Blockchain’in Bankacılıktaki Rolü

Blockchain’in bankacılıktaki rolü konusunu ela aldığım dosyanın tamamını Blockchaintime Dergisi İlkbahar 2019 sayısında bulabilirsiniz.

Blockchaintime Dergisi İlkbahar 2019 sayısı çıktı.

Bu sayıda sizin için Blockchain’in bankacılıktaki rolü konusunu güncel örnekleri ve tüm yönleriyle ele almaya çalıştım.

 

Blockchaintime Dergisi İlkbahar 2019 Sayısı

Blockchaintime Dergisine Dergilik üzerinden ulaşabilir, Dergi Aboneliği sayfası üzerinden siparişinizi verebilirsiniz.

Dergilik Uygulaması

Tablet veya mobil cihazınızda kullanabileceğiniz uygulama dergi taşıma derdine son veriyor. iOS ve android cihazınız için ücretsiz indirebileceğiniz uygulama üzerinden Blockchaintime Dergisi İlkbahar 2019 sayısına ulaşabilirsiniz.

iOS Cihazlar için Turkcell Dergilik Uygulaması

Android Cihazlar için Turkcell Dergilik Uygulaması

 

 

Blockchain’in Bankacılıktaki Rolü

Blockchain teknolojisinin, teknolojik gelişmeler ışığında yeni iş modelleri yaratarak geleneksel bankacılık endüstrisini nasıl alaşağı edebileceğini derinlemesine anlayabilmek için güncel araştırma sonuçlarına yakından bakmakta fayda var. Cbinsights ve Accenture’ın geçtiğimiz günlerde yayımladığı araştırma sonuçları, sektördeki yıkıcı değişimi ortaya koyuyor.

Bu makalede son dönem araştırma sonuçları eşliğinde, blockchain’in global anlamda bankacılıktaki rolünü sizlere özetlemeye çalıştım.

Blokchain teknolojisi aracıya ihtiyaç duymadan bir veri tabanı çerçevesinde birbirini tanımayan tarafların anlaşmaya varmasını sağlar. Yönetici tarafından kontrol edilen bir kayıt defterine ihtiyaç duymadan, aracıyı ortadan kaldıran blockchain teknolojisi, ödeme ve güvenlik gibi spesifik finansal hizmetler sunar.

Dahası blockchain, talep ve başvuru sürecinden sözleşmenin içeriğine kadar manuel süreci otomatikleştiren akıllı sözleşmelerin kullanımına olanak tanır.

Yüksek seviyede merkezsizleşmeye ihtiyaç duyulmayan “fakat daha iyi bir koordinasyondan yararlanabilen” kullanımlarda, blockchain’in dağıtık veri defteri teknolojisi, veri paylaşımı ve ortaklık çerçevesinde şirketlerin daha etkili bir yönetim sağlamalarına yardımcı olur.

134 trilyon dolarlık küresel bankacılık sektörüyle blockchain teknolojisi ve DLT, bankaların sunduğu önemli hizmetlerde aracıyı ortadan kaldırabilir.

Bunlar başlıca;

  • Ödemeler: Ödemeler için merkezsizleştirilmiş kayıt defteri oluşturarak bankalardan daha düşük ücretle ödeme işlemlerini gerçekleştirebilir.
  • İzin ve anlaşma sistemleri: Dağıtık veri defterleri, operasyonel maliyetleri düşürerek finansal enstitüler arasındaki gerçek zamanlı işlemlere yakınlaşmamızı sağlar.
  • Bağış toplama: ICO’lar (Initial Coin Offerings), nakit erişimini geleneksel yatırımcılar ve şirketlerden ayrıştıran yeni modelleri test ediyorlar.
  • Menkul kıymetler: Blockchain teknolojisi, hisse senedi, bono veya alternatifleri gibi geleneksel menkul kıymet işlemlerini fişleyip halka açık blockchain’lerde listeleyerek, daha verimli ve birlikte çalışılabilir bir hale getirebilir.
  • Borçlar ve krediler: Blockchain teknolojisi, borçlanma ve kredi endüstrisindeki denetçileri ortadan kaldırarak borç ve kredi alımını düşük faiz yüzdeleriyle daha güvenli bir hale getirebilir.
  • İhracat finansmanı: Blockchain teknolojisi, ihracat finansmanı sektöründeki yüklü faturaların külfetini ortadan kaldırarak küresel manada ticari taraflar arasında daha şeffaf ve güvenilir bir sistem yaratabilir.

