Tom Cruise’un canladırdığı Ethan Hunt, Görevimiz Tehlike “Hayalet Protokolü” ile dördüncü kez dünyayı kurtarmak üzere iş başında üstelik IMAX kalitesiyle.
Film etkileyici bir sahne ile başlıyor, böyle mi devam edecek acaba derken bakın neler oluyor;

Ethan Hunt, Rusların teknolojik hapishanesinden kurtarılıyor ve ekibi ile birlikte Kremlin Sarayı’ndan bilgi çalma ile görevlendiriliyor. Görev başarılı bir şekilde yürütülürken birden Kremlin bombalanıyor ve suç ekibimizin üstüne kalıyor. Patlama Amerika ve Rusya arasında soğuk rüzgarlar estirirken Ehtan Hunt ve ekibi dağıtılarak – desteksiz bırakılıyor. Patlamayı gerçekleştiren kişiler ise dünyayı yok edecek nükleer bir savaş başlatmak derdinde ve elbette durdurulmaları gerekiyor. Elbette bu zorlu görev, film boyunca vicdan azabıyla kavrulan ekibimize düşüyor.

Geneline baktığınızda iki saat boyunca zaman çabuk geçiyor, aksiyon sahneleri fena değil. Özellikle dünyanın en yüksek gökdeleni Dubai Burç Halife binası ve kum fırtınası sahneleri görülmeye değer.
Komedi, macera, kara mizah, aksiyon türünde değerlendirebileceğimiz filmin bana absürt gelen sahnelerine gelince;

- Hapishane bile kamera cenneti iken koskoca Kremlin sarayında kamera yok, koşturan bir general kimsenin dikkatini çekmiyor.
- Burç Halife binasına örümcek adam gibi tırmanıyorsun kimse görmüyor, camları kesiyorsun fark edilmiyor, dünyanın en güzel kadınlarından birini aşağıya fırlatıyorsun oteldekilerin ruhu duymuyor.
- O otopark sahnesi biraz daha uzasa salonu terk edecek bir sürü insan bulabilirim.
- Bıktık şu usb belleklerin server’lara takıldığı anda verdikleri zarardan. Pazartesi günü ilk iş server üzerindeki usb girişlerini iptal edeceğim üstelik bios’tan da değil kasayı açıp bağlantı kablolarını sökerek 🙂
- Soğuk savaş paranoyaları biraz sıktı mı ne? İki saatlik filmde 20 tane sahne sayarım ama zaten hepimiz biliyoruz Görevimiz Tehlike serisi zaten böyle…
- Bu arada Ethan Hunt yeteneklerini acayip geliştirmiş, kalemle avuçiçine portre falan çiziyor. Hindistanda pileyboyların 50 yaşın üstünde olduğunu bu filmde öğrendim. Acayip yakışıklı görünen Josh Hollaway ve son zamanlarda izlediğim en güzel kadınlardan olan Léa Seydoux’a nasıl kıydılar anlamadım.

Filmin yönetmeni Brad Bird’ü, pixar animasyonları Ratatuy ve The incredibles’den tanıyoruz. Oyuncular ise; o kadar dövüşmesine ve koşturmasına rağmen saçının fönü bozulmayan Tom Cruise, beceriksiz, biraz aptal ama komik ekip elemanı rolüyle Simon Pegg, öfkeli – erkeksi – çirkin görünen ve erkekleri baştan çıkarmakta bile zorlanan Paula Patton, vicdan sızım hayatımı mahvetti diye ortalarda dolanan Jeremy Lee Renner.

Görevimiz Tehlike serisi her zaman mantık dışı, eksik bırakılmış sahnelerle doludur bilirsiniz, sonuncusu da böyle olmuş yani yeni birşey yok ama bu aralar sinemalarda iyi film de yok. Gidin, görün bakalım ne düşüneceksiniz.



