Bir süre önce friendfeed ahalisine sordum; “Sevgiliyi, eşi (hayali de olabilir) notla değerlendirip ilişki karnesi çıkarsan hangi konulara yer verirdin… Söyle bakalım karşı cinsi neye göre değerlendiriyorsun?” diye.
Görünen o ki erkekler midelerine ve keyiflerine oldukça düşkün. Üstelik “gerekmedikçe” başlığı altında yüzlerce madde sıralayabileceklerini düşünüyorlar.
Beni rahat ettirsin, sıkıntı yaratmasın, elindekiyle yetinsin, birlikte yapılabilecek faaliyetlerde bulunsun – yanımdan ayrılmasın şeklinde. Demek ki erkek tarafı olan sevgili ve eşin beklentisi fiziki. Ne istediklerini biliyor gözüküyorlar ve hemen hemen hepsi genel olarak bu beklentiler içerisinde.
Kadınların beklentilerini tek tek yazmak oldukça uzun sürer 🙂 Beklentilerimiz kişiye göre değişkenlik gösterir ve genellikle hayalidir. Romantik, ilgili, anlayışlı, şımartan, centilmen erkeklerden hoşlanıyoruz. Hemfikir olduğumuz konu ise bencillik… Bizim gibi empati kuramasalar bile, hiç olmazsa biraz düşünceli olmalarını diliyoruz.
Erkekler için faydalina;
- Dağınıklığınızı kendi alanınızla sınırlayın.
- Dedikodu yapmak için hemcinslerimize ihtiyacımız olduğunu unutmayın.
- Alış veriş yaparken dibimizde gezmeyin – belli bir mesafeden ama göz temasını kaybetmeden bizi takip edin.
- İsteklerinizi ifade ederken nazik ve ılımlı olun – talep etmekle, rica etmek arasında kocaman bir fark var.
- Kaprisli olan biziz, yakınmayı sevmeseniz biz de yakınmazdık.
- Hem ilgi hem de bilgi isteriz. Biz olmasak ne telefonlarınız çalar ne de sizinle ilgilenen birini bulabilirdiniz.
- Değişkeniz ama dengesiz değiliz. Tırnağımızdan, saçımıza, yüzümüze ve kıyafetlerimize kadar rengarenk olduğumuzu bugün sevdiğimizin yarın umurumuzda olmayacağını bilerek hareket edin.
- İçimizden daima artı eksi listesi yaparız, mümkün olduğu kadar artı listemize çalışın.
Ortak faydalina;
- Beklentiler oldukça fazla… Bir sevgiliye/eşe sahipseniz veya hala umudunuz varsa sanırım en doğrusu büyük hayaller kurmamak, olduğu gibi kabul etmek, hatalı bulduğumuzu değiştirmek için kendimizi hırpalamamak ve öfkeyi biriktirmemek.
14 Şubat’ı felaket günü ilan edip 15 Şubatı kutlayanlara; cesur ve girişimci olmalarını, hayalcilikten uzaklaşmalarını; kilometrelerce uzağa bakmak yerine 2-3 metre mesafeye odaklanmalarını, zamanın çok çabuk akıp gittiğini ve “yalnız olmanın güzelliği ve faydaları” kitabının oldukça sıkıcı olduğunu hatırlatır, 14 Şubat Sevgililer Gününüzü kutlarım 🙂