Blockchain teknolojisinin, teknolojik gelişmeler ışığında yeni iş modelleri yaratarak geleneksel bankacılık endüstrisini nasıl alaşağı edebileceğini derinlemesine anlayabilmek için konuyu başlıklar halinde inceleyelim.   

 

 

1.Blockchain ve Ödemeler

  • Blockchain teknolojisi yüksek güvenlikli, düşük maliyetli ödeme sistemleri sunarak, üçüncü partiler tarafından sağlanan doğrulamaya ihtiyaç duymadan geleneksel bankacılık transferlerini süre bazında ekarte ediyor.
  • Avrupa Ödemeler Konseyi üyelerinin %90’ı, blockchain teknolojisinin sektörü 2025 yılına kadar tamamen değiştireceğine inanıyor.

Günümüzde trilyonlarca dolar, geleneksel olarak ve ek maliyetlere sahip ağır bir sistemde dünyada dolaşıp duruyor.

Son dönemde yaşanan dalgalanmalara rağmen, günde onaylanan Bitcoin işlem oranı, 2014 yılında 50,000 civarındayken 2018 Aralık ayında tam 6 kat genişleyerek 290,000’e ulaşmış durumda.

Ödeme işlemlerini kolaylaştırmak, bankalar için oldukça karlı olduğundan düşük ücretlere olan ilgileri tamamen yok oluyor. Ödeme işlemlerinden akreditelere kadar sınır ötesi işlemler, 2016 yılındaki küresel ödeme işlemleri hacminin %40’ını oluşturuyordu.

Bitcoin ve Ethereum gibi kripto paralar, herkesin para alıp gönderebileceği halka açık blockchain teknolojisini kullanıyor. Bu sayede, halka açık blockchain teknolojisi, işlemleri onaylayacak üçüncü partileri oradan kaldırarak tüm dünyaya hızlı, düşük maliyetli ve sınırsız ödeme yöntemleri sunuyor.

Bitcoin işlemlerinin tamamlanması istisnai durumlar haricinde 30 dakika ila 16 saat arasında sürüyor. Bu süreler hala mükemmel olmasa bile, banka transferlerinin ortalama 1-2 gün sürdüğü düşünüldüğünde önemli bir oluşum olduğunu gösteriyor. Ayrıca merkezsizleşmiş ve karmaşık yapıları, kripto tabanlı işlemleri hükümetler ve düzenleyici kurumlar için kontrolü güç bir hale getiriyor. Diğer bir deyişle neredeyse anında gerçekleşen bu işlemleri engellemeleri mümkün değil.

Daha da önemlisi geliştiriciler…

Bitcoin ve Ethereum gibi kripto paralar ile daha fazla işlemi daha hızlı yapabilmek için düşük maliyetli çözümler üzerinde çalışıyorlar. Bitcoin Cash ve TRON gibi diğer kripto paraların işlem maliyeti ise halihazırda oldukça düşük.

 

Blockchain Üzerinden Yapılmış Gelişmiş Ödeme Örnekleri

Kripto paraların yaygın olarak kullanılmasına daha çok zaman olsa da, ödeme işlemleri bazında Bitcoin ve Ethereum, son birkaç yıl içinde işlem hacminde en yüksek büyüme oranını yakaladı.

Bazı şirketler gelişmekte olan ekonomilerde B2B ödeme sistemini ilerletebilmek için blockchain teknolojisinden yararlanıyor. Bu şirketlerden biri de Kenya, Nijerya ve Uganda gibi ülkelerde B2B ödemelerini yaygınlaştırmaya odaklanmış olan BitPesa adlı blockchain şirketi. Bitpesa’ya göre şirket aydan aya %20’lik bir büyüme sağlayarak milyonlarca dolarlık işlem gerçekleştirmiş.

Ödeme endüstrisinin yaklaşan yıkımının en büyük sebeplerinden biri, sektörü destekleyen en önemli ayaklardan biri olan izinler ve sözleşmeler dünyasının da en az sektörün kendisi kadar yıkıma açık olması ile ilgili.

 

Blockchain’in bankacılıktaki rolü

 

2. İzin ve Anlaşma Sistemleri

  • Dağıtık defter teknolojisi, işlemlerin çok daha çabuk sonuçlandırılmasını ve SWIFT gibi mevcut protokollerden çok daha kolay takip edilmesini sağlıyor.
  • Başka isimlerle birlikte Ripple ve R3 sektöre yeni bir soluk getirebilmek için geleneksel bankalarla birlikte çalışıyor.

