının en güçlü pazarlama platformlarından biri olarak kabul ediliyor. Kraken’in bu organizasyonda yer alması, kripto sektörünün son yıllarda yaşadığı dalgalanmaların ardından yeniden büyük ölçekli marka yatırımlarına yöneldiğini gösteriyor.
Pagaya Klarna’ya karşı ticari sır ve fikri mülkiyet ihlali davası açtı
Yapay zeka destekli kredi teknolojileri geliştiren Pagaya, BNPL sektörünün en büyük oyuncularından Klarna’ya karşı ABD’de dava açtı. Şirket, geçmişte yürütülen iş birlikleri sırasında paylaşılan bazı ticari bilgi ve teknolojik süreçlerin izinsiz şekilde kullanıldığını öne sürerek hukuki süreci başlattı.
İki şirketin geçmişte kredi değerlendirme ve risk yönetimi alanlarında birlikte çalışmış olması, davayı sektör açısından daha da dikkat çekici hale getiriyor. Fintek dünyasında veri, algoritmalar ve kredi karar motorları giderek daha stratejik varlıklar haline gelirken, bu tür davalar teknoloji sahipliği ve fikri mülkiyet haklarına ilişkin sınırların yeniden tartışılmasına neden oluyor.
Silverflow acquirer’lar için Terminal-to-Cloud API çözümünü kullanıma sundu
Amsterdam merkezli ödeme altyapısı şirketi Silverflow, ödeme terminallerini doğrudan bulut tabanlı işlem platformlarına bağlayan yeni Terminal-to-Cloud API çözümünü tanıttı. Şirket, yeni mimarinin geleneksel ödeme sistemlerinde yer alan çeşitli ara katmanları azaltarak daha hızlı, daha esnek ve daha verimli bir işlem deneyimi sunacağını belirtiyor.
Yeni çözüm özellikle acquirer’lar ve ödeme hizmet sağlayıcıları için tasarlandı. Terminal yönetimi, entegrasyon süreçleri ve yeni ödeme özelliklerinin devreye alınması gibi alanlarda önemli avantajlar sunması beklenen API, ödeme sektöründeki bulut dönüşümünün son örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Visa yapay zeka ve stablecoin tabanlı yeni araçlarını tanıttı
Visa, yapay zeka destekli ticaret ve programlanabilir finans alanındaki çalışmalarını genişleterek yeni ödeme ve mutabakat araçlarını duyurdu. Şirketin tanıttığı çözümler arasında yapay zeka ajanlarının kullanıcı adına ödeme yapabilmesini sağlayan altyapılar, stablecoin tabanlı ödeme yetenekleri ve yeni nesil tokenizasyon araçları bulunuyor.
Visa’nın açıkladığı vizyon, ödeme sektörünün yalnızca insanlar arasında gerçekleşen işlemlerden oluşmayacağı bir geleceğe işaret ediyor. Yapay zeka sistemlerinin belirli kurallar çerçevesinde alışveriş yapabildiği, hizmet satın alabildiği ve finansal işlemleri yönetebildiği yeni kullanım senaryoları giderek daha fazla gündeme geliyor.
Brezilya Merkez Bankası büyüyen fintek ekosistemi için daha fazla yetki talep ediyor
Brezilya Merkez Bankası, son yıllarda büyük hızla büyüyen dijital bankacılık ve ödeme ekosistemini daha etkin şekilde denetleyebilmek amacıyla kurumsal ve mali yetkilerinin genişletilmesini istiyor. Ülkede dijital bankaların yükselişi, Pix ödeme sisteminin yaygınlaşması ve açık finans uygulamalarının büyümesiyle birlikte düzenleyici kurumun sorumlulukları da önemli ölçüde arttı.
Merkez Bankası yetkilileri, mevcut kaynakların artan denetim yükünü karşılamakta zorlandığını ve daha fazla esnekliğe ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Brezilya son yıllarda fintek inovasyonunun en güçlü merkezlerinden biri haline gelirken, bu gelişme düzenleyici kurumların da teknoloji yatırımlarını ve operasyonel kapasitelerini büyütmek zorunda kaldığını gösteriyor.
Robinhood halka arz süreçlerinde daha büyük rol üstlenmeye hazırlanıyor
Robinhood, halka arz piyasalarındaki etkisini artırmak amacıyla yatırım bankacılığı faaliyetlerini genişletmeye hazırlanıyor. Şirket yönetimi, gerekli düzenleyici izinlerin alınmasının ardından halka arzlarda yalnızca bireysel yatırımcılara erişim sağlayan bir platform olmakla yetinmeyip, doğrudan aracı kurum ve dağıtım tarafında daha etkin rol üstlenmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Bu hamle, Robinhood’un iş modelinde önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Şirket son yıllarda milyonlarca bireysel yatırımcıyı sermaye piyasalarıyla buluştururken, şimdi Wall Street’in geleneksel yatırım bankalarının hakim olduğu bir alana adım atıyor.
Ripple XRPL AI Starter Kit’i tanıttı
Ripple, geliştiricilerin XRP Ledger üzerinde yapay zeka destekli ödeme uygulamaları oluşturabilmesi için XRPL AI Starter Kit adlı yeni araç setini duyurdu. Paket içerisinde örnek uygulamalar, teknik dokümantasyonlar, entegrasyon araçları ve yapay zeka ajanlarının ödeme gerçekleştirebilmesini sağlayan çeşitli modüller yer alıyor.
Şirket, XRP ve RLUSD’yi gelecekte yapay zeka sistemlerinin kullanabileceği ödeme araçları arasında konumlandırmayı hedefliyor. Son dönemde Visa ve Mastercard gibi küresel ödeme devlerinin de benzer alanlara yatırım yapması, yapay zeka destekli ticaretin sektörün yeni odak noktalarından biri haline geldiğini gösteriyor.
