Modada Fransız ruhunu yansıtan L’Officiel Türkiye yayın hayatına başladı. İlk sayısını alarak inceledim.
Modaya övgü başlığıyla satışa sunulan Eylül ayı sayısı 1000 modeles ekiyle 8 TL’ye satışa sunulmuş. Toplam 368 sayfalık derginin içeriğini tüketmem oldukça uzun sürdü ki bu tür dergilerinin reklam sayfaları düşünüldüğünde bu durum şaşırtıcı. Benzerlerinden farklı olarak dergiyi evrensel buldum. Ülkemizin dışına çıkıldığında moda namına ne varsa derginin sayfalarında bulmak mümkün. Yani çoğumuz için imkansız olan, ancak sayfalarını çevirdiğimizde iç çektiğimiz ürünler bunlar. Ebat olarak ise okumak için ideal.

İçeriğine gelince;
Dergide stil sayfalarına, senenin moda trendleri ve röportajlar bulunuyor. Bu ay bölümünde ise kültür, turizm ve sanat rehberi tüm dünya düşünülerek hazırlanmış. Hangi şehirde ne tür sanatsal hareketlilik olduğu listelenmiş.
Güzellik bölümü bildiğimiz tüyo, öneri ve kozmetik ürünleri ile süslü. Meraklıları için Carine Roitfeld’in M.A.C için hazırladığı kapsül koleksiyonun detayları mevcut.
Derginin kapağını süsleyen 21 yaşındaki Bosna Hersek’li model Andrej Pejic’in moda çekimi ve perde arkasına da yer verilmiş.
Arşiv kısmında modaya yön veren tasarımların öyküleri, Escape bölümünde ise New York’ta geçirilecek bir gün anlatılmış.

Sonuç olarak L’Officiel Türkiye, benzerlerinden bir tık daha farklı görünüyor ama Vogue Türkiye’de ilk zamanlarda öyleydi. Birkaç sayı daha alıp son kararımı öyle vereceğim. Leia Miyav dergiyi görünce bayıldı 🙂 L’Officiel Türkiye hoş gelmiş, yayın hayatında başarılar dilerim.
Not: Önceden dergilerin sayfalarına yapıştırılmış demo ürünler nasıl güzel sürprizlere gebeydi. Artık bu sürprizler olmadığı gibi dergilerin gramajı aylara göre değişiyor, içerikleri de öyle :/



