Türk Kahvesinin 500 Yıllık Öyküsü Topkapı Sarayı Müzesi’nde!
Topkapı Sarayı Müzesi ve Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği’nin, kahvenin 500 yıllık öyküsünü gözler önüne sermek amacıyla kahve ve kahve kültürüne ait eserleri bir araya getirdiği “Bir taşım keyif – Türk kahvesinin 500 yıllık öyküsü” sergisi lansmanı yapıldı.
Davetliler arasında bulunduğum bu özel serginin lansmanında, Osmanlı topraklarında başlayıp dünyanın öteki ucuna yayılan 500 yıllık bir serüvene şahit olduk.

Yaklaşık 800 parçadan oluşan sergi, Topkapı Sarayı Müzesi – Has Ahırlar’da 21 Şubat – 15 Haziran 2015 tarihleri arasında ziyaretçileriyle buluşmaya hazırlanıyor.
Küratörlüğünü Ersu Pekin’n yaptığı sergide, Kahvenin Osmanlı kültürü içerisindeki varlığı, sosyokültürel bağlamda ve sanatsal kavramsallığa açıklık getirilmeye çalışılan bir birinden değerli eser yer veriliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde Topkapı Sarayı Müzesi’nde açılacak olan sergi, bugüne kadar Türkiye’deki kahve ile ilgili açılan en kapsamlı sergi niteliğini de taşıyor.

Açılışını Kültür ve Turizm Bakanımız Ömer Çelik’in yaptığı sergi, hem kültürümüz hem de kahve sevenler açısından bir mihenk taşı.

Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Başkanı Merve GÜRSEL’in sıcak karşılamasıyla başlayan basın toplantısı ve “Bir taşım keyif – Türk kahvesinin 500 yıllık öyküsü” sergisine ait tüm detayları aşağıda bulabilirsiniz.
Topkapı Sarayı Müzesi ve Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği; kahvenin 500 yıllık öyküsünü gözler önüne sermek amacıyla kahve ve kahve kültürüne ait eserleri bir araya getirdi. Başta Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonları olmak üzere pek çok müze, özel müze, kütüphane ve koleksiyonlar eserlerinden oluşan “Bir taşım keyif – Türk kahvesinin 500 yıllık öyküsü” sergisi; kahvenin Osmanlı kültürü içinde oluşturduğu özgün seremoniyi ortaya çıkarıyor.
Serginin ana sponsoru Şekerbank.
Yan sponsorlar ise, Sipahiler Etkinlik Yönetimi, Tav, Arzum OKKA ve Bilkent Kültür Girişimi.

TÜRK KAHVESİ İÇİN EN KAPSAMLI SERGİ!
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde Topkapı Sarayı Müzesi’nde açılacak olan sergi, bugüne kadar Türkiye’deki kahve ile ilgili açılan en kapsamlı sergi özelliğinde. Çoğu ilk kez sergilenen eserlerle birlikte tarihi, kültürel ve sosyal öğelerin bir araya geldiği sergi; kahve bitkisinin botanik özellikleri, dünyadaki yayılımı ve pişirme teknikleriyle birlikte, Osmanlı topraklarında yarattığı sosyal ortama, keyif ve ikram kültürüne, 16. yüzyıldan 20. yüzyıla tarihlenen eserler üzerinden tanıklık ediyor.

YAKLAŞIK 800 PARÇADAN OLUŞUYOR!
Kahvenin Osmanlı kültürü içerisindeki varlığı, sosyokültürel bağlamda ve sanatsal kavramsallığa açıklık getirilmeye çalışılan sergideki eserler; yaklaşık 800 parçadan oluşuyor.
Küratörlüğünü Ersu Pekin’n yaptığı “Bir taşım keyif – Türk kahvesinin 500 yıllık öyküsü” sergisi; Topkapı Sarayı Müzesi – Has Ahırlar’da 21 Şubat – 15 Haziran 2015 tarihleri arasında ziyaretçilerle buluşacak. Ana sponsoru Şekerbank olan serginin etkinlik sponsorluğunu Sipahiler, yan sponsorluklarını Arzum ve TAV üstlenirken BKG de sergiye destek veriyor.

