İzleme listemde olan ve geçen hafta vizyona giren Siyah Giyen Adamlar “Men in Black III” filmini son anda yakalayıp izledim.
Peş peşe izlediğimiz kahraman filmlerinden sonra cılız görünse bile, 1997 yılında ilk defa izlediğimizde hepimizi heyecanlandıran siyah giyen adamlar Ajan J ve Ajan K’yı özlemiştim doğrusu 🙂
Serinin son filmini anlatmadan önce hikayenin başına dönmekte fayda var. Amerika’da geçen öyküde hükümet, dünyaya sızan uzaylıları resmen tanımasına rağmen, kaçak yolla girmeye çalışanları siyah giyen ajanlarımız J ve K’ya havale ediyordu. Olaylara tanık olan insanların hafızasını silmek çaylak ajanımız J’ye düşerken, somurtkan ve mesafeli Ajan K (Tommy Lee Jones) tecrübesi ve sezgileri ile olayları kontrol ediyordu. Film sayesinde ise dünyamıza sızan ve çaktırmadan bizimle yaşayan uzaylıları tanıyorduk^^

MiB III’ün konusuna gelince; Hayvan lakaplı uzaylı seri katil Boris (Jemaine Clement), sıkı korunan ay hapishanesinden sevgilisi Nicole Scherzinger’in muhteşem çizmelerinin de yardımıyla kaçar. Vakit kaybetmeden, 1969 yılında kolunu koparıp kendisini hapse tıkan Ajan K’dan intikam almanın peşine düşer. Hapishanede tanıdığı ve kaçarken özgürlüğüne kavuşturduğu! mahkumun icat ettiği zaman makinesi ile geçmişe dönecek ve kolunun kopmasını önleyerek, geleceği değiştirecektir. Hayvan Boris, Ajan K’yı da beraberinde geçmişe sürüklerken, gelecek değişir ve uzay gemileri dünyayı istilaya başlar. Felaket zamanlarında bavullarını ilk toplayıp kaçmaya çalışanların, yine uzaylılar olduğunu görürüz 🙂 Bu arada önceki bölümlerde izlediğimiz aramızdaki uzaylılara (Elvis, Michael Jackson, Sylvester Stallone…) zamane ünlüleri Lady Gaga ve Justin Bieber’ın eklendiğini, Mick Jagger’ın ‘Kadınları yiyen bir uzaylı’ olduğunu, Andy Warhol’un ise yaptığı işten acayip sıkılan bir ajan olduğunu da öğreniyoruz.

Tüm bunlar yaşanırken, olayları çözen Ajan J (Will Smith) herkes tarafından yok sayılan Ajan K’yı geri getirmek ve tarihin normal akışında ilerlemesi sağlamak için Empire State binasına çıkar, zaman makinesi ile birlikte aşağıya atlar ve bir anda kendimizi 1969 yılının büyülü dünyasında buluruz. Ajan K (Josh Brolin) artık 29 yaşında, gülümseyen ve Ajan O’ya kur yapan bir adamdır. Acaba ajanlarımız Hayvan Boris’i ortadan kaldırıp, dünyanın dengesini yeniden sağlamayı başaracak mıdır!

Yönetmen koltuğunda yine Barry Sonnenfeld’in oturduğu, senaryosunu Etan Cohen’in yazdığı MiB III orta karar bir heyecanla ve gülümsenerek izleniyor. Serinin son filmi konu itibariyle oldukça toparlayıcı olmuş, anlatımdaki boşluklar dolmuş. Filmin sonunu izlediğinizde bana hak vereceksiniz. Geçmişe döndüğümüzde, Neil Armstrong ve arkadaşları’nın “Ay yolculuğu”na şahit olmak harikaydı. Sıkılmadan, diğer bölümleri hatırladığım ve gülümsediğim güzel bir film olmuş. Bundan sonra devamı çekilmez, darısı bir türlü sonlanamayan tüm serilere.

Oyunculuklara gelince, Will Smith her zamanki gibi enerjisi ile filmi sürüklüyor, kayıtsız ve abartısız oyunculuğu izlenmeye değer. Tommy Lee Jones ise çok yaşlanmış, abartılı makyaj ve fazla kaçmış botoks müdahaleleri ile sadece gözbebekleri oynuyordu desem yeridir. Ajan K’nın gençliğini canlandıran Josh Brolin ise role yakışmış, fazla detaya takılmamak lazım ama doğal olarak 29 değil 39 yaşında gösteriyordu.

Siyah Giyen Adamlar “Men in Black III” serinin veda filmi. Bol bol gönderme yapan ve ince espriler barındıran MiB III, sevenleri için sıcak bir son gülümsemeyi hak ediyor. Ben sıkılmadan izledim, tavsiye ederim.