OpenWay ve Visa bankaların ödeme ürünlerini hızlandıracak iş birliği başlattı
Ödeme yazılımları sağlayıcısı OpenWay ile Visa, bankaların yeni ödeme ürünlerini daha hızlı hayata geçirebilmesini desteklemek amacıyla stratejik bir iş birliği başlattı. İş birliği kapsamında Visa’nın yeni nesil ödeme özellikleri, OpenWay’in Way4 platformu üzerinden daha kısa sürede devreye alınabilecek.
Anlaşmanın temel hedefi, finansal kuruluşların yeni ödeme çözümlerini pazara sunma süresini kısaltmak ve entegrasyon süreçlerindeki teknik yükü azaltmak. Özellikle dijital cüzdanlar, çoklu ödeme kaynakları ve yeni nesil kart çözümlerinin hızla yaygınlaştığı bir dönemde, bankaların teknolojik dönüşümünü kolaylaştıran bu tür altyapı iş birlikleri daha fazla önem kazanıyor.
BnB Liberia ve Orange Money sekiz Afrika ülkesini kapsayan para transferi hizmetini başlattı
BnB Liberia ile Orange Money Liberia, mobil cüzdan kullanıcılarının sekiz farklı Afrika ülkesine doğrudan para gönderebilmesini sağlayan yeni sınır ötesi para transferi hizmetini kullanıma sundu. Yeni çözüm sayesinde kullanıcılar banka hesabına ihtiyaç duymadan mobil cihazları üzerinden uluslararası para transferi gerçekleştirebilecek.
Afrika’da mobil para sistemleri uzun süredir finansal kapsayıcılığın temel araçlarından biri olarak görülüyor. Yeni hizmet, farklı ülkelerdeki mobil para ağlarını birbirine bağlayarak bölgesel ödeme altyapısının gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyor. Özellikle göçmen çalışanlar ve küçük işletmeler açısından önemli avantajlar sunması beklenen çözüm, kıta genelinde dijital finansal hizmetlerin yaygınlaşmasını destekliyor.
Mastercard Agent Pay ile Latin Amerika’da ilk canlı yapay zeka ajanı ödeme işlemi gerçekleşti
Getnet, Mastercard ve Neivor, Mastercard Agent Pay altyapısını kullanarak Latin Amerika’daki ilk canlı yapay zeka ajanı ödeme işlemini başarıyla tamamladı. Gerçek bir ticari işlemde kullanılan yapay zeka ajanı, kullanıcı adına satın alma sürecini yönetirken ödeme de doğrudan sistem üzerinden gerçekleştirildi.
Bu gelişme, yapay zekanın finansal işlemlerde yalnızca öneri ve destek sunan bir araç olmaktan çıkarak ödeme başlatabilen aktif bir aktöre dönüşmeye başladığını gösteriyor. Mastercard’ın Agent Pay platformu, yapay zeka ajanlarının mevcut kart ve ödeme altyapılarıyla güvenli şekilde çalışmasını hedefliyor.
Nuvei Payoneer’i satın almaya hazırlanıyor
Kanadalı ödeme teknolojileri şirketi Nuvei’nin, sınır ötesi ödeme çözümleriyle tanınan Payoneer’i yaklaşık 2,7 milyar dolar değerleme üzerinden satın almak için görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor. Olası anlaşma gerçekleşirse Payoneer’in küresel KOBİ ve e-ticaret satıcısı ağı ile Nuvei’nin ödeme kabul altyapısı aynı çatı altında birleşecek.
Bu durum özellikle uluslararası faaliyet gösteren işletmeler için daha kapsamlı ödeme, tahsilat ve para transferi hizmetlerinin sunulmasının önünü açabilir. Hamle, küresel ödeme pazarındaki konsolidasyon sürecinin yeni bir örneği olarak değerlendirilirken, sınır ötesi ödeme alanındaki rekabeti de daha fazla artırabilir.
Lloyds yapay zeka destekli dolandırıcılık savunmasını güçlendiriyor
Lloyds Banking Group, gerçek zamanlı dolandırıcılık tespiti için geliştirdiği agentic AI teknolojilerini operasyonlarına entegre ederken, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik ödeme ve tahsilat araçlarını da genişletiyor. Banka, yapay zeka sistemlerini yalnızca müşteri deneyimini iyileştirmek için değil, finansal suçlarla mücadelede aktif rol oynayan bir teknoloji olarak konumlandırıyor.
Yeni sistemler, şüpheli işlem kalıplarını anlık olarak analiz ederek dolandırıcılık ekiplerine destek sağlıyor. Lloyds’un aynı dönemde KOBİ ödeme çözümlerine yatırım yapması, bankaların yapay zeka ve ödeme teknolojilerini aynı büyüme stratejisi altında birleştirmeye başladığını gösteren önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Ecommpay Express Checkout çözümünü kullanıma sundu
Ödeme teknolojileri şirketi Ecommpay, Apple Pay ve Google Pay kullanıcılarına yönelik yeni Express Checkout çözümünü duyurdu. Mobil alışveriş deneyimini hızlandırmak amacıyla geliştirilen sistem, kullanıcıların kayıtlı ödeme ve teslimat bilgileri sayesinde işlemlerini çok daha az adımla tamamlamasına olanak tanıyor.
Özellikle mobil ticaret tarafında ödeme aşamasında yaşanan kullanıcı kayıplarını azaltmayı hedefleyen çözüm, dönüşüm oranlarını artırmayı amaçlıyor. Dijital cüzdan kullanımının dünya genelinde hızla yükseldiği bir dönemde gelen bu hamle, ödeme sektöründe rekabetin giderek daha fazla checkout deneyimi ve kullanıcı kolaylığı üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor.
dLocal gelişmekte olan pazarlardaki büyümesini BNPL ve APAC hamleleriyle hızlandırıyor
Küresel ödeme altyapısı sağlayıcısı dLocal, bir yandan BNPL Fuse platformunun kapsamını genişletirken diğer yandan Asya-Pasifik bölgesindeki büyüme planlarını hızlandırdı. Şirket, BNPL Fuse aracılığıyla Latin Amerika, Afrika, Orta Doğu ve Asya’daki yüzlerce milyon tüketiciye ulaşan taksitli ödeme seçeneklerini tek entegrasyon altında bir araya getiriyor.