TÜRK KAHVESİ KÜLTÜRÜ ve ARAŞTIRMALARI DERNEĞİ!
Geleneksel ve manevi mirasımız olan Türk kahvesinin kültürel değerine inanan, kültürümüzün ulusal ve uluslararası bilinirliğine katkıda bulunmak isteyen gönüllülerin bir araya gelmesiyle 2008 yılında kurulmuş ve resmen faaliyete geçmiş olan Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği; çalışmalarını, “Türk kahvesi kültürünü yaşayan bir değer haline getirmek” amacıyla sürdürüyor. Ulusal ve uluslararası platformlarda bilinirlik ve tanınırlık yaratmak için faaliyetlerini düzenleyen dernek ayrıca sektörel sorunların çözümü için girişimlerde bulunmak, uluslararası referans ve akreditasyon kurumu özelliklerini kazanmak, Türk kahvesini üreten ve satan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak için çalışmalar yapıyor. Dernek pek çok basılı yayına da imza attı. Bunlardan bazıları: Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali editörlüğünde hazırlanan, “Türk Kahvesi Kitabı”, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık tarafından yayınlanan prestij eser “Kahve, Kırk Yıllık Hatırın Kitabı” ve M. Sabri Koz ve Doç. Dr. Kemalettin Kuzucu tarafından hazırlanan “Turkish Coffee”.
Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleri ile gerçekleştirdiği ortak çalışmalar neticesinde, “Türk kahvesi kültürü ve geleneği” 2013 yılı itibarı ile UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dâhil edilmesini de sağladı.

SERGİ TOPLAM 6 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR :
- BÖLÜM : ÇEKİRDEKTEN FİNCANA
“Bir taşım keyif – Türk kahvesinin 500 yıllık öyküsü” sergisi, ilk olarak kahvenin çekirdekle başlayan öyküsüyle karşılıyor ziyaretçilerini. Kahve ağacından, pişirme teknikleri araç ve gereçlerine kadar pek çok belgenin sunulduğu ilk bölümde, kahve türlerine de yer veriliyor.
- BÖLÜM: KAHVENİN DÜNYAYA YAYILIŞI
Kahve çekirdeğinin bütün dünyada yarattığı etkileşimin gözler önüne serildiği bu bölümde ise; kahvenin kökeni, Avrupa’ya yayılması ve Osmanlı’yla ilişkisi, tarihi belgelerle sergileniyor. Ayrıca bu bölümde; yağlıboya resimler, gravür ve videolar vb. da sergileniyor.

- BÖLÜM: KAHVENİN YARATTIĞI KEYİF ORTAKLIĞI
Kahvenin verdiği keyiften yola çıkarak sosyokültürel sonuçlar ortaya çıkartan serginin bu bölümünde, keyif nesnesi olarak kahve ele alınıyor. Osmanlı döneminde bir tören halini alan kahvenin önemli bir özelliği de toplumun değişik katları arasında eşitlik unsuru yaratması. Kahvenin yarattığı keyif ortaklığı; fincanlar, zarflar, tabaklar, tepsiler, nargile gibi eşyalarla birlikte, bunların betimlendiği değişik dönemlerden çeşitli gravür, tablo ve fotoğraflarla vb. sunuluyor.
- BÖLÜM: KAHVEHANE
Kahve sayesinde ortaya çıkan kahvehaneler; bu bölümde, minyatürler, yağlıboya resimler, gravürler, fotoğraflar vb. aracılığıyla ziyaretçilere sunuluyor. Erkek kentlilerin cami, çarşı ve işyeri dışında bir araya gelmelerini, sosyalleşmelerini sağlayan kahve, ev yaşamında da bir sosyalleşme aracı haline gelmesi eserlerle kanıtlanıyor.

- BÖLÜM: HOCA ALİ RIZA
Kahvenin yarattığı sanatı izlediğimiz serginin bu bölümü, Hoca Ali Rıza’nın Kahve Resimlerinden oluşuyor. Bu özel bölümdeki eserler, 1940’larda Hoca Ali Rıza’nın kahve ile ilgili yaptığı 100’lerce resim arasından özenle seçildi.
- BÖLÜM: FİNCAN
Serginin bu bölümünde de, dönemlerine göre kahveyi simgeleyen fincanlar sergileniyor.
Four Seasons Otel’de gerçekleşen basın toplantısına ait detaylara gelince.

Basın toplantısına, Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Merve GÜRSEL, Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman SERİM, UNESCO Türkiye Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ ve Şekerbank T.A.Ş. Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Grup Başkanı Aybala Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Vekili Ayşe ERDOĞDU katıldı.

