“Lanet olsun o son yediğim cips paketine” diye söylendiğimiz günler ne çabuk geldi :/ İtiraf edelim diyet hepimizin nefret ettiği, hayatı tatsız – tuzsuz bir çöle çeviren bir kavram. Bir listeye bağlı kalmak, sevdiğimiz gıdalardan uzaklaşmak ölüm gibi…
Biraz abartıyor olabilirim ama bu kış yediklerimi inkar edecek değilim. Tabak tabak paylaşımlarımı hepiniz gördünüz, silsem bile google affetmez. Bilirsiniz çoğu diyet listesi, bedenimizin ve ruhumuzun alışık olduğu yiyeceklerden bir süre uzak durmamızı ister. Şeker ve çikolata yiyemez, mutsuz oluruz, alkol tüketemez – gözyaşlarımızla avunuruz. Çünkü kilo vermek mutsuz ederken, kilo almak gülümsetir^^ Peki diyet yapamıyoruz, spora vakit yok, bikini – mayo giymek istiyoruz, bel bölgesindeki simit çoktan susamlandı, şimdi ne olacak?
Yılın xx trendi beslenme yöntemi, xx kişinin yepisyeni kitabında yazdığı diyet listesi, 5 dakikada 55 mekikle 5 kilo kaybedin akımlarını kenara bırakın. İşe yaramıyorlar, etrafımız Dukan Diyeti uygularken kilo veren ama meyve yemeyi bıraktığı için yüzünde derin izler ve kırışıklılar taşıyan, mimik kayıpları başlayan insanlarla dolu. Sizi bilmem ben listeyi misteyi geçtim yiyip – içtiklerimin kalorilerini eksilterek hafifleme kararı aldım. Bana katılmak isteyenler için aşağıda önemli bilgiler var.
Sabah kahvaltısında gevrek, yulaf veya yoğurt tüketiyorsanız tatlandırıcı olarak bal yerine çilek, muz gibi taze meyve kullanmak daha düşük kalori tüketmenizi sağlar.
Sandviç tüketiyorsanız içine beyaz peynirle birlikte yeşillik doldurun. Hem görüntü olarak gözünüzü doyuruyor hem de besleyici ve sindirimi rahatlatıcı oluyor. Ben semizotu ve bolca maydanoz tercih ediyorum. Beyaz peynir yerine marketlerde satılan ve içinde neredeyse yağdan eser olmayan zeytin ezmesini de kullanabilirsiniz.
Kalorileri sıvı yerine katı gıdalardan almakta fayda var. Yaşınız büyüdü süt içmeseniz olur, çay ve kahveye şeker koymak zaten mazide kaldı, moda değil – bırakın artık şekeri.
Sandviç yapmayı düşünüyorsanız ekmek yerine lavaş kullanın. Hem daha fazla malzeme alır hem şişkinlik yapmaz hem de karbonhidrattan alacağınız kaloriyi düşürür.
Ben yapamıyorum ama yumurta hayat kurtarıcı. Kahvaltıda protein ağırlıklı beslenmek hem tok tutuyor hem de şişirmiyor.
Soğuk su, hatta buzlu su kalori yakmak demek. Aç karnına oda sıcaklığında tüketiyor olsak bile, sonrasında suyumuzu soğuk içelim. Hem önümüz yaz 😉
Balık yağı içmek metabolizmayı hızlandırıyormuş, ben denemedim ama arkadaşlarım çok faydasını gördü.
Kahvaltı hariç tüm öğünlerin başlangıcını çorbayla yapmak hem tokluk hissi verir hem de eklenen baharatlarla daha az kalori almanızı sağlar.
Somon balığınızı füme yerine, ızgara ve fırınlanmış tercih ederseniz ekstra bonus.
Kakaolu veya bol meyveli dondurma yerine vanilyalı dondurma hoş olur.
Fırınlanmış patates, pizza, makarna gibi vazgeçemediğimiz şaheserlerde; kaşar peyniri, krem peynir ve tulum peyniri yerine beyaz peynir tercih edin.
Yağsız lapa pirinç, patatese oranla daha zararsızdır. Garnitür olarak aklınızda bulunsun.
Canınız kek isterse havuçlu veya kakaolu yerine muzlu olanı tercih edin.
Şekerleme veya çikolata kriziniz tuttuğunda dondurulmuş meyve yiyin, şıp diye kesiyor. İllaki çikolata yiyecekseniz bari bitter olanı seçin.
10 tuzlu badem, 30 tuzsuz bademe eşittir. Akıllı olun, işlem görmemiş çiğ badem bulundurun.
En çirkin meyve elma ile tekrar dost olun. Kalorisi düşük, sevimsiz ve tatsız tuzsuz biliyorum ama idareten el altında duracak mecbur.
