1981 Yılında ünlü oyuncu ve yönetmen Robert Redford tarafından kurulan organizasyonda bu yılın kazananları açıklandı.
Bağımsız filmlere destek vermek amacıyla oluşturulan Sundance, yeni yüzlerin ve fikirlerin ortaya çıkarılması konusunda büyük işler başarıyor. Günümüzde Amerikan bağımsız sinemasının en önemli kalesi olan ve 18-27 Ocak 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilen Sundance Film Festivali’nde bu yıl; jüri seçimleri ve izleyici seçimleri olarak iki ana kategoride yarışan 32 ülkeden 119 film değerlendirilmiş.

Bir süre önce Digiturk üzerinden yayın yapmaya başlayan Sundance Channel ile bu çalışmaları zevkle takip ediyorum. Etkisi gün geçtikçe yayılan Sundance oluşumun bu yıl seçtiği en iyileri takip listenize almanız için videoları ile birlikte paylaşıyorum.

Drama Dalında Jüri büyük ödül Fruitvale’in. Ryan Coogler’ın yazıp yönettiği film, polis kurşunuyla ölen Oscar Grant isimli siyahi bir gencin gerçek hikayesini anlatıyor. Fruitvale aynı zamanda halk oylamasının da galibi.
Belgesel Dalında Büyük Jüri Ödülü’nü ise Steve Hoover’ın ‘Blood Brother‘ı aldı. Rocky Braat isimli bir gönüllünün HIV taşıyan Hint çocuklar için yaptığı çalışmaları anlatan belgesel aynı zamanda halk oylamasının da galibi oldu.
Dünya Sineması Dram dalında Büyük Jüri Ödülü Güney Kore’ye gitti. Muel O’nun yönettiği “Jiseul“ un fragmanı da çok çarpıcı
Dünya Sineması Belgesel dalında Büyük Jüri Ödülünü, Kamboçya’dan Kalyanee Mam’ın “A River Changes Course” isimli fimi aldı.
Drama alanında Jüri Özel Ödülü, Sırbistan’dan Srdan Golubovic’in Circles isimli eserine verildi.
Belgesel alanında Jüri Özel Ödülü ise Amerika’lı yönetmen Joe Brewster’ın American Promise isimli filmi aldı.
Kısa film dalında ödül alanlardan biri olan Catnip: Egress to Oblivion’ı ise mutlaka izleyin. Aşağıda videonun tamamı var 🙂
Kazananların tam listesine buradan ulaşmanız mümkün. Hepsi birbirinden değerli ve önemli 🙂
Bu kadar Sundance festival filmlerinden bahsetmişken en sevdiğim filmlerden birini anmadan duramadım 🙂 Adı His & Hers. Anlatım başarısı gerçekten vurucu olan filmin konusu, İrlanda’nın mutfaklarından ve oturma odalarından 70 kadının ağzından anlatılan 90 yıllık bir aşk hikayesi ile ilgili. Baba sevgisi, sevgili – koca sevgisi muhteşem bir dille ve her yaş grubunun duyguları yansıtılarak anlatılıyor.
Filmin başında “Bir adam en çok kız arkadaşını, en iyi karısını ama en uzun süre annesini sever” diyor 🙂 Fırsatını bulursanız kaçırmayın.
Biliyorum uzun bir yazı oldu ama bu filmler için değer…
Şimdiden iyi seyirler 😉