Aynı dönemde Singapur’u APAC operasyonlarının merkezi olarak konumlandıran dLocal, sınır ötesi ödeme ağını güçlendirmeyi ve bölgedeki işletmelere daha kapsamlı tahsilat ve ödeme çözümleri sunmayı hedefliyor. Şirketin attığı bu iki adım, gelişmekte olan pazarlardaki ticaret hacminin büyümesiyle birlikte yerel ödeme yöntemlerinin küresel ödeme stratejilerindeki öneminin arttığını ortaya koyuyor.
Treinta yıllık tekrarlayan gelirini 14 milyon doların üzerine taşıdı
Kolombiya merkezli fintek girişimi Treinta, yıllık tekrarlayan gelirinin 14 milyon dolar seviyesini aştığını duyurdu. Küçük işletmeler ve mahalle esnafına yönelik finansal yönetim, satış takibi ve ödeme çözümleri sunan şirket, Latin Amerika’da dijitalleşen KOBİ ekosisteminin önemli oyuncularından biri haline geldi.
Treinta’nın ulaştığı gelir seviyesi, bölgedeki fintek girişimlerinin yalnızca kullanıcı büyümesiyle değil, sürdürülebilir gelir üretme kapasitesiyle de öne çıkmaya başladığını gösteriyor. Özellikle finansal hizmetlere erişimin sınırlı olduğu pazarlarda küçük işletmelere yönelik çözümler geliştiren şirketler, yatırımcıların ve sektörün yakın takibinde bulunuyor.
bunq dolandırıcılık şikayetlerine geç yanıt verdiği gerekçesiyle para cezası aldı
Hollanda’nın dijital bankalarından bunq, çevrim içi dolandırıcılık mağduru müşterilerden gelen şikayetlere yasal süreler içinde yanıt vermediği gerekçesiyle Hollanda Finansal Piyasalar Otoritesi tarafından para cezasına çarptırıldı. İnceleme kapsamında bazı müşterilerin uzun süre geri dönüş alamadığı ve süreç boyunca yeterli bilgilendirme yapılmadığı tespit edildi.
Olay, Avrupa’da regülatörlerin artık yalnızca finansal güvenlik önlemlerini değil, dolandırıcılık mağdurlarına sunulan destek ve müşteri iletişimi süreçlerini de yakından izlediğini gösteriyor. Dijital bankacılık sektöründe müşteri deneyimi ile uyum süreçleri arasındaki ilişkinin giderek daha kritik hale geldiği bir dönemde gelen karar, sektör genelinde dikkat çekti.
BoursoBank Wero platformuna katıldı
Fransa’nın en büyük dijital bankalarından BoursoBank, Avrupa’nın ortak ödeme girişimi Wero’ya katıldığını duyurdu. Bu entegrasyon sayesinde banka müşterileri, hesaplar arasında gerçek zamanlı para transferi sağlayan Wero altyapısını kullanabilecek.
European Payments Initiative tarafından geliştirilen Wero, Avrupa’nın ödeme alanında daha bağımsız bir yapı oluşturma hedefinin merkezinde yer alıyor. Proje, kart ağlarına alternatif olarak doğrudan banka hesapları arasında çalışan ödeme sistemlerini yaygınlaştırmayı amaçlıyor. BoursoBank’ın sisteme dahil olması, Wero’nun kullanıcı tabanını genişletirken Avrupa’da anlık ödeme ve hesaptan hesaba ödeme modellerinin yaygınlaşmasına da katkı sağlayacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
SoFi Hong Kong üçüncü taraf kaynaklı veri ihlalini doğruladı
SoFi Hong Kong, hizmet aldığı üçüncü taraf bir teknoloji sağlayıcısında yaşanan güvenlik ihlali nedeniyle bazı müşteri verilerinin etkilenmiş olabileceğini açıkladı. Şirket, olayın kendi sistemlerinde gerçekleşmediğini vurgularken, ihlalin dış hizmet sağlayıcının altyapısına yönelik yetkisiz erişim sonucunda ortaya çıktığını belirtti.
Olayın ardından güvenlik incelemeleri başlatılırken, etkilenen veri setlerinin kapsamını belirlemeye yönelik çalışmalar da sürüyor. Gelişme, finans sektöründe üçüncü taraf teknoloji sağlayıcılarının oluşturduğu risklerin giderek daha fazla gündeme geldiğini ve bankalar ile finteklerin yalnızca kendi sistemlerinin değil, iş ortaklarının güvenliğinden de sorumlu tutulduğunu bir kez daha hatırlattı.
Trade Republic İtalya’da 2,5 milyon euro para cezası aldı
İtalya Rekabet Kurumu, Alman dijital yatırım platformu Trade Republic’e 2,5 milyon euro para cezası verdi. Düzenleyici kurum, şirketin kart programı ve yatırım ürünlerine ilişkin bazı tanıtım faaliyetlerinde tüketicileri eksik veya yanıltıcı şekilde bilgilendirdiği sonucuna ulaştı.
İncelemenin odağında, kullanıcılara sunulan Saveback programının işleyişine ilişkin açıklamaların yeterince net olmaması yer aldı. Karar, Avrupa genelinde fintek şirketlerine yönelik tüketici koruma denetimlerinin kapsamının genişlediğini gösterirken, ürün geliştirme kadar ürün iletişiminin de regülasyon açısından kritik hale geldiğini ortaya koyuyor.
Ant International 1 milyar dolarlık yatırım turu için görüşmelere başladı
Ant Group’un uluslararası operasyonlarını yöneten Ant International’ın yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni bir yatırım turu için yatırımcılarla görüşmeler yürüttüğü bildirildi. Şirket, son yıllarda Alipay+ başta olmak üzere sınır ötesi ödeme sistemleri, dijital cüzdan entegrasyonları ve küresel ticaret altyapılarına yaptığı yatırımlarla dikkat çekiyor.
