FinTech alanında haftanın gündemi 292 belli oldu. PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım finansal teknolojiler alanında haftanın öne çıkan haberlerini ve gündem başlıklarını derlememde bulabilirsiniz.
2009 yılından bu yana ödeme hizmetleri sektöründe hizmet sunan tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olan PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 14 – 20 Eylül aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını sizin için derledim.
Bütün haftayı taradım. Türkiye’den ve dünyadan onlarca gelişmenin içinden, fintek ekosisteminin yönünü gerçekten etkileyebilecek olanları ayırdım. Vaktiniz kısıtlıysa bu bölüm size haftanın kısa yolunu verecek. Birkaç dakika içinde hangi gelişmelerin öne çıktığını ve neden takip edilmeleri gerektiğini görebilirsiniz. Daha derine inmek isteyenler için ise aşağıda tüm haberleri, bağlantıları ve arkasındaki değişimi tek tek anlatıyorum.
Bu Haftadan Aklımda Kalan 5 Sinyal
1. Fon piyasasında likidite riski artık teorik bir tartışma olmaktan çıktı
Tera–Pusula süreci, yatırım fonlarında yaşanan temerrütlerden 131 fonun tasfiye sürecine kadar uzanan geniş bir gündem yarattı. Yaşananlar, fon piyasasında likidite yönetimi, yatırımcı güveni ve denetim mekanizmalarının önümüzdeki dönemde çok daha yakından izleneceğini gösteriyor.
2. Fintek rekabeti üründen altyapıya doğru kayıyor
Craftgate, UPT ve PayWall’un Türkiye’deki hamleleri ile globalde Column gibi örnekler aynı değişime işaret ediyor. Ödeme dünyasında fark yaratmak yalnızca kullanıcıya sunulan ürünle sınırlı kalmıyor. Altyapıyı yöneten, entegrasyonu kolaylaştıran ve finansal servislerin arkasındaki teknoloji katmanını kontrol eden şirketlerin önemi giderek artıyor.
3. Bankacılığın dağıtım haritası yeniden şekilleniyor
Dost Katılım’ın sektöre girişi yalnızca yeni bir bankanın kuruluşu olarak okunmamalı. BİM’in Türkiye genelindeki fiziksel erişim gücünün finansal hizmetlerle nasıl buluşacağı, yeni müşteri edinme modelleri açısından yakından takip edilmesi gereken başlıklardan biri olacak. Bankacılık hizmetlerinin müşteriye ulaştığı noktalar çeşitleniyor.
4. Yapay zeka finansı anlatan taraftan işlemi yapan tarafa geçiyor
Mastercard, Ant International ve Zopa’dan gelen gelişmeler, agentic finance kavramının hızla somutlaşmaya başladığını gösteriyor. Yapay zeka artık yalnızca müşteriye öneri sunan veya finansal veriyi analiz eden bir yardımcı olarak konumlanmıyor. Ödeme başlatan, finansal karar süreçlerine katılan ve kullanıcı adına işlem gerçekleştiren yeni bir katmana dönüşüyor.
5. Büyük fintekler banka lisansına daha fazla yaklaşıyor
Revolut başta olmak üzere büyük finteklerin farklı pazarlardaki lisans hamleleri, sektörün önümüzdeki dönemine ilişkin önemli bir ipucu veriyor. Ölçek büyüdükçe mevduata erişim, kredi verme kapasitesi, müşteri ilişkisinin tamamını yönetme ve düzenleyici çerçeve içinde daha bağımsız hareket etme isteği güçleniyor. Finteklerle bankalar arasındaki sınır giderek daha geçirgen hale geliyor.
Bunlar benim bu haftadan cebime koyduğum beş büyük sinyal. Şimdi gelin, haftanın gündemini Türkiye’den globale doğru birlikte açalım. İşte haftanın ajandasında yer edinen, sektörün geleceğine ışık tutan en önemli başlıklar…
Tera–Pusula Sürecinde Gündem Fon Temerrütleri ve SPK Tasfiyesi

Tera Grubu’nun Pusula Finans Holding ve bağlı finans şirketlerini devralmak için başlattığı görüşmelerin ardından, sermaye piyasalarında birkaç gün içinde peş peşe önemli gelişmeler yaşandı. Yönetim değişiklikleriyle devam eden süreç; Pusula Portföy ve Tera Portföy tarafından yönetilen bazı fonlarda katılma payı iade ödemelerinde temerrüt açıklamaları, SPK’nın yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS fonlarını işleme kapatması ve 131 fon için tasfiye süreci başlatmasıyla yeni bir aşamaya taşındı.
Yaşanan gelişmeler Borsa İstanbul’daki sert satışlarla birlikte daha geniş bir piyasa gündemine dönüşürken, Finansal İstikrar Komitesi ve düzenleyici kurumlar da devreye girdi. SPK fonların tasfiye sürecinin nasıl yürütüleceğini ayrıntılı biçimde belirledi; İş Bankası ve Ziraat Bankası tasfiye işlemleri için görevlendirildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığını, 131 fonun tasfiye kapsamına girdiğini ve sürecin Borsa İstanbul üzerinde yeni bir satış baskısı oluşturmayacak şekilde yürütüleceğini açıkladı.
Peki süreç nasıl başladı, hangi aşamalardan geçti ve yatırımcıları bundan sonra ne bekliyor?
Pusula Portföy’de İlk Sinyal Yatırımcı Çıkışlarıyla Geldi
Tera–Pusula gündeminden önce Pusula Portföy tarafında dikkat çekici bir yeniden yapılanma süreci yaşanıyordu.
Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, ağustos sonunda yaptığı açıklamada Pusula Portföy’de yürütülen sadeleşme ve yeniden yapılanma sürecinin tamamlandığını, 750 milyar TL’ye yaklaşan yönetilen varlık büyüklüğünde yeniden dengeleme gerçekleştirildiğini ve yaklaşık 90 milyar TL yatırımcı çıkışının karşılandığını duyurdu.
Pusula Portföy’ün kendi verilerine göre şirketin 31 Ağustos itibarıyla yönettiği portföy büyüklüğü 633,8 milyar TL seviyesindeydi. Aynı dönemde Pusula Finans Holding, Katılımevim’deki payını artırmak amacıyla Borsa İstanbul’dan 10 milyar TL’ye kadar KTLEV hissesi satın alma kararı aldı.
Bu gelişmeler yaşanırken SPK da fon piyasasında şeffaflığı ve portföy yoğunlaşmalarının görünürlüğünü artıran yeni düzenlemeleri devreye almaya başlamıştı.
9 Eylül’de Tera Grubu Devir Görüşmelerine Başladı
Dosyanın ikinci önemli aşaması 9 Eylül’de geldi.
Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Grubu’nun Pusula Finans Holding ile Pusula Portföy, Pusula Yatırım ve Katılımevim başta olmak üzere holding ve hissedarlarına ait bağlı şirketlerden oluşan yapının paylarını devralmak için görüşmelere başladığını KAP’a bildirdi.
İlk açıklamada taraflar arasında bağlayıcı sözleşme bulunmadığı ve olası işlemin SPK, BDDK, Rekabet Kurumu ile diğer gerekli düzenleyici izinlere bağlı olduğu belirtildi.
Bir gün sonra taraflar planlanan pay devrinin temel ticari ve finansal şartlarında mutabakata vardıklarını açıkladı. Böylece süreç görüşme aşamasından düzenleyici izinlerin alınacağı bir sonraki aşamaya taşındı.
FintekWins’in 13 Eylül’de yayımladığı kapsamlı dosyada da Pusula’daki fon çıkışları, Katılımevim alımları, SPK düzenlemeleri ve Tera ile yürütülen devir görüşmeleri birlikte ele alınmıştı. Kamuya açık veriler bu gelişmelerin zamanlama bakımından birbirini takip ettiğini gösterirken, aralarında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurmaya imkan veren resmî bir açıklama bulunmuyordu.
Yönetim Değişiklikleri Devir Sürecine Eşlik Etti
13 Eylül’de Pusula Finans Holding’in yönetiminde de değişiklik açıklandı.
Ahmet Özcan ve Serdar Turhan Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu üyeliklerinden ayrılırken, Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile Tera Finansal Yatırımlar Holding Başkan Vekili Erkan Kilimci yönetim kuruluna atandı.
Katılımevim daha sonra yaptığı KAP açıklamasıyla Serdar Turhan ve Ahmet Özcan’ın istifalarının Katılımevim Yönetim Kurulu’ndan değil, Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu’ndan olduğunu netleştirdi. Katılımevim’in kendi yönetim yapısında değişiklik bulunmadığını açıkladı.
Ancak süreç birkaç gün sonra yeniden değişti. Tera Yatırım’ın 18 Eylül tarihli KAP bildirimine göre Emre Tezmen ve Erkan Kilimci, Pusula Finans Holding’deki yönetim kurulu üyelikleri Ticaret Sicili’nde tescil edilmeden önce görevlerinden ayrıldı.
15 Eylül’de Pusula Portföy Temerrüt Açıklaması Yaptı
Sürecin yatırımcı tarafındaki en kritik kırılmalarından biri 15 Eylül’de yaşandı.
Pusula Portföy Yönetimi, KAP’a yaptığı açıklamada kurucusu olduğu bazı yatırım fonlarının katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu bildirdi. Şirket, ilgili fonların işlem yaptığı aracı kurumlarla mutabakat ve likidite yönetimi çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.
Aynı gün PRY kodlu Pusula Portföy Para Piyasası Fonu ve PNU kodlu Pusula Portföy İkinci Para Piyasası Fonu için de katılma payı iade ödemelerine ilişkin temerrüt açıklamaları KAP’a yansıdı.
Tera Grubu ise Pusula’daki temerrüt açıklamasının ardından devir işleminin henüz hukuken ve fiilen tamamlanmadığını bildirdi. Tera’nın açıklamasına göre Pusula Grubu şirketlerindeki payların mülkiyeti ve yönetsel haklar henüz Tera Grubu’na geçmemişti; Pusula Portföy tarafından yönetilen fonların portföy ve likidite yönetimi de Tera Grubu’nun sorumluluğunda bulunmuyordu.
Temerrüt Tera Portföy Fonlarına Da Yansıdı
Fon piyasasındaki ödeme sorunu daha sonra Tera Portföy tarafından yönetilen fonlarda da görüldü.
Tera Portföy, 16 Eylül akşamında TP2 kodlu Tera Portföy Para Piyasası Fonu’nun katılma payı iade ödemelerinde temerrüt oluştuğunu KAP’a açıkladı.
17 Eylül’de ise THF kodlu Tera Portföy Hisse Senedi Fonu için aynı yönde açıklama geldi. Şirket, aracı kurumlarla mutabakatların ve likidite yönetimi çalışmalarının devam ettiğini belirtti.
Kamuya açıklanan verilerde temerrüt başlığı altında öne çıkan dört fon TP2, THF, PRY ve PNU oldu.
Bu aşamada fon piyasasındaki sorun artık yalnızca portföy yapısı veya yatırımcı çıkışı tartışması olmaktan çıkmış, yatırımcıların katılma payı iade taleplerinin karşılanmasına yönelik doğrudan bir likidite problemine dönüşmüştü.
Borsa İstanbul’daki Satışların Ardından Finansal İstikrar Komitesi Toplandı
16 Eylül’de Borsa İstanbul’da satışlar sertleşti. BIST 100 endeksi günü yüzde 5,54 düşüşle tamamlarken bankacılık endeksindeki gerileme yüzde 6,38 oldu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi ertesi gün toplandı.
Komite, piyasalardaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin yönettiği bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını değerlendirdi. Açıklamada Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığı, sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığı ve “geçici ve yönetilebilir” nitelikte olduğu belirtildi.
Komite, alınacak önlemlerin özellikle likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesine yönelik olacağını bildirdi.
SPK Yedi Portföy Şirketinin Fonlarını İşleme Kapattı
17 Eylül’de SPK’dan fon piyasasına yönelik kapsamlı karar geldi.
Kurul; Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Capital Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy tarafından kurulan ve TEFAS’ta işlem gören tüm yatırım fonlarının alım ve satım işlemlerini durdurdu.
Aynı kararda ayrıca bültende tek tek belirtilen fonların SPK tarafından belirlenecek yöntemle tasfiye edilmesine karar verildi. İlk listede 130 fon bulunuyordu.
SPK aynı gün kredili işlemlerde uygulanan asgari yüzde 35’lik özkaynak koruma oranının da 2 Ekim seans sonuna kadar aracı kurumların risk politikaları çerçevesinde yüzde 20’ye kadar uygulanabilmesine imkan verdi.
Tasfiye Edilecek Fon Sayısı 131’e Çıktı
SPK’nın 17 Eylül tarihli 2026/61 sayılı bülteni, fonların tasfiyesinin nasıl yürütüleceğini de ayrıntılı biçimde belirledi.
Güncellenen listede tasfiye kapsamındaki fon sayısı 131’e çıktı. Tera Portföy tarafından kurulan fonların tasfiye işlemlerini İş Bankası, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy tarafından kurulan fonların tasfiyesini ise Ziraat Bankası üstlenecek.
Karara göre ilk iki iş günü içinde yatırımcıların sahip olduğu katılma payları, gerçekleşmemiş emirler ve hesaplar üzerindeki rehin, haciz veya diğer kısıtlamalar MKK ile görevlendirilen bankalar arasında mutabakata bağlanacak.
Fonların repo, ters repo, mevduat, kredi ve diğer işlemlerinden kaynaklanan alacak ve borç mutabakatlarının ise en geç 10 iş günü içerisinde tamamlanması gerekiyor.
Fon Varlıkları Kademeli Olarak Nakde Çevrilecek
Tasfiye, fon portföylerinin tek seferde toplu biçimde satılması şeklinde yürütülmeyecek.
SPK kararına göre fonlardaki finansal varlıklar yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınarak nakde dönüştürülecek. Satışların zamanlamasını tasfiyeyi yürüten banka belirleyecek. Elde edilen nakit, mutabakatı tamamlanmış yatırımcıların hesaplarına sahip oldukları katılma payları oranında aktarılacak.
Daha önce verilmiş ancak gerçekleştirilememiş bazı katılma payı iade emirlerinden doğan ödemeler de tasfiye sürecinde öncelikli yükümlülükler arasında yer alacak.
SPK, tasfiye sürecinin tasfiye duyurusundan itibaren en fazla üç aylık sürenin bitimini izleyen ilk iş gününde tamamlanmasını öngörüyor. Kurul gerekli görürse süreyi uzatabilecek.
Mehmet Şimşek Sorunun 131 Fonla Sınırlı Olduğunu Açıkladı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 18 Eylül’de NTV’de yaptığı açıklamada fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin rakamları paylaştı.
Şimşek, Türkiye’de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu ve 131 fonun tasfiye sürecine girdiğini belirtti. Etkilenen fonların toplam fon piyasasının yaklaşık yüzde 10-11’ini oluşturduğunu, piyasanın yaklaşık yüzde 90’ının normal şekilde işlemeye devam ettiğini söyledi.
Şimşek ayrıca tasfiye işlemlerinin Borsa İstanbul üzerinde satış baskısı oluşturmayacak şekilde yürütüleceğini ve atılan adımların yatırımcı haklarının korunmasını amaçladığını ifade etti. Sınırlı sayıdaki fonda piyasa bozucu eylemler tespit edildiğini ve ilgili kurumların gerekli işlemleri yaptığını da belirtti.
Tera–Pusula Devir Sürecinin Durumu Ne?
Tera Grubu’nun 15 Eylül tarihli son kapsamlı KAP açıklamasına göre Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerindeki planlanan pay devri o tarihte henüz hukuken ve fiilen tamamlanmamıştı. Payların mülkiyeti ve yönetsel haklar Tera Grubu’na geçmemişti.
18 Eylül’de ise devir süreci kapsamında Pusula Finans Holding Yönetim Kurulu’na atanmış olan Emre Tezmen ve Erkan Kilimci’nin, üyelikleri Ticaret Sicili’ne tescil edilmeden görevlerinden ayrıldığı açıklandı.
20 Eylül itibarıyla KAP’taki Tera bildirim akışında planlanan pay devrinin tamamlandığına veya iptal edildiğine ilişkin daha yeni bir açıklama yer almıyor. Son devir bağlantılı bildirim, söz konusu yönetim kurulu üyeliklerinden ayrılma açıklaması.
Fon Piyasasında Bundan Sonra Ne Olacak
Bundan sonraki aşama iki ayrı başlık üzerinden ilerleyecek.
Fon yatırımcıları açısından temel süreç, SPK’nın belirlediği tasfiye takvimi olacak. İş Bankası ve Ziraat Bankası önce yatırımcı hesapları, fon varlıkları, alacaklar ve borçlar üzerinde mutabakat sağlayacak; ardından fon portföyündeki varlıklar piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınarak nakde çevrilecek. Oluşan nakit belirlenen dönemlerde yatırımcı hesaplarına aktarılacak. Mevcut düzenleme bu işlemler için üç aya kadar süre tanıyor.
İkinci başlık ise sektörün düzenleyici çerçevesi. Ağustos sonunda fon yoğunlaşmalarına ve portföy yönetim şirketlerine yönelik kuralların sıkılaştırılmasının ardından yaşanan son gelişmeler, likidite yönetimi, kaldıraç, teminat yapısı ve yatırımcı yoğunlaşmasının daha yakından izleneceği bir dönemin başladığını gösteriyor. Şimşek de serbest fonlara yönelik yeni rehberin daha sıkı kurallar getirdiğini ve teminat yapısının güçlendirildiğini söyledi.
Tera–Pusula dosyasında birkaç gün içinde satın alma görüşmelerinden yönetim değişikliklerine, fonlarda temerrütten geniş kapsamlı SPK tasfiyesine uzanan hızlı bir gelişme zinciri yaşandı. Şimdi piyasanın odağında tasfiye edilen 131 fondaki yatırımcı ödemelerinin hangi hızla tamamlanacağı, varlık satışlarının piyasaya etkisi ve Tera–Pusula pay devri sürecinin nasıl sonuçlanacağı bulunuyor.
Papara kart ve fatura ödeme hizmetlerini yeniden kullanıma açtı