Bir banka havalesinin tamamlanması, anlaşma sisteminin kurulu olduğu finansal yapıda çok fazla işlem basamağı olduğundan ortalama 1-2 gün sürüyor.

Bu yalnızca müşteriler için bir sorun değil. Dünya genelinde paranın dolaştırılması ve el değiştirmesi de bankalar için bir lojistik sorunlara dönüşüyor. Bugün çok basit bir banka havalesinin hedefine varmak için “bir hesaptan diğerine” aracıların karmakarışık sistemlerinden, muhabir bankalardan koruma hizmetlerine kadar, sayısız işlemi atlatması gerekiyor. İki banka hesabı tüccarlardan, bütçelerden, varlık yöneticileri ve daha pek çok faktörden oluşan geniş bir küresel finans sistemi ağında kabul edilebilir olmalı.

İşlemler için merkezsizleşmiş bir kayıt defteri gibi hizmet veren blockchain teknolojisi, bu oyunu tam anlamıyla bozabilir. Her finansal kuruluşun kayıtlarında SWIFT uzlaşmasını kullanmak yerine bir interbank blockchan’i tüm bu işlemlerin kaydını halka açık olarak şeffaf biçimde tutabilir. Bu, gözetim sistemleri ve muhabir bankalardan oluşan bir ağa güvenmek yerine işlemlerin halka açık blockchain’lerde kolaylıkla sonlandırılabileceği anlamına geliyor.

Dahası blockchain teknolojisi, atomik işlemlerde veya ödeme yapıldıktan sonra onaylanan ve uzlaşılan işlemlerde de kullanılabilir. Bu durum, ödeme yapıldıktan günler sonra onaylanan ve uzlaşılan işlemler gerçekleştiren mevcut bankacılık sistemleriyle tam anlamıyla bir kontrast oluşturuyor.

Bu sayede muhabir bankalardan oluşan küresen bir ağın bakım maliyetleri de hafifletilmiş olur. Blockchain teknolojisine yatırım yapan bankalar, onay ve anlaşma süreci için daha iyi bir altyapı sunarak sektörden 20 milyar dolarlık maliyet düşümü gerçekleştirebilirler.

 

Blockchain Kullanılarak Gerçekleştirilen İşlem Örnekleri

Bir blockchain hizmet sağlama girişimi olan Ripple, onay ve anlaşma üzerine çalışan en önemli oyunculardan biri. Şirket, daha çok kripto para birimi XRP ile olan ilişkisiyle tanınsa da girişim destekli bir şirket olan Ripple, onay ve anlaşma sürecinde kullanılmak üzere bankalar için blockchain tabanlı çözümler üzerinde çalışıyor.

SWIFT mesajlarının e-mail’ler gibi tek taraflı olmasından dolayı işlemler, her bir taraf tarafından görüntülenmeden sonlandırılmıyor.

Bankanın mevcut veri tabanları ve defterleriyle doğrudan entegre hale gelen Ripple’in xCurrent adlı çalışması, bankalara gerçek zamanlı mesajlaşma ve anlaşmaya izin veren daha hızlı, iki yönlü bir iletişim protokolü sunuyor. Ripple’ın halihazırda bu blockchain ağını test eden 100 civarında müşterisi mevcut.

Bankalar için dağıtık defter teknolojisi üzerinde çalışan ve finans pazarı için yeni işletim sistemi olmayı arzu eden önde gelen aktörlerden biri de R3.

Ripple ve R3 gibi projeler sektörü daha verimli hale getirmek için geleneksel bankalarla iş birliği yapıyorlar. İşlemlerin verimliliğini artırmak için finansal kurumları aynı deftere bağlayarak halka açık blockchain’leri daha küçük hale getirip merkezsizleştirmek istiyorlar.

Blockchain projeleri mevcut işlem süreçlerini daha verimli hale getirmekten çok daha fazlasını yapıyorlar. Henüz işin çok başındaki, genel olarak deneysel pilot çalışmaların, “kavram kanıtlamaları görsek de” tamamen yeni bir tür finansal aktivite yarattıklarını kabul etmemiz gerekli. Bütçe oluşturma kabiliyeti de bunun önemli örneklerinden biri.