Toplanacak yeni sermayenin uluslararası büyüme planlarını desteklemesi beklenirken, gelişme Ant ekosistemine yönelik yatırımcı ilgisinin yeniden güçlendiğine işaret ediyor. Piyasalarda şirketin ilerleyen dönemde halka arz seçeneklerini değerlendirebileceği yönündeki beklentiler de yeniden gündeme gelmiş durumda.
Nuvei ve Payoneer görüşmeleri KOBİ’lerin değişen ödeme ihtiyaçlarını gündeme taşıyor
Nuvei ile Payoneer arasında devam eden satın alma görüşmeleri, küresel ödeme sektöründeki dönüşümün arkasındaki dinamikleri de görünür hale getiriyor. Günümüzde uluslararası faaliyet gösteren KOBİ’ler yalnızca ödeme almak istemiyor; farklı ülkelerde tahsilat yapmak, yerel ödeme yöntemlerine erişmek, çoklu para birimi yönetmek ve küresel nakit akışlarını daha etkin yönetmek istiyor.
Payoneer’in güçlü KOBİ ağı ile Nuvei’nin ödeme kabul altyapısının birleşmesi halinde ortaya çıkacak yapı, bu ihtiyaçlara daha kapsamlı yanıt verebilecek bir oyuncu yaratabilir. Bu nedenle görüşmeler yalnızca bir satın alma haberi olarak değil, sınır ötesi ödeme pazarının geleceğine ilişkin önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Revolut’un hızlı ürün onay süreçleri Avrupa düzenleyicilerinin radarına girdi
Avrupa Merkez Bankası’nın Revolut’un ürün geliştirme ve onay süreçlerine ilişkin incelemeleri, fintek sektöründe büyüme ile yönetişim arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Haberlere göre düzenleyiciler, yeni ürünlerin risk, hukuk ve uyum ekipleri tarafından daha kapsamlı değerlendirilmesini talep ediyor.
Son yıllarda ödeme, yatırım, sigorta ve kripto varlık alanlarında çok sayıda yeni ürün piyasaya süren Revolut, Avrupa’nın en hızlı büyüyen dijital bankalarından biri konumunda bulunuyor. Ancak şirketin ulaştığı ölçek, düzenleyici beklentileri de artırıyor. Gelişme, Avrupa’da finteklerin yalnızca inovasyon hızlarıyla değil, kurumsal yönetişim ve kontrol mekanizmalarıyla da değerlendirildiği yeni dönemin önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bankinter Apple Pay alışverişlerine taksit seçeneği getirdi
İspanya’nın önde gelen bankalarından Bankinter, Apple Pay üzerinden gerçekleştirilen alışverişlerin taksitlendirilmesini sağlayan yeni hizmetini kullanıma sundu. Yeni özellikle birlikte müşteriler, Apple Pay kullanarak yaptıkları online ve uygulama içi harcamaları sonradan taksitlendirebilecek.
Çözüm, mobil cüzdan deneyimi ile tüketici finansmanını aynı kullanıcı yolculuğu içinde buluşturuyor. Son yıllarda dijital cüzdanlar ödeme sürecinin merkezine yerleşirken, bankalar da kredi ve finansman ürünlerini bu ekosistemlerin içine taşımaya başladı. Bankinter’ın hamlesi, Avrupa’da hızla büyüyen “ödeme anında finansman” yaklaşımının yeni örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Backbase ve Mastercard sınır ötesi ödemeleri bankalar için kolaylaştıracak
Bankacılık yazılımları alanında faaliyet gösteren Backbase ile Mastercard, sınır ötesi para transferlerini daha erişilebilir hale getirmek amacıyla stratejik iş birliği gerçekleştirdi. İş birliği kapsamında Mastercard Move altyapısı, Backbase’in bankacılık işletim sistemi platformuna entegre edilecek. Böylece finansal kuruluşlar uluslararası ödeme hizmetlerini daha kısa sürede müşterilerine sunabilecek.
Sınır ötesi ödeme pazarı son yıllarda önemli bir dönüşüm geçiriyor. Wise, Revolut ve Airwallex gibi yeni nesil oyuncuların yarattığı rekabet, geleneksel bankaları daha hızlı ve daha düşük maliyetli çözümler geliştirmeye yönlendiriyor. Backbase ve Mastercard ortaklığı da bu dönüşümün bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Pomelo Şili’de ön ödemeli kart ihraç lisansı aldı
Latin Amerika’nın yükselen fintek altyapı şirketlerinden Pomelo, Şili finansal düzenleyicisi CMF’den banka dışı ön ödemeli kart ihraç lisansı aldı. Bu lisans sayesinde şirket, bölgedeki fintekler ve kurumsal müşteriler için kart programlarını daha hızlı devreye alabilecek ve kart ihraç süreçlerinde doğrudan rol üstlenebilecek.
Pomelo’nun aldığı yetki, yalnızca şirket açısından değil, Latin Amerika fintek ekosistemi açısından da önemli bir gelişme olarak görülüyor. Son yıllarda kart ihraç süreçleri giderek API tabanlı altyapı sağlayıcılarına kayıyor. Pomelo’nun Şili’deki yeni konumu, embedded finance ve BIN Sponsorship modellerinin bölgede daha da yaygınlaşmasını destekleyebilir.
KakaoBank Tayland’da Bank X lansmanına hazırlanıyor
Güney Kore’nin en büyük dijital bankalarından KakaoBank, Tayland’da kurulacak dijital banka girişimi Bank X için hazırlıklarını hızlandırdı. SCBX ve Çin merkezli WeBank iş birliğiyle geliştirilen proje, Tayland’ın yeni nesil sanal bankacılık lisansı alan girişimleri arasında yer alıyor. Bank X’in yılın ikinci yarısında müşteri kabul etmeye başlaması planlanıyor.
