Bilgisayarlar artık gözlük gibi birer aksesuar olacak ve bir gün çantada tablet ya da laptop taşımak yerine, bilgisayar gözlükler ve kameralı kontak lensler takacağız.
Bildiğiniz gibi bu iş 90’larda kameralı kasklar ve sanal gerçeklik gözlükleriyle başladı. Şimdi “giyilebilir bilgisayarlar” güneş gözlükleri boyutuna inmiş durumda, ancak gelecekte kontak lens boyutuna inecek. Kontak lensler partilerde kızlara takılmaktan sokakta gördüğümüz ama adını hatırlamadığımız tanıdıklara gözlük ekranından geçen isimlerini okuyarak selam vermeye kadar her alanda sosyal hayatımızı değiştirecek.

Bu açıdan baktığınızda parmağınızın tek bir dokunuşu ile yürürken gözlükten fotoğraf çekmenizi sağlayacak olan Google Project Glass’ın önemi daha net anlaşılıyor. Project Glass, tıpkı Google+’ta olduğu gibi bizi sosyal medyaya bağlayacak.
Google’ın ağzından Project Glass ne demek:
We think technology should work for you—to be there when you need it and get out of your way when you don’t.
(Bizce teknoloji öncelikle işinize yaramalı. İhtiyacınız varken yanınızda olmalı, gerek duymadığınız zaman da ayağınızın altından çekilmeli.)

Google hizmetlerini, Android tablet ve telefonları kullanırken hakkımızda bilgi topluyorlar. Bedava pazar araştırması, kullanım alışkanlıkları, trendler, hatta siber istihbarat (devletler arası ilişkilerde o kadar önemli ki)… Doğrusu Google veya Apple “gözlükleriyle”, yani Android ve iPhone’la hayata bakarken Büyük Birader bize hiç bu kadar yakın olmamış, Project Glass’ta olduğu gibi gözümüze hiç bu kadar şirin gözükmemişti.

Dünyaya at gözlükleriyle bakmak ile Google gözlükleriyle bakmak arasında ne fark var?
Çok büyük bir fark var. Özel hayatın gizliliği önemli bir konu olmakla birlikte, internet bugün bizleri mahalle baskısından kurtararak özgürleştirmektedir. Yeter ki internet denizinde boğulmadan yolumuzu bulmayı bilelim.
Ayrıca, Android telefonlar veya iPhone’da bir takım hizmetleri ücretsiz kullanmamızın bir bedeli var ve özelleştirilmiş internet hizmetleri almamız için Google veya diğer şirketlerin hakkımızda bilgi toplaması gerekiyor. Sokakta bilgisayar gözlüklerle dolaşırken, benim gibi doğuştan göz tembelliği olanların okuyamadıkları trafik tabelalarına Google Project Glass ile zum yapması, bu sayede uzaktan yüzünü seçemedikleri için selam veremedikleri tanıdıklara mahcup olmaktan kurtulması müthiş bir gelişme olur.
Metrobüste kitap okuyacağım veya tablette yazı yazacağım diye araba tutmadan, iş çıkışı akşam yorgunluğunda gözümüzü kısmaktan başımız ağrımadan, istediğimiz bilgilerin Google gözlükleriyle gözümüzün önünden film şeridi gibi geçmesi pratik olmaz mı? Özellikle bir gün gözlüklere bile gerek kalmayacağını, internete kablosuz bağlanan kontak lenslerin bilgisayar ekranlarını gözümüzün önüne taşıyacağını düşündükçe insan heyecanlanıyor.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise bulut bilişim, sosyal medya ve gözlük bilgisayarlar, yani “gerçek kişisel bilgisayarlar” bağlamında internette özel hayatın tanımının iyi yapılması… Gizli bilgi, kişisel bilgi nedir; anonim erişim nasıl sağlanmalı, kullanıcı bilgileri akıllı telefonlar tarafından ne şartlar altında toplanabilir ve kimlerle paylaşarak nasıl kullanılabilir? Bütün bunlar hayati konular. Aksi takdirde Anlamlı Web (Web 3.0), insanların kendini özgürce ifade edebildiği bugünkü web 2.0’ın tersine şirketler ile devletler bazında Büyük Biraderin bizi sürekli gözetlediği ve asla kapatamadığımız o meşum televizyona dönüşebilir.
Videoda Project Glass’ın gülen yüzünü Google’ın kendi kamerasından izleyebilirsiniz.
Google Project Glass ile ilgili yazmayı düşünürken Kozan Demircan’ın incelemesini okudum ve izin alarak yukarıda paylaştım. Değerli bilgiler için Kozan Demircan’a teşekkürler 🙂



