İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 13. İstanbul Bienali, sanatseverlerin ilgisini bekliyor.
Dünyanın sayılı bienallerinden olan İstanbul Bienali 14 Eylül Cumartesi günü kapılarını açıyor. 20 Ekim Pazar gününe kadar devam edecek olan bienal, kamusal bir alan yaratma ve herkese ulaşabilme amacıyla, bu yıl ilk kez tüm ziyaretçiler tarafından ücretsiz gezilebilecek.
Fulya Erdemci’nin küratörlüğünü üstlendiği bienalin ana teması Şair Lale Müldür’ün aynı adlı kitabından alıntılanan “Anne, ben barbar mıyım?”. Bienal; sanat ve edebiyat, özellikle de şiir ilişkisini merkezine alıyor. Aynı zamanda “barbar” terimiyle, “öteki”leri anlamak için öğrenmemiz gereken veya “gelecek dünya”yı anlamlandırabilmek için keşfetmek zorunda olduğumuz yeni ve bilinmedik dillere işaret ediyor. Bienal sanat aracılığıyla “kamusallık” kavramını yeniden düşünme imkânı yaratmayı, yeni düşünce ve hayal gücü kanalları açmayı ve kamusal bir buluşma ve tartışma zemininin yaratılmasına katkıda bulunmayı hedefliyor.
Kamusallığı tartışan sanatın dünya çapında farklı şekilleniş biçimlerini sergiye mümkün olduğunca dâhil edebilmek adına; Latin Amerika, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya Pasifik gibi coğrafyalardan çok sayıda sanatçı bu yıl bienal’de. Türkiye’den 15 sanatçı, sanatçı kolektifi, sivil örgüt ve oluşumun da yer aldığı 13. İstanbul Bienali, bugüne kadar Türkiye’den en geniş katılımı sağlayan bienal sergisi.
13. İstanbul Bienali’ne katılan sanatçılardan bazılarına gelince;
Bertille Bak
Paris merkezli çalışan Bertille Bak, işlerinde farklı toplumsal koşullar içerisindeki grup süreçlerini inceliyor.
Carla Filipe
Portekizli Carla Filipe, kişisel anılarından ve deneyimlerinden faydalanarak çeşitli toplumsal tarihlere değiniyor.
Martin Cordiano & Tomás Espina
2011 yılında yolları kesişen Cordiano ve Espina, kullandıkları malzemelerle Arjantin’in yakın tarihine göndermelerde buluyor.
Fernando Piola
Kamusal alanlarda ortaya çıkan toplumsal durumlarla ilgilenen Fernando Piola, São Paulo’da yaşıyor.
Héctor Zamora
Héctor Zamora’nın işlerinde dikkati çeken nokta, kentsel mekânlara yaptığı müdahalelerle mekân-toplum ilişkisini yeniden üretmeye çalışması.
14 Eylül Cumartesi günü kapılarını açacak 13. İstanbul Bienali Antrepo no.3, Galata Rum Okulu, ARTER ve SALT Beyoğlu’nda, 10.00-19.00 saatleri arasında Pazartesi hariç her gün ziyaret edilebilecek. Sergi mekânlarından 5533 ise Pazar günleri hariç her gün açık olacak. Açılış haftasına özel olarak, sergi mekânları 16 Eylül Pazartesi günü de gezilebilecek.
13. İstanbul Bienali sergi mekânlarından Antrepo no.3, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu ve ARTER’de her gün 11.00, 13.30, 15.00 ve 16.30 saatlerinde Koç Holding sponsorluğunda rehberli turlar gerçekleştirilecek. Rehberli tur biletleri mekân girişlerindeki gişelerden alınabilir.
Bienal sergilerini gezmeden önce mutlaka edinmeniz gereken Bienal Rehberi; Küratörün metnine, mekân planlarına, sanatçı metinleri ve görsellerine yer veriyor. Bienal Rehberini, 14 Eylül tarihinden itibaren bienal sergi mekânlarında bulunan gişelerden 5 TL’ye alabilirsiniz.
İstanbul, Bienal’le eş zamanlı olarak birbirinden önemli sergilere de ev sahipliği yapacak. İşte kendim ve sizler için seçtiklerim.
Bu sergi ile 15. yaşını kutlayacak Apel, birçok sanatçının yeni eserlerine ev sahipliği yapacak.
İstanbul İtalyan Kültür Merkezi’nde düzenlenen Anteprima#2 bir çağdaş sanat projesi. Margherita Moscardini ve Adrian Paci’nin kişisel projelerinin yanı sıra kolektif bir video gösterimi de projede yerini alacak.
Elio Montanari’nin ilk kişisel sergisi “Biri, Hiçbiri, Binlercesi” SALT Galata’da yer alacak. SALT Beyoğlu ise sanatçı Gülsün Karamustafa’nın politik-kişisel hikâyesi “Vadedilmiş Bir Sergi”ye ev sahipliği yapacak.
Sakıp Sabancı Müzesi, ünlü İngiliz kavramsal sanatçı Anish Kapoor’un eserlerine yer verecek. Akbank sponsorluğunda düzenlenen etkinlikte, sanatçının daha önce hiç sergilenmeyen heykellerinin yanı sıra, eserlerinin inceleneceği bir konferansa da yer verilecek.
Bu yıl Bienal çok özel. “Öteki”leri anlamak için öğrenmemiz gereken veya “gelecek dünya”yı anlamlandırabilmek için keşfetmek zorunda olduklarımız vurgusunu hatırlatır, sanatla dolu günlerin keyfini çıkarmanızı dilerim. Sanatsız kalmayalım…
İstanbul Bienali’ni sosyal medyada takip edebilirsiniz;
https://www.facebook.com/istanbulbienali
https://twitter.com/istanbulbienali