Proje, dijital bankacılık sektöründe uluslararası iş birliklerinin ulaştığı noktayı göstermesi açısından dikkat çekiyor. Tayland’ın yerel pazar bilgisi, KakaoBank’ın dijital bankacılık deneyimi ve WeBank’in yapay zeka destekli teknoloji altyapısı aynı platformda buluşuyor. Bank X’in özellikle bankacılık hizmetlerine erişimi sınırlı bireyler ve küçük işletmelere odaklanması bekleniyor.
Mastercard ticaretin geleceğini şekillendirecek teknolojileri açıkladı
Mastercard tarafından yayımlanan yeni Signals raporu, önümüzdeki yıllarda ödeme sistemleri ve dijital ticareti dönüştürecek teknolojilere odaklanıyor. Raporda yapay zeka ajanları, dağıtık yapay zeka sistemleri, dijital kimlik çözümleri, gizlilik odaklı bilişim teknolojileri ve kuantum destekli altyapılar öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Rapora göre geleceğin ticaret deneyiminde kullanıcılar yalnızca alışveriş yapan kişiler olmayacak. Yapay zeka ajanları kullanıcı adına ürün araştırabilecek, fiyat karşılaştırması yapabilecek, satın alma kararlarını yönetebilecek ve ödeme süreçlerini tamamlayabilecek. Mastercard, bu yeni dönemin merkezinde güvenli kimlik doğrulama, tokenizasyon ve güvenilir yapay zeka altyapılarının bulunacağını vurguluyor.
Qonto Upvest iş birliğiyle KOBİ’lere yatırım seçeneği sunacak
Avrupa’nın önde gelen KOBİ odaklı finans platformlarından Qonto, yatırım altyapısı sağlayıcısı Upvest ile iş birliği yaparak işletmelerin hesaplarında bekleyen nakitlerini değerlendirebileceği yeni bir hizmet geliştirdi. Yeni çözüm sayesinde şirketler, günlük operasyonları için kullanmadıkları bakiyeleri para piyasası fonları gibi yatırım araçlarında değerlendirebilecek.
Gelişme, dijital bankacılığın yeni evresine işaret ediyor. Son yıllarda ödeme, tahsilat ve muhasebe süreçlerini dijitalleştiren fintek şirketleri artık işletmelerin nakit yönetimine de odaklanıyor. Qonto’nun attığı adım, işletme hesaplarının yalnızca para saklanan alanlar olmaktan çıkarak aktif finansal yönetim merkezlerine dönüştüğünü gösteriyor.
CreditChek Doğu Afrika’daki kredi altyapısını büyütmek için yatırım aldı
Doğu Afrika merkezli kredi teknolojileri girişimi CreditChek, kredi altyapısını geliştirmek ve faaliyet alanını genişletmek amacıyla 600 bin dolarlık yatırım aldı. Şirket, finansal kuruluşların kredi değerlendirme süreçlerini hızlandıran ve alternatif veri kaynaklarını kullanarak daha doğru risk analizi yapılmasına yardımcı olan çözümler geliştiriyor.
Yatırım tutarı küresel fintek standartlarında mütevazı görünse de şirketin faaliyet gösterdiği alan oldukça stratejik. Afrika’da milyonlarca birey ve küçük işletme yeterli kredi geçmişine sahip olmadığı için finansal hizmetlere erişmekte zorlanıyor. CreditChek, alternatif veri kaynakları ve dijital analiz araçlarıyla bu soruna çözüm üretmeyi hedefliyor.
Coinbase kripto teminatlı kredi kartını duyurdu
Coinbase ve Cardless iş birliğiyle geliştirilen yeni kredi kartı modeli, kripto varlıkları teminat olarak kullanarak kredi kartı erişimini mümkün hale getiriyor. Coinbase One Card adıyla duyurulan ürün, özellikle geleneksel kredi geçmişi yeterli olmayan kullanıcıları hedefliyor.
Yeni modelde kullanıcıların sahip olduğu stablecoin varlıkları finansal güven unsuru olarak değerlendiriliyor. Böylece kredi kartı başvurularında yalnızca kredi geçmişi değil, dijital varlık sahipliği de dikkate alınabiliyor. Bu yaklaşım, kripto varlıkların yatırım aracı olmanın ötesine geçerek kredi ve finansman ürünlerinin bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Klarna ABD’de yüksek getirili tasarruf hesabı hizmetini başlattı
Uzun yıllardır “şimdi al sonra öde” modeliyle tanınan Klarna, ABD’de yüksek getirili tasarruf hesabı hizmetini kullanıma sunarak bankacılık alanındaki büyüme stratejisini genişletti. Yeni ürün, kullanıcıların birikimlerini dijital ortamda değerlendirmesine ve geleneksel tasarruf hesaplarına alternatif bir seçenek sunulmasına odaklanıyor.
Klarna’nın son dönemde attığı adımlar şirketin iş modelindeki dönüşümü de ortaya koyuyor. Şirket artık yalnızca ödeme ve tüketici finansmanı alanında faaliyet gösteren bir oyuncu olarak konumlanmıyor. Mevduat ürünleri, banka kartları, tasarruf hesapları ve günlük finansal hizmetler, Klarna’nın ürün portföyünde giderek daha fazla yer kaplıyor.
Cash App Instacart iş birliğiyle ödeme ve taksit seçeneklerini genişletiyor
Block çatısı altında faaliyet gösteren Cash App, online market platformu Instacart ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında ödeme ve taksit seçeneklerini genişletti. Yeni entegrasyon sayesinde kullanıcılar market alışverişlerinde Cash App Pay kullanabilecek ve uygun işlemlerde taksitli ödeme imkanlarından yararlanabilecek.
Gelişmenin dikkat çekici yönü, BNPL modellerinin artık elektronik ürünler ve moda alışverişlerinin ötesine geçmesi. Son yıllarda taksitli ödeme çözümleri günlük tüketim harcamalarına doğru yayılıyor. Cash App ve Instacart ortaklığı, dijital cüzdanlar ile tüketici finansmanının giderek daha fazla iç içe geçtiğini gösteriyor.