 

Blockchain’in bankacılıktaki rolü

 

3.Blockchain ile Kaynak Oluşturma

  • ICO’larda, girişimciler token veya coin satarak bütçe oluştururlar. Bu da geleneksel bir yatırımcıya veya VC firmasına ihtiyaç duymadan kaynak oluşturmalarını sağlar.
  • Blockchain şirketi EOS, yıl boyunca süren ICO çalışmalarıyla 2018 yılı içerisinde 4 milyar dolar gelir elde etti.

Risk sermayesi ile kaynak oluşturmak oldukça zorlu bir süreç. Girişimciler kartlarını ortaya koyarak, ortaklarla sayısız toplantı gerçekleştirir ve şirketlerinin bir kısmını yüklü bir çek karşılığında takas edebilmek için eşitlik ve değer tespiti yaptıkları uzun pazarlıklar yürütüyorlar.

Bunun zıttı olarak bazı şirketler ise Ethereum ve Bitcoin gibi blockchain oluşumları tarafından desteklenen “initial coin offerings” yani ICO’lar ile kaynak oluşturuyorlar.

Bir ICO’da projeler, token veya coin satarak karşılığında projeleri için fon oluştururlar. Token’in değeri “teorik olarak” blockchain şirketinin başarısına bağlıdır. Token’lere yatırım yapmak, yatırımcılar için kullanım ve değer üzerine direkt bahse girmenin bir yoludur. ICO’lar aracılığıyla blockchain şirketleri, halka token’leri direkt olarak satarak konvansiyonel fon oluşturma yöntemlerini devre dışı bırakırlar.

Bazı yüksek profilli ICO’lar, daha ortaya bir ürün bile koymadan yüzlerce, hatta milyonlarca dolar kaynak oluşturmayı başardılar.

Örneğin bir blockchain veri depolama startup’ı olan Filecoin, 257 milyon dolar fon oluştururken “dünya bilgisayarı” oluşturmayı hedefleyen EOS, yıl boyunca süren ICO hareketiyle tam 4 milyar dolar kaynak sağlamayı başardı.

Buna rağmen düzenleyiciler ICO’ların önüne ciddi engeller çıkarmaya devam ediyor.

Aynı zamanda ICO’lar şirketlerin geliştiriciliği nasıl finanse ettiklerini gösteren bir paradigmayı da temsil ediyorlar.

Öncelikle, ICO’lar küresel ve çevrimiçi olarak şirketlerin daha büyük bir yatırımcı havuzuna erişmesine olanak sağlıyor. Artık hükümete güvenilir yatırımcılar olduklarını gösterebilecek yüksek net değerli bireyler, kurumlar ve diğer kişilerle sınırlı değil.

İkincisi, ICO’lar şirketlere likiditeye anında erişim imkanı sunuyor. Bir token, satışa çıkarıldığı anda 24 saatlik küresel pazarda listeleniyor. ICO’ların kaynak yaratma pazarındaki etkisini çoktan görmeye başladık bile.

 

Blockchain Aracılığıyla Gerçekleştirilen ICO Örnekleri

Şimdiye dek ICO’ların büyük bölümü kar öncesi blockchain projeleri olsa da her geçen gün merkezsileşme paradigması etrafında şekillenen teknoloji şirketi sayısı artıyor.

Örneğin, anlık mesajlaşma uygulaması olan Telegram ICO sayesinde 1,7 milyar dolar fon topladı. Bu ICO’nun ardında yatan fikir, token satarak bu mesajlaşma ağının tepesinde bir ödeme platformu oluşturmak. Eğer blockchain savunucuların ön görüleri doğru çıkarsa bir sonraki Facebook, Google veya Amazon, ICO’lar tarafından başlatılmış merkezsizleştirilmiş protokoller olacak ve yatırım bankacılığının alanlarını daralacak.

Bu alanda pek çok gelecek vaadi bulunan blockchain şirketi kuruldu. CoinList gibi şirketler, blockchain şirketlerinin yasal ve uyumlu bir yapıya sahip olarak ana akıma dahil olması için çalışmalar yürütüyorlar.

CoinList, blockchain şirketlerinin düzenli bir API üzerinden erişebilecekleri, projelerin ayrıntılı inceleme aşamasından yatırımcı akreditasyonuna kadar her şeyi yapmalarına yardımcı olacak, bankacılık seviyesinde bir uyuşma süreci geliştirdi. CoinList’in bu platformu blockchain projeleri için tasarlanmış olsa da platform pazara yansıyan lojistik ve düzenleyici maliyetlerin düşürülmesine odaklanıyor. Yatırım bankaları bugünlerde IPO’ya harcanan mesai saatlerini ortadan kaldıracak bir otomasyon üzerinde çalışıyorlar.

