Blog yazarları olarak içeriğimizi şekillendirirken bağlı kaldığımız, geliştirdiğimiz alışkanlıklarımız ve stratejilerimiz var.
Blog yazarı adayı iseniz veya düzenli yazma konusunda temponuz kaybettiyseniz, yazım size ilham verebilir.
Biz blog yazarlarının içeriği şekillendirirken bağlı kaldığımız, geliştirdiğimiz alışkanlıklarımız ve stratejilerimiz var. Tüm bunları inşa ederken, yeni deneyimler edinir ve yaptığımız çalışmalara bunları yansıtırız. Bunlar aslında tecrüblerimizin ve başarımızın bileşkesidir.
Her ne kadar basit görünseler bile bu stratejiler bize ışık tutan ve yazmamızı kolaylaştıran temel alışkanlıklardır.
Bu yazımda sizlere blogunuzu geliştirmek için kullanabileceğiniz temel motivasyon ve stratejilerden bahsedeceğim.
Tutarlı ve planlı olmak.
Hayatımızda her şeyin bir ritmi ve temposu var. Bloglarımız için de bu geçerli. İçeriğimizi oluştururken tutarlı ve planlı olmak işlerimizi kolaylaştırır. Örneğin ben genellikle ajandama bağlı olarak, haftalık bir program taslaklar ve bunun üzerinde odaklanarak yazmaya çalışırım. Bu beni hem hızlandırır hem de ritmimi korumamı sağlar. Elbette günün rutini içerisinde fikirleriniz ve programınız değişebilir ama taslak bir A Planı elinizde kalır.
Evernot kullanmak bu konuda size yardımcı olabilir.
Bildiğini sunmak, bilgiyi sunmak.
Hepimiz bir hikaye anlatırız ve bunu kendi dilimizle sunarız. Akademik geçmişiniz ve tecrübelerinizle içeriğinizi harmanlamak, paylaşımlarınıza değer katar. Bilmediğiniz – anlamadığınız bir konuda yazmak zamanla sizi de bıktırır ve bir sonraki yazınız için cesaretinizi kırar.
Her içerik bir hikayedir.
Herkes hikayeleri sever çünkü duygu içerir, empati kurulmasını sağlar ve anlatılanları daha gerçekçi kılar. Blog içeriğinizi bir hikaye döngüsünde oluşturmak, okuyanlar için de kolaylık ve akıcılık sağlar. Bu konuda içerik yazınızı tıpkı bir kompozisyon gibi “giriş – gelişme – sonuç” basamakları ile şekillendirebilirsiniz.
Özgün Dil Oluşturmak ve Dilbilgisi kullanımı
Noktama işaretlerinin doğru kullanılmadığı bir içeriği okumak zordur. Bir süre sonra faydası ne kadar büyük olursa olsun, okunmayı içinden çıkılmaz hale getirir. Ben blog yazılarımı yayınlamadan önce mutlaka yüksek sesle okurum. Bu hem hatalarımı görmemi sağlar hem de tekrar şekillendirmem gereken cümleleri ortaya çıkarır.
Türk Dil Kurumu sitesi bu konuda size kaynaklık edebilir.
Görsellerin Gücü.
Görsel kullanmadan yayınladığınız içeriklerin ilgi çektiğini düşünüyor musunuz? Bazen tek bir görsel bile içeriğinize ilgiyi arttırır. Kullanacağınız görsellere de içeriğinize uygun bir isim vermek, trafik çekmeniz konusunda da fayda sağlar. Üşenmeyin ve görsellerinizin isimlerini değiştirerek blog yazınıza yedirin.
Bazı tematik görselleri kullanırken telif haklarını ihlal etmemeye özen gösterin. Çok hoşunuza giden bir fotoğrafın ciddi telif koşulları olabilir ve bu size çok pahalıya patlar.
RSS vakit kaybettirmez.
Bir konu hakkında yazarken RSS arşiviniz fikir ve ilham verebilir. Üstelik kolayca araştırma yapmanızı da sağlar. Bunu bir vakit kaybı olarak görmeyin ve RSS’inizi ihmal etmeyin. Bu aralar Serdar Kuzuloğlu’nun “Haftanın Özeti” yazıları oldukça fazla ilgi görüyor. Aslında hepimiz ekranlarımızdan kayıp giden gündemi, unutulmaz kılabiliriz.
Basit bir dil kullanmak.
Herkesin anlayabileceği basit bir dil kullanmak ve yazdığınız konuyu sadeleştirmek, ziyaretçilerinizin işini kolaylaştırır.
İçeriği Video ile Desteklemek.
Herkes bu yılın video çalışmalarının altın yılı olacağını söylüyor. Geçen yıl için de bu söz konusuydu. İçeriğinize uygun video bulmak ve yazınıza dahil etmek konusunda kendinizi biraz zorlayın. Vimeo ve Youtube’a uğramayı unutmayın.
Trendleri Takip Etmek.
Dijital hayatımız her geçen gün biraz daha hız kazanıyor. Bazen trendleri takip etmek ve genel konuşulanlar hakkında fikir sahibi bile olmak yoruyor.
Google trends’e arada bir uğramak internet’te en çok arananları görmek açısından da bir fikir verebilir.
İçeriği Analiz Etmek.
Belki en çok ihmal edilen şey analiz konusu. Bu konuda destek alabileceğiniz çok fazla mecra var. Bir tanesini seçin ve blogunuza uzaktan bakın. Bu mecralar nereden trafik sağladığınızı ve hangi konularda okuyucuya ulaştığınızı da söyler ve size yol gösterir.
Tüm bunları yapmak büyük emek istiyor öyle değil mi?
Bazen tek bir yazı için günlerimizi veriyoruz. Bu yazıların okuyanlara ışık tutacak oluşu ve fayda sağlayacağı düşüncesi bile bize yetiyor.
Yani bu işin güzelliklerinden biri de toplumsal fayda sağlaması J O yüzden bilginizi kendinize saklamayın, yazmaya üşenmeyin ve bloglamaya devam edin…
Fayda görmeniz dileğiyle…