İlk olarak konuşan Merve GÜRSEL,
“Türk kahvesinin geleneksel ve manevi bir miras olduğuna inanan, bu bağlamda kültürümüzün ulusal ve uluslararası bilinilirliği ve tanınırlığına katkıda bulunmak isteyen gönüllülerin bir araya gelmesiyle kurulmuş olan Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği, bu sergiyi kendi misyonu doğrultusunda yürüttüğü çalışmaların farklı bir ayağı olarak düşünmüştür.” dedi ve ekledi.
Osmanlı coğrafyasına 16. yüzyılın ortalarında ulaşmış olan kahve, buradan dünyanın dört bir yanına yayılmış, ulaştığı her köşede, o diyara ait kültürün içinde kendi dünyasını oluşturmuştur. Bizim topraklarımızda da gündelik yaşamın içinde yerini bulmuş, yiyecek-içecek kültürümüzün en vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Bir yandan, kavrulmasından pişirilmesine uzanan süreç için gereken araç-gereçlerini yaratmış, öte yandan toplum hayatında o zamana kadar yaşanmamış bir sosyalleşmenin oluşmasını sağlamıştır. Bir fincan kahve, Osmanlı toplumun alışkanlıklarını farklılaştırarak yaşamın tadı-tuzu haline gelmiştir. Cezve kahvesi denilen özgün pişirme yöntemi, yıllar içinde Türk kahvesi olarak adını dünyaya yerleştirmiştir.

“Bir taşım keyif” sergisi, kahvenin 500 yıllık öyküsünü, bu maceranın kültürel boyutunu ön plana çıkartarak anlatmaktadır. Kahve bitkisinin botanik özellikleriyle dünyadaki yayılımı ve pişirme tekniklerinin yanı sıra, bizim topraklarımızda yarattığı sosyal ortama, keyif ve ikram kültürüne sanat eserleri üzerinden bakmayı tercih etmiştir. Böylece kahvenin Osmanlı kültürü içinde oluşturduğu özgün seremoninin incelikli ayrıntılarını yakından tanımak mümkün olmuş, dünyaya yaydığı o eşsiz kokunun zevkine varmak farklı bir anlam kazanmıştır.
Türk kahvesinin geleneksel ve manevi bir miras olduğuna inanan, bu bağlamda kültürümüzün ulusal ve uluslararası bilinilirliği ve tanınırlığına katkıda bulunmak isteyen gönüllülerin bir araya gelmesiyle kurulmuş olan Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği, bu sergiyi kendi misyonu doğrultusunda yürüttüğü çalışmaların farklı bir ayağı olarak düşünmüştür. Konunun araştırılmasını ve geliştirilmesini teşvik etmek, bilgi akışının sağlanmasına katkıda bulunmak, bilimsel standartlar ve literatür oluşturup gelecek nesillere bırakmak üzere faaliyet gösterirken, Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonlarında yer alan eşsiz örneklerin önemli koleksiyonerlerle İstanbul’un kalburüstü müzelerinden seçilmiş eserlerin bu kapsamda bir sergi için bir araya getirilmiş olması, hem araştırmacılar hem de sanatseverler açısından önemli bir fırsat oluşturmuştur.
Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği ile Topkapı Sarayı Müzesi’nin ortak çalışmasının bir sonucu hazırlanan Bir Taşım Keyif: Türk Kahvesi’nin 500 Yıllık Öyküsü sergisinin, Türk kahvesinin UNESCO’nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası listesine girdiği bir dönemde, kültürel mirasımızın dünyaya hakkıyla tanıtılmasına önemli bir katkı olduğunu düşünmekteyiz.

Ayşe ERDOĞDU ise
“Ülkemizde kahve kültürü ve geleneğiyle ilgili pek çok değerli ve zengin koleksiyon bulunmaktadır. Bu sergi, başta Topkapı Sarayı Müzesi’nin zengin koleksiyonları olmak üzere ülkemizin arkeoloji müzeleri, özel koleksiyonlar ve araştırma enstitülerinin eserlerinden oluşan özel bir seçkiyle bir araya getirildi.
Bir Taşım Keyif: Türk Kahvesi’nin 500 Yıllık Öyküsü sergisinin gerçekleşmesinde başta müzemiz kuratörleri ve personeliyle, emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

UNESCO Türkiye Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. M. Öcal OĞUZ “Dünya Miras Listesinde 13 Kültürel varlığımız bulunuyor. Çıkar ve beklenti içerisinde olmadan çalışan Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği’ne teşekkür ediyorum. Yalnız taştan duvar olmaz. Tek başına bu iş yürümüyor. Bu bir gönül ve ekip çalışması, mutlaka sivil toplum örgütleri tarafından da destek görmeli. 500 Yıllık bir dönemi anlatan ve özetleyen “Bir Taşım Keyif: Türk Kahvesi’nin 500 Yıllık Öyküsü sergisi” kültürümüze çok önemli bir katkıda bulunuyor”.

