Dün akşam Oyun Atölyesinde, 18. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde hem seyirci hem eleştirmenler tarafından büyük beğeniyle karşılanan “Oda ve Adam” ı izledim.
Nergis Öztürk ve Engin Hepileri’nin baş rollerini paylaştığı Oda ve Adam; kadın erkek ilişkisine, çatışmalara, yanlış anlaşılmalara, pişmanlıklara, bir aşkta yaşananlara ve yaşanması umut edilenlere değinen, şaşırtıcı – teknolojik bir görsellik ve şiirsel bir dille anlatan performans gösterisi.

Komedi ve dramın iç içe geçtiği oyun bir saat sürüyor. Salona girdiğimizde Nergis Öztürk ve Engin Hepileri’nin sahnede gezindiğini gördük. İlginç bir karşılamaydı, cep telefonum neden çekmiyor telaşesinde olan ve bir türlü yerine oturamayan insanları izleyebilmek onlar için de ilginç olmalı 😛
Projeksiyon perdesi, florasan aydınlatmaları, çeşitli ışık oyunları ile bezeli performansta tek bir sahne, sürekli değişen ve anlatımlarla gelişen ışık ve görüntülerle şaşırtıcı olduğu kadar oyuncuların performansı ile de mutlaka izlenmesi gereken bir gösteri sunuyor.
Günümüz dili, tepkisi ve kelimeleri kullanılan oyunun metin yazarı Eric De Volder. Artık duygusal tepkilerimizi içe dönük olmak yerine, coşkulu ve abartılı dile getirdiğimiz için oyun, aşka dair kesitleri günümüze uygun ve çok etkili bir şekilde sunuyor.

Önce kadın başlıyor anlatmaya; özlüyor, unutmaya çalışıyor, hatırlıyor, tekrar baştan yaşıyor, ayrılıyor, tekrar rastlıyor… Sonra erkek kendi gözünden aynı sıralamada ve aynı metin çizgisinde aktarıyor, en sonunda bir arada ve aynı tempoda.
“Evet, hala seni düşünüyorum, yumuşak havlularda, çarşaflarda, parıldayan ışıklarda ve kokladığım parfümlerde…”
İzleyiciler olarak çıktığımız bu duygusal ve zihinsel yolculuğa bir ara kameralar sayesinde biz de dahil oluyoruz ve oyuncular aramızda geziyor. Muhteşem oyuncular dekorlarla yanımızda uçup, geçiveriyor… Okuması da şaşırtıcı değil mi 🙂

Oyun süresince yönetmen Mesut Arslan’ın hemen yanımızdaki koltukta oyunu yönettiğini belirtmeliyim. Belçika’da bulunan Theater Onderhetvel’in kurucusu olan Arslan en az bizim kadar oyuna güldü ve bizler kadar eğlendi 🙂 Oyunun bittiğini onun alkışlaması ile anladım ve hemen ben de alkışlamaya başladım. Oyuncuların ne kadar iyi olduğunu söylemeye gerek var mı bilmem ama tek kelimeyle muhteşemler. Altın portakallı Nergis Öztürk izlemek büyük keyif, Engin Hepileri ise sahneye yakışıyor ve çok enerjik. Umarım yıl içerisinde ikisini de daha fazla proje ile izleme şansı buluruz.
Tiyatro’ya biraz mesafeli durmama rağmen bu tür performans oyunlarının sayılarının giderek artması beni sevindiriyor. Bu oyunu mutlaka izleyin ki tiyatroya inancınız sağlamlaşsın 🙂 gelinen nokta hem mutluluk hem de umut verici.
Diğer alkışlar aşağıdaki inanılmaz insanlara;
Sahne ve Kostüm Tasarımı: Meryem Bayram
Ses ve Görüntü Tasarımı: Gürkan Mıhçı ve Ozan Akıncı
Işık: Turan Tayar
Çok acayip insanlarsınız siz ve son not olarak o salıncaktan bir tane istiyorum. Nergis Öztürk gibi kullanmayacağım söz 😉
Kardeşim Özlem bence beni daha fazla tiyatro oyununa ve performans gösterimine davet etmeli ^^ Teşekkürler Özlem mucka ♥