Papara, bir süredir erişime kapalı olan Papara Card ve fatura ödeme hizmetlerini yeniden devreye aldı. Para transferi hizmetleri süreç boyunca devam ederken Papara Invest üzerinden sunulan yatırım ve kıymetli maden işlemlerinde de kesinti yaşanmadı. Kart ve fatura ödemelerinin açılmasıyla birlikte cashback kampanyaları da yeniden başladı.
Papara CEO’su Tarık Dalmaz, kullanıcı deneyimini ve güvenini koruyarak geliştirmeyi öncelik olarak gördüklerini belirtti. Dalmaz, mevcut cashback kampanyalarına yeni kampanyaların da ekleneceğini söyledi. Şirket, daha fazla özelliğin kısa süre içinde kullanıma sunulacağını açıkladı.
Papara için kritik gösterge günlük kullanımın ne kadar hızlı toparlanacağı
Papara Card, fatura ödemeleri ve cashback programı kullanıcıların platformla günlük temasını besleyen ürünler arasında. Bu hizmetlerin yeniden açılması, Papara’nın ödeme trafiğini ve kullanıcı aktivitesini yeniden artırması açısından önemli. Önümüzdeki dönemde kart kullanımının, cashback katılımının ve ödeme frekansının ne hızda toparlanacağı Papara’nın kullanıcı davranışındaki dönüşü ölçmek için en anlamlı göstergeler olacak.
Kartlı ödemeler ağustosta 2,99 trilyon TL’ye ulaştı

Bankalararası Kart Merkezi’nin Ağustos 2026 verilerine göre Türkiye’de kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla yapılan ödemelerin toplam tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39 artarak 2 trilyon 990,4 milyar TL’ye ulaştı. Toplam işlem adedi yüzde 11 artışla 1 milyar 991,8 milyon oldu. Türkiye’deki toplam kart sayısı ise 478 milyona yükseldi. Kredi kartlarıyla yapılan ödemeler 2 trilyon 537 milyar TL, banka kartlarıyla yapılan ödemeler 445,9 milyar TL olarak gerçekleşti.
İnternetten kartlı ödeme tutarı yıllık yüzde 41 artışla 923,9 milyar TL’ye çıktı ve toplam kartlı ödeme tutarının yüzde 30’unu oluşturdu. Temassız ödeme tutarı da yüzde 42 artarak 1 trilyon 39,9 milyar TL’ye ulaştı. Mağaza içindeki her 5 kartlı ödemenin 4’ü temassız gerçekleştirildi. Ön ödemeli kartlarda ise farklı bir tablo görüldü. Ödeme tutarı yüzde 43, işlem adedi yüzde 39 geriledi.
Kartlı ödemelerde büyümenin ağırlığı kredi kartı ve temassız kanalda
Ağustos verileri, Türkiye’de kart kullanımının günlük ödeme davranışında ulaştığı ölçeği net biçimde gösteriyor. İnternetten ödemelerin toplam tutarın yüzde 30’una ulaşması dijital ticaretin kart ekosistemindeki ağırlığını koruduğunu ortaya koyuyor. Mağaza içi ödemelerde temassız kullanımın yüzde 80 seviyesine gelmesi ise kullanıcı alışkanlığının büyük ölçüde yerleştiğini gösteriyor. Ön ödemeli kartlardaki sert gerileme önümüzdeki aylarda ayrıca izlenmeli. Kartlı ödeme pazarındaki büyümenin hangi ürünlerden geldiğini anlamak için artık toplam hacmin yanında kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kart kırılımına daha yakından bakmak gerekiyor.
iyzico DDoS saldırısının ardından hizmetlerini normale döndürdü

iyzico, 14 Eylül akşamı yoğun bir DDoS saldırısına maruz kaldığını açıkladı. Saldırı sırasında sistemlerde yavaşlama ve erişim sorunları yaşanırken yanıt sürelerindeki uzama bazı ödeme işlemlerini etkiledi. Şirket, teknoloji, güvenlik ve regülasyon ekiplerinin sürece dahil edildiğini, ilgili kurumlar ve iş ortaklarının bilgilendirildiğini açıkladı. Hizmetler daha sonra normal seyrine döndü.
iyzico CEO’su Orkun Saitoğlu, iyzico’nun her gün on binlerce işletmenin milyonlarca ödemesine eşlik ettiğine dikkat çekerek ödeme hizmetlerindeki aksaklıkların üye iş yerlerinin iş sürekliliğine doğrudan yansıdığını belirtti. Şirket, saldırının ardından süreci analiz ederek altyapı ve hizmet dayanıklılığını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
DDoS riski ödeme kuruluşlarında iş sürekliliği gündemini öne çıkarıyor
DDoS saldırılarında ödeme kuruluşları açısından temel risk, sistemlerin erişilebilirliği ve işlem akışının devamlılığı. Ödeme sayfasındaki birkaç saniyelik gecikme bile yüksek hacimli üye iş yerlerinde başarısız işlem, yarım kalan sepet ve gelir kaybı yaratabiliyor. Bu nedenle iyzico örneği, ödeme altyapısında siber güvenlik yatırımlarının kapasite yönetimi, trafik filtreleme ve kesinti anındaki operasyon planlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini yeniden hatırlatıyor.
iyzico ekibine geçmiş olsun diliyorum. Ödeme sektöründe DDoS gibi saldırılar, teknik bir güvenlik başlığının ötesinde hizmet sürekliliğini, müşteri güvenini ve operasyonel dayanıklılığı aynı anda test ediyor. Böylesi anlarda hızlı müdahale kadar şeffaf iletişim de çok kıymetli.
UPT ve Paysend iki yönlü para transferi entegrasyonunu başlattı

UPT ile küresel para transferi platformu Paysend, Türkiye ile yurt dışı arasındaki para transferlerini iki yönlü hale getiren entegrasyonu devreye aldı. İş birliği sayesinde Paysend kullanıcıları Türkiye’ye para gönderebilirken, UPT altyapısı üzerinden Türkiye’den de Paysend’in hizmet verdiği ülkelere transfer yapılabilecek. Yeni yapı, iki şirketin dağıtım ağlarını karşılıklı olarak birbirine açıyor.
UPT Genel Müdürü Murat Kastan, 12 milyonu aşkın kullanıcısı bulunan Paysend ile kurulan entegrasyonun kullanıcı erişimini genişleteceğini belirtti. Paysend Chief Network Officer Zoe Duncombe-Wood ise gerçek bir küresel ödeme ağının iki yönlü bağlantılarla kurulabileceğine dikkat çekti.
Para transferinde entegrasyon tek yönlü dağıtımdan karşılıklı koridora geçiyor
UPT–Paysend iş birliğinde dikkat çeken nokta, uluslararası para transferinin iki şirket arasında karşılıklı çalışan bir koridora dönüşmesi. Bu model, yerel ödeme kuruluşlarının küresel platformlarla kurduğu entegrasyonlarda sadece Türkiye’ye para girişini artırmakla kalmıyor. Türkiye’den dışarıya yapılan transferlerde de aynı altyapının kullanılmasını sağlıyor. Sınır ötesi ödemelerde rekabet açısından asıl değer, daha fazla ülkeye erişim kadar bu koridorlarda işlem süresi, maliyet ve kullanıcı deneyimini birlikte iyileştirebilmekte olacak.
PayWall ödeme anomalilerini işlem akışında erken tespit ediyor

PayWall, çok sağlayıcılı ödeme altyapılarında oluşan performans sorunlarını erken aşamada belirlemek için System Anomaly Detection çözümünü geliştirdi. Sistem her işletmenin işlem hacmi, ödeme başarı oranı, hata kodları, yanıt süreleri, zaman aşımı oranları ve sağlayıcı performansından kendi normal davranış profilini oluşturuyor. Banka, ödeme kuruluşu, kart grubu, taksit seçeneği ve işlem türündeki bozulmalar ayrı ayrı takip edilebiliyor.
Çözüm PayWall’un ödeme orkestrasyonu altyapısıyla birlikte çalışıyor. Bir sağlayıcıdaki performans düşüşü tespit edildiğinde oluşan sinyal, tanımlanan kurallara göre PayRoute üzerinden trafiğin başka bir sağlayıcıya yönlendirilmesini veya PayJump ile alternatif ödeme akışlarının devreye alınmasını destekleyebiliyor. Fraud LLM entegrasyonu da teknik sorunlarla şüpheli işlem hareketlerinin daha hızlı ayrıştırılmasına yardımcı oluyor. PayWall CEO’su Arif Ferah, hedeflerinin ödeme operasyonlarını proaktif ve veriye dayalı bir yapıya taşımak olduğunu belirtti.
Ödeme orkestrasyonunda tespit hızı doğrudan gelir performansına bağlanıyor
Çok sağlayıcılı ödeme altyapılarında genel başarı oranı sağlıklı görünürken belirli bir banka, kart grubu veya işlem tipinde kayıp yaşanabilir. Bu tür lokal bozulmaların erken yakalanması, başarısız işlemin gelir kaybına dönüşmeden önce aksiyon alınmasını sağlıyor. PayWall’un anomali tespitini yönlendirme ve ödeme kurtarma araçlarıyla birlikte çalıştırması, ödeme orkestrasyonunu izleme katmanından gerçek zamanlı operasyon yönetimine taşıyan somut bir kullanım alanı oluşturuyor.
Craftgate Shopify mağazalarında ödeme altyapısını genişletiyor