Şekerbank Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Grup Başkanı Aybala ŞİMŞEK,
“Şekerbank 62 yıl önce kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla kuruldu. Yerel kültürün yok olmaması için çalışıyoruz ve bu konuda sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz. Sosyal sorumluluğumuzu işimizle birleştiriyoruz. Burada bulunma sebebimiz de bu “ dedi ve ekledi;
Kültür, yaşamın bütünü, toplumun topyekün kalkınmasının temel taşı, dünyada var olmanın ortak paydasıdır. Ekonomik büyüme ancak çevresel ve kültürel boyutlarıyla desteklendiğinde, daha fazla refah, insanlığa daha çok mutluluk getirmektedir.
Bundan 62 yıl önce, 1953 yılında, Anadolu’da yüz binlerce kooperatif üyesi pancar çiftçisinin birikimleriyle toplumsal kalkınma misyonuyla kurulmuş bir banka olarak bugün de aynı amaç için çalışıyor, hem bankacılık faaliyetlerinde hem de destek olduğumuz projelerde ticari kaygıdan öte toplam sosyal faydayı gözetiyoruz.

‘Anadolu Bankacılığı’ olarak özetlediğimiz bu misyonla sosyal sorumluluğumuzu iş süreçleriyle birleştiriyoruz. Kırsal kalkınmayı desteklerken yerel kültürün de korunması için çalışıyoruz. Çağdaş sanatı mekâna bağlı kalmaksızın, Anadolu’daki şubelerimizde yerel halkla buluşturuyoruz. Anadolu medeniyetlerinin, Osmanlı ve Halk mutfağı kültürümüzün, Anadolu’nun 1000 yıllık Ahilik geleneğinin ulusal ve uluslararası bilinirliğe ulaşması amacıyla oluşturulan önemli eserlere destek oluyoruz.
Amacımız, göz kamaştırıcı bir hazine olan kültürel mirasımızın korunmasına ve genç kuşaklara aktarılmasına imkânlarımız oranında destek vererek kuruluş misyonumuzu yerine getirmek.
Bu bağlamda, “Türk Kahvesi ve Geleneği”nin UNESCO “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası” listesine kaydedilmesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmaları, kültürel mirasımızın korunması, uluslararası bilinirliğe ulaşması ve genç kuşaklara aktarılması açısından çok önemli buluyor ve destekliyoruz.
Atalarımızdan devraldığımız, geçmişten bugüne ulaşan eşsiz kültür mirasımızın yarınlara taşınması ancak böylesine stratejik ve kalıcı çalışmalarla mümkün olabilmektedir. Bugün, bu çabaya katkı sağlama sorumluluğumuzu yerine getirmenin gururunu yaşıyoruz.

Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman SERİM, kahveye dair kültürümüzden, alışkanlıklarımızdan, günlük hayatımızdaki yerinden ve dünyada kahve içme alışkanlıklarından bahsetti.
Dünyada tüketilen kahvenin beşte birinin İtalyan stili kahveden oluştuğunu, bunun en önemli sebebinin ise erken dönemde kullanılmaya başlayan pişirme cihazları olduğunu ekledi. Günümüzde kullanılan teknolojik cihazlara da değinen Serim, pratiklik – standart getirme açısından bu tür cihazların büyük kolaylık sağladığını söyledi.

Dünyada tüketilen kahvenin 200’de birinde telve yöntemi uygulandığını ve serginin sponsorlarından Arzum Okka’nın bu yönde büyük bir iş başardığını da sözlerine ekledi.
Kahve kültürüne ilişkin, kahvaltı teriminin kahve altından (kahveden önce tüketilen yiyecek) geldiğini ve daha pek çok bilgiyi kendisinden öğrenmiş olduk.

Sergi ile ilgili daha detaylı bir yazıyı ilerleyen günlerde sizlerle paylaşacağım.
Bu müthiş sergiyi ilk fırsatta ziyaret etmenizi öneririm 🙂