Lloyds ve Stripe İngiltere’deki küçük işletmeler için yeni ödeme çözümünü devreye aldı
İngiltere’nin en büyük bankalarından Lloyds Bank, Stripe altyapısıyla geliştirdiği yeni ödeme çözümünü küçük işletmelerin kullanımına sundu. Lloyds Accept adı verilen hizmet, işletmelerin kart ödemelerini kabul etmesini kolaylaştırırken ödeme linkleri, QR kodlu tahsilat yöntemleri ve mobil cihaz üzerinden temassız ödeme alma gibi özellikleri tek platformda bir araya getiriyor.
Gelişme, bankacılık sektörü ile fintek şirketleri arasındaki iş birliklerinin ulaştığı yeni seviyeyi göstermesi açısından dikkat çekiyor. Lloyds müşteri erişimi ve güven unsurunu sağlarken, Stripe modern ödeme teknolojilerini sisteme entegre ediyor. Özellikle küçük işletmelerin dijital ödeme araçlarına erişimini kolaylaştırması bakımından iş birliği, Avrupa ödeme pazarındaki dönüşümün önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Telda ve Mastercard Mısır’da ödeme ve yatırımı aynı platformda buluşturdu
Mısır merkezli fintek şirketi Telda ve Mastercard, ödeme hizmetleri ile yatırım ürünlerini tek uygulama altında birleştiren yeni finansal deneyimi kullanıma sundu. Yeni çözüm sayesinde kullanıcılar para transferi yaparken, ödeme gerçekleştirirken ve kartlarını yönetirken aynı zamanda yatırım araçlarına da erişebilecek.
MENA bölgesinde dijital cüzdan rekabeti son yıllarda önemli ölçüde hız kazandı. İlk nesil dijital cüzdanlar ağırlıklı olarak ödeme ve para transferine odaklanırken yeni dönemde yatırım, tasarruf ve varlık yönetimi hizmetleri de platformların önemli parçaları haline geliyor. Telda’nın attığı adım, finansal süper uygulama modelinin Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki en güncel örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Interswitch ve Temenos Afrika’da dijital bankacılığı büyütmek için güçlerini birleştirdi
Afrika’nın en büyük finansal teknoloji şirketlerinden Interswitch ile bankacılık yazılımları alanının önde gelen oyuncularından Temenos, dijital bankacılık hizmetlerini yaygınlaştırmak amacıyla stratejik iş birliği gerçekleştirdi. Ortaklık kapsamında Temenos’un çekirdek bankacılık ve dijital bankacılık çözümleri, Interswitch’in bölgesel ağı üzerinden daha fazla finansal kuruluşa ulaştırılacak.
Afrika’da mobil bankacılık ve dijital finansal hizmetlerin büyüme hızı oldukça yüksek olsa da birçok banka hâlâ eski nesil teknoloji altyapılarıyla faaliyet gösteriyor. Interswitch ve Temenos iş birliği, kıta genelinde bankacılık altyapılarının modernizasyonuna katkı sunmayı hedefliyor.
Getnet yapay zeka ajanlarının başlattığı ödemeler için yeni altyapı geliştirdi
Santander Grubu’nun ödeme şirketi Getnet, yapay zeka ajanları tarafından başlatılan ödeme işlemlerinin güvenli şekilde kabul edilmesini sağlayacak yeni nesil ödeme altyapısını geliştirdiğini açıkladı. Çözüm, son dönemde hızla gündeme gelen agentic commerce yaklaşımına yönelik hazırlıkların önemli bir parçası olarak görülüyor.
Yapay zeka sistemleri artık yalnızca bilgi veren araçlar olmaktan çıkıyor. Yeni nesil ajanlar kullanıcı adına ürün araştırabiliyor, fiyat karşılaştırması yapabiliyor ve satın alma süreçlerini yönetebiliyor. Bu dönüşüm, ödeme sistemlerinin de yeniden tasarlanmasını gerektiriyor. Getnet’in geliştirdiği yapı; yapay zeka ajanlarının kimlik doğrulamasını, yetki kontrolünü ve ödeme süreçlerini güvenli şekilde yönetmeyi amaçlıyor.
PayMongo ve Paymentology Filipinli KOBİ’ler için sanal ön ödemeli kart hizmetini başlattı
Filipinler merkezli PayMongo ve kart teknolojileri şirketi Paymentology, Mastercard altyapısıyla geliştirilen sanal ön ödemeli kart çözümünü kullanıma sundu. Yeni hizmet, küçük ve orta ölçekli işletmelerin kurumsal harcamalarını daha etkin yönetmesini ve dijital ödeme araçlarına daha hızlı erişmesini hedefliyor.
Çözüm sayesinde işletmeler birkaç dakika içinde sanal kart oluşturabiliyor, ekip üyeleri için ayrı kartlar tanımlayabiliyor ve harcama limitlerini gerçek zamanlı olarak yönetebiliyor. Özellikle büyüme aşamasındaki işletmeler için geliştirilen bu yapı, geleneksel kurumsal kart süreçlerine alternatif sunuyor.
Reset maaşa erken erişim platformunu büyütmek için 6 milyon dolar yatırım aldı
ABD merkezli earned wage access girişimi Reset, çalışanların kazandıkları ücretlere maaş gününden önce erişmesini sağlayan platformunu büyütmek amacıyla 6 milyon dolarlık tohum yatırım aldı. Şirket, yeni yatırımı ürün geliştirme çalışmalarını hızlandırmak ve daha fazla kredi birliğiyle iş birliği yapmak için kullanacak.
Reset’in modeli, maaşa erken erişim hizmetlerini doğrudan kredi birliklerinin uygulamalarına entegre etmesiyle dikkat çekiyor. Böylece kullanıcılar farklı bir uygulamaya yönelmeden finansal ihtiyaçlarını mevcut bankacılık deneyimi içinde karşılayabiliyor. Son yıllarda earned wage access çözümleri, kısa vadeli finansman ihtiyacına alternatif oluşturan en hızlı büyüyen fintek alanlarından biri haline geldi.