Craftgate, Shopify kullanan orta ve yüksek ölçekli e-ticaret şirketlerine farklı banka ve ödeme kuruluşlarını tek altyapıda yönetme imkânı sunan yeni modülünü devreye aldı. Shopify ile doğrudan entegrasyonu bulunmayan sanal POS’lar da sisteme bağlanabiliyor. Böylece işletmeler mevcut banka anlaşmalarını koruyarak alternatif ödeme yöntemlerini, yurt dışı ödeme seçeneklerini ve farklı sağlayıcıları aynı ödeme akışında kullanabiliyor.
Craftgate Pazarlama Müdürü Taylan Kaymakcı, mağazaların ölçeği büyüdükçe sağlayıcı seçimi, kampanya kurguları, sipariş senkronizasyonu, ödeme başarı oranı ve komisyon maliyetinin birlikte yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. Derimod, Craftgate altyapısıyla ödeme başarı oranını yüzde 80’in üzerine taşıdı. Şirketin E-Ticaret Direktörü Uğur Kargı, farklı sanal POS ve ödeme kuruluşlarıyla çalışabilmenin ödeme süreçlerindeki esnekliği artırdığını belirtti.
Shopify büyüdükçe ödeme orkestrasyonu satış performansına doğrudan etki ediyor
Yüksek hacimli e-ticarette ödeme altyapısının performansı dönüşüm oranını doğrudan etkiliyor. Sağlayıcı kaynaklı kesintide işlemin alternatif sanal POS’a yönlendirilmesi, komisyon maliyetine göre akıllı yönlendirme yapılması ve tahsilatla siparişin eş zamanlı ilerlemesi satış kaybını azaltan operasyonel araçlara dönüşüyor. Derimod’un yüzde 80’in üzerindeki ödeme başarı oranı, ödeme orkestrasyonunun e-ticarette gelir ve dönüşüm performansına ölçülebilir katkı sağlayabildiğini gösteriyor.
Tarfin Fenerbahçe basketbol takımlarına isim ve forma sponsoru oldu

Tarfin, Fenerbahçe Erkek ve Kadın Basketbol Takımlarının 2026/2027 ve 2027/2028 sezonlarını kapsayan isim ve forma göğüs sponsoru oldu. İki sezonluk anlaşmayla Tarfin logosu takımların kompozit logolarında ve Türkiye ile Avrupa müsabakalarında kullanılan formaların göğüs bölümünde yer alacak. Erkek Basketbol Takımı bu dönemde Fenerbahçe Tarfin adıyla mücadele edecek.
Tarfin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı, şirketin 2017’den bu yana teknoloji ve veri bilimi odağında tarım değer zincirine yönelik çözümler geliştirdiğini söyledi. Ballı, Tarfin Flex ile faaliyet alanlarını genişlettiklerini ve yeni kitlelere ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Sponsorluk anlaşmasını da bu dönüşümün marka tarafındaki adımlarından biri olarak konumlandırdı.
Tarfin tarım finansmanından daha geniş bir marka alanına açılıyor
Fenerbahçe ile yapılan iki sezonluk anlaşma, Tarfin’in tarım finansmanı odağında oluşturduğu marka kimliğini daha geniş tüketici kitlelerine taşıma hedefini destekliyor. Tarfin Flex ile başlayan ürün genişlemesinin yüksek görünürlüklü bir spor sponsorluğuyla desteklenmesi, şirketin yeni müşteri segmentlerinde bilinirlik oluşturmak istediğini gösteriyor. Fintek şirketleri açısından spor sponsorluğu burada marka ölçeğini büyütme ve yeni ürünlerin dağıtımını destekleme aracı olarak kullanılıyor.
Bu Hafta Nelerin Peşine Düştüm?!
İmza törenine ben de katıldım. Tarfin’in Fenerbahçe ile kurduğu bu iş birliğini, şirketin tarım finansmanından daha geniş bir finansal hizmetler alanına açılma hedefi ve Tarfin Flex ile başlayan yeni dönem üzerinden ayrıca değerlendirdim. Törenden notlarımı ve sponsorluk anlaşmasının arka planını burada bulabilirsiniz:
Tarfin Fenerbahçe Basketbolunun Yeni İsim Sponsoru Oldu
İş Bankası İş’te KOBİ Sigortası’nı İşCep’e taşıdı

İş Bankası, Anadolu Sigorta ile geliştirdiği İş’te KOBİ Sigortası’nı İşCep üzerinden satışa açtı. KOBİ ve işletmeler poliçeyi “Sigortalar & Bireysel Emeklilik” menüsünden inceleyip satın alma sürecini dijital ortamda tamamlayabiliyor. Ürün yangın, deprem, sel, hırsızlık, makine kırılması ve elektronik cihaz hasarlarının yanı sıra iş durması ve kira kaybı gibi işletme faaliyetini doğrudan etkileyen riskleri de kapsıyor. İşletmenin mülk sahibi veya kiracı olmasına göre farklı seçenekler sunuluyor.
Poliçede çalışanlar ve ziyaretçiler için Anadolu Acil Sağlık Hizmetleri, işletmelere yönelik yardım ve danışmanlık hizmetleri de bulunuyor. İş Bankası, KOBİ’lere yönelik dijital hizmetlerini ağustos ayında kullanıma sunduğu Finansal Sağlık Raporu’nun ardından sigorta tarafında da genişletmiş oldu.
Sigorta KOBİ bankacılığında çapraz ürün alanını büyütüyor
İş’te KOBİ Sigortası’nın İşCep’e taşınması, bankanın KOBİ müşterisiyle kredi ve ödeme işlemleri dışında da düzenli temas kurabileceği yeni bir alan açıyor. Finansal sağlık analizi ile sigortanın aynı dijital kanal içinde sunulması, işletmenin nakit akışı kadar operasyonel risklerinin de bankacılık deneyimine dahil edilmesini sağlıyor. KOBİ bankacılığında çapraz ürün stratejisinin finansman, ödeme ve sigortayı aynı müşteri yolculuğunda birleştirmesi bankaların dijital dağıtım gücünü daha değerli hale getiriyor.
Multinet Up TEİD üyesi oldu

Multinet Up, etik, uyum, şeffaflık ve hesap verebilirlik yaklaşımını güçlendirmek amacıyla Etik ve İtibar Derneği’ne (TEİD) kurumsal üye oldu. Şirket, üyelik kapsamında güncel iyi uygulamaları daha yakından takip etmeyi, çalışanların bu alandaki farkındalık ve yetkinliklerini geliştirmeyi ve farklı sektörlerden kurumlarla bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. Multinet Up bugün 1,5 milyondan fazla kart kullanıcısı, 50 bini aşkın kurumsal müşteri ve 130 binden fazla anlaşmalı noktadan oluşan geniş bir ekosisteme hizmet veriyor.
2010 yılında kurulan TEİD’in Mart 2026 itibarıyla 250’ye yakın kurumsal üyesi bulunuyor. Dernek, Birleşmiş Milletler Global Compact ve OECD’nin yolsuzlukla mücadele standartlarıyla uyumlu çalışmalar yürütüyor. Multinet Up da TEİD üyeliğinden edineceği bilgi ve deneyimi kendi iş ortakları ve geniş ekosistemine taşımayı planlıyor.
Uyum kültürü geniş ekosistemlerde rekabet avantajına dönüşüyor
Multinet Up gibi çok sayıda kurumsal müşteri, kullanıcı ve üye iş yeriyle çalışan yapılarda etik ve uyum standartları operasyonun güvenilirliği açısından doğrudan önem taşıyor. TEİD üyeliğinin gerçek etkisi, iyi uygulamaların şirket içi prosedürlere, iş ortaklığı süreçlerine ve günlük karar mekanizmalarına ne ölçüde taşındığıyla görülecek. Kurumsal yönetişim kalitesi, geniş ödeme ve yan hak ekosistemlerinde güveni koruyan temel unsurlardan biri haline geliyor.
Mastercard Türkiye Great Place To Work sertifikasını yeniledi

Mastercard Türkiye, çalışan deneyimi ve kurum kültürü alanında Great Place To Work-Certified sertifikasını yeniden aldı. Trust Index çalışan anketinde çalışanların yüzde 91’i Mastercard Türkiye’yi harika bir iş yeri olarak tanımladı. Şirket aynı zamanda “Best Workplaces in Financial Services & Insurance 2026” listesinde 100-499 çalışan kategorisinin en iyi üç işvereni arasına girdi. Araştırmada çalışanların yüzde 99’u çalışma ortamını güvenli bulduğunu, yüzde 97’si milliyet veya kökenden bağımsız olarak adil davranıldığını, yüzde 94’ü ise Mastercard’da çalışmaktan gurur duyduğunu belirtti.
Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, farklı bakış açılarının yenilikçiliği desteklediğini, güven ve karşılıklı saygının sürdürülebilir başarı açısından önemli olduğunu söyledi. Faydacı, sertifikanın doğrudan çalışanların değerlendirmelerine dayanmasının sonucu daha anlamlı hale getirdiğini vurguladı.
Finans sektöründe yetenek rekabeti kurum kültürünü daha görünür hale getiriyor
Finans ve ödeme sektöründe teknoloji yatırımlarının hızı, nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacı da artırıyor. Bu nedenle çalışan bağlılığı, güvenli çalışma ortamı ve kapsayıcılık sonuçları işveren markasının ötesinde yetenek çekme ve elde tutma kapasitesi açısından önem taşıyor. Mastercard Türkiye’nin yüksek çalışan skorları, teknoloji ve finans şirketlerinde kurum kültürünün uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen başlıklardan biri olduğunu gösteriyor.
Midas borçlanma aracı ihracı için SPK’ya başvurdu

Midas Menkul Değerler, yurt içinde nitelikli yatırımcılara yönelik 2,24 milyar TL’ye kadar tahvil ve finansman bonosu ihracı için Sermaye Piyasası Kurulu’na başvurdu. Yönetim Kurulu kararı 15 Eylül’de alınırken başvuru 16 Eylül’de yapıldı. Türk lirası cinsinden planlanan ihraçlar farklı vadelerde ve birden fazla seferde gerçekleştirilebilecek. Satışların halka arz yerine tahsisli ve nitelikli yatırımcılara yönelik yapılması planlanıyor.
Buradaki 2,24 milyar TL gerçekleşmiş bir borçlanma tutarı değil, SPK’dan talep edilen ihraç tavanı. Kurul onayının ardından Midas bu sınır içinde farklı tarihlerde ve farklı vadelerde borçlanma aracı ihraç edebilecek. Şirketin son dönemde Atlas, Avrupa borsaları, VİOP, DeFi ve yapay zeka destekli Piyasa Rehberi gibi yeni ürünleri devreye alması da finansman kaynaklarını çeşitlendirme ihtiyacını daha görünür hale getiriyor.
Midas büyümenin finansman tarafında sermaye piyasalarına açılıyor
Midas bugüne kadar ağırlıklı olarak yatırım turları ve özkaynak finansmanıyla büyüme gündeminde yer aldı. Tahvil ve finansman bonosu için yapılan bu başvuru, şirketin finansman tarafına borçlanma araçlarını da eklemeye hazırlandığını gösteriyor. SPK onayından sonra hangi vadelerde ve hangi büyüklüklerde ihraç yapılacağı, Midas’ın sermaye yapısını nasıl çeşitlendireceğini daha net gösterecek.
Mükellef Teknoloji Robom’un kapsamını mali müşavirler ve e-ticarete genişletti

Mükellef Teknoloji, yapay zeka destekli ön muhasebe çözümü Robom’a Defter Beyan Sistemi ve e-ticaret entegrasyonlarını ekledi. Mali müşavirlere yönelik geliştirilen Robom Müşavir, gelir ve gider belgelerini işleyerek Defter Beyan Sistemi kurallarına uygun mali kayda dönüştürüyor. KDV ayrıştırma, sınıflandırma, istisna, tevkifat ve binek araç hesaplamaları otomatik yapılabiliyor. Şirketin verdiği bilgilere göre geleneksel yöntemlerle 8 ila 10 saat sürebilen beyan hazırlık süreci 30 ila 45 dakikaya kadar indirilebiliyor.
E-ticaret tarafındaki yeni entegrasyon ise farklı pazar yerlerinden gelen siparişleri, faturalandırmayı ve satış performansını tek panelde topluyor. Mükellef Teknoloji Kurucu Ortağı ve CEO’su Kenan Açıkelli, Robom’u işletmelerin ve mali müşavirlerin operasyonel yükünü azaltacak şekilde geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
Muhasebe yazılımlarında rekabet iş yükünü ne kadar azalttığı üzerinden okunacak
Robom’un yeni özellikleri, yapay zekanın muhasebe tarafında en somut kullanım alanlarından birine işaret ediyor. Belge işleme, sınıflandırma ve beyan hazırlığının otomasyonu mali müşavirlerin tekrar eden iş yükünü ciddi ölçüde azaltabilir. E-ticaret entegrasyonu da sipariş ile muhasebe arasındaki veri akışını tek sisteme taşıyor. Bu alanda ürünlerin değerini belirleyen temel kriter, yapay zeka iddiasından çok manuel işlem süresinde ve hata oranında ne kadar ölçülebilir kazanım sağladıkları olacak.
Gülçin Aytemizel Telatar Ant International Türkiye Ülke Müdürü oldu