Portakal suyu içecekseniz bardağın yarısına soda ekleyerek şeker miktarını düşürebilirsiniz.
Madem içeceklere geçtik, alkol tüketecekseniz votka – soda – limon üçlüsü daha tehlikesiz, beyaz şarabınıza da portakal suyu muamelesi yaparak, yarı yarıya soda ile kalorisini düşürüp – alkol oranını yükseltebilirsiniz. Kırmızı şarapta denemeyin çok günah olur.
Tam yağlı latte yerine, yarım yağlı sütten yapılan cappucino daha iyidir.
Tavuğa yağ ve sos eklememek için en güzeli fırına atmak, acı baharat ile süslediniz mi hafif bir öğün elde edersiniz.
Izgara kırmızı etin yanında gözünüz benim gibi patates kızartması arıyorsa dudağınızı üzüntüyle sarkıtmatın. Izgaraya atacağınız soğan dilimleri de karamelize olunca fena görünmüyor.
Hindi eti tok tutma ve düşük kalori içermesi sebebiyle baş tacımız olsun mu? Olsun 🙂 Izgarası pek lezzetli olmasa bile ızgara sebzelerle gayet iyi gidiyor.
Bütün diyetisyenler balık tüketin deyip duruyor ama sanki balık kolay bulunuyor :/ Minik kutulardaki ton balıkları aklınızda bulunsun. Bol limon suyu ile iyice lime lime edilip, yeşillikle süslenince tok tutan bir porsiyon elde ediyorsunuz.
Cacık, ayran, yoğurt, maden suyu dozunda tüketildiğinde kalori aldırmak yerine verdiriyor desem yeridir.
Nane, dereotu, maydanoz cennetinde yaşıyoruz. Yoğurt seven biriyseniz, yeşilliklerden oluşan salatanıza sos olarak kullanabilirsiniz.
Kahveyi herkes yasaklıyor ama ben seviyorum, metabolizma ve kalp ritmini arttırmak konusunda ideal. Bol su ile tükettiğinizde vücuttan kolay atılıyor. Öğün aralarında Türk kahvesi bu yüzden candır.
Örnekler çoğaltılabilir… Diyet listelerini ve kitaplarını okuyarak tüketmeyi seven biri olarak şimdiye kadar aklımda kalanlar bunlardı. Belki sizin de gizli hazineniz vardır ve paylaşırsınız. Kim bilir 🙂
Kilo kaybı başlayınca, kadın – erkek cinsiyetimiz ne olursa olsun en büyük düşmanlardan biri ödem. Vücut kilo kaybederken afallıyor mudur nedir, bol bol su tutuyor. Eh beslenmemize dikkat ederken bolca su tüketiyoruz, onun da etkisi var. Yazının bundan sonrası vücuttan suyu atmanın yolları şeklinde ilerlesin…
Mevsiminde tüketilen sebze ve meyveler bir şekilde vücudumuzla havalar arasında denge oluşturuyor ve ödemi yani su tutmasını engelliyor.
Örneğin kiraz, şeftali, çilek, erik, karpuz ve kavun gibi meyveler yazın oluşan ödemi atma konusunda birebir tabii porsiyonu abartmadan.
Domates, maydanoz, dereotu, semizotu, havuç gibi besinler hem ödemi çözüyor hem de metabolizmamızı hızlandırıyor.
Ödem konusunda bir diğer önemli öge ise kalsiyum. Yetersiz kalsiyum alımı ödemi arttırıyor yani yoğurda hücum 🙂 ama kaymaklı ve bol yağlı olanlarından uzak kalmak kaydıyla.
Baharatlar da bu konuda önemli bir etken. Vücudunuzda şişlik hissettiğiniz an; acı pul biber, nane, kekik, kimyon, tarçın, karabiber ve maydanoz vücudu rahatlatan ve kan şekerini düşüren olmazsa olmazlar. Tatsız gıdalara baharatlarla sihirli dokunuşlar yapmaktan geri durmayın.
Kilo verince malum sinirler de gergin oluyor. Papatya, karanfil ve melisa çayı elinizin altında bulunması gereken bitki çaylarının başında geliyor. Nane limon, zencefil ve adaçayı da yemeklerin üzerine hazmı kolaylaştıran bitki çaylarından.
Yaz yaz bitmedi, hala okumaya devam ediyorsanız tamam bitiriyorum 🙂
Sonuç olarak;
Şöyle bir bilgi vereyim, her sene kışın kilo alıyoruz – sonra veriyoruz ama asla bir önceki sene kadar zayıf olamıyoruz – genç de olamıyoruz. Anın kıymetini bilin, hayatın güzel lezzetlerinden kendinizi esirgemeyin 😉