AML soruşturması sonrasında Wise hisseleri değer kaybetti
Uluslararası para transferi şirketi Wise, Belçika’da yürütülen kara para aklamayı önleme soruşturmasına ilişkin haberlerin ardından yatırımcı baskısıyla karşı karşıya kaldı. Şirket hisseleri gün içinde yaklaşık yüzde 18 değer kaybederken, gelişme fintek sektöründe uyum ve regülasyon risklerinin ne kadar kritik hale geldiğini bir kez daha gösterdi.
Wise, yetkili makamlarla iş birliği içinde çalıştığını açıklarken, piyasanın tepkisi yatırımcıların artık büyüme kadar denetim, risk yönetimi ve uyum süreçlerine de odaklandığını ortaya koydu.
Adyen hisseleri bir yılda yüzde 42 geriledi
Avrupa’nın en büyük ödeme teknolojileri şirketlerinden Adyen, son bir yılda piyasa değerinin yaklaşık yüzde 42’sini kaybetti. Şirket gelirlerini ve işlem hacmini büyütmeye devam etse de yatırımcılar artık yalnızca büyüme rakamlarına odaklanmıyor.
Küresel ödeme sektöründe rekabetin artması, tüketici harcamalarındaki yavaşlama ve yüksek büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesi hisse performansını baskılayan unsurlar arasında yer alıyor. Adyen örneği, fintek sektöründe yeni dönemin kârlılık ve sürdürülebilir büyüme ekseninde şekillendiğini gösteriyor.
Banco Plata finansman kapasitesini 300 milyon dolar artırdı
Meksika merkezli dijital banka Banco Plata, kredi verme kapasitesini büyütmek amacıyla 300 milyon dolarlık yeni finansman sağladı. Uluslararası yatırımcıların desteklediği kaynak, şirketin bireysel ve ticari müşterilere sunduğu kredi ürünlerini genişletmesine yardımcı olacak.
İşlem aynı zamanda fintek sektöründe yatırım turlarından bilanço finansmanına doğru yaşanan dönüşümün de önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar artık yalnızca büyüme hikayesi olan şirketlere değil, kredi portföyünü etkin şekilde yöneten ve gelir üretebilen dijital bankalara da güçlü destek vermeye devam ediyor.
Mastercard açık finans ve dijital ticaret alanında yeni ortaklıklarla büyüyor
Mastercard, açık finans ve dijital ticaret stratejisini güçlendirmek amacıyla iki önemli hamleye imza attı. Şirket, Xryma’nın geliştirdiği PaidBy platformuyla sınır ötesi hesaptan hesaba ödeme çözümleri için ortaklık kurarken, Mastercard Offers Network programını da Asya-Pasifik bölgesinde genişletti.
Böylece Mastercard kartlı ödeme ağının ötesine geçerek açık finans, sadakat programları, dijital ticaret ve alternatif ödeme raylarında daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor. Gelişme, küresel ödeme devlerinin iş modellerini yeniden şekillendirdiği dönemin dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor.
Triple-A stablecoin erişimli çok para birimli hesaplarını kullanıma sundu
Kripto ödeme altyapıları sağlayıcısı Triple-A, işletmelerin geleneksel bankacılık sistemleri ile stablecoin ağlarını tek platformda kullanmasını sağlayan yeni çok para birimli hesap çözümünü duyurdu. Şirketler artık Avrupa’da IBAN hesapları üzerinden ödeme kabul ederken aynı fonları stablecoin olarak değerlendirebilecek veya farklı ülkelere yerel para birimlerinde gönderebilecek.
Yeni yapı, blockchain altyapıları ile geleneksel finans sistemlerinin giderek daha fazla iç içe geçtiğini gösterirken, sınır ötesi ödeme süreçlerinin geleceğine ilişkin önemli sinyaller de veriyor.
Better ve Coinbase ilk Bitcoin teminatlı Fannie Mae destekli mortgage işlemini tamamladı
ABD’de konut finansmanı ve dijital varlık ekosistemini bir araya getiren dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Better ve Coinbase, Fannie Mae standartlarına uygun ilk Bitcoin teminatlı mortgage işlemini tamamladıklarını açıkladı. Yeni model sayesinde kullanıcılar Bitcoin varlıklarını satmadan konut finansmanına erişebiliyor.
Geleneksel mortgage yapısı korunurken, dijital varlıklar peşinat ve finansman süreçlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzun yıllardır yatırım aracı olarak görülen Bitcoin’in ABD mortgage sisteminin merkezindeki yapılardan biriyle entegre olması, kripto varlıkların reel ekonomide kullanım alanlarının genişlediğine işaret ediyor.
Ualá yatırım deneyimini yeni başlayan kullanıcılar için yeniden tasarladı
Latin Amerika’nın önde gelen fintek şirketlerinden Ualá, yatırım ürünlerini daha erişilebilir hale getirmek amacıyla yatırım deneyimini baştan sona yeniledi. Şirket, özellikle ilk kez yatırım yapacak kullanıcıların finansal ürünleri daha rahat anlayabilmesi için sadeleştirilmiş bir arayüz ve yönlendirme sistemi geliştirdi.
Risk profiline göre öneriler sunan yapı, düşük tutarlarla yatırım yapılabilmesini de destekliyor. Ualá’nın attığı adım, yatırım hizmetlerini yalnızca deneyimli yatırımcılara yönelik bir alan olmaktan çıkararak daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefleyen yeni nesil wealthtech yaklaşımının önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Mastercard Avrupa’da tokenize ödeme dönüşümünü hızlandırıyor
Mastercard, Avrupa’daki dijital ticaret işlemlerinin yaklaşık yüzde 60’ının artık tokenizasyon teknolojisi üzerinden gerçekleştiğini açıkladı. Şirket, 2030 yılına kadar online alışverişlerde kart numarası girişini büyük ölçüde ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Tokenizasyon sayesinde gerçek kart bilgileri yerine güvenli dijital kimlikler kullanılırken, dolandırıcılık riskleri azalıyor ve işlem onay oranları yükseliyor. Mastercard’ın açıkladığı veriler, Avrupa’da ödeme altyapılarının kart numarası merkezli yapılardan token, biyometrik doğrulama ve Click to Pay tabanlı yeni nesil deneyimlere doğru hızla dönüştüğünü ortaya koyuyor.