Finansal teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Gülçin Aytemizel Telatar, Ant International Türkiye Ülke Müdürü olarak göreve başladı. Telatar, yeni görevinde şirketin teknolojilerinin Türkiye pazarına sunulması, yeni iş ortaklıklarının geliştirilmesi ve Türkiye’deki büyüme fırsatlarının değerlendirilmesinden sorumlu olacak.
Telatar, kariyerinde finansal teknoloji sektöründe farklı yönetim görevleri üstlendi. Son olarak Starpay Genel Müdürü olarak görev yapan Telatar, yeni görevine ilişkin açıklamasında Ant International’ın yenilikçi teknolojilerini Türkiye’ye taşımaya, güçlü iş ortaklıkları kurmaya ve yeni fırsatlar geliştirmeye odaklanacağını söyledi.
Ant International Türkiye’de daha görünür bir büyüme dönemine hazırlanıyor
Ant International’ın Türkiye operasyonlarını yerel bir ülke yöneticisiyle güçlendirmesi, şirketin pazardaki iş ortaklıklarını daha sistematik biçimde büyütme niyetini gösteriyor. Türkiye, sınır ötesi ödemeler, dijital cüzdanlar ve küresel ödeme ağları açısından güçlü bir kullanım potansiyeline sahip. Telatar’ın yerel fintek ekosistemindeki deneyimi, Ant International’ın teknoloji ve dağıtım gücünü Türkiye’de doğru iş ortaklarıyla buluşturması açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.
Onur Karaca ColendiBank Hazine ve Finansal Kurumlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı oldu

ColendiBank, Onur Karaca’yı Hazine ve Finansal Kurumlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine atadı. 2024 yılında bankaya Hazine ve Finansal Kurumlar Direktörü olarak katılan Karaca, ColendiBank’ın kuruluş ve faaliyete geçiş sürecinde hazine, hazine operasyonları ve finansal kurumlar yapılanmasının oluşturulmasına liderlik etti. Yeni görevinde bilanço stratejisi, likidite yönetimi, fonlama yapısının çeşitlendirilmesi, hazine ürünleri ve yerel ile uluslararası finansal kurumlarla ilişkilerden sorumlu olacak.
ColendiBank Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Deniz Devrim Cengiz, Karaca’nın bankanın hazine mimarisini sıfırdan oluşturan isimlerden biri olduğunu söyledi. Onur Karaca ise yeni dönemde büyümeyi güçlü bir bilanço yapısıyla desteklemeye, finansal kurumlarla ilişkileri derinleştirmeye ve karar süreçlerinde veri ile teknolojinin kullanımını artırmaya odaklanacaklarını belirtti. Karaca daha önce Yapı Kredi, Odeabank ve Misyon Yatırım Bankası’nda hazine ve bilanço yönetimi alanlarında görev yaptı.
Dijital bankalarda büyümenin ikinci ayağı bilanço yönetimi
ColendiBank müşteri kabulünün ardından ölçeklenme dönemine geçerken hazine fonksiyonunun yönetim seviyesinde güçlendirilmesi önemli bir adım. Dijital bankalarda kullanıcı ve mevduat büyümesinin sağlıklı ilerlemesi için likidite, fonlama maliyeti, aktif-pasif dengesi ve finansal kurum ilişkilerinin aynı disiplin içinde yönetilmesi gerekiyor. Karaca’nın kuruluş aşamasında kurduğu hazine altyapısını şimdi büyüme dönemine taşıması, ColendiBank’ın ölçeklenme stratejisinde bilanço yönetimine verdiği ağırlığı gösteriyor.
Gökçe Çakıt ING Türkiye Mali Kontrol ve Hazine Genel Müdür Yardımcısı oldu

ING Türkiye’de Gökçe Çakıt, Mali Kontrol ve Hazine Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi olarak atandı. BDDK onaylarının ardından 18 Eylül 2026 itibarıyla göreve başlaması planlanan Çakıt, bankanın mali kontrol ve hazine yönetimine liderlik edecek. Çakıt son olarak ING Türkiye Finansal Raporlama ve Vergi Direktörü ile ING Teknoloji Genel Müdürü görevlerini yürütüyordu.
ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, mali kontrol ve etkin hazine yönetiminin bankanın sürdürülebilir büyüme hedeflerindeki stratejik öncelikler arasında yer aldığını söyledi. ING Türkiye’nin 2026’nın ilk yarısında aktif büyüklüğü 298,1 milyar TL’ye, özkaynakları ise 25,8 milyar TL’ye ulaştı. Çakıt, 2007’den bu yana ING Türkiye’de finans fonksiyonunun farklı alanlarında görev aldı ve ING Teknoloji’nin kuruluş sürecindeki dönüşüm projelerinde sorumluluk üstlendi.
Finans ve teknoloji deneyimi aynı yönetim alanında buluşuyor
Gökçe Çakıt’ın finansal raporlama, vergi ve teknoloji yönetimindeki deneyiminin ardından mali kontrol ve hazine sorumluluğunu üstlenmesi, bankanın finansal yönetim ile teknoloji altyapısı arasındaki bağı güçlendiren bir atama. Bilanço büyüdükçe likidite, fonlama, mali kontrol ve veri altyapısının aynı karar mekanizmasında daha yakın çalışması önem kazanıyor. ING Teknoloji’nin kuruluş sürecinde görev alan bir yöneticinin hazine ve mali kontrol tarafına geçmesi, teknoloji yatırımlarının finansal yönetim süreçlerine daha fazla taşınabileceği bir alan açıyor.
Muzaffer Lale DenizBank AG’nin yeni CEO’su oldu

DenizBank AG’de 2005 yılından bu yana görev yapan Muzaffer Lale, CEO olarak atandı. Bankada 20 yılı aşkın süredir farklı sorumluluklar üstlenen Lale, Ekim 2024’ten bu yana Yönetim Kurulu Üyesi ve Mali İşler Müdürü olarak görev yapıyordu. Kariyeri boyunca finansal kontrol ve bütçeleme, düzenleyici raporlama, muhasebe ve vergi alanlarında çalıştı.
DenizBank AG, atamaya ilişkin açıklamasında Lale’nin uzun yıllardır kurumun önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Yeni görevinde bankanın gelişimine katkı sunmaya devam edeceğini belirtti.
Finans kökenli yönetim deneyimi CEO koltuğuna taşındı
Muzaffer Lale’nin atanmasında öne çıkan taraf, bankanın yönetimini kurumu uzun süredir tanıyan ve finansal yönetimin farklı alanlarında görev almış bir ismin üstlenmesi. Düzenleyici raporlama, bütçe, muhasebe ve vergi deneyimi özellikle Avrupa bankacılığında sermaye, maliyet ve uyum disiplininin birlikte yönetildiği bir dönemde güçlü bir yönetim zemini sunuyor. DenizBank AG’nin yeni döneminde Lale’nin bu finansal birikimi büyüme stratejisiyle nasıl birleştireceği yakından izlenecek.
Yapı Kredi DIRAK Yerli HSM’yi kullanan ilk banka oldu

Yapı Kredi, TÜBİTAK BİLGEM tarafından 10 yılı aşkın süredir geliştirilen DIRAK Yerli HSM’yi kullanan ilk banka oldu. Banka, teknolojiyi ilk olarak kartlı ödeme sistemlerinde kart basım senaryosunda devreye aldı. HSM, finansal işlemlerde kullanılan kriptografik anahtarların korunması, PIN güvenliği, işlem doğrulama ve kritik verilerin şifrelenmesi gibi süreçleri fiziksel güvenlik donanımı üzerinde yönetiyor. DIRAK projesi ödeme sistemleri, genel amaçlı kullanım ve blokzincir olmak üzere üç ayrı HSM alanında geliştiriliyor.
Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Gökhan Özdinç, projenin yüksek maliyet ve dışa bağımlılık yaratan kritik bir teknolojinin Türkiye’de geliştirilmesi açısından önem taşıdığını söyledi. Yapı Kredi’de 60 bini aşkın elektronik teminat mektubu işlemi de DIRAK HSM üzerinden gerçekleştirildi. TÜBİTAK BİLGEM Merkez Başkanı Doç. Dr. Ali Görçin ise ödeme sistemlerinin yüksek güvenlik ve yoğun kriptografik işlem gerektirdiğine dikkat çekti.
Ödeme güvenliğinde kritik teknoloji yerel altyapıya taşınıyor
HSM, bankaların ödeme altyapısında en kritik güvenlik katmanlarından biri. Kart üretiminden PIN yönetimine ve işlem doğrulamaya kadar güven zincirinin merkezinde yer alıyor. DIRAK’ın gerçek bankacılık operasyonunda kullanılmaya başlanması, yerli ödeme altyapısı açısından somut bir eşik oluşturuyor. Türkiye’nin TROY, FAST ve Dijital Türk Lirası ile genişleyen yerel ödeme mimarisinde kriptografik güvenlik katmanının da yerli teknolojiyle desteklenmesi, dışa bağımlılık ve kritik altyapı risklerinin azaltılması açısından stratejik değer taşıyor.
Enpara Bank Encard Genç ile 10–17 yaş grubuna dijital harçlık yönetimi sunuyor

Enpara Bank, 10–17 yaş arasındaki çocukların kendi adlarına banka kartı kullanabilmesini sağlayan Encard Genç’i kullanıma sundu. Ebeveynler Enpara Bank Cep Şube üzerinden çocukları adına kart oluşturabiliyor, farklı kart tasarımları arasından seçim yapabiliyor, karta para yükleyebiliyor ve harcamaları takip edebiliyor. Çocuklara açılan özel Cep Şube erişiminde ise bakiye ve harcama hareketleri görüntülenebiliyor. Uygulama üzerinden ebeveynden para talep etmek de mümkün.
Encard Genç ile harçlık yönetimi banka kartı ve mobil uygulama üzerinden ebeveyn kontrolünde dijital ortama taşınıyor. Enpara Bank’ın ürünü, 10 yaşından başlayan yaş aralığıyla çocukların kendi harcama hareketlerini daha erken dönemde takip edebilmesine alan açıyor.
Genç kullanıcı bankacılığı yeni müşteri ilişkisinin başlangıç noktası oluyor
Çocuk ve gençlere yönelik kart ürünlerinde asıl değer, ödeme yapabilmenin yanında finansal davranışın erken yaşta görünür hale gelmesi. Bakiye takibi, harcama geçmişi ve ebeveynden dijital para talebi gibi özellikler çocuk için ilk finansal deneyimi oluştururken banka açısından da uzun vadeli müşteri ilişkisinin başlangıç noktasını yaratıyor. Genç bankacılığında rekabet, ebeveyn kontrolü ile çocuğa verilen finansal hareket alanı arasındaki denge üzerinden ilerleyecek.
BİM’in Dost Katılım Bankası 10 milyar TL sermayeyle resmen kuruldu

BİM Birleşik Mağazalar’ın kurduğu Dost Katılım Bankası AŞ’nin kuruluş işlemleri tamamlandı. Banka, 16 Eylül’de İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tescil edildi. Kuruluş sermayesi 10 milyar TL olarak belirlenirken BİM’in doğrudan payı yüzde 99,99996 seviyesinde bulunuyor. Sermayenin dörtte biri tescil sırasında ödendi. Kalan bölümün BDDK’ya yapılacak faaliyet izni başvurusuna kadar tamamlanması planlanıyor.
BDDK, Dost Katılım Bankası’na 11 Haziran’da kuruluş izni vermişti. Tescilin tamamlanmasıyla süreç faaliyet izni aşamasına geçti. Bankanın müşterilere hizmet vermeye başlayabilmesi için BDDK’dan faaliyet izni alması gerekiyor.
BİM’in finansal hizmetler stratejisinde asıl sınav dağıtım gücü olacak
Dost Katılım Bankası’nın kuruluşu, BİM’in finansal hizmetler tarafındaki planını somut bir bankacılık yapısına taşıdı. BİM’in Türkiye genelindeki fiziksel erişimi ve yüksek müşteri trafiği, bankanın müşteri kazanımı açısından önemli bir dağıtım avantajı yaratabilir. Bundan sonraki kritik başlıklar faaliyet izninin alınması, bankanın hangi ürünlerle pazara çıkacağı ve perakende ağı ile dijital bankacılık altyapısının nasıl bir araya getirileceği olacak.
ÜNLÜ & Co İngiltere’de yatırım bankacılığına geçiyor

ÜNLÜ & Co’nun İngiltere’deki yüzde 100 dolaylı bağlı ortaklığı UNLU Securities UK Limited, Financial Conduct Authority’den faaliyet izinlerinin genişletilmesi ve “Merchant Bank” unvanının kullanılması için gerekli onayları aldı. Şirket, bundan sonra UNLU Merchant Bank Limited adıyla yatırım bankası statüsünde faaliyet gösterecek. Yeni izinlerle birlikte bireysel ve kurumsal müşterilere uluslararası piyasalarda daha geniş bir yatırım ve finansal hizmet seti sunulabilecek.
Bu adım, ÜNLÜ & Co’nun İngiltere’de 2024 yılında aldığı yatırım danışmanlığı yetkisinin devamı niteliğinde. Londra yapılanması artık daha kapsamlı bir yatırım bankacılığı modeline geçiyor. FCA onayı, şirketin İngiltere pazarındaki faaliyet alanını ve uluslararası müşterilere sunabileceği hizmetlerin kapsamını genişletiyor.
Londra yapılanması uluslararası büyümede daha stratejik bir rol üstleniyor
ÜNLÜ & Co’nun İngiltere’de yatırım bankası statüsüne geçmesi, grubun uluslararası büyümesini doğrudan düzenleyici yetki ve ürün kapasitesi üzerinden güçlendiren bir adım. Londra’da daha geniş yatırım ve finansal hizmet sunabilmek, özellikle uluslararası müşteri kazanımı ve sınır ötesi işlemler açısından yeni bir hareket alanı yaratabilir. Burada asıl değer, ÜNLÜ & Co’nun Türkiye’deki yatırım bankacılığı deneyimini Londra merkezli daha geniş bir müşteri ve işlem ağına taşıyabilmesinde olacak.
SPK Kripto Platformuna Onay Verdi Altı Fonun Tasfiyesine İzin Çıktı

