Lewis Carroll‘ın 1865 yılında kaleme aldığı Alice’s Adventures in Wonderland (Alice Harikalar Diyarında) ve onun devamı olan Through the Looking-Glass (Aynanın İçinden) adlı kitapları kuşkusuz absürt edebiyatın en önde gelen eserleridir.
Kitapların farklı bir uyarlaması olan ve 2010 yılında izlediğimiz Alis Harikalar Diyarında ise, Tim Burton‘ın yönetiminde okuduklarımızın ötesine geçerek bambaşka bir dünyaya kapı aralar. Bu cuma vizyona girecek Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden Filmi, hikayeye kaldığı yerden devam ediyor ve özleyenlerine adeta ilaç gibi geliyor.
UIP Türkiye basın gösterimi ile izlediğim filmle ilgili merak edilenleri ve yorumumu okumaya lütfen devam edin.
İlk filmin üzerinden 6 yıl geçmiş. Dolayısıyla yazıma Alice Harikalar Diyarında filmini sizlere hatırlatmak istiyorum. Filmi izlediyseniz aşağıdaki bölümü okumadan geçin.
Alis Harikalar Diyarında Filmi
Alis Harikalar Diyarında Filmi dünya çapında 1.025 milyar $’dan fazla hasılat etmiş ve Tim Burton’ın gişe başarısı en yüksek filmi olarak da tarihe geçmişti. Burton’ın renkli dünyası malumunuz, seveni olduğu kadar sevmeyeni var. Film için de aynı şeyi söylemek mümkün. Eleştirmenlerin bir kısmı tarafından çok sevilmiş, bir kısmı tarafından ise anlatım eksiklikleri, Carroll’ın anlatımıyla tutarsızlığı ve efektlerin fazlalığı sebebiyle bombardımana tutulmuştu. 83. Oscar Ödülleri’nde 3 dalda aday gösterilmiş, En İyi Yapım Tasarımı ve En İyi Kostüm Tasarımı ödüllerini kazanmıştı.
Ben filmi sevenler ve devamını heyecanla bekleyenler tarafındayım.

Alis Harikalar Diyarında Filmi Konusu
Aynanın İçinden filmini izlemeden önce ilk filmi hatırlamakta fayda var…
Sevgili babasının yasını tutan Alice Kingsleigh, bir bahçe partisine katılmış ve burada Hamish Ascot’tan istenmeyen evlilik teklifiyle karşılaşmıştı. Vereceği yanıtı düşünürken, mavi yelekli bir tavşanı takip etmiş ve büyük bir tavşan deliğine düşmüştü. Buradaki ormanda; Beyaz Tavşan, Fındık Faresi, Dodo, Konuşan Çiçekler, Tweedledee ve Tweedledum ile karşılaşmıştı.
Yeni arkadaşları Alice’i görünce Tırtıl Absolem’in hep bahsettiği Kızıl Kraliçe Iracebeth’in korkunç Jabberwocky’sini öldürecek ve Beyaz Kraliçe Mirana’yı eski gücüne kavuşturacak olan “Alice” olup olmadığına karar verememişti. Bu esnada Alice ve diğerleri, Kızıl Kraliçe’nin askerler tarafından pusuya düşürülmüş ve dağılmışlardı.
[youtube id=”LjMkNrX60mA” align=”center” mode=”normal” autoplay=”no” maxwidth=”720″]
Vale’nin dolduruşuyla Alice’in saltanatını tehdit edeceğini öğrenen Iracebeth, etrafına ölüm emirleri yağdırmaya başlamıştı. Alice ise Cheshire Kedisinin (Sırıtan Kedi) rehberliğinde Şapkacı’ya ulaştırılmıştı. Şapkacı, Alice’i askerlerin elinden kurtarmayı başarmış, ancak Iracebeth’in tuzağına düşmüştü.
Alice, Harikalar Diyarının kaderini değiştirmek için Jabberwocky’yi öldürebilecek tek kılıç olan Vorpal Kılıcı’nı eline geçirmişti ama hala “gerçek Alice” olup olmadığı konusunda emin olamamıştı. Absolem Alice’e, kendisi pupaya değişimini tamamlamadan Jabberwocky ile savaşmasını öğütlemişti. Alice, geçmişinde Harikalar Diyarına yaptığı ziyaretleri hatırlamış ve özgüvenini kazanmıştı.
Kızıl Kraliçe Iracebeth’in ve Beyaz Kraliçe Mirana’nın orduları karşı karşıya geldiğinde ise Alice ile Jabberwocky, savaşın tayini için düello yapmış ve savaş kaderde yazdığı gibi zaferle sona ermişti.
Alice, Jabberwocky’nin kafasını uçurmuş ve Beyaz Kraliçe, Kırmızı Kraliçe ile Vale’yi sürgüne göndermişti. Şapkacı “Futterwacken” denilen kutlama dansını yaptıktan sonra Beyaz Kraliçe, Alice’e onu evine geri götürecek olan Jabberwocky’nin pembe kanından küçük bir şişe vermişti.
İngiltere’ye geri dönen Alice, Hamish’in evlenme teklifini reddetmiş, Lord Ascot’u Çin’e okyanus ticareti yolu kurma konusunda ikna etmişti. İlk filmin final sahnesinde Alice ticaret gemisine gitmek için hazırlandığını görmüştük.
İkinci filmimiz Alice’in hikayesine kaldığı yerden devam ediyor…

Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden Filmi Konusu
Alis, korkunç bir fırtına sonrası gemisini kurtararak İngiltere’ye geri döner ancak umduğu gibi karşılanmaz. Hamish, evlilik teklifini reddettiğini unutmamış ve intikam planını hazırlamıştır. Gemisinin elinden alınacağını öğrenen Alice, mavi kanatlı bir kelebeğe dönüşen Absolem’in peşinden bir aynanın içinden geçerek harikalar diyarına tekrar ulaşır.

Burasının bıraktığı gibi olmadığını görür. Şapkacı eski neşesinden uzaklaşmış ve kendisini evine kapatmıştır. Şapkacı Alice’ten ailesini bulmasını ister. Alice ise bunun imkansız olduğunu söyler, şapkacı “imkansız” lafını duyunca çok üzülür, Alice’e inancı kaybolur ve hastalanır.

Alice, Beyaz Kraliçe Mirana’nın yardımıyla bir çözüm bulur. Mirana, Alis’i zamana hükmeden Büyük Saat’in odasındaki metalik bir küre olan kromosferi ödünç almak ve Şapkacı’yı kurtarmak üzere bir yolculuğa gönderir. Geçmişe doğru yolculuğa çıkan Alis, hayatlarının farklı dönemlerindeki dostları ve düşmanlarıyla karşılaşır ve zaman dolmadan önce Şapkacı’yı kurtarmak için zorlu bir mücadeleye girer.
Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden Filmi Oyuncuları
113 dakikalık fantastik maceranın yönetmen koltuğunda bu defa James Bobin bulunuyor. Filmin senaryosu yine Linda Woolverton tarafından yazılmış. Yönetim açısından Tim Burton’ın bakış açısından fazla uzaklaşılmadığını söylemek mümkün. Hatta karakterlerin oyunculuk açısından daha fazla oturduğunu ve finalin daha renkli sunulduğunu belirtmekte fayda var.

Filmin oyuncu kadrosu ise korunmuş. Şapkacı rolüyle Johnny Depp, Beyaz Kraliçe Mirana rolüyle Anne Hathaway, Alice rolüyle Mia Wasikowska ve Kızıl Kraliçe Iracebeth rolüyle Helena Bonham Carter’ı tekrar izliyoruz. Ayrıca bu filme giren yeni karakterler de var. Bunlar Şapkacı’nın babası Zanik Hightopp rolüyle Rhys Ifans, yarı insan yarı saat “Zaman” rolüyle Sacha Baron Cohen ve kendisine eşlik eden saniye ve dakika karakterleri.
Filmin muhteşem kostümlerinde ise Colleen Atwood imzası var.
Disney’in “Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden” filmi yine bambaşka bir dünyanın kapılarını ardına kadar aralıyor. Üstelik bu filmde Alice’in hikayesine ek olarak şapkacı ve iki kraliçenin hikayesi de anlatılıyor.
İç içe geçmiş bu hikayeler, zamanda yolculuğun katkılarıyla birer birer sıralanıyor. İlk filmden daha renkli bir dünya izliyoruz ve oyunculuk açısından karakterlerin daha bir oturduğunu görüyoruz. En nihayetinde yine karşımızda ya çok sevilecek, ya da kitabın felsefesine ve anlatımına aykırı olduğu düşüncesiyle çokça eleştirilecek bir film çıkıyor.

Kendi penceremden ne zaman izlesem bu renkli dünya beni besliyor ve dünyadan uzaklaştırıyor. Dolayısıyla seriyi çok seven taraftayım ve bu filmin ilkinden daha başarılı olduğunu düşünüyorum. Tutkulu bir Iracebeth fanı olduğumu da eklemek isterim. Şapkacı rolüyle Johnny Depp ve Helena Bonham Carter bana göre yine unutulmaz bir işe imza atmış.
Son söz olarak eleştirilere ve okuduklarınıza kulak asmamanızı, bu filmi mutlaka izlemenizi öneririm. İlk filmi izlememiş olanlar için dev detayı bir konu anlatımı yaptım. Eğer hala izlemediyseniz önce ilk filmi izleyin ardından bu şahane devam filminin tadını çıkarın.
Şimdiden hepinize iyi seyirler.
Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden Filmi Fragmanı
[youtube id=”fomWLkyO_SY” align=”center” mode=”normal” autoplay=”no” maxwidth=”720″]