Düzenleyici kuruluşların yaptığı açıklamaların ardından ICO’lardaki tehlikeli yükselişin bir balon olabileceği düşünüldüğünde ICO aktivitesine ihtiyatla yaklaşmakta fayda var.

 

Blockchain’in bankacılıktaki rolü

 

4. Menkul Kıymetler

  • Blockchain varlık transferlerinde aracıyı ortadan kaldırarak, kur ücretlerini düşürerek küresel pazarlara erişimi kolaylaştırır ve menkul kıymetler piyasasındaki istikrarsızlığı minimuma indirir.
  • Menkul kıymetler piyasasını blockchain üzerine taşımak, sektördeki işlem maliyetlerini düşürebilir.

Hisse senedi, borç ve emtia gibi varlıkların satış ve alış sürecinde kimin neye sahip olduğunu takip etmenin bir yolunu bulmak gerekir. Finansal piyasalar bunu broker, borsa, merkezi güvenlik depoları, takas merkezleri ve gözetim bankaları gibi karmaşık bir zincir aracılığıyla gerçekleştirir. Bu farklı tarafların hepsi yavaş olmalarının yanı sıra hataya ve yanlış yönlendirmeye açık, eskimiş bir sahiplik sistemini kullanıyorlar.

Varsayalım ki bir şirketin hisselerini satın almak istiyorsunuz. Bunun için borsaya talimat yerleştirmeniz ve satıcıyla eşleşmeniz gerekir. Eskiden bu, hisse senedi karşılığında borsada nakit para harcamanız anlamına geliyordu.

Bu işlemi elektronik ortamda gerçekleştirmek istediğimizde ise işler daha da karmaşık bir hal alıyor. Senet takası, defter tutma veya temettü yönetimi gibi varlıkların günlük yönetimiyle uğraşmak istemiyoruz. Bu yüzden hisseleri koruma maksadıyla gözetim bankalarına outsource ediyoruz. Alıcı ve satıcının her zaman aynı gözetim bankasını kullanmamasından dolayı gözetimciler, tüm belgelerin güvenliği için üçüncü bir tarafa güvenmek durumunda kalıyor.

Borsadaki bir talimatın belirlenmesi ve onaylanması için pek çok aracı ve başarısızlık noktası bulunur.

Pratikte bu durum, bir varlık sattığınızda veya aldığınızda bu talimat pek çok farklı üçüncü parti tarafından iletilir. Sahiplik transferi, her bir partinin kendi karar versiyonunu ayrı bir kayıt defterinde muhafaza etmesinden dolayı oldukça karışık bir işlemdir.

Bu sistem yalnızca verimsiz değil aynı zamanda hataya da açıktır. Menkul kıymet işlemleri, herkesin defterlerinde ayrı ayrı güncellenmesi ve uzlaşıya varılması gerektiğinden 1-3 gün kadar sürer. Çünkü işleme müdahil taraf sayısı çok fazladır ve işlemler genellikle manuel olarak onaylanır. Ayrıca her bir taraf da işlem ücreti uygular.

Blockchain teknolojisi eşsiz dijital varlıklardan oluşan merkezsiz bir veri tabanıyla finansal pazarda devrim vaat ediyor. Dağıtık defter teknolojisi sayesinde bir varlık üzerindeki hakları kriptografik token’ler aracılığıyla transfer etmek mümkün. Bitcoin ve Ethereum bunu tamamen dijital varlıklar sunarak gerçekleştirmiş olsa da yeni blockchain şirketleri hisse senedi, gayrı menkul veya altın gibi gerçek dünya varlıklarını token haline getirmenin yollarını arıyor.

Blockchain teknolojisinin kullanımıyla birlikte token’leştirilmiş menkul kıymetler, gözetim bankaları gibi aracıları tamamen ortadan kaldırarak değer transferindeki işlem ücretlerini düşürme potansiyeline sahip.

Trefis’e göre ABD’deki en büyük dört gözetim bankasının her biri 15 trilyon dolardan fazla varlığın transferini gözetim altında tutuyor.

Dahası, akıllı sözleşmeler sayesinde, token’leştirilmiş menkul kıymetler birkaç kod satırıyla, temettü ödemesi veya hisse senedi geri alımı gerçekleştirme gibi programlanabilir öz kaynak olarak da kullanılabilir. Sonuç olarak gerçek dünya değerlerini blockchain teknolojisine taşımak, pazar erişimini küresel manada daha geniş bir çerçeveye taşıma potansiyeline sahip.