SPK’nın 16 Eylül 2026 tarihli bülteninde kripto, fon ve borçlanma araçlarına ilişkin önemli kararlar yer aldı. AHL Gold E-Ticaret AŞ’nin Ahlatcı Kripto Varlık Alım Satım Platformu AŞ unvanıyla yeni bir platform kurma talebi olumlu karşılandı. Karar kuruluş onayını kapsıyor. Bültende platforma faaliyet izni verildiğine ilişkin ayrı bir karar bulunmuyor. Neo Portföy’ün yeni girişim sermayesi yatırım fonunun ihraç belgesi onaylanırken Emaa Blue Portföy’ün sermaye artırımına da izin verildi.
Fon tarafında Golden Global Portföy bünyesindeki altı fonun tasfiyesine izin verildi. Bunlar arasında kısa vadeli kira sertifikaları, altın ve para piyasası katılım fonları ile üç girişim sermayesi yatırım fonu bulunuyor. SPK bülteninde tasfiye taleplerinin gerekçesi açıklanmadı. Kurul ayrıca Fair Finansman, Ulusal Faktoring, QNB Finansal Kiralama, Fiba Faktoring ve Trive Yatırım dahil birçok kuruluşun borçlanma aracı ihraçlarını onayladı. Alternatifbank’ın 500 milyon dolarlık yurt dışı tahvil ve finansman bonosu ihracı da bültende yer aldı.
Aynı bülten sermaye piyasalarının üç farklı risk alanını gösteriyor
Bu bültende kripto platformlarının kuruluş süreci, fonların tasfiyesi ve finans kuruluşlarının borçlanma ihtiyacı aynı anda görünür hale geliyor. Ahlatcı Kripto tarafında kuruluş onayı ile faaliyet izni arasındaki ayrım özellikle önemli. Golden Global fonlarının tasfiyesi ise fon yönetiminde likidite, ölçek ve sürdürülebilirlik başlıklarını yeniden gündeme getiriyor. Borçlanma aracı onaylarındaki yoğunluk da finans kuruluşlarının sermaye piyasasını fonlama kanalı olarak daha aktif kullandığını gösteriyor.
Golden Global Yatırım Bankası’nda ortaklık haklarını TMSF kullanacak

BDDK, Golden Global Yatırım Bankası’nın üç büyük ortağına ait paylardan doğan temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verdi. Karar, Emir Kaya’nın yüzde 53,98, Salih Berberoğlu’nun yüzde 32 ve Recep Kaba’nın yüzde 14 oranındaki paylarını kapsıyor. Bankanın ödenmiş sermayesi 1,65 milyar TL seviyesinde bulunuyor.
Burada önemli ayrım, ortaklık haklarının TMSF’ye geçmesi ile hisselerin mülkiyetinin devredilmesinin aynı şey olmaması. Mevcut karar bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı veya hisselerin TMSF’ye geçtiği anlamına gelmiyor. BDDK’nın ayrıntılı gerekçesi kamuya açık olmadığı için kararın 4 Eylül’deki OFAC yaptırımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söylemek de mümkün değil.
Banka yönetiminde kontrol alanı daralıyor
Temettü dışındaki ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılması, büyük hissedarların yönetim ve karar süreçlerindeki etkisini doğrudan sınırlandırıyor. Golden Global tarafında bundan sonraki kritik başlık, bankanın yönetim yapısının ve faaliyetlerinin bu yeni çerçevede nasıl devam edeceği olacak. OFAC yaptırımı ile BDDK kararı arasındaki yakın takvim dikkat çekiyor ancak mevcut bilgiler iki süreci hukuken birbirine bağlamaya yetmiyor.
BDDK Bank Mellat’ın Türkiye’deki faaliyet iznini kaldırdı

BDDK, İran merkezli Bank Mellat’ın İstanbul Türkiye Merkez Şubesinin faaliyet iznini kaldırdı. 18 Eylül 2026 tarihli ve 11572 sayılı karar, 19 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlandı. Karar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 71’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayanıyor. Bu madde, bankanın faaliyetlerine devam etmesinin mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları veya mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike oluşturduğu durumlarda faaliyet izninin kaldırılmasına imkân tanıyor. BDDK, Bank Mellat özelindeki değerlendirmelerin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşmadı.
Bank Mellat’ın Türkiye’deki geçmişi 1982’ye uzanıyor. Banka daha sonra Ankara ve İzmir’de de şube açtı ve özellikle Türkiye ile İran arasındaki ticari işlemlere yönelik finansal hizmetler sundu. Son karar, belirli işlemlere veya ortaklık haklarına yönelik bir sınırlama getirmek yerine Türkiye Merkez Şubesinin faaliyet iznini doğrudan sona erdiriyor.
Bank Mellat için Türkiye’de 44 yıllık dönem kapanıyor
BDDK’nın kararı, Bank Mellat’ın Türkiye’deki bankacılık faaliyetleri açısından doğrudan sonuç yaratan bir düzenleyici adım. Burada önemli ayrım, ortaklık haklarının sınırlandırılması veya yönetim kontrolünün devri yerine faaliyet izninin kaldırılmış olması. Kararın uluslararası yaptırımlarla bağlantılı olduğuna ilişkin BDDK metninde bir gerekçe bulunmuyor. Bu nedenle süreci, açıklanan hukuki dayanak üzerinden okumak daha doğru. Bank Mellat’ın yaklaşık 44 yıllık Türkiye varlığının sona ermesi, Türkiye–İran finansal ilişkilerinde de yakından izlenecek bir gelişme olacak.
Albaraka Türk Forbes’un en iyi performans gösteren bankaları listesine girdi

Albaraka Türk, Forbes’un 2026 yılında ilk kez yayımladığı “Dünyanın En İyi Performans Gösteren Bankaları” listesine girdi. Banka, 2026’nın ilk yarısında konsolide bazda 4 milyar TL kâr açıklarken toplam aktif büyüklüğünü 541,7 milyar TL’ye taşıdı. 2025 sonunda ise konsolide net kâr 15 milyar TL, toplam aktif büyüklük 471 milyar TL seviyesindeydi.
Albaraka Türk Yönetim Kurulu Başkanı ve Al Baraka Grubu CEO’su Houssem Ben Haj Amor, Forbes listesine girmelerini çalışanların emeği, müşteri ve paydaş güveni ile grubun uluslararası tecrübesinin sonucu olarak değerlendirdi. Albaraka Türk Genel Müdürü Malek Temsah ise finansal yapıyı güçlendirmeye devam ederken müşteri deneyimi ve dijital yetkinliklere yatırımı sürdüreceklerini söyledi.
Finansal performansın yanına dijital yetkinlik de ekleniyor
Albaraka Türk’ün son dönemdeki bilanço büyümesi ve kârlılık performansı, uluslararası görünürlüğünü de destekliyor. Bankanın bundan sonraki büyüme döneminde asıl takip edilmesi gereken alan, finansal performansın müşteri deneyimi ve dijital bankacılık yatırımlarıyla ne ölçüde destekleneceği. Katılım bankacılığında güçlü bilanço performansı ile dijital ölçeklenmenin birlikte ilerlemesi, rekabet gücünü belirleyen temel başlıklardan biri olacak.
IBM ve KKB veri, yapay zeka ve ana sistem modernizasyonu iş birliğini genişletti

IBM ile Kredi Kayıt Bürosu, uzun süredir devam eden teknoloji iş birliğini veri yönetimi, yapay zeka ve ana sistem modernizasyonu alanlarında genişletti. KKB’nin kritik finansal sistemlerinde yazılım geliştirme, performans izleme, veritabanı yönetimi ve API entegrasyonları güçlendiriliyor. Dönüşüm projesi tamamlandığında altyapının yılda 8,5 milyardan fazla işlemi destekleyebilecek kapasiteye ulaşması hedefleniyor. KKB aynı zamanda üretken yapay zeka çalışmalarında IBM watsonx ürün ailesinden yararlanıyor.
IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, üretken yapay zekadan iş değeri elde etmek için güvenilir veri ve güçlü teknoloji altyapısının önemine dikkat çekti. KKB Bilgi Teknolojileri ve Ar-Ge’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdullah Bilgin ise yüksek performans, kesintisiz hizmet, güvenlik ve ölçeklenebilirliği temel öncelikler arasında gösterdi. Bilgin, yapay zekayı operasyonel verimlilik ve teknoloji ekiplerinin üretkenliğini artıracak kullanım alanları üzerinden ele aldıklarını söyledi.
Finans sektöründe yapay zekanın ölçeğini altyapı belirleyecek
KKB’nin yılda 8,5 milyarı aşan işlem hacmi, finans sektöründe yapay zeka projelerinin hangi altyapı üzerinde çalıştığını daha önemli hale getiriyor. Ana sistem modernizasyonu, veri yönetimi ve API katmanının aynı program içinde ilerlemesi, üretken yapay zekanın kritik finansal süreçlere taşınması için gerekli zemini güçlendiriyor. Bankacılık ve finansal altyapılarda önümüzdeki dönemin rekabeti, yapay zeka modelinden önce verinin kalitesi, sistemlerin ölçeklenebilirliği ve gerçek zamanlı entegrasyon kapasitesi üzerinden okunacak.
SESTEK doğal ses teknolojisinde yanıt süresini 1 saniyeye indirdi

SESTEK, yapay zeka destekli sesli etkileşimlerde konuşmanın hızını, duraklamasını, vurgusunu ve tonlamasını içeriğe göre ayarlayan yeni Doğal Ses Teknolojisini kullanıma sundu. Yeni nesil TTS altyapısı, yapay zekanın ürettiği yanıtların daha akıcı aktarılmasını sağlarken bekleme süresini 1 saniyeye kadar düşürebiliyor. Teknoloji SESTEK’in yüzde 98’e varan doğruluk oranına sahip konuşma tanıma altyapısıyla birlikte çalışıyor.
SESTEK Genel Müdürü Serdar Karadayı, sesli yapay zekada yanıtın nasıl aktarıldığının müşteri deneyiminin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi. Teknoloji bankacılık, sigortacılık, telekomünikasyon, sağlık, e-ticaret, ulaşım, enerji ve kamu hizmetlerinde kullanılabiliyor. İlk görüşmede çözüm oranı, canlı temsilciye aktarım, görüşme süresi, tekrar arama ve müşteri memnuniyeti gibi göstergeler üzerinden performansı ölçülebiliyor.
Sesli yapay zekada rekabet doğal konuşma ve yanıt hızına taşınıyor
Müşteri hizmetlerinde sesli yapay zekanın başarısı, kullanıcının niyetini doğru anlamak kadar yanıtın gecikmeden ve doğal biçimde verilmesine bağlı. Bir saniyeye yaklaşan yanıt süresi, görüşmedeki bekleme hissini azaltırken self-servis kullanım oranını da artırabilir. Bankalar ve finans kuruluşları açısından burada ölçülecek sonuç, canlı temsilciye aktarılan çağrıların azalması, ilk görüşmede çözüm oranının yükselmesi ve çağrı başına operasyon maliyetinin düşmesi olacak.
Daha fazla okuma yapmak isterseniz!
Bu hafta haber akışının yanında finansın ve teknolojinin önümüzdeki dönemini belirleyecek iki büyük dönüşüme daha yakından baktım. Finteklerin neden banka lisansına yöneldiğini, sponsor bank modelinin nasıl çalıştığını ve maaş hesabının neden yeni rekabet alanına dönüştüğünü inceledim. Yapay zeka tarafında ise Türkiye’nin sektörel bilgi birikiminin küresel yarışta nasıl avantaja çevrilebileceğinden AI ajanlarının ödeme yetkisine ve sosyal medya ile yatırım arasındaki mesafenin kısalmasına kadar uzanan başlıkların peşine düştüm.
Biraz daha derinleşmek isteyenler için haftanın içeriklerini burada topladım:
Türkiye Yapay Zeka Yarışında İlk 10’a Girebilir Mi?
Türkiye’nin yapay zeka yarışındaki avantajını yalnızca model, GPU veya veri merkezi kapasitesi üzerinden değerlendirmek yeterli mi? Bankacılık, ödeme sistemleri, dolandırıcılıkla mücadele ve regülasyonla birlikte ürün geliştirme konusunda yıllar içinde oluşan fintek bilgisinin yapay zekayla birleştiğinde nasıl ekonomik değere dönüşebileceğini inceledim. Asıl soru, sahip olduğumuz sektörel hafızayı ölçeklenebilir teknoloji ürünlerine ne kadar dönüştürebileceğimiz.
Fintekler Neden Banka Olmak İstiyor?
Revolut, Nubank, SoFi ve Klarna gibi büyük fintekler müşteri deneyiminde önemli bir mesafe aldı. Şimdi gündemlerinde mevduat, kredi ve bilanço var. Yazıda banka lisansının fintekler için neden stratejik hale geldiğini, partner bankalara bağımlılığı, mevduatın fonlama maliyetine etkisini ve ölçek büyüdükçe finansal ilişkinin ekonomik merkezini kontrol etmenin neden önem kazandığını ele aldım.
X Cashtags Neyi Değiştiriyor Sosyal Medyadan Yatırım Dönemi Başlıyor mu?
X’in Cashtag Partner Programı, sosyal medyada karşılaştığımız yatırım fikriyle işlem ekranı arasındaki mesafeyi birkaç dokunuşa indiriyor. İşlem yatırım kuruluşunda tamamlanıyor ancak keşif, yorum, fiyat takibi ve yatırım platformuna geçiş aynı akış içinde birbirine yaklaşıyor. Bunun yatırım kararları, genç yatırımcı davranışı ve finansal içerik üreticilerinin sorumluluğu açısından ne anlama gelebileceğine baktım.
AI Ajanına Kredi Kartı Vermek Güvenli mi?
AI ajanlarının bizim adımıza alışveriş yapıp ödemeyi tamamlayabildiği dönem başladı. Buradaki kritik konu kart bilgisini bir yapay zekaya teslim etmekten çok, ajanın hangi tutarda, hangi satıcıda ve hangi koşullarda ödeme yapabileceğini güvenli biçimde sınırlandırmak. Sanal kartlar, tokenizasyon, harcama limitleri ve “Know Your Agent” yaklaşımı üzerinden agentic commerce’in güvenlik mimarisini inceledim.
Banka Olmadan Bankacılık Nasıl Yapılıyor Sponsor Bank Modeli Nedir?
Bir fintek kendi banka lisansına sahip olmadan hesap, kart ve kredi hizmetleri sunabiliyor. Bunun arkasında çoğu zaman müşterinin görmediği sponsor bank modeli çalışıyor. Chime’ın uzun süredir birlikte çalıştığı Stride Bank’i satın alma kararından yola çıkarak lisansın, mevduatın ve bankacılık altyapısının arka planda nasıl paylaşıldığını ve bu modelin fintekler büyüdükçe neden yeniden tartışılmaya başladığını anlattım.
Fintekler Neden Maaşınızın Yattığı Hesabı İstiyor?
Fintek rekabetinde yeni hedef kullanıcının “ana hesabı” olmak. Maaşın yattığı hesap, müşterinin kira, fatura, kart, tasarruf ve günlük harcama akışının başladığı yer olduğu için finansal ilişkinin ekonomik değerini de değiştiriyor. Chime ve Revolut örnekleri üzerinden finteklerin neden maaş akışını kendi sistemlerine çekmek istediğini ve bunun mevduat, kart kullanımı, kredi ve müşteri bağlılığı açısından ne anlama geldiğini inceledim.
Global fintek gündemi ve kripto varlık dünyasından kısa özetleri sizlerle paylaşmaya devam ediyorum!