MENA Fintech Association ödeme çalışma grubunu yeni alt komitelerle genişletti
MENA Fintech Association, ödeme sistemleri alanındaki sektör iş birliklerini güçlendirmek amacıyla SHIFT Payments Working Group yapısını yeni alt komitelerle genişlettiğini duyurdu. Yeni çalışma grupları; gerçek zamanlı ödemeler, sınır ötesi transferler, açık finans, dijital kimlik ve regülasyon gibi alanlara odaklanacak.
Bankalar, fintek şirketleri, ödeme kuruluşları ve teknoloji sağlayıcılarını aynı platformda buluşturan yapı, bölgedeki ödeme ekosisteminin ortak standartlar ve politika önerileri geliştirmesine katkı sağlamayı hedefliyor. Gelişme, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da fintek sektörünün yalnızca yatırım ve büyüme rakamlarıyla değil, ekosistem koordinasyonu ve sektör olgunluğu açısından da yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.
Mısırlı fintek Blnk 37 milyon dolar yatırım aldı
POS finansmanı ve tüketici kredileri alanında faaliyet gösteren Mısır merkezli fintek şirketi Blnk, büyümesini hızlandırmak amacıyla 37 milyon dolarlık yeni yatırım ve finansman kaynağı sağladı. Şirket, elde ettiği kaynağı kredi verme kapasitesini artırmak, yeni müşterilere ulaşmak ve finansman çözümlerini genişletmek için kullanacak.
Son yıllarda MENA bölgesinde ödeme teknolojilerinin ardından kredi teknolojileri de yatırımcıların radarına girmiş durumda. Blnk’in aldığı yatırım, finansal kapsayıcılık odaklı kredi modellerinin ve gömülü finans çözümlerinin bölgede güçlü büyüme potansiyeli taşıdığını ortaya koyuyor.
Monzo krediye erişemeyen kullanıcılar için yeni kredi kartını kullanıma sundu
Birleşik Krallık merkezli dijital banka Monzo, kredi geçmişi bulunmayan veya geleneksel kredi sisteminde finansmana erişmekte zorlanan kullanıcıları hedefleyen yeni kredi kartı ürünü Flex Build’i tanıttı. Kullanıcıların belirli bir güvence bedeli yatırarak kullanabildiği kart, ödeme performansını kredi bürolarına raporlayarak zaman içinde kredi skoru oluşturulmasına yardımcı oluyor.
Monzo’nun yeni ürünü, milyonlarca kişinin kredi geçmişi eksikliği nedeniyle finansal sistemin dışında kaldığı bir dönemde finansal kapsayıcılığı artırmayı amaçlıyor. Dijital bankaların son dönemde kredi ürünlerini yalnızca mevcut müşterilere sunmak yerine krediye erişemeyen yeni kullanıcı gruplarına yöneltmesi, sektörün büyüme stratejilerinde önemli bir değişime işaret ediyor.
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Yeni haftada katılım bankacılığı, yatırım bankacılığı, ödeme sistemleri, dijital çözümler, uyum, iç kontrol, ürün yönetimi, satış ve pazarlama alanlarında dikkat çeken görev değişiklikleri öne çıkıyor. Hayhay, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Kuveyt Türk Yatırım, Vakıf Katılım, Pratik İşlem, Garanti BBVA, Q Yatırım Bankası, MoneyPay, Aktif Bank, Golden Global Yatırım Bankası, Albaraka Türk, PayTR ve Türkiye Finans’ta yeni atama ve terfiler haftanın gündeminde yer alıyor.
Esin Yıldız Koç, Hayhay’da Kıdemli İş Analisti olarak yeni görevini üstlendi.
Tahir Özmen, Mobven bünyesinde Chief Technology Officer olarak yeni görevine başladı.
Salim Okur, Kuveyt Türk Katılım Bankası’nda Katılım Bankacılığı Uyum Uzmanı olarak ekibe katıldı.
Savaş Kurt, Kuveyt Türk Yatırım’da yaklaşık iki yıldır Satış Müdürü olarak sürdürdüğü görevine Satış Direktörü olarak devam edecek.
Mustafa Türüdü, Vakıf Katılım’daki kariyerine Dijital Çözümler Müdürü olarak devam ediyor.
Gözde Akkın, Gate TR’deki deneyiminin ardından kariyerine Pratik İşlem’de İç Kontrol Müdürü olarak devam edecek.
Merve Melis Acar, Garanti BBVA’da KOBİ Ürün Koordinasyon Yönetimi Fonksiyon Lideri olarak görev almaya başladı.
İrem Yılmaz Özgen, Q Yatırım Bankası’nda Kıdemli Uyum Uzmanı olarak yeni pozisyonuna geçti.
Arif Özsoy, MoneyPay ailesine PF Satış Lideri olarak katıldı.
Soner Tümer, Aktif Bank’ta Alım Satım Direktörü olarak yeni bir sorumluluk üstlendi.
Gamze Alparslan, Golden Global Yatırım Bankası A.Ş.’de Kurumsal Pazarlama Direktörü pozisyonuna terfi etti.
Merve Yavuz, Albaraka Türk’te Kart İş Analisti olarak görev almaya başladı.
Cemal Birkaç, PayTR’de Kıdemli İş Analisti olarak ekibe dahil oldu.
Ali Bal, Türkiye Finans’ta Girişim Bankacılığı Müşteri İlişkileri Yöneticisi olarak yeni görevine geçti.
FinTech alanında haftanın gündemi 277
2009 yılından bu yana ödeme hizmetleri sektöründe hizmet sunan tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olan PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 1 – 7 Haziran aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.