 

Blockchain Üzerinden Yapılan Menkul Kıymet Transferi Örnekleri

Polymath, trilyonlarca dolarlık finansal menkul kıymetin blockchain’e taşınmasına yardımcı olmak isteyen teknoloji şirketlerinden biri. Şirket, insanların menkul kıymet token’leri çıkarmasına ve bu yeni token’lerin mevcut düzenlemeleri karşılamasına yardımcı olacak bir platform inşa ediyor. Şu ana kadar Polymath, platform üzerinden menkul kıymet token’i çıkarmak için Blocktrade, Corl, ve Ethereum Capital gibi markalarla ortaklık sağlamış.

Polymath’ın tahminlerine göre 2020 yılı itibarıyla menkul kıymet token’i pazarının 10 trilyon dolar olacağını gösteriyor.

2017 Haziran ayında girişim odaklı blockchain şirketi Chain (sonradan Interstellar adlı bir başka şirkete dahil oldular), Nasdaq ve Citi’nin bankacılık altyapısı arasındaki gerçekleşen işlemleri entegrasyon yoluyla canlı olarak başarıyla düzenledi.

Token’leştirilmiş varlıklar blockchain kullanımında büyük gelecek vaat etse de bu kullanımın önündeki en büyük engel, düzenleyici kuruluşlar. Token’ler yasal bir dayanağı olmayan muğlak bir terim olmayı sürdürürken, blockchain teknolojisine sahip olmanın legal bir bağlayıcılığı olup olmadığı da hala belirsiz. Düzenleyici kuruluşlar ve yasama organlarının rehberliği, başlangıç aşamasındaki bu projelerin başarısında anahtar rol üstlenecek.

Tüketici, finansal kuruluşlar ve blockchain teknolojisinin dünyaları giderek birbirlerine yaklaşıyorlar. Günümüz finansal kuruluşların işleyiş şeklini tamamen değiştirecek bir diğer yaklaşım alanı da çöküşe çok da yabancı olmayan borç ve krediler sektörü.

 

Blockchain’in bankacılıktaki rolü

 

5. Borçlar ve Krediler

  • Blockchain sayesinde verilen borç ve krediler daha geniş bir tüketici havuzuna bu imkanı tanırken, kredilerin işlenmesini daha ucuz, daha etkili ve daha güvenlikli hale getiriyor.
  • İlk canlı teminat kredisi, 2018 yılında Credit Suisse ve ING arasında 30.48 milyon dolarlık işlemle gerçekleştirildi.

Tüketici, finansal kuruluşlar ve blockchain teknolojisinin dünyaları giderek birbirlerine yaklaşıyorlar. Günümüz finansal kuruluşların işleyiş şeklini tamamen değiştirecek bir diğer yaklaşım alanı da çöküşe çok da yabancı olmayan borç ve krediler sektörü.

Geleneksel bankalar ve kredi veren kuruluşlar bu borçlanmayı kredi raporuna göre yapıyor. Blockchain teknolojisi, karmaşık bir yapıya sahip sendikasyon kredisine eş değer eşler arası (peer-to-peer) kredi olasılığını mümkün kılarak, daha hızlı ve daha güvenlikli işlemlerin gerçekleşmesini sağlıyor. Sendikasyon kredisi bir borçlanma şekli. Genellikle uluslararası güvenilir bankalar tarafından verilir. Belirli prosedurleri var ve kredi, aracı bir banka tarafından ayarlanıyor.

Bir bankaya kredi başvurusu yaptığınızda bankanın öncelikle krediyi geri ödememe riskinizi hesaplaması gerekiyor. Bunu, kredi notunuza, borç/gelir oranınıza ve ev sahibi olup olmadığınıza bakarak yapıyor. Bu rapor doğrultusunda banka, vereceği kredinin işlem ücretlerini ve uygulanacak faiz oranını belirliyor. Bu merkezli yapı genelde tüketicilerin zararına oluyor.

Blockchain teknolojisinin kullanıldığı alternatif çözümler, daha geniş bir müşteri havuzuna, daha ucuz, daha efektif ve daha güvenilir bir şekilde kredi verilmesine olanak tanıyor. Şifrelemeyle güvenlik altına alınmış, geçmiş ödemelerin merkezsizleşmiş kayıtları sayesinde tüketiciler, küresel kredi notlarına göre kredi başvurusunda bulunabilirler.