Küresel fintek gündeminde bu hafta üç ayrı dönüşüm hattı birbirine daha fazla yaklaştı. Yapay zeka ajanları alışveriş ve ödeme pilotlarından çıkıp banka hesapları, treasury operasyonları ve gerçek ödeme yetkilendirmelerine girerken stablecoinler de kripto ekosisteminin dışında kart, banka hesabı, sınır ötesi ödeme ve kurumsal mutabakat altyapısının parçasına dönüşüyor. Tokenizasyon tarafında ise gelişmeler artık yalnız dijital varlık ihraç etmekle sınırlı kalmıyor; hisse senetlerinden altına, saklamadan teminata kadar finansal piyasanın daha derin katmanları blockchain altyapısına taşınıyor.
Haftanın bir diğer güçlü başlığı finans şirketlerinin altyapı üzerinde daha fazla kontrol arayışı oldu. Revolut yeni banka lisanslarıyla büyürken Ramp regüle bir şirket satın alarak İngiltere’ye açılıyor, Column banka hesaplarıyla stablecoin raylarını aynı ledger üzerinde buluşturuyor, Fin.com ise teknolojiyle birlikte yerel lisansları da satın alarak ölçekleniyor. Fintek büyümesinde ürünün yanında lisans, bilanço, ödeme rayına erişim ve düzenleyici yetkinlik giderek daha stratejik hale geliyor.
Sermaye ve konsolidasyon cephesinde de hareketlilik yüksek. S&P Global hem blockchain güvenliği hem dijital varlık verisi tarafında pozisyonunu büyütürken Grab, Atome Financial ile tüketici finansmanındaki kapasitesini genişletiyor. Tabby ve Barq’ın aldığı yatırımlar ise özellikle Orta Doğu fintek ekosisteminde ödeme ve BNPL şirketlerinin daha geniş finansal platformlara dönüşme hedefinin sermaye tarafından desteklenmeye devam ettiğini gösteriyor.
Mastercard AI Ajanlarına Özel Kart Açıyor
Mastercard, Alchemy ile yaptığı iş birliğiyle kullanıcıların yapay zeka ajanları için özel sanal kart oluşturabileceği ödeme modelini genişletiyor. Kartlara harcama limiti, kullanılabilecek iş yerleri ve gerekli durumlarda ön onay gibi kurallar tanımlanabilecek. Mastercard’ın agentic token altyapısı da işlemin kullanıcının belirlediği yetki sınırları içinde yapıldığını doğrulamaya yardımcı olacak.
Visa’nın Alchemy ile AgentCard tarafında attığı benzer adımın ardından iki büyük kart ağının da aynı alana girmesi, agentic payments rekabetinin yönünü netleştiriyor. Temel mesele artık yapay zeka ajanının ödeme yapıp yapamayacağından çok, hangi işlem için ne kadar ve hangi şartlarla yetkilendirildiğinin ödeme ağı tarafından doğrulanması.
Ant International Finans Operasyonlarını AI Ajanlarına Açıyor
Ant International, ödeme, hesap yönetimi, döviz ve treasury süreçlerini kapsayan AI-native finans ürün setini duyurdu. Şirketin yeni yapısında Autopilot katmanlarının yanında işletmeler adına hareket edecek yapay zeka ajanları için geliştirilen Account for Agent bulunuyor.
Bu yaklaşım agentic finance kavramını alışverişin dışına çıkarıyor. Yapay zeka ajanının bir şirket adına hesap bakiyesini izlemesi, likidite ihtiyacını değerlendirmesi veya hazine operasyonunda görev alması için hangi finansal hesap altında ve hangi yetkilerle hareket ettiğinin açık biçimde tanımlanması gerekiyor. Ant International bu ihtiyacı doğrudan hesap altyapısına taşımaya hazırlanıyor.
Bottomline Bankaları Blockchain Raylarına Bağlıyor
Bottomline, Global Pay Connect platformuyla geleneksel bankacılık ödeme altyapıları ile blockchain tabanlı ödeme ağları arasında bağlantı katmanı oluşturuyor. Swift, SEPA, SIC, Bacs ve CHAPS gibi mevcut ödeme rayları korunurken Chainlink üzerinden on-chain ödeme ve mutabakat altyapılarına erişim sağlanıyor.
Bottomline’ın 600’den fazla banka müşterisine ve yılda 16 trilyon doların üzerinde ödeme akışına hizmet veren ölçeği gelişmeyi önemli hale getiriyor. Blockchain burada mevcut bankacılık sisteminin yerine geçen ayrı bir ağ olarak konumlanmıyor; bankaların halihazırdaki ödeme bağlantılarına eklenen yeni bir mutabakat rayına dönüşüyor.
ABD BitBank Kripto Borsasına Yaptırım Uyguladı
ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı OFAC, İran merkezli BitBank kripto platformunu yaptırım listesine aldı. ABD Hazinesi platformun yaptırım kapsamındaki İranlı finansör Babak Zanjani tarafından kontrol edildiğini ve İran’ın dijital varlık üzerinden yaptırımları aşmasına yardımcı olan altyapının parçası olduğunu açıkladı.
Karar dijital varlık sektöründeki yaptırım kontrollerinin cüzdan adreslerinin ötesine genişlediğini gösteriyor. Kripto borsaları, yazılım sağlayıcıları ve bunların bağlı olduğu finans ağları aynı risk haritası içinde değerlendiriliyor. Bu durum stablecoin şirketlerinden blockchain analiz sağlayıcılarına kadar geniş bir alanda karşı taraf ve fon kaynağı takibini daha kritik hale getiriyor.
Revolut Çift Kotasyon Seçeneğini Değerlendiriyor
Revolut, gelecekte gerçekleştirebileceği halka arz kapsamında London Stock Exchange ile Nasdaq arasında çift kotasyon seçeneğini değerlendiriyor. CEO Nik Storonsky, ABD piyasalarının geniş kurumsal ve bireysel yatırımcı tabanının şirket açısından cazip olduğunu belirtiyor.
Şirket henüz kesin bir halka arz veya çift kotasyon kararı almış değil. Yine de sermaye piyasası seçeneğinin ABD ve İsviçre’deki lisans hamleleriyle birlikte gündeme gelmesi, Revolut’un küresel banka olma stratejisinin kullanıcı sayısı ve ürün çeşitliliğinin yanında sermaye tabanı üzerinden de şekillenmeye başladığını gösteriyor.
S&P Global OpenZeppelin’i Satın Alıyor
S&P Global, blockchain güvenliği ve akıllı sözleşme altyapısında faaliyet gösteren OpenZeppelin’i satın almak üzere anlaşmaya vardı. İşlemin finansal şartları açıklanmadı.
S&P Global geleneksel piyasalarda kredi derecelendirmesi, veri, endeks ve risk analitiği sunarken OpenZeppelin on-chain güvenlik katmanında konumlanıyor. Tokenize finans büyüdükçe finansal varlığın riskinin yanında onu yöneten akıllı sözleşmenin teknik güvenliği de önem kazanıyor. Satın alma, geleneksel finansın risk değerlendirme altyapısının blockchain dünyasına doğru genişlediğini gösteriyor.
Barq 329,5 Milyon Dolar Yatırım Aldı
Suudi Arabistan merkezli Barq, 329,5 milyon dolarlık Seri A yatırım turunun ardından değerlemesini 1,85 milyar dolara çıkardı. Sohar International Bank, M20 Fund ve Noon Investments yatırımcılar arasında yer aldı.
Şirket yeni sermayeyi ürün geliştirme ve Suudi Arabistan dışındaki pazarlara açılmak için kullanmayı planlıyor. Barq’ın 2024’te stealth moddan çıkmasının ardından 15 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını açıklaması, Suudi fintek ekosistemindeki hızlı ölçeklenmenin güçlü örneklerinden birini oluşturuyor.
Alipay+ Suudi Arabistan Pazarına Giriyor
Ant International’ın sınır ötesi ödeme ağı Alipay+, Suudi Arabistan’daki işletmelerin farklı ülkelerde kullanılan mobil cüzdanlardan ödeme kabul edebilmesini sağlayacak biçimde pazara giriyor.
Alipay+ modeli tek bir küresel cüzdan yaratmak yerine farklı ülkelerdeki yerel cüzdanları ortak merchant kabul altyapısına bağlıyor. Suudi Arabistan’ın turizm, hac ve umre trafiği de bu yaklaşım için güçlü kullanım alanı yaratıyor. Ödeme rekabetinin yeni cephesinde dijital cüzdanların büyüklüğü kadar bu cüzdanları küresel merchant ağına bağlayan altyapı da önem kazanıyor.
Ramp İngiltere Pazarına Giriyor
ABD merkezli kurumsal finans şirketi Ramp; harcama yönetimi, procurement, fatura ödeme ve treasury ürünlerini İngiltere’deki işletmelere açıyor. İngiltere genişlemesinin düzenleyici altyapısında şirketin mart ayında satın aldığı İsveç merkezli Billhop bulunuyor.
Ramp böylece her pazarda sıfırdan lisans başvurusu yapmak yerine gerekli ödeme yetkilerine sahip şirket satın alarak regülasyon erişimini büyüme stratejisine dahil ediyor. Fintek satın almalarında müşteri ve teknoloji kadar lisansın da stratejik bir varlığa dönüştüğünü gösteren güçlü örneklerden biri ortaya çıkıyor.
dtcpay Series A Turunu Tamamladı
Singapur merkezli stabilcoin ödeme şirketi dtcpay, SBI Group’un stratejik yatırımcı olarak katılmasıyla Seri A turunu 25 milyon dolara tamamladı. Yeni sermaye merchant ağının genişletilmesi, kurumsal ödeme portalının geliştirilmesi ve yeni düzenlenmiş pazarlara giriş için kullanılacak.
SBI Group’un yatırımı, geleneksel finans kuruluşlarının stabilcoinlere ilgisinin tokenın kendisinden ödeme altyapısına doğru kaydığını gösteriyor. Merchant ödemeleri, sınır ötesi transferler ve kurumsal para hareketi stabilcoin yatırım tezinin daha güçlü kullanım alanları haline geliyor.
Fed Üç Yıl Sonra Faiz Artırdı
ABD Merkez Bankası Fed, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75–4,00 aralığına çıkardı. Karar 12’ye karşı sıfır oyla alındı ve Temmuz 2023’ten bu yana ilk faiz artırımı gerçekleşti.
Karar fintek sektörü açısından yalnız makroekonomik görünümü etkilemiyor. Sermaye maliyeti, kredi talebi, şirket değerlemeleri ve girişim yatırımları yüksek faiz ortamından doğrudan etkileniyor. Piyasanın odağı şimdi sıkılaşmanın devam edip etmeyeceğine ve yeni artışların hangi hızda gelebileceğine çevriliyor.
Revolut İsviçre Banka Lisansına Başvurdu
Revolut, FINMA’ya İsviçre’de yerel banka lisansı için resmi başvuru yaptı ve önümüzdeki beş yılda pazara 150 milyon İsviçre frangından fazla yatırım yapmayı planlıyor. Şirket ülkede halihazırda 1,3 milyon müşteriye ulaştığını belirtiyor.
Lisansın alınması yerel IBAN, maaş hesabı, eBill ve merchant acquiring gibi hizmetlerin önünü açabilecek. Revolut’un giderek daha fazla pazarda yerel banka lisansına yönelmesi, büyük finteklerin partner bankacılık modelinden mevduat ve bilanço üzerinde daha fazla kontrol sağlayan yapıya geçtiğini gösteriyor.
Monzo Cashback’i Yatırıma Bağlıyor
Monzo, kredi kartı harcamalarından kazanılan cashback’in otomatik biçimde yatırım hesabına aktarılabildiği Aura kredi kartını tanıttı. Kart market harcamalarında yüzde 1, diğer uygun harcamalarda yüzde 0,5 cashback sunuyor.
Aura’nın dikkat çekici tarafı kredi kartı ödülünü doğrudan yatırım davranışına bağlaması. Günlük harcamadan doğan küçük tutarlar kullanıcının ayrıca yatırım kararı vermesine gerek kalmadan servet yönetimi ürününe yönlendirilebiliyor. Dijital bankalar wealth management ürünlerini giderek günlük finansal davranışların içine yerleştiriyor.
Zopa Bankacılık İşlemlerini AI Ajanına Taşıyor
Zopa’nın Ask Zopa isimli yapay zeka ajanı, Biscuit cari hesap müşterilerinin sesli veya yazılı komutlarla para göndermesine, ödeme talep etmesine ve fatura fotoğrafından ödeme başlatmasına imkan sağlıyor.
Buradaki değişim sohbet botunun kullanıcıya bilgi vermesinden çok finansal işlemi gerçekleştirebilmesinde yatıyor. Geleneksel mobil bankacılıkta birkaç ekran ve menü üzerinden yürütülen işlem doğal dil komutuna indirgeniyor. Bu model yaygınlaşırsa bankacılık arayüzü tasarımının önemli bölümü ekranlardan konuşmaya doğru kayabilir.
Deutsche Bank Dijital Varlık Saklamaya Hazırlanıyor
Deutsche Bank, düzenleyici süreçlerin tamamlanmasına bağlı olarak 2026 içinde kurumsal müşteriler için dijital varlık saklama hizmeti başlatmayı planlıyor. İlk aşamada Bitcoin, Ether, USDC, EURC ve EURAU desteklenecek.
Banka cüzdan ve özel anahtar yönetimini de doğrudan hizmetin parçasına dönüştürmeyi planlıyor. Büyük bankaların saklama altyapısına girmesi, kurumsal dijital varlık pazarında güven ve operasyonel risk sorunlarını geleneksel bankacılık çatısı altında çözmeye yönelik önemli bir değişime işaret ediyor.
Column Stablecoin ve Bankacılığı Birleştirdi
ABD merkezli teknoloji bankası Column, stablecoin altyapısı, kart ihracı, global bankacılık ve çoklu para birimli hesapları kapsayan yeni finansal altyapı ürünlerini devreye aldı. USDC ve USDT, Column üzerinden dolar ile ACH, FedNow, RTP ve SWIFT dahil farklı ödeme rayları arasında 7/24 hareket ettirilebiliyor.
Stablecoin adresi ile banka hesabının aynı ledger üzerinde tutulması modelin en dikkat çekici tarafı. Şirketlerin ayrı stablecoin orkestrasyonu ve ön fonlama altyapıları kurma ihtiyacını azaltan bu yaklaşım, dijital dolarları bankacılığın yanındaki ayrı ürün olmaktan çıkararak temel ödeme mimarisine yerleştiriyor.
Velocity Stablecoin Altyapısı İçin Yatırım Aldı
Stablecoin ödeme ve treasury altyapısı geliştiren Velocity, Seri A turunun genişlemesi kapsamında 10 milyon dolar yeni yatırım alarak tur büyüklüğünü 48 milyon dolara çıkardı. Paylaşılan iki haber versiyonunda yatırımcı listesi farklılık gösterse de Visa, Circle Ventures ve Ripple her iki versiyonda da yer alıyor.
Velocity işletmelerin cüzdan, saklama, likidite, döviz, uyum ve on/off-ramp sistemlerini ayrı ayrı kurma ihtiyacını azaltmayı hedefliyor. Stablecoin yarışında yalnız hangi tokenın kullanılacağı değil, tokenları mevcut finansal altyapıya en sorunsuz bağlayan teknoloji katmanı da önemli hale geliyor.
Fin.com 20 Milyon Dolar Yatırım Aldı
Fin.com, gizlilik modundan çıkarak 20 milyon dolarlık tohum yatırım turunu duyurdu. Şirket yerel ödeme rayları, ABD doları sanal hesapları, SWIFT ve stabilcoin mutabakatını aynı payment orchestration altyapısında birleştiriyor.
Fin.com’un büyüme modelinde lisans stratejisi de öne çıkıyor. Yeni pazarlarda sıfırdan lisans almak yerine yerel lisanslı ödeme şirketlerini satın alan şirket şimdiye kadar yedi satın alma gerçekleştirdiğini belirtiyor. Teknoloji, regülasyon erişimi ve yerel ödeme ağı aynı ölçeklenme stratejisinin parçalarına dönüşüyor.
Grab Atome Financial’ın Kontrolünü Alıyor
Grab, BNPL ve tüketici finansmanı şirketi Atome Financial’ın yüzde 60 hissesini 1,49 milyar dolar nakit karşılığında satın almak üzere anlaşmaya vardı. Grab’ın yaklaşık iki yıl sonra kalan yüzde 40 hisseyi de satın alma planı bulunuyor.
Grab’ın süper uygulama dağıtımı ve dijital banka altyapısı, Atome’un BNPL ve tüketici kredisi kabiliyetiyle aynı ekosistemde birleşecek. Fintek konsolidasyonunda tek ürün satın almalarının yerini giderek dağıtım, lisans, kredi kapasitesi ve finansman yetkinliklerini birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getiren işlemler alıyor.
Revolut Kolombiya’da Banka Lisansı Aldı
Revolut, Kolombiya’da tam bankacılık lisansı aldı ve 2027’de faaliyete başlamayı planlıyor. Şirket ülkeye yönelik yatırım planını 62 milyon dolara çıkardı.
Lisans mevduat, tasarruf hesabı, kredi kartı ve teminatsız tüketici kredisi gibi ürünlerin doğrudan sunulmasına imkan verecek. ABD, İsviçre, Peru ve Kolombiya gibi pazarlardaki adımlar birlikte değerlendirildiğinde Revolut’un küresel genişlemesinin giderek lisanslı yerel banka modeline dayandığı görülüyor.
UPI Ücret Modeli Hukuki Sürece Taşındı
Hindistan’da 15 Ekim’den itibaren 2.000 rupinin üzerindeki belirli person-to-merchant UPI işlemlerinde yüzde 0,4 Merchant Discount Rate uygulanacak. Kişiden kişiye transferler ve belirlenen küçük işletme işlemleri ücretsiz kalacak.
Kararın ardından yeni ücret modeli Hindistan Yüksek Mahkemesi’ne taşındı. Açılan kamu yararı davasında yeni yapının askıya alınması veya iptali talep ediliyor. UPI’nin aylık 24 milyarın üzerinde işleme ulaşan ölçeği düşünüldüğünde tartışma Hindistan’ın ötesinde önem taşıyor. Anlık ödeme sistemlerinde asıl soru, dev ölçeğe ulaşıldığında altyapının nasıl sürdürülebilir biçimde finanse edileceğine kayıyor.
Circle Arc Blockchain Ağını Canlıya Aldı
Circle, finansal piyasalar, gerçek zamanlı para hareketi ve agentic economy için geliştirdiği Katman-1 blockchain ağı Arc’ın public mainnet’ini 16 Eylül’de kullanıma açtı. Ağ ilk günden 100’den fazla kurumsal ve ekosistem katılımcısıyla çalışmaya başladı.
Arc’ta işlem ücretleri USDC ile ödeniyor ve ağ sub-second finality hedefiyle tasarlandı. BlackRock, DTCC, Global Payments, ICE, Mastercard, MoneyGram, Standard Chartered ve Visa gibi kurumların validator yapısında yer alması, Circle’ın USDC ihraççısından para hareketinin gerçekleştiği blockchain altyapısını da yöneten daha dikey bir finansal teknoloji şirketine doğru genişlediğini gösteriyor.
ABD’de CLARITY Act Senato’da İlerleyemedi
ABD Senatosu’nda Digital Asset Market Clarity Act’in görüşülmesine ilerlemek için yapılan cloture oylaması gerekli 60 oya ulaşamadı. Resmi Senato kaydına göre oylama 49 lehte, 50 aleyhte sonuçlandı.
Tasarı dijital varlık piyasasında SEC ile CFTC arasındaki yetki alanlarının belirlenmesinin yanında stablecoin getirileri ve bankacılık faaliyetleri açısından da önemli hükümler taşıyor. Senato Bankacılık Komitesi tarafından yayımlanan çerçevede ödeme stabilcoinlerine mevduat benzeri pasif faiz veya getiri sunulmasının sınırlandırılması da yer alıyor. Oylamanın başarısız olması ABD’de kapsamlı federal piyasa yapısının takvimini yeniden belirsizleştirdi.
İngiliz Bankaları Yeni Ödeme Altyapısına Hazırlanıyor
İngiltere’de bankalar ve ödeme şirketleri UK Payments Delivery Company’nin kuruluş ve mobilizasyon çalışmaları için yaklaşık 50 milyon sterlinlik başlangıç sermayesi üzerinde çalışıyor. Uzun vadeli amaç ülkenin ödeme altyapısını modernize edecek ortak bir utility oluşturmak.
Visa ve Mastercard’ın da ilk çalışmalarda yer alan kuruluşlar arasında bulunması nedeniyle girişimi bugünden kart ağlarını sistem dışına çıkaracak doğrudan alternatif olarak okumak için erken. Buna karşılık proje, bankaların ulusal ödeme altyapısı ve maliyet yapısı üzerinde daha fazla kontrol aradığı daha geniş eğilimin parçası olarak önem taşıyor.
Visa ve Mastercard Anlaşmasına 978 İtiraz Geldi
ABD’de 978 işletme ve ticaret kuruluşu, Visa ve Mastercard’ın uzun süredir devam eden interchange fee davasında önerdiği uzlaşmanın nihai olarak onaylanmamasını istedi. İtiraz sahipleri anlaşmanın sağladığı ücret indirimlerinin sınırlı ve geçici olduğunu savunuyor.
Tartışma kartlı ödeme kabul maliyetlerini yeniden sektör gündeminin merkezine taşıyor. Alternatif ödeme raylarının, Pay by Bank modellerinin ve ulusal anlık ödeme sistemlerinin büyüdüğü ortamda merchant maliyetleri Visa ve Mastercard açısından yalnız hukuki mesele olmaktan çıkarak ödeme altyapısındaki rekabetin temel başlıklarından birine dönüşüyor.
Finastra İçin Satış Seçenekleri Masada
Finastra’nın sahibi Vista Equity Partners’ın şirket için tam satış, kısmi hisse satışı veya birleşme dahil farklı stratejik seçenekleri değerlendirdiği belirtiliyor. Olası işlemin Finastra’nın değerini 12 milyar dolara kadar taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Finastra’nın dünyanın büyük bankalarının önemli bölümüne bankacılık yazılımı sağlaması olası işlemi sıradan bir teknoloji şirketi satışının ötesine taşıyor. Core banking, ödeme ve finansal yazılım sağlayıcılarında yaşanabilecek büyük ölçekli sahiplik değişimleri bankacılık teknolojisi pazarındaki konsolidasyonu hızlandırabilir.
Anthropic Finans Danışmanlarına Özel Claude’u Başlattı
Anthropic, Claude for Financial Advisors ürününü kullanıma sundu. BlackRock, Charles Schwab, Addepar, Envestnet, iCapital, Orion ve Wealthbox gibi finans platformlarıyla entegrasyonlar ürünün temel parçaları arasında bulunuyor.
Charles Schwab’ın çözümü 16 binden fazla bağımsız finans danışmanına açmayı planlaması kullanım ölçeğinin önemini artırıyor. Yapay zeka şirketleri genel amaçlı sohbet botu yarışından giderek sektöre özel çalışma araçlarına geçerken finans, yüksek değerli profesyonel kullanım senaryolarının en önemli alanlarından birine dönüşüyor.
ABD VTB’ye İran Yaptırımı Uyguladı
ABD Hazine Bakanlığı, Rusya’nın büyük bankalarından VTB’yi İran’ın yaptırımları aşmasına yardımcı olduğu gerekçesiyle yaptırım kapsamına aldı. ABD Hazinesi özellikle yaptırım altındaki İran bankalarıyla kurulan muhabir bankacılık ilişkilerine dikkat çekti.
Karar sınır ötesi ödeme ve correspondent banking altyapısında karşı taraf riskinin önemini yeniden gösteriyor. Bankalar ve ödeme kuruluşları açısından ilişki kurulan kurumun yalnız lisansı ve teknik kapasitesi değil, yaptırım listeleriyle ve fon akışlarıyla ilişkisi de operasyonun temel belirleyicilerinden biri.
TrueMoney THBT Pilotunu Fireblocks ile Genişletti
TrueMoney, Tayland bahtına 1:1 sabitlenen THBT ile yürüttüğü programlanabilir ödeme pilotunun ikinci aşamasına Fireblocks’un dijital varlık cüzdan altyapısını ekledi. Pilot Bank of Thailand’ın Enhanced Regulatory Sandbox programında yürütülüyor.
Kullanıcılar TrueMoney uygulaması içinden Web3 cüzdan oluşturabilecek ve desteklenen dijital varlıkları THBT’ye dönüştürebilecek. Blockchain tabanlı para temsilinin ayrı Web3 uygulaması yerine mevcut tüketici cüzdanının içine yerleşmesi, tokenized money’nin günlük finansal deneyime nasıl taşınabileceğine yönelik dikkat çekici bir model oluşturuyor.
FCA Tokenize Altını Teminat Olarak İnceliyor
Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi FCA, tokenize altının finansal piyasalarda işlem, transfer, saklama ve özellikle teminat amacıyla kullanılmasına ilişkin sektör görüşü toplamaya başladı. Görüş süreci 23 Ekim’e kadar devam edecek.
Çalışmanın önemli tarafı tokenizasyonun kripto işleminden finansal piyasa altyapısına doğru ilerlemesi. Fiziksel altının dijital token üzerinden daha hızlı taşınabilmesi ve teminat olarak kullanılabilmesi, gerçek dünya varlığı tokenizasyonunun en güçlü kurumsal kullanım alanlarından birini yaratabilir.
Eurobank Teknolojiye 1 Milyar Euro Ayırdı
Eurobank, Banking Forward adı verilen 1 milyar euroluk teknoloji yatırım programını başlattı. Program teknoloji altyapısı, veri, yapay zeka, bulut ve dijital bankacılık sistemlerinin geniş çaplı dönüşümünü kapsıyor.
Yatırımın tek bir uygulama veya dijital ürün yerine kurumun temel teknoloji mimarisine yönelmesi önemli. Avrupa bankalarında dijital dönüşüm giderek proje bütçesinden uzun vadeli stratejik sermaye harcamasına dönüşüyor.
Revolut Sahte Taleplerle Müşteri Verisi Paylaştı
Revolut, devlet kurumundan geliyormuş gibi görünen sahte bilgi talepleri sonucunda bazı müşterilere ait hassas verilerin yetkisiz kişilere gönderildiğini doğruladı. Şirketin temel sistemleri hacklenmedi ve müşteri fonlarının etkilenmediği bildirildi. Financial Times yaklaşık 680 müşterinin etkilendiğini aktardı.
Vakanın önemli tarafı saldırganların teknik altyapıyı aşmak yerine finans kuruluşlarının resmi makam taleplerine duyduğu güveni hedeflemesi. Bankalar ve fintekler açısından kamu kurumlarından gelen veri taleplerinin bağımsız bir kanaldan doğrulanması, klasik siber güvenlik kontrollerinin yanında yeni bir operasyonel güvenlik katmanına dönüşüyor.
BitGo ve Crossover Markets 2 Milyar Doları Aştı
BitGo ile Crossover Markets, CROSSx üzerinden gerçekleştirilen ve BitGo Go Network altyapısıyla mutabakatı yapılan kurumsal kripto işlemlerinde 2 milyar dolar kümülatif hacmi geçti.
Modelde yatırımcı varlıklarını işlem platformuna transfer etmek yerine BitGo’nun düzenlenmiş saklama altyapısında tutabiliyor. FTX sonrasında güçlenen karşı taraf riski hassasiyeti, işlem, saklama ve mutabakat fonksiyonlarının birbirinden ayrıldığı bu tür kurumsal mimarilere ilgiyi artırıyor.
S&P Global Kaiko Turuna Liderlik Etti
Kripto veri altyapısı şirketi Kaiko, S&P Global liderliğinde 110 milyon dolar yatırım aldı. BNP Paribas, Nasdaq, Royal Bank of Canada, Bpifrance ve Susquehanna da yatırımcılar arasında bulunuyor.
Kaiko 150’den fazla borsa ve protokolden elde ettiği fiyat, likidite ve işlem verisini kurumsal finans standartlarına dönüştürüyor. S&P Global, Nasdaq ve büyük bankaların aynı yatırım turunda buluşması, geleneksel finansın dijital varlık piyasasında yalnız trading veya saklama katmanına değil, veri altyapısına da stratejik önem verdiğini gösteriyor.
Tabby’nin Değerlemesi 6,5 Milyar Dolara Ulaştı
Tabby, Blue Pool Capital liderliğindeki Seri F turunda 233 milyon dolar yatırım aldı ve değerlemesini 6,5 milyar dolara çıkardı. HSG, Wellington Management ve Arbor Ventures da tura katıldı.
Şirket BNPL hizmetlerinin yanında tüketici finansmanı, işletme sermayesi, hesap, kart ve para yönetimi ürünlerini büyütmeyi planlıyor. Tabby’nin dönüşümü, BNPL şirketlerinin tek ürün modelinden daha geniş finansal platform stratejisine ilerlediğini gösteren güncel örneklerden biri.
Nubank ve dLocal Ödeme Altyapısını Birleştiriyor
Nubank, Nu Global ile yeni pazarlara açılırken yerel ödeme raylarına bağlanmak için dLocal ile çalışıyor. dLocal, Nubank’ın global cüzdanlarını farklı ülkelerdeki yerel ödeme altyapılarıyla birleştirecek.
Çoklu para birimli hesaplar ve sınır ötesi transferler büyüdükçe her yeni pazarda yerel ödeme yöntemlerine erişmek dijital bankalar için ciddi teknik yük oluşturuyor. Uzman ödeme altyapısının kullanılması, uluslararası büyümede her ülke için ayrı teknoloji katmanı kurma ihtiyacını azaltabilecek bir model sunuyor.
Mastercard ve Google Pay Biyometriye Geçiyor
Mastercard ve Google Pay, online kart ödemelerinde SMS üzerinden gönderilen tek kullanımlık şifrelerin rolünü azaltacak biyometrik doğrulama modeli üzerinde çalışıyor. Uygun Mastercard kartlarıyla yapılan işlemler yüz tanıma veya parmak izi üzerinden doğrulanabilecek.
Doğrulamanın doğrudan kullanıcının cihazındaki güvenli biyometrik katmanda yapılması, SMS kodu bekleme ve farklı uygulamalar arasında geçiş ihtiyacını azaltıyor. Passkey ve biyometrinin yükselişi, kartlı ödemelerde kullanıcı doğrulamasının banka mesajından cihaz kimliğine doğru taşındığını gösteriyor.
Sanlam GoTyme Altyapısıyla Bankacılığa Giriyor
Güney Afrika merkezli finans grubu Sanlam, GoTyme Bank altyapısı üzerinden işlemsel bankacılık hizmetleri sunmaya hazırlanıyor. Düzenleyici onaylara bağlı geniş müşteri lansmanının 2027’nin ilk döneminde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Sanlam sıfırdan banka teknolojisi oluşturmak yerine GoTyme’ın dijital bankacılık altyapısından yararlanıyor. Sigorta şirketinin günlük hesap ve ödeme hizmetlerine girmesi, finans sektöründeki dağıtım sınırlarının daha geçirgen hale geldiğini gösterirken GoTyme için de altyapısını başka büyük finans kuruluşlarına açan yeni bir ölçek modeli yaratıyor.
Mastercard Tek Kimlikle Çoklu Hesabı Birleştiriyor
Mastercard ve City Union Bank, One Credential çözümünün Hindistan’daki ilk pilotunu başlattı. Kullanıcı birden fazla uygun ödeme hesabı veya kredi kaynağını tek tokenize ödeme kimliği altında yönetebiliyor.
İşlem tutarı, merchant kategorisi veya ödeme türüne göre önceden kurallar oluşturulabiliyor ve ödeme otomatik olarak uygun finansman kaynağına yönlendiriliyor. Kart sektöründe değer böylece fiziksel kart sayısından tek ödeme kimliğinin arka planda kaç farklı hesabı yönetebildiğine doğru kayıyor.
SEC Tokenize Hisselere Geçici Alan Açtı
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu SEC, Innovation Exemption kapsamında belirli tokenize National Market System hisselerinin izinli Tokenized Securities Venue yapılarında otomatik piyasa yapıcılar ve likidite havuzları üzerinden zincir üzerinde işlem görmesine yönelik geçici ve koşullu muafiyet açıkladı.
Düzenleme tokenize sermaye piyasalarının ABD’de doğrudan gerçek hisse senedi haklarına bağlanan modellerle test edilmesine imkan sağlıyor. SEC Başkanı Paul Atkins düzenlemeyi daha kalıcı kurallar oluşturulmadan önce piyasanın kontrollü biçimde gözlemlenebileceği bir geçiş mekanizması olarak tanımlıyor. Tokenizasyon böylece pilot ihraçlardan ikincil piyasa işlem altyapısına doğru ilerliyor.
Fintek Sektöründe Haftanın Yönetici Değişiklikleri ve Atamaları