Kredi ve borçlanma üzerine geliştirilen blockchain projeleri daha çok taze olsalar da pek çok ilgi çekici P2P kredi altyapı çalışmaları mevcut.

 

Blockchain Üzerinden Verilen Kredi Örnekleri

EthLend adlı proje, ICO üzerinden 16.2 milyon dolar fon sağladığını açıkladı. EthLend, Ethereum kuruyla çalışan, merkezsiz bir eşler arası merkezsiz kredi uygulaması üzerinde çalışıyor.

Uygulama şu şekilde çalışıyor: Bir tüketici kredi başvurusunda bulunduğunda kredi miktarını, faiz oranını ve vadesini içeren bir akıllı sözleşme yaratılıyor. Tüketici EthLand’in token’lerini ipotek ettiriyor. Eğer kredi zamanında ödenmezse borç veren kişi token’lere haciz koyuyor.

Token’leştirilmiş borç protokolü üzerinde çalışan bir diğer örnek de Dharma. Şirket, çevrimiçi borçlanma pazarı yaratmak için geliştiricilerin ihtiyaç duyduğu malzemeleri ve standartları sağlamaya çalışıyor. Diğer yandan Bloom, kredi notunu blockchain üzerine taşımayı ve kimlik tespiti, risk tespiti, kredi notu belirleme gibi aşamaları blockchain teknolojisi üzerinden yapmayı hedefliyor.

Bu projelerin pek çoğu, kişilerin mevcut kripto varlıkları üzerinden likidite sağlamaya odaklanırken aynı zamanda blockchain kullanarak geleneksel kredi sistemindeki değişimin de temellerini atıyorlar.

 

Blockchain’in bankacılıktaki rolü

6. Ticari Finansman

  • Blockchain ve dağıtık defter teknolojisinin kullanımı, normal şartlarda gümrük ve dokümantasyon işlemlerinin maliyeti yüzünden son derece pahalı olabilecek sınır ötesi ihracat işlemlerini mümkün kılabilir. Bu teknolojiler teslimat süresini kısaltırken kağıt kullanımını da azaltabilir.
  • Dünya ticaretinin %80 ila 90’ı ticari finansmana dayanıyor. Blockchain’in pazara etkisi sınır ötesi ihracatla uğraşan tüm işletmelerde küresel olarak hissedilebilir.

Ticari finansman, mevcut riskleri azaltmak, kredi sağlamak ve hem ihracatçıların hem de ithalatçıların uluslararası ticaretle uğraşmalarını sağlamak için var.

Küresel finans sistemi üzerinde hayati bir rol üstlense de hala eskimiş, manuel ve yazılı dokümantasyona dayalı bir şekilde çalışıyor. Blockchain, bu süreci basitleştirerek karmaşık finansman dünyasının aktörlerine, ihracatçıları, ithalatçıları ve onların finansörlerine her yıl için milyarlarca dolar tasarruf sağlama imkanı sunuyor.

Blockchain teknolojisi her geçen yıl ticari programlarda daha güçlü bir varlık gösterse de konşimento ve kredilerdeki varlığı yeni yeni şekillenmeye başladı.

Pek çok endüstride olduğu gibi ticari finansman pazarı da eski, tarihi geçmiş ve manuel dokümantasyon sürecinden dolayı oluşan lojistik sorunlardan fazlasıyla zarar gördü. Bir tarafın bankasından diğer tarafın bankasına, ödemenin yapılacağına dair garanti veren fiziksel teminat mektupları hala kullanılmaya devam ediyor.

Blockchain teknolojisi, şirketlere güvenli bir biçimde menşei ülkenin, ürünün ve işlem detaylarının onayını sağlayabilmelerine ve hem ihracatçılara hem de ithalatçılara üretim hatlarından geçen nakliyeyi daha şeffaf biçimde göstererek teslimat güvencesi vermelerine olanak sağlıyor.

Taraflar arası ticaretin en büyük risklerinden biri, gizlilik eksikliği ve ürünlerle dokümantasyon üzerinde çok az kontrol bulunması sebebiyle giderek artan sahtekarlık olaylarıdır. Bu durum, aynı nakliyenin tekrar tekrar çıkarılması gibi durumlar yaşanmasına sebep oluyor. Bu talihsiz vakalar o kadar sık yaşanır hale geldi ki bankalar bunu işletme maliyeti yazmak zorunda kalıyor.