Yeni haftada bankacılık, ödeme sistemleri, elektronik para, yatırım, fintek, siber güvenlik, uyum, kredi politikaları, operasyon, ürün geliştirme, pazarlama ve yazılım alanlarında dikkat çeken atama ve terfiler öne çıkıyor. Akbank, PayTR, Moneytolia, PayPorter, Papara, Yapı Kredi, Halk Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri, BKM, fzlPLUS, Midas, QNB Türkiye, Bulls Yatırım, TEB, Doğan Yatırım Bankası, NKolay, Enpara.com, Türkiye Finans, PowerPay, Dost Katılım Bankası ve Vakıf Katılım’da yeni görevler haftanın kariyer gündeminde yer alıyor.
Nazlı Gizem Güleç, Akbank bünyesinde Kurumsal Pazarlama Yöneticisi olarak göreve başladı.
Ecem Sertmeci, PayTR bünyesinde Uyum Uzmanı olarak ekibe katıldı.
Okan Köse, Moneytolia bünyesinde Uyum Yöneticisi olarak yeni görevini üstlendi.
İbrahim Kayıkçı, PayPorter’da Operasyon Uzmanı olarak görev almaya başladı.
Murat Pehlivan, Papara’da Sosyal Medya Uzmanı olarak ekibe katıldı.
Fehmi Oskay Uysal, Yapı Kredi bünyesinde Bölgeler Kredi Portföy Kalitesi Direktörü pozisyonuna terfi etti.
Büşra Çetin, Halk Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’de BT Hizmet İzleme ve Operasyon Uzmanı olarak göreve başladı.
Merthan Telli, Papara bünyesinde Kıdemli DevOps Mühendisi olarak görev almaya başladı.
Hikmet İlkan Özbilgin, BKM Bankalararası Kart Merkezi’nde Ürün Geliştirme Uzmanı olarak yeni görevine geçti.
Merve Bilgiç, fzlPLUS bünyesinde Operasyon Yöneticisi olarak ekibe dahil oldu.
Saygın Orak, Midas bünyesinde İç Kontrol ve Uyum Yöneticisi olarak yeni sorumluluğunu üstlendi.
İrem Sağıroğlu, QNB Türkiye bünyesinde Servis Modeli Bankacılığı, Büyüme Stratejisi ve İş Ortaklığı Yönetimi Kıdemli Uzmanı olarak göreve başladı.
Ezgi Yüksel, Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş. bünyesinde Prompt Mühendisi olarak ekibe katıldı.
Fatih Kavaklı, TEB’de Siber Güvenlik Olay Müdahale Proje Süpervizörü olarak yeni görevine geçti.
Doğukan Kaya, Doğan Yatırım Bankası bünyesinde Ağ ve Güvenlik Uygulamaları Kıdemli Uzmanı olarak göreve başladı.
Ogün Ziypak, Midas’ta Risk Yönetimi Uzmanı pozisyonuna terfi etti.
Ebru Adıgüzel, NKolay Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşu A.Ş. bünyesinde Kurumsal Satış Müdür Yardımcısı olarak ekibe katıldı.
Can Kokucu, Enpara.com bünyesinde KOBİ Kredileri Karar Destek Sistemleri ve Kredi Politikaları Kıdemli Yöneticisi olarak yeni görevini üstlendi.
Salih Yıldırım, Türkiye Finans Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Müfettiş olarak göreve başladı.
Ertan Bozkurt, MetropolCard çatısı altında yeni kurulan PowerPay’de Ürün Yönetimi ve Pazarlama Yöneticisi olarak yeni görevine geçti.
Yasin Özçelik, Kredi Analitiği ve Politikaları Bölüm Başkanlığı, Kredi Politikaları ve İş Geliştirme Müdürlüğü bünyesinde Kredi Politikaları Servis Yöneticisi pozisyonuna terfi etti.
Sena Bağcı Çelik, Dost Katılım Bankası bünyesinde Dijital Onboarding ve Çağrı Merkezi Başkanı olarak göreve başladı.
Abdülkadir Şal, Vakıf Katılım bünyesinde Mali Tahlil ve İstihbarat Başkanlığı’nda Yönetici olarak ekibe katıldı.
Okan Balarısı, Akbank bünyesinde Kurumsal Pazarlama Sorumlusu olarak görev almaya başladı.
Muhammet Emin Okumuş, Midas bünyesinde Android Yazılım Mühendisi olarak yeni görevini üstlendi.
FinTech alanında haftanın gündemi 291
PayTR’ın katkılarıyla hazırladığım, 7 – 13 Eylül aralığında finansal teknolojiler alanında öne çıkan haberleri ve gündem başlıklarını hatırlamak isterseniz aşağıdaki derlememi okuyabilirsiniz.