Blockchain teknolojisi aracılığıyla, ihracatçılar ve ithalatçılar arasında gerçekleştirilen ödeme, ürünlerin teslimatı veya fatura kesimi sırasında token’leştirilerek yapılabiliyor. Akıllı kontratlar sayesinde ihracatçılar da ithalatçılar da iptal edilen, geciken veya tekrar edilen nakliyelerle ilgili nasıl ödeme yapılacağı ve uygulanacak kesintiyle ilgili belirli maddeler oluşturabiliyorlar.

Blockchain teknolojisinin ticari finansman dünyasına adaptasyonu taraflar arası güveni, küresel işlemlerin hacmini artırabilir ve gerektiği hallerde ücretler ve ticari sırlar gibi bilgilerin saklanmasına olanak tanır.

Ayrıca blockchain, alıcılara aldıkları malların menşeini ve ne zaman gönderileceklerini öngörebilmelerine de imkan tanır. Geleneksel sistemlerde bu bilgi genellikle tamamen yer almaz. Fakat blockchain güven ve şeffaflık yaratarak müşterinin, işlemin her adımıyla ilgili bilgi sahibi olmasını sağlar.

 

Blockchain Üzerinden Gerçekleştirilen Ticari Finansman Örnekleri

Blockchain teknolojisinin ticari finansman alanında kullanılması noktasında pek çok şirket ve banka, kalıcı bir çözüm için çalışmalara başladı.

Standard Chartered ve HSBC, blockchain teknolojisinin kullanımını ticari finansmanda sabit hale getirme üzere çalışan bir konsorsiyuma dahil oldu.

Bu konsorsiyumlardan bir diğeri de, R3 ve CryptoBLK tarafından yönetilen teminat mektuplarını dijital platforma taşımayı amaçlayan Voltron.

İsrail çıkışlı Fintech şirketi Wave, finans gruplarının teminat mektubu işlemlerinde blockchain teknolojisinin kullanılabileceği bir platform geliştirdi.

Bu platform ile, Barselona’daki EuroFinance şirketi, Ornua and Seychelles Trading Company’e tedarik zincirlerini daha seri hale getiren, işlem maliyetlerini düşüren, dokümantasyona bağlı hataları neredeyse sıfırlayan ve bu dokümanların dünyadaki tüketicilere süratle ulaşmasını sağlayan bir blockchain çözümü sunmayı başardı.

Wave’in bu platformu sayesinde, 100.000 dolarlık peynir ve yağ ticareti teminat mektubunun gönderilip onaylanmasına kadar dört saatten kısa bir sürede tamamlandı. Bu süre geleneksel sistemlerde 7 ila 10 gün kadar sürüyor.

Blockchain ve DLT ayrıca Avustralya ve Japonya arasında, teminat mektubu ve ticari dokümanların iletimini kapsayan bir ticari anlaşmaya da önayak oldu. Bu anlaşma, Linux’un açık kaynak kodlu bir versiyonu olan IBM’in Hyperledger Fabric’i tarafından işlendi ve güvenlik altına altındı.

 

Değişim bir gecede olmuyor.

Herkesin blockchain teknolojisinin meyvelerini beklediği şu günlerde elbette değişim bir gecede gerçekleşmiyor.

Blockchain teknolojisinin hala yolun başında olduğunu biliyoruz. Ancak global örneklerin artması sektöre de ışık tutuyor. Ülkemizde de bu alanda yeni gruplar, oluşumlar ve atılan ilk adımlar var.

Kişisel olarak blockchain teknolojisinin geleneksel finansal yapıyı destekleyerek daha efektif bir kullanım yaratacağına inancım tam. Blockchain teknolojisi bankacılık endüstrisine bir evrim yaşatmak üzere ve buna şahitlik ettiğimiz çok özel bir dönemde yaşıyoruz.

Fayda görmeniz dileğiyle.

 

Kaynaklar
https://www.blockchain.com
https://ripple.com/ripplenet/process-payments/
https://eos.io/resources
https://filecoin.io/
https://ico-telegram.org/
https://coinlist.me/news/
https://www.trefis.com/info/trefis-research/
https://www.cbinsights.com/research/bitcoin-blockchain/
https://blog.polymath.network/
https://ethlend.io/
https://www.ibm.com/blockchain/hyperledger
https://www.accenture.com/us-en/insight-blockchain-technology-how-banks-building-real-time

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir